İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. SDN Konu Dışı
  4. Konu Dışı
Konu Dışı

Kime Güvencez?

0ReiS009.12.20099 cevap1.207 görüntüleme
2008'den beri5.667 mesaj
#1
Kendi adıma Sölüyorum bu Ülkede Kendimden Başka Kimseye Güvenmiyorum Kimseye Güven Kalmamıştır Ne Devlete Ne askerin Başındakilere Nede Herhangi bi Kuruma!

Şehidin abisi "onlar devriye de değil hastaneye gitmişlerdi" dedi, son görüntüler bu iddiayı doğruladı.

Olay günü Sazak Karakolu'nda görev yapan iki askerin ise muayene olmak için Reşadiye Devlet Hastanasi'ne gittiği ortaya çıktı. Olayda şehit düşen erler Yakup Mutlu'nun 10.51'de, Cengiz Sarıbaş ise 10.52'de hastaneye kayıt yaptırdıkları öğrenildi.

İKİ ASKER GÜVENLİK KAMERALARINDA
Hastanenin güvenlik kayıtlarında muayene için hastaneye gelen iki asker giriş yaparkan görüntülendi. Mutlu, diş polikiliniğinde, Sarıbaş ise Genel Cerrahi Servisi'nde muayene oldu. Askerler öğlenden sonra, saldırıdan yaklaşık 1 saat önce 14.27 sıralarında hastaneden çıkış yaptı. İki askerin son canlı görüntüleri kameralarca saniye saniye kaydedildi.

Devamı Kaynakta

Kaynak

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=220437

Cevaplar
2009'den beri358 mesaj
#2
Bunun tedavisi var biliyorum.

Aşırı Şüpheciliğin Kişiye Zararları Tedavisi

Giderek artış gösteren aşırı şüphecilik ilişki sorunlarına neden olup kişiyi yalnızlaştırıyor.

Kişiyi nefes alamaz hale getiren ve sosyal yaşamı dağıtan şüphecilik ilişkileri de dinamitleyen bir özelliğe sahip. Özgüven azlığı yaşayan kişilerde görüldüğü gibi kendini aşırı beğenen ve eleştiriye kapalı kişilerde de sık rastlanıyor. Patron olması halinde çalışanlarına cehennem hayatı yaşatan şüpheci kişilikler sürekli zarar göreceği düşüncesi ile yaşarlar. Bu kişiler hayata nasıl bakarlar, nasıl davranırlar, şüpheciliğin türleri nelerdir gibi soruları Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Arıkan cevapladı.

-Şüphecilik nedir, tarifler misiniz?
Olayların geri planında birtakım görünenin dışında başka şeylerin olduğuna dair inançtır.

- Şüpheciliği hafif ve ağır şüphecilik olarak tasnif edebilir miyiz?
Evet. Normalde insan doğası gereği şüphecidir. Şüpheci olmasa bilimsel doğrular kendini yenileyemez dolayısıyla da bilimsel olmaktan çıkarlardı. O düzey ve amaçtaki bir şüphecilik gerekli ve yararlıdır. Ama, amaçsız her şeyin altında bir bit yeniği aramak zararlı olsa gerekir. Ağır şüpheciliğe paranoya adı verilir.

-Ne zaman literatüre girdi bu kavram?
İlk defa Kahlbaum tarafından bu kelime kullanılmıştır. Ama bunu bir hastalık olarak dile getiren kişi ünlü Alman psikiyatrisit Kreapelindir (1912).

- Şüphecilik alanları farklı mıdır?
Psikiyatride genelde dört tür şüphecilik tanımlanır. Kıskançlıkta kişi aldatıldığına dair yoğun bir şüphe içindedir. Büyüklenmeci türde kişi büyük iddiaları, örneğin buluşları olduğu inancını taşır ve başkalarının kendisine engel teşkil ettiğine dair bir kuşku taşır. Bedensel şüphecilikte kişi örneğin bedenin bir takım parazitlerin olduğu inancındadır. Bir erotomaik şüphecilik vardır ki orada kişi bir takım ünlü şahsiyetlerin kendilerine aşık olduğu inancındadırlar.

- Mesela takip ediliyor, kendisine zarar verilecek, aldatılıyor şüphesi ile hastalık bulaşması, başka hastalıkların olduğu ve gizlice seviliyor gibi şüpheler aynı katagoride değerlendirilebilir mi?
Yukarda ifade ettiğim gibi farklı alt gruplardır ama kategori olarak hepsi de paranoid bozukluk kapsamında ele alınır.

-Şüphenin marazi olması için süre ve mantık dışı mı olması gerekiyor?
Evet. Ayrıca kişinin işlevselliğini de etkiliyor olması gerekiyor.

- Aşırı şüphecilikte özgüven eksikliğinin etkisi var mıdır?
Yakından ilişkisi vardır. Bir araştırmada öz güven eksikliği ile paranoid bozukluk arasında ilişki saptanmış, aynı araştırmada öz güven sorunu olmadığı halde ortaya çıkan paranoid durumların bir takım beyni etkileyen organik hastalıklardan kaynaklandığı belirlenmiştir.

- Bu hastalık şizofreniye kadar gitme seyri gösterir mi?
Paranoid bozukluktan şizofreniye geçiş pek mutat değildir.

- Şüphe kıskacında olanların aile birliğini bozacak ne gibi davranışları olmaktadır?
Eşinin sürekli olarak kendisini aldattığı yönünde itham etmeleri ve aşırı kontrolcü tutumları ile aile birlikteliğinde olmazsa olmaz bir değer olan karşılıklı güven zemini büyük hasara uğramaktadır.

- Şüphe düzeyi yüksek olanlar iyi patronluk ve yöneticilik yapabilirler mi?
Eğer şüpheleri işle ilgili değilse evet yapabilirler.

- Aşırı şüpheci birisinin karar mevkisinde, ülke idaresinde olmasının ne gibi faturaları olur?
Aşırı şüpheci bir lider etrafındakilere hareket alanı tanımaz. Bol sorumluluk yükler ama ona uygun ölçüde yetki vermez. Ayrıca çevresindekileri yeterince teşvik etmeyen bir idareci üstüne üstlük olur olmaz suçlamalara da yönelirse iş verimliği ve memnuniyeti ister istemez düşer.

- Şüpheciliğin dul olanlarla, kadınlarda daha yüksek olmasını neye bağlıyorsunuz?
Gerçekten bu yönde bulgular vardır. Bildiğim kadarıyla sosyal destek sistemlerinin adı geçen koşullarda yetersiz olması ile konu açıklanmaya çalışılmaktadır.

- Düşük eğitimli ve sosyoekonomik düzeyi düşük kişilerde daha fazla olduğu bilgisini doğrular mısınız?
Doğrudur. Yine sosyal destek sistemlerinin ve olması gereken ekonomik güvencenin yetersizliği burada da rol oynamaktadır diye düşünülmektedir.

- Grandioz denilen kendini çok beğenen empatisiz kişilerde de oluyor mu?
Grandiyöz ve empatisiz kişiler düşman bir dünyada yaşadıklarına ve kendilerinin sahip oldukları yeteneklerin hep kıskanıldığına inanmaktadırlar. Bu da ister istemez paraoid düşüncelere kimi zaman da paranoid bozukluk düzeyinde marazi hallere sebep olabilmektedir.

- Hocam somatik şüphe yaşayanların davranışları nasıldır, neler yaparlar, hayatları nasıl geçer?
Sürekli olarak bedenleriyle ilgili hastalık şüpheleri taşırlar. Acı verici bir durumdur. Eğer hekimler o ihtimali hesaba katmazlarsa ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bir takım tıbbi girişimlere maruz kalabilirler.

- Kötülük görme, takip edilme, herkesi düşman görme şüphelerinin modern yaşamda artışının sebepleri neler olabilir?
İnsan ilişklerinin yetersiz olması, sanal ilişkilerin ağırlık kazanmaya başlaması, hukuk ve ekonomik sistemin karşılıklı güveni değil de güvensizliği esas alması gibi faktörler ilk akla gelen noktalardır. Diğer yandan ekonomik açıdan gelir dengesindeki büyük uçurumun da insanların bir birine sevmek yerine kıskanmalarını ön plana getiriyor olabilir kanısındayım.

- Aşırı şüphecilik yaşanlarda algılama kusuru var mı?
Tabi ki. Diğerlerinin yaptığı en basit eleştiriyi bile kendilerine karşı yapılmış bir hakaret olarak algılayabilirler. Ancak, eğer fizyolojik anlamıyla algılama kusurundan söz ediyorsanız, paranoid bozuklukta illüzyon ve halüsinasyonlara rastlanmaz.

- Beyinlerinde normal kişilere göre ne gibi farklılıklar vardır?
Paranid bozukluk aslında nadir rastlanan bir durumdur. On binde 2-3 gibi. Popülasyon az olunca üzerinde yapılan araştırmalar da görece kısıtlı olmaktadır. Bu güne dek yapılan araştırmalarda o grupta her hangi bir spesifik merkez sinir sistemi patolojisi saptanmamıştır.

- Ruhsal hastalıklar sınıflandırmasında aşırı ve mantıksız şüphecilik nasıl sınıflandırılıyor? Hangi gruba giriyor?
Paranid bozukluk grubuna giriyor.

- Şüphecilik nedeniyle sanrı yaşayanların hayatı nasıl etkileniyor?
Sürekli olarak şüphelerini teyit etme çabası içinde oluyorlar. O nedenle defalarca idari ve hukuki yollara başvuruyorlar. Bu durum onların damgalanmasında sebep oluyor. En önemli sorun da bu oluyor.

- Şüpheciliği aşırı yaşayanları ikna çalışması yararlı mı beyhude mi?
Beyhudedir.

- Paranoid bozukluk yaşayanlar tehlikeli olabilirler mi?
Sıradan insanlardan daha fazla tehlikeli değildirler.

- Sürekli haklarının yenildiğini düşünerek dilekçeler yazan, adli makamları meşgul eden kişiler bunlardan mı çıkıyor?
Genellikle evet.

- Eşlik eden psikolojik sorunlar var mı?
Obsesyon, paranoya ve depresyon akraba fenomenler oldukları için paranid bozukluğu olanlarda adını verdiğim durumlara rastlanabiliyor.

- Kronik seyirli midir?
Maalesef evet.

- Erken dönem teşhisin tedaviye etkisi oluyor mu?
Ne yazık ki hayır.

- Bu kişilerin tedaviden kaçması ya da tedaviyi retti görülüyor mu?
İç görüleri olmadığı için hastalıklarını kabul etmiyorlar ve tedaviye pek yanaşmıyorlar.

- Tedavisi nasıldır?
Antipsikotikler ve psikoterapi yardımıyla paranoid düşünceler bir ölçüye kadar demarke edilebiliyor. Yani paranoya geçmiyor ama dile getirilmiyor.

-Psikoterapiye uygun mudurlar?
İç görü kazanmaları için psikoterapötik destek almalarında yarar vardır. Orada verilmesi gereken temel mesaj “düşüncelerinize katılmakta güçlük çekiyorum. Ama o düşüncelerden dolayı size olan saygımda her hangi bir azalma söz konusu değildir” olmalıdır.
2009'den beri1.514 mesaj
#3
bu devirde kendinden başka birine güvenmeyeceksin.
2008'den beri311 mesaj
#4
Doğru diyorsun arkadaş aslında
2009'den beri358 mesaj
#5
ÇARŞI İZMİR dedi: ↑
bu devirde kendinden aşka birine güvenmeyeceksin.
Buda insanı paranoya durumuna götürür.

Sadece tedbirli olmanız sizler için daha yararlı olacaktır.

Kimseye güvenmemek insan beyninin sol bobunun lateral kısımında sürekli şüphecilik yaratır, kafanızda bir takım paranoya durum hikayeleri belirir.
Ve bu hikayeler artık beyninizin streal kısmına yani bilinç altınıza yerleşir ve herkezi düşman olarak algılar ve insanlardan uzaklaşırsınız.

Bu devirde kimseye güvenmeyen insanlar genellikle yanlızlığa giderler.
0ReiS0 Konuyu açan
2008'den beri5.667 mesaj
#6
liebe Kardeşim bizim böyle bişeye İhtiyacımız yok Sağolasın 7 Şehit Verdik TSK çıkıp Devriye Gezerken Şehit Oldular Diyor Öle Bişey yok ama adamlar Hastaneden Sivil aracta İken Taranmışlar Bukadarmı İnsan Yalancı Olur Bunlada bitmiyor!
2009'den beri8.421 mesaj
#7
Kaos Güvensizlik Ortamında Çıkar Zaten

Askerlerin Video Görüntüleri Yüreğimi Dağladı Valla Hiç Bişeyden Şerefsizlikten Pusudan Habersiz Yürüyolar Hastane Koridorlarında

Kahpeliğin Sınırımı Var :(
2008'den beri1.359 mesaj
#8
Birine güvenseniz de güvenmeseniz de hayatta hep size kazık atanlar cıkacak...Hiç beklemediğiniz taşlar kafanızı yaracak. Birine güvenmeseniz de güvenseniz de yapabileceğiniz hiç bir şey yok. Kazığı atacak her halukarda atar. Sonra kendine bir kılıf bulur ve vicdanını rahatlatırrr
2009'den beri358 mesaj
#9
0ReiS0 dedi: ↑
liebe Kardeşim bizim böyle bişeye İhtiyacımız yok Sağolasın 7 Şehit Verdik TSK çıkıp Devriye Gezerken Şehit Oldular Diyor Öle Bişey yok ama adamlar Hastaneden Sivil aracta İken Taranmışlar Bukadarmı İnsan Yalancı Olur Bunlada bitmiyor!
Dostum çok haklısın allah şehitlerimize gani gani rahmet eylesin.

Yüreğim çok yanıyor, bu yazıyı okuyunca yine gözlerim doldu. Şehit olan erkerimizden bir tanesi yakın arkadaşımın akrabası çıktı bu sabah naaşını evine geldi yakılan feryatlar ortalıgı yıktı. Evinde yüksek rütbeli komutanlarda vardı onlarında gözleri doluydu. Vatan sağolsun demekten yana bir seceneğimiz yok maalesef, ama lütfen tüm türk silahlı kuvvetlerimizdeki her komutanımızı aynı kefeye koymayalım.
2007'den beri1.653 mesaj
#10
"Bu devirde babana bile gücenmeyeceksin" sözü doğru bile kabul edilse de iğrenç bir sözdür. Bu kadar ağır ve aşşağılayıcı bir söze kesinlikle katılmıyorum. İşte zaten güven azaltan vakaların yanında bir de milletin bilinç altına böyle kalıplaşmış sözler yerleştirirsen sonra zaten ne toplum diye bir şey kalır ne de güven.
Tam aksine birbirimize güvenmek durumundayız.Sadece bunu yenmek için bile olsa bunu yapmalıyız.Ama körü körüne değil.
Şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bin musibetin kaynağı bir mühimmin yok olmasıdır.Sonra o muhimi geri getiremeyeceğimiz gibi her bir musibet için bir maddi çözüm ararız.Yani, bunun sebepleri ta gerilere, temellere dayanıyor bir bakıma.

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.