iPhone 6 Plus Parçalandı!
Apple’ın phablet modeli iPhone 6 Plus, siparişlerini önceden veren kişilerin ellerine ulaşmaya başladı. Bu sayede Apple’ın tanıtımda açıklamadığı teknik bilgiler de detaylanmaya başladı.
Eline ulaşan her telefonu parçalaması ve tamir edilebilirlik puanı vermesi ile tanınan iFixit, 5,5 inç ekranlı iPhone’u da eline ulaştığı gibi parçaladı. Bu sayede geçtiğimiz günlerde buradaki haberimizde yazılımsal olarak kanıtlanan 1 GB RAM miktarı, donanımsal olarak da kanıtlanmış oldu.

Batarya şaşırttı
iPhone 6 Plus’ın en dikkat çekici yanı ise bataryasının miliamper/saat (mAh) değeri oldu. iPhone 6 Plus tam 2915 mAh’lık bir bataryaya sahip. Bu zamana kadar bir iPhone’da kullanılan en büyük batarya olan iPhone 6 Plus bataryası, neredeyse iPhone 5S’de kullanılan bataryanın 2 katı büyüklüğünde. iPhone 6 Plus’ın bataryası Galaxy S5’in 2800 mAh gücündeki bataryasından da büyük. Samsung artık iPhone kullanıcıları ile dalga geçen reklamlar yayınlayamayacak. (En azından batarya konusunda)
Tamir edilebilirlik puanı kaç?
iFixit cihazın içini açtıktan sonra bir de tamir edilebilirlik puanı veriyor. Telefonunuza hasar verirseniz ya da bir donanımı değiştirmek isterseniz bu işlemi ne kadar kolay yapabileceğinizi anlatan bu puan, iPhone 6 Plus’da ortalamanın bir tık üzerinde kalıyor. iPhone 6 Plus iFixit testinden 10 üzerinden 7 puan almayı başarıyor.
Detaylı fotoğraflar için görselin üzerine tıklayabilirsiniz.
:: iPhone 6 Plus’ın batarya gücü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Uygun Fiyatlı Akıllı Saat: To-Watch
Akıllı saatler giyilebilir teknolojilerin en sık rastlanılan adımını oluşturuyor. Bu alanda birçok farklı üreticinin akıllı saat seçeneklerini görmek mümkün. Bunların arasında yer alan To-Watch T-1000 kullanıcılara akıllı telefonlarına Bluetooth ile bağlayarak kullanabilecekleri yetenekli bir çözüm sunuyor.
T-1000 ile akıllı telefonunuz arasında bağlantı kurduğunuzda telefonunuzdaki mesajlara ve rehbere erişebiliyor dilerseniz cihaz üzerinden arama yapabiliyor ve gelen çağrıları yanıtlayabiliyorsunuz. Cihazın kullanma kılavuzundaki uygulama adresini akıllı telefonunuza kurarsanız Facebook ve Gmail gibi uygulamalardan bildirim alabiliyor ve mesajları görebiliyorsunuz.
iOS kullanıcıları ise yalnızca rehbere erişerek arama yapabiliyor ve çağrıları yanıtlayabiliyorlar. Ayrıca cihazı kronometre ve sürekli yanınızda taşıyabileceğiniz bir alarm olarak da kullanmanız mümkün.Bu tuşlar sayesinde gelen aramaları telefonunuzu cebinizden çıkartmadan bileğinizden cevaplamanız da mümkün.
#video_7588#
Teknik Özellikleri
Bağlantı: Bluetooth
Düğmeler: ses, menü ve güç
Renk seçenekleri: Beyaz ve siyah
Ekran: 0,96 inç
Oracle’ın CEO’su Değişti
Uluslararası yazılım teknolojileri şirketi Oracle’da yönetim kademesinin en üst noktasında değişiklikler yaşanıyor. Şirketin yaptığı resmi açıklamaya göre CEO Larry Ellison, görevinden ayrılarak Baş Teknoloji Sorumlusu (CTO) olarak görevine devam edecek.
Ellison’ın yerine ise Oracle yöneticilerinden Mark Hurd ve Safra Katz eş-CEO olarak görev alacak. Oracle tarafından yapılan açıklamada Ellison’un şirketin CTO’su olarak tüm yazılım ve donanım mühendisliği fonksiyonlarından sorumlu olmaya devam edeceği belirtildi.

Ellison konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Safra ve Mark bundan sonra Oracle’ın Kurulu’ndan ziyade bana rapor verecek” dedi. Son birkaç yıldır birlikte çalışıyoruz ve öngörülebilir bir gelecek için birlikte çalışmayı planlıyoruz diyerek sözlerini noktaladı.
Şirket hisseleri değer kaybetti
Larry Ellison dünyanın en zengin beşinci kişisi durumunda. İlgili değişiklik sürpriz olarak yorumlanırken Oracle hisseleri haberin ardından yüzde 3 oranında değer kaybetti. Larry Ellison dünyanın en zengin beşinci kişisi durumunda.
NAS’lasak da mı Saklasak?
Küçük ofislerden veri merkezlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan NAS, yani ağa bağlı depolama sistemleri, sistem yöneticilerine esneklik ve kullanım kolaylığı sağlıyor. Tek diskli sistemlerden iki düzine disk ve gelişmiş RAID seviyelerine sahip modeller arasında geniş bir seçeneğe sahip NAS modelleri üst seviyede, kritik veri uygulamaları haricinde birçok sistem yöneticisinin gözdesi.
Kritik operasyonlar için kullanılan sistemlere bağlı depolama (attached storage) ve FibreChannel gibi teknolojileri kullanan sistemlerin maliyeti, bu sistemlerle çalışan sunucu sistemlerinden çok daha yüksek olabiliyor. Bu tür maliyetlerden kendisini korumak isteyen ve aşırı derecede performans ile süreklilik garantisi aranmayan uygulamalarda rahatlıkla kullanılabilen ağa bağlı depolama sistemleri gittikçe yaygınlaşan teknoloji ve standartlar sayesinde sistem yöneticilerinin sorunlarını maliyet odaklı biçimde çözmelerine olanak sağlıyor.
Ağınız sağlamsa ne âlâ
NAS sistemleri, adı üzerinde ağ üzerinden erişilebilen ve barındırdıkları özellikler sayesinde birçok farklı uygulama için erişilebilir ve kullanılabilir olan sistemler olarak karşımıza çıkıyorlar. Günümüzde farklı fiyat ve işlev seviyesindeki NAS sistemleri genel geçer ağ depolama standartlarını desteklerken FTP, PHP destekli web sunucusu ve iSCSI mantıksal depolama hedefi gibi işlevleriyle birçok farklı senaryoda aynı anda hizmet verebiliyorlar.
Özellikle iSCSI standardı sayesinde birçok farklı işletim sistemiyle birlikte kullanılabilen NAS sistemleri yüksek performanslı ve düşük gecikme sürelerine sahip yerel ağlarda harikalar yaratabiliyor. Özellikle de harici depolama konusunda ısrar eden bazı sanallaştırma sistemleriyle birlikte kullanıldığında, barındırdığı gelişmiş RAID ve anlık yedekleme çözümleri sayesinde veri sağlığını kendi içinde çözüp 10 Gbps ağ bağlantısı üzerinden yüksek verimli bir depolama sistemi olarak görevlerini başarılı şekilde yerine getirebiliyor.
Güvenlik önemli!
Bu noktada dikkat çekilmesi gereken şeylerden bir tanesi de güvenlik. NAS sistemleri birçok farklı protokol ve teknolojiyi destekleyen, temelinde GNU/Linux sistemleri çalıştıran sabit yazılımlara sahip bilgisayarlar olarak düşünülebilir. Bununla birlikte barındırdıkları protokol çeşitliliği gelişmiş güvenlik ve erişim ince ayarları yapılmasını da gerektiriyor. Bu noktada yapılabilecek konfigürasyon hataları yetkisiz erişimlere kapı açabilir ve çok hoş olmayan sonuçlar doğurabilir.
Bununla birlikte her seviyedeki ürün için yazılım güncellemeleri de hem bulunabilecek yazılım arızalarını gidermek hem de sistem kararlılığını temin etmek için gerekli olacaktır. Birçok NAS sistemi istenildiği takdirde kendi yazılımını güncelleyebiliyor ve sizden yalnızca yeniden başlatma istiyorlar. Elbette bu yeniden başlatma işlemleri, NAS sistemi sanallaştırma ve dosya paylaşım işleri için kullanılıyorsa ciddi bir sıkıntı halini alabiliyor. Sistem yöneticilerinin bu tür durumları da dikkate alması oldukça faydalı olacaktır.
Bu Uygulamalar Touch ID Destekliyor
iPhone 5S ile hayatımıza giren Touch ID özelliği, kullanıcının parmak izini şifreleme amaçlı kullanarak, herhangi bir parola girmeksizin kendi parmağını ana ekran tuşuna bastırıp güvenlik girişi yapmasını sağlıyor. Bu özellik şimdiye kadar sadece Apple’ın kendi uygulamalarında ve App Store alışverişlerinde kullanılabiliyordu.
iOS 8 güncellemesi ise Touch ID’yi bir güvenlik adımı olarak üçüncü parti uygulamaların kullanımına açtı. Böylelikle örneğin Evernote‘ta herhangi bir adımda parola girmeniz gerektiğinde, parmağınızı okutarak zahmetsiz ve güvenli bir giriş yapabileceksiniz.
Uygulama geliştiriciler bu fırsatı kaçırmadı ve iPhone 6‘nın çıkışına kadar en popüler uygulamaların önemli bir bölümü Touch ID desteğine kavuştu. iOS 8‘de Touch ID destekleyen uygulamalar -şimdilik- şöyle sıralanıyor:
- 1Password
- Amazon
- Camera Plus
- Day One
- Discover Mobile
- eHarmony
- Evernote
- Lastpass
- Lowe’s
- Memoir
- Mint
- Scanner Pro
- Screens
- Simple
- Yplan
:: Siz bu uygulamalardan hangilerini kullanıyorsunuz?
iPhone 6’yı Önce Onlar Alacak
iPhone 6’ya henüz çıkmadan bile öyle alıştık ki, Apple’ın 9 Eylül‘deki tanıtımı sanki aylar önceymiş gibi geliyor. Oysa aradan sadece 10 gün geçti ve Almanya’dan İngiltere’ye, Japonya’dan ABD’ye kadar birçok ülkede ilk parti iPhone 6 ve iPhone 6 Plus satışları bugün itibarıyla başlıyor.
Öyle ki, coğrafi konumu nedeniyle güneşin ilk ışıkları çoktan sokaklarına yayılan Sydney’de iPhone 6 satışları başladı bile. Ülkemizde ise her iki model de 26 Eylül’de satışa sunulacak. Peki, talebin hayli yüksek olduğu iPhone 6’nın meşhur Apple Store kuyrukları ne alemde? İşte dünya genelinde iPhone 6 kuyruğu görüntüleri:
Galeriyi dolaşmak için tıklayın.
:: Siz de sıraya girmeyi düşünüyor musunuz?
Amazon Google’ı Yendi!
İngilizce “Satın Almak” anlamına gelen buy kelimesinin .com, .net gibi üst seviye alan adı şeklinde satışa sunulması, iki teknoloji devi Google ve Amazon’u çok çekişmeli bir açık arttırmada karşı karşıya getirdi. Temelde bir e-ticaret şirketi olan Amazon, .buy alan adının kullanım haklarını tam 4,6 milyon USD karşılığında satın aldı.
İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu (ICANN) tarafından düzenlenen açık arttırmada tek satışa sunulan üst seviye alan adı .buy değildi. Teknoloji dünyasını yakından ilgilendiren .tech alan adı da yaklaşık 6,5 milyon USD karşılığında Dot Tech LLC isimli şirketin oldu. Şirketten yapılan açıklamada alan adının teknoloji dünyası için online bir çevre oluşturma amacı ile kullanılacağı söylendi. Bilişim devi Google, .tech alan adı için de girdiği açık arttırmayı Dot Tech LLC’ye kaybetmiş oldu.

Aynı açık arttırmada satışa çıkan bir diğer üst seviye alan adı ise .vip ise 3 milyon USD karşılığında Minds + Machines Group isimli İrlanda kökenli bir domain satış şirketinin oldu.
Google çok daha fazlasına sahip
Açık arttırmada kıyasıya mücadeleye girdiği 2 kategoride de rakiplerine kaybeden Google, aslında bu konuda pek üzgün değil. Şirketin elinde hali hazırda 100’den fazla üst alan adı bulunuyor.
Nvidia GeForce GTX 980’i Test Ettik
Bilim insanlarının isimleriyle giden Nvidia grafik çekirdeklerinde Fermi ve Kepler‘den sonra sırada Maxwell var. GeForce’un onuncu mimarisini temsil eden Maxwell yongalı grafik işlemcileri ile karşımıza iki tane farklı modelle çıkıyor.
Maxwell çekirdeğini kullanan GTX 980 ve GTX 970 oyunculara acaba aradıkları çılgın performansı verebiliyor mu?
Yeni teknoloji, yeni imkânlar

DSR kapalı
Yenilenmiş mimari sayesinde daha evvelden yazılımsal olarak yapılması da mümkün olmayan işlemler de Maxwell ile mümkün durumda. Bu konuda iki farklı teknoloji öne çıkıyor. Kısaca DSR denilen Dynamic Super Resolution, oyun motorunun görüntü kalitesini iyileştirmekte eksik kaldığı noktalarda 4K Ultra HD görüntü hesaplamasını yaparak bu görüntüyü örneğin daha düşük çözünürlüklü Full HD monitörünüze indirgeyerek özellikle şeffaf arka planlı kaplamaların çok daha düzgün görünmesini sağlıyor.

DSR açık, oyun arayüzü 4K UHD için kendisini çok iyi
ölçekleyemediğinden HUD bileşenleri ufalmış
DSR, GeForce Experience üzerinden her bir oyun için açılıp kapatılabiliyor ve oyunların niteliğine göre bunu çalıştırıp çalıştırmamaya karar verebiliyorsunuz. Zira eski oyunlar zamanında 4K çözünürlük olmadığı için oyun arayüzü çok küçülebiliyor.
MSAA’yı biliyorduk, MFAA da nesi?
Çok örneklemeli keskinliği yumuşatma (MSAA) teknolojisi uzun zamandır var fakat özellikle çözünürlük yükseldikçe işlem maliyeti çok yükseliyor. MFAA (çoklu kare örneklemeli) ise ardışık karelerden örnekler alarak bunları bir araya getiriyor ve neredeyse yarı iş gücüyle MSAA‘daki filtreleme kalitesini yakalayabilmek.

Elbette burada hedeflenen şey deneyimi yükseltmek ve bağıl olarak işlem gücü maliyetini düşürmek. Bu özelliği GeForce Experience yazılımından oyun başına açıp kapatabiliyorsunuz. Durağan sahneler gibi ardışık karelerden gelen örneklemlerin titreme yaratacağı durumlarda ise MFAA çalışmıyor.
VXGI ile daha gerçekçi ışıklandırma
Bu işlerim bilimiyle uğraşanlara sorduğunuzda tahminen en gerçekçi ışık hesaplama yönteminin ışın izleme (ray tracing) olduğunu ama bunu gerçek zamanlı yapmanın çok zahmetli olduğunu söyleyeceklerdir. Bu nedenle gerçek zamanlı ve gerçekçi ışık hesaplamaları için sürekli olarak yeni teknolojiler geliştirilmeye çalışılıyor.

Bu teknolojiyi gösterebilmek için Apollo 11’in Ay’a inişini gösteren bir demo hazırlayan Nvidia aynı zamanda orada çekilen fotoğrafların gerçekliğine de bir ispat oluşturmuş durumda. Henüz demo halka açık değil ama yakın zamanda yayınlayacaklarını ve herkesin bu ışıklandırma çalışmasını bilgisayarlarında görebileceklerini belirtiyorlar.

VXGI ile oluşturulan hacimsel ışıklandırma sistemi yansımaları da hesaplayarak gerçekçi bir ışıklandırma yapılmasını hedefliyor. Altta, üstteki sahnenin ışık haritası gibi kullanılabilecek yapıyı görebiliyorsunuz. Kırmızı hacimler tamamen dolu, mavilik arttıkça hacimlerin daha az dolu olduğu görünüyor.
Biraz da teknik bilgi…
GeForce GTX 980 165 Watt‘lık bir kart. Üzerinde iki adet 6 pinli fiş bulunmasına ve toplamda 225 Watt enerji çekebilme imkanı olmasına rağmen yalnızca 165 Watt olması çok daha fazla overclock edilebilmesi anlamına geliyor. Aynı zamanda yüksek performans sağlarken daha serin ve sessiz olan kart, referans tasarımlı soğutucuda bile hiç fena çalışmıyor.

2048 adet CUDA çekirdeğine sahip olan kart 4 GB 256 bit bellekle geliyor. Bu da bellek veriyolunu inanılmaz derecede artırıyor. Bununla birlikte GTX 970‘i de duyuran Nvidia temelde iki kartın aynı olduğunu fakat arada CUDA çekirdeği sayısı ve frekans farkı olduğunu belirtiyor. GTX 980’i test ettik ama henüz elimizde GTX 970 bulunmuyor.

Testler!
Elbette özellikler ne kadar sayarsak sayalım sonucu testler söylüyor. AMD’nin tek çekirdekli en son grafik kartı R9 290X ile kıyasladığımız GTX 980 acaba neler yapabiliyor?







Değerlendirme
AMD’nin Radeon R9 290X‘ine göre ciddi bir performans artışı vaadeden GTX 980, Aynı zamanda barındırdığı DirectX 12 avantajıyla kullanıcılara makul bir güncelleme sunuyor.
Ülkemizdeki fiyatı KDV dahil 1700 lira civarında olacak kart çok ekonomik değil ama tek bir grafik işlemcide en tepeyi hedefleyenler için en performanslı çözüm.
Esas beklentimiz, kartın farklı soğutma sistemler ve tasarımlarla piyasaya çıktığında nasıl sessiz veya performansı yükseltilmiş olacağı. Çünkü bu seviyede bir grafik kartının sadece 165 Watt seviyesinde çalışması gerçekten devrimsel bir durum.
Testler sırasında R9 290X‘i sistemden çıkartmak için beklemek gerekiyorken GTX 980 elle tutulabilir bir durumdaydı.
Şimdi beklediğimiz şey üreticilerin kendi yorumları ve fiyatlandırmaları; o noktadan sonra yine özellikle de 1000 lira civarına satılacağını düşündüğümüz GTX 970’le ilgili çok daha fazla haber duyacağımıza eminiz.
Nexus 9 Ne Zaman Tanıtılacak?
Google ve HTC’nin ortak çalışmalarının meyvesi olacağı düşünülen Nexus 9 tabletin ne zaman tanıtılacağı hakkında ilk bilgiler gelmeye başladı. 9 inç ekranı ile iPad Mini’nin en büyük rakibi olacağı tahmin edilen cihazın kısa süre sonra tanıtılabileceği iddia edildi.
Sonbahar ayları içerisinde tanıtılacağına kesin gözle bakılan Nexus 9’un ve cihaza özel klavyeli kılıfların 16 Ekim tarihinde düzenlenecek bir etkinlikte tanıtılabileceği söylendi.
192 çekirdekli Tegra K1
Nexus 9’un işlemcisi çok büyük bir ihtimalle NVIDIA Tegra K1 olacak. 192 çekirdekli grafik işlemcisi ile dikkat çeken Tegra K1, grafik konusunda bir hayli iddialı olsa da, saf işlemci gücü açısından günümüzde sık kullanılan diğer işlemcilerin ( Snapdragon 801, 805 vb.) gerisinde kalıyor. Yine de Nexus 9 sade arayüzü ve Android L ile oldukça yüksek bir performans sergileyecektir.

Nexus 6 gelecek mi?
Google ya Nexus akıllı telefon serisini bitirdi ya da Nexus 6’yı çok iyi saklıyor. Bu zamana kadar Nexus 6 hakkında elle tutulur, kesin diyebileceğimiz bir kanıt bulunamadı ama eğer cihaz tanıtılacaksa 16 Ekim oldukça muhtemel bir tarih gibi gözüküyor.
iOS 8’i Kimler Yükledi?
Apple‘ın yeni mobil işletim sistemi iOS 8‘in tanıtılmasının üzerinden kısa bir süre geçti. Yeni sürüm, teknoloji meraklısı kullanıcıların yoğun ilgisiyle karşılansa da genel kullanıcı düzeyinde benimsenmesi biraz düşük kaldı.
iOS 7’nin yarısı kadar
Yeni işletim sisteminin tüm kullanıcılar arasında ilk 18 saat için saat içindeki benimsenme oranı yüzde 7.92 olarak belirlendi. Geçtiğimiz yayınlanan iOS 7 aynı sürede 16.92 oranında benimsenmişti. Bir başka değişle, iOS 7 aynı sürede iOS 8‘i ikiye katladı.
Radikal değişimler etkili olmuştu
Tabii ki iOS 7′nın hızlı benimsenme oranında getirdiği radikal arayüz değişimleri ve yeni tasarıma duyulan merak etkili olmuştu. iOS 8‘de ise kullanıcılar daha ağırdan almayı tercih etti.

Veriler birbirini doğruluyor
Fiksu tarafından sağlanan bu verilerin yanı sıra, Tapjoy sitesinin paylaştığı veriler de benzer sonuçlar ortaya koydu. Siteye göre, ilk 18 saat içinde iOS 8 benimsenme oranı yüzde 6‘lara yaklaştı. Cihazlara göre oranlarda ise yüzde 7.65 ile iPod, yüzde 6.60 ile iPhone ilk iki sıraya yerleşti.


