Fıkra
İki kiralık katil bir ülkedeki üst düzey birisine suikast düzenlemek üzere kiralanırlar.
Uzunca bir süre adamı izlerler, nerelere gidiyor, hangi güzergahı kullanıyor,
kaçta ne yapıyor filan. Sonunda her öğlen bir dükkana gidip alışveriş
yaptıktan sonra yemek yediğini keşfederler.
Ertesi gün öğle vakti dükkanın karşısında yerlerini alırlar,
tüfeklerini hazır ederler. Öğle vakti gelir, beklemeye başlarlar. On dakika geçer, adam yok, onbeş dakika geçer, adam yok, yarım saat geçer adam yok.
Birinci suikastçi ikinciye döner ve "Umarım adamın başına bir şey gelmemiştir".
İki kiralık katil bir ülkedeki üst düzey birisine suikast düzenlemek üzere kiralanırlar.
Uzunca bir süre adamı izlerler, nerelere gidiyor, hangi güzergahı kullanıyor,
kaçta ne yapıyor filan. Sonunda her öğlen bir dükkana gidip alışveriş
yaptıktan sonra yemek yediğini keşfederler.
Ertesi gün öğle vakti dükkanın karşısında yerlerini alırlar,
tüfeklerini hazır ederler. Öğle vakti gelir, beklemeye başlarlar. On dakika geçer, adam yok, onbeş dakika geçer, adam yok, yarım saat geçer adam yok.
Birinci suikastçi ikinciye döner ve "Umarım adamın başına bir şey gelmemiştir".