Google Play Store 3.7.15 Çıktı! İndirin

Android tabanlı akıllı telefon kullanıcıları, Google Play Store sayesinde birçok uygulama ve oyuna erişebiliyor, ücretli ya da ücretsiz olarak bu uygulama ve oyunlara sahip olabiliyorlar.

Google’da Play Store üzerinde sürekli güncellemeler yaparak, servisi daha stabil ve iyi çalışır hale getirmek için elinden geleni ardına koymuyor. Son olarak da Google Play Store 3.7.15 sürümünü yayımladılar.

Bir önceki güncelleme gibi kullanıcılara TV izleme gibi olanaklar sunan Play Store’un bu sürümü ise yeni şeyler bekleyenler için büyük bir hayal kırıklığı olacaktır. Zira güncelleme yalnızca stabilite ve performans artırımı ile bazı ufak tefek hataların yok edilmesi için hazırlanmış.

Eğer Google Play Store 3.7.15 sürümünü .apk dosyası olarak indirmek ve kurmak istiyorsanız, bu linki kullanabilirsiniz.

:: Google Play Store’un yeni sürümü hakkında ne düşünüyorsunuz?

HTC’nin Güney Kore Ofisi Kapanıyor

Bildiğiniz gibi HTC, merkezi Tayvan’da yer alan bir firma. Tayvan dışındaki tüm ülkelerde ise o ülkenin yerel firmalarıyla kıyasıya bir rekabet içerisinde.

Fakat bu rekabet, HTC’nin Güney Kore ofisi açısından pek de hayırlı ilerlemiyor gibi. Çünkü The Next Web’in yayımladığı rapora göre HTC, Güney Kore ofisini kapatma kararı almış.

Gerekçe olarak da firmanın Güney Kore menşeili firmalar olan Samsung ve hatta LG ile bile rekabet edememesi ve ülkedeki pazar payının çok düşük olması olarak gösterilmiş.

Yani firma küçülme politikası içerisinde değil ama yine de Güney Kore pazarından çekilmek, şirketin gelecek planları açısından en mantıklı yol olarak görünüyor. Zira Güney Kore’de Samsung’un dominasyonunu alt etmek imkansız gibi görünüyor.

:: HTC’nin Güney Kore ofisini kapatması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Qualcomm, S4 APQ8064’ü Satışa Sundu

Qualcomm, APQ8064 kod adlı yeni nesil 4 çekirdekli Snapdragon S4 işlemcisini Uplinq Geliştiriciler Konferansı’nda tanıtmıştı. Geçen haftalarda gerçekleşen etkinlik ile ilgili haberimize buradan ulaşabilirsiniz.

Qualcomm‘un yeni nesil grafik ünitesi Adreno 320 ile beraber gelen çipset, geliştiriciler için satışa sunuldu. Geliştiriciler, belli bir süre en iyi performansı vermesi beklenen bu çipsete sahip geliştirici cihazlarını satın alıp, bu çipseti verimli kullanabilecek şekilde uygulama ve oyun geliştirip, üzerinde deneme yapabilecekler.

Yaklaşık 1 haftadır satışta olan MDP/T olarak adlandırılan cihaza ilgi büyük. HTC, LG ve Sony gibi firmaların yeni işlemciyi kullanan amiral gemilerini çıkaracakları düşünülüyor. 2013 yılına yaklaştıkça, APQ8064 çipsetini kullanan modeller artacak. Bu da geliştiricilerin iştahını kabartıyor ve bu geliştirici cihazına sahip olan geliştiricilerin sayısını arttırıyor.

Geliştiriciler için hazırlanmış olan, global anlamda son kullanıcıya satılmayacak olan MDP/T, Qualcomm’un kendi internet mağazasında 1299 dolar etkete sahip. Qualcomm, bu cihazı alanlara 24 saat servis desteği sunduğunu da ekliyor.

:: Qualcomm’un yeni işlemcisi sizce başarılı olur mu?

 

iPhone 5’ten Son Dedikodular

Gün geçmiyor ki yeni iPhone ile ilgili bir dedikodu internette yayılmaya başlamasın. Yeni bir haftaya girdiğimiz şu günde, yeni haftaya yeni dedikodu çoktan hazır halde bizleri bekliyordu.

Görünüşe göre iddialar, iPhone için Apple’ın gerekli duyuruyu ve tanıtımı eylül ayının ortasında yapacağını savunuyor. Aynı zamanda duyuru yapılmakla kalınmayacağı ve 21 Eylül tarihinde de yeni iPhone’un satışa sunulacağı söyleniyor.

Aynı zamanda bu iddiaların dışında, bugüne kadar hep sızdırıldığı iddia edilen iPhone parçalarının fotoğrafları birleştirilerek ortaya da bir tasarım çıkarılmış durumda.

Parçaların birbirlerine bu denli uyumlu olması kafalarda soru işareti yaratırken, ortaya çıkan tasarım kimilerini memnun etmeyecek gibi.

Sözü daha fazla uzatmadan sizleri yeni iPhone’un tasarımı olduğu iddia edilen ama muhtemelen yalnızca dedikodu olarak kalması beklenen bu görselle baş başa bırakalım.

:: iPhone 5 ya da yeni iPhone’un tasarımı sizce bu olabilir mi?

Android Oyunu: Ramazan Davulcusu

Ramazan ayı itiribariyle gerek televizyon kanalları gerek internet yayınları ramazan ayı ile ilgili yayınlar yapıyor. Bunların arasına en son katılan ise mobil oyun sektörü oldu. Android için yazılmış Ramazan Davulcusu‘na yakından bakalım.

Ramazan Davulcusu, 7.8 Megabyte boyutunda. Google Play Store puanı şimdilik sadece 3 oyla 5.0 olan yapım, Android 2.0.1 ve üzerinde çalışıyor. 

{pagebreak::iki}

Ramazan ayı boyunca insanları sahur için kaldıran ramazan davulcularının apartmanların önlerinde davul çalıp bahşiş beklemesini konu alan bu yapım, çok basit bir oynanış sunuyor. Bir apartmanın başında davul çalıp mani söyleyen davulcuya para ve bazı yaralayıcı şeyler atılıyor. Ekranın sağ ve sol köşelerine dokunarak paraları toplamak, süt şişesi, saksı gibi şeylerden ise kaçmak gerekiyor.

Atılan bahşişler ise madeni 1 TL, kağıt 5, 10 ve 20 TL.  3 adet can bulunuyor ve bu canlar ekranın üstünde fes olarak gösteriliyor. Başa düşen her cisim bir hak götürüyor. Oynanış bundan ibaret. Yapım sadece puan yapma amaçlı. Bu arada oyunca boyunca sürekli bir mani çalıyor.

{pagebreak::iki}

Grafik anlamında hiç bir şey sunmuyor yapım. Ramazan davulcusu sabit bir resimden ibaret. Hiç bir tepki ve animasyonu yok. Oyun, gerek grafik olarak, gerek menü ikonları olarak çok vasat kalıyor. Oyunda herhangi bir ayar menüsü bile yok. Ses olarak hazırlanan tek şey ise davulcunun söylediği mani. Başka bir ses efekti de yok. 

Sonuç olarak Ramazan Davulcusu, vasatın altında bir oyun olmaktan öteye gitmiyor. Sıkıcı oynanış ve vasat grafiklere, sahip olan, ses efektleri ve bir çok özellikten yoksun olan yapım, kültürümüzü yansıttığı için denenebilir. Öte yandan oynanacak gibi bir oyun değil.

İndirmek için tıklayın.

Barkod tarayıcı ile tarayın.

Barkod tarayıcınız yoksa buradan yükleyin.

:: Ramazan Davulcusu oyununu beğendiniz mi?

Dead Trigger’ı Satın Alanlara Sürpriz Var

Android için Dead Trigger, geçtiğimiz hafta ücretsiz olarak Google Play Store’da indirime açılmıştı. Oyunun ücretsiz olduğunu duyurduğumuz habere buradan ulaşabilirsiniz.

Android için Dead Trigger ilk başta 0.99 dolarlık etikete sahipti. Google Play Store‘da bu uygulamayı para vererek alan oyuncular için, Madfinger Games’in bir jesti var.

Madfinger Games, yaptığı açıklamada bir sonra gelecek güncellemeyle beraber, oyunu satın alanlar için yeni sürprizlerin olacağı müjdesini verdi. Bu sürprizin ne olduğu henüz belli değil fakat açıklama yapıldığına göre şimdiden bir beklenti oluştu. Tahminlere göre oyun için ekstra içerikler, eski satın alanlara açılacak.

:: Dead Trigger’ı satın almış mıydınız?

 

Microsoft’tan Windows 8 Ürünleri

Ultra taşınabilir olarak tanımlanan yeni nesil fare ve klavyeler özellikle bilgisayar ve tablet bilgisayar cihazlarla kullanmak üzere tasarlandı. Firmanın daha önceki donanım ürünleriyle benzerlikler gösteren Wedge Touch Mouse ve Wedge Mobile Keyboard, kompakt tasarımlarıyla dikkat çekiyor.

     

ABD fiyatı 79.95 Dolar olan Wedge Mobile Keyboard, ince ve şık bir gövde tasarımına sahip. Özel bir aparat yardımı ile kullanılan klavye beraberinde verilen bir kapak sistemi ile kullanılıyor. Bu kapak aynı zamanda stand görevini görürken, klavyeye takıldığında cihazın uyku moduna geçmesini de sağlıyor.

Microsoft’un bir diğer ürünü olan Wedge Touch Mouse ise adında anlaşılacağı gibi dokunmatik yüzeyli bir ürün. Farklı bir tasarımı bulunan fare, firmanın daha önce ürettiği Touch Mouse‘ları andıran bir kullanıma sahip. Ürünün fiyatı 69.95 dolar olarak açıklandı. 

Her iki cihaz da Bluetooth 3.0 teknolojisi ile kullanılıyor ve Windows 8 ile doğrudan uyumlu olarak çalışabiliyorlar. Öte yandan firma Sculpt adını verdiği yeni fare ve klavye modellerini de duyurdu.

:: Windows 8’e geçmeyi düşünüyor musunuz?

 

Surface Ne Zaman Piyasaya Sürülecek?

Microsoft’un Surface adlı tableti, 26 Ekim tarihinde yani Windows 8 ile aynı gün piyasaya sürülüyor. Firmanın açıkladığı yıllık raporlara baktığımızda bu konuda Microsoft’un tavrının oldukça net olacağını da görebiliyoruz.

Zira firma, ‘İşletim sistemimizin yeni sürümü olan Windows 8, dünya çapında 26 Ekim 2012 tarihinde piyasada olacak. Bu süreçte biz de Surface ve Microsoft tarafından üretilip tasarlanan donanım ürünlerini de satmaya başlayacağız.’ cümleleriyle Surface için tavrını ortaya koymuş oldu.

Fakat burada önemli bir nokta daha var. Microsoft’un satışına başlayacağı Surface, yalnızca Windows RT tabanlı Surface’ler olacak. Intel tabanlı Surface Pro’lar ise yaklaşık üç aylık daha bir bekleyişin ardından piyasaya sürülecek.

Son olarak Surface’ın fiyatının yaklaşık 1000 dolar civarında olacağı dedikodularının da internette dolaştığını hatırlatarak, insanların böyle bir fiyatla tablet alıp almayacağını gerçek anlamda merak ettiğimizi belirtelim.

Eğer Surface’in teknik özellikleri ve yapabileceklerini merak ediyorsanız, detaylı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

:: Surface sizce iPad’i geride bırakabilir mi?

The Amazing Spider-Man İncelemesi

Bu sene sinemada süperkahramanların senesini yaşıyoruz diyebiliriz. The Avengers, Spider-Man, Batman gibi büyük yapımlar sırasıyla vizyona girdi. Bildiğiniz gibi bu tarz büyük filmlerin eskiden mutlaka oyunları da piyasaya çıkardı. Fakat bu sene işler biraz değişti. The Avengers’ın oyunu çıkmadı (yapım aşamasında), Batman’in film oyunu ise sadece mobil platform için yayımlandı. Geriye kalan Spider-Man ise geleneği bozmadı ve film oyunuyla piyasadaki yerini aldı.


The Amazing Spider-Man için film oyunu dersek aslında bir yerde haksızlık etmiş olabiliriz. Çünkü oyun, birçok basit film oyunundan çok daha güzel olmasının yanı sıra farklı senaryosuyla da dikkat çekiyor. Filmin birebir sahnelerini oynamak yerine filmdeki karakterlerin de yer aldığı farklı bir senaryo oynuyoruz.

Hemen aksiyona dalıyoruz

Oyunun başında zaten Örümcek Adam olan Peter Parker ile kız arkadaşı Gwen Stacy, Oscorp’da yapılacak bir deneyi izlemek için gizlice giriyorlar. Hatta Rhino yani gergedanı da oyunun başında daha bize karşı zararsız haldeyken görüyoruz. Ardından bazı şeyler yolunda gitmiyor ve birçok yaratık Oscorp binasının içinde serbest kalıyor. Parker da hemen Örümcek Adam kıyafetini giyiyor ve kahramanlığa soyunuyor.

{pagebreak::2}

Oscorp binasındaki ilk görevde daha çok oyunu tanıma aşamasında geçirdiğimiz için pek fazla zevk almaya başlanacağını söyleyemem. Ancak bir sonraki görev olan doktor Connor’ı hapisten çıkarma sırasında artık oyun eğlenceli kısmını göstermeye başlamış oluyor. Bu arada biz de doktor Connor’ı kurtarırken onun kertenkele olduğunu herkesin bildiğini ve bu yüzden hapiste olduğunu göryoruz, buradan da oyunun aslında filmden sonra geçtiğini görüyoruz. Kim bilir ikinci filmde Rhino’yu görme ihtimalimiz olabilir.

Beenox firmasının yaptığı oyunun eski Spider-Man oyunlarına göre oldukça farklı olduğunu belirtmem gerek. Dövüş sistemi fazlasıyla geliştirilmiş ve oyunun neredeyse en eğlenceli özelliği haline gelmiş. Dövüşürken kafamızda beliren örümcek hisleriyle birlikte bize birinin saldıracağın sezip karşı hamlemizi hemen hazırlayabiliyoruz.

Dövüşte kombolar yapmamız mümkün. Aynı zamanda sıkıştığımız zaman duvara sıçrayıp oradan ağ atıp sonra tekrar saldırmaya geçebiliriz. Ya da yere düşenleri ağımızla sararak etkisiz hale getirebiliriz. Bu gibi çeşitlilikler de oyun lezzet katmış diyebilrim.

Şehir yeniden bize ait

The Amazing Spider-Man’de büyük bir şehir bulunuyor ve bu şehirde gezmek serbest. Her yere ağ atarak istediğimiz şekilde gezebiliriz. İstersek direkt olarak senaryo görevlerine gidebiliriz, istersek de etrafta gezerken rastladığımız şehri kurtarmak gibi yan görevler yapabiliriz. Oyunda ilerlerken doktor Connor’a yardım etmek amacıyla sürekli olara evimize de gidiyoruz.

Evimiz oyunun merkez üssü diyebiliriz. Oyun boyunca keşfettiğimizz karakterler, bilgiler ve daha niceleri evimizde yer alıyor. İstediğimiz her an eve giderek bu bilgilere ulaşmak mümkün.

{pagebreak::3}

Şehirde serbestçe geziyoruz dedik fakat Playstation 2 döneminde çıkan yanlış hatırlamıyorsam ya Spiderman 2 ya da Spiderman 3 oyunu kadar gerçekçi tasarlanmadığını belirtmem gerek. atıp gezme hissi sanki biraz boşluktaymış havası yaratıyor ki bu da bir noktadan sonra sıkıcı hale gelmeye başlıyor.

Oyunda çok çeşitli düşmanlar var. Minik robotlar, büyük robotlar, devasa robotlar, azılı düşmanlar, silahlı adamlar ve daha niceleri. Hepsi için tekme tokat kuralı geçerli olsa da genellikle kolay alt edebilmek için özel stratejiler belirlemek gerekiyor.

The Amazing Spider-Man PC, PlayStation 3 ve Xbox 360 versiyonuyla piyasadaki yerini aldı. Bunda önce çıkan, hatta PS3 ve Xbox 360 için çıkmış en iyi Spider-Man oyunu olduğunu söylersek herhalde yanılmış olmayız. Ortalamanın biraz üzerinde gözüken grafikleri, başarılı sesleri ve müzikleri, kolay oynanış yapısıyla The Amazing Spider-Man alıp oynanmayı hakediyor. Özellikle de Spider-Man hayranıysanız bu oyunu kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

Oyunun ilerleyen dönemlerde internetten indirilebilir ekstra içeriklerinin yayımlanacağı açıklandı. Yüksek boyutta olması muhtemel bu dosyaları Turkcell Superoniine fiber internet kullanarak çok daha kısa sürede indirebilirsiniz.

Artılar: Koca şehir ve şehirde gezinmeki, kolay kontrol edebilmek, dövüş sistemi.

Eksiler: Ağ atma hissinin havada kalması ve şehirde gezmenin bir noktadan sonra sıkıcı olması.

Puan: 8/10

:: Oyunu nasıl buldunuz?

OS X Mountain Lion İncelemesi

Apple, bu sene başında duyurduğu yeni işletim sistemi Mounatin Lion’ı piyasaya çıkardı. Henüz taze olan işletim sisteminin en büyük özelliğinin iOS uygulamalarıyla tam uyum sağlaması ve iCloud entegrasyonunu getirmesi olduğunu söyleyebiliriz.

Microsoft cephesinde yoğun bir şekilde Windows 8 ve Windows Phone 8 çalışmaları sürerken Apple, bu ekosistemi şimdilik Mountain Lion ve iOS işletim sistemiyle kurmuş gibi gözüküyor. Zaten Lion işletim sistemiyle uyumlu olan bazı konular artık Mountain Lion yani dağ aslanı isimli işletim sistemiyle çok daha rahat çalışıyor.

Öncelikle Mountain Lion’ın düşük fiyatından bahsetmek gerek. Bir önceki işletim sistemi olan Lion’a göre 200’ün üzerinde yeni özellik ekleyen bu yeni işletim sistemi sadece 19.99 dolara satılıyor. Lion, geçtiğimiz sene çıktığında 29.99 dolara satılıyordu. Mountain Lion’ın tam olarak 10 dolar daha az bir fiyata satılmasının sebebi ise Lion kadar büyük değişiklikler içermiyor olması. Fiziki bir aygıt ya da medya içerisinde satılmayacak olan Mountain Lion’a sadece Mac App Store üzerinden sahip olabilirsiniz.

{pagebreak::2}

Mac kanalındaki uygulama mağazası olan Mac App Store’dan indirdikten sonra kuruluma başlayabilirsiniz. Eğer ilk defa bir Mac işletim sistemi yükseltmesi yapıyorsanız korkmanıza gerek yok, çok rahat bir şekilde yükseltme işlemini yapabilirsiniz. Hem Apple kurulum işleminde neredeyse bir şey sormuyor, hem de sistemi yükledikten sonra bilgisayarınız yeni özellikler kazanmış haliyle kaldığı yerden devam ediyor. Tüm uygulamalar çalışıyor, tüm bilgileriniz aynı şekilde duruyor.

Mountain Lion’ın son çıkan tüm Mac’leri desteklediğini söyleyebiliriz. Fakat yine de hangi Mac’leri desteklediğini ayrıntılı bir şekilde yazalım. 2007 ve sonrasında çıkan iMac’ler, 2008’in sonunda çıkan alüminyum kasa MacBook ve daha yenileri, 2007 ortası ve daha yeni MacBook Pro’lar, 2008 ve sonrası MacBook Air’lar ve 2008 başında çıkan Mac Mini’ler Mountain Lion’ı destekliyor. Bu sistemlerden ve yıllardan daha önce bir Mac aldıysanız maalesef Mountain Lion’ı kullanamazsınız.

Mountain Lion yenilikleri

Mountain Lion, biraz önce de belirttiğimiz gibi 200ün üzerinde yenilikle birlikte geliyor. Tabii bu yeniliklerin hepsinin göz önünde bulunmadığı hatta bazılarının çok minik değişiklikler olduğunu belirtmek gerek. Yine de Mountain Lion ile birlikte gelen başlıca yeniliklerin birkaçına değinelim.

{pagebreak::3}

Notes, Messages ve Reminders

iOS işletim sisteminin en çok kullanılan uygulamalarından olan notlar, mesajlar ve anımsatıcı uygulamaları artık Mountain Lion’da da yer alıyor. İşletim sistemine kayıtlı olan Apple ID’niz ile iCloud aracılığıyla verileri eşleştirme özelliğiyle birlikte geliyor.

Yani iPhone, iPad ya da iPod Touch üzerinden aldığınız notların tamamını artık Mac’lerden de görebiliyorsunuz. Yine aynı şekilde Mac’ten çok daha hızlı bir şekilde not alıp bunu iCloud aracılığıyla anında iOS cihazlardan görüntülemek de mümkün. Özellikle Mac’lerin klavye sayesinde çok daha uzun notlar almaya yarayacağını düşünüyoruz.

Anımsatıcı yani reminders uygulamasında da tüm hatırlatmalarınız, yapılacak listeleriniz anında bilgisayar ile uyumlu hale geliyor. Böylece yapılacaklar listesini Mac’ten yönetmek mümkün. Bu da birçok konuda hız kazandırabilir.

Messages kısmı ise birçok mesajlaşma sistemini birden kapsıyor. Lion’da beta haliyle de yayımlanan uygulama ile özellikle iMessage ve Gtalk gibi sistemleri kullanarak bilgisayar üzerinden mesajlaşabilirsiniz. Özellikle iMessage, iPad ve iPhone sahiplerinin oldukça kullandığı bir sistem. Mountain Lion sayesinde Apple ID’niz ile tıpkı iPad gibi mesajlar gönderebilir ve alabilirsiniz. ML’ın mesaj siteminin “.gif” formatında resim dosyalarını desteklediğini de belirtelim.

{pagebreak::4}

Notification Center

iOS 5 ile birlikte iOS cihazlara gelen bildirim merkezi artık Mac’lere de geldi. Daha önceden benzer bir sistem Growl ile Mac’lerde zaten kullanılıyordu. Fakat Apple’ın getirdiği resmi bildirim merkeziyle birlikte işler biraz daha kolay ve kullanışlı hale geldi.

Ekranın en sağında açılan bildirim merkezinde mesajlar, facetime, anımsatıcı, takvim, twitter, mail gibi bilgileri görmek mükün. Aynı zamanda anlık olarak bildirimler de ekranda beliriyor. Örneğin siz internette  gezinirken Twitter’dan size bir mention geldiğinde ekranın sağ üst kısmında Twitter bildirisi geliyor.

Mac’te çalışan birçok uygulama ve yazılım da zamanla bu kısma uygun hale gelecek gibi duruyor. Örneğin şimdiden Chrome’da Gtalk bildirim entegrasyonu sağlanmış. Chrome üzerinden Gmailde sohbet açıksa oradan size yazılanlar bildirim merkezine düşüyor, yukarda uyarı olarak çıkıyor.

{pagebreak::5}

Twitter ve sosyal hesaplar

Eskiden hesaplar kısmından sadece mail adreslerimizi ekleyebiliyorduk. Artık burası biraz daha sosyal ağ cennetine dönmüş durumda. Mountain Lion hem Facebook hem de Twitter entegrasyonuyla birlikte geliyor. Yani Twitter ve Facebook’un işletim sisteminin her yerine işlendiğini söyleyebiliriz.

Yalnız baştan bir uyarı yapalım, Facebook ne kadar entegra halde gelse de henüz kullanılabilir durumda değil. Yani Facebook hesabını eklemeniz mümkün değil. Apple, Facebook entegrasyonunun Mountain Lion’a güncelleme ile geleceğini söylüyor ki tahminlere göre bu tarih Sonbahar.

Twitter ve Facebook’un dışında Flickr hesabını eklemek de mümkün. Yine aynı şekilde Twitter gibi sistem ayarlarında mail, kişiler bölümünden Flickr, Vimeo hesapları kurabilirsiniz. Peki bu hesapları kurmak size ne gibi avantaj sağlayacak?

Artık bir dosyaya sağ tıkladığımızda sosyal medyada paylaşmak çok kolay. Örneğin bende şu an Twitter ve Flick hesapları kurulu. Masaüstümde duran bir fotoğrafa sağ tıkladığımda paylaş seçenğini görüyorum. Burada da Twitter, Flickr ve mesaj seçenekleri var. Mesaj dersem iMessage ile istediğim arkadaşıma gönderebilirim. Twitter’ı seçersem üstüne bir şeyler yazarak Twitter’da yayımlayabilirim. Ya da Flickr hesabıma yollayabilirim. İşin en güzel kısmı ise bu işlemler için Safari’yi açmıyor oluşumuz. Tamamiyle işletim sisteminde açılan minik bir pencerede hızlıca işlemimizi yapıyoruz.

Yine aynı şekilde hemen hemen her şeyi Twitter’dan paylaşmak mümkün. Herhangi bir yerdeki kelimeyi, cümleyi, resmi, tarayıcda linki, sayfayı… Facebook da desteklenir hale geldiğinde böyle olacaktır.

{pagebreak::6}

Game Center

Apple’ın oyun ağı Game Center da Mountain Lion ile Mac’lere gelen yeniliklerden. Bildiğiniz gibi Microsoft, Xbox adını oyun konsolundan öteye taşıyarak bir eğlence markası haline getirdi. Yani Windows Phone telefonlarda ve Windows 8 işletim sisteminde de oyun bölümü Xbox’dan oluşuyor ve yine Xbox 360 ile aynı veritabanı kullanılıyor. Orada kazandığınız puanlara yenilerini bilgisayardan da ekleyebiliyorsunuz.

Windows 8’in oyun mağazası ve oyunları birbirine bağlayan sistemin adı da Xbox olacak. Aynı şey artık Apple cephesi için de geçerli. iOS platformunda oyunların bağlanma noktası olan, profilinizi oluşturup arkadaşlar edindiğiniz ve puanlar kazandığınız Game Center artık Mac’te de yer alıyor.

Game Center, Apple ID’nizi kullandığı için iOS ve Mac birleşik durumda. İki sistemde de kazandığınız puanlar ortak olacağını için direkt olarak hesabınıza işleniyor. Yine aynı şekilde Game Center desteği kolay multiplayer imkanı da sağlayacak. Mac App Store’da çok hızlı bir şekilde oyun sayısı artacaktır. Multiplayer ve Game Center sayesinde de eğlencenin kat sayısı yükselecek gibi. Belki ilerde büyük çaplı oyunlar da yani bir Call of Duty de Mac’e Game Center desteğiyle gelebilir.

{pagebreak::7}

iCloud

Mountain Lion tamamiyle bulut entegreli bir işletim sistemi. Zaten Apple ID’niz ile birlikte çalıştığından bu hesaba bağlı iCloud’unuz da otomatik olarak geliyor. Sistem ayarları kısmında iCloud sekmesi yer alsa da bir Dropbox ya da Google Drive gibi harici klasör bulunmuyor. Yani iCloud’u halen Dropbox gibi dosyalarınızı saklamak amacıyla kullanamıyorsunuz.

Saklama işlemini dolaylı yoldan yapabiliyorsunuz. Yani birçok uygulamanın kayıt sistemi iCloud’a uyarlanmaya başladı. Örnein iWriter uygulaması hem Mac’te hem de iOS’ta bulunuyor. İki sistem arasında kayıt işlemini de tamamiyle iCloud üzerinden yapıyor. Eskiden bunun benzeri uygulamalarda buluta kaydet seçeneğini seçip Dropbox ya da benzeri servisi seçmek gerekiyordu. Artık işlem otomatik gerçekleşiyor.

Zaten notlar, anımsatıcı gibi iOS uygulamalarının Mac versiyonları da iCloud ile uyumlu. Bu sayede yaptığınız değişikliği anında iOS cihazınızdan görebiliyorsunuz.

Safari de artık iCloud uyumlu olarak Mac’te çalışıyor. En büyük örneği ise iCloud Tabs özelliği. iCloud Tabs ile iOS cihazınızda açık olan sekmeleri Macten, Mac’te açık olan sekmeleri de iOS cihazınızdan görmeniz mümkün. Bunun için Mac’te Mountain Lion, iOS’ta ise iOS 6 yüklü olması gerekiyor. Biz inceleme için iOS 6 Beta kullandığımız için bu özellikten yararlanabildik. Ancak Developer hesabı olmayanlar Sonbahar aylarını bekleyecek.

{pagebreak::8}

AirPlay

Belki de Mountain Lion’ın en kullanışlı özelliklerinden biri. Belki her kullanıcı için işe yaramayacaktır ancak bu özelliği bekleyen o kadar çok kullanıcı var ki, gerçekten Apple sonunda istenileni Mountain Lion ile birlikte sunuyor.

iOS cihazlarında yer alan televizyona görüntüleme yani Apple TV aracılığıyla kablosuz olarak ekranı televizyona aktarma özelliği sonunda Mac’lere geldi. Herhangi bir Mac’iniz varsa ekranını komple, olduğu gibi televizyona yansıtabilirsiniz. Örneğin VLC player ile bilgisayardan bir filmi TV’ye aktarmak istiyorsunuz. iTunes ile bu işlem Lion’da da mümkündü ancak bu sefer altyazı okuyamıyorduk.

Şimdi direkt masaüstünü aktardığımız için sorunsuz bir şekilde istediğimiz uygulamadan film izleyebilir, istediğimiz oyunu televizyondan oynayabiliriz. Bunun için Apple TV gerektiğinin altını çizmek gerek. Ayrıca bu sistemle TVye bağlamak için Mac Mini alanlar da artık vazgeçecek gibi gözüküyor.

{pagebreak::9}

Kısa kısa Mountain Lion yenilikleri

Mountain Lion yazının başında da belirttiğimiz gibi 200’ün üzerinde yenilikle birlikte geliyor. Bunların hepsini tek tek yazmamız imkansız. Ancak yine de ilk kullanımda bizim gözümüze çarpan bazı detayları kısa kısa aktaralım istedik.

Dictation Speech özelliği sayesinde Türkçe olmasa da İngilizce, Almaca, Fransızca, İspanyolca ve Japonca dillerinde konuşup konuştuğunuzu direkt olarak yazıya dökebilirsiniz. Uzun yazı yazarken ya da en güzel not uygulamasında not alırken Dictation Speech ile konuşarak hızlı not alabilirsiniz. Böylece klavye kullanımı da ortadan kalkacaktır.

– Dock’un arkaplan rengi değişmiş. Leopard ailesi ile yapılan büyük değişiklikten sonra her güncellemede bir ayar yapılıyordu. Bu sefer de fon rengi biraz daha beyaza çalar bir hale gelmiş.

Launcpad’de uygulamalar ekranın tüm enini kapsıyordu. Artık sağdan ve soldan boşluk bırakılmış. Uygulamalar daha derli toplu duruyor. Ayrıca klasörlediğiniz uygulamaları bulamadıysanız diye de Launchpad’in en üstüne bir arama kutusu konulmuş.

Performans konusunda Lion’ın biraz daha üzerine çıkmış gibi duruyor. Birçok kullanıcı Lion ile birlikte sistemin yavaşladığından bahsediyordu. Mountain Lion ile sanki sistem biraz daha hızlı ve rahat çalışır hale gelmiş. Örneğin bizim test sistemimizde All Files klasörü çok sık bozulurken artık sorunsuz çalışıyor.

System Software yani Mac’inizi güncelleme kısmı artık ayrı bir pencerede yapılmıyor. Mac App Store ile birleştirilmiş. Sol üstteki elma logosuna tıklayıp sistemi güncelle dediğinizde anında Mac App Store açılıyor. Eğer sistem güncellemesi varsa uygulama güncellemelerinden daha üstte ayrı bir kutu olarak beliriyor.

– Safari’ye Tab View özelliği geldi. Tüm sekmeleri iOS’taki gibi sıraya getiriyor ve dokunmatik hareketlerle sekmeler arasında gezinmek mümkün oluyor.

Gatekeeper adıyla bir güvenlik sistemi de geldi. Bu sistem ile ayarları tam yaptığınız takdirde Mac’iniz çok daha güvenli olacaktır. Uygulama indirirken bile belli kriterler oluşturabilirsiniz.

{pagebreak::10}

Aslında genel olarak bakıldığında Mountain Lion’ın bir ara işletim sistemi olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Lion’a yeni özellikler katan Mountain Lion, esas köklü değişiklikler içerecek olan yeni işletim sistemi öncesi ara güncelleme niteliğinde. Sosyal medya ve iOS anlamında çok güzel özellikler kattığı kesin ancak iOS özelliklerinin bazılarını sadece iOS 6 ile birlikte kullanabildiğimizi de hatırlatmak gerek.

Mountain Lion’ın 19.99 dolarlık fiyatı da zaten çok büyük yenilikler içermediğini gösteriyor. Gerçi büyük değişiklikler içeren Lion işletim sistemi de 29.99 dolar gibi yine ucuz bir fiyata satılmıştı. Bundan sonra tek yapmamız gereken Mountain Lion’ı tam anlamıyla iOS ile etkileşimli kullanmak ve Facebook entegrasyonu sağlamak için Sonbahar’ı beklemek.

:: Mountain Lion’ı beğendiniz mi?

Google Maps Şimdi Daha Ayrıntılı

Harita hizmeti sunan yazılımların en popüler ismi olan Google Maps cephesinden yenilik haberleri gelmeye devam ediyor. Yakın zamanda 3 boyutlu (3D) görüntü hizmeti sunmaya başlayan firma böylelikle daha gerçekçi bir kullanıcı deneyimi sağlamaya başladı.

Konu hakkındaki yeni rakibi Apple’dan önce davranarak böylesi bir adım atan şirket adeta gözdağı verdi. Ek olarak haritaların indirilerek artık çevrimdışı da kullanılabileceğini müjdeleyen servis böylelikle uzun zamandır beklenen güncellemeyi yapmış oldu.

Geliştirdiği özel sırt çantası şeklindeki sistem ile insanın yürüyebildiği her yerden veri aktarmaya başlayan Google Maps, böylelikle en ücra köşerde dahi varlığını hissettirir oldu. İşi bir adım daha ileriye götüren yetkililer binaların kroki yapılarını sisteme aktararak yapı içi adres sorgulama hizmetini devreye aldı.

Şimdi ise görüntü kalitesini arttırma kararı alan ekip oldukça yüksek çözünürlükte uydu çekimleriyle karşımıza çıkıyor. Son seviye yakınlaştırmada sokak ve caddeleri daha ayrıntılı aktarmaya başlayan yazılım, önceliği 2012 Olimpiyatları’nın yapıldığı İngiltere’nin başkenti Londra‘ya verdi.

Ayrıca 45 derecelik görüş açısı imkanı ile dahs üst seviye deneyim hedefleyen Google Maps detaylı haritaları şimdilik 25 şehirde test amacıyla kullanıma sundu. Gelecek dönemde tüm dünyayı kapsaması düşünülen bu çalışmanın ilk etabında maalesef Türkiye yer almıyor.

:: Google Maps’i hangi amaçla kullanıyorsunuz? Bahsedilen yenilik hakkındaki düşünceleriniz nedir?