
Yırtık bedenimin, sağlam giysileri bol gelmekte vücuduma.
Kan çanağı gözlerimde, vuslatınla yanmakta olan, aynı renkteki yüreğim.
Ve avuçladığım yüreğimden yere damlayan kanlar…
İzlerimi bırakmak değil istediğim.
Ne de olsa birazdan gök gürler… Peşinden yağmurlar, sel haline döner…
Çakan şimşeğin, hızla gökyüzünü aydınlatıp sönüşü anındaki o kısacık arada; eser kalmaz izlerimden. Korkma…
Sana beni hatırlatacak tek bir anı bile bırakmıyorum.
Ama kusura bakma, her zeytinde… kömürde… kara boncukta… gözlerimi hatırlayacağını biliyorum. Bunca çabaya rağmen hiçbir şeyin unutulamayacağını da… benim ki sadece Umut etmek…
Yırtık bedenimin, sağlam giysileri bol gelmekte vücuduma.
Ne kadar cehennemlik olduysam şu hayatta, o kadar ‘lanet ettim’… Bir kat daha ekledim günahlarıma. Ve biraz daha çekildim kendi kabuğuma.
Kan çanağı gözlerimde, vuslatınla yanmakta olan, aynı renkteki yüreğim.
Ve avuçladığım yüreğimden yere damlayan kanlar…
Canımın yanıklarını hissetmiyorum bile… Acıya alıştı bedenim… Ve yüreğim…
Nasırlı vücudumun her bir noktası… Yırtık bedenim.
red-bird