iPhone 5 Üretimi Neden Yavaşladı?

Daha ince ve daha hafif dokunmatik ekranı, iPhone 5’in başına dert oldu. Talebi karşılamak için ajandanın üç ila dört hafta gerisinde olduğu belirtilen Apple’ın, iPhone 5 için kullandığı yeni hücre içi ekran teknolojisinin üretimi yavaşlattığı söyleniyor.

Ekran ve dokunma algılayıcıları tek bir bileşende toplayarak, telefonun daha ince olmasını sağlayan hücre içi (in-cell) ekranın yapılmasındaki zorluk, üretim aşamasında yavaşlamaya neden oluyor. IHS iSuppli analisti Tom Dinges, iPhone 5’in açılış haftası için çok fazla cihazı hazır bulundurduğunu belirtirken, yaşanan stok sıkıntısıyla tedarik azlığının ilgili olduğunu öne sürüyor.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/fva-630-iphone-5-press-photo-apple-630w1348218290.jpg

LG Display ve Japan Display tarafından üretilen iPhone 5 ekranları için Apple ayrıca Sharp’tan da destek alıyor. Apple CEO’su Tim Cook ise, iPhone 5’in yok satmasının ardından mağazalara yeni partilerin hızla iletildiğine değinerek, bir an önce iPhone 5’e sahip olmak isteyen tüm müşterilerin talebini karşılamak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti.

:: iPhone 5’in yok satmasını neye bağlıyorsunuz?

iOS için Google Haritalardan Kötü Haber

Apple tarafından iOS 6 ile birlikte yayınlanan harita servisinin hayal kırıklığı yaratması nedeniyle, iPhone 5 ve iPad kullanıcıları Google’ın harita uygulamasının App Store‘da yerini almasını dört gözle bekler oldu. Ancak Google Yönetim Kurulu Başkanı Eric Schmidt‘in gazetecilere verdiği bilgiler, bu beklentileri boşa çıkarabilir.

Tokyo’da gazetecilerle buluşan Schmidt, Google Maps’in iOS platformuna bir 3. parti uygulama olarak yayınlanması için öncelikle Apple’dan izin almaları gerektiğini belirtti. iOS Google Maps’i hazırlayıp App Store onayına göndermeleri konusunda bilgi vermeyen Schmidt, “Google Maps için henüz hiçbir adım atmadık. Bu konuda Apple’ın onay vermesi gerekiyor, bu kendi tercihleri” açıklamasını yaptı.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/91348210647.jpg

Apple kurucularından Steve Wozniak, bir süredir iPhone 5 kullandığını ve yeni harita uygulamasının biraz hayal kırıklığına neden olmasına rağmen, söylendiği kadar da kötü olmadığını savunmuştu.

:: Apple sizce Google Maps’e App Store’da yer verir mi?

Uçakta İnternet Keyfi Türkiye’de!

ABD‘de iç hatlar ve dış hatlar başta olmak üzere pek çok havayolu şirketi uçak içerisinde internet hizmeti sunmaya başladı. Milli havayolu şirketimiz Türk Hava Yolları da uzun mesafeli uluslararası uçuşlarında uçak içi internet hizmeti sunmakta.

Örnek vermek gerekirse İstanbul – Şangay hattını kullanabiliriz. Zaten daha önce Uçakta İnternet Nasıl Kullanılır adında bir içeriği sizlerle sunmuştuk. O içeriğimize buradan ulaşabilirsiniz.

Neden iç hatlarda uçak içi internet hizmeti verilmiyor?

Bu sorunun cevabı için BTK’ya bakmamız gerekiyor. BTK’nın yasal düzenleme yapmadığı ve izin vermediği teknolojileri ülkemiz içerisinde kullanmak yasak. Bu yüzden iç hatlarda internet kullanımı sunan havayolu şirketi bulunmuyordu.

Nihayet BTK uçak içerisinde internet kullanımıyla ilgili yasal düzenlemeyi yaptı. Artık isteyen firma iç hatlarda uçakiçi internet hizmeti sunabilecek.

Alınan kararın bir bölümünü aşağıya ekliyoruz. Kararın tamamına ise buradan ulaşabilirsiniz.

“İnternet Servis Sağlayıcılığı ve Uydu Haberleşme Hizmeti yetkilendirmelerinin her ikisine de sahip olan işletmeciler tarafından;

1. Türkiye Cumhuriyetine kayıtlı hava taşıtlarında, İnternet Servis Sağlayıcılığı Hizmeti ve Uydu Haberleşme Hizmeti yetkilendirmeleri kapsamındaki hizmetlerin sunulması amacıyla;

a. Kredi kartı, banka kartı, havale, EFT vb. ödeme kanallarının kullanımı ile mil, puan, bonus vb. uygulamalar karşılığında tüketicilerden elde edilen gelirlerin yanısıra dolaşım (roaming) anlaşmaları yapılması halinde bu anlaşmadan sağlanan dolaşım gelirleri de dahil olmak üzere, hava taşıtlarında sunulan hizmetlerden elde edilen tüm gelirlerin işletmecinin gelirleri olarak kaydedilmesi ve ilgili mali yükümlülüklerin bu gelirler üzerinden eksiksiz olarak yerine getirilmesi,

b. İhtiyaç duyulan elektronik haberleşme altyapısının, yurtdışında faaliyet gösteren şirketlerden de temin edilebileceği,

c. Kullanılacak uydu şebekeleri ile ilgili olarak;

  • Uçaklarda kullanılacak uydu yer istasyonlarının (AES) 14.0-14.5 GHz (yerdenuzaya), 10.7-11.7 GHz (uzaydan-yere) ve 12.5-12.75 GHz (uzaydan-yere) frekans bandlarında kullanılması,
  • AES sisteminin yukarıda belirtilen frekans bandlarında mevcut sistemleri etkilememesi ve mevcut sistemlerden koruma talep etmemesi,
  • İşletmeci tarafından Ek-1’deki formda yer alan bilgilerin eksiksiz olarak doldurularak Kurumumuza gönderilmesi ve bu formun Kurum kayıtlarına girmesinden itibaren 45 (kırk beş) gün içerisinde Kurum tarafından aksi bildirilmemesi halinde hizmet sunumuna başlanılabileceği, koordinasyonu tamamlanmış bir uydu şebekesinin, ITU nezdinde bildirilen ve koordinasyonda anlaşmaya varılmış teknik özelliklerinin haricinde kullanılmaması,
  • ITU-R M.1643 ve ITU-R S.728 Tavsiyelerine uyulması, sistemde “closed-loop antenna pointing” özelliğinin kullanılarak odaklanmanın kaybedilmesi durumunda uplink işleminin otomatik olarak kesilmesi, gerektiği” Devamı için buraya tıklayın.

:: BTK’nın yeni kararından sonra firmalar internet hizmetini uçak içlerine taşır mı?

 

BTK, Vodafone ve Superonline’a Ceza Kesti

Sektörü düzenleyen kurum olan BTK, zaman zaman firmalara kestiği cezalarla da gündeme geliyor. Sektörde yapılan yanlışlara firmaların o yilki karlarının belli bir oranında ceza kesen BTK, bu sefer de Superonline ve Vodafone Türkiye‘yi hedef aldı.

Vodafone Türkiye‘nin bir numaraya ait abone bilgilerini eksik verdiği gerekçesiyle başlatılan soruşturma kapsamında firmanın bu bilgileri yanlış verdiğine karar veren BTK, cezayı kesti. Buna göre Vodafone Türkiye‘nin 2010 yılındaki net satışları tutarının (3.005.198.407,70 ¨) yüzde 0.02 (onbinde iki) si oranında idari para cezası uygulanması hususuna karar verildi.

Bir diğer cezayı da Superonline‘a kesen 2011 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin 1449 abonenin yanlış ücretlendirilmesinin ve bazı faturaların arama detaylarında şehir içi görüşmelerin şehirlerarası görüşme olarak gösterilmesinin nedenleri ile ilgili olarak soruşturma başlattı. Soruşturmayı sonuçlandıran BTK iki ayrı konuda Superonline’a ceza kesti. Buna göre ceza konusu şöyle şekillendi: 3.635.608 adet faturada tarife adı ve/veya tarife detaylarına yer vermemesi hususu da gözetilerek, 2011 yılındaki net satış tutarının (461.105.551,55 ¨) yüzde 0,005 (yüzbinde beş) i oranında idari para cezası uygulanması,

İkinci ceza konusu ise şu oldu: tüketici mağduriyetinin denetim çalışmaları başlamadan giderilmesi ve hatalı ücretlendirilen abone sayısının ve tutarın sınırlı olması hususları da gözetilerek, 2010 yılındaki net satış tutarının (341.230.933,70 ¨) %0,0001 (milyonda bir) i oranında idari para cezası uygulanmasına karar verildi.

:: Bu tip cezalar için ne düşünüyorsunuz?   

 

Groupon’dan Araçiçi Video Kayıt Cihazı Kampanyası

Üst komşularınızı güvenliğinizden sorumlu tutmanız; sizin için dürbün, işaret fişeği, fener gibi ekipmanlarla apartmanınıza bir gözlemevi kuracakları anlamına gelmez.

Bugünün Groupon’uyla komşularınızı özgür bırakın, evinizde, aracınızda, iş yerinizde güvenlik önlemini üst düzey tutmanın konforunu yaşayın!

3 saat aralıksız çekim yapabilme özelliğine sahip, 2,5″ TFT LCD ekran dijital kayıt cihazını kapınıza geliyor!

Öne Çıkan Özellikler:

  • 270 derece dönebilen 2,5″ TFT LCD ekran
  • 1280×960, 720×480, 640×480 piksel kayıt çözünürlüğü
  • AVI dosya formatı 30fps
  • JPG resim formatı
  • SD / MMC kart desteği 1GB-32GB
  • Ses kaydedebilen mikrofon
  • 750 MAH / 5V DC batarya kapasitesi
  • Aralık 3 saat çekim süresi
  • Dahili şarj edilebilir batarya ya da 12V/24V araç şarj cihazı
  • Aksesuarlar: araç şarj cihazı, USB kablo, AV kablosu, tutturaç, kullanım kılavuzu
  • Video kaydetme, çekme, izleme, önizleme AV out fonksiyonları

Kampanya ile ilgili sayfaya buradan ulaşabilirsiniz.

ADVERTORIAL

 

iPhone 4 ve 4S’i, iPhone 5’e Çevirin

Apple, 14 Eylül‘de yeni iPhone modeli olan iPhone 5‘i tanıttıktan sonra, yeni tasarım ve büyük değişiklikler bekleyen kitleyi hayal kırıklığına uğrattı. iPhone 5, iPhone 4 ve 4S’e göre arka kısımda alüminyum alaşım ve daha uzun ekranı dışında çok büyük fiziksel farklılıklar yok. iPhone 5‘in ön kamerasının ahizenin üzerinde bulunduğunu da ekleyelim.

iPhone 5 ile 4S’in arka kısımlarına baktığımızda uzunluk ve metal kaplama hariç pek bir fark gözükmüyor.

iPhone 4S’inizle mutlu mesut yaşamaya devam edip, iPhone 5 almayacağım diyenler için yeni bir mod ortaya çıktı. Bu sayede iPhone 4 ve 4S’in arka kısmını neredeyse birebir aynı oluyor.

iPhone 5‘in arka kısmındaki alüminyum kaplamayı renk seçeneğine göre benzerini iPhone5mod.com adlı bir site size temin ediyor. Kullandığınız iPhone’un rengine göre arka metal kaplama elinize ulaşıyor ve onu cihazınızın arkasında kullanıyorsunuz.

Tabi alt kısım ve cihazın ön tarafı iPhone 4 ya da 4S olduğunu belli ediyor fakat arka kısım iPhone 5 havası uyandırıyor. Özellikle tarz için iPhone alan kullanıcılar için iyi bir mod olduğunu söyleyebiliriz. Telefonlarını masanın üzerine ters koyarlar ve iPhone 5‘im var izlenimi oluşturabilirler.

iPhone5mod.com, mod ile ilgili bir video yayınladı. O videoyu aşağıda izleyebilirsiniz. İyi seyirler.

#video_1911#

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

:: iPhone 5 modunu iPhone 4 ya da 4S’e yapmayı düşünüyor musunuz?

 

Apple, Swiss Railroads ile Anlaşacak

Apple‘ın iOS 6 ile başı dertte. Önce Maps uygulaması fiyaskosu patlak verdi, ardından da muhtemelen hiç beklemediği bir yerden patent davası ile karşı karşıya kalmak üzere olduğu belirlendi. Daha önce Swiss Railroads ile firmanın davalık olduğunu buradaki haberimizle paylaşmıştık.

İsviçre’nin dakiklik konusunda ün yapmış demiryolu şirketi Swiss Railroads, Apple’ın iOS 6‘da kullandığı saat tasarımının, 1944 yılında kendi çalışanları Hans Hilfiker tarafından hazırlanan ve o yıldan beri kullanmaya devam ettikleri saat ile aynı olduğunu bildirdi. Bu açıklamadan sonra yasal haklarını savunacağını açıklayan şirket, Apple ile ortak açıklama yaparak anlaşma masasına oturacaklarını açıkladı.

Yapılan açıklamada söz konusu benzerliğin mahkemeye taşınmayacağı söylendi. Ayrıca, Swiss Railroads iOS6‘da kendilerine ait bir tasarımın yer edinmesinden dolayı oldukça gururlu olduklarını da açıkladı. Zaten bu gururluluk açıklamasından sonra Apple ile anlaşmama gibi bir ihtimallerinin olmadığı hissediliyor.

Acaba Apple ne kadar ücrete durumu çözecek. Merakla bekliyoruz.

:: Apple’ın saati izinsiz kullanması konusunda ne düşünüyorsunuz?

 

Samsung’dan TLC NAND Tabanlı SSD 840

Daha önce sitemizde SSD Nedir, Ne Gibi Avantajlar Sağlar adlı makalemizde SSD’lerin yapısıyla ilgili pek çok teknik bilgiyi paylaşmıştık. O yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

SLC ve MLC SSD’ler piyasada satın alınabilir durumda. Daha çok piyasada MLC tipi SSD’ler var.  MLC tipi NAND flash bellekler her bir hücrede 2 bit veri saklıyorlar.  Samsung‘un yeni çıkardığı 840 SSD serisi ne SLC ne de MLC tipi NAND ile geliyor. TLC adındaki NAND yapısını kullanan Samsung, Tri Level Cell yani her hücrede 3 bit saklayabilen yapıda.

Samsung’un 840 Pro’dan sonra çıkan 840 serisi, MLC yerine TLC yapısını kullanıyor. Fakat iki ürünün de kontrolcüleri aynı. Samsung’un MDX kontrolcüsünü kullanan 840 Pro ve 840,  yük durumuna göre değişken yapıda olmasıyla dikkat çekiyor. 

Samsung’un SSD 840 ailesi 500, 250 ve 120 GB’lık kapasitelerden oluşuyor.  Fiyatlarıysa sırasıyla 449.99 Dolar, 199.9 Dolar ve 109.99 Dolar olarak belirtiliyor.

Samsung, 500 GB’lık SSD 840 ailesi için 540 MB/sn sıralı okuma, 330 MB/sn sıralı yazma değerlerini veriyor. Ayrıca rastgele okuma hızı olarak 98K IOPS, rastgele yazma hızı olarak da 70K IOPS değerleri alıyor. 

Samsung SSD 830, 840 ve 840 Pro’nun karşılaştırmalı tablosu

TLC tipi NAND’ların, MLC’ye göre daha yavaş olduğunu görüyoruz. Burada artan bit sayısı ters etki ediyor. SLC tipi bellekler genel olarak MLC’den de hızlıdır fakat boyut konusunda SLC oldukça dezavantajlı. Yeni 840 ailesinde 21nm teknolojisiyle geliştirildiğini görüyoruz. Bu da güç tüketimi açısından olumlu olarak karşılanıyor.

:: Samsung’un yeni SSD ailesini beğendiniz mi?

 

 

HTC One X5, Yeni Nexus mu Olacak?

Daha önce haberlerimizde değindiğimiz HTC’nin 5 inçlik Full HD ekrana sahip One X5 modeli, 19 Eylül’de tanıtılması bekleniyordu. Fakat HTC 19 Eylül’de sadece Windows Phone 8 modellerini tanıtmıştı.

HTC’nin merakla beklenen 5 inçlik modeli belki de Google’ın yeni Nexus telefonu olabilir. HTC ile Google’ın eskiden G1 ve Nexus One modelleri piyasaya sürülmüştü. Yine yeni bir model doğuyor olabilir.

Samsung tarafından üretilecek olan GT-I9260 kod adlı yeni Nexus modeli ve firmanın sahip olduğu Motorola şirketi varken, HTC ile yeni bir Nexus projesi yürütme ihtimali düşük gözükse de bu gerçekleşebilir.

Bir diğer ihtimal de daha önce haberlerde paylaştığımız gibi firmaların Nexus modelleri duyurması. Pek çok firma kendi Nexus modellerini duyuracak ve bu telefonlara hızlı bir şekilde güncelleme gelecek.

HTC One X5 için Android 4.1.2 Jelly Bean işletim sistemini kullanacağı yönünde iddialar var. Google daha 4.1.2′yi tanıtmadı fakat HTC’nin One X5 ya da yeni Nexus modeliyle beraber piyasaya sürülebilir.

HTC One X5 için söylenen teknik özellikler ise 4 çekirdekli Snapdragon S4 Pro, 5 inç 1080p ekran, 12 Megapiksel kamera ve 2500 mAh batarya. Bakalım One X5 ya da yeni Nexus gerçekleşecek mi? Bekleyip göreceğiz.

:: HTC’nin One X5 modeli sizce gerçekleşir mi yoksa hayal mi?

 

PES 2013 İnceleme

Yaz aylarının sona ermesi birçoğumuzu üzüyor. Hem havaların soğuyacak olması hem de ‘tatil’ (Hangi tatil yahu?) döneminin bitişi, okulların açılması derken aslında tam depresyon aylarına giriş yapmış bulunuyoruz. En azından benim açımdan sonbahar her zaman olduğu gibi yine maksimum depresif bir giriş yapacak hayatıma. Sizi bilemem tabii.


PES 2013 işte bu görüntüyle karşımıza çıkmıştı

Fakat bu ayların oyunseverler için bir de güzel tarafı var. Bu da oyun dünyasında yaz boyunca süregelen (çok şükür Diablo 3 hayat kurtardı bu yaz) kuraklık sona erer ve firmalar yılbaşının da yaklaşıyor olmasının şerefine bir bir büyük projelerini oyunseverlerle buluşturur.

Özellikle futbol tutkunları için en önemli aylardır sonbahar ayları. Çünkü hem Pro Evolution Soccer 2013 hem de FIFA 13 piyasaya sürülür. Eskiden Football Manager serisini de bu aylarda elde edince hangisini oynayacağımızı şaşırır ve zevkten dört köşe olurduk.

Şimdi de Eylül ayının sonlarına gelmemizle birlikte havalar henüz soğumamış olsa da, Konami bizleri yanıltmadı ve Pro Evolution Soccer 2013’ü piyasaya sürüverdi. Geçtiğimiz haftalarda sizler için demosunu ve lansmanda tam sürümden edindiğimiz izlenimleri paylaştığımız PES 2013, bu yıl çok daha iddialı dersem yanılmış olmam.

{pagebreak::2}

İyi akşamlar sevgili Seray severler

Böyle bir başlık atınca insan ne yazacağını bile unutuyor inanır mısınız? Konuyu toparlamak adına hemen ufak bir anektod vereyim.

Oyun incelemeleri yapılırken çok klasik kalıplar kullanılır. İlkokuldan itibaren öğrenmeye başladığımız ‘Giriş-Gelişme-Sonuç’ üçlemesinin kullanılması haricinde, ‘Menüler şöyleydi tuşlar böyleydi, A’ya basınca şut atıyor’ gibi klasikleşmiş cümleler sıralanıverir anında.

Benim bu kalıbı kırmak niyetinde olduğumu en baştan belirteyim. Çünkü derdim PES 2013’ün hangi tuşlarla oynandığını ya da menülerinde ne olduğunu anlatmak değil. Eminim ki sizin de merak ettikleriniz bunlar değil. Zaten oyunun demosunu dahi oynasanız menülerine göz atma fırsatınız olabiliyor. Hatta durun hemen aşağıya bir ekran görüntüsü yerleştireyim menüler nasılmış görün.

 

İşte bu menülerle oyun karşılıyor bizi. İçerisinde birçok oyun modu var ve geçtiğimiz sene piyasaya sürülen PES 2012’den farklı herhangi bir seçenek karşımıza çıkmıyor. Konami anlaşılan oynanış üzerinde yapacağı değişikliklere odaklanmış ve oyun modları konusunda çalışmayı bırakmış.

Zaten önümüzdeki yıl Fox Engine kullanılarak hazırlanacağı iddia edilen PES 2014 ile çoktan uğraşmaya başladıklarına da eminim. Asıl bomba bir yıl sonra patlayacak diyebilirim kısacası.

{pagebreak::3}

Ekran görüntüsünü gördüğünüz menülerde bir süre gezindikten sonra artık alıştığımız şekilde Türkçe dil desteği sayesinde rahat rahat istediğimiz ayarı yapabiliyor, her oyun modunu noktasına, virgülüne kadar anlayabiliyoruz. 2010 yılında başlayan bu Türkçe desteği, Konami’nin PES serisinin Türkiye’de ne kadar çok oynandığını fark etmesiyle ortaya çıkan bir fikirdi ve oldukça başarılı oldu.

Fakat iki yıldır tercüme konusunda büyük sıkıntılar olduğunu görebiliyorduk. Tercüme demek ne kadar doğru olur bilemiyorum ama sanki Gooogle Translate kullanılarak çevirisi yapılmış cümle ve kelimeler karşımıza sürekli çıkıyordu. Eh bu da oldukça rahatsız edici olabiliyor tahmin edebileceğiniz gibi.

Gelin görün ki bu yıl Konami bu konu üzerinde ekstra efor sarfetmiş diyebilirim. Artık her şey gerçekten akıcı bir Türkçe ile anlatılıyor ve bu da oldukça hoşuma gitti. Çünkü verilen değerin arttığını görmemiz anlamına geliyor.

Gelelim pek gelişmeyen diğer özelliklere ki, en sona gerçekten oyunda yapılan büyük değişiklikler kalsın. Böylece ağzınıza bir parmak bal çalıp kaçmış olayım.

{pagebreak::4}

Öncelikle grafik konusuna değinelim. Geçtiğimiz yıl Konami grafiksel anlamda bir devrim(!) gerçekleştirerek oyuna oyuncuların boyunlarındaki DAMARLARI eklemişti hatırlarsanız. Bu yıl bu denli devasa bir gelişme beklememenizi tavsiye ediyorum. Ben şahsım adına kollar ve bacaklardaki tüyler ile benlerin eklenmesini bekliyordum ama maalesef umduğumu bulamadım.


İşte PES 2012 ile tanıtılan sinirli ve DAMARLI oyuncular

İşin şakası bir yana, grafiksel anlamda hiçbir değişikliğe gidilmemiş dersek yeridir. Bu durumu oldukça normal karşılıyorum ve herhangi bir eksi olarak görmüyorum çünkü oyunun grafikleri, grafik motoru ile günümüz konsollarının teknik kapasitelerinin yetebildiği maksimum düzeye ulaşmış durumdaydı zaten. Aynı şey FIFA serisi için de geçerli olduğundan bence bu iki oyunun artık grafiksel anlamda değerlendirilmesi oldukça saçma oluyor.

Zaten fark ettiyseniz ne Konami ne de EA Sports oyunlarını tanıtırken ‘Grafikleri de şöyle abarttık keh keh’ gibi açıklamalar yapmıyor. Çünkü onlar da bu durumun farkında ve oynanışa getirilecek yeniliklerin her zaman grafiklerden daha önemli olduğunu anlamış durumdalar.

Fakat değişen bir nokta var ki o da oyuncu animasyonları. Geçtiğimiz yıl karşımıza çıkan ‘kütük gibi’ hareket eden oyuncular artık mevcut değil. Konami bu konuda nasıl bir çalışma yürütmüş bilmiyorum ama kesinlikle oyuncuların her hareketi geçtiğimiz yıla oranla çok daha gerçekçi görünüyor.

Verdiğiniz paslar, attığınız şutlar, kalecilerin gelen toplara hamleleri ve yapılan müdahaleler kesinlikle ve kesinlikle çok gerçekçi görünüyor. Tabii bu gerçekçi görünme olayı sizi yanıltmasın, FIFA’nın Impact Engine yani Çarpışma Motoru ile başa çıkması yeni bir sistem getirilene kadar imkansız görünüyor.

{pagebreak::5}

Yine de bu konu üzerinde çalışma yapmaları PES fanatiklerini mutlu edecektir diye düşünüyorum. Sonuçta Türkiye’de hala en çok oynanan futbol oyunu PES serisi ve hal böyle olunca Türk oyunseverleri mutlu edecek gelişmeler yaşandığından bahsediyorum yaklaşık 5 paragraftır.

Gelelim ses ve atmosfere. Konami’nin sınıfta kalmaya devam ettiği en önemli nokta sesler ve atmosfer yaratımı konusu. Konami ki Silent Hill, Metal Gear serisi gibi oyunların altına imzasını atmış bir firma. Nasıl böylesine amatörce bir hata yaptıklarını yıllardır anlayamıyorum. Sanırım yapılması gereken şey çok belli. Bütün ses teknisyenlerini kovup, yerine yeni çalışanlar almak.

Topa vurduğunuzda çıkan sesler, stadyumun yaratamadığı atmosfer ile birleşince ortaya kulaklarımız açısından bir felaket çıkmış oluyor. Bu felaket de oyunu oynarken aldığınız zevki tamamen öldürüyor. Tabii burada değinilmesi gereken nokta, PES’in Türkiye’de (sürekli Türkiye ve Türk oyunculardan bahsediyorum çünkü bu incelemeyi bir tek siz okuyorsunuz) PlayStation kafelerde oynandığını düşünecek olursak, sesi kısıp oynadığınızdan pek de umurunuzda olmayacağı.

Yine de Konami’nin ağır şekilde eleştirilmesi gerektiği gerçeğini değiştirmiyor bu durum. Siz siz olun, PES 2013 oynarken sesi pek açmayın. Beşinci sınıf takımların UEFA kupası maçlarını izlermişcesine bir atmosfer oluşuveriyor evde.

{pagebreak::6}

Sağ kanatta topu John Rambo alıyor

Geldik zurnamızın zırt dediği yani oynanış konusunda yapılan değişikliklerden bahsedeceğimiz bölüme. Biraz uzun bir bölüm olacağı konusunda sizleri uyarıyorum, eğer yazıyı okuyorsanız bir süre ara verip çayınızı kahvenizi alın (sakın sigara içmeyin) ve öyle devam edin.

Konami bu yıl PES serisinin başına Kei Masuda’yı geçirerek oldukça mantıklı bir iş yaptı. Zira Masuda, PES fanatiklerinin yorumlarını utanmasa tek tek evlerine gidip dinleyebilecek düzeyde bir adam ve yaptığı iş gerçekten de etkileyici olmuş diyebilirim.

İsterseniz PES Full Control ile başlayalım. Birazdan aşağıda anlatacaklarımın tümünün genel adı olarak belirlenen PES Full Control sayesinde oyundan alacağınız zevk maksimuma çıkacak. Oyunculara saha içerisinde tam kontrol imkanı sunan bu sistem, FIFA’nın yıllardır kullandığı 360 derece yön sistemi ve Precision Dribbling sistemi ile eş değer bir sistem.

Yani oyuncunuzla koşarken D-Pad’in 8 yönü dışında 360 derecelik alanda istediğiniz noktaya doğru yönlenebiliyorsunuz. Bu da top kontrolü, top sürme, çalımlar ve hatta karşı taraftan düşündüğümüzde defans yapanlar açısından oldukça etkileyici bir gelişme oluyor.

Ardından Full Manuel Passing sistemi geliyor. Bu sistem oyunda en çok beğendiğim sistem oldu çünkü eskiden dan dun paslaştığımız PES, artık küçük üçgenler bile kurabileceğimiz kadar isabetli paslar atabilmemize olanak tanıyor. Üzerine geliştirilen yapay zeka sayesinde çok doğru yerlere koşu yapan oyuncuları koyduğumuzda tadından yenmeyen bir gelişme oluyor.

{pagebreak::7}

Bu sistemde yine 360 derecelik açıda istediğiniz noktaya pas atabiliyor ve bu sayede dinamik ver-kaçlar yapabiliyorsunuz. Bu da karşınıza gelen iki üç oyuncuyu dahi aynı anda oyundan düşürebilmenize ve hızlı ataklara çıkmanıza yardımcı olduğu gibi, defansınızdan top çıkarmak konusunda da işinizi oldukça kolaylaştıracağından eminim.

Bir diğer değişiklik Dynamic First Touch. Bu yenilik bu yıl aynı şekilde FIFA 13’te de uygulanmaya başlandı ve gerçekten harika bir yenilik. Çünkü gelen pasları yabancıların ‘First Touch’ olarak adlandırdığı tek dokunuşla yönlendirebilmek çok zevkli oluyor. PES 2013’te üzerinize doğru bir top geliyorsa yapabileceğiniz üç farklı şey var.

Ya ilk müdahaleyi gerçekleştirip hızlıca bir dönüş yaparak topu kontrolünüze alıyorsunuz, ya gelen topu direkt olarak tek pas oynayabiliyorsunuz ya da son olarak gelen topu bir arkadaşınıza indirip yapacağınız koşu ile topu geri alarak rakiplerinizi geçebiliyorsunuz.

Full Manuel Shooting sistemine ne demeli peki? Oyunu kat kat zorlaştıran bir yenilik olsa da topu kalenin istediğiniz noktasına gönderebiliyor oluşumuz gerçekten etkileyici. Alışmak biraz zaman alacaktır (gerçi FIFA serisini oynuyorsanız çoktan alışmışsınız demektir) ama yine de oyuna kattığı gerçekçilik ve heyecan yadsınamaz.

Son olarak Deft Touch Dribbling’e gelelim. Bu sistemi anlatmak biraz zor aslında ama şöyle özetleyeyim, top kontrolünü yüzde 5000 daha hassas hale getirdiğimizi düşünün. Yapacağınız en ufak bir hareket bile oyuncunuzun ayağıyla topu ileri geri sağa sola ya da çapraza çekmesiyle sonuçlanıyor. Yani oyuncuya yüzünüzü dönüp arkanıza doğru geri geri gidebilmeniz dahi mümkün. Yapacağınız hareketlerin nereye varacağını ise tahmin etmek güç değil.

{pagebreak::8}

Taçsız kral Pele gidiyor

Oynanış konusunda yapılan yenilikleri okuduğunuzda aklınıza başka bir oyun yani FIFA geliyorsa merak etmeyin, anormal değilsiniz. Çünkü bu saydığımız yeniliklerin hepsi FIFA serisinde mevcut. Hatta bu yıl daha da geliştirilmiş olarak karşımıza çıkacak ama oyun piyasaya sürülene kadar hakkında konuşmamak en doğrusu olacak.

FIFA’da olan yenilikler olarak bahsetmemin sebebi ise çok basit. Amacım FIFA ile PES hayranları arasında bir çatışma başlatmak değil. Yalnızca, PES serisini Arcade oyun yapısı nedeniyle seven arkadaşların, oyunun her yıl daha da FIFA serisine benziyor olmasının ne kadar iyi olduğunu tartışmamız gerektiğini düşünüyorum açıkcası.

Çünkü oynanış FIFA’ya benzedikçe, bazı FIFA hayranları için PES 2013, FIFA klonu olmaktan öteye gidemeyecek gibi görünüyor. Zira çıtayı yükseltip yüksekliğini belirleyen oyun FIFA olduğundan, FIFA severler açısından PES’in FIFA’ya yaklaşması iyi bir gelişme olurken, PES sevip FIFA’yı sevmeyenler için hiç de iyi bir gelişme olmadığı da bir gerçek. Yeryüzünün en karışık cümlesini okudunuz, anlayabildiyseniz ödüllerinizi adreslerinize postalamaya başlıyorum.

Sonuca baktığımızda FIFA’ya gittikçe daha da benzeyen bir oyun var karşımızda ve bu benzerlikler nedeniyle oyunu oynarken garip gelen durumlarla neredeyse hiç karşılaşmadım. Hatta son 4 yıldır ilk kez bir PES oyununu inceleme versiyonlarını denemek dışında oynadığımı fark ettim.

{pagebreak::9}

Oynanışta yapılan geliştirmeler o kadar doğru hamleler ki, PES serisi belki de önümüzdeki yıldan itibaren kaybettiği tahtını geri alabilir.

#video_1910#

Eğer FIFA hayranı değilseniz, PES 2013’ün PES 2012’ye oranla çok çok daha iyi olduğunu bilmeniz faydanıza olacaktır. Futbol oyunlarını seviyorsanız kesinlikle tercihiniz PES 2013’ten yana olmalı. Tabii FIFA 13 çıktığında neler olur, orasını şimdilik kestiremiyoruz. Kendisi daha piyasaya sürülmeden ödüller alan bir yapım olduğundan bu yıl da muhtemelen tahtını PES serisine devretmeyecektir.

Eğer FIFA hayranıysanız, PES 2013 sizlere FIFA 13 çıkana kadar çerez niyetine oynayabileceğiniz bir  yoldaş olacaktır.

Tavsiye ediyor muyum? Evet ediyorum. Çünkü PES uzun bir süredir ilk kez bana eski zevkini yaşatma başarısını gösterdi. Şahsım adına FIFA’yı bekliyor olsam da, bir kenara da tutup fırlatmayacağımı söyleyebilirim PES 2013 için. PES fanatiklerine duyurulur.

8.5/10

Artılar: Türkçe menüler her zaman büyük katkı sağlıyor. Düzeltilen Türkçe yazılar var. Oynanış konusunda büyük mesafe kat edilmiş. Grafikler yeterince iyi görünüyor.

Eksiler: Lisans problemleri her zaman olduğu gibi oyunu baltalıyor. Ses ve atmosfer yaratımı konusunda firma sınıfta kalmış. MyPes modu iyi çalışmıyor.

:: PES 2013 mü yoksa FIFA 13 mü? Sizce hangisi daha iyi? Tıklayın, forumumuzda tartışalım.

Sony’den Şık ve İnce Taşınabilir Batarya

Şık tasarımları ve kendine has çizgisiyle akıllı telefon pazarında kendine ayrı bir yer katan Sony, akıllı telefonlar ve tabletler için yeni bir harici batarya çözümü duyurdu.

Firmanın aksesuar konusunda iddialı olduğunu IFA 2012’de görmüştük. Yeni ultra ince taşınabilir batarya ile Sony, aksesuar satışlarını arttıracaktır diye düşünüyoruz.

Şarjım Bitti Diye Priz Aramayın

3.500 mAh ile 7000 mAh değerlerindeki taşınabilir harici bataryalar, içindeki enerjiyi USB bağlantısı üzerinden aktarıyor. Bataryaların üzerinde USB bağlantısı mevcut. Bu arabirime cihazınızın şarj kablosunu takmanız yeterli.

198 gram ağırlığında ve 12.9 mm inceliğinde olan bataryalar, şarj etmeden 500 saat içerisinde enerji tutabiliyor. 30 ile 90 Dolar arası değişecek olan taşınabilir pillerin Sonbahar sonlarında satışa sunulması bekleniyor. 

Sizler de pil sorunundan müzdaripseniz, Sony’nin yeni çözümünü beklemeniz etkili bir çözüm olarak göze çarpıyor.

:: Taşınabilir batarya kullanıyor musunuz?

 

Türk Telekom’da Ne Değişecek? VİDEO

Türk Telekom Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, yeni göreviyle ilk kez basın mensuplarının karşısına çıktı. 3D vizyonu ile tüketicilerin karşısına çıkacaklarını belirten Yılmaz, 3D’nin ne anlama geldiğini de açıkladı.

  • Dijital yaşam dönüşümü
  • Değer odaklı müşteri hizmetleri
  • Dünyaya açılım ve bölgesel büyüme

Özel röportajı izleyin

#video_6518#

TTNET‘ten sonra Türk Telekom Genel Müdürü olarak kariyerinin zirvesine ulaşan Tahsin Yılmaz’a internet altyapısı ve beklentilere dair özel soruları ilettik. Aldığımız samimi yanıtları, bu videoda izleyebilirsiniz.

Yeni duyurular yakında

Son 6 yılda  11 milyar TL yatırım yapan şirket bu yatırımlardan sonra yeni ürün ve servislerini duyurmayı planlıyor.

Bir süredir yaşanan sessizliğin ardından, basın mensuplarıyla bir araya gelerek sessizliğini bozan Türk Telekom, yaklaşık 2 hafta sonra yeni bir duyuru daha paylaşarak bu sefer, ürün ve servislerle ilgili yenilikleri paylaşacak.

:: Tahsin Bey’in bu açıklamalarından sonra neler söylemek istersiniz? Tıklayın, SDN Forum’da tartışalım.