iOS 7’nin Benimsenme Oranı Artıyor

Apple‘ın alışagelmiş arayüzünü yenileyerek kullanıcılara daha sade ve düz tasarımlı bir iOS işletim sistemi sunması, ilk etapta olumsuz eleştirilere maruz kalsa da zaman içerisinde iPhone, iPad ve iPod touch sahipleri iOS 7‘yi benimsemeye başlamıştı. Halen daha iOS 7’yi beğenmeyen kullanıcılar olsa da, açıklanan rakamlar iOS 7’nin çok fazla benimsendiğini ortaya koyuyor.

iOS 7 benimseniyor

Apple‘ın Aralık ayı itibari ile açıkladığı iOS 7 kullanım oranı %74 iken, Ocak sonunda bu rakam %80‘e çıkmıştı. Geçtiğimiz haftalarda performans ve stabilite iyileştirmelerinin yapıldığı majör güncelleme iOS 7.1‘den sonra iOS 7’nin benimseme oranının %85‘e kadar çıktığı açıklandı.

iOS 6’yı çok az kişi kullanıyor

Apple‘ın özellikle eski jenerasyon olarak nitelendirilen iPhone 4‘ü bile iOS 7.1 ile hızlandırması, iOS 7’nin benimsenme oranının artmasına doğrudan etki etti. Açıklanan diğer rakamlar; çoğu iOS kullanıcısının vazgeçemem dediği iOS 6‘nın kullanım oranının ise %12‘ye kadar düştüğünü ortaya koyuyor.

Bakalım önümüzdeki günlerde iPhone, iPad veya iPod touch‘ta hala iOS 6 kullanan kullanıcılar cihazlarını iOS 7.1‘e yükseltecek mi?

:: iOS 6 mı yoksa iOS 7 mi daha iyiydi?

Şeylerin İnterneti Hakkında – 2

Buraya tıklayarak ilk bölümüne ulaşabileceğiniz yazı dizimizin ikinci ve son bölümüne geldi sıra. Şeylerin interneti adını alan ve yakın gelecekte aklınıza gelebilecek hemen her şeyin internete bağlı olması gerçeğinin insanoğluna neler kazandırabileceği, ne gibi sorunlar doğuracağı, ne anlama geldiği gibi sorulara yanıtlar arıyoruz.

Sorun Ekonomik Değil, Mahremiyet

TechPolicyDaily isimli internet sitesinin yaptığı bir araştırmaya göre eğer iPhone 5S 1991 yılında üretilmiş olsaydı maliyeti 3,5 milyon dolar olacakmış. 22 yıl gibi kısa bir sürede teknolojik maliyetin düşüş oranını açıkça bize gösteriyor. Benzer şekilde internete bağlanabilen mikro bilgisayarların ve alıcıların hayatımızdaki tüm eşyaların içine girmesi ekonomik bir problem olmaktan her geçen gün daha hızlı şekildeçıkmakta. Ancak bir önceki paragrafta mizahi bir şekilde dile getirdiğimiz daha önemli bir problem var. Öncelikle bunca nesneden alınan bilgilerin kişisel mahremiyet içinde korunması gerekiyor. Gerçekten fotoğraf çekemese bile tuvalet kağıdı tüketimi bilgisini kimler ile hangi koşullar altında paylaşmak isteriz?

CISCO Endüstri Çözümleri ve Küreselleşme Ofisi Başkanı ve Başkan Yardımcısı Wim Elfrink; “IoT’un gelişmesine engel olacak en büyük etkenler güvenlik ve gizlilik olacak” diyor. Bu gün dünyanın pek çok büyük teknoloji firması Big Data (Büyük Veri) alanında araştırma ve geliştirme faaliyetlerine akıl almaz bütçeler ile yatırım yapıyor. Üretilecek olan trilyonlarca GigaByte büyüklüğünde veriyi depolamak, işlemek ve anlamlı hale getirecek teknolojiler geliştiriliyor. Bu gelişim IoT dünyasındaki milyarlarca cihazın ürettiği verilerin insanlığın faydası için işlenerek kullanılmasının ötesinde farklı şekillerde de kullanılması mümkün.

{pagebreak:::: 2}

Bir Diğer Sorun Güvenlik

Ancak tek sorun kişisel mahremiyet değil. Bu gün bile internete bağlanan bilgisayar, cep telefonu ve tabletler için güvenlik en önemli konu başlıklarından birisi. Cisco’ya göre 2020 yılına kadar 50 miyar cihaz internete bağlanmış olacak. Bu kadar çok cihazın güvenliği nasıl sağlanacak? Kötü niyetli saldırganlar bu gün en fazla bilgisayarımıza ve en kötü ihtimalle banka hesaplarımıza ulaşabilirken insan evindeki tüm eşyalara kadar erişim hakkı kazanmış bir bilgisayar korsanının neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyor. Ancak bu tehdit bu gün ortaya çıkan veya IoT ile birlikte ortaya çıkacak yeni bir durum değil. Dijital hayatın bir parçası ve kabullenmemiz gereken bir gerçek. İşte bu yüzden her geçen gün bilgisayar korsanlarının yarattığı tehditlere karşı yeni savunma ve önlemler geliştiriliyor.

Başka Seçeneğimiz Olmayabilir

İnsanoğlu olarak hızla artan bir nüfusa sahibiz. Dünya üzerine kurulu olan şehirler hızla büyümeye devam ediyor. On milyonlarca insanın bir arada yaşadığı metropollerin sayısı hızla artıyor. Gelişmekte olan ülkelerde 700 milyondan fazla insanın şehirlerde yaşamaya başlayacağı ve nüfusu bir milyonu aşan 100 yeni şehrin kurulacağı tahmin ediliyor. Hepsinden önemlisi 2050 yılında insan nüfusunun 9,5 milyar sınırını aşacağı hesaplanıyor. Şehirler bu kadar kalabalık hale geldiğinde gerçekten üzerinde düşünmemiz ve çözmemiz gereken başka problemler ile karşılaşacağız. Su ve elektrik dağıtım şebekelerinden, sağlık hizmetlerine, çöp toplama ve geri dönüşümden, kanalizasyon yönetimine kadar bu gün bile şehirlerin ortak sorunu olan konular çok daha önemli bir hal alacak. Bu kadar önemli konuları insanların geleneksel bilgisayar sistemleri ile çözmesi kesinlikle mümkün değil.

Çıkış Kapısı

Bu sorunlar ile baş etmek için IoT teknolojileri bir çıkış kapısı oluşturacak. Bir şehirdeki çöp tenekeleri doluluk oranına göre merkezi sistemlere bilgi gönderecek ve her gün çöp kamyonları için yeni birer rota oluşturulacak. Bir damla bile araç yakıtı boşa harcanmadan sadece dolmuş çöp konteynerleri boşaltılacak. Hayal gibi mi kulağınıza geliyor? O zaman bu teknolojinin şimdiden Barselona’da kullanılmaya başlandığını bilmek sizi şaşırtabilir. Üstelik Barselona sadece çöp kamyonlarının rotasını iyileştirmiyor. Şehrin ana meydanlarındaki ve sokaklarındakiaydınlatma sistemleri insan yoğunluğuna göre ışık miktarını kendileri ayarlıyor. Araç park noktalarındaki alıcılar mobil uygulamalara durumlarını bildiriyor böylece park yeri arayan bir otomobil sürücüsü kendisine en yakın park noktasına yönlendirilebiliyor. Belki de gelecek günlerde araçların trafikteki durumuna göre iş yerinizden çıkmanız gereken saati ve takip etmeniz gereken yolu size her gün farklı şekilde sunan uygulamalar sayesinde trafik sıkışıklığı bir problem olmaktan bile çıkabilir.

{pagebreak:::: 3}

Girişimciler İçin Büyük Fırsat

Akıllı telefonlardaki uygulamaların kişisel bilgisayarlarımıza, programlara bakış açımıza ve dünyadaki yazılım ekosistemine nasıl bir etkisi olduğunu bilmeyen var mı? İşte şimdi aynı şey eşyalar için gerçekleşiyor. Gelecek bir kaç yılda giderek artan şekilde eşyalarımızın yenilikçiuygulamalarda nasıl kullanıldığına şahit olacağız. Üstelik Internet of Things alanında fikir üretip bunu hayata geçirmek hiç zor değil. Bunu yapmak için Texas Instruments’in SensorTag isimli 25 dolarlık donanım ve yazılım geliştirme ürünü ile hemen işe başlayabilirsiniz. Benzer şekilde Intel ve Qualcomm’un da çeşitli çözümleri ve ürün geliştirme platformları bulunuyor. Özellikle Intel bu alanda Quark ve Edisonçipleri ile oldukça iddialı. Ufak bir ip ucu vermek gerekirse Intel’in Yenilikçi Teknolojilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayşegül İldenizve gerçekten iyi bir fikriniz ve tasarlanmış bir ürüne sahipseniz kendisine ulaşmak hiç zor değil.

Hayal edilebilecek, düşünülebilecek, üzerinde çalışılarak gerçekleştirilebilecek şeylerin bir sınırı yok. Üstelik iyi bir fikir yakaladığınızda Cisco, IntelQualcomm gibi firmalar bu alana ayırdıkları milyonlarca dolara varan yatırım bütçeleri ile destek sağlamaya hazırlar.

Son Sözler

Bilgisayarların, cep telefonlarının, akıllı mobil cihazların, ince ekranların hayatımızı ne kadar değiştirdiğini düşünün. Şimdi hepsini toplayın ve bunu aklınıza gelen büyük bir rakamla çarpın. İşte IoT evreni bizim, çocuklarımızın ve torunlarımızın hayatını bu kadar çok değiştirecek. Bu değişime hazır olun, keyfinin sürün ve bir adım daha fazlasını atın çünkü bu dünyaya şekil verenler arasında yerinizi almamanız için hiç bir neden yok.

:: Sizce Şeylerin İnterneti dünyayı ne kadar değiştirecek?

 

Twitter Engeline Yürütmeyi Durdurma Geldi

Twitter‘ın yasaklanmasının üzerinden bir hafta geçmeden yasağın kalkmasına yönelik önemli bir işaret geldi. Ankara İdare Mahkemesi, Twitter‘a erişimin engellenmesine dair TİB‘in idare kararının yürütmesini durdurdu.

Türkiye Barolar Birliği, Ankara Barosu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti başta olmak üzere Twitter yasağının kalkmasına yönelik idare mahkemesine gelen başvurular böylelikle ilk sonucunu vermiş oluyor.

Gelişmelerin bundan sonraki aşaması merakla bekleniyor. Yasağın kalkmasına yönelik olarak Anayasa Mahkemesi‘ne de başvuruda bulunulmuştu.

:: Twitter yasağı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sony, Android Wear Kullanmayacak

Sony Mobile’ın ABD kolunun başındaki isim olan Ravi Nookala, bugün Sony’nin özellikle giyilebilir cihazlarla ilgili olarak önemli bir karar vererek, Google tarafından giyilebilir cihazlara özel olarak geliştirilen Android Wear’ı kullanmayacağını bildirdi.

Nookala, Sony’nin üreteceği akıllı saatlerde yalnızca kendi tasarımları
olan özel bir Android tabanlı platform kullanacaklarını belirtti.
Nookala, konuyla ilgili olarak “Bu platforma zaman ve kaynak yatırdık,
bu yönde ilerleyeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Android Wear bekleniyordu

 

Google, Android Wear‘ı geçtiğimiz hafta duyurdu. Android Wear, Google Now ses tanıma teknolojisini ağırlıklı olarak kullanan bir platform. Android Wear’ı akıllı saatlerinde ilk kullanan firma, LG olacak. LG’nin G Watch adlı modelinde Android Wear’ı görmeyi bekliyoruz. Samsung ise Galaxy Gear 2’si için kendi geliştirdiği Tizen OS’u tercih etti.

Android Wear hakkındaki detaylar için buraya tıklayabilirsiniz.

Güncelleme: Nookala, Twitter üzerinden Android Wear’ı ilerleyen dönemlerde kullanabileceklerini, Android Wear’a karşı olmadıklarını belirtti.

:: Sony Android Wear kullanmalı mıydı?

NVIDIA’dan Mobil Süperbilgisayar

NVIDIA bugün tümleşik sistemler için kullanılan dünyanın ilk mobil süperbilgisayarını temel alan bir geliştirici platformunu tanıtarak bilgisayarla görme, görüntü işleme ve gerçek zamanlı veri işleme tekniklerinin kullanıldığı yeni nesil uygulamalarının geliştirilmesi için kapı açtı.

NVIDIA Jetson TK1 platformu geliştiricilere robotların kusursuz dolaşmasını, doktorların mobil ultrasonla taramalar yapmasını, pilotsuz uçakların hareketli cisimlerden kaçınmasını ve araçların yayaları tespit etmesini sağlayan sistemleri ve uygulamaları hazırlamaları için gereken araçları sunuyor. 

Benzer tümleşik platformların neredeyse üç katı olan 326 gigaflopluk eşsiz performansıyla Jetson TK1 Geliştirici Setinde en kapsamlı paralel bilgisayar platformu ve programlama modeli olan NVIDIA CUDA mimarisini temel alan eksiksiz C/C++ araç seti bulunuyor. Bununla program yapmak mevcut tümleşik sistemlerde sıkça kullanılan FPGA, özel ASIC ve DSP işlemcilere göre çok daha kolay.

Özünde Tegra K1 var

Jetson TK1 Geliştirici Setinin özünde, NVIDA’nın GPU’su olan NVIDIA
Kepler mimarisini temel almış 192 çekirdekli süper çipi olan Tegra K1
mobil işlemci var. Tegra K1’in tamamen programlanabilen 192 çekirdeği
dünyanın en gelişmiş grafik ve bilgisayar performansını mobil biçim
katsayısı halinde sunuyor.

:: NVIDIA’nın süperbilgisayarı için ne düşünüyorsunuz?

Televizyonunuza Özel: WD My Book AV-TV

Dizileri ve filmleri bilgisayardan izlemek oldukça popüler bir akım. Bununla birlikte neden bu içerikleri salonumuzdaki kocaman televizyonlardan izlemeyelim ki? Ayrıca dijital platformlardan kayıt yapabilen cihazlarımız da var; neredeyse her şeyi kaydetmemiz mümkün.

Özel çözüm: WD My Book AV-TV

Video kayıt ve yeniden oynatma gibi zorlu bir iş için özel üretilmiş My Book AV-TV ile televizyonunuzu tam bir dijital medya üssüne çevirebilirsiniz. Bu üründeki özelleşmiş teknolojilere ve kullanım alanlarına yakından bakıyoruz.

#video_4032#

Teknik özellikler

Kapasite: 1 ve 2 TB
Bağlantı arayüzü: USB 3.0
Soğutma: Fansız, pasif soğutma
Kutu içeriği: USB 3.0 kablo ve adaptör

:: Favoriniz televizyon mu yoksa bilgisayar ekranı mı?

Bütün Mesele Telefonda Az Konuşmak

Kredi kartı hesap ekstrenizde bir problem var. Bankanızı arıyorsunuz. Önce bir reklam dinliyorsunuz, sonra üçe, beşe, yediye, ikiye ve size bir bulmaca çözdüğünüzü düşündüren pek çok sonu gelmez numaraya basarak nihayet bir yetkiliye ulaşıyorsunuz. Derdinizi anlatıyorsunuz ve karşınızdaki kişi size; “Bir saniye, sizi ilgili birime aktarıyorum” diyor. Macera baştan başlıyor.

Anlattığımız biraz abartılmış bu deneyim aradığınız şirketin sizden nefret ettiği veya size acı çektirmekten zevk aldığı için yaşanmıyor. İşin doğrusu bankalar, GSM operatörü gibi işletmelerin milyonlarca müşterisi bulunuyor. Bu müşterilerden pek çoğu destek almak için çağrı merkezlerini arıyor ve maalesef bu çağrı merkezlerinde çalışan insanların sayısı kısıtlı oluyor.

Bir kaç bin kişinin çalıştığı devasa çağrı merkezlerinde bile öyle anlar geliyor ki gelen çağrılara cevap verecek kadar çok operatör bulunamayabiliyor. Veya gelen çağrılar yanlış uzmanların önüne geldiği için zaman kayıpları yaşanabiliyor. Her bir çağrı merkezi çalışanının sadece 30 saniye kaybettiğini düşünün. Günün sonunda bu saniyeler toplanıyor ve binlerce saatlik kayba neden olabiliyor.

Tarkan Ersubaşı – Speechouse Kurucu & CEO

Peki, bu problem nasıl çözülebilir? Aslında bir çözümü var ve bunu bir Türk şirketi sağlıyor. Speechouse 2006 yılında kurulmuş ileri ses teknolojileri geliştiren ve çağrı merkezleri hizmeti veren bir firma. Geliştirdikleri teknoloji sayesinde numara labirentlerinde kaybolmak yerine bir bilgisayar sistemi sizi sesinizden tanıyor.

Ancak iş sadece sesinizden tanınmanızla sona ermiyor. Sisteme; “Kredi kartı ekstremi öğrenmek istiyorum” dediğinizde bunu anlayıp sizi bir insan ile muhatap etmeden cevabı okuyabiliyor. Speechouse Kurucusu ve CEO’su Tarkan Ersubaşı; “Yakın bir gelecekte telefona ‘Yeniköy şubesi vadesiz TL hesabımdaki bakiyem müsait ise A firmasının hisselerinden 1.000 liralık alım yap’ şeklinde komutlar verebileceğiz.

Ersubaşı’na soruyoruz; “Peki, insanlar canlı bir müşteri temsilcisi ile görüşmek istediğinde ne olacak?” Cevaplıyor; “Sorun yok, günün sonunda her zaman ulaşabileceğiniz bir müşteri temsilcisi var bunu söylemniz yeterli. Üstelik insanlar robotlar ile işlerini ne kadar çok çözerse telefonda bekleme süreniz o kadar azalacak.

:: Çağrı merkezi aramalarınızdan mutlu musunuz?

 

App Store’da Uygulama Bulma Kolaylaşıyor

Mobil platformlar için sunduğu ve barındırdığı milyarlarca kaliteli uygulama/oyun ile bilinen App Store, kullanıcılara daha iyi bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Apple‘ın geliştirmiş olduğu algoritmalar sayesinde yakın bir zaman içerisinde App Store‘da arattığınız herhangi uygulama veya oyuna benzer öğeleri anında görüntüleyebileceksiniz.

Benzer uygulamalar arama ekranında yer alacak

Hali hazırda bulunan App Store‘daki uygulama veya oyun önerileri “bu uygulamayı satın alanlar bu uygulamaları da satın aldı” başlığında veya Genius üzerinde yer alıyordu. Bu özelliği geliştiren Apple, benzer uygulamaları çok yakın bir zaman içerisinde direk arama ekranında gösterecek.

Apple’ın bu hamlesi uygulama meraklıları için kaçırılmaz bir özellik olacağa benziyor. Yakın zamanda faaliyete geçecek olan bu yenilik sayesinde amacı aynı ama farklı özellikler sahip uygulamalara anında ulaşabileceksiniz. Bakalım Apple, App Store üzerinde daha ne gibi değişiklikler yapacak.

:: App Store’un yeni özelliğini beğendiniz mi?

Bu Fotoğraflar HTC One M8 ile Çekildi

HTC‘nin Londra‘da düzenlediği etkinlikte gün yüzüne çıkan yeni telefonu One M8, sunmuş olduğu donanım ve yazılımsal özellikler ile dikkat çekmişti. HTC One M8’in tüm özelliklerine buradan ulaşabilirsiniz. Ancak HTC One M8‘in en merak edilen özelliği ise Duo Kamera adı verilen iki adet arka kamerasıydı.

HTC‘nin kamera alanın büyük bir yeniliğe giderek çekilen fotoğraftaki netleme noktasını değiştirmeye imkan sağlayan UFocus ve UltraPiksel teknolojilerinin One M8‘de kullanması, cihaz ile çekilen fotoğrafların nasıl bir kaliteye sahip olacağına merak uyandırmıştı.

Biz de sizler için bu haberimizde HTC One M8 ile çekilen çeşitli fotoğrafları bir araya getirdik.

İşte One M8 ile çekilen fotoğraflar!

{pagebreak::1}

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

:: HTC One M8’in kamerasını beğendiniz mi?

Yarım Milyar iPhone Satıldı

Android platformunda birbirinden güçlü cihazlar gün yüzüne çıkadursun; asıl bombayı Apple patlattı: Forbes haberine göre Apple Mart 2014 itibarıyla 500 milyon iPhone satışına ulaştı. Üstelik iPhone serisinin yarım milyara ulaşması, henüz geçtiğimiz yıl aşılan 400 milyon barajının üzerinden bir yıl geçmeden sağlandı. Diğer bir deyişle Apple, sadece son 8 ayda 100 milyon iPhone sattı.

Böylesi bir başarı, büyük beklentileri de beraberinde getiriyor. Açıklamaya göre Apple, 2014 mali yılı bitene kadar 600 milyon iPhone satışına ulaşmayı hedefliyor. Şirketin 1 milyar cihaz satışına ulaşmayı planladığı yıl ise 2017. Anlaşılan Ocak 2007 tarihinde piyasaya sürülen ve akıllı telefonlara dünya insanının bakış açısını değiştiren Apple iPhone için “doygunluk noktası” sadece sözde kalacak.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/basliksiz-21395702837.jpg

:: iPhone kullanıyor musunuz? Hiç kullandınız mı?

HTC One M8 ile iPhone 5s Karşı Karşıya

HTC‘nin merakla beklenen yeni amiral gemisi One M8 nihayet tanıtıldı. İlk incelemesine buradan ulaşabileceğiniz cihazın sahip olduğu donanım ve güçlü özellikleri, yeni akıllı telefon almak isteyenlerin ve hatta hangi modeli satın alacağına karar vermiş olanların bile aklını çeldirecek türden. Bu nedenle HTC‘nin yeni gözdesini, pazardaki muhtemel rakipleriyle karşılatırmayı sürdürüyoruz.

HTC One M8‘in en dişli rakiplerinden biri de hiç şüphe yok ki pazarın en ağır toplarından iPhone 5S. Her ne kadar iki cihazın piyasaya sürülüş tarihleri arasında zaman farkı olsa da şu an için pazarda rakip durumundalar. Yine de karşılaştırma yaparken ki cihaz arasındaki 6 aylık süreyi göz önünde bulundurmakta fayda var. Zira, yarım yıllık bu sürede, akıllı telefonları oluşturan bileşenler, pazar koşulları ve tüketici tercihleri oldukça farklılaştı. Bu ön saptamayı da paylaştıktan sonra iki cihazı ele almaya başlayabiliriz. Öncelikle cihazların tasarımlarıyla başlayalım…

Tasarım

İki cihazın da elinin en güçlü olduğu alanlardan birisi tasarım. Apple‘ın bu alandaki başarısı üzerine çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Gerek malzeme kalitesi gerekse işçilik açısından çıtayı en üst noktada konumlandıran bir şirket olduğunu sanırım tüm okurlarımız kabul edecektir. iPhone 5S modeli de klasik iPhone çizgisini en modern haliyle bizlere yansıtan bir tasarıma sahip ve önceki iPhone’lar gibi bu noktada oldukça başarılı.

Bununla beraber, HTC’nin de özellikle One serisiyle birlikte beğeni toplayan ve takdir gören bir tasarımı ortaya koyduğunu söyleyebiliriz. HTC One M8′in bir önceki modele göre biraz daha yuvarlanmış hatlara sahip tasarımı ise yine oldukça şık. Malzeme kalitesi ve işçişik ise üst sınıf bir cihaza yakışır seviyede. Her iki cihazın da alüminyum yekpare bir kasaya sahip olduğunu belirtelim ve bu konudaki tercihi sizlerin beğenisine bırakalım.

Ergonomi

Belki de tasarım konusunun bir parçası olarak değerlendirilebilecek bir diğer başlık ise ergonomi. Apple‘ın kullanım kolaylığı nedeniyle yıllardır iPhone ekranını olabildiğince az büyüttüğünü ve bu nedenle de bazen tüketicilerin tepkisiyle karşılaştığını hepimiz biliyoruz. Apple‘ın rakipleri ise büyük ekranlı modeller ile Apple‘ın yarattığı boşluğu oldukça iyi dolduruyor.

HTC One M8 de bu işlevi görebilecek cihazlardan biri. HTC, bu model ile büyük ekran ve şık bir tasarımı bir arada sunmayı başarıyor. Buna rağmen, büyük ekranın doğal bir sonucu olarak tek elle kullanım zorluğu ortaya çıkıyor. HTC One M8′de ekran çerçevesinin incelmemiş olması 5 inç‘lik bir ekranın kullanımını zorlaştırabilir. Özellikle sık sık direksiyon başında olan biriyseniz ve yasak olmasına rağmen sürüş sırasında telefona ihtiyaç duyuyorsanız iPhone 5S‘in sizin için daha iyi bir tercih olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ayrıca, küçülen boyutların pantolan ceplerine daha rahat sığdığını da hatırlatmakta fayda var.

{pagebreak::2}

Donanım

HTC One M8 beklendiği gibi Snapdragon‘un en son çipi 801 ile geliyor. 2.3 Ghz saat hızında çalışan işlemci konusunda söylenebilecek fazla bir şey yok. 2014 model üst sınıf yeni cihazların hemen hepsinde yer alan işlemci, hali hazırda akıllı telefon üreticilerinin tercih edebileceği en güçlü çip olarak öne çıkıyor. Teknik kıyasalamaların ötesinde Apple’ın 64 bit A7 işlemcisinin en büyük artısı ise iOS yazılımıyla ortaya çıkıyor. 1.3 Ghz‘lık saat hızına sahip A7 işlemci kağıt üzerinde daha yavaş dursa da, gerçek kullanımda iki ayrı işletim sistemini kullanan cihazlar arasındaki bu kıyaslama pek doğru sonuçlar vermeyecektir.

Bellek tarafında ise HTC M8‘in 2GB ile geldiği görülüyor. Android işletim sisteminin yüksek bellek tüketimi karşısında 2GB bellek düşündürücü görülebilir. iPhone 5S ise 1GB belleğe sahip olmasına rağmen, işletim sistemi avantajı ile durumu lehine çevirmeyi başarıyor.

1920×1080 piksel çözünürlüğünde Full HD Super LCD3 ekran ile gelen HTC One M8, 441 ppi değeri sunuyor. Buna karşın, iPhone 5S’in 4 inç’lik retina ekranı 640×1136 piksel çözünürlüğünde ve 326 ppi piksel yoğunluğuna sahip.

Kamera

HTC One M8‘in en büyük iyileştirmelerinin kamera konusunda olduğunu söyleyebiliriz. İşlemci ve bellek tercihinde pazarın genel eğilimlerine uyan HTC, kamera konusunda farkını ortaya koymaya çalışmış. Bu noktada bir strateji değişikliğine de dikkat çekmekte fayda var. İnceleme videomuzda da dile getirildiği gibi, HTC kamera çözünürlük değerine odaklanmayarak rekabeti fotoğraf kalitesi üzerinden sürdürmeye kararlı görünüyor. Bu konuda şirketin elini güçlendiren ise sahip olduğu UltraPixel teknolojisi. 

Fotoğraf kalitesini en üst noktaya taşımaya odaklanan bu teknolojiye eşlik eden çift lens ve pozlanmış kare üzerinde odaklanmaya izin veren Ufocus özelliğiyle HTC, yeni amiral gemisini  bu alanda oldukça üst bir seviyeye taşımayı başarmış. Giderek yaygınlaşan “selfie” trendinin hız kesmeyeceğini ön gören şirket, ön kamerayı da 5 megapiksel çözünürlüğe ulaştırmış. Video konusunda cihaz iPhone 5S ile aynı potada yürüyor. Her iki telefon da Full HD çözünürlükte video yakalayabiliyor ve ağır çekim özelliğine sahip.

HTC’nin fotoğraf konusundaki “kalite odaklı” stratejisini Apple’ın da paylaştığını söylemek mümkün. Zira iPhone 5s tanıtımında, rakiplerin kendilerini megapiksel konusunda yukarıya çıkmaya zorladığı ancak önemli olanın fotoğraf kalitesi olduğu şirket yetkililerince dile getirilmişti. Bu anlayışla şekillenen iPhone 5s kamerası çift LED flaş ile güncellenmiş ancak 8 megapiksellik çözünürlük değerine dokunulmamıştı. Buna rağmen, iPhone 5s’in lansmanından bugüne geçen 6 aylık sürede, rakiplerin kamera konusundaki çıtayı oldukça üst seviyelere çektiği görülebiliyor.

Depolama Alanı

HTC One M8‘in önceki nesli M7‘ye göre en büyük farklılığı genişleyebilen depolama alanına olanak sağlaması. M7 modeli tıpkı iPhone serisinde olduğu gibi dahili ve artırılamayan hafıza ile gelirken, M8 modeli 16GB ya da 32GB dahili hafızanın yanısıra 128 GB‘a kadar microSD kart desteğini de beraberinde sunuyor. 

Buna karşın, iPhone 5′de veri depolamanın maksimum 64 GB ile sınırlandırılması söz konusu. Eğer çok sayıda uygulamayı aynı anda telefonunuzda tutmak, müzik arşivinizi yanınızda taşımak, uzun HD videolar ve bol bol fotoğraf çekmeyi düşünüyorsanız tercihinizi HTC One M8‘den yana kullanabilirsiniz.

:: Her iki cihaz arasında tercihiniz hangisi olurdu? Nedenleriniz neler?

 

 

Oculus Rift için Minecraft Askıya Alındı!

Facebook tarafından 2 milyar USD’a satın alınan Oculus firmasının sanal gerçeklik cihazı Oculus Rift için Minecraft geliştirilmeyecek. Bir çok kişinin isteği ile geliştirilmeye başlanan Oculus Rift için Minecraft oyunu dün Notch’un açıklamasıyla iptal edildi.

Oculus Rift’in en büyük destekçilerinden ve Minecraft’ın yaratıcılarından olan Notch, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Facebook beni korkutuyor, haberi duyduğum gibi Oculus Rift için Minecraft projesini iptal ettim.” Açık kaynak destekçisi olduğu bilinen Notch’un Facebook’un gizlilik politikasını beğenmediği ve bu sebepten dolayı iptal ettiği tahmin ediliyor.

Facebook için Kötü Haber

Oculus Rift için geliştirilen ilk ve en önemli oyunlardan olan Minecraft’ın durdurulması Oculus Rift’e dolayısıyla Facebook’a bolca müşteri ve para kaybettirecek. Sanal gerçeklik başlığı ile Minecraft oynamak normalden çok daha eğlenceli olabilirdi. Creeperların yanınızda patlaması, gerilimi oldukça arttırabilir, oyunun zevkini çoğaltabilirdi. Ne diyebiliriz oyuncular için kötü bir haber.

:: Minecraft’ın Oculus Rift için durdurulması hakkında ne düşünüyorsunuz?