Türk Telekom Arena Wi-Fi ile Donatılacak

8

Türk Telekom Arena, binlerce kişinin aynı anda internete bağlandığı en büyük TTNET WiFi noktası olurken, taraftarların maç izlerken en büyük sorunlarından olan maçın özel anlarını sevdikleri ile paylaşma sıkıntısı sona eriyor. 5. nesil WiFi teknolojisi sayesinde Türk Telekom Arena’da, aynı anda binlerce taraftar, birçok farklı cihaz ile 400 Mbps’ye kadar varan hızlarda internete bağlanacak. 

Taraftarlar,  TTNET kablosuz internet altyapısı üzerinden Türk Telekom Arena için özel olarak geliştirilecek uygulamalarla, Galatasaray’dan güncel haberleri anında alabilecek, takımlarının son dakika videolarını izleme şansına sahip olacak, sunulacak özel fayda ve fırsatlardan faydalanarak akıllı stat deneyimini yaşayacak.

:: Türk Telekom Arena’dan Türkiye’nin ilk akıllı  stadı olarak beklentileriniz nelerdir?

İstenmeyen E-Postaları Engelleyin

Birçok kullanıcının korkulu rüyası olan, istenmeyen e-posta ve spam postalardan kurtulmak, aslında çok zor değil. İstenmeyen e-posta alan bu kullanıcılardan Gmail, Outlook ve Yandex Mail kullananlar için görmek istemedikleri e-postaları nasıl engelleyeceklerini adım adım anlatıyoruz:

Gmail’de İstenmeyen E-Postaları Engelleme

Gmail, uzun zamandır hizmet vermesine karşın yakın zamana kadar istenmeyen e-postaları engelleme özelliği sunmuyordu. Gmail’e geçtiğimiz haftalarda gelen yeni bir güncelleme ile birlikte istenmeyen e-postaları engellemek çok daha kolay bir hale geldi.

Gmail’de istenmeyen e-postaları engellemek için, ilk olarak gelen kutusundan istemediğimiz e-postayı açıyoruz. Açtığımız e-postanın üzerinde, gönderenin adının ve e-posta adresinin yazdığı yerin hemen yanında Unsubscribe adlı bir tuş bulunuyor olacak. Bu butona tıkladığımızda, Gmail otomatik olarak engellediğimiz adresten gelecek e-postaların bizlere ulaşmasına izin vermeyecek.

 14-08/20/gmail-istenmeyen-e-posta-engelleme.png

Outlook’ta İstenmeyen E-Postaları Engelleme

Gmail’in aksine Outlook’ta istenmeyen e-postaları engellemek çok daha kolay. Outlook’ta istemediğimiz e-postaları engellemek için ilk olarak gelen kutusunda, istemediğimiz kaynaktan gelen bir e-postayı açıyoruz.

E-postanın en altına indiğimizde “Çok fazla mı bülten alıyorsunuz? Aboneliği kaldır işlemini yapabilirsiniz.” yazan bir bölüm göreceksiniz. Orada yazan Aboneliği Kaldır yazısına tıkladığınızda Outlook istemediğiniz yerlerden gelen e-postaların sizlere ulaşmasını engelleyecek.

 14-08/20/outlook-istenmeyen-e-posta-engelleme.png

Yandex Mail’de İstenmeyen E-Postaları Engelleme

Yandex Mail, kurulduğu zamandan bugüne kadar, istenmeyen e-posta engelleme özelliğini kullanıyor ve neredeyse tüm kaynaklardan gelen mesajları engelleyebiliyor. Yandex Mail’de istenmeyen e-postaları engellemek için ilk olarak gelen kutusunda istemediğimiz kaynaktan gelen bir e-postayı açıyoruz.

Daha sonra gelen kutusunun üst bölümünde posta sekmesinin altında yer alan “E-posta yaz”, “Yenile” gibi tuşların bulunduğu sırada yer alan Abonelikten Ayrıl seçeneğine tıklayarak istemediğimiz e-postaları engelleyebiliyoruz.

Gördüğünüz gibi istenmeyen e-postaları engellemek, oldukça kolay bir işlem. Ancak yine de istemediğimiz kaynakların bizlere e-posta göndermemesi için e-posta adresimizi dikkatli kullanmamız ve her yerde paylaşmamamız gerekiyor. Eğer e-posta adresinizi biraz daha dikkatli kullanırsanız, engelleme gibi özelliklere ihtiyaç duymadığınızı görmüş olacaksınız.

14-08/20/yandex-mail-istenmeyen-e-posta-engelleme.png

:: Siz hangi e-posta servisini kullanıyorsunuz?

Yazar – Caner Sönmez
SDN – ShiftDelete.Net

Microsoft Eski CEO’suyla Yolları Ayırdı

Şirketin kurucusu Bill Gates’in ardından CEO’luk görevini üstlenen Steve Ballmer uzun yıllar Microsoft’a coşkuyla hizmet vermişti. Onun bu görevden ayrılmasıyla birlikte yakın zamanda koltuğu dolduran Satya Nadella‘dan da beklentiler aynı oranda yüksekti. Neyse ki yeni Microsoft CEO’su mobil ve bulut odaklı vizyonuyla şirkete taze bir enerji getirmeyi başardı.

Öte yandan Ballmer ise CEO koltuğundan ayrılınca, yönetim kurulunda boş gördüğü bir sandalyeye ilişmeyi seçmişti. Bir yandan kişisel girişimlerine devam eden Ballmer, Los Angeles Clippers basketbol takımını satın almak gibi her insanın emekliliğinde yapması gereken aktivitelere girişmişti. Anlaşılan bu yük Ballmer’a fazla gelmiş olacak ki, eski Microsoft CEO’su şimdi yönetim kurulundaki görevinden de ayrıldığını açıkladı.

Basketbola devam

Satya Nadella’ya yazdığı mektupta, yeni basketbol takımı ve eğitim fırsatları gibi diğer sorumluluklarıyla daha fazla ilgilenebilmek amacıyla Microsoft’ta kurul üyeliğinden istifa etme kararı aldığını belirten Ballmer, Nadella’nın “önce mobil, önce bulut” stratejisine de güveninin tam olduğunu ifade etti.

“Kanım 34 yıl boyunca Microsoft diye aktı, hep de öyle akacak” diyen Çarşı grubu üyesi Ballmer, şirketin bugünü ve geleceği hakkında her zaman konuşmaya ve yorumda bulunmaya hazır olduğunun da altını çizdi. Ballmer ayrıca Microsoft’un yükselişiyle birlikte sahip olduğu hisselerden elde edeceği kârı da hatırlatmadan edemedi.

:: Sizce dünden bugüne en iyi Microsoft CEO’su hangisiydi?

iWatch Başka Bahara Kaldı

iPhone 6 hakkında aylardır onlarca görsel sızdırıldı. Peki, Apple’ın çıkaracağı ve hatta bir iddiaya göre bu sonbahara yetiştireceği söylenen iWatch hakkında tek bir fotoğrafın bile ortaya çıkmamış olması sizce de ilginç değil mi? KGI Securities analistlerinden “Apple kahini” olarak da bilinen Ming-Chi Kuo, iWatch’u önümüzdeki yıldan önce beklememizi öneriyor.

iWatch ile ilgili bakış açımızı baştan aşağı değiştirmemizi öneren Kuo, Apple’ın giyilebilir cihaz teknolojilerine atacağı ilk adımı simgeleyen iWatch hakkında tahmin edilenden çok daha büyük zorluklar yaşadığına dikkat çekiyor. Bu zorluklar donanım ve sistem tasarımından, üretim ve entegrasyona kadar geniş bir yelpazede boy gösteriyor.

Bir gün iWatch’un mutlaka çıkacağına inandıklarını belirten uzman analist, cihazın olası çıkış tarihinin ise tüm bu zorluklar nedeniyle en erken 2015 olabileceğini açıklıyor. Anlaşılan Apple, henüz iWatch’un seri üretimine bile başlayabilmiş değil.

:: Sizce iWatch’un gecikmesi satışları etkiler mi?

The Evil Within ile Bir Saat

Resident Evil serisinin yaratıcısı olan Shinji Mikami‘nin korku oyunu severlere yeni armağanı olan The Evil Within, bugüne kadar gördüğümüz en iddialı teaser videolardan biriyle bizlere merhaba demiş ve hemen ilgimizi çekmişti.

Vahşi bir toplu katliamın yaşandığı bölgeye intikal eden dedektifin sonrasında yaşadığı akıl almaz ve korku dolu olayları konu alan The Evil Within, korku oyunlarına yeni bir boyut getirmeyi hedefliyordu. Özellikle yeni nesil konsollarda grafik kalitesinin hayat verdiği yüksek vahşet dozuyla dikkat çeken oyun için yayınlanan yeni videoda, Bethesda ekibinin tam 1 saat süren oynanış macerasını izliyoruz:

#video_7425#

The Evil Within, PC ve yeni nesil konsolların yanı sıra PS3 ve Xbox 360 için Ekim sonunda piyasaya sürülecek.

:: The Evil Within’i oynamaya cesaretiniz var mı?

YouTube Ücretli Olacak mı?

Reklamlarla boğulan mobil uygulamaların ücretli ve reklamsız sürümleri sunulurken YouTube’un neyi eksik? Google da böyle düşünmüş olacak ki YouTube Music Key adında, kullanıcılardan abonelik bedeli alan, bunun karşılığında hiçbir reklam görüntülemeyen bir hizmeti hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Bu servis ile reklamsız kullanımın yanı sıra, çevrimdışı dinleme (cihazınıza şarkı indirme) olanağı da aylık bir kullanım ücreti karşılığında mümkün olacak. Özellikle mobil kullanıma odaklı bu yeni servis, internette yer alan en büyük müzik kütüphanesinin artık YouTube olduğu göz önünde bulundurulursa hiç de fena görünmüyor.

14-08/20/youtubemusickey.jpg

Yine de milyonlarca kullanıcının, yıllardır hiçbir ücret ödemeden kullandığı bir hizmet için para talep etmek, Google için bile oldukça riskli bir hamle. Google gibi ev kullanıcılarından ücret alan neredeyse hiçbir servisi bulunmayan bir markanın YouTube’a tarife getirmesi, ücretsiz kullanımda sunulan reklamların daha da abartılmasına ve göze batmasına neden olabilir.

:: Siz YouTube için para öder miydiniz?

Sony Xperia M2 Aqua Tanıtıldı

Son yıllarda tanıttığı suya ve toza dayanıklı akıllı telefonlar ile dikkat çekmeyi başaran Japon teknoloji üreticisi Sony, güçlü donanıma ve yüksek fiyat etiketine sahip olmayan Xperia M2 Aqua’yı tanıttı. Orta segmente konumlandıran akıllı telefon, herkesin suya dayanıklı akıllı telefon ile tanışmasını amaçlıyor. 

Sony’nin ikonikleşen OmniBalance tasarım anlayışı ile üretilen Xperia M2 Aqua, IP68 sertifikasına sahip. Bu sayede her türlü hava koşulunda çalışmasının yanı sıra, 1,5 metreye kadar tatlı suyun altında 30 dakika dayanabilen akıllı telefon, özel kamera tuşu sayesinde su altında fotoğraf çekmenizi de sağlıyor.

14-08/20/sony.jpg

Xperia M2 Aqua’nın teknik özellikleri

Akıllı telefonun teknik özelliklerinden bahsetmenin zamanı geldi. Gücünü Qualcomm’un 1,2 GHz saat hızında çalışan 4 çekirdekli Snapdragon 400 işlemcisinden alan cihaz, 4,8 inç büyüklüğünde qHD ( 960×540) çözünürlüklü bir ekrana sahip. Cihazın RAM miktarını Sony’nin paylaştığı basın bildirisinde bulamadık ancak Xperia M2 Aqua’nın tahminen 1 GB RAM’e sahip olduğunu düşünüyoruz.

Batarya

Sony’nin yeni telefonu çıkartılamayan 2300 mAh gücünde bir bataryaya sahip. Sınıfındaki en yüksek mAh değerine sahip bataryalardan birisini içerisinde barındıran Xperia M2 Aqua’nın ekran çözünürlüğü ve işlemcisi de göz önüne alındığında tatminkar sonuçlar ortaya çıkabileceğini ön görmek mümkün.

Xperia M2 Aqua’nın detaylı görselleri için aşağıdaki görsele tıklayabilirsiniz.

14-08/20/galeri.jpg

:: Sony Xperia M2 Aqua almayı düşünüyor musunuz?

En İyi Ekran Hangi Telefonda?

Akıllı telefonlar hayatımızın her alanına girmeyi başardı. Elimizden düşürmediğimiz bu cihazların en dikkat çeken ve en önemli bölümü ekranları. PhoneArena sitesi hepimizin en çok merak ettiği sorulardan birisini cevapladı. Hangi akıllı telefonun ekranı daha iyi?

Apple iPhone 5S, LG G3, Sony Xperia Z2, Samsung Galaxy S5 ve HTC One M8 ile yapılan testler sonucunda en iyi ekranın hangi akıllı telefonda olduğu belirlendi. Boyuttan bağımsız olarak yapılan testler, parlaklık ve gün ışığında okunabilirlik, renk üretimi ve çözünürlük kriterlerini kapsıyor. Bakalım PhoneArena’nın testlerine göre en iyi ekran hangi akıllı telefondaymış?

Parlaklık ve gün ışığında okunabilirlik

Ekranların en büyük sorunlarından birisi gün ışığında kolay okunamaması. Özellikle yaz aylarında, güneşin en tepede olduğu zamanlarda ekrandakileri görmek tam bir işkenceye dönüşebiliyor. Bu durumlarda parlaklığı arttırmak biraz olsun yardımcı olurken, bazen yetersiz gelebiliyor.

14-08/20/ekran-1408490515.jpg

Yapılan testlere göre Apple iPhone 5S ile Samsung Galaxy S5 ( iki ezeli rakip ) 8 puan alarak birincilik koltuğunu paylaşırken, HTC One M8 ile Sony Xperia Z2 7 puanla ikinci sıraya yerleşiyorlar. LG’nin Quad HD ekran çözünürlüğüne sahip amiral gemisi G3 ise, 6 puan alarak amiral gemileri arasında sonuncu oluyor.

14-08/20/ekran5.jpg

Renk üretimi

Akıllı telefonun en doğru görüntüyü verebilmesi için en doğru renkleri üretmesi gerekiyor. Test sonuçlarını incelerken şunu unutmamak lazım renklerin canlı olması doğru olması anlamına gelmiyor.

İlk testin kazananı iPhone 5S, bu testi de kazanarak güç gösterisinde bulunuyor. Renk üretiminden tam 9 puan alan iPhone 5S, bu konuda piyasadaki en iyi amiral gemisi oluyor.

14-08/20/ekran3.jpg

İkinciliği ise Sony Xperia Z2, LG G3 ve HTC One M8, 8’er puan alarak paylaşırken, Samsung’un Super Amoled ekranlı akıllı telefonu Galaxy S5 sadece 5 puan alabiliyor. Samsung’un ölçümlerin bile üzerinde çıkan kontrast değeri, renklerin olduğundan çok daha sıcak gözükmesini sağlıyor.

14-08/20/ekran2.jpg

Çözünürlük

Konu çözünürlük olunca tahmin edebileceğiniz gibi LG G3 liderlik koltuğunu kimselere bırakmıyor. Quad HD ekranı ile rakiplerinden çok daha fazla çözünürlük sunmayı başaran akıllı telefon, tam 10 puan alarak testin birincisi oluyor.

LG G3’ü Full HD çözünürlüklü ekranları ile HTC One M8 ve Sony Xperia Z2 9,5 puan ile takip ederken, Samsung Galaxy S5 9 puan alıyor. Android’in amiral gemileri çözünürlük konusunda iPhone 5S’i farkla geçmeyi başarıyor. Bundan 4 sene önce gözümüze harika gözüken Retina ekran, maalesef günümüz standartlarının epey altında kalıyor. iPhone 5S, bu testten sadece 7,5 puan alarak çözünürlük konusunda sonunculuğa yerleşiyor.

14-08/20/ekran4.jpg

Sonuç

Geldik sonuca. Bu testlere göre en iyi ekrana sahip amiral gemisinin hangisi olduğu belirlenecek. İlk iki kategoride birinci olan iPhone 5S son kategoride puan kaybederken, ezeli rakibi Galaxy S5 renk üretimi konusunda diğerlerinin çok gerisinde kaldı. Peki testlerde en çok puanı kim topladı?

Apple iPhone 5S : 24,5

Samsung Galaxy S5 : 22

HTC One M8 : 24,5

Sony Xperia Z2 : 24,5

LG G3 : 24

14-08/20/5s.jpg

Puan durumuna göre iPhone 5S, One M8 ve Xperia Z2 birinciliği paylaşıyor ancak gün ışığında okunabilirlik ve renk üretimi kategorilerinde birinci olan iPhone 5S’i en iyi ekrana sahip amiral gemisi seçmemiz daha uygun olur. Bu testlerin ekran boyutundan bağımsız yapıldığını hatırlatmamızda fayda var. 

:: Size göre en iyi ekran hangi amiral gemisinde?

En Uygun Telefon Kampanyaları Avea’da!

0

Kredi kartına taksit konusunda yapılan kısıtlamalar akıllı telefonların küçük ödemelerle alınmasını engelliyor gibi görünse de aslında operatörlerin kampanyaları sayesinde yine minik aylık ödemelerle en yeni akıllı telefonları satın almaya devam edebiliyorsunuz.

Avea’nın birçok farklı tarifesi ve bu tarifelerle birlikte sunduğu bol akıllı telefon seçeneği mevcut. Kampanyalar sayesinde isterseniz dünyanın en popüler amiral gemilerini isterseniz de bütçenizle dost Avea’nın sizler için özel olarak sunduğu inTouch 3 ve inTouch 3 Large gibi cihazları kullanmaya başlamanız mümkün.

En uygun LG G3 kampanyası!

Tarifenize ek özel fiyatlarla sayın alabileceğiniz cihazlar arasında son zamanların en popüler akıllı telefonlarından olan LG G3 de var. Avea’nın düzenlediği kampanya sayesinde ilk 12 ay faturanızdan 50 lira indirimle bu akıllı telefona kavuşabiliyorsunuz.

inTouch 3’e ne dersiniz?

Avea markalı en yeni iki üründen bir tanesi olan inTouch 3 ise güçlü donanımı ve uygun fiyatıyla gönülleri cezbederken tarifenize ek olarak küçük bir ücretle sahip olabileceğiniz özel bir cihaz. Avea inTouch 3 ve geniş ekran sevenler için sunulan inTouch 3 Large’a tarifenize ek 1 lira gibi ufak bir ücret ödeyerek sahip olabilirsiniz.

İşte Galaxy Mega 2 Detayları

Samsung fiyat/performans odaklı akıllı telefonu Galaxy Mega’yı tanıtalı bir yıl oldu ve genel akıllı cihaz yaşam döngüsü göz önüne alındığında yeni bir Mega modelinin vakti geldi. Android 4.4 KitKat’li yeni Samsung Galaxy Mega 2‘nin ilk detayları da tam bugünlerde ortaya çıktı.

Habere göre 6 inç ekrana sahip Galaxy Mega 2’nin çözünürlüğü 720p seviyesinde olacak. 1,5 GB RAM, artırılabilir 16 GB depolama alanı, dahili radyo ve 8 MP LED flaşlı kamera ile orta seviye sayılabilecek bir donanım sunan cihazın 2.800 mAh pili bulunacak.

14-08/19/galaxy-mega2.jpg

İnternete sızan görsel bulanık olduğu için, işlemciyi tespit etmek zor ancak dört çekirdekli bir 1,5 GHz işlemci beklemek yanlış olmaz. Galaxy Mega 2’nin ilk modelde olduğu gibi iki ayrı ekran boyutuyla gelmesi de şimdilik ihtimal dışı değil. Samsung, bir sürpriz yaparak Eylül ayı başındaki etkinliğinde Note 4’ün yanı sıra Galaxy Mega 2’ye de yer verebilir. Bekleyip göreceğiz.

:: Galaxy Mega 2 mi yoksa Note 4 mü sizce?

HTC One M8 for Windows Çıktı

Daha önce burada paylaştığımız haberde, ABD’nin önde gelen operatörlerinden Verizon’ın listelerinden sızdırılan görüntülerle HTC One M8 Windows Phone Edition‘ı sizlerle paylaşmıştık. 

HTC One M8′in Windows Phone kullanan sürümü artık resmen tanıtıldı. İsmi ise HTC One (M8) for Windows oldu.

Windows Phone ekosistemindeki ilk Snapdragon 801’li cihaz

Android işletim sistemiyle gelen HTC One M8′deki gibi özelliklere sahip olacak olan One M8 for Windows, gücünü 2.3 GHz hızında çalışacak 4 çekirdekli Snapdragon 801 işlemcisinden ve Adreno 330 grafik işlemcisinden alacak.

Ekosistemdeki diğer cihazlara baktığımızda, en güçlü çözümlerin Snapdragon 800 işlemcisini kullandığını görüyoruz. Yani bu konuda HTC, şimdilik Windows Phone üreticilerinin önünde diyebiliriz. 

Cihazda 2 GB RAM ve artırılabilir yapıdaki 32 GB’lık hafızayla dikkat çekecek olan cihazda, yine çift LED flaş ve Duo Camera özellikli ana kamera ile beraber 5 Megapiksellik Selfie kamera bulunacak.

HTC One ailesinde artık alıştığımız BoomSound teknolojisinin de yer alacağı ürün, özellikle kamera ve müzik yetenekleriyle rakiplerinden sıyrılmış olacak. 

14-08/19/htc-one-m8-for-windows.jpg

Yine 5 inç boyutunda Full HD çözünürlüğünde SuperLCD 3 ekran kullanan ürün, tasarım ve teknik özellikler olarak Android kardeşiyle birebir aynı diyebiliriz.

BlinkFeed uygulama olarak cihaz içerisine ekleniyor

Arayüz konusunda katı olan Microsoft, Windows Phone’u özelleştirmeye izin vermiyor. Bu yüzden HTC, Android cihazlarındaki Sense arayüzüne dahil ettiği BlinkFeed’i, bir uygulama olarak Windows Phone’a yerleştirmiş durumda.

Tabi HTC’nin göze hoş gelen hava durumu ve fener uygulamaları da ön yüklü olarak, daha önceki Windows Phone tabanlı HTC modellerindeki gibi gelecektir.

Şimdilik ABD’nin en büyük operatörlerinden Verizon ile satışa sunulan cihazın, beklenen ilgiyi yakalaması halinde global olarak da pazara sunulması bekleniyor. Tabi diğer detaylar zamanla daha da netleşecek.

:: Windows Phone cihaz alacak olsanız, HTC One M8 for Windows’u alır mıydınız?

 

Ücretsiz Office Alternatifleri

Bilindiği gibi Microsoft Office birçok kullanıcının bütçesini zorlayacak fiyatlar ile satılıyor. Peki, biz herhangi bir ücret ödemeden nasıl dosya oluşturup düzenleyeceğiz? Bunun için birkaç adet alternatif bulunuyor. Sizler için en iyi Microsoft Office alternatiflerini bir araya getirdik. Şimdi en iyi üç Microsoft Office alternatifini inceleyelim:

1. Microsoft Office Online

Bilinen Office uygulamalarını online olarak kullanmayı sağlayan Online Office, bilgisayar da tanıdığımız Microsoft yazılımı ile aynı arayüzü kullanması nedeniyle en iyi alternatif olma özelliğini gösteriyor.

Microsoft Office Online Özellikleri

–        OneDrive ile birlikte ücretsiz 15 GB depolama sunuyor
–        Normal Office yazılımı ile benzer görünüm
–        Kolay kullanım
–        Taşınabilir mobil uygulamalar
–        Belgeleri paylaşabilme

Uyumluluk

Online Office Microsoft tarafından geliştirildiği için uyumluluk ile ilgili bir sorun olma ihtimali çok düşük.

Microsoft Office Online’a nasıl ulaşabilirim?

Microsoft Office Online hizmetini kullanabilmek için office.live.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Açılan sayfada kullanmak istediğiniz uygulamanın üzerine tıklayarak kullanmaya başlayabilirsiniz.

14-08/19/office-online.jpg 

{pagebreak::Google Drive}

2. Google Drive

Google Drive başlarda Google Docs ve Google Drive hizmetleri şeklinde olmasına karşın daha sonra Google Drive adı altında birleşti. Kolay kullanılan ara yüzü ve hızlı çalışması gibi sebeplerden dolayı çok fazla kişi için tercih sebebi oldu.

Google Drive Özellikleri

–        Kullanımı kolay arayüz
–        15 GB ücretsiz Google Drive depolama
–        Oluşturulan belgeleri paylaşabilme
–        Oluşturulan belgeleri bilgisayara indirebilme
–        Mobil uygulamalar ile taşınabilir kullanım
–        Üyelik olmadan dosya görüntüleyebilme

Uyumluluk

Google Drive üzerinde oluşturulan belgeler Office programlarında son derece uyumlu şekilde çalışıyor ve hata olmaksızın düzenlenebiliyor.

Google Drive’a nasıl ulaşabilirim?

Google Drive kullanabilmek için drive.google.com adresini ziyaret ederek kullanıma başlayabilirsiniz. Özelliklerin tamamını kullanabilmek için Google hesabı kullanmanızı da şiddetle tavsiye ediyoruz.

 14-08/19/google-drive.jpg

 

{pagebreak::Libre Office}

3. Libre Office

Libre Office, Google Drive yada Microsoft Office Online gibi çevrimiçi çalışmaz. Kullanımı biraz daha zor ve bilinen Microsoft Office kadar istikrarlı çalışmasa da Microsoft Office için en iyi ücretsiz alternatifler arasına eklenebilir.

Libre Office Özellikleri

–        Word, PowerPoint ve Excel uygulamalarının özelliklerini sunuyor
–        Oluşturulan dosyalar taşınabilir bellekler ile her yere taşınabiliyor

Uyumluluk

Libre Office, tüm Microsoft Office yazılımları ile tam kapasite ve uyum içerisinde çalışabiliyor.

Libre Office’e nasıl ulaşabilirim?

Libre Office programını libreoffice.org adresini ziyaret ederek bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

 14-08/19/libre-office.jpg

Gördüğünüz gibi kimse sizleri Microsoft Office yazılımlarını satın almaya zorlamıyor. Hem çevrimiçi olan Google Drive ve Office Online hizmetleri hem de çevrimdışı olan Libre Office hizmeti hiçbir ücret almaksızın kullanmanız için sizleri bekliyor. Peki, siz hangi Office programını tercih ediyorsunuz?

:: Hangi ofis yazılımını kullanıyorsunuz?

Yazar – Caner Sönmez
SDN – ShiftDelete.Net