Facebook Zaman Tüneli Artık Zorunlu

İnternet ile ilgilenen kullanıcıların yakından tanıdığı sitelerin başında şüphesiz Facebook geliyor. Sosyal ağ kavramını hayatımıza sokmayı başaran gözde platform, gerek ek uygulamalar gerek diğer sitelerle olan entegre çalışma sistemi ile sunduğu geniş hizmet alanı yüzünden tercih sebebi oluyor.

Her geçen gün güncelleme haberleriyle karşımıza çıkan Facebook’un en önemli değişimlerinin başında ise “Zaman Tüneli/Timeline” geliyor. Aralık ayında görücüye çıkarılan ve Ocak-Şubat gibi önemli bir grubun geçiş yaptığı yeni tasarım köklü değişikliklere sahip.

Kapak fotoğrafı ile daha görsel hale getirilen profillerde kullanıcı duvarı ise adeta film şeridi tadında düşünülmüş. Zira sanal dünyadaki tüm etkinlikler günümüzden geçmişe tarihe dayalı kategorize edilmiş biçimde yayınlanıyor.

Marka sayfalarının da kullanımına sunulan Timeline her ne kadar sekmelere olan ilgiyi azaltarak sayfaların yorum oranlarında bir düşüşe neden olsa da halen aktif olarak kullanılmaya devam ediyor.

Diğer taraftan bireysel kullanıcılar konu hakkında ikiye bölünmüş durumda. Sevenleri kadar yeni profil düzenine geçmemekte ısrar eden önemli bir kesim mevcut. Facebook’un ilk etapta tercihe dayalı sunduğu Zaman Tüneli’ni kabul ettikten sonra eski tasarıma maalesef dönülemiyor. Bu yüzden birçok kişi eski dizaynı kullanmaya devam ediyor.

Durumun farkında olan yetkililer ise konuya dair açıklamalarda bulundular. Sitedeki sayfaların tek kalıpta olmasını istediklerini bildiren M.Zuckerberg’ün ekibi bu yüzden önümüdeki birkaç ay içerisinde (sonbahar gibi) Zaman Tüneli kullanmanın zorunlu olacağını söylediler. Böylece daha önce çıkan dedikoduları doğrulayan yönetim artık kullanıcılara seçim şansı bırakmayacak.

Bakalım Timeline’a geçmemek için direnenler durum karşısında nasıl bir tepki göstercekler.

:: Facebook Zaman Tüneli’ni beğendiniz mi? İmkanınız olsa eski tasarıma döner misiniz?

 

Zuckerberg’in Kız Kardeşi Google’da

Google, geçtiğimiz gün bir sosyal medya pazarlama firması olan Wildfire Interactive‘i satın almasını duyurmasının yankıları sosyal medya sektöründeki yankıları sürerken, kullanıcıların ilgisini çeken bir başka nokta vardı.

Wildfire Interactive‘de Jr. Product Manager (Ürün Müdürü) olarak çalışan Arielle Zuckerberg. Arielle, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg‘ün kız kardeşi. Ancak Google tarafından Wildfire‘ın satın alması ile birlikte bir Google çalışanı oldu. 

Facebook’ta ‘akrabacılık’ yok

Arielle, abisi Mark Zuckerberg‘ün firmasında çalışmak yerine, Google+ ile Facebook‘un rakibi olan Google‘ın bir çalışanı olmuş oldu. Zuckerberg’ün bir diğer kız kardeşi Randi Zuckerberg de başka projelerde yer almak için Facebook‘taki görevinden ayrılmıştı.

Sosyal medya pazarlama firması olarak başarılı bir hizmet veren Wildfire‘ın, bundan sonra Google+ için güzel işler başarması ve Google+‘ın sosyal medyadaki varlığını güçlendirmesi de bekleniyor.

:: Zuckerberg’ün Kız Kardeşi Google’da

Spec Ops: The Line İncelemesi

Yaz aylarıyla birlikte oyunların da tükendiği zamanlara geldik. Tam da okullar kapandı, gençler bilgisayar başına oturdu derken bu dönemde oyunların birden kesilmesi adalet mi bilemiyoruz. Fakat bir yandan da beden için iyi oluyor diyebiliriz. Zaten okul dönemi boyunca gençler okuldan sonra direkt oyun başına oturdukları için en azından yazın gezmek için bahaneleri olur. Biz yetişkinler de eski sevdiğimiz oyunları oynamaya devam ederiz.

Tabii işi geyik kısmını bırakacak olursan yaz aylarında düşen satışlardan, insanların tatil ve dinlenme arayışlarından dolayı bazı sektörlerde gerileme yaşanıyor. Tıpkı DVD gibi oyun da bu alanlardan bir tanesi. Oyunlar genellikle ilk çıktığı zaman ne kadar satarsa satıyor, ardından satışları giderek düşüyor. Bu yüzden kimse yazın oyun çıkarmak istemiyor.

Yazın ilk dönemlerinde çıkan oyunlardan biri olan Spec Ops: The Line da bugünkü incelememize konuk oluyor. Amerikan askerinin her yerde olduğu oyunlardan bir tanesi de Spec Ops. Kahraman Amerikan askesi bu sefer de Dubai‘ye adım atmış. Kum fırtınaları ile boğuşan şehir artık tüm görkemini yitirmiş ve terk edilmiş. Bu noktada halka zulüm etmek isteyen, kapıda bekleyen teröristler bir anda ülkeyi ayağa kaldırmış.

Kaçanlar kaçmış, kalanların da çoğu ölmüş. Geri kalanlara yardım eden Amerikan askerleri de bir sebepten ötürü geri çağırılıyor. Fakat buradaki bir komutandan haber gelmeyince bulunması amacıyla destek ekip yollanıyor. Biz de işte bu destek ekibini yönetiyoruz.

Duabi’nin kum fırtınalı halinde oynadığımız oyun iç ve dış mekanları harmanlayarak bize sunuyor. Dış mekanda kum fırtınasını bahane ederek çok detaylı tasarlamadıkları için işlerine de gelmiş diyebiliriz. TPS yani üçüncü şahıs kameradan oynadığımız oyun, aslında fazlasıyla Gears of War’a da benziyor diyebilirim. Xbox 360’da test ettiğim oyun hem tuşlarının yapısı hem de oynanışıyla bana Gears of War: Dubai oynuyormuşum hissi yarattı.

{pagebreak::2}

Ters Amerikan bayrağı asılı menüden sonra yoğun bir helikopter savaşının ortasında başlıyor. Birkaç helikopter düşürdükten sonra hikayenin gerisine gidip oynamaya başlıyoruz. Bolca terörist ile karşılaştığımız oyunda düşmanların yer yer çok zorladığını itiraf etmem gerek. Her zaman olmasa da bazı yerlerde yapay zeka görevini iyi yapmış.

Oyundaki iki farklı silah taşıyabiliyoruz. Tüm düşmanların silahlarını alarak mermisi biten ve bulamadığımız ölü silahları değiştirebiliyoruz. Tabii etrafta bulunan kasalarda mermi takvisyesi yapmamız da mümkün.

Oyunun genel olarak grafiklerinin ve seslerinin ortalamanın biraz üstünde, iyi civarında olduğunu belirtmem gerek. Gerçi oyun çıkmayan bir dönem için konuşursak bu yoklukta gerçekten iyi geliyor. Oyunun multiplayer kısmında da çekişmeli maçlar yapmak mümkün. MW3 gibi oyunlardan vaktini Spec Ops‘a ayıranlar muliplayer kısmında hünerlerini döktürüyor. Biz de oyunun mulitplayer kısmını Turkcell Superonlie fiber internet kullanarak oynadık ve hiçbir sorun yaşamadık.

Eğer bu oyun çıkmayan günlerde, elinizde oynayacak bir oyun yoksa Spec Ops‘u fazlasıyla tavsiye edebiliriz. Eğer kararsız kaldıysanız ortalamanın üstü bir oyun diyebiliriz. Aldığınız zaman pişman olmayacağınız kesin. Özellikle multiplayer kısmına da girerseniz epey saatlerinizi harcayabilirsiniz.

Puan: 7.5/10

Artılar:Atmosfer güzel, zorluk seviyesi yeterli.

Eksiler: yenilikçi bir tarafı yok diyebiliriz.

:: Spec Ops: The Line’ı nasıl buldunuz?

Londra 2012 Hokey Sonuçlarına Özel

Londra Olimpiyatları‘na gösterdiği özel ilgi sebebiyle tüm sporseverleri ve Olimpiyat takipçilerini sevindiren Google, bugün de logosunu hokey dalına özel bir logo (Doodle) hazırladı.

Londra 2012 hokey logosu

 

 

Google üzerinden logoya tıklandığında sizi Londra 2012 Olimpiyatları bünyesindeki hokey müsabakalarının sonuçlarına yönlendiren Google, bu daldaki sonuçları ve müsabakaların saatlerini görüntüleyecek.

Canlı yayın

Londra 2012 Olimpiyatarını canlı izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

12 Ağustos tarihine kadar devam edecek olimpiyatlarda, Türkiye kafilesi hokey dalında yarışmayacak.

 

:: Londra Oimpiyatları’nı takip ediyor musunuz?

 

 

Borsayı Twitter’dan Takip Edin

Halka arzını (IPO) gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği sürekli tartışılan Twitter‘ın yeni hamlesi borsaya göz kırptığı anlamına gelir mi bilinmez ama bundan sonra borsayı takip eden kullanıcıların Twitter‘da daha aktif olacakları kesin. 

Bildiğiniz gibi bundan önce Twitter‘da sadece kullanıcı adları ve hashtag’ler (etiketler) tıklanabilir durumdaydı. Twitter’ın yaptığı son yenilikle birlikte, artık borsadaki kısaltma kodları da başlarına ‘$‘ simgesi eklendiğinde tıklanabilir olacak.

Hashtag değil, cashtag!

Böylece hashtag olarak anılan etiketlere, bir yenisi olan cashtag‘ler eklenmiş oldu. Örnek olarak, Google‘ı $GOOG, Facebook‘u $FB, General Electric‘i $GE cashtag’i ile takip edebilecek ve tweet’lerinizin içerisine ekleyebileceksiniz.

Borsa tahminleri Twitter’dan

Yapılan bazı araştırmalara göre, Twitter ile borsa arasında da sıkı bir bağ olduğu kanıtlanmış durumda. Geçmiş yıllarda birkaç üniversitede yapılan araştırmalar, Amerika’daki Dow Jones borsası dikkate alınarak yapılmış. Bu araştırmalara göre, firmaların Twitter‘daki konuşulma oranları ile hisse fiyatları arasında bir korelasyon var.

StockTwits’ten tepkiler

Bu arada, benzer bir hizmet veren ve borsa ile ilgilenenlerin takip ettiği bir firma olan StockTwits de, Twitter‘ın bu özelliğine CEO’ları Howard Lindzon aracılığı ile birinci ağızdan bir blog yazısı ile tepki verdi. Tepkinin sebebi elbette ki Twitter‘ın bu özelliği StockTwits‘ten “esinlenerek” uyguladığı düşüncesi. 

:: Borsayı Twitter’dan takip etmek sizce mümkün mü?

Karşınızda Yeni Hotmail

İnternetin belkemiği olarak kabul edilen hizmetlerin birisi de şüphesiz e-mail. Geçmişten günümüze kadar güçlenerek yoluna devam eden servisin birkaç adet önemli temsilcisi mevcut. Bunların en bilinen ismi ise Hotmail.

1996 yılında yayın hayatına başlayan Hotmail.com dönemin en popüler iletişim araçlarından birisi oldu. Elektronik posta kavramının ülkemizde de yaygınlaşması ile -özellikle MSN Messenger hizmeti sayesinde- kategorisinin lideri olan platform zamanla rakipleriyle arasını açmaya başladı.

Ortalama 325 milyon ziyaretçiye sahip olan site zaman zaman düşüş yaşasa da liderlik koltuğunu bırakmış değil. Şu sıralar tarihindeki en büyük değişimi yaşayan Hotmail tamamen yayından kalkıyor.

Microsoft’un Windows grubundan genel menajer Brian Hall’ın yaptığı açıklamaya göre yıllardır Hotmail.com ismiyle hizmet veren platform artık kapanıyor. Buna göre Outlook.com adresi üzerinden hizmet verecek yeni Hotmail adeta baştan yaratılmış.

Microsoft tarafından 400 milyon dolara satın alınan sistemde ağırlıklı renk olarak mavi seçilmiş. Sade bir arayüzün hakim olduğu yeni tasarımda yazılar okunacak büyüklükte ve daha net. Sol menüde hızlı erişim için Gelen Kutusu, Gereksiz, Taslaklar gibi sekmeler yer alırken ana ekranda ise okuma bölgesi mevcut.

Üst bölüme baktığımızda ise “Yeni” butonu dikkat çekiyor. Mail gönderme işlemini daha da kolaylaştırarak ön plana alan Microsoft, logonun hemen yanındaki araç sayesinde tek tıkla ileti yazılmasına olanak sağlıyor. Outlook ibaresinin yanındaki ok işaretine basmanız halinde ise Posta, Kişi, Takvim, Skydrive özel menüsü beliriyor.

 

Sağ üst köşede ise mesajlaşma, ayarlar ve yönetici paneli seçenekleri var. Bu kısımda dilerseniz diğer e-mail adreslerinizin ayarlarını yapabilir, renk seçeneğini değiştirebilir ya da hesap ayarları vasıtasıyla profilinizi düzenleyebilirsiniz.

En önemli yeniliklerin başında ise sosyal ağlarla olan entegre çalışma sistemi geliyor. Buna göre Twitter ve Facebookile uyumlu hale getirilen yeni Hotmail, artık belirtilen sosyal ağlar aracılığıyla arkadaşlarınızdan gelen içerikleri de gösteriyor. Üstelik kişi online ise Windows Messenger ya da Facebook Messenger online uygulamalarıyla anlık konuşma başlatabilmeniz mümkün.

Diğer önemli güncelleme ise gelen kutusundaki e-postaların basın bülteni, sosyal ağ güncellemesi, aile, alışveriş gibi çeşitli kategoriler altında saklanabilmesi. Böylelikle daha sade ve düzenli yapı sağlayan yetkililer gelen mail’leri otomatik olarak ayırarak görüntü kirliliğinin de önüne geçiyor.

Genel yapı olarak Windows 8 ile gelecek metro görünümünden esintiler taşıyan Outlook oldukça dinamik ve estetik şekilde hazırlanmış. Kullanıcıların istediği işlemi birkaç tıkla halledebilmesini sağlayan kolay kullanım ile beğeni alan servis şu an aktif olarak kullanılabiliyor.

Microsoft’un -özellikle Windows 8 ile başlayan- markalaşma ve kurumsallaşma çalışmaları kapsamında fişi çekilen Hotmail kullanıcıları tüm bilgileriyle yeni sisteme otomatikman aktarılacak. Hotmail.com ise yeni yıla kadar kapatılacak.

  • Siz de yeni Hotmail’e geçmek istiyorsanız buraya tıklayarak kullanıcı adı ve şifrenizle oturum açmanız yeterli.

:: Yeni Hotmail’i nasıl buldunuz?

 

Intel Core i5-3550 İncelemesi

Intel, 22nm teknolojisi ile ürettiği üçüncü nesil Core işlemcilerini piyasaya sürdü. Ivy Bridge kod adlı işlemciler Tick Tock stratejisine göre Sandy Bridge‘lardan sonra gelmiş oldu.

Intel‘in saat gibi işleyen bir üretim yol haritası bulunuyor. Tick Tock adı verilen bu üretim stratejisinde her Tock adımında yeni nesil mikroişlemci mimarisini kullanan işlemciler piyasaya sürülüyor. Her Tock hamlesinden önce de üretim teknolojilerinde Tick hamlesi ile geliştirmeler yaşanıyor. Bu geliştirmeler ile tecrübe kazanan firma, yeni nesil mimarisinde tecrübe kazandığı üretim bandını kullanıyor.

Örnek vermek gerekirse Intel, 32nm işlemcilerine Westmere ile giriş yaptı. Bu işlemci Nehalem mimarisini temel alıyordu. Intel 32nm‘ye daha önce kullandığı bir mimariyi kullanarak geçiş yaptı. Bu sayede üretim bandında süpriz ile karşılaşmayan firma, yeni nesil işlemci mimarisi olan Sandy Bridge‘e Westmere ile tecrübe kazandığı 32nm üretim teknolojisi ile giriş yaptı. Intel şimdi de yeni mimari öncesi, Sandy Bridge mimarisinin gelişmişi olan Ivy Bridge ile 22nm üretimine ısınıyor.

Test merkezimizde ağırladığımız Intel Core i5-3550, Sandy Bridge tabanlı Core i5-2500′ün yerine gelen model. Core i5-2500 ile saat hızları aynı olan işlemci, pek çok konuda da benzer yapıda.

Intel, Core i5-2500‘ün yerine gelen yeni Core i5-3550‘yı aynı fiyattan piyasaya sundu. Global olarak kutulu 213 dolar etiketine sahip.

Yenilenen Intel Core i5-3550‘yi detaylı bir şekilde incelemeye başlayalım. İlk olarak incelediğimiz işlemcinin Core i5-2500 modeline göre farklılıklarına ve Ivy Bridge‘in getirilerine göz atarak başlayalım.

{pagebreak::2}

Core i5-2500 vs Core i5-3550:

İki işlemci de 3.3 GHz çekirdek hızlarına sahip. İki işlemci de hızlarını Turbo Boost ile 3.7 GHz‘e kadar çıkartabiliyor.  4 çekirdekli yapıda olan işlemciler, Hyper Threading desteğine sahip değiller. Bu yüzden pek çok Core işlemcileri gibi sanal çekirdeğe sahip değiller.

İşlemcilerde 6 MB‘lık ön bellek bulunuyor. Peki bu işlemcilerin farkı ne? Neden Core i5-2500 yerine 3550 alalım?

Intel Core i5-2500 ve 3550 arasında üretim teknolojilerinde farklılık bulunuyor. 32nm teknolojisiyle üretilen Core i5-2500, 95 watt güç tüketimine sahip iken, Core i5-3550 22nm teknolojisiyle üretiliyor ve tükettiği enerji sadece 77 watt.

Güç tüketimi dışında dahili bellek kontrolcülerinde ve grafik birimlerinde de iyileştirme yapan Intel, Core i5-3550‘yi başarılı bir şekilde güncellemiş.

Core i5-2500 sadece 1333 / 1066 MHz DDR3 desteklerken, Core i5-3550 1600 / 1333 MHz desteğine sahip. Bu da varsayılan ayarlarda, 1600 MHz RAM‘lerden faydalanabilmeniz anlamına geliyor.

Intel HD Graphics 2000 yerine 2500 ile gelen Core i5-3550, daha iyi grafik performansı vaad ediyor.

{pagebreak::3}

Intel’in Yeni Nesil Ivy Bridge İşlemcilerine Yakından Bakalım:

Ivy Bridge’in İç Yapısı:

Ivy Bridge işlemciler 22nm teknolojisi ile üretiliyor. İşlemcilerde sadece nanometrik küçülme söz konusu değil. Üretim alanında da epey gelişme mevcut. Intel‘in trigate 3D transistörlerini kullanan Ivy Bridge, çok daha düşük güç tüketimi ve daha az zar alanı sunuyor.

Ivy Bridge işlemciler 1.4 milyar transistör ile geliyor ve zar alanı sadece 160mm2. Bir önceki nesil Sandy Bridge işlemcileri ile karşılaştırdığımızda transistör sayısının 995 milyon olduğunu görüyoruz. Daha az transistöre sahip olan Sandy Bridge işlemcileri, eski üretim teknolojisi sayesinde 216mm2 ile çok daha büyük bir zar alanı kaplıyor.

Zar alanının küçülmesi Ivy Bridge‘in maaliyetlerine ve güç tüketimine de olumlu olarak yansıyor. Intel, Ivy Bridge işlemcileri ile önceki modellere göre aynı fiyata daha yüksek performans, daha düşük güç tüketimi ve daha az ısı sunuyor.

Ivy Bridge‘in çekirdek yapısına baktığımızda en büyük yeniliğin grafik işlemcide yapıldığını görüyoruz. Intel HD Graphics 4000′de tam 16 adet grafik çekirdeği kullanılıyor. Önceki ailenin en yüksek modeli olan HD Graphics 3000‘de bu sayı 12 idi.

Directx 11 desteği, arttırılmış grafik çekirdekleri, yükselen saat hızı ve düşen güç tüketimi ile HD Graphics 4000, giriş seviyesine yeterli bir deneyim sunacak seviyeye geliyor. İncelediğimiz Core i5-3550‘de Ivy Bridge işlemcilerinde kullanılan diğer bir grafik modülü olan HD Graphics 2500 ise, HD Graphics 2000′in geliştirilmiş versiyonu. HD Graphics’te 16 olan iş hattı sayısı, HD Graphics 2500‘de sadece 6 adet.

Ivy Bridge işlemci çekirdeğine baktığımızda ise ufak optimizasyonların yapıldığı görülüyor. Aynı hızda çalışan Sandy Bridge işlemcilerine göre %10 daha iyi işlemci performansı, %80‘e varan daha iyi grafik performansı sunuyor.

{pagebreak::3}

Test Sistemi ve Kullandığımız Yazılımlar :

Test Sistemi:

ECS Z77H2-A2X

Intel Core i5 3550

AMD Radeon HD 6970 2GB

Corsair Vengeance 4x4GB DDR3 1866 fakat 1333 MHz’de test aldık

Seagate 7200.11 1TB 

1500 watt PSU

Windows 7 Ultimate SP1 64 bit

Test Yazılımları:

Cinebench 11.5

Cinebench R10

Superpi 1M

X264 HD Benchmark

Winrar 64 bit

Artık testlere başlayalım.

{pagebreak::6}

Cinebench R10:

X CPU

{GRAPH::1296}

Tek CPU

{GRAPH::1295}

{pagebreak::7}

Cinebench 11

{GRAPH::1319}

Super Pi 1M : ( Düşük sonuç daha iyi )

{GRAPH::1320}

{pagebreak::8}

x264 FHD Benchmark ( FPS cinsinden veriler. En yüksek daha iyi)

{GRAPH::1321}

Winrar 64 bit :

{GRAPH::1322}

{pagebreak::9}

Intel Core i5 3550 Teknik Özellikleri, Fiyat ve Sonuç:

Teknik Özellikler:

Soket Tipi: Intel LGA 1155

Çekirdek Frekansı: 3.3 GHz

Turbo Boost Desteği: 3.7 GHz

Dahili Grafik İşlemcisi: Intel HD 2500

ÖnBellek: 6 MB

Üretim Teknolojisi: 22nm

Güç Tüketimi: 77 watt

Fiyat: 500 TL

Sonuç: 

Intel, Ivy Bridge ile beraber işlemcilerini daha az ısınan ve daha az güç çeken bir hale getirdi. Yeni işlemciler daha yüksek overclock performansına sahipler. 

Core i5 2500‘e göre çok aman aman bir değişiklik sunmasa da bir önceki işlemciyle aynı fiyattan girmesi sebebiyle yenisinin tercih edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Dahili grafik işlemcisi Lost Planet 2‘de DirectX 9c 1152 x 768 noAA High ayarlarında 9.9 FPS alarak beni hayal kırıklığına uğrattı. Dahili grafik ünitesi HD Graphics 4000 olsaydı demeden edemedik. 

Kısacası Core i5-2500 almayı düşünenler 3550′yi düşünmeye başlasınlar. Core i5-2500′i olanlar da düşünmeseler olur çünkü pek bir fark yok.

:: Ivy Bridge işlemciler sizce bekleneni verdi mi?

 

Fiber İnternette Stream

İnternet kelimesi her geçen gün kendini yenileyen bir kelime haline geldi. İnternet hızlarının yanı sıra internetin yapabildiklerinin de sınırları sürekli genişliyor. Web siteleri her gün biraz daha gelişirken dünyadaki milyonlarca siteye yine milyonlarca içerik ekleniyor. Tüm bunların yanı sıra internetin yapabilecekleri de yine internetin hızıyla doğru orantılı olarak gelişiyor.

Bu yazımızda konumuz internetten stream yapmak ve fiber ile hızın farkı. Bildiğiniz gibi internet, bilgisayarınızda olmayan dosyalara erişmeyi gerektirdiği için internetinizin hızı büyük rol oynuyor. Bazen internetteki bu dosyaları bilgisayarımıza indiriyoruz, bazen de internette kalan dosyanın tamamını indirmeden stream yapıyoruz.

Örneğin bir film izleyeceğimiz zaman bazı servislerde bize iki seçenek sunuluyor. İstersen indirip izleyebiliyoruz, istersek internet üzerinden izleyebiliyoruz. Bu sistem hem bilgisayarda hem de bazı televizyon sistemlerinde kullanılıyor. Bize izleyebileceğimiz filmler veriliyor ve tıklayıp anında izleyebiliyoruz. Bu işlem tamamiyle internet üzerinde anlık veri indirimi ile yapılıyor. Tıpkı Youtube gibi. YouTube’da da bir dosyayı kalıcı olarak bilgisayarımıza indirmediğimiz halde videoları izleyebiliyoruz. Sayfayı yenilediğimizde ise genelde tekrar stream etmemiz gerekiyor.


Apple TV, kiralanan tüm filmleri stream yoluyla izletiyor

Filmlerde de stream yapacağımız zaman eğer film HD boyutundaysa büyük bir dosya indireceğimiz anlamına geliyor. Örneğin 4 GB’lık bir filmi Stream yapmamız, aslında indireceğimiz dosya boyutuyla aynı oluyor. Yani kotadan her şekilde 4 GB veri gidiyor. Fakat indirirken bilgileri karışık şekilde indiriyor, Stream’de ise düzgün bir şekilde. Böylece aslında indirdiğimiz kısmı ön izleme gibi izleyerek videoyu stream etmiş oluyoruz. Tabii bazı film servisleri filmin ortasına atlamanıza imkan veriyor. Bu da ortasından itibaren kalanını indirmeniz anlamına geliyor.

Stream kavramını belki isim olarak bir yere tıklamasak da sürekli uyguluyoruz. YouTube‘da video izlemek, film izlemek dışında internet üzeri televizyon izlemek başlıca stream ettiğimiz görüntülerin başında geliyor. Canlı izlediğimiz kanalları bilgisayarımıza indirmeden anlık olarak gönderilen görüntüyü internet hızımız dahilinde görebilmemiz gerekiyor. Bunun için de hızlı bir internet gerekiyor.

{pagebreak::2}

Gerek televizyonda gerek YouTube‘da gerek de film izlerken görüntünün geriden gelmesinin sebebi tamamiyle stream süresi. Bir nevi koşu yarışında avans vermek gibi diyebiliriz. İndirme başladıktan bir süre sonra izletmeye başlatması, takılmayı önlemedeki en önemli unsur. Örneğin televizyon yayını 30 saniye sonradan geliyorsa, 30 saniye içinde internetin hızı düşüp tekrar yükselirse (ki bu tamamiyle internette yaptığınız işlemlere bağlı) bu payı kurtarabiliyorsunuz. Ama düşme hızı uzun sürerse 30 saniye de kurtarmıyor. 30 saniye olayı olmasaydı o zaman anlık olarak videonuz duracaktı.

İşte bu noktada stream’in altın noktası kesinlikle hızlı bir internet. Hızlı internet diyince sadece hız değil, bu hızın sağlığı da çok önemli. Biraz önce söylediğim gibi eğer hız düşme gösterirse hızınız da pek etki etmeyecektir. Fiber internet altyapısı kullanmanız bu konuda hem sağlıklı internet hem de yüksek hız almanızı sağlayacak.


OnLive ile bilgisayarınız kaldırmasa bile en güçlü oyunları internet üzerinden oynayabilirsiniz

Fiber internet ile hem videoyu aynı hızda stream edip takılma olayını ok büyük ölçüde engelleyebilecek, hem de video stream ederken internette başka işle rde yapabileceksiniz. Evde iki blgisayar varsa normalde stream işleminde birinin çalışması gerekiyor. Fiber ile iki bilgisayar da sorunsuz bir şekilde internete girip stream işlemini gerçekleştirebilir.

Oyun stream etmek

Stream konusu ilerleyen dönemde daha da artacağı için fiberin önemi de artıyor. Örneğin OnLive isimli sistem ile bulut üzerinden oyun oynanabiliyor. Yani Amerika‘da bulunan sunucuda çalışan oyunu internetiniz üzerinden oynayabiliyorsunuz. Bu stream işlemi oldukça kuvvetli bir internet istiyor ki geleceğin oyun konsollarını da bu ve hızlı internet teknolojisi oluşturuyor.

:: Stream konusunda sıkıntılar yaşıyor musunuz?

Turkcell MaxiPlus 5 Video İnceleme

Turkcell, T10 ile başladığı kendine ait akıllı telefon modellerine, T20 ve T11 ile devam etmişti. İyi satış rakamları yakalayan Turkcell, kendi markasını taşıyan akıllı telefonlara biraz daha değişiklikler yaparak yoluna devam etti.

Turkcell, MaxiPlus 5 ve MaxiPro 5 adında iki yeni akıllı telefonu geçtiğimiz günlerde tanıtmıştı. Turkcell MaxiPlus 5‘in ilk bilgilerini SDN farkıyla sizlere paylaşmıştık. MaxiPlus 5 ile ilgili herşey yazısı için buraya, kutu içinden çıkarma videosu için buraya gitmeniz yeterli.

Turkcell MaxiPlus 5, Turkcell T21 olarak piyasaya sunulması bekleniyordu fakat Turkcell isimlendirme politikasını değiştirdi. MaxiPlus 5, Turkcell’in yeni giriş seviyesi akıllı telefonu. Turkcell’in bir üst seviye modeli ise MaxiPro 5 olacak. Onu da yakın bir zamanda sizler için inceleyeceğiz.

Test merkezimizin konuğu olan Turkcell MaxiPlus 5, 3.5 inç büyüklüğünde 320 x 480 piksel çözünürlüğünde LCD IPS ekran ile geliyor. Başarılı kontrast değerleri sunabilen ekrana 800 MHz hızında çalışan Qualcomm MSM7225A işlemcisi güç veriyor.

Grafik işlemleri için Adreno 200 GPU’sunu kullanan telefon, 512 MB RAM ve 4 GB dahili depolama desteğine sahip. MaxiPlus 5 ayrıca arttırılabilir hafıza desteği sunuyor. Ürünün kutu içerisinden sandisk üretimi 4 GB micro sd kart çıkıyor.

Android 4.0.4 Ice Cream Sandwich işletim sistemi ve Turkcell’in kendi uygulamalarının eklendiği arayüz ile gelen telefon, NFC, WiFi, 3G, GPS ve Bluetooth gibi kablosuz teknolojileri destekliyor. Daha önce incelediğimiz Huawei Ascend Y200 ve HTC Desire C gibi modellerin rakibi olacak olan Turkcell MaxiPlus 5 için hazırladığımız video incelemeyi aşağıdan izleyebilirsiniz. Ayrıca diğer sayfalarda telefonun çektiği fotoğrafların orjinallerini ve test tablolarını bulabilirsiniz. İyi seyirler.

 #video_6380#

{pagebreak::2}

Turkcell MaxiPlus 5 Dış Görünüş:

Turkcell MaxiPlus 5, bulunduğu fiyat segmentindeki telefonlara göre kaliteli bir görünüşü var. Bu segmentteki şıklık konusunda birince bana kalırsa HTC Desire C fakat bu telefon da yeterli bir görünüşe sahip.

Özellikle arka kısım ve ön kısmın alt tarafı komple ele yumusaklık hissi veren kaplamayla geliyor. Bu kaplama telefona şıklık kattığı gibi, uzun kullanımda elinizden kayma ve terleme gibi sorunları ortadan kaldırıyor.

Arkada flaşsız kamera göze çarpıyor. Sade arka tasarımının altında ise geniş hoparlör cıkıs kısmı bulunuyor. Dahili hoparlör cok kaliteli olmasa da şiddetli bir ses çıkısı sunuyor.

Ön kısımda alttan aydınlatmalı kapasitif tuşlara yer verilen Turkcell MaxiPlus 5, özellikle mikrofon yeri olarak akılcı bir yer seçmiş. Telefonun mikrofonu home tuşunun altına yerleştirilmiş. Bu sayede telefon konusmalarında sesiniz direk karşı tarafa gidiyor. 

{pagebreak::3}

Turkcell MaxiPlus 5 Fotoğraf Çekim Kalitesi:

Turkcell MaxiPlus 5, 5 megapiksel otofokuslu bir kameraya sahip. Bu kamerada LED flaş desteği bulunmuyor. Özellikle çok yüksek ışığın olduğu alanlarda ve az ışıklı ortamlarda vasat bir performans gösteren telefon, normal koşullarda ortalama fotoğraf çekebiliyor. Fotoğraf açısından çok birşey beklememek lazım fakat diğer Turkcell modelleri kadar kötü çekmediğini belirtmek istiyorum.

Turkcell Maxi Plus 5 İle Çekilen Fotoğraflar Galerisi için aşağıdaki resime tıklayın. 

{pagebreak::4}

Turkcell MaxiPlus 5 Performans Testleri:

Turkcell MaxiPlus 5‘te kullanılan 800 MHz hızında çalışan Snapdragon S1 işlemci, görevini yerine getiriyor. Bu işlemcinin 600 MHz hızında çalışan versiyonu Desire C‘de de kullanılıyor. Bu seviyede yaygın kullanılan bir çipset. 

Adreno 200 GPU‘suyla beraber 320 x 480 piksel çözünürlükte yeterli bir oyun performansı sunmayı başardı. Critical Strike ve Dead Trigger gibi oyunları akıcı bir şekilde oynatabilen telefon, Angry Birds tarzı düşük grafikli oyunların üstesinden kolayca gelebiliyor.

SmartBench 2011 Game:

SmartBench 2011 testinin iki adımı bulunuyor. Telefonların oyun performansını ölçen Game kısmıyla başlıyoruz. Yüksek skor daha başarılı.

{GRAPH::1395}

SmartBench 2011 Productivity:

SmartBench testinin genel performansı ölçen bölümü. İşlemci, RAM, depolama ve yazılımın skorda etkisi yüksek. Yüksek skor daha başarılı.

{GRAPH::1396}

{pagebreak::5}

Turkcell MaxiPlus 5 Performans Testleri-2:

Quadrant Standart:

Android dünyasının en meşhur test uygulamalarından biri olan Quadrant Standart ile performans testlerine devam ediyoruz. Bu test, akıllı telefonların genel performansını test ediyor. Telefon içerisindeki her birimin skorda etkisi büyük. Yüksek skor daha başarılı.

{GRAPH::1397}

AnTuTu Benchmark:

AnTuTu Benchmark’ta genel performans değerlerine bakan bir yazılım. Custom Benchmark modunda yaptığımız testlerde IO ve SD testlerini yapmıyoruz. Yüksek skor daha başarılı.

{GRAPH::1400}

{pagebreak::6}

Turkcell MaxiPlus 5 Performans Testleri-3:

Nenamark 2:

Android tabanlı akıllı telefonların grafik performansını ölçmek için kullanılan başlıca test yazılımlarından olan Nenamark, cihazın ekran çözünürlüğüne göre değişken bir puanlama yapıyor. Yani yüksek ekran çözünürlüklü telefonlar bu testte dezavantajlılar. Yüksek skor daha iyi. 25 FPS ve üzeri alanlar başarılı sayılıyor.

{GRAPH::1399}

An3DBench:

Artık üst seviye telefonlarda kullanmadığımız test, sınır değerlere ulaşmış durumda. 8000 barajından daha yükseklere çıkmayan uygulamada belli modeller darboğaz oluşturmaya başladı. Biz de sadece giriş seviyesi modellerde bu testi devam ettirme kararı aldık. Bu testte de yüksek değer daha iyi.

{GRAPH::1398}

{pagebreak::7}

Turkcell MaxiPlus 5 Teknik Özellikler, Fiyat ve Sonuç:

Teknik Özellikler:

İşlemci: 800 MHz hızında çalışan tek çekirdekli Qualcomm Snapdragon S1

Ekran: 3.5 inç 320 x 480 piksel çözünürlüğünde LCD IPS ekran

Grafik İşlemci: Adreno 200

RAM / Depolama: 512 MB / 4 GB + microSD

Yazılım: Android 4.0.4 Ice Cream Sandwich

Kamera: 5 megapiksel otofokuslu kamera ve standart video kaydı

Bağlantı: NFC, WiFi, Bluetooth, 3G, GPS

Batarya: 1400 mAh

Ağırlık: 128 gram

Fiyat: 549 TL

Sonuç:

Akıllı telefon almak isteyen fakat bütçesi çok yüksek olmayan kullanıcıların düşüneceği türden bir ürün. Android ekosisteminde maalesef üreticiler üst seviye telefonlarına bile güncelleme vermeyi unutuyorlar. Giriş seviyesinde durum daha da vahim. Uzun kullanım için geliştiriciler tarafından geliştirilen yazılımların bol olduğu telefonlara yönelmek mantıklı.

Turkcell MaxiPlus 5‘in şok fazla rakibi bulunmuyor. Samsung Galaxy Mini, Desire C, Wildfire S, Explorer, Huawei Ascend Y200 gibi modeller bulunuyor. Bu modellere göre alınabilir bir telefon diyebiliriz. Akıcı bir deneyim sunuyor. Ekranı da başarılı. Kısacası alınabilir bir telefon. Bu seviyedeki kaç telefon Android 4.0.4 ICS ile geliyor? 

:: Turkcell MaxiPlus 5’i beğendiniz mi? Almayı düşünüyor musunuz?

 

 

iPhone 5 Ne Zaman Piyasaya Sürülecek?

Samsung’un Galaxy S3’ü piyasaya sürmesiyle birlikte artık gözler Apple’a çevrilmiş durumda. Firmanın hayranları yeni duyurulacak iPhone modelini merakla beklerken, satışına ne zaman başlanacağı ise asıl tartışma konusu olmaya devam ediyor.


Dün yaptığımız haberde iPhone 5’in kasası olduğu iddia edilen tasarım

Bugün internet sitelerinde ortaya atılan bir iddia ise yeni iPhone’un 12 Eylül tarihinde piyasaya sürülebileceği yönünde. Hatırlarsanız sizlere dün ilettiğimiz haberde, iPhone’un kasası olabilecek bir tasarımı göstermiş ve eylül ayı içerisinde yeni modelin tanıtılacağını belirtmiştik.

Apple’dan resmi bir açıklama ya da duyuru gelene kadar bu iddiaların havada kalacağı çok açık bir durum. Duyuruyu son ana kadar yapmayacakları da bilinen bir gerçek.

Zira bir önceki model iPhone 4S’in satış rakamları oldukça iyi seyrederken, firma bu satış rakamlarını baltalamak istemeyecektir.

Bakalım bu iddialar ne kadar doğru çıkacak, hep birlikte göreceğiz. Bu süreçte sizleri yeni iPhone’un tasarımı olacağı iddia edilen kasanın görüntüleri ile baş başa bırakalım.


Yeni iPhone olacağı iddia edilen tasarımın arkadan görüntüsü

{pagebreak::2}


Yeni iPhone bu modelle çıkarsa, tuşları da böyle olacak

{pagebreak::3}

#video_1798#
İşte yeni iPhone olacağı iddia edilen tasarımın videosu

:: Sizce yeni iPhone ne zaman tanıtılacak?

Samsung, Retina Ekranlı Tablet Çıkarıyor

Apple ile Samsung arasındaki patent davası, pek çok belgenin de ortaya çıkmasını sağladı. The Verge sitesinin eline geçen yol haritasına göre, Samsung‘un retina ekranlı yeni bir tablet üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.

Daha önce bizim sitemizde de haberini yaptığımız retina ekranlı tablet, 11.8 inç büyüklüğünde ve 2560 x 1600 piksel çözünürlüğünde ekrana sahip olacak.

Yol haritasına göre P10:11.8 adlı cihaz WQXGA çözünürlüğünde olduğu görülüyor. 2012‘nin sonlarına doğru ya da 3. çeyrek döneminde piyasaya sunulması beklenen tablet, LTE desteğine de sahip olacak.

Samsung‘un yeni tabletinde nasıl bir donanımın kullanılacağı henüz net değil. 2 GHz hızında çalışacak olan ARM Cortex A15 tabanlı bir işlemci kullanılabilir. Fakat net bir bilgi yok. Yeni tablet, Berlin’de düzenlenecek olan IFA 2012‘de tanıtılabilir.

:: 11.8 inç büyüklüğünde tablet sizce başarılı olabilir mi?

 

LG’den Snapdragon S4 Pro’lu Dev Geliyor

Qualcomm‘un geliştirdiği Krait kod adlı yeni nesil işlemcilerinden 4 çekirdekli APQ8064, geçtiğimiz günlerde geliştiriciler için satışa sunulmuştu.

Snapdragon S4 Pro APQ8064‘ün detaylarına buradan bakabilirsiniz. Ayrıca Qualcomm‘un APQ8064‘lü geliştirme cihazına da buradan bakabilirsiniz.

MSM8960 kod adlı çift çekirdekli Krait işlemcisi pek çok modelde kullanıldı. 28nm ile düşük güç tüketiminin yanında etkileyici performans sunan işlemcinin çok daha gelişmişi olacak olan APQ8064 için talep oldukça fazla.

Başta HTC olmak üzere pek çok firma bu işlemciyle gelecek ürünlerini piyasaya sunması bekleniyor. Bu firmaların arasında LG‘de bulunuyor.

MoneyToday adlı sitenin yaptığı habere göre LG, Eylül Ekim döneminde yeni çıkacak iPhone modeli ve Galaxy S3 gibi telefonlarla rekabet için APQ8064 işlemciyle gelen bir telefon hazırlığında.

LG’ye ait üst segment ekran, batarya ve kamera malzemelerini kullanacak olan telefon, açıklamalara göre Galaxy S3‘ten çok daha yüksek bir performans ortaya koyacak.

LG yetkilileri, geliştirilmiş yazılım deneyimi sunacaklarını fakat standart Android’ten çok farklılaşmak yerine, donanım gücüyle öne çıkmayı tercih ediyorlar. Siri, S-Voice ve Google Voice‘tan sonra Q Voice‘u çıkaracak olan LG, bu tip geliştirmelerle de tercih sebebi olmaya çalışacak.

LG‘nin yeni akıllı telefonu APQ 8064 işlemci, 2 GB RAM, 4.7 inç 1280 x 720 piksel NOVA ekran, 16 GB dahili hafıza, Bluetooth 4.0, NFC, 2100 mAH batarya ve Android 4.0.4 gibi teknik özelliklerle gelmesi bekleniyor.

:: LG’nin yeni üst seviye atakları başarılı olur mu?