Nvidia Tegra 4 Wayne’ın Özellikleri Sızdı

Nvidia‘nın CES 2013‘de tanıtmasını beklediğimiz Wayne kod adlı yeni mobil işlemcisi Tegra 4 için ilk bilgiler gelmeye devam ediyor.

Chiphell adlı sitede paylaşılan Wayne grafiğine göre Nvidia, Tegra 3‘te olduğu gibi yine 4+1 çekirdek tasarımını kullanacağı Tegra 4‘te toplam 5 çekirdek kullanılıyor. Ana gücü oluşturan 4 çekirdeğin ARM Cortex A15 tabanlı olması beklenirken,  düşük güç tüketimi gerçekleştiren ve çekirdekler arası iletişimi sağlayan +1′inci çekirdeğin ise ARMv7 tabanlı olması bekleniyor. 28nm teknolojisiyle üretilecek olan yeni işlemci, 40nm‘lik Tegra 3‘e göre daha az güç tüketecek.

1440p desteğine sahip olan ve 2650 x 1440p çözünürlüğündeki cihazlara tam olarak encode ve decode desteği sunacak olan Tegra 4, bu zamana kadar eleştirilen grafik ünitesini de sert bir iyileştirmeyle güncelleyecek.

Tegra 2 ve Tegra 3‘deki dahili GeForce GPU‘ları, rakiplerine göre geride kalan 3D başarımına sahipti. Özellikle Tegra 3‘teki bu durum daha hissedilir bir şekildeydi. Tegra 3‘teki 12 adet GPU çekirdeği, Tegra 4′te 72‘ye çıkartılıyor. Tegra 2‘ye göre 20 kat, Tegra 3‘e göre 6 kat daha iyi grafik performansı sunması bekleniyor.

Tegra 3‘ün en çok eleştirilen özelliklerinden biri olan tek kanal bellek desteği, Tegra 4 ile beraber yerini çift kanal DDR3L’e bırakıyor.

Nvidia, Tegra 4‘ün içerisinde USB 3.0 bağlantısına da destek veriyor. Yani daha hızlı dosya aktarımı yapan ve aynı birim zamanda daha fazla güç aktarımı sağlayan bağlantılara olanak sunacak.

Kod adı Wayne olacak olan Tegra 4, CES 2013‘te resmen tanıtılacak ve önümüzdeki dönemlerdeki akıllı telefon ve tabletlerde sık sık göreceğimizi düşünüyoruz.

:: Nvidia, Tegra 4 ile liderlik koltuğuna oturur mu?

Kurumlar, Microsoft Dynamics Çözümlerini Anlattı

Microsoft Dynamics Zirvesi 2012’de şirketlerinde kurumsal bilgi sistemlerini yenileme niyetinde olan olası müşterilere ve bilgi teknolojileri sektöründe hizmet veren firmalara, Microsoft Dynamics ürünlerinin son sürümleri, iş ortaklarının sunduğu sektörel çözümler aktarıldı.

Ayrıca Microsoft Dynamics kullanan Türkiye’nin önde gelen firmaları gerçekleştirdikleri projelerden elde ettikleri başarılarını da izleyenlerle paylaştı. Zirve, gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarla 18 Aralık 2012 tarihinde İstanbul’da gerçekleşti.

Kurumların en az kaynakla, en fazla sonuç elde etmelerini, süreçleri işlerken minimum hata yapmalarını, alacakları kararlar için maksimum bilgi ve analize ulaşmalarını sağlayan Microsoft Dynamics ürünleri, kurumların müşterilerine en kaliteli, en düşük maliyetli ürün ve hizmet sunmalarına yardımcı olarak, tüm iş süreçlerini entegre biçimde koordine etmelerine yardımcı oluyor.

Dynamics müşterileri, Dynamics çözümlerini anlattı

Coca-Cola’dan Turkcell’e, Borusan Oto’dan Toyota’ya birçok sektörden lider kurum esnek, güçlü ve güvenilir, Microsoft Dynamics çözümlerinin kurumları için yarattığı kolaylıkları paylaştı. Kurum ve çalışanların, kendi tercih ve iş yapış biçimlerini sisteme hızlı ve kolay bir şekilde tanıtabilmelerini amaç edinen Dynamics’in Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) ve Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) çözümlerinin faydaları da zirvede ele alındı.

:: Microsoft Dynamics Zirvesi 2012, İstanbul’da gerçekleştirildi.

{
ARTICLE_LINK} 

WD My Book Thunderbolt Duo İncelemesi

Western Digital’in, Thunderbolt tabanlı Mac kullanıcıları için tasarladığı My Book Thunderbolt Duo‘yu test merkezimizde ağırlıyoruz.

4 TB ve 8 TB olmak üzere iki farklı varyasyonunun piyasada bulunduğu ürünün içerisinde iki adet 3.5 inçlik hard disk bulunuyor. Bu hard diskleri çok kolay bir şekilde takıp, çıkartabiliyorsunuz. 

İki adet diskin Raid mantığıyla çalıştırıldığı ürün, hız ve güvenliği sizlere bir arada sunuyor. Varsayılan olarak Raid 0 kurulumuyla gelen ürün, hızını ikiye katlıyor ve 4 – 8 TB‘lık bir kapasiteyi sizlere sunuyor. Veriler Raid 0‘da disklere bölüştürülerek yazıldığı için disklerden biri bozulduğunda verilerinizin kaybolma ihtimali var. İşte bu noktada güvenliklerini düşünenler için WD, Raid 1 seçeneğini de ekliyor. Raid 1 yaparsanız iki hard disk aynalama methoduyla çalışıyor. Bir diske yazılan veri, diğer diske de yazılıyor. Böylece kapasiteler 2 ya da 4 TB‘a düşmüş oluyor.

Thunderbolt bağlantısı sayesinde USB 3.0‘dan 2 kat daha hızlı olan ürün, aynı anda iki farklı cihaza bağlanabiliyor. Yani iki kişi Mac kullanıyorsa evde bu cihazı ikisi de kullanabilir, verilerini yedekleyebilir.

Western Digital‘in Mac kullanıcıları tarafından en çok sevilen ürünlerinden biri olan My Book Thunderbolt Duo modelinin video incelemesini sizlere sunalım. Orada pek çok detaya ulaşabilirsiniz. İyi seyirler.

#video_6709#

Bir Sonraki Sayfa: WD My Book Thunderbolt Duo Teknik Özellikleri, Fiyatı ve Sonuç:

{pagebreak::2}

WD My Book Thunderbolt Duo Teknik Özellikleri, Fiyatı ve Sonuç:

Teknik Özellikler:

Kapasite: 4 – 8 TB (Raid 0), 2 – 4 TB (Raid 1 )

Uyumluluk: Mac OS X 10.6.8 ve üzeri işletim sistemi ayrıca Thunderbolt girişi olan bir bilgisayar.

Üretim Formu: Çıkarılabilir yapıdaki 2 adet 3.5 mm disk

Bağlantı: 2 adet Thunderbolt

Fiyat: İncelediğimiz 4 TB’lık modelin fiyatı 1500 TL

Sonuç:

Ürünün içerisinde 2 adet WD Caviar Black  disk bulunuyor. Bu diskler yüksek ön bellek miktarları ve üst seviye performanslarıyla Velociraptor’dan sonra geliyor.

Bu diskleri normal şartlar altında Raid 0 olarak kullanırsanız, uygun fiyatlı bir SSD performansına erişiyorsunuz. Bir de Thunderbolt arabirimi sayesinde bu hızın daha da arttığını düşünün.

Ürünün fiyatı biraz yüksek gelebilir fakat 4 TB’lık bir harici disk alıyorsunuz, içerisinde Thunderbolt kablosu çıkıyor ve yeni bir teknolojiyle geliyor.

700 MB‘lık bir filmi videoda gördüğünüz gibi 10 saniye kadar hızlı bir sürede kopyalanabiliyor. Cihazınızdaki dahili diskten hızlı bir harici diski ayrıca 4 TB boyutu kim istemez ki?

Maddi gücü olan ve harici disk isteyen kullanıcılara bu ürünü öneriyorum. Özellikle 64 ve 128 GB‘lık MacBook Air kullanıcılarının çok işine yarayacak diyebileceğimiz ürünü tavsiye ediyorum.

:: Mac kullanıcıları olarak harici disk seçiminiz neler?

Galaxy S2 için Jelly Bean Ocak’ta Geliyor

Samsung, Android 4.1.2 Jelly Bean ve en son nesil TouchWiz Nature güncellemelerini pek çok telefona duyurdu. Galaxy Note 2 ve Galaxy S3 için dağıtılan güncellemeler, Galaxy Note ve Galaxy S2 modellerine de gelecek.

Galaxy Note ve Galaxy S2 için çıkan güncellemelerin test versiyonları sızdırılmıştı. Galaxy S2 için gelecek güncellemenin detaylarına buradan bakabilirsiniz.

Kasım ayında test yazılımlarının sızdırıldığı Galaxy S2 için güncelleme Kasım, Aralık ayı içerisinde bekleniyordu. Fakat Samsung İsveç‘e göre Galaxy S2 için güncelleme Aralık sonu ya da Ocak ayının başlarına doğru sarkmış durumda

Samsung‘un geçtiğimiz gün buradaki haberde sizlere aktardığımız Exynos işlemcilerindeki güvenlik açığı ile ilgili geliştirmeleri de kapsaması muhtemel olan güncelleme, eklenecek yenilikler ve güvenlik önemleri yüzünden biraz daha bekletiliyor.

Burada Galaxy Note için Android 4.1.2 test yazılımını kurduğumuz içeriği sizlerle paylaşmıştık. Galaxy Note ve S2‘nin alacağı güncellemelerin ardından her iki cihaz da yepyeni bir deneyimi bizlere sunacak. Galaxy Note için de bu güncellemenin Ocak ayı gibi gelmesi bekleniyor.

:: Samsung’un Galaxy S2 ve Note güncellemelerini bekliyor musunuz?

Samsung EX2F İnceleme

Bu yıl fotoğraf sektöründe iddialı bir atağa başlayan Samsung, birbiri ardına tüm modellerini piyasaya sürmeye başladı. Bunlardan biri olan EX2F, firmanın üst düzey kompakt modellerinden birisi.

Önce Samsung EX2F’in inceleme videosunu izleyelim. Ardından ürünün özelliklerini anlatmaya devam edelim:

#video_6677#

Diyaframa dikkat: f1,4

Çözünürlük konusunda 12.4 Megapiksel değerini sunan fotoğraf makinesinin en dikkat çeken yönü f1.4 diyaframı. Eskiden Kodak ürünlerinde de gördüğümüz Schneider-KREUZNACH tarafından üretilmiş bu objektif fotoğraf kalitesine ciddi anlamda katkı sağlıyor. Az ışıklı ortamlarda rahat bir kullanım sunan fotoğraf makinesi döndürülebilir 3 inçlik AMOLED bir ekranla donatılmış.

Döndürülebilir ekran

EX2F döndürülebilir 3 inçlik AMOLED bir ekran donatılmış. Zaten cihazda optik ya da dijital vizör bulunmuyor. Ekranın döndürülebiliyor olması önemli. Özellikle zor kadrajlarda işe yarıyor.

Kablosuz ağlara da bağlanabiliyor

Hazır çekim modlarının yanısıra P, S, A ve M modlarını da destekleyen EX2F, 1920x1080piksel Full HD video kayıt teknolojisine sahip. Kablosuz ağlara da bağlanabilen üründe bu teknolojinin farklı kullanım özelliklerinden yararlanabiliyorsunuz.

ND Filtre özelliği

Cihazda (profesyonel ürünlerde standart olarak bulunmayan) ND yani Natural Density filtresi mevcut. Samsung bunu menüden açıp kapatıbileceğiniz bir özellik olarak tasarlamış. Bu sayede özellikel gündüz uzun pozlamalı fotoğraflar çekebiliyorsunuz.

Hazır filtreler

Daha önce başka Samsung ürünlerinde de karşımıza çıkan filtrelerde eğlenceli sonuçlar alabileceğiniz fotoğraflar çekebiliyorsunuz. İşin eğlenceli kısmını oluşturan bu filtreler fotoğraflara renk katıyor.

Sonuç olarak özellikle bilgili amatör kullanıcılara hitap eden EX2F, yanında ikinci fotoğraf makinesi olarak küçük bir cihaz taşımak isteyen profesyonellerin de ihtiyacını karşılayabilir.

     

Samsung EX2F Teknik özellikler

  • 12.4 Megapiksel çözünürlük
  • CMOS sensör
  • f1.4 diyafram
  • 24-80 mm Schneider-KREUZNACH objektif
  • 3.3X optik zoom
  • 3 inç AMOLED döndürülebilir ekran
  • Maksimum ISO 12800
  • P, S, A ve M çekim modlarına ek olarak hazır çekim modları
  • 1920×1080 piksel Full HD video kaydı
  • Kablosuz ağlara bağlanabilme
  • Çeşitli çekim efektleri
  • SD, SDHC ve SDXC uyumlu bellek yuvası
  • HDMI çıkışı
  • ND filtre özelliği
  • Ek akseuar ile harici mikrofon bağlama (EM10)
  • Panorama özelliği
  • Hazır video hazırlama fonksiyonu
  • CIPA standratlarına göre 240 kare
  • KDV dahil 1399 TL

:: Hangi tür fotoğraf makinesi kullanıyorsunuz?

Alışveriş Yaparken Korunmayı Unutmayın

Soğuk günler yaşadığımız bu günlerde, kullanıcılar evlerinde bilgisayar, tablet ve telefonlarının başında daha fazla zaman geçiriyor.

Eylül ayında Deloitte’nin verdiği rakamlara göre, online satışların ulaştığı satış hacmi, 60 milyon metre karelik bir perakende satış alanına eşit. Yeni yıla yaklaştığımız bu günlerde ise online satışlar daha da artacak gibi görünüyor.

Çünkü alışveriş meraklıları, oturdukları yerden mobil cihazlarını kullanarak, kış şartlarının olumsuzluklarını hissetmeden rahatlıkla alışverişlerini yapmayı tercih edecekler. Yılbaşı nedeniyle alışveriş çılgınlığının hız kazandığı Aralık ayı, çoğu kişi için heyecanlı geçiyor ancak bu dönem aynı zamanda fırsattan yararlanmak isteyen siber suçlular için de bulunmaz bir fırsat.

Norton tarafından yayınlanan Norton Siber Suç Raporu’na göre, Türkiye’de 2012 yılında siber suç mağduru olan kişi sayısı 10 milyonu buluyor. Türkiye’de 2012 yılında siber suçların neden olduğu toplam net maliyet ise 556 milyon ABD dolarında fazla.

Yılbaşı gibi kutlama/eğlence dönemlerinde internet üzerinden yapılan işlemler yılın diğer zamanlarına göre ağırlık kazanıyor. Siber suçlular da en çok bu dönemlerde, çok avantajlı teklifler sunan sahte web siteleri üzerinden kullanıcılara tuzak kurarak kişisel ödeme bilgilerini elde etmek amacıyla kolları sıvıyor.

Yaptıkları online alışverişlerde kullanıcılar, internetin sunduğu seçeneklerden ve rahatlıktan faydalanırlarken; alışveriş meraklılarının online işlemler sırasında kullandıkları kartları ve kişisel bilgilerini de internet tehditlerine karşı korumaları büyük önem taşıyor.

{pagebreak::2}

Güvenlik uzmanlarından internet güvenliğine ilişkin 6 önemli ipucu

Güvenilir olmayan ve bilinmeyen web sitelerine karşı dikkatli olun

Online alışverişleriniz sırasında bildiğiniz ve güvenilir olduğundan emin olduğunuz sanal mağazaları tercih edin ve online işlemlerinizin güvenli sayfalar üzerinde gerçekleştiğinden emin olun. Güvenli sayfalar genellikle tarayıcı adres çubuğunda asma kilit işareti ile resmedilir. Ayrıca, güvenli bir web sitesi “HTTPS” ibaresini içerir.

Spam mailler konusunda dikkatli olun 

“Bu yılın en beğenilen oyuncağı ana caddedeki mağazadan %80 daha ucuz” ya da “tatil hediyelerinizin hepsini bizden kazanın ve kapınızdan teslim alın” gibi mesajlar size güvenilir geliyor mu? Bu gibi mesajlar genellikle kullanıcılar tarafından doğruymuş gibi algılanıyor.

Siber suçlular, kullanıcıların online alışveriş eğilimleri hakkında yapılan araştırmaları yakından takip ediyorlar ve ilgi çekecek mail türünün nasıl olması gerektiğini çok iyi biliyorlar. Tanımadığınız kişilerden gelen e-maillere, özellikle de fazlasıyla cömert görünenlere karşı her zaman şüpheci olun.

Sosyal medya platformlarında dikkati elden bırakmayın

Siber suç çeteleri kullanıcıların profillerini takip ederek, yılbaşında aileleri ile mi olacaklar, evleri o akşam boş mu olacak gibi detayları kolayca öğrenebiliyorlar. Sosyal medyada yılbaşı planlarınızdan bahsederken bilinçli olun.

Kişisel bilgilerinizi güvende tutun

Siber çetelerin bu denli takipte olduğu yeni yıl döneminde, kişisel bilgilerinizi internet ortamında paylaşmaktan uzak durun. Kişisel bilgilerin kolayca ifşa edilebileceği sosyal platformlar üzerinden kurduğunuz arkadaşlıklarda dikkatli olun. Sosyal platformlarda yer alan kişiler her zaman söyledikleri kişi olmayabilirler.

Mobil telefonunuzu internet tehditlerine karşı koruyun

Yılbaşı gibi alışveriş aktivitelerinin çok yoğun olduğu dönemlerde, hırsızlar her zamankinden daha çok fırsat kollar. Bu gibi dönemlerde cep telefonunuzun ve diğer kişisel bilgilerinizin bulunduğu yeri sağlama alın.

Mobil cihazlarınızın pin koruması altında olduğundan ve telefonunuz çalındığında, cihazınızı kilitleyebilmenize, kişisel bilgilerinizi silmenize olanak sağlayacak bir güvenlik aplikasyonu kullandığınızdan emin olun.

Şifre kullanımlarınızda dikkatli olun

Sahip olduğunuz her online hesap için farklı bir şifre kullanın ve şifrelerinizi düzenli olarak güncelleyin. Cihazlarınız çalındığında ya da kaybolduğunda, siber suçluların tüm şifrelerinizi ve kişisel bilgilerinizi ele geçirmelerini sağlayacak şifremi hatırla linklerini tıklamayın.

:: Çevrimiçi alışverış yaparken ne tür güvenlik önlemleri alıyorsunuz?

Tabletler, Dizüstü Bilgisayarları Solladı

Karşılaştırmalı alışveriş platformu akakce.com’u 2012 yılında ziyaret eden yaklaşık 25 milyon kullanıcı, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da en çok cep telefonu kategorisine ilgi gösterdi.

Kullanıcılar tarafından en çok aranan ürün ise Samsung’un yıla damgasını vuran akıllı telefonu Galaxy S3 oldu.

akakce.com’un hazırladığı 2012 Yılının En Popülerleri raporunda en popüler kategori cep telefonu olurken ikinciliği LED TV, üçüncü sırayı ise geçtiğimiz yıl ilk 10’a giremeyen tablet bilgisayar kategorisi aldı.

Dördüncü olarak dizüstü bilgisayarların bulunduğu sıralama, elektrikli süpürge, çamaşır makinesi ve buzdolabı olarak şekillendi.

Hazırlanan raporu online alışverişçilerin sadece elektroniğe değil, beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerine de büyük ilgi göstermeye başladığını ortaya koydu. Klima, ütü, elektrikli ısıtıcı, kombi ve fırın ilk 20’ye giren diğer kategoriler oldu.

Tablet bilgisayarların hızlı yükselişi

Popüler ürünler kategorisinde en dikkat çekici yükseliş tablet bilgisayarlarda gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl ilk 10 içinde yer alamayan tabletler, bu yıl üçüncü sırada yer alarak yılın en dikkat çekici çıkışını gerçekleştirdi. Tabletler, dizüstü bilgisayarları geride bırakarak, bilgisayar-donanım kategorisi içinde yüzde 54’lük paya sahip olarak liderliğe ulaştı.

akakce.com’un 2012 yılı en popüler tablet bilgisayarlar sıralamasında ilk sırada Piranha’nın Business Tab modeli yer alırken, Samsung Galaxy Note ikinci, Piranha Business II Tab üçüncü, Dark EvoPad dördüncü oldu. Apple Yeni iPad ise ancak beşinci sırada kendisine yer bulabildi.

iPhone 4S sekizinci sırada

2012 boyunca akakce.com ziyaretçilerinin en çok aradığı ürünleri gösteren sıralama, akıllı telefonlara olan ilgiye de ışık tutu. Yılın en popüler 10 ürünü sıralamasında telefon haricinde kendisine yer bulabilen tek ürün LG 42LM660S LED TV oldu.

Samsung’un akıllı telefon pazarındaki hakimiyeti akakce.com verilerine de yansıdı. iPhone 5’in en büyük rakibi olarak gösterilen Samsung Galaxy S3 listenin ilk sırasında yer alırken, Galaxy Note II ikinci sırada yer aldı. Üçüncü sıradaki Sony Ericsson Xperia Arc’ı ise yine Samsung’un Galaxy serisinden dört modeli S3 Mini, Ace, S2 ve W izledi. Apple’ın iddialı ürünü iPhone 4S ise listede sekizinci sırada yer bulabildi.

:: Elektronik eşya satın alırken nelere dikkat ediyorsunuz?

 

IBM’den 5 Önemli Yenilik

IBM, önümüzdeki beş yıl içinde bireylerin yaşam, çalışma ve birbirleriyle etkileşim kurma biçimini değiştirebilecek potansiyele sahip yedinci IBM 5’te 5 inovasyon listesini duyurdu. Bu listede yer alan 5 yenilik şu şekilde:

Dokunma: Telefonu kullanarak dokunabileceğiz.

Görme: Bir piksel binlerce sözcüğe bedel olacak.

Duyma: Bilgisayarlar önemli olan şeyleri duyacak.

Tatma: Dijital tat alıcılar, daha akıllı yemek yemeye yardımcı olacak.

Koklama: Koku alma hissine sahip bilgisayarlar üretilecek.

IBM’in 5’te 5 listesi, bu dönüşümleri mümkün kılabilecek, IBM Ar-Ge laboratuvarlarında yaratılan teknolojilerin yanı sıra piyasadaki ve toplumdaki eğilimlere de dayanıyor.

Yeni liste, IBM’in bilişsel sistemler çağı olarak tanımladığı önümüzdeki bilgi işlem çağına zemin hazırlayan yenilikleri bulup çıkarıyor. Yeni nesil bilgisayarlar, yaşadığımız dünyadan öğrenecek, bu dünyada olanları benimseyecek, algılayacak ve deneyimlemeye başlayacak.

IBM listesindeki tahminler, bu yeni çağa ilişkin özellikle bir alana odaklanıyor: kendilerine özgü biçimde bilgisayarların insanların görme, koklama, tatma, dokunma ve duyma duyularını taklit etme yetenekleri.

Telefonla dokunmak

Gelinlik arayışınızda, akıllı telefonunuzu kullanarak, incelenen gelinliğin saten ya da ipek kumaşının dokusunu veya duvağın dantelini ekran yüzeyinden hissedebildiğinizi hayal edin. Ya da dünyanın öbür ucundaki el işi bir üretimin boncuklarının ve örgülerinin detaylarını hissedebildiğinizi düşünün. Önümüzdeki beş yıl içinde perakende gibi sektörlerde mobil cihazı kullanarak bir ürüne “dokunabilmek”, büyük bir dönüşüm yaratacak.

IBM’deki bilim insanları, sanal dokunma hissi veren haptic teknolojileri, kızılötesi ve baskıya duyarlı teknolojileri kullanarak perakende, sağlık gibi sektörler için uygulamalar geliştiriyorlar ve alışveriş sırasında cihazın ekranındaki öğenin resmine temas ederek kumaşı hissedebilmek ve tipini anlamak için dokunmaya benzer bir algı yaratıyorlar.

Telefonların titreşim özelliklerinden yararlanarak nesnelere kendilerine özgü- kısa hızlı ya da uzun süreli ve güçlü- titreşim modelleri sunulacak ve dokunma deneyimi yaratacak. Titreşim modeli; ipek, keten ya da pamuklu kumaşı birbirinden ayrıştıracak ve fiziksel olarak gerçekten dokunmak ile benzer bir algının oluşturulmasına yardımcı olacak.

Şu anda oyun sektöründe var olan sanal dokunma hissi veren “haptic” ve grafik teknolojilerini kullananlar, son kullanıcıyı benzer bir ortama götürüyorlar.

Bu noktadaki fırsat ve zorluk ise, teknolojiyi her an her yerden ulaşılabilir kılmak, günlük deneyimlerimizle iç içe olduğunu sağlamak ve yaşamımıza daha fazla içerik katmasına olanak tanımak. Bu teknoloji, günlük hayatın her noktasında karşımıza çıkacak ve cep telefonlarını çevremizle doğal ve kullanımı kolay etkileşim kurmamızı sağlayan araçlara dönüştürecek.

{pagebreak::iki} 

Görme yetisine sahip bilgisayarlar

Dijital Medya Analizi, Araştırması ve Yönetimi Uygulamalı Çalıştay’ına göre yılda 500 milyar fotoğraf çekiliyor. YouTube’a dakikada 72 saatlik video yükleniyor. Küresel medikal tanı görüntüleme pazarının 2016 yılına kadar 26,6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Günümüzde bilgisayarlar, etiketlediğimiz ya da başlık koyduğumuz metinlere göre resimleri algılayabiliyor ve resmin asıl içeriği- yani geri kalan bilgiler- gizemini koruyor.

Önümüzdeki beş yıl içinde sistemler, yalnızca resimlerin ve görsel verilerin içeriğine göre onları tanımakla kalmayacak, aynı zamanda piksellere anlamlar yükleyerek insanların fotoğraflara bakıp yorumladığı gibi anlamlar çıkarmaya başlayacaklar. Gelecekte “insan beynine benzer” yetenekler, bilgisayarların renk, doku modelleri gibi bilgileri ve özellikleri analiz etmesini ve görsel medyadan öngörüler çıkarmasını sağlayacak. Bu da; sağlık, perakende ve tarım gibi sektörler de son derece önemli bir etki yaratacak.

Beş yıl içinde bu yetenekler, MRI, CT taramaları, X ışınları ve ultrason görüntüleri gibi büyük hacimli medikal bilgilerden anlamlar çıkararak belirli bir anatomiyi ya da patolojiler hakkında bilgi elde etmek için sağlık hizmetlerinde uygulamaya konacaktır.

Bu görüntülerdeki kritik noktalar, insan gözüyle görülemeyebilir veya çok dikkatli bir ölçüm gerektirebilir. Sağlıklı ile hastalıklı dokuları birbirinden ayırt etmek gibi; görüntülerde nelere dikkat edileceği konusunda eğitilerek ve bunları hastanın geçmişte geçirdiği hastalık kaydı ve bilimsel çalışmalarla ilişkilendirerek “görme” yetisine sahip sistemler yaratılacak. Bu sistemler, doktorların tıbbi sorunları daha kısa sürede ve daha doğru bir biçimde saptamasına yardımcı olacak.

Önemli olan şeyleri duyan bilgisayarlar

Etrafınızdaki seslerin ne ifade ettiğini ve söylenmeyenleri anlayabilmeyi ister miydiniz? Önümüzdeki beş yılda dağıtık akıllı sensörler sistemi ses basıncı, titreşimler ve ses dalgaları gibi öğeleri farklı frekanslarda algılayacak.
Ormandaki ağaçların devrilebileceğini ya da yakın zamanda yaşanabilecek bir heyelanı öngörmek için bu girdileri yorumlayacak. Böyle bir sistem çevrede olup bitenleri “dinler” ve hareketleri ya da bir maddedeki gerilimi ölçer ve olası bir tehlikeye karşı bizi uyarır.

İnsan beynini andıran bu sensörler ham sesleri saptar. Bu toplayan bir sistem, görsel veya dokunsal bilgiler gibi diğer “modaliteleri” de dikkate alır, öğrendiklerine dayanarak sesleri kategorilere ayırır ve yorumlar. Yeni sesler saptandığında da sistem, önceki bilgilere ve modelleri tanıma yeteneğine dayanarak sonuçlar üretir.

Örneğin, “bebeklerin konuşmaları” bir dil olarak anlaşılmaya başlayacak ve ebeveynlere ya da doktorlara bebeklerin ne anlatmaya çalıştığı hakkında bilgi verilecek. Sesler, bir bebeğin davranışını ya da gereksinimini yorumlamak için tetikleyici bir faktör olabilir. Gelişmiş bir konuşma tanıma sistemine bebeğin çıkardığı seslerin- açlık, terleme, yorgunluk, acı- ne anlama geldiği öğretilerek; kalp atışı hızı, nabız ve sıcaklık gibi fizyolojik ya da duyulara ait diğer bilgilerle sesleri ve mırıltıları ilişkilendirmeye başlar.

Duyguları öğrenerek ve mod durumlarını algılayarak sistemler; önümüzdeki beş yıl içerisinde karşılıklı bir konuşmanın içeriklerini, tonlamalarını, duraksamalarını saptayabilecek ve analiz edebilecek. Bu yöntem; müşteri çağrı merkezi etkileşimini iyileştirme ya da değişik kültürlerle akıcı etkileşim kurulmasını sağlayacak daha verimli diyalogların önünü açma gibi faydalar sağlayacak.

IBM’deki bilim insanları şu anda dalga enerjisi dönüştürme makinelerinin titreşimlerini ve seslerini anlamak ve denizdeki yaşamı nasıl etkilediğini öğrenmek için; ses dalgalarını yakalayan ve analiz edilmesi için alma sistemine gönderen su altı sensörlerini kullanarak İrlanda’nın Galway Körfezi’ndeki sualtı gürültü düzeylerini yakalamaya başladılar.

{pagebreak::uc} 

Hem daha akıllı hem de daha lezzetli yemek için dijital tat alıcılar

Yaratıcılığa yönelik oluşturulmuş farklı tip bir bilgi işlem sistemini kullanarak sağlıklı besinlerin daha lezzetli olabileceğini düşünün.

IBM araştırmacıları, şeflerin en lezzetli yemek tariflerini keşfetmek ve eşi benzeri olmayan tarifleri bulabilmek için kullanabilecekleri bir bilgi işlem sistemi geliştiriyor. Sistem, yemeklerde kullanılan malzemeleri moleküller düzeyinde ayıracak ve besin bileşenlerinin kimyasını bireylerin tat ve koku tercihlerinin arkasındaki psikolojiyle birleştirecek. Sonra da bunu milyonlarca yemek tarifiyle karşılaştırarak yeni tat kombinasyonları yaratacak. Bu tip bir sistem, lezzetli ve aynı zamanda sağlıklı olan alternatif tarifler sunarak daha sağlıklı beslenmemize de yardımcı olacak.

Bilgisayar, besinlerin tüm kimyasal yapısını ve insanların neden bazı tatları sevdiğini belirlerken algoritmalardan yararlanabilecek. Bu algoritmalar, kimyasalların birbiriyle etkileşimlerini, aromaların bileşenlerinin karmaşık moleküler yapılarını ve birbiriyle bağlantılarını inceleyecek ve algı modelleriyle beraber bu bilgileri cazip lezzetleri öngörmek için kullanacak.

Sadece sağlıklı besinleri daha cazip ve lezzetli hale getirmekle kalmayıp lezzet ve tat deneyimini en üst düzeye çıkarmak için tasarlanan sistem, alışılmamış besin kombinasyonlarıyla da bizleri şaşırtacak. Örneğin, diyabet hastaları gibi özel bir beslenme programına gereksinim duyanların kan şekerini düzenleyici fakat aynı zamanda da damak tadına hitap eden tatlar ve yemek tarifleri geliştirecek.

Koklayan ve tanı koyan bilgisayarlar

Önümüzdeki beş yıl içinde bilgisayara ya da cep telefonlarına yerleştirilmiş küçük sensörler, soğuk algınlığı ya da diğer hastalık risklerini saptayacak. Nefesteki binlerce molekülün, kokunun ve biyolojik belirtinin analizi ile hangi kokuların normal, hangilerinin olağan dışı olduğunu belirleyecek.

Karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları, astım, diyabet ve epilepsi gibi çeşitli hastalıkların ilk aşamalarını izlemeyi ve doktorlara tanı ve görüntüleme aşamasında destek sağlamayı mümkün kılacak.

Halihazırda IBM’deki bilim insanları sanat eserlerini korumak için çevre koşullarını ve gazları algılayan bir çözüm sunuyor. Bu inovasyon, sağlık sektörünün karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri olan klinik hijyeninin sağlanması alanında da uygulanmaya başlıyor.

Önümüzdeki beş yıl içinde IBM teknolojisi, yüzeylerde dezenfektan “kokusu” taraması yaparak odaların temizlendiğinden emin olacak. Yeni kablosuz “mesh” ağları kullanılarak çeşitli kimyasallardaki veriler, sensörler aracılığıyla toplanacak ve ölçülecek, devamlı olarak yeni kokuları öğrenecek ve bunlara uyum sağlayacak.

Sensör ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve derin öğrenme sistemleri sayesinde sensörler, daha önce mümkün olmayan yerlerdeki verileri ölçebilecek. Örneğin, bilgisayar sistemleri, tarım sektöründe ekinlerin toprak koşullarını analiz etmek ya da “koklamak” için kullanılabilecek.

Kentlerde ise bu teknoloji sığınma, hijyen ve kirlilik gibi sorunların gözetim altında tutulması için kullanılarak, şehir yöneticilerine bu gibi sorunları kontrol altından çıkmadan denetleyebilme fırsatı tanıyacak.

:: Hayatımıza yön verecek bu teknolojiler hakkında ne düşünüyorsunuz? 

 

Samsung, 5 inçlik Galaxy Grand’ı Duyurdu

Samsung, uygun fiyatlı Galaxy Note çeşidi olarak yorumlayabileceğimiz Galaxy Grand‘ı resmen duyurdu. 5 inç boyutunda ve 480 x 800 piksel çözünürlüğündeki LCD ekran ile gelen ürün, tahminen Exynos 4210 tabanlı 1.2 GHz hızında çalışan çift çekirdekli işlemciyle geliyor. GSMArena başta olmak üzere pek çok sitede tüm özelliklerinin açıkladığı Samsung’un Galaxy Grand modeli, donanım olarak büyütülmüş Galaxy S2, görünüm olarak S3’ü andırıyor.

8 GB dahili hafızaya ek olarak arttırılabilir hafıza desteğine de sahip olan Galaxy Grand, 1 GB RAM‘den gücünü alıyor.

Android 4.1.2 Jelly Bean işletim sistemi ve firmanın en son TouchWiz arayüzünü kullanan Galaxy Grand, Samsung‘un en son nesil yazılımlarından olan Multi Window, S Voice, Direct Call, AllShare Play, Smart Alert, Pop Up Play ve Samsung Hubs yer alıyor.

2 Megapiksel çözünürlüğünde ön kamera ve 8 Megapiksel çözünürlüğünde fotoğraf çekebilen LED flaş destekli ana kamera, 1080p video kaydı gibi özellikler sunan Gaalxy Grand, 2100 mAh bataryaya sahip.

Bluetooth 4.0, Glonass destekli GPS, WiFi, DLNA gibi kablosuz bağlantılara sahip olan cihazın iki farklı versiyonu bulunuyor. Bunlardan bir tanesi tek SIM kartlı I9080, bir diğeri ise çift SIM kart destekli I9082. Ürünlerin ne zaman satışa sunulacağı ve fiyatı henüz açıklanmadı.

:: Samsung’un yeni büyük ekranlı orta segment telefonunu nasıl buldunuz?

 

Sony, Jelly Bean Takvimini Açıkladı!

Android 4.0 Ice Cream Sandwich işletim sistemi çıktıktan uzun bir süre sonra pek çok firma cihazlarına güncelleme vermedi ya da verdikleri güncellemeleri çok geç yollamaya başladılar.

Sony, 2011 model Xperia‘larının neredeyse hepsine verdiği ICS güncellemesiyle beraber büyük beğeni toplamıştı. Güncelleme sonrası yaşanan yazılımsal problemleri bir kenara koyarsak, hiç olmazsa firma telefonlarını güncellemişti ve 2012 yılında çıkan tüm telefonlarını da Jelly Bean ile güncelleyecek diye bir algı oluşmuştu.

Sony, Jelly Bean güncellemelerinde izleyeceği yolun takvimini resmi blog sayfasında açıkladı. Bu açıklama bazı kullanıcıları pek memnun edeceğe benzemiyor.

Sony‘nin IFA 2012 Berlin‘de tanıttığı Xperia T, TX ve V gibi modelleri, Şubat – Mart 2013 tarihlerinde Android 4.1 Jelly Bean‘e güncelleyecek.

Xperia P, Xperia J ve Xperia Go modelleri de Mart 2013 sonlarına doğru Android 4.1 Jelly Bean güncellemelerine kavuşmuş olacak.

Geçtiğimiz yıl Ericsson adı olmadan piyasaya sürülen NXT ailesinin ilk amiral gemisi olan Xperia S başta olmak üzere Xperia SL, Xperia Acro S için tam bir tarih vermeyen Sony, bu cihazlara da Nisan ayı içerisinde güncelleme vermesi bekleniyor.

Xperia U, Xperia Miro, Xperia Tipo ve Xperia Sola‘nın adı geçmediği güncelleme listesi sonrası Sony, kullanıcılarından yoğun bir şekilde tepkiler almaya başladı. Pek çok kullanıcının güncelleme geleceğini düşünerek aldığı bu modeller maalesef Android 4.1 Jelly Bean güncellemesini alamayacaklar.

:: Sony’nin güncelleme takvimi, firmanın güncelleme konusundaki olumlu izlenimini sıfırlamış mıdır?

YouTube Capture, iOS için Çıktı

Google‘ın yaptığı kış temizliğinden sonra yeni uygulamalara ve Android ile iOS‘a yoğunlaşacağını daha önce biliyorduk. Firma ilk olarak iOS için YouTube Capture adlı video kayıt uygulamasını tanıttı.

Bir nevi Instagram’ın efektsiz ve video çeken versiyonu olarak düşünebileceğimiz YouTube Capture, bizlere doğrudan çektiğimiz videoyu YouTube’a yükleme ve sosyal ağlara paylaşma imkanı sunuyor.

Uygulama ile çektiğiniz video üzerinde renk düzeltme, Stabilizasyon ayrıca çeşitli düzenlenlemeler yapabiliyorsunuz. Kamerası olan iOS tabanlı cihazlarda çalışan uygulama, kolay ve hızlı bir şekilde video paylaşım işlemlerinizi gerçekleştiriyor.

Android için de çıkacak uygulamanın ne zaman geleceği tam olarak bilinmiyor. İşte Google‘ın yayınladığı YouTube Capture tanıtım videosuyla sizleri başbaşa bırakalım ve uygulamayı biraz daha yakından tanıyın. İyi seyirler.

#video_2104#

iOS için YouTube Capture uygulamasını buradaki iTunes linki üzerinden indirebilirsiniz.

:: YouTube Capture uygulamasını denediniz mi?

HTC Butterfly, Avrupa’ya Gelmeyecek!

Geçtiğimiz gün paylaştığımız haberle Kasım ayında maddi durumunu biraz düzelttiği ve cirosunu arttırdığını gördüğümüz HTC, özellikle yeni Windows Phone 8 modelleriyle bir çıkış yakalamış gibi.

Japonya için geçtiğimiz ay duyurulan Full HD ekranlı J Butterfly, ABD için DroidDNA ve HTC Deluxe modelleriyle ciddi bir atak yapan firma, HTC Butterfly‘ı da global olarak duyurmaya karar vermişti. Fakat görünene göre bu karardan Avrupa kıtası için döndü.

Full HD çözünürlüğünde 5 inçlik Butterfly ve Droid DNA modelleri Expansys üzerinden ön siparişe açılmıştı fakat bu siparişler iptal edildi.

Expansys tarafından ön sipariş veren müşterilere gönderilen mail ile ortaya çıkan duruma göre HTC, Butterfly modelini Avrupa pazarına sunmaktan vazgeçti. Mailde de bu bilgiye yer veriliyor. Yollanan bu mailden sonra ön sipariş sayfası da kaldırıldı.

HTC‘nin bu kararı oldukça ilginç olarak yorumlanıyor. Hala ürünün Avrupa‘da satılmayacağına ilişkin resmi bir açıklama yok fakat henüz hiç bir firma Full HD ekranlı telefonunu piyasaya sunmamışken, HTC elindeki bu fırsatı harcıyor gibi gözüküyor.

Belki de HTC, Avrupa için daha başka bir cihaz getirmeyi düşünüyor fakat global pazarda tek bir model ile çıkmaması, firmanın hem güncelleme olarak hem de tek bir popüler isim yaratma konusunda elini büküyor.

:: HTC sizce ne Butterfly’ı neden Avrupa’ya getirmiyor?