Facebook Yardım Servisi Yenilendi

Günümüzün popüler internet oluşumlarının başında sosyal ağlar geliyor. Birden çok servisi tek potada eritmesinin yanı sıra ünlü isim ve markaların da dahil olmasıyla geniş potansiyele ulaşan servisler, gelişen süreç içerisinde sektörün parlayan yıldızı olmayı başardılar.

Kategorinin lider platformlarının birisi ise Facebook. Son olarak 1 milyara yaklaşan kullanıcı ağında sahte profil avına çıkan yetkililer; silinen binlerce hesap ile FarmVille, Zynga, Rihanna ve Justin Bieber gibi sayfalarda önemli hayran kayıplarına sebep oldular.

Diğer taraftan sohbet yazılımını yenileyen ekip, iPhone’un alışılagelmiş baloncuklu konuşma tasarımını kendi uygulamalarına entegre etti. Facebook cephesinden yapılan son açıklamaya göre ise Yardım Merkezi‘nin yenilendiği bildirildi.

Genel görünüm itibariyle daha estetik, kullanıcı dostu ve içerik odaklı yapı benimsenirken giriş kısmında 6 ana madde dikkat çekiyor. Sol menüde ise en çok başvurulan popüler hata maddeleri yer alırken, sekmeler arası hızlı geçiş sayesinde istenilen veriye kolayıkla ulaşılabiliyor.

Ek olarak “Hesap ayaları” sayfasına yerleştirilen “Destek Duvarı” özelliği ile rapor ettiğiniz ileti ya da fotoğrafların işlem durumu hakkında bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Eğer bildirimde bulunduğunuz içerik hakkında herhangi bir değişiklik olursa da bildirim gönderiliyor.

2007 yılından itibaren hayatta olan Yardım Merkezi böylelikle daha akıcı ve net çözümler sunmaya başladı. Yaşanan köklü değişiklik sonrası karmaşık yapının hakim olduğu merkez böylelikle daha düzenli ve saf bilgiler aktarmaya başladı.

  • Yenilenen tasarıma ulaşmak için buraya tıklamanız yeterli.

:: Facebook Yardım Merkezi’nin yeni yüzünü beğendiniz mi?

 

iPhone 5”teki Kamera Sorunu Normalmiş

iPhone 5‘in çıkmasından sonra sorunlar ve yaşanan problemler de ardı ardına gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta yaptığımız haberde iPhone 5‘in kamerasından yoğun ışık altında çekilen pek çok fotoğrafta pembe ışık hüzmeleri oluştuğunu sizlerle paylaşmıştık. O habere buradan ulaşabilirsiniz.

Gizmodo okuyucusu Matt Van Gastel, bu durumu Apple’a bildiriyor. Aldığı yanıt esasında pek de şaşırtıcı değil. Apple’a göre iPhone 5‘in bu tip pembe renkli fotoğraflar çekmesi normal! Işık açısından ve şiddetinden kaynaklanan durumu, bu açıyı değiştirerek değiştirmeye çalışın cevabını almış. 

iPhone 5 ile 4S’in kameralarını karşılaştırdığımızda varılan sonuç

Zamanında anten sorunu yaşayan iPhone 4 için Steve Jobs, o zaman sol elinizi kullanmayın yanıtını vermişti. Bu yüzden böyle cevaplar Apple’dan geldiğinde pek şaşırtıcı olmuyor.

Morumsu pembeleşmenin kaynağı henüz teyit edilmedi. Bir sorun olduğu kesin çünkü aynı fotoğrafı iPhone 4S ile çektiğinizde herhangi bir pembeleşme olmaması, iPhone 5′te neden bu oluyor sorusunu sorduruyor. Apple’da şimdilik dünyaya toz pembe bakıyor ve ona göre kamera normal çekiyor.

:: Apple’ın yaşadığı bu sorunun kaynağı sizce ne olabilir?

 

Samsung Galaxy S3 Mini mi Geliyor?

Samsung, 11 Ekim‘de Almanya‘da düzenleyeceği etkinliğin davetiyesinde mavi bir fon üzerine S yazısı dikkat çekiyor. Almanya’da düzenlenecek etkinlik için Almanca etkinlik slogan bulan Samsung “So Gross Kann Klein Sein und So Klein Kann Gross Sein” ifadelerini kullandı.

Galaxy S3‘te olduğu gibi beyaz ve mavi şekilde yazan slogan Büyük küçük olabilir, küçük büyük olabilir anlamına geliyor. Bu da Samsung Galaxy S3‘ün küçük versiyonunun gelebileceği ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Belki de Galaxy S3 ile alakası olmayan Galaxy S ailesine başka bir cihaz eklenebilir. Bu belki küçük belki de büyük olur bilinmez fakat Samsung‘un Galaxy S3 Mini üzerinde çalışıyor olması oldukça kuvvetli bir ihtimal.

Galaxy S3‘ün 4.8 inçlik ekranının büyüklüğünden korkan pek çok kullanıcı, daha küçük telefonlara kayıyor. Samsung  bu noktada müşteri kaybetmek istemiyor olabilir. Böylece doğrudan iPhone’a rakip olarak Galaxy S3 Mini modeli çıkabilir. 11 Ekim’i bekleyelim görelim.

:: Samsung, Galaxy S3 Mini sizce çıkar mı? Çıkarsa özellikleri ne olmalı?

 

EMC Forum 2012, 18 Ekim’de! VİDEO

Bine yakın sektör temsilcisini ağırlayacak olan EMC Forum 2012, Bulut ve Büyük Veri konuları çerçevesinde, “İşinizi+BT’yi+Kendinizi Dönüştürün” temasına odaklanacak. EMC‘nin Teknoloji İş Ortakları organizasyonunu yöneten Başkan Yardımcısı, Global Pazarlama CTO’su, Chuck Hollis, Forum 2012’nin açılış konuşmasını üstlenirken, etkinliğin ev sahipliğini ise EMC Türkiye Genel Müdürü Önder Sönmez yapacak.

Türkiye’deki şirketlerin %62’si büyük bir dönüşüm geçirecek

#video_6530#

EMC Forum öncesinde Forum içeriği ve EMC’nin “Türkiye’deki Şirketlerde BT Dönüşümü” üzerine gerçekleştirdiği araştırma sonuçları hakkında bilgi veren EMC Türkiye Genel Müdürü Önder Sönmez; “Türkiye’deki şirketlerin BT dönüşümüne bakış açısını yansıtan, kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdik. Araştırma, şirketlerin Bulut ve Büyük Veri analitik araçlarından tam olarak faydalanmak için işletmelerini dönüştürmekte olduklarını gösteriyor.

Teknolojileri tam bir kaldıraç olarak kullanmak isteyen işletmeler, Veri Bilim Adamı ve Bulut Mimarı gibi yeni rolleri benimsemek ve yeni çalışma yöntemlerini olanaklı hale getirmek zorunda kalacaklar” dedi.

Araştırma sonuçları

Kapsamlı sonuçları EMC Forum 2012 ile birlikte paylaşılacak olan araştırma; Türkiye’de şirketlerin yüzde 62’sinin gelecek yıl içerisinde büyük bir dönüşüm geçireceğini öngörüyor.

Araştırmanın bulguları, Türkiye’deki şirketler için ticari konulardaki en önde gelen amaçların; yeni çözümler ve ürünlerin geliştirilmesi (%49), gelirlerin artırılması (%46) ve veri yönetiminin ve analiz/analitik çalışmaların geliştirilmesi (%42) olduğunu belirtiyor.

Araştırmanın sonuçları incelendiğinde 4 ana yargı ön plana çıkıyor:

• Şirketlerin BT becerileri dönüşüm geçiriyor
• Büyük Veri, sektörde yeni kazananlar ve kaybedenler yaratacak
• Türk şirketleri için “güven” önemini koruyor
• Bulut, geleneksel BT Mimarilerinin yerini alıyor

Bulut mimarları gündemde

Bulut teknolojilerinin ve Büyük Veri kavramının sektörde yeni iş kolları ve görevler yaratacağını ortaya koyan araştırmaya göre şirketlerin yüzde 60’ı, veri depolama ve yönetimini BT alanındaki en önemli konu olarak görüyor ve şirketlerin yüzde 49’u, yeni çözümler veya ürün geliştirmeyi, ticari alandaki en önemli öncelikleri olarak gösteriyor.

EMC Forum 2012 katılımcıların, Bulut ve Büyük Verinin bilişim sektörünün dönüşümündeki etkisini keşfetmelerini ve onlara, işlerini dönüştürerek rekabet güçlerini nasıl artırabileceğine dair ipuçları sunmayı amaçlıyor.

Aynı zamanda EMC Forum 2012, katılımcılara sektörün uzman isimleri ve uzman markaları ile tanışma fırsatı da sunuyor. Katılımın ücretsiz olduğu etkinliğe online kayıt, www.turkey.emc.com/forum adresi üzerinden yapılıyor.

:: Bulut ve Büyük Veri için neler söylemek istersiniz?

GameX 2012 4 Ekim’de Kapılarını Açıyor

4-7 Ekim 2012 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek GameX yine belirli bir oyuncu kitlesi tarafından heyecanla bekleniyor.

SOBEE Studios’un geçmişte olduğu gibi bu yıl da GameX’in ana sponsorluğunu üstlendiği görülüyor.

Her yıl GameX’e damga vuran İstanbul Kıyamet Vakti (İKV), bu yıl da oyun tutkunlarının fuardaki buluşma noktası olacak. Oyunun yeni eklenti paketi ilk kez GameX 2012’de duyurulacak.

Türkiye’nin ilk çocuk kahramanı SüperCan’ın yeni macerası da GameX 2012’de meraklılarını bekliyor olacak. 5 milyon oyuncuya ve 1 milyonu aşkın kayıtlı kullanıcıya ulaşmayı başaran SüperCan, yeni oyunu SüperCan 2 ile GameX’te oyunseverlerle buluşacak.

I Can Football oyununun yenilenen grafikleri ve Manchester United takımının eklenmiş sürümü de GameX’te ortaya çıkacak.

:: GameX sizce çok çok önemli bir organizasyon mu?

 

TP-LINK’ten 24 Port Yönetilebilir Switch

TP-LINK, çok sayıda bilgisayarı aynı anda kullanan güçük işletmelere yönelik 24 gigabit portlu L2 yönetilebilir switch’i TL-SG3424’ü duyurdu.

TL-SG3424 şirket ve kurumlara özel ağ yapılarını hızlı, güvenli, kesintisiz bir biçimde kullanma olanağı sağlıyor. Cihazın gigabit portları yüksek hız ve kapasiteyi, gelişmiş güvenlik özelliği ağa yönelik önceden tanımlanmış önleme olanağını, ile yönetim fırsatları ve ses ile veri gönderim imkanını sağlıyor.

TL-SG3424’de bulunan gelişmiş trafik yönetim özellikleri ile bant genişliği hızlı ve adil bir şekilde paylaştırılıyor.

TP-LINK TL-SG3424 Yönetilebilir Switch’in bazı özellikleri

  • Katman 2 Özellikler
  • 4K VLAN
  • GVRP (GARP VLAN Kayıt Protokolü)
  • STP / RSTP / MSTP
  • IGMP Snooping
  • QoS
  • Bant genişliği Kontrolü
  • Güvenlik Stratejileri
  • IP-MAC-Port-VID Eşleştirme Özelliği
  • Erişim Kontrol Listesi (L2 ~ L4 ACL)
  • 802.1x ve RADIUS kimlik doğrulaması
  • Port Güvenliği
  • SSL ve SSH şifrelemeleri
  • Komut Satırı Arabirimi

 TP-LINK TL-SG3424 Yönetilebilir Switch’in Türkiye fiyatı 369 USD +KDV olacak.

:: Yarı büyüklükteki kurumlarda switch olarak hangi markayı seçersiniz?

 

 

Eylül Ayı Android Kullanım Oranları

Android işletim sistemini kullanan cihazların hangi sürüme ait olduğu analizleri her ay yenilenerek karşımıza çıkmaya devam ediyor. 

Google Play Store‘a giren herkesin hangi sürümü kullandığı ortaya çıkıyor ve Google‘da oranlamayı doğru bir şekilde yapabiliyor. İşte en son kullanım oranlarına hep beraber bakalım.

Android 4.1.1 Jelly Bean‘in kullanım oranı hala istenilen seviyede olmasa da, geçen sene çıkan Ice Cream Sandwich‘e göre daha hızlı bir yükseliş sergiliyor. Neredeyse ikinci ayında olan işletim sisteminin kullanım oranı sadece yüzde 1.8.

Apple’ın iOS 6′ya güncelleme oranlarını açıkladıktan sonra elimizdeki 100 milyon rakamına baktığımızda Android ekosisteminin güncelleme konusunda yerlerde süründüğünü hatta emeklediğini görüyoruz.

Birinci senesini dolduran Android 4.0 Ice Cream Sandwich işletim sisteminin kullanım oranı ise yüzde 24 seviyelerinde. Android 4.0 üzeri kullanım oranına baktığımızda anca iki işletim sisteminin toplamı yüzde 25 yapıyor.

Android 2.3.3 Gingerbread tamamen efsane olmaya aday bir işletim sistemi. Windows XP gibi bir türlü kullananı azalmıyor. Ama bunun sebebi güncelleme yayınlamayan firmalar dersek pek yanlış olmaz. Pek çok az kişi der ki ben Gingerbread ile mutluyum, ICS‘e ya da Jelly Bean‘e geçmeyeyim.

Android 2.3.3 Gingerbread sürümünü kullanan Android cihaz oranı yüzde 55.8. Gingerbread’in çıkış tarihine baktığımızda ve hala piyasanın yarısından çoğunu elinde tutuyorsa biraz düşünmek gerekiyor gibi.

Samsung’un buradaki haberimizde paylaştığımız gibi 15 cihaza Android 4.1 Jelly Bean güncellemesi vereceği açıklandı. HTC‘de bu ay sonuna doğru One X ve One S modellerine Jelly Bean güncellemesi verecek. Jelly Bean kullanımının artması ve Gingerbread kullanımının da biraz daha düşmesi bekleniyor. Fakat Gingerbread kullanan çoğu cihazın güncelleme alamayacağı gerçeğini düşündüğümüzde bu kötü tablo uzun bir süre gözükmeye devam edecek gibi.

:: Android ekosisteminin güncelleme sorunu sizce nasıl çözülür?

 

Resident Evil 6 İnceleme

Resident Evil serisinin köklerine döndürüleceğini açıklayan Capcom, bu sayede serinin hayranlarını büyük beklenti içerisine sokmayı başarmıştı hatırlarsanız.

Uzun süren bekleyiş sona erdi ve Capcom, Resident Evil 6‘yı oyunseverlerin beğenisine sundu. Bakalım gerçekten de istedikleri etkiyi yaratabilmişler mi?

Senaryo

İsterseniz oyunun hikayesiyle başlayalım. Resident Evil 6’ya kronolojik olarak baktığımızda 2012  yılının Aralık ayında, Edonia adlı eyaletin Güney Slav bölgesinde geçtiğini görüyoruz.

Edonia’nın Özgürlük Ordusu adı altındaki ordusunun paralı askerlerinden olan Jake Muller, ki kendisi Albert Wesker’ın oğlu oluyor, ordudan bir bioterörist saldırı sırasında kaçmayı başarıyor. Jake yolculuğu boyunca Sherry Birkin ile partner olarak yoluna devam ediyor.

{pagebreak::2}

Aynı zamanda Chris Redfield ve Piers Nivans’tan oluşan bir ekip de, Ada Wong tarafından saldırıya uğramalarının acısını çıkarmaya çalışıyor. Ada Wong, Chris Redfield’ın başında bulunduğu BSAA(Bioterrorism Security Assessment Alliance)’nın neredeyse her görevlisini C-Virus enjekte ederek öldürmüş durumda. Öldürmek demek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama en azından yaratıklara dönüştürdüğünü söyleyebilirim.

Bu olayların ardından altı ay geçmiştir ki, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanı Adam Benford, 1998 yılında (ilk Resident Evil’da gerçekleşen olaylar) meydana gelen facianın arkasındaki gerçekleri tüm dünyaya açıklamaya karar verir.

Bu sırada başkanın sağ kolu olarak Leon S. Kennedy görev yapmaktadır ve yardımına A.B.D. Gizli Servisi’nden Helena Harper’da katılır. Başkan açıklamasını yapamadan önce evine bir bioterörizmsaldırısı gerçekleşir ve Leon S. Kennedy’de bu olayların arkasında yer alanları çözmek için harekete geçer, tabii önce başkanı öldürmesi gerekmektedir.

Resident Evil 6 işte böyle karmaşık olaylar zinciri ile başlasa da, oyunda yer alan 6 oynanabilir karakterin de iç içe geçen senaryoları sayesinde rahatlıkla kontrolünüz altına giriyor diyebilirim. Senaryo açısından gerçekten iyi bir iş çıkarıldığını da söylemem gerekiyor çünkü çapraz kurgu ile gerçekleşen olaylar sinema filmi tadını oyunsevere hemen hissettiriyor.

{pagebreak::3}

Oyun tasarımı

Oyuna ilk başladığınızda karşınıza oynanabilir olarak üç farklı senaryo modu çıkıyor. Bu da altı farklı karakterle oyunu oynama şansı tanıyor. Oyunu ister tek kişi olarak yanınıza yapay zekayı alarak oynayabilir, isterseniz iki kişi aynı konsolda, isterseniz de internet üzerinden birileriyle oynayabilirsiniz.

Bunun haricinde Resident Evil 6‘ya başladığınızda, oynanışın tamamen çizgisel bir hat üzerinde ilerlediğini hemen farkedebiliyorsunuz. Oynanışta yenilik adına Resident Evil 5’ten bu yana gelen tek şey oldukça can sıkıcı olan Quick Time Event yani bir tuşa bir anda basmanızı gerektiren olaylar.

Oyunda fazlasıyla başarısız QTE yer alıyor ve bu da oyuncuyu resmen oyun atmosferinden koparıveriyor. İki kişilik oynanış konusunda da hiçbir yenilik yok. Partnerler birbirlerini korumak dışında kapıları açmak ya da haritanın iki farklı yerinde bulunan düğmelere aynı anda basmak suretiyle oyunu oynuyorlar. Resident Evil 5‘ten bir arpa boyu yol alamamış olmaları gerçekten üzücü.

Her karakterin dört farklı bölümü ve bunların da kendi içlerinde altı ya da yedi farklı ufak parçası olduğunu hatırlatalım. Her bölümün oynanışı neredeyse bir saatten uzun bir süreye tekabül ediyor.

Oyuna eklenen yeni bir sistem, silahlarınızı güçlendirebildiğiniz ve yetenek kazanabildiğimiz sistem. Bu sistemde yetenek elde edebilmek için ise oyunda zombileri ve düşmanları öldürmeli, kutuları parçalamalı ve üstlerinden düşen deneyim heykelciklerini toplamalısınız.

Son olarak Mercenaries sisteminin de geri geldiğini hatırlatalım.

{pagebreak::4}

Oynanış

Resdient Evil 4 ile birlikte gelen omuz üstü açıdan TPS oynanışı Resident Evil serisi için bir devrim olarak nitelendirilse de, pek de başarılı olmadığını söyleyebiliriz.

Çoğu durumda sağınızı solunuzu göremeyecek ve deliler gibi kamerayı çevirirken bulacaksınız. Tabii zombilerin bazı durumlarda dibinizde bile olsalar saldırmamak gibi huyları olduğundan bu konuda pek sıkıntı yaşamayabilirsiniz.

Oyuna yeni eklenen oynanış unsurlarından biri de kombo sistemi ve ‘finishing moves’ yani bitiriş hareketleri. Yakın dövüşü çok daha anlamlı hale getiren bu sistem sayesinde ilginçtir ki 4-5 kurşunu kafasına yemesine rağmen ölmeyen bir zombiyi tek bir uçan tekmeyle kafasını patlatmak suretiyle öldürebiliyoruz.

Sağlığımız için ilkyardım spreyleri ve bitkiler dururken, biraz daha değiştirilmiş bir sistemle karşımıza çıkıyor. Oyunda sahip olduğumuz envantere yerleşen bitkileri birbirleriyle eskiden olduğu gibi kombine edebiliyoruz fakat bu güçlerini artırmak yerine yalnızca miktarlarını artırmış oluyor. Tabii yerden tasarruf ettiğinizi ve çantanızda sahip olduğunuz yerlerin çok önemli olduğunu da hatırlatalım.

{pagebreak::5}

Gelelim yapay zekaya. Zombilerin zeka sahibi olmalarını beklemiyorum tabii ama nedense üç adım mesafede yanyana durup halay çekebilecek kadar samimi olabiliyoruz kendileriyle ve bu da oldukça rahatsız edici bir durum.

Tabii bazen 10 metreden üzerinize uçan zombileri de göreceğiniz için aslında iyi ve kötü burada birbirini dengelemiş oluyor diyebilirim.

Özellikle dar alanlarda zombilerin camlardan pencerelerden dahi içeri giriyor olmaları insan üzerinde ciddi bir stres yaratıyor çünkü arkanızı kapalı bir duvara vermediğiniz sürece her an arkanızdan bir saldırıya maruz kalabiliyorsunuz. Aslında bu stres seviyesinin yüksekliği, serinin ilk oyunlarında da mevcuttu ve Capcom bu konuda iyi bir iş çıkarmış diyebilirim.

Tabii oynanışın biraz daha zorlaşmış olduğu da bir gerçek. Fakat oyunda bulmaca benzeri olaylar pek yer almadığından, saf aksiyon dolu bir oynanışa hazır olmanızı tavsiye ediyorum.

Son olarak oyuna eklenen ve nedenini hiç anlayamadığım ‘yön bulma’ tuşunu da kırasım geldiğini belirteyim. Sanki zekasız bir bireymişiz muamelesi yapıldığını düşündüren bu tuşu neden oyuna eklediklerini gidip tek tek sormak istiyorum cidden.

{pagebreak::6}

Grafik – Ses – Atmosfer

Resident Evil 6‘nın en güçlü yanlarından biri de grafikleri. Dışarıdan bakıldığında oldukça şahane görünen grafikler, hangi platforma oynarsanız oynayın oldukça tatmin edici sonuçlar veriyor.

Özellikle sinematiklerin gerçekten bir Hollywood filmi tadında hazırlanması da etkileyici olmuş diyebilirim. Türkiye’de hala bu tarz animasyonların yapılamıyor olması gerçekten bizim adımıza oldukça üzücü diye de ekleyeyim.

Ses ve atmosfer konusunda da Capcom‘un iyi bir iş çıkardığı ortada. Özellikle karakter seslendirmeleri üzerinde fazlasıyla emek harcanmış. Saçma sapan hiçbir diyalog ile karşılaşmadığım için Capcom’a sesler ve seslendirme konusunda tam puan vermek durumundayım.

Atmosfer yaratımını da zaten Hollywoodvari bir şekilde çözen Capcom, oyunun görsel ve işitsel bölümünde eksiksiz bir iş çıkarmış diyebilirim.

{pagebreak::7}

Köprüden önce son çıkış


Capcom, Resident Evil 6’nın senaryo ve görselliği açısından oldukça iyi bir iş çıkarmış. Zaten Resident Evil 4’ten Resident Evil 5’e geçişte inanılmaz bir grafiksel sıçrama yaşanmıştı. Bu kez öyle devasa bir zıplama beklemeyin ama oldukça geliştirildiğini söyleyebilirim.

Oynanış konusuna geldiğimizde aksiyon oyunlarını sevenler, TPS sevenler için bulunmaz bir nimet olduğunu söyleyebilirim. Bol bol aksiyon, bol bol QTE, bol da dramaya sahip bir senaryonuz olunca sizden mutlusu olmayacaktır.

TPS sevmeyen Resident Evil hayranları içinse bu oyun bir hayal kırıklığı olmaktan öteye gidemeyecektir. Nerede bizim bulmacalarımız? Nerede sabit kameramız? Nerede arkamızdan beklemediğimiz anda fırlayan zombilerimiz, yaratıklarımız?

Nerede bu oyunun o karanlık havası? Nerede o ilk zombiyle karşılaştığımızda yaşadığımız hisler? Örümceklerin yuvasına girdiğimizde tüylerimizin diken diken oluşunu ne çabuk unuttunuz? Dev arılar, dev timsahlardan bahsetmeme gerek var mı sizce?

İşte Resident Evil’ı Resident Evil yapan hiçbir unsurun yer almadığı bir Resident Evil oyunu ile daha karşı karşıyayız diyebilirim. Yanlış anlaşılma olmasın, oyun kötü değil ama benim derdim oyunun iyi olup olmadığı değil. Resident Evil olup olmadığı..

7.5/10

Artılar: Seslendirmeler, atmosfer ve grafikler oldukça iyi. Altı farklı karakterin yer alması uzun süreli oynanış sağlıyor. Resident Evil’ın eski oyunlarına göndermeler içeriyor.

Eksiler: Oldukça fazla Quick Time Event var ve hepsi de birbirinden başarısız. Oynanış konusunda aşırı çizgisellik var. Eski Resident Evil’lardan eser yok denebilir.

:: Resident Evil 6’yı oynamayı düşünüyor musunuz?

SDN Teknosa Magazin’in 30. Sayısı Yayında

Ayda iki kez yayınlanan SDN Teknosa Magazin, otuzuncu sayısı ile internet dünyasındaki yerini aldı.

Ekim ayının ilk dergisinin kapak konusu ise Marka Fanatizmi. Giderek ikonik simgelere dönüşmeye başlayan elektronik cihazlar bazı kullanıcılar tarafından kutsal nesneler gibi algılanıyor. Bunun altında yatan nedenleri uzmanlara ve kullanıcılara sorduk. Ayrıca 10 farklı teknolojik ürünün incelemesi, Twitter, Sinema, kitap, Bloglar, Siteler ve Sistem Önerileri bu sayıda yer alan diğer içerikler.

Geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Köln şehrinde yapılan Photokina 2012 fuarı için hazırladığımız özel sayfaları da dergimizde bulabilirsiniz.

Yazarlarımız Ata İsmet Özçelik, Osman Kurt, Sami Eyidilli Kayhan Belek de teknolojinin nabzını tutmaya devam ediyor.

Universal App olan uygulamayı iPad ve iPhone üzerinden okumak için buraya tıklayın 

İnternet üzerinden okumak için buraya tıklayın 

Derginin Android tablet versiyonunu indirmek için buraya tıklayın

:: Yeni sayıyı nasıl buldunuz?

 

RIM, BlackBerry Mobile Fusion’ı 37 Ülkeye Genişletti

BlackBerry‘nin üreticisi RIM’in sunduğu işletmelere yönelik çoklu platform mobil cihaz yönetim çözümü olan ve farklı platformlardaki cihazların web tabanlı arayüze sahip tek bir platform üzerinden yönetilmesine imkan sağlayan BlackBerry Mobile Fusion, yeni bir güncelleme ile pek çok ülkeye destek vermeye başladı.

Ücretsiz olarak sunulan Service Pack 1 ile birlikte RIM, hizmetin kapsadığı 44 ülkenin üzerine 37 ülkede daha BlackBerry Mobile Fusion’ı hizmete açmış bulunuyor.

BlackBerry Mobile Fusion Service Pack 1, BlackBerry PlayBook ve iOS tabanlı cihazlar için bir çok yeni özellik sunuyor. BlackBerry PlayBook tablet kullanan işletmeler, Over the Air de dahil olmak üzere cihaz konfigürasyonu, şifreleme, Microsoft, Exchange sertifikası gibi konulara yönelik birçok yeni özelliği kolayca kullanabilecek. Yeni güncellemenin BlackBerry PlayBook için sunduğu bu özellikler PlayBook OS güncellemesi sonrasında kullanıma açılacak. iOS tabanlı cihaz kullanan işletmeler ise, kablosuz ağ konfigürasyonu, VPN ve birden çok cihaz üzerinden ActiveSync servisleri ile uygulamaların yönetimine yönelik yepyeni özelliklerden faydalanabilecek.

İlk olarak Kuzey Amerika, EMEA, Asya Pasifik ve Latin Amerika’da bulunan 44 ülkede hizmete açılan BlackBerry Mobile Fusion artık Türkiye de dahil olmak üzere 81 ülkeyi kapsıyor. Bu ülkelerin tam listesine buradan ulaşabilirsiniz.

BlackBerry Mobile Fusion 60 günlük deneme sürümü:

:: BlackBerry’nin kurumsal çözümleri hala güvenilir mi?

 

Geçen Ayın En Çok Konuşulan Markaları

Geride bıraktığımız eylül ayı boyunca 1600’ün üzerinde gazete ve dergiyi ShiftDelete.Net için takip eden Medya Takip Merkezi’nin hazırladığı veriler, eylül ayında en çok hangi markaların konuştuğunu gözler önüne seriyor.

Bakalım Eylül ayı içerisinde en çok konuşulan donanım firması hangisiymiş?

En çok konuşulan cep telefonu markalarında ise yine uzak ara Apple‘ın liderliğini görüyoruz.

Eylül ayı içerisinde hakkında en çok haber yapılan bilgisayar markası yine açık ara Apple firması olmuş.

Diğer sonuçları görmek için bir sonraki sayfaya geçebilirsiniz.

{pagebreak::1}

Ayın en çok konuşulan televizyon markası ise LG ve Panasonic oldu. Zira haklarında da tam 27 kez haber yapılmış. 

Fotoğraf makinelerinde bu ay Canon, Pentax ve Nikon’u geride bırakmayı başarmış. Video kameralarda ise Leica, Sony, Samsung ve Canon’un önüne geçmeyi başarmış.

Son olarak ise yazıcı markaları var. Eylül ayında Xerox‘un büyük üstünlüğü var.

Pepee Şimdi de App Store’da!

Türkiye’nin 3D tasarıma sahip milli çizgi film kahramanı Pepee, televizyon ekranlarından sonra şimdi de mobil pazara giriyor.

App Store üzerinden iOS tabanlı cihaz kullanan Pepee severler artık Pepee oyunlarını telefonlarından ya da tabletlerinden oynayabilecekler.

Düşyeri Stüdyoları tarafından okul öncesi yaş grubu tüm Pepee severler için hazırlanan eğlenceli ve eğitim içerikli oyun serisi, Pepee Saklambaç ve Pepee Yap – Boz oyunlarından oluşuyor.

App Store’dan kolaylıkla ulaşabileceğiniz oyunlar, kolay orta zor şeklinde 3 farklı seviye seçeneğiyle beraber kolay bir oyun deneyimi sunuyor.

İlerleyen zamanlarda Pepee Giydirme, Pepee Boyama, Pepee İlk kelimelerim, Pepee çizim, Pepee Aynısını bul, Pepee Labirent oyunları da AppStore’da yayına çıkacak.

Pepee Saklambaç oyununu buradan indirebilirsiniz.

:: Pepee’nin oyunu mobilde tutar mı?