WhatsApp Neden Çöktü Açılmıyor?

Milyarlarca dolar para ve hisse karşılığında Facebook tarafından satın alınmasıyla gündeme oturan WhatsApp mesajlaşma sistemi şu sıralarda gönderdiğiniz mesajları yerine iletemiyor. Kullanıcıları, mesaj göndermeye çalıştıklarında, normalde bağlantınız yoksa çıkan, mesajın sunuculara iletilmesinin beklendiğini gösteren saat ikonuyla karşılaşıyor.


O meşhur saat ikonu.

Güncelleme

WhatsApp’ın Twitter’daki kurum ve destek hesabında veya kendi şirket blogunda herhangi bir bildirim bulunmuyor. Yazılımın yardım menüsünden bakıldığında ise aşağıdaki uyarı ekranı geliyor.

Bu esnada WhatsApp’ın kendi web sitesindeki yazılım sürümünün Google Play’dekinden farklı olduğu görülüyor. Google Play’deki sürüm numarası 2.11.150 iken web sitesinden indirebileceğiniz APK dosyasındaki sürüm 2.11.169. Bu ufak bir sürüm farkı fakat arka planda bir güncelleme yapılıyor olabilir.

:: WhatsApp’a nazar mı değdi?

iPhone 6’da Safir Ekran Kullanılabilir

Apple’ın akıllı telefon serisi iPhone, her yıl olduğu gibi bu yılda güncellenecek. Sadece teknoloji tutkunlarının değil, herkesin ilgisini çeken iPhone 6‘nın safir camdan oluşan bir ekran ile geleceği söylenmeye başladı.

Canonical’ın CEO’su Mark Shuttleorth yaptığı bir açıklamada Apple’ın safir ekran stoğu oluşturduğu, ve bu stoğun 3 yıl yetecek boyutlarda olduğunu söyledi. Apple bu stoğu iPhone 6 için mi kullanacak, yoksa başka planları mı var henüz bilinmese de, yeni nesil iPhone’da çok daha dayanıklı ekranlar kullanılacağına kesin gözle bakılıyor.

Diğer Parçalarda da Safir Kullanabilir

Apple’ın iPhone 5S’de kullandığı parmak izi okuyucusu ve arka kamera lensinde safir camı tercih etmişti. Apple’ın bu safir tutkusu git gide büyürken, şirketin yeni iPhone’un işlemcisinde de safir kullanabileceği, bu sayede daha yüksek saat hızlarına çıkabileceği söyleniyor.

:: iPhone 6’nın safir ekran ile geleceğini düşünüyor musunuz?

iOS 7 İçin En Güzel Duvar Kağıtları

iOS 7 için internette binlerce duvar kağıdı mevcut. Bu duvar kağıtlarından beğendiğimiz 20 tanesini sizler ile paylaşmak istedik. iPhone 5, 5C ve 5S’in 4 inç ekranına uygun 640 x 1136 çözünürlükte duvar kağıtlarını ister bilgisayarınız ister iPhone’unuz vasıtası ile indirebilirsiniz.

{pagebreak:::: 2}

{pagebreak:::: 3}

{pagebreak:::: 4}

{pagebreak:::: 5}

{pagebreak:::: 6}

{pagebreak:::: 7}

{pagebreak:::: 8}

{pagebreak:::: 9}

{pagebreak:::: 10}

:: iOS 7 için duvarkağıtlarını beğendiniz mi?

Facebook WhatsApp’ı Neden Satın Aldı?

Dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook‘un çapraz platform anlık mesajlaşma servisi WhatsApp‘ı satın almasının yankıları sürüyor. 16 milyar dolarlık satın alım bedeli konuşulmaya devam edilirken, merak edilen konuların başında Facebook‘u WhatsApp‘ı satın alamaya iten faktörler geliyor.

WhatsApp gençler arasında popüler

Global Web Index araştırma şirketinin son verileri Facebook‘un bu kararında etkili olan nedenlerden bazılarını gözler önüne seriyor. Verilere göre WhatsApp uygulaması gençler arasında giderek yükselen bir popülariteye sahip. Geçtiğimiz yıldan beri uygulamanın kullanımı 16 – 19 yaşları arasındaki gençlerde yüzde 160 oranında artmış durumda.

Dünya çapında her dört gençten biri kullanıyor

Aksi yönde araştırmalar olsa da, genç kullanıcıların Facebook‘tan uzaklaştığı yönünde iddiaların bulunduğu son dönemde, WhatsApp‘ın bu kitledeki popülaritesi Facebook’un ilgisini çekmiş görünüyor.Facebook‘un hareket geçmesinde etkili olabilecek tek veri bu değil. Global Web Index, her ay dünya çapında gençlerin yüzde 25‘inin uygulamayı kullandığını belirtiyor. Bu oran WhatApp‘ı sadece akıllı telefonlarına yükleyenlere değil, aktif olarak uygulamayı kullananlara dayanıyor.

Orta Doğu ve Afrika ilk sırada

Bölgelere göre farklılık gösteren WhatsApp kullanıcısı genç kitle, en büyük paya Orta Doğu ve Afrika‘da sahip. Bu bölgelerde yüzde 69 olarak belirlenen oran Latin Amerika‘da yüzde 62, Avrupa’da yüzde 40, Asya-Pasifik bölgesinde yüzde 19 olarak belirlenmiş durumda. Kuzey Amerika‘da ise sadece gençler arasında WhatsApp’ın yaygınlığı yüzde 4‘lerde görünüyor.

:: Facebook’un satın alım nedenleri sizce neler olabilir?

 

HERE Maps Windows 8.1 Cihazlara Geliyor

Nokia‘nın Kasım ayında duyurulan Lumia 2520 tabletiyle birlikte kullanıma sunulan HERE Haritalar uygulaması tüm Windows 8.1 cihazlara geliyor. Şirket tarafından bugün yapılan açıklamada, uygulamanın çok yakında Windows 8.1 tabletler, dizüstü ve masaüstü PC‘ler için sunulacağı duyuruldu. RT ve PRO sürümlerin her ikisinin de desteklendiği verilen bilgiler arasında.

Güncellenmiş yeni sürüm

Hali hazırda geçerli sürümün bütün özelliklerini barındıran uygulama önemli güncellemeler de içeriyor. Nokia‘ya göre iyileştirmelerin en büyüğü uygulamanın çalışma hızında gerçekleştirildi. Haritaların açılma hızına doğrudan etki edecek yazılımsal birçok iyileştirme yapılmış durumda.

Peki ne kadar hızlı? Yanıtı sonraki sayfada.

{pagebreak:::: 2}

4 kata kadar hızlı

Nokia, bu alanda çalışarak uygulama performansını büyük ölçüde yükseltmiş. Şirket, şehir sayfalarının 4 kata kadar daha hızlı açıldığı örneğini veriyor ve bu kazancın yenilikçi rendering işlemi ve bazı akıllı optimizasyonlar sayesinde olduğunu belirtiyor. Uygulamada hız artışının yanı sıra, klavyefare desteği ve önceki aramaların hatırlanması gibi bazı yeni özellikler yer alıyor.

Kuzey Amerika ve Avrupa öncelikli

HERE Haritalar’ın dağıtımına öncelikle Kuzey Amerika ve Avrupa‘dan başlanacak. Uygulamanın bu bölgelerde bulunan ülkelerin Windows Uygulama Mağazaları‘nda birkaç gün içinde yer alması bekleniyor.

:: Hangi haritalar servisini ya da uygulamasını daha çok kullanıyorsunuz?

 

GTA: Liberty City Stories Mobile Gelebilir

Gainesville tabanlı video oyun geliştiricisi War Drum Stüdyoları’nın Grand Theft Auto: Liberty City Stories oyununu iOS ve Android işletim sistemine sahip akıllı telefonlar ve tabletler için geliştireceği ortaya çıktı. Oyunun yapımına yaklaşık bir ay önce başlanmış olup oyunun piyasaya sürülmesinin 2014 yılının 4. çeyreğinde gerçekleşeceği düşünülüyor.

Ne yazık ki oyunun Windows Phone cihazlara gelip gelmeyeceği konusunda bir bilgi bulunmuyor. iOS ve Android için yeniden geliştirilen oyunun bu taşınabilir cihazlar için zenginleştirilmiş bir modelinin geleceği bekleniyor. Bulut kaydetme desteği ve yerel radyo istasyonları da mobil oyun severler için eklenecek olan diğer özellikler arasında bulunuyor.

Diğer GTA oyunlarının mobil sürümlerine benzeyebilir

Donanım gereksinimleri hakkında henüz kesin bir şey söylenmemesine ek olarak GTA: San Andreas‘tan çok da farklı olmayacağı düşünülüyor. Bu bilgilerin resmi bir açıklama olmadığını belirtmekte fayda var. Ancak War Drum‘ın, GTA III, GTA: Vice City ve GTA: San Andreas üzerinde çalıştığı gerçeğini düşünürsek bu bilgilerin aslında çok da imkansız olmadığını söyleyebiliriz.

Mobil cihazlara gelme ihtimali çok yüksek

Grand Theft Auto: Liberty City Stories, 2005 yılında PlayStation Portable için Rockstar Leeds tarafından geliştirilmişti. Oyun daha sonra 2006 yılının ortalarında PS2‘ye taşınmıştı ve aynı zaman içerisinde PSN aracılığı ile PS3 için de mevcut hale gelmişti.

Bu geçişleri göz önünde bulundurduğumuzda oyunun bir sonraki durağının iOS ve Android olacağını da tahmin edebiliriz. Tabi ki bu tahminlerin ve söylentilerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini zamanla göreceğiz.

:: GTA: Liberty City Stories’i mobil cihazlarınız oynamak istiyor musunuz?


Flappy Bird Klonunuzu Oluşturun

Flappy Bird oyunu ile yıldızı bir anda parlayan genç yaştaki geliştirici Dong Nguyen, bu şöhreti kaldıramamış ve oyunu uygulama mağazalarından çekme kararı almıştı. Oynanışı çok basit olmasına karşılık yüksek skorların yapılmasının zor olduğu Flappy Bird oyunun kaldırılmasından sonra, birçok Flappy klonu mağazaları işgal etmişti.

Peki, hiç kendi Flappy klonunuzu geliştirmek istediniz mi? Hem de hiç bir kod yazmadan? Evet artık bu mümkün. Apolinario isimli bir web geliştiricisinin yarattığı internet sitesi sayesinde kendi Flappy klonunuzu oluşturabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek şey siteye görsel yüklemek olacak.

Flappy Bird klonunuzu oluşturmak için buradan geliştiricinin internet sitesine girebilirsiniz. İki farklı görsel seçtikten sonra internet tarayıcınız üzerinden Flappy oyununuzu oynayabilirsiniz.

:: Flappy Bird klonunuzu oluşturdunuz mu?


LinkedIn’e Blok Geldi

İş dünyasına özgü sosyal platform LinkedIn’de kullanıcı mahremiyetini korumak için önemli bir adım daha atılıyor. Bundan böyle istemediğiniz kullanıcıları profilinize erişmekten men edebileceksiniz. LinkedIn Güvenlik Bölümü sorumlusu Paul Rockwell tarafından yapılan açıklamada, kullanıcı bloklama özelliğinin uzun zamandır LinkedIn üyeleri tarafından talep edildiği belirtildi. 

Yeni özellikten faydalanmak isteyen kullanıcıların, engellemek istedikleri kullanıcıların profil sayfalarına girerek, “Engelle veya Rapor Et” tuşuna tıklaması gerekiyor. Cnet haberine göre engellenen kişiye bununla ilgili herhangi bir bilgi verilmeyecek. Bloklamanın ardından her iki taraf da birbiriyle ilgili kişi önerisi almayacak. 
:: LinkedIn kullanıyor musunuz?

Yeni özellikten faydalanmak isteyen kullanıcıların, engellemek istedikleri kullanıcıların profil sayfalarına girerek, “Engelle veya Rapor Et” tuşuna tıklaması gerekiyor. Cnet haberine göre engellenen kişiye bununla ilgili herhangi bir bilgi verilmeyecek. Bloklamanın ardından her iki taraf da birbiriyle ilgili kişi önerisi almayacak. 

:: LinkedIn kullanıyor musunuz?

 

Need For Speed Beyazperde Yolunda

Araba tutkunlarını ekranlara kilitleyecek muhteşem bir film geliyor: “Need For Speed.” Bu ismi oyun severler yakından bilirler, zira 1994 yılında EA Games etiketi ile serinin ilk oyunu “The Need For Speed” piyasaya çıkmıştı. Oyun o kadar çok ilgi gördü ki o tarihten bugüne ünlü firma “Need For Speed” için tam 20 farklı tür çıkardı. 140 milyon adet satarak dünya çapında rekor kıran oyuna bir film çekmek için geç bile kalındı.

DreamWorks ve EA Games iş birliğiyle, oyun sanal asfalttan gerçek asfalta taşındı. Başrol oyuncusu olarak “Breaking Bad” dizisinden tanıdığımız “Aaron Paul” seçildi. Paul’a filmde Dominic CooperDakota Johnson ve Michael Keaton eşlik ediyor. Yönetmenliğini Scott Waugh‘un yaptığı Need For Speed‘de bir de sürpriz var: Mustang! Ford markası, film için özel olarak bir “Mustang” üretti. Bu araba E3 Expo Fuarı‘nda da sergilendi.

Merakla beklenen Need For Speed14 Mart 2014‘de gösterime girecek.  Fragmanı ile sizleri başbaşa bırakıyoruz. İyi Seyirler.

#video_3881#

:: Need For Speed filmi için ne düşünüyorsunuz?

Aracınızda Kablosuz Şarj Kolaylığı

Madem cep telefonları sürekli yanımızda gezdiriyoruz her an çalmaları da artık gayet mümkün. Ancak artık yapabildikleri tek şey telefon görüşmesi değil. Bu yüzden isimleri de akıllı telefon olarak evrildi.

Son dönemlerde akıllı telefonların gittikçe büyüyen ekranları ve Yandex gibi servislerin trafik yoğunluğuna bağlı sunduğu ücretsiz navigasyon servisleri ise akıllı telefonlarımızı araçlarımızda da kullandığımız birer yardımcıya dönüştürdü.

Ancak ufak bir problem var; akıllı telefonlarımızı araç kitleri ile aracımızda uygun bir yere monte etsek de zaten hızla tükenen piller navigasyon gibi uygulamalar ile gayet yetersiz kalıyor. Bu problemi göz önüne alan Mountr isimli şirket zekice bir çözüm geliştirmiş.

Mountr geleneksel araç telefon kitlerine benziyor. Vakumlu tabanı ile ister cama ister konsola monte edebiliyorsunuz. Onu farklı kılan ise akıllı telefonunuz ile uyumlu özel arka kapak seçenekleri sunması.

Bu kapaklardan birini kullandığınızda telefonunuzu kendinden mıknatıslı araç kiti yuvasına kolaylıkla takabiliyorsunuz üstelik bu bağlantı noktası telefonunuzu şarj etmenizi sağlıyor.

Enerji ise çakmak veya varsa aracınızın USB çıkışına bağlanan bir kablo ile sağlanıyor. Diğer klasik yöntemlerden tek farkı sürekli telefonunuza kablo takıp çıkartma derdi ile uğraşmıyor olmanız.

Test için bize gelen kitin içerisinden Samsung Galaxy S3 ve iPhone 4 ile 4S için uygun kapaklar çıktı. Yeni modeller Samsung Galaxy S4‘ü destekliyor. Ancak diğer popüler telefon modelleri için şimdilik ekstra kapaklar sunduğunu göremedik. En azından internet sitesinde bu yönde bir bilgi yok.

Mountr araç içi telefon kiti arayan ve sürekli kablolar ile uğraşmak istemeyenler için kolay bir çözüm olabilir.

:: Siz aracınızda akıllı telefonunuz için nasıl bir çözüm kulanıyorsunuz?


Jolla Sailfish OS Güncellendi

Finlandiya’da kurulan ve Nokia’dan ayrılmış çalışanlardan oluşan Jolla firması, Meego tabanlı işletim sistemleri Sailfish’in beta sürümünün bittiğini, işletim sisteminin artık kararlı 1.0 sürümüne ulaştığını duyurdu.

Jolla’nın satışa sunduğu “Jolla One” isimli akıllı telefonda kullanılan işletim sistemi ilk büyük güncellemesini de almış oldu. Şirketten yapılan açıklamaya göre güncelleme Jolla One kullanıcılarına Mart ayında ulaştırılacak. Performans iyileştirmelerinin yanı sıra, işletim sisteminin kararlılığını arttıran ve çeşitli görsel zenginleştirmeler içeren Sailfish 1.0, bazı Android telefon ve tabletlere de kurulabiliyor.

Kullanıcı Potansiyeli Artıyor

Jolla’dan yapılan açıklamaya göre, yakında Finlandiya dışındaki Avrupa ülkelerinde de satışa sunulacak olan Jolla One, yüksek kişiselleştirilebilme yeteneği sayesinde her geçen gün kullanıcı sayısını arttırıyor. 399 Euro fiyat etiketine sahip olan cihaz Avrupa’da ki tüm operatörler ile sorunsuz çalışıyor.

Asya Pazarına Girecek

Kısa zamanda büyük başarı yakaladıklarını ifade eden CEO Tomi Pienimäki, yakında Avrupa dışına çıkarak, Rusya, Honk Kong, Hindistan gibi Asya pazarlarını da Jolla ile tanıştıracaklarını söyledi.

:: Jolla Sailfish işletim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Titanfall Ön İnceleme

Günümüzde FPS oyunları artık tekdüze bir hal almış durumda. Genel olarak çıkan oyunlar farklı senaryolara sahip olsalar dahi işledikleri konular kısmen aynı oluyor. İki ülke arasındaki savaşa odaklanan oyunlar farklı yapımcıların elinden çıkmış olmalarına karşın, klasik olarak tüfeği elimize alıp önümüze çıkanı vurmaya çalıştığımız yapımlardan öte gidemiyor.

Gerçi bu konu hakkında Dice‘ın hakkını yememek lazım. Battlefield serisinde oyuncuların kullanımına sunduğu tank, savaş uçağı, helikopterler ve benzeri araçlarla FPS tarzındaki tek düzeliği yıktılar diyebiliriz.

Geçtiğimiz günlerde beta olarak oyun severlerin beğenisine sunulan Titanfall ise FPS kültürünü apayrı bir noktaya taşıyacak gibi görünüyor. Budaki en büyük etken ise kontrol ettiğimiz karakterin özgürce hareket edebilmesi ve yardımını aldığımız titan adındaki dev robotlar.

Respawn Entertainment ve Electronic Arts işbirliği ile piyasaya sürülecek olan Titanfall, alışılageldik olan FPS oyunlarından son derece farklı bir konumda duruyor.

{pagebreak::2}

Mirror’s Edge tadında bir kontrol sistemi

Karakterinizi yönlendirirken kendinizi bir an Mirror’s Edge oynuyormuş gibi hissediyorsunuz. Duvarlardan yürüyebiliyor, havada birkaç defa zıplayarak (birazda akrobasi yeteneğinize bağlı olarak) iki, üç katlı binalara rahatlıkla tırmanabiliyorsunuz.

Respawn Entertainment, Titanfall‘un betasında oyun severlere 3 farklı mod ve 2 farklı harita sunmuştu. Oyunun mod ve haritalarına tam incelemede derinlemesine değineceğim için bu kısımları es geçerek Titanfall‘u diğer FPS yapımlarından ayıran oynanış dinamiklerine giriş yapmak istiyorum.

Betaya ilk girdiğimizde (muhtemelen bu eğitim bölümü oyunun tam sürümünde de olacaktır) Titanfall‘un oynanış dinamiklerini gösteren bir eğitim bölümüyle karşılaşıyoruz.

Bu eğitim bölümünde klasik aksiyonların yanı sıra, karakterimizin duvarlardan nasıl yürüyebileceğiniz, yüksek binalara nasıl tırmanabileceğini de öğreniyoruz.

İtiraf etmek gerekirse, daha önce hiçbir FPS oyununda bu denli özgür bir karakter kullanımına rastlamamıştım. Titanfall‘da bir binaya girmek için illa ön kapıyı kullanmanıza gerek yok. Böylece içeride kurulmuş olan pusuları da bertaraf edebiliyorsunuz. Eğer girmek istediğiniz binada açık bir cam, bir balkon ya da çatısında bir delik mevcutsa karakterinizin akrobatik yeteneklerinden yararlanarak buralara rahatlıkla erişebiliyorsunuz.

{pagebreak::3}

Titanınız gelene kadar sabredin!

Oyuna ilk girdiğinizde (team deathmach için konuşuyorum) savaşa bir asker olarak dahil oluyorsunuz. Savaş alanında rakip takımın oyuncularının haricinde yapay zekadan mahrum olan cpu kontrolündeki askerlerde mevcut oluyor. Bu askerleri öldürmek size fazla bir puan ya da xp kazandırmasa bile kendinize olan güveninizin artmasına neden olabiliyor.

Siz savaşa dahil olduktan iki dakika sonra bağlı olduğunuz birlik titanınızı istediğiniz yere gönderiyor. Daha sonra bu titana binerek dilerseniz diğer titanlarla dilerseniz de rakip askerlerle (oyunda bu askerler pilot olarak geçiyor) kozunuzu paylaşıyorsunuz.

Tabi ki bir asker olarak, dev bir titana karşı mücadele etmek çoğu zaman riskli bir hamle gibi görünebilir. Fakat antititan silahınızla doğru noktalarda saklanarak bu dev robotları basit bir şekilde dize getirebiliyorsunuz. Tabi bunu yaparken düşman askerlere de dikkat etmeniz gerekiyor. Titan içerisindeki pilot sizi fark ettiğinde ise sonunuz genelde ölüm oluyor.

Respawn Entertainment, oynanıştaki çeşitliliği arttırmak adına pilotlara görünmezlik özelliği de vermiş. Bu mod için Crysis‘teki maksimum görünmezlik modu benzetmesini yapabiliriz. Görünmezlik moduna geçtiğinizde üzeriniz şeffaf bir şekilde kaplanıyor ve çok dikkatli bakılmadığı sürece fark edilmiyorsunuz. Titan içerisindeki bir pilotun sizi bu moddayken görme olasılığı az olsa bile, yayan gezen pilotlar sizi rahatlıkla fark edebiliyorlar.

Titanlar oyuna dahil olduğunda savaş alanı tam bir curcunaya dönüştüğünden, temkinli bir oyun çıkarmanız durumunda pilotları avlamanız daha kolay olacaktır. Yine de bunu yaparken kendinizi açık bir şekilde göstermemenizde yarar var diyebilirim.

{pagebreak::4}

Dev robotlar, kaçınılmaz sonlar

Titanlar ortaya çıkmaya başladığınızda, yüksek bir binanın tepesinden titanın üzerine atlayarak da onu alt etme şansına sahipsiniz. Tabi bu durum genelde anlattığım kadar kolay olmuyor. Çünkü düşmanınızın dostları böyle bir hamlenizde titana bombalar yağdırarak sizi saf dışı bırakabiliyor. Saydırdıkları bombalar titana bir zarar vermezken sizin ölümünüze neden oluyor. Bu da oyunun bir eksisi diyebilirim.

Titanların kontrol mekanizmaları da son derece basite indirgenmiş durumda. Her ne kadar zıplama ve eğilme gibi fonksiyonları titanlarla gerçekleştiremiyor olsak da hızlı manevralar yapabiliyor ve depar atarak koşabiliyoruz.

Titanlarınızın kullanacağı silahı oyuna girmeden önce kendiniz belirleyebiliyorsunuz. Custom Titan seçeneğine girerek, titanınızın silahınız, patlama anındaki reaksiyonunu ve bir takım özelliklerini bu kısımdan atayabiliyorsunuz.

Örneğin ben kullandığım titanda nükleer patlama seçeneğini kullanıyordum. Bu sayede titanım patlarken çevresine büyük zararlar veriyor ve kendisi yok olurken çevresindeki düşmanları da yok ediyordu. Bu tamamen sizin oyun içerisindeki stratejinize kalmış diyebilirim. Dilerseniz nükleer patlama yerine titanınızın kalkanını hızlı bir şekilde yenileme seçeneğini aktif ederek savaş alanında daha uzun bir sürede kalabilirsiniz.

Titanların en önemli özelliklerinden biriside Vortex Shield isimli geçici kalkan özelliği. Bu özellik sayesinde aynı Matrix filmlerinde olduğu gibi üzerinize gelen mermi ve füzeleri durdurarak geri gönderebiliyorsunuz. Tabi ki bu özellikte sizin seçiminize bırakılmış durumda.

Bunun haricinde yakın mesafe dövüşlerinde rakip titanın içerisindeki pilotu çıkararak direk öldürebilme lüksüne de sahibiz. Tabi bu durumun bazı riskleri de mevcut. Rakibimizin bizden önce davranıp, bizi titanımızdan çıkarıp sinek gibi ezmesi gibi.

{pagebreak::5}

Ayırt edici özellikler betada mevcut

Şunu da belirtmek isterim. Titanınız havaya uçtuğunuzda pilotunuz her zaman ölmüyor. Aynı savaş uçaklarında bulunan fırlatma mekanizması gibi, titanlarda da bir fırlatma mekanizması mevcut. Dilerseniz titanınız kendini imha etmeden önce bu mekanizmayı kullanarak kendinizi gök yüzüne doğru fırlatabiliyorsunuz. Sonrasında hayatta kalabilmeniz ise tamamen sizin oyunculuk becerilerinize kalıyor.

Respawn Entertainment, betada oyunun birçok özelliğini sınırlamış. Fakat Titanfall‘u türevlerinden ayıran özelliklerini ön plana çıkarmak için bunları oynanabilir kılmış.

Örneğin betada kullanılabilir olan Smart Pistol isimli silah. Kendi kendine nişan alma özelliğine sahip olan bu silah sayesinde, düşmanınızı belli bir süre görüş alanınızda tuttuğunuzda nişan göstergesi kırmızı oluyor ve tek bir atışla rakibinizi alaşağı edebiliyorsunuz. Özellikle pusu kurarak oynayan oyuncular için bu silah bulunmaz bir nimet diyebilirim.

Genel olarak toparlamak gerekirse, Titanfall’un betasını oynadığım süre içerisinde bir hayli eğlendim diyebilirim. Özellikle karakterin sınır tanımadan binalara tırmanması ve dev robotlarla giriştiğimiz mücadeleler bir hayli eğlenceli.

Oyun beta aşamasında olduğu için görsel anlamda yorum yapmak pek doğru olmasa da, Titanfall‘un PC‘de ideal bir grafik düzeyine sahip olduğunu söylemek mümkün.

11 Mart‘ta PC, Xbox One ve Xbox 360 için yayınlanacak olan yapımın geniş incelemesinde görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın.

#video_3878#

:: Titanfall’un betasını oynadınız mı? Oynadıysanız oyun hakkındaki görüşleriniz neler? Tıklayın forumda tartışalım.