
Yerel seçimlerin kilit önemdeki merkezlerinden birincisinin İstanbul olduğuna kuşku yok. CHP en “ağır” topuyla İstanbul’a yükleniyor. Ama bir sorun var. CHP İstanbul’da kimlerden oy almayı umuyor? Bu sorunun peşine düştük…
İstanbul. Türkiye’nin en büyük kenti. Dünyanın da parmakla gösterilen belli başlı metropollerinden biri. Tek başına bu özellikleri bile İstanbul’u yerel seçimlerde “ayrı” bir öneme sahip kılıyor. Bunun yanında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin neredeyse orta çapta bir devletin bütçesi kadar büyük bütçesi de hesaba katılması gereken bir başka husus.
Yerel seçimlerde İstanbul’un neden önemli olduğu malum. Nitekim siyasi partiler de İstanbul’a verdikleri önemi, en “ağırlıklı” isimlerini aday göstererek belli etmiş oldular.
Ancak herkes çok iyi biliyor ki, seçimler, Türkiye ölçeğinde olduğu gibi, İstanbul’da da AKP ve CHP arasında geçecek.
CHP’nin İstanbul’dan son dönemlerdeki “dosyalı” çıkışlarıyla kamuoyunda popülaritesi hayli yükselen Kemal Kılıçdaroğlu’nu aday göstermesi, kendi iç dengeleriyle ilgili yönleri bir yana, kuşkusuz, İstanbul’u kazanmak konusundaki istek ve arzusunun bir göstergesi.
AKP’nin İstanbul’a verdiği önem de tartışmasız. Başbakan Erdoğan, İstanbul’a ayrı bir önem verdiklerini her fırsatta açıkça dile getiriyor.
Ancak siyaseten bakıldığında, CHP’nin İstanbul’u almaya AKP’den çok daha fazla ihtiyacı var. CHP seçimlerden genel bir başarı beklemiyor. Ankara, İzmir ve İstanbul üzerinde duruyor. Özellikle de İstanbul’u istiyor. İstanbul’u kazanan bir CHP, genelde başarısız olsa bile bu başarı üzerinde siyaset yapmak isteyecektir.
Bunlar anlaşılır gerçekler.
Asıl soru ve sorun ise şu: CHP’nin İstanbul’da “hedef kitlesi” kim?
İstanbul’un varoşları mı? Gecekondu, emekçi semtleri mi? Önceki seçim sonuçlarına göz atılması halinde, bunun çok da geçerli bir öngörü olmadığı görülecektir.
Daha açık soralım: CHP Kürtlerden mi oy umuyor? Malum, İstanbul için, nüfus yoğunluğu itibarıyla “en büyük Kürt kenti” denir ve bu doğrudur da.
Fakat CHP ve Kılıçdaroğlu çok iyi biliyor olmalıdırlar: Kürtler uzun zamandır CHP’yi kendileri açısından bir “siyasi tercih” veya “seçenek” olmaktan çıkarmış durumdalar. Bunun nedeni de kimse için “sır” olmasa gerek. Kürt sorununda en ufak bir açılımın önünde dahi barikat ören CHP’nin Kürtlerden oy beklentisi içerisinde olmasının hiçbir geçerli nedeni bulunmuyor.
Malum; Kemal Kılıçdaroğlu Tuncelili ve Alevi. O halde Kılıçdaroğlu’nun yerel seçimlerdeki “hedef kitlesi” de Aleviler olmalıdır.
Bu, daha geçerli bir beklenti gibi görünüyor. Fakat bu noktada da ciddi bir handikap söz konusu. O da şu: Siz şimdiye kadar Kemal Kılıçdaroğlu’ndan –ve CHP’den- Alevi taleplerine ilişkin herhangi bir yaklaşım sergilendiğini gördünüz, duydunuz mu?
Bu handikapı derinleştiren hususlardan bir tanesi de, CHP’nin apaçık bir “seçim yatırımı” olarak “çarşaf, Kuran kursu” gibi “açılımlar” yapması, ama Aleviler, Kürtler söz konusu olunca, deyim yerindeyse ağzını bıçak dahi açmaması.
Hemen söyleyelim; bugüne değin CHP’den başka partiye oy vermemiş “kemik” Aleviler dahi bu dönemde CHP’ye karşı öfke duyuyorlar.
(AKP ise, eleştiriler olsa da Alevi istemleri konusunda attığı adımlarla Alevilerin azımsanamayacak bir kesiminde sempati ve “kafa karışıklığı” yaratmış durumda.)
CHP’nin hedef kitle beklentilerinde geriye kim kaldı?
Ulusalcı söylemlerle oy isteyeceği çevrelerin yegane seçeneği CHP değil.
“Elit” kesimler var bir de. Belli bir gelir düzeyinin üzerindeki ilçelerden oy alabiliyor CHP. Ama bu kesimlerin oylarıyla seçim kazanma olasılığı ne kadar vardır; bu hayli tartışmalı…
Kaldı ki söz konusu “elit” kesimlerin CHP’yi tercih etmesinin nedenleri de halen ne kadar geçerlidir? Tartışılır hale gelen konulardan biri de bu.
Soru ortada kaldı: Sahi, CHP İstanbul’da kimlerden oy bekliyor?
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=110180
