İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Haberler
  4. Genel Haberler
Genel Haberler

İşte KORKUNÇ gerçek !

wwhirlwind23.06.20086 cevap2.262 görüntüleme
2006'den beri2.313 mesaj
#1
Bakan Şimşek, Türk Hazine bonolarının % 80’inin “yerli yatırımcıların” elinde olduğunu söylemişti! Ekonomist Yiğit Bulut da bugünkü köşe yazısında bu konuyu kaleme almış.

Bulut, “Şimşek nasıl biliyorsa, ben de biliyorum ve iddia ediyorum: Türk Hazine bonolarının % 91’i bir Alman ve bir İngiliz bankasında!” diyor.. İşte o köşe yazısı:

KORKUNÇ “GERÇEĞİ” AÇIKLIYORUM...

İlk etapta bir “iddialı” cümle daha yazayım; Mehmet Şimşek “faizle ilgili” yaptığı açıklamalar sırasında “doğruyu” söylemedi ve hala söylemiyor...

Daha kaba bir dille de yazabilirim! Ama yazmayacağım, beyefendilik bende kalsın!

Peki nerede doğru söylemiyor?

Birçok konuda bana göre “doğruyu” söylemiyor ama ben bugün sadece bir tanesine değineceğim. Hatırlarsanız, Şimşek açıklama yapmış ve “Türkiye faizle soyuluyor” iddialarımıza karşı çıkarak, Türk Hazine bonolarının % 80’inin yerli yatırımcıların elinde olduğunu söylemişti! İşte bu veri kesinlikle ve kesinlikle doğru değil!

Bu noktada bazı detayları tespit edelim ve kendisine soralım; Türk Hazine bonoları takası “isme” değil! Türkiye’de bütün saklamalar isme yapılır, sistemler “elektronik olarak” gerçekten mükemmel çalışır ama “hazine bonosu” konusunda kimse oralı olmaz! Daha da ilginç olanı; hiçbir hükümet de bu düzenlemeyi yapmaya yanaşmaz! SPK’nın Doğan Cansızlar döneminde defalarca hükümetlerden istemesine rağmen bir türlü “isme saklama” ile ilgili düzenleme yapılmadı...

Sevgili dostlar, uzun lafın kısası bugün hisse alanlar bellidir, her detay son noktasına kadar bilinebilir ama “hazine bonosu” gizlidir ve “isme saklama” yapılmaz. Bu noktada Mehmet beyefendiye soralım; hazine bonolarının % 80’inin yerlinin elinde olduğunu nereden biliyorsun canım abim!

Peki “elde konu hakkında” hiç veri yok mu?

Ben de hemen kendi elimdeki bilgiyi aktarayım; Şimşek nasıl biliyorsa, ben de biliyorum ve iddia ediyorum: Türk Hazine bonolarının % 91’i bir Alman ve bir İngiliz bankasında!

Yani bu halkın “ödediği faizin % 91’i bu yabancı bankaların” kendilerine ve müşterilerine gidiyor! 72 milyon İnsanımız çalışıyor, çabalıyor ve “dolar bazında % 42’lere varan bir faizi” 5000 civarında gerçek-tüzel kişiye aktarıyor ve bunların % 90’ından fazlası yabancı !

Sevgili dostlar, iddiam bu! Yalansa çıksın Bakan Şimşek terini verileri ile açıklasın! Kendisi de İngiliz vatandaşı ve yabancı bir kurumdan hatta 2001 yılında Türkiye’ye karşı en büyük spekülatif atağı yapan kurumdan geldi! Bunu da not düşmek istedim! Güzel Türkiyem, çalış çabala sakın durma fonlamak zorunda olduğun, % 40’ların üstünde dolar bazında faiz ödemek zorunda olduğun “sahipler” var! Durmak yok hep ileri!

Sonuç: Türkiye’nin, tıp tabiriyle; damar yolu açık ve açık bu yoldan “iliğimiz-kemiğimiz” faiz yoluyla emiliyor. Buna “dur” demek istediğimiz zamanda, devletin Hazine Bakanı çıkıp “doğru değil, bu yerlilerin elinde” diyor! Ben de iddia ediyorum; hazine bonolarının % 91’i bir İngiliz, bir Alman bankasının ve onların müşterilerinin elinde! Vicdanı olan herkes bu konuya eğilir!

http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=384634
Cevaplar
2007'den beri2.398 mesaj
#2
kime inancaz ki :S ...biri bakan dieri sıradan birisi...
2008'den beri141 mesaj
#3
Bakıcaksın ikiside Türkse hiçbirine inanmıcaksın ^^
2008'den beri423 mesaj
#4
Türkiye bankacılık sektörü son iki yılda toplam 11 satış ve hisse devri gerçekleştirerek, yabancı yatırımcıların gözdesi haline geldi. Yapılan bu satışların toplamı 14 milyarı buldu. ...

Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelişi, 2001 yılında Türkiye’de yaşanan krizin ardından dünyanın en büyük bankacılık gruplarından HSBC Bank`ın Demirbank`ı almasıyla başladı. Dışbank Fortis`e, Finansbank Yunan Ulusal Bankası`na (NBG), Denizbank Dexia`ya, Yapı ve Kredi Bankası Koç Unicredito ortaklığına, Tekfenbank Eurobank`a, MNG Bank Arab Bank`a satılırken, Garanti Bankası, Şekerbank ve son olarak Akbank’ın Citigroup’a hisse satışı gerçekleştirildi. Uluslararası sermayeye yapılan bu satışların toplamı iki yılda 14 milyar dolara dayandı. Ayrıca satış görüşmeleri devam eden Alternatifbank ve Oyakbank`ta da satışın gerçekleşmesi durumunda bu rakamın 15 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Türkiye`deki bankaların yabancı finans gruplarına satılmasının ardından sektördeki yabancı payı da yüzde 20`nin üzerine çıktı. Halkbank ve Vakıflar Bankası ile birlikte gündemdeki diğer bankaların da yabancılara satılması halinde bu rakam yüzde 30`a yükselecek.
Yabancı yatırımcılar neden Türkiye’ye yöneldi? Bu yönelişin avantaj ve dezavantajları neler? Bu soruların cevaplarını, Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Aygün, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ve Çankaya Üniversitesi’nde ‘uluslararası bankacılık’ dersleri veren Dr. Emin Akçaoğlu ile görüştük. Aygün, Yıldırım ve Akçaoğlu bu konu ile ilgili düşünce ve öngörülerini Ekonometri dergisiyle paylaştılar. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Aygün: “Bankalarımızın yabancı bankaların hakimiyetine girmesini çok tehlikeli buluyorum” Ekonometri: Yabancı bankalar neden Türkiye’ye yöneldiler? Sinan Aygün:Yabancı bankaların Türkiye’ye yönelişi 2005 ve 2006 yılında ivme kazandı. Büyük satış operasyonları bu son iki yılda gerçekleşti. Yabancı bankalar neden Türkiye’ye akın etti? Çünkü Türk bankacılık sektörünün gelişme potansiyeli çok yüksek… Bankacılık sektörümüz altyapı açısından iyi durumda… Türkiye’deki bankacılık mevzuatı son düzenlemelerle uluslararası standartlara uygun hale getirildi… Ayrıca, bankalarımızın karlılık oranları da yüksek.. Yabancı bankalar, küreselleşen pazarda, büyüme arayışı içindeler. Büyümenin yolu da yeni banka satın almaktan geçiyor. Türkiye de bahsettiğim nedenlerden dolayı önemli ve karlı bir pazar… Yabancıların bir pazara ilgi göstermeleri, rakipleri de tahrik ediyor. Bir de tabi, yabancı bankalar Türk pazarına sıfırdan girmek istemiyorlar. Türkiye’de sıfırdan banka kurarak, şube açarak pazara girmek isteyenler gelişemedi. Hazır kurulmuş, yurt çapında şubeler açmış bankaları satın alanlar daha iyi kazandı. Ekonometri: En son Akbank satışında mevcut piyasa değerinin üzerinde bir satış gerçekleşti. Bunun nedenlerini nasıl yorumluyorsunuz? Sinan Aygün: Evet, Akbank’ın yüzde 20’si Citigroup’a satıldı. Piyasa değerinin yüzde 17 üzerinde bir bedel ödendiği ifade ediliyor. Ancak bu yorumu yapanlar Akbank’ın Türkiye’nin en karlı bankalarından biri olduğunu unutuyor. Akbank, çok köklü bir kuruluş… Aktif büyüklük bakımından üçüncü sırada… KOBİ bankacılığı yönünde çok ciddi adımlar attı. Ekonometri: Türk bankalara yabancı ortakların girmesinin avantaj ve dezavantajları neler olabilir? Sinan Aygün: Bankalarımız son iki yıldır hızla “bank” haline geliyor. Yani yabancı sermayenin eline geçiyor. Pek yakında Türkçe isimli banka kalmayacak. Türk bankacılık sektörünün yabancı bankaların hakimiyetine girmesini çok tehlikeli buluyorum. Gelişmiş ülkeler, bankacılığın ulusal sermayenin elinde kalması için uğraş veriyor. Hiçbir gelişmiş ülkede yabancı banka payının yüzde 20’yi geçtiğini göremezsiniz. Örneğin, yabancı payı, Avrupa Birliği ülkelerinden Almanya’da yüzde 5, İtalya’da yüzde 8, İspanya’da yüzde 10, Hollanda’da yüzde 11, Danimarka’da yüzde 17, Avusturya ve Fransa’da yüzde 19, Yunanistan’da yüzde 20… Avrupa Birliği dışındaki ülkelere bakacak olursak, bu oran, Amerika’da yüzde 19, Japonya’da 6.7, Avustralya’da yüzde 17, İsviçre’de yüzde 10.7, Kanada’da yüzde 4.8… Bizde ise Akbank’ın satışından sonra yabancı sermaye payı yüzde 31’e çıktı. Yabancı sermaye oranı IMF’nin kontrolündeki ülkelerden Estonya’da yüzde 98.9, Çek Cumhuriyeti’nde yüzde 90, Slovakya’da yüzde 85.5, Meksika’da yüzde 82, Macaristan’da 88.8, Polonya’da yüzde 68.7, Arjantin’de yüzde 48, Peru’da yüzde 47, Şili’de yüzde 42… Türkiye’de yabancı payı açısından kritik bir sürece girmiş durumda. Yabancı payı bulunmayan 5 tane banka kaldı elimizde… Halkbank, Vakıflar Bankası, Ziraat Bankası, İş Bankası ve Oyakbank… Bunlardan Halkbank ve Vakıflar Bankası özelleştirme kapsamında, Oyakbank’ın satış görüşmeleri sürüyor, Ziraat Bankası ise 2007 sonrasında satılacak. Bu satışlardan sonra yabancı payı yüzde 66.19’a çıkacak. Yabancı payına bir üst sınır getirilmesi gerekiyor. BDDK Başkanı da yabancı payının artmasıyla ilgili olarak “ekonomik güvenlik” kavramına dikkati çekiyor. TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım: “Bu gelişmeler Türkiye’nin daha istikrarlı bir döneme gittiğinin bir göstergesidir” Ekonometri: Yabancı bankalar neden Türkiye’ye yöneldiler? Bunun sebepleri neler? Mehmet Yıldırım: Hükümetin ve ekonominin istikrara girmesiyle yabancıların Türkiye’deki bankalar ve özel şirketler üzerindeki ilgisi arttı. Zaten gelişmiş ülkelerde oluşmuş bulunan artı sermaye kendine güvenli ve karlı limanlar aramakta. Gerek hükümetin istikrarı, gerekse AB’ye giriş çalışmaları ve hızlı gelişen ekonomisi ile Türkiye bu limanların en önemlilerinden bir tanesi.Yıllara göre sermaye girişi incelendiğinde son 3 senelik sermaye girişinin arttığı görülecektir.Gelişmiş ekonomiler belli bir doygunluğa ulaştılar.Bu nedenle gelişimi ve potansiyeli yüksek olan ülkeler daha çok sermaye alma potansiyeline sahip olacaklar. Bir ülke için bankacılık en stratejik sektörlerden bir tanesi. Şu anda sektördeki resmi yabancı payı %15 civarında. Yabancıların borsadaki banka hisseleri dikkate alındığında bu oranın %30 olduğu tespit edilecektir.Yeni iştiraklerle birlikte resmi kısmı %31’e kadar gelecek borsa paylarıyla birlikte %42’ye ulaşacaktır. Gelişmiş ülkelere bakılırsa mevcut bankalardaki yabancı paylarının %8 ile maksimum %15 arasında olduğu görülecektir. Az gelişmiş ülkelerde %45 ve üzeridir. Meksika’da %82, Çek Cumhuriyetlerinde %95 , Lestonya’da %100 olduğu görülecektir. http://www.ekonometri.com.tr/kategori.php?link=devam&grup=4&kat_id=0&sayfa_id=105
2007'den beri6.903 mesaj
#5
Anahtar sözcüklere dikkat. Bakan diyor ki yerli yatırımcı, bu şahıs diyor ki yabancı bankaların müsterileri. Yani şahıs "yabancılar" diyemiyor, yabancıların müşterileri diyor ki bunlar da Türk olabilirler. Yani yerli yatırımcının yabancı bankalarda hesabının olmasını niye bu kadar anormal karşılıyorsunuz? Bence özel bir amacınız var olayları çarpıtmak gibi.
2007'den beri1.635 mesaj
#6
yakında az kullanılmış, 300€'ya 1 ay geçinebilen satılık vatandaş ihalesi yapacaklar.
2007'den beri2.589 mesaj
#7
Elmacik dedi:
Anahtar sözcüklere dikkat. Bakan diyor ki yerli yatırımcı, bu şahıs diyor ki yabancı bankaların müsterileri. Yani şahıs "yabancılar" diyemiyor, yabancıların müşterileri diyor ki bunlar da Türk olabilirler. Yani yerli yatırımcının yabancı bankalarda hesabının olmasını niye bu kadar anormal karşılıyorsunuz? Bence özel bir amacınız var olayları çarpıtmak gibi.
Bence amaçlardan birisi de savunmak sanırım :( Zira şu anda adını tam hatırlayamadğım büyük bir kurumuzu satmadığımız halde hisselerinin %28 ne yakınını yabancı yatırımcı aldı. bunların da düzenlenmesi gerekir. Kemal dervişe tü kaka diyenlerin aynı ....sının lacivertini savunması neresinden bakarsak bakalım tezat. Kısacası al biriniiii vur ötekine.. Hepsi aynı farklı olan mı ???
Daha çoook ararsınız.

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.