Akıllı Saat Patentini Google Aldı

Google’ın Google Glass‘ın ardından şimdi de ‘Smart Watch’ yani akıllı saatlerin patentini alması, gelecek ile ilgili ilginç planları olduğunu ortaya koyuyor.

Artırılmış Gerçeklik olarak Türkçe’ye çevirebileceğimiz Augmented Reality desteği sunan bu saatlerin ne amaçla kullanılacağı henüz tabii ki bilinmiyor.

Saatlerin çalışma sistemi ise oldukça basit. Klasik saatlerde bulunan camın üzerinde bir katman cam daha bulunuyor ve bu cam bir kapak şeklinde hazırlanmış.

Saatin sahibi kapağı kaldırdığında bu cam bir ekrana dönüşüyor ve uygulamaların kullanılması ya da orada olmayan nesnelerin yaratılması gibi sebeplerle kullanılabiliyor.

Diğer kullanım alanlarını düşündüğümüzde ise hiç kuşku yok ki akla ilk olarak GPS geliyor. Navigasyon konusunda oldukça işe yarayacağından eminiz.

Ayrıca tarihi mekanlar hakkında bilgiler alınması, fiyat etiketlerinin ve QR kodlarının okutulabilmesi gibi faydalarını ise saymaya bile gerek yok.

:: Google’ın akıllı saat projesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ankara Hackathon’una Katıl, Hediyeyi Kap!

Google Developer Group tarafından şimdi de Ankara’daki ilk Android hackathonu düzenleniyor. Android uygulama geliştirileri güzel bir haberi sizlere vermenin sevinciyle etkinliğin detaylarını aktaralım.

Android Hackathona katılanlar ister tek başına, ister 2-3 kişilik bir ekip ile 24 saat içinde istediği bir Android uygulamasını geliştirecekler. Etkinlik Android ile ilgilinen ve kendileri gibi Android geliştiricileri ile tanışmak isteyen herkese açık.

Etkinlik sonunda jürinin seçeceği uygulamaları geliştiren ekibe çeşitli hediyeler verilecektir. Asıl büyük ödül etkinlik süresi boyunca kurulan bağlantılar ve kazanılan dostluklar olmasının yanında 1. olan ekibe Başarı Mobile tarafından bir adet Samsung Galaxy S3 ve 3 aylık sınırsız İşkalesi kullanımı, 2. olan ekibe OBSS tarafından bir adet Samsung Galaxy S2 ve 2 aylık sınırsız İşkalesi kullanımı, 3. olan ekibe ise Globile tarafından Samsung Galaxy S ve 1 aylık sınırsız İşkalesi kullanımı hediye edilecektir. Ayrıca Netmera’nın sunduğu API’yı kullanan uygulamalar arasından Netmera tarafından seçilecek uygulamayı geliştiren ekibe de bir adet Google Nexus 7 Tablet ve sınırsız Netmera API kullanımı hediye edilecektir.

Etkinliğin önemli bir özelliği de Android Hackathon’un V Hack Android kapsamında düzenlenecek olması ve bu hackathon birincisinin uçak ve otel masrafları karşılanarak Londra’da Ankara’yı temsil etme şansını yakalayacak olmasıdır.

Eğer böyle bir etkinlikte hem eğlenmek hem de yarışmak istersen buradan başvurunu yapabilirsin. Etkinlik ile ilgili ayrıntılı bilgi ise burada yer almaktadır.

Başlangıç : 13 Ekim 2012 Saat 10:00

Bitiş : 14 Ekim 2012 Saat : 10:00

Mekan : İşkalesi Şehit Yavuz Oğuz Sokak No:23 Emek, Çankaya, ANKARA

:: Siz de uygulama geliştirmeye ilgili misiniz?

 

Nokia’dan iPhone 5’e Gönderme

Apple‘ın iPhone 5’i duyurması ile birlikte firmalar arasındaki rekabet iyice kızıştı. Özellikle bu ay içerisinde Windows Phone 8 işletim sisteminin de kullanıcılara sunulacak olması bu savaşın alevlerini körüklemeye devam ediyor.

Son olarak Nokia, Samsung‘un sürekli olarak yaptığı gibi bir reklam filmi hazırlatmış ve tema olarak da iPhone 5’in iki farklı renk seçeneği olmasına rağmen, Lumia 920’nin rengarenk paletinin kullanılmasını tercih etmiş.

Yani reklam filmi direkt olarak iPhone 5’e göndermeler içeriyor diyebiliriz. Yalnızca siyah ve beyazdan oluşan bir dünyada yaşayan ve iPhone 5 satın alan insanların arasından birinin iPhone 5‘i sarıya boyaması sonucu ortalığın nasıl karıştığını gözler önüne seren oldukça keyifli bir animasyon olmuş açıkcası.

Sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri Nokia‘nın yeni Lumia 920 reklamı ile baş başa bırakalım.

İyi seyirler.

#video_1934#

:: Nokia’nın iPhone 5 göndermesini beğendiniz mi?

2013 Range Rover Tanıtıldı

2013 model Range Rover, İstanbul Kongre Merkezi’nde yapılan özel bir etkinlikle Türkiye’de tanıtıldı. Yeni araç tamamen yenilenmiş ve selefine göre %39 daha hafif.

Range Rover dünyanın ilk alüminyum monokok gövde yapısına sahip. Bu da 420 kg.’a kadar ağırlık tasarrufu, dolayısıyla yakıt tasarrufu sağlıyor.

Dördüncü kuşak

40 yıldır üretilen Range Rover‘ın dördüncü kuşak bu modeli İngiliz mühendisler tarafından tasarlanarak ve geliştirilmiş. Hafif arazi aracı oldukça çevik ve düşük CO2 emisyonu sağlıyor.

Gelişmiş hız sabitleyiciler

Yeni Range Rover 2013’te, alışagelmiş hız sabitleyici (cruise control) özellikleri oldukça geliştirilmiş. Örneğin ayağınızı gazdan çekip frene attığınızda devreden çıkan cruise control özelliği, ani frenleme yapmanız gereken acil durumlarda aracı daha hızlı yavaşlatmak için ekstra özel bir basınç uyguluyor ve araç çok daha hızlı yavaşlıyor. Yine aracın bir diğer özelliği ise, barındırdırdığı sensörler sayesinde cruise control özelliğinde seyrederken takip mesafesini koruması, hatta öndeki araç yavaşladığı ya da durduğu anlarda, otomatik olarak hızı da düşürmesi. Bu özellik olmadığı anlarda ayağımızı gazdan çekip frene atarak ani frenleme yapmak gerekiyordu. Fakat şimdi belirlediğiniz takip mesafesine göre Range Rover önündeki diğer aracı algılayıp otomatik olarak yavaşlıyor. Sensörler önde bir araç tespit etmediği takdirde, araç yine ayarlayacağınız sabit hıza geri dönüyor.

3D ses sistemi

Aracın ses sistemi de kendisi gibi oldukça güçlü. Bu kadar uzun, geniş ve ferah bir araba için açıkçası benim beklentim 6 kolonlu bir ses sitemiydi. Fakat Range Rover‘da 4 kolon ses sistemi var ve oldukça tatmin edici. Meridian adı verilen özel teknoloji sayesinde 3 boyutlu ses desteği araçta geliyor.

Araç son derece konforlu. Tasarımda İngiliz esintilerini bolca görüyoruz, ısıtmalı direksiyon oldukça şık ve neredeyse tüm hakimiyeti size bahşediyor. Seyir esnasında ön konsolla ilgilenmek zorunda kalmıyorsunuz.

Bununla birlikte aracın bagaj özellikleri dikkatimi çekti. Araç, teknolojinin nimetlerinden yararlanmış ve çoğu aksam elektronik. Örneğin arka bagajınıza eşya yerleştirirken, arka koltukları yatırmak için arka kapılara yönelmenize gerek yok. Bagajın arkasındayken tek bir tuşla, arka koltukları otomatik olarak yatırabiliyorsunuz.

Yine bagajdaki bir diğer özellik ise, güvenlik amaçlı. Örneğin bagaj kapanırken elinizi sıkışabilecek bir yere koydunuz. Bagaj kapanırken, buradaki algılayıcılar devreye giriyor ve ufak bir engelleme durumunda bagajın kapanması otomatik olarak duruyor. Bu gibi akıllı özellikler, fark yaratan ince detaylar.

Bu arada, aracın yükseklik seçenekleri de eski modelde 2 adetken, 2013 modelde 3’e çıkmış. Örneğin aracınızı garaja park ederken araç yüksekliğini düşürebiliyor, kayalık bir arazideyken aracın yüksekliği arttırabiliyorsunuz. Bu noktada hızseverler de unutulmamış, örneğin otobanda araçla belirli bir hızı yakaladıktan sonra Range Rover 2013 hem performans, hem de yakıt tüketimini olumlu etkilemek için otomatik olarak kendini 1-2 cm. düşürüyor.

:: 2013 Range Rover Tanıtıldı

Terraria Çılgınlığı Konsollara Geliyor

Oyun dünyasında Terraria çılgınlığını duymamış olmak imkansız denebilir. Geçtiğimiz yıl Steam üzerinden piyasaya sürülen bu bağımsız oyun, kimilerince Minecraft özentisi olarak adlandırılsa da, iki boyutlu platform türünü sevenler için bulunmaz bir nimetti ve haftalarımızı yemeyi başarmıştı.

Şimdi ise PC sahibi olmayan oyuncuları da düşünen yapımcı firma Re-Logic, PSN ve Xbox Live Arcade üzerinden oyunu konsollarla tanıştırmaya hazırlanıyor.

Bunun için de bir video hazırlamışlar ve Terraria‘nın resmi Facebook sayfasından yayımlamışlar. Sözü isterseniz daha fazla uzatmayalım ve sizleri 2013 yılında PSN ve XBLA üzerinden yayımlanacak olan Terraria’nın ilk konsol videosu ile baş başa bırakalım.

Videoyu izlemek için bu linki kullanabilirsiniz.

:: Terraria’yı konsolunuzda oynamayı düşünür müsünüz?

Xbox 360’ta Porno Dönemi Başladı

Xbox 360 kullanıcıları artık Internet Explorer adlı tarayıcıyı kullanmaya başlayacak. Bu sayede de istedikleri video sitelerini konsolları üzerinden açarak, video izleyebilecekler.

Tabii bu videoların arasında porno filmlerin de bulunduğunu belirtmemiz gerekiyor. YouPorn‘da konuyla ilgili bir kampanya başlatarak şu sözleri sarfetti:

“Porno ve oyun severler neşelenin! Call of Duty‘de insanları öldürürken, Borderlands 2‘de Bullymong’u keserken ya da NFL 13‘te rakiplerinizi yere sererken, sıcak ve ateşli pornonun birkaç tıklama ötenizde olduğunu bilmek sizleri rahatlatacaktır.”

İşte bu cümlelerle Xbox 360‘ta porno döneminin başladığını resmi olarak ilan eden YouPorn’a cevap ise Microsoft tarafından gecikmeden geldi.

Microsoft, “Yalnızca Xbox 360‘a Internet Explorer desteği getirdik. Özel olarak video ya da porno içerik sağlamak gibi bir derdimiz olmadı. Ayrıca ebeveynler de bu özelliği açıp kapatma şansına sahipler. Bu sayede küçük çocukları bu tarz içeriklerden koruyabilirler.” cümleleriyle konu hakkındaki tavrını ortaya koydu.

:: Xbox 360’ta porno döneminin başlaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

LinkedIn Reklamları Artık Türkçe

175 milyona yaklaşan kullanıcı sayısı ile en büyük profesyonel iş ağlarından biri olan LinkedIn, gelişimini sürdürüyor. Özellikle ülkemizdeki popülerliği de bilinen LinkedIn profesyoneller için vazgeçilmez bir sosyal ağ.

Son zamanlarda ciddi bir sosyal platform olması ile birlikte hem Türk markalarının, hem de networking yapmak isteyen kişiler veya iş arayan çalışanların gözdesi olmuş durumda.

İş ilanlarının yanına reklamlar da geliyor

Uzunca bir süredir, LinkedIn Türk markalarının boy gösterdiğini söylemek mümkün. Pek çok yerli markanın ya da yabancı markaların Türkiye lokasyonu için iş ilanlarını görüyorduk. Artık bu -çoğu İngilizce- iş ilanlarının yanında Türkçe reklamlar da görmeye başlayacağız.

LinkedIn reklam ağının Türkçe desteği, yerli markaların da daha çok dikkatini çekecektir. Bununla birlikte, LinkedIn artık reklamverenler ve ajanslar için de önemli bir kaynak. Çünkü LinkedIn tarafından gelen verilere göre tam 1.2 milyon profesyonel, LinkedIn‘e Türkiye’den bağlanıyor.

Reklam modelleri

LinkedIn, sahip olduğu profesyonel kitle gereği daha çok kurumsal reklam vermek için biraz daha doğru bir mecra. Ayrıca, hedeflemeler konusunda da oldukça başarılı. Çünkü profesyonellerin çoğu bilinçli birer internet kullanıcısı ve LinkedIn profilindeki iş bilgilerini, üzerinde çalıştıkları proje bilgilerini ve iş arama durumlarını sık sık güncelliyor. LinkedIn reklam networkünde tıklama başına maliyetlendirme seçeneği de bulunuyor.

:: LinkedIn Reklamları Artık Türkçe

123Mac! – Boot Camp ile Windows

Boot Camp ile Windows kuruyoruz:

Boot Camp, MacOS X ile beraber gelen ve Mac’imize Windows işletim sistemi kurmamıza yardım eden ve kullanımı oldukça pratik olan bir sistem aracıdır. Uygulamalar>İzlenceler altında ‘Boot Camp Yardımcısı‘ ismi ile kullanılmayı bekler.

Boot Camp basitçe, bilgisayarımızın sabit diskinin bir bölümünü Windows yüklenebilmesi için hazır hale getirir. İşleme başlamadan önce Windows yükleme DVD’miz olması gerekir. Sanal bir disk kalıbı ile kurulum yapılamaz. Eğer Windows 7 Home Premium, Professional veya Ultimate DVD’miz hazır ise kuruluma hemen başlayalım.

‘Aynı yöntem ile Windows 8 işletim sistemini de kurabilirsiniz.’

Windows DVD’sini optik sürücüye yerleştirip Uygulamalar>İzlenceler altındaki Boot Camp Yardımcısı’nı çalıştıralım.

Giriş ekranında Boot Camp hakkında kısa bir bilgilendirme metni göreceksiniz. Sürdür butonuna tıklayarak devam ediyor ve sonraki ekranda bilgisayarımızdaki donanımların Windows tarafından tanınabilmesi için gerekli olan sürücülerin Apple’ın sitesinden indirilmesi ve Windows işletim sisteminin kurulması için her iki kutucuğu da işaretli bırakıp Sürdür butonuna tıklıyoruz.

{pagebreak::2}

Eğer bilgisayarımızla beraber sistem geri yükleme DVD’leri verilmişse bu DVD’lerden bir tanesinin içinde Windows için gerekli olan sürücüler de bulunmaktadır. Ama bizim önerimiz sürücülerin güncel sürümlerinin Apple’ın sitesinden otomatik indirilmesidir.

İndirmiş olduğunuz sürücü dosyalarını ister boş bir CD/DVD’ye yazdırabilir, isterseniz de (MS-DOS) FAT biçimlendirilmiş harici bir diske kaydedebilirsiniz.

{pagebreak::3}

İndirme işleminin süresi internet bağlantı hızınıza göre değişiklik gösterecektir. Yaklaşık 670 MB‘lık bir sürücü paketi indireceksiniz.

 

Eğer bilgisayarımızda birden fazla sabit disk varsa, indirme işlemi tamamlandıktan sonra Windows’un kurulması için gerekil olan diski ardından da ne kadar alan ayıracağınızı seçmeniz gerekecektir. Biz Macintosh HD’yi seçtik ve Windows işletim sistemi için sabit diskimizin 20 GB’lık alanını ayırdık.

{pagebreak::4}

Sabit diskimizde yükleme için gerekli olan bölüm ayrıldıktan sonra bilgisayarımız yeniden başlatılacak ve Windows kurulumu otomatik olarak başlayacaktır.

Kurulum sırasında sizden istenen bilgileri girdikten sonra kurulum tamamlanmasını bekliyoruz. Bilgisayarımız yeniden açıldıktan sonra Boot Camp ile indirmiş olduğumuz Windows Destek yazılımlarından setup.exe uygulamasını çalıştırıyoruz.

Boot Camp, bilgisayarımızdaki ekran kartı, kablosuz ağ, bluetooth, varsa dahili kamera vb tüm donanımların sürücülerini yüklemeye başlayacak ve tüm sürücüler yüklendikten sonra bilgisayarımız yeniden başlatılacaktır.

{pagebreak::5}

Artık gerekli durumlar için Mac’inizi Windows işletim sistemi ile kullanabilirsiniz. Peki ama Windows’tan MacOS’a veya MacOS’tan Windows’a nasıl geçiş yapacaksınız? Cevabı çok basit;

MacOS‘tayken Sistem Tercihleri>Başlangıç diskini açarak bilgisayarımızın başlatılmasını istediğiniz diski/işletim sistemini seçebilirsiniz.

Windows’ta ise Denetim Masası’ndan Boot Camp’i çalıştırıp başlangıç diskini değiştirebilirsiniz.

İsterseniz daha önceki yazılarımızda da anlattığımız şekilde bilgisayarımız kapalıyken klavyeden Option tuşuna basarak bilgisayarımızı başlatabileceğiniz diski/işletim sistemini seçebilirsiniz.

Peki ya bilgisayarımızı sürekli kapatıp açmadan, hem Windows hem de Mac gibi kullanabilir miyiz? Bu konuyu da gelecek sayılarımıza bırakalım…

Bu yazı Kayhan Belek tarafından yazılmıştır.

Google AdWords’ta Kalite Puanı

Genellikle, Kalite Puanınız ne kadar yüksekse, maliyetleriniz o kadar düşük ve reklamınızın konumu da o kadar yüksek olur. Peki bu nasıl oluyor; genelde bir anahtar kelimenin kalite puanı ne kadar yüksekse o anahtar kelime için tıklama başına ödediğiniz değer belli bir oranda düşüyor ve reklamınızın konumunun yükselmesinde etkili oluyor.

 

 

Kalite Puanını Belirleyen faktörleri 5 ana başlık altında inceleyebiliriz. Bunlar,

  • Anahtar kelimenizin geçmiş TO.
  • Alakalı ve orijinal reklam metni.
  • Açılış sayfanızın kalitesi, hızı ve orijinal içeriği.
  • Hesabınızın performans geçmişi.
  • Alaka düzeyiyle ilgili diğer faktörler.

{pagebreak::2}

Örneğin yukarıda yer alan tabloda 5 tane aynı kelimeye reklam vermek isteyen farklı reklam verenler olduğunu düşünelim. Tüm reklam verenlerin günlük bütçesi 100 TL olarak belirlenmiş verdikleri TBM’ler ve kalite puanları doğrultusunda aldıkları tıklama sayıları ve reklam konumları belirlenmiştir. E firması bu 5 firma içerisinde en yüksek TBM’ye sahip olmasına rağmen kalite puanı düşüktür. Bunun sonucunda firma 100 TL’lik bütçeyle sadece 106 tıklama alabilmiştir. Fakat D firması TBM’yi 0,30 kuruş vermesine rağmen yüksek kalite puanı sayesinde aynı bütçeyle 345 tıklama alabilmiştir. Görüldüğü üzere kalite puanı reklam sıralamasında siteye gelen ziyaretçi sayısına kadar birçok faktörde önemli rol oynamaktadır.

{pagebreak::3}

Google’da Reklam verilen bir anahtar kelimenin minimum teklifini hesaplamak için şunlar dikkate alınır:

– Anahtar kelimenin Google´daki tıklama oranı (TO) geçmişi.

– Anahtar kelimenin bulunduğu reklam grubundaki reklamlarla ilgi düzeyi.

– Açılış sayfanızın kalitesi.

– Hesabınızdaki tüm reklamların ve Google anahtar kelimelerin TO´suyla ölçülen hesap geçmişiniz.

– İlgi düzeyiyle ilgili diğer faktörler.

Anahtar kelime hedefli bir Adwords reklamının bir arama sonucu sayfasındaki konumunu hesaplarken şunlar dikkate alınır:

– Reklamın ve eşleşen anahtar kelimenin Google´daki TO geçmişi .

– Anahtar kelimenin ve reklamın arama sorgusu ile ilgi düzeyi.

– Hesabınızdaki tüm reklamların ve anahtar kelimelerin TO´suyla ölçülen hesap geçmişiniz.

– İlgi düzeyiyle ilgili diğer faktörler.

Bu yazı Sempeak Google Reklam Ajansı‘nın katkılarıyla hazırlanmıştır.

:: Google Adwords rehberimizi faydalı buldunuz mu?

Gmail Eklentilerinde Arama Yapın

Günlük dijital hayatımızın önemli bir parçasını oluşturan e-postalar, aynı zamanda doküman yönetimi ve belge paylaşımı için de yaygın bir yöntem niteliği taşıyor. Sunduğu hizmeti daha kullanışlu hale getirmek isteyen Google, Gmail içerisindeki arama özelliklerini geliştirdi ve eklentilerde arama fonksiyonunu ekledi.

Bundan böyle kullanıcılar, Gmail posta kutularında yer alan eklentilerin içeriğini de arama kapsamına dahil edebiliyor. Eklentiyle gelen dokümanları da indeksleyen Gmail servisi, bu dokümanları da ilgili aramalarda sonuçlar arasında listeliyor.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/google-search-gmail1344493454.jpg

Kademe kademe yayına geçirilen eklenti içinde arama hizmeti, Google’ın bu verileri nasıl indekslediği sorularını akıllara getirse de, günlük e-posta kullanıcıları için oldukça faydalı bir fonksiyon sunuyor. Yeni arama özelliği, şimdilik sadece Latince karakterleri destekliyor.

:: Hangi e-posta servisini kullanıyorsunuz?

3D Gerçekten Önemli mi?

Başta Hollywood ve oyun dünyası olmak üzere, eğlence sektöründe son yıllarda bir 3D trendi yaşanıyor. Merakla beklenen filmler ve video oyunları 3 boyutlu olarak hazırlanıyor. Nintendo 3DS gibi bu teknolojinin ekmeğini yemek isteyen konsollar piyasaya sürülüyor. Ne var ki Sony; 3D ile ilgili çabaların pek de işe yaramadığına inanıyor.

Sony Computer Entertainment İngiltere Yöneticisi Fergal Gara, son röportajında 3D gibi bir teknolojinin ne kadar trend olabileceğine yalnızca tüketicilerin karar verebileceğini vurgularken, “Şu aşamada tüketicilerin 3D’yi çok da önemli görmediklerini söylemek yanlış olmaz” dedi.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/digiturk-3d1346918135.jpg

Oyun sektörü özelinde, 3D’nin benimsememesinin en önemli etkenini gözlük takmanın zorluğu olarak belirleyen Gara, “ister oyun oynayın, ister film izleyin; ev içerisinde 3D’yi kullanmak için gözlük takma gerekliliği pek de hoş değil” şeklinde sözlerini sürdürdü. Sinemada tamamen perdeye odaklı bir deneyim yaşanmasına karşın, evlerde insanların bazen ara vermek ve başka şeylerle ilgilenmek istediklerini hatırlatan Gara, sürekli 3D gözlükleri takıp çıkarmanın uğraşmaya değmeyecek kadar keyif kaçırıcı olacağını belirtti.

:: Evde 3D kullanımı sizce pratik mi?

BlackBerry Aristo Ortaya Çıktı

BlackBerry’den sızan yeni bir teknik özellik listesi, zor günler geçiren şirketin gizli kozunu ortaya çıkardı. BlackBerry Aristo adını taşıyan yeni telefonun dört çekirdekli Qualcomm Krait işlemci, LTE bağlantı ve 4.65 inç OLED dokunmatik ekran gibi etkileyici özellikleri bulunuyor.

Cihazla ilgili sızan bilgiler arasında yer alan 2 GB RAM bellek, microSD yuvasıyla birlikte 16 GB flash hafıza, NFC desteği, mikro HDMI çıkışı, Bluetooth 4.0 ve DLNA da listenin göze çarpan teknik detaylarını oluşturuyor. Listede ayrıca 8,85 mm kalınlıkta olduğu belirtilen Aristo’nun, 1080p video kaydedebilen 8 MP arka kamerayla, 720p kaydedebilen 2 MP ön kamerası bulunuyor.

İkinci nesil bir BlackBerry 10 telefonu olacağı tahmin edilen Aristo’nun 2013 ikinci çeyreğinde çıkması planlanan Laguna ve London L-Series sonrası piyasaya sürüleceği konuşuluyor.

:: BlackBerry Aristo, RIM’i kurtarır mı sizce?