İnternetin kullanımı arttıkça bazı insanlar tarafından kullanım dozu da kaçırılabiliyor. Adı üstünde ‘kullanım dozu’, her şeyin bir limiti olduğu gibi internete dair şeylerin de limitleri var.

Elbette belli başlı sınırlardan söz etmiyoruz, ancak her şeyi indirmek(veya download etmek) gibi bir hastalık var örneğin. Bu konumuz ile bazı aşırılıkların tanımlarını ele almaya devam edeceğiz.  

14-09/25/youtube-marketing.jpg

Youtube Narşizmi

Kişinin kendi hakkında YouTube’a durmaksızın videolar yüklemesi. Her anı, aslında tüm dünyanın merakla beklediği anmış gibi hissetmesi. Özellikle Vine ve Instagram ile bu durum çok daha fazla kişiyi esir almış durumda.

14-09/25/h25629585.jpg

Google Takibi

Bu hastalığa eminim herkes bir şekilde tutulmuştur. Evet, Google dünyanın en önemli dijital kütüphanesi. Milyarlarca içeriğe ulaşmanın en etkin yolu, ancak Google takibi biraz fazla kişisel bir sorun.

Yakın arkadaş, üniversitedeki gözlüklü çocuk ya da sevgili… Anılarda yer edinmiş kimseleri sıklıkla Google arama çubuğuna yazıp, onlarla ilgili bilgi ve gelişmelerden haberdar olmaya çalışmak önemli bir sorun.

 {pagebreak:::: 2} 

14-09/25/img_share_01.jpg

Myspace Taklitçiliği

Sosyal medyada paylaşımların neredeyse tamamına yakını ‘mutlu anlar’ kapsamında. Partiler, pastalar, kızlar… Sosyal medyada karamsar paylaşımlara pek yer vermiyoruz. Ancak bu durumun çok daha vahimi de var.

Örneğin hayatı tam anlamıyla ‘kötü’ giden kimselerin sürekli olarak aksini göstermesi. İşte bu nokta, Myspace Taklitçiliği olarak adlandırılıyor. Mutsuzluktan ölseler bile kendilerini inanılmaz mutlu gibi gösterirler.  

Hastalıklar devam edecek!

:: İnternet hastalığınız var mı?