Bazen PC’ler Yetersiz Kalır

İş ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun işlem kapasitesine sahip güçlü bir bilgisayar gerektiği zaman çoğu kişi aynı hatayı yapıyor ve bu ihtiyaçları PC ile karşılamaya çalışıyor.

Oysa sahip oldukları mimari gereği, PC‘ler adı üstünde kişisel bilgisayarlar ve yetenekleri de sınırlı.

Bu adımdan sonra ikinci bir hata ile karşılaşmak da mümkün. İhtiyaçlar için yetersiz kalan PC’ler, bazı modifiyelerle güçlendirilerek başarı elde edilmeye çalışılıyor. Bu ise hem maliyet, hem de işlem güvenliği açısından çok uygun bir çözüm kabul edilmiyor.

Aslında ihtiyacımız olan şey, daha profesyonel çözümler. Tıpkı iş istasyonları gibi.

Özel röportajı izleyin

#video_6279#

Bu alanda pazarın çok büyük kısmına çözüm üreten NVIDIA‘da Kıdemli Ürün Yöneticisi olarak çalışan Oğuzhan Oğuz ile San Francisco‘da gerçekleştirdiğimiz özel röportaj, faydalı bilgiler veriyor.

Bu çözümler hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayın.

:: NVIDIA’nın bu çözümlerinden haberdar mıydınız?
Tıklayın, önerilerinizi paylaşın.

Şoförsüz Otomobiller Yolda!

Milenyuma girerken 80’ler ve 90’larda çocukluğunu yaşamış olanların teknolojinin yeterince gelişmediği ile ilgili şikayetlerini duymuş olabilirsiniz. Özellikle filmler baz alınarak gelmesi beklenen teknolojilerin yakınına bile gelinememesi birçoklarının diline pelesenk olmuştu.

Bu örneklerden en çok bekleneni ise dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok rağbet gören Kara Şimşek adlı dizideki otomobildi. Bir insandan farksız olan Kara Şimşek’in (K.I.T.T. – Knight Rider) 2000’lerde yollarda olacağını tahmin edenler için bu bir hayal kırıklığıydı.

Neyse ki her gün binlerce kişinin insan hatası nedeniyle hayatını kaybettiği trafik kazalarını engellemek için teknolojide yeni gelişmeler yaşanıyor. Google’ın geliştirdiği şoförsüz otomobiller hatırı sayılır denemelerden geçerek başarılı işler ortaya koymaya başladı.

Hatta iş öyle ilerledi ki Google’ın üreteceği insansız otomobiller için Amerika’nın California yol ve otoyollarında kullanılabilmesi için Senato’dan ilgili yasaya onay çıktı. (Hatta şurada yayınladığımız haberde görüleceği üzere Cumhurbaşkanımız da otomobili Sergey Brin ile denedi)

Google’ın Şoförsüz Otomobili için çıkan yasaya göre robot otomobiller için sıkı denetim maddeleri ve denetimlerde performans standartları dikkate alınacak noktalar arasında yer alıyor. Google’ın Toyota Prius, Audi TT ve Lexus RX450h araçlarının üzerine konumlandırdığı kamera ve radar donanımı şimdilik araçların farklılaşmasını sağlayan ana unsur.

Google Sokak Görünümü’nü geliştiricisi ve Stanford Yapay Zeka Laboratuvarı Direktörü Sebastian Thrun, aracın fikir babaları arasında yer alıyor. Araç, Google Street View’den edindiği verilerle araçtaki kameralardan aldığı görüntüleri yapay zeka yazılımında birleştirerek anlamlandırıyor, üzerindeki sensörler yardımıyla konumlandırmaya destek oluyor.

:: Sürücüsüz otomobile güvenir miydiniz?

 

Polise HD Kalitesinde Mobese

Bursa Trafik Vakfı tarafından Bursa Emniyet Müdürlüğü için tasarlanan araç ile artık polis son teknoloji ile şehri izleyebilecek. Karayolu Trafik Haftası etkinliklerinde anahtar teslimi gerçekleştirilen arabanın 400 bin liraya mal edildiği öğrenilirken Bursa Emniyet Müdürlüğü Foto Film Şube Müdürü Ercan Ekincioğlu’ndan hizmete giren bu aracın diğerlerinden farklı olduğu öğrenildi.

  

Üç buçuk metre yükselebilen ve 360 drece dönebilme yeteneğine sahip 13 optik zoom özellikli HD dom kamera bulunan araç, 1.2 metre uplink anten vasıtasıyla HD yayınları istenilen noktaya ya da il kriz merkezine anlık olarak iletebilecek.

İçerisinde yer alan 2 adet TV ile aracın ön, arka, ya da yan kameralarından neler olduğu izlenebilecek olan bu yeni sistem, araç hareket halindeyken de çalışabilecek. Komuta kontrol ve canlı yayın aracı, hem açık hem kapalı alanlarda istenilen görüntüleri gerek uydu gerek fiber optik hat üzerinden istenilen noktaya canlı yayın aktarabiliyor.

:: Araç hakkında ne düşünüyorsunuz?

iPad Sektörün Lideri

iPhone’la birlikte Apple’ın en popüler iki cihazı olma ünvanını taşıyan iPad, 2012’de de tüm ilgiyi üzerinde toplamaya devam ediyor. Tablet PC kategorisi de bilgisayarların bir alt dalı olarak kabul edildiği için iPad, Apple’ı bilgisayar sektöründe liderliğe taşıyan cihaz olma ünvanına sahip.

Gelen son rakamlara göre Apple’ın ilk çeyrekte PC pazarındaki payı %22.5 oldu. Bu da Apple’ı birincilik kürsüsüne taşımaya yetiyor. Apple’ın sattığı bilgisayarların %80’inin iPad olduğu düşünlecek olursa Apple’ı birinci yapan cihazın, 13.6 milyondan fazla adet satan iPad olduğu da son derece açık.

Apple’ı HP, Acer, Lenovo ve Dell izlerken sadece tablet pazarında ise karşımıza başka bir isim çıkıyor. Dünya üzerinde satılan tabletlerin %62.8’ini satmayı başaran Apple’ı %7.5 ile Samsung izliyor. Her ne kadar diğer markalar ve Android ekibi yeni cihazlar ve işletim sistemleri üzerinde çalışıyor olsalar da aradaki farkın kısa bir süre içinde kapanma ihtimali pek varmış gibi görünmüyor.

Tarihinin en parlak dönemini geçiren Apple, iPad ve iPhone satışları ile kasasını doldururken bir yandan da itibarını arttırmaya devam ediyor. PC ve telefon pazarında da konumunu güçlendiren Apple’ın masaüstü ve dizüstü modellerinde de bir artış dönemine girilmesi bekleniyor.

:: Sizce Apple kaç sene daha zirvede kalır?

Cepte Ön Ödeme Garipliği

Faturalı hat kullanıcılarını artık ayın ortasında büyük bir sürpriz bekliyor. Sürprizin adı “Ön Ödeme Saçmalığı”.

Artık faturalı hat kullanıcıları aylık tarifelerini aşmaları halinde 24 saat öncesinden aranarak, bir gün içerisinde faturanın %62.5’luk kısmını ödemek zorundalar.

Uyarının yalnızca 24 saat önce yapılmasının garipliğini bir kenara koyacak olursak, faturanın böyle bir kısmının ödenmemesi durumunda hattınızın ay ortasında kesileceğini de bilmeniz gerekiyor.

Dün operatörümden aldığım telefon ile öğrenmiş olduğum bu duruma akıl sır erdirmek mümkün değil. Bu uygulama ile birlikte fatura kesim tarihinin ya da faturalarınızın son ödeme tarihlerinin artık bir manası kalmadığını da söyleyebiliriz aslında. Nasıl olsa istedikleri an benden para talep ederek hattımı kapatmakla tehdit edebiliyorlar.

Operatörden gelen telefonda konuştuğum kişinin konuyla ilgili açıklaması, “Yoğun telefon kullanımızdan dolayı faturanızın belli bir kısmını ödemeniz gerekiyor. Eğer ödeme yapmazsanız hattınız kısıtlanacaktır.” şeklinde oldu.

Böyle bir uygulamadan haberimin olmadığını söylediğimde ise “Sözleşmede böyle bir madde yer alıyor.” cevabını aldım. Tabii ki telefon konuşmasının güzel bir şekilde noktalanmadığını ve faturayı ödemeyeceğimi söylediğimi de belirtmek istiyorum.

Artık telefonla ne kadar konuştuğumuza dahi karışmaya başlamaları oldukça can sıkıcı bir durum. Hatta bu durum, “Abi paramız kalmadı bir 50 lira atın da yolumuzu bulalım.” tarzı bir yaklaşım gibi geldi bana. Siz siz olun, telefonunuzu “yoğun” kullanmayın.

:: Operatörlerin bu yeni uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Gül, Silikon Vadisi’nde!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Amerika ziyaretinde Silikon Vadisi’ne adeta çıkarma yaptı. Dünyanın teknoloji konusunda en önemli fikir sahası olarak nitelendirebileceğimiz Silikon Vadisi’nde bilişim alanındaki Apple, Google, Facebook ve Microsoft gibi dev şirketlerin tepe yöneticileriyle görüşen Cumhurbaşkanımız, henüz test aşamasında olan ve basın mensuplarının dahi deneme fırsatı bulamadığı teknolojileri kullandı.

#video_6278#
Cumhurbaşkanı Gül’ün Silikon Vadisi ziyaretleriyle ilgili izlenimleri 

Gezisine dair fotoğraf ve ilgili medyaları sosyal medya üzerinden paylaşan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin geleceği adına gençlerimizin yüksek teknoloji geliştirme konularına yönelmesinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak ve gençlerimizi bu alanda cesaretlendirme” konusunda mesaj vermeyi hedeflediğini aktardı.


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yaptığı ziyarete dair fotoğrafları görmek için tıklayın.

Apple, Google, Facebook ve Microsoft firmalarını ziyaret eden Cumhurbaşkanı Gül, Silikon Vadisi ziyaretleriyle Türkiye’deki gençlere istikamet göstermek istediklerini ve Türk gençlerinde teknolojiyi uzaktan seyretme değil, üretimine katkıda bulunmaları konusunda bir uyanışa sebep olma çabası güttüklerini belirtti.

Silikon Vadisi’nde sosyal medya ve bilgisayar devlerinin bulunduğu bölgenin artık bir fabrika şehrine dönüştüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Gül, burada ilk olarak dünyanın en değerli markası unvanını alan Apple’ı ziyaret etti ve CEO Tim Cook ve diğer yöneticilerden bilgi aldı.

{pagebreak::Google Robot Otomobil}

Sayın Gül’ün vadideki ikinci durağı ise Google oldu ve burada şirketin üzerinde çalıştığı sürücüsüz arabayı (self driving car) Google Yöneticisi Sergey Brin’in teklifi üzerine denedi

Henüz test sürüşleri devam eden otomobil için Cumhurbaşkanı Gül şunları şöyle konuştu: ”Otoban yolda 80 mile kadar çıktık, hâkimiyet tamamen otomatik beyindeydi. Önümüzde yavaş seyreden bir kamyonu görünce bizim aracımız da kendiliğinden hızını düşürdü, sonra tekrar hızlandı. Gözleri görmeyen âmâ bir insanın bile çok güvenle kullanabileceği üzere tasarlanmış bir araba, alanında çok iddialı”.

{pagebreak::Google Project Glass}

Google’ın geliştirdiği ses getiren prototip gözlüğü de (Project Glass) deneyen Cumhurbaşkanı Gül, “Üstünde bir ekran var, gözünüzü biraz yukarı kaldırdığınızda televizyon ekranı geliyor, bu ekrandan film bile seyredebiliyorsunuz” dedi.

{pagebreak::Facebook ve Microsoft ziyareti}

Cumhurbaşkanımızın Google’dan sonraki durağı ise Facebook oldu. Facebook COO’su Sherly Sandberg ile geçtiğimiz günlerde halka arz edilen sosyal medya devinde bilgi alan Cumhurbaşkanı Gül, şirkette çalışan Türk mühendislerle görüştü ve hatıra fotoğrafı çektirdi.

Sayın Gül’ün eşi Hayrunnisa hanım ve heyeti ile Silikon Vadisi’ndeki ziyaretlerinin son noktası ise Microsoft oldu. Microsoft resmi Türkiye hesabından dünyada Windows 8 tablet kullanan ilk kez devlet başkanının Cumhurbaşkanımızın olduğunu belirten bir tweet atarak, eşiyle deneyimlediği Surface’den bir kare gönderdi. Microsoft’ta Lync ve Translator ile ilgili bilgi alan Cumhurbaşkanı Gül, burada da Türk çalışanlarla bir araya gelerek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Dünya devi olan bu şirketlerde çok sayıda Türk gencinin çalıştığını görmenin gurur verici olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, “Onların başarılarını aynı zamanda Türkiye’ye aktarmaları konusunda ne tür iş birliği yapabileceğimizi konuştuk” dedi ve ekledi: “Biz nerede kıymetli bir Türk görsek, hemen Türkiye’ye gel deriz, bazen bu insanlar konumu gereği bulundukları yerlerde kaldıklarında da daha faydalı olabilirler”.

{pagebreak::Stanford Konferansı}

Cumhurbaşkanı Gül, dünyayı dönüştürme kabiliyetine sahip kurumlarda Türk bilim adamlarının üst düzey görevlere gelmesinin büyük önem taşıdığına vurguladı. Silikon Vadisi ziyaretine ilişkin olarak “Esas amacım, teknolojinin yurdu olan bu merkezleri yerinde görmek ve dünyayı değiştiren sosyal medya organlarının bulunduğu bu tekno-parkta yaptığımız bağlantılar sayesinde Türkiye’nin bilişim ve teknoloji alanında geleceğine katkıda bulunmak” olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, “Silikon Vadisi ziyaretlerimde şunu gördüm ki, büyük şirketler ülkemizi çok yakından takip ediyorlar. Türkiye’nin genç nüfusunun nasıl bir kaynak olduğunun farkındalar. Birçoğunun Türkiye Ofisi var, olmayanlar da açma çabasında. Fatih Projesini ne kadar detaylı ve heyecanlı takip ettiklerini görmek beni şaşırttı doğrusu” dedi.

Teknoloji dünyasının devlerinin büyük bir çoğunluğunun yetiştiği üniversite olan Stanford Üniversitesi’nde bir konferans veren Cumhurbaşkanı, şu an bu üniversitede Profesör olan eski Amerika Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile üniversiteyi gezdi.

{pagebreak::Twitter mesajları}

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Twitter’da @cbabdullahgul adresi üzerinden ziyaretlerine dair gönderdiği mesajları ve paylaştığı fotoğrafları sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Chicago’daki NATO Zirvesi’nden sonra Silikon Vadisi’nin bulunduğu San Francisco’ya geldik.

İlk defa bir Türk Cumhurbaşkanı Amerika’nın bu bölgesine geliyor. Hayatımızı değiştiren yeni teknolojilerin doğduğu yer burası.

Bugün Stanford Üniversitesi Business School’da bir konferans verdim. http://pic.twitter.com/qsW1hhW7

Eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, şimdi burada profesör, bize üniversiteyi gezdirdi. http://pic.twitter.com/FTl98kd3

Üniversite gezisinden bir başka kare.. http://pic.twitter.com/Y6XiwlLZ

Stanford Üniversitesi Silikon Vadisi’nin ilk doğuş yeri; HP, Cisco, Google, Yahoo gibi şirketler hep bu üniversiteden çıktı.

Bugün Apple’ı ziyaret ettim. CEO Tim Cook ve diğer yöneticiler bize geniş bilgi verdi. http://pic.twitter.com/1s0xw7li

Bu vesileyle uzaktan da olsa kandilinizi tebrik ederim.

Bugün Silikon Vadisi’nde ziyaretlerimize devam ettik. İlk uğradığımız yer Google’dı.

Google’ın kurucularından Sergey Brin bizi karşıladı ve Google’daki Türk mühendislerle beraber bu fotoğrafı çektirdik. http://pic.twitter.com/3UxJx1T5

Sergey Brin, bana Google’ın en yeni buluşlarından Google Glasses’ı gösterdi. http://pic.twitter.com/on6U9ygB

Gözlüğün üst köşesindeki küçük ekranda canlı bir video vardı.

Sergey bize Google’ın insansız giden arabasını tanıttı. http://pic.twitter.com/a4fDwQKg

Sergey, Hayrunnisa Hanım ve ben üçümüz arabanın arkasına oturduk. http://pic.twitter.com/dwSvbVoz

Otobana çıktık, araba 80 mile yakın sürat yaptı. Harikaydı. Otobana aniden çıkınca güvenlik ekipleri epey bir telaş yaşadı.

İkinci durağımız Facebook’tu. Bize bütün kampüsü gezdirdiler. 3000 kişinin çalıştığı muhteşem bir kampus.

Bu fotğrafta solumdaki kadın şirketin COO’su Facebook’u bugünkü haline getiren Sherly Sandberg. http://pic.twitter.com/XpvO8I0B

Facebook’ta çalışan genç Türk mühendislerle beraberiz. http://pic.twitter.com/60d0ffOy

Bugün son olarak Microsoft’a gittik. Windows 8 ile ilgili bize bilgi verdiler, ben de denedim. http://pic.twitter.com/7RtWroDw

Yine Microsoft’un çok başarılı genç Türk çalışanlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdik. http://pic.twitter.com/pba0WSBl

Bu büyük teknoloji şirketlerinde hepsi birbirinden parlak, dünyanın en iyi üniversitelerinden mezun gençlerimizi görmek beni gururlandırdı.

#video_1539# 
Cumhurbaşkanı Gül’ün Stanford Üniversitesi’nde verdiği konferans

Cumhurbaşkanı Gül’ün Sosyal Medya Bilgileri

Twitter   Flickr   Youtube   Facebook 

 

:: Cumhurbaşkanı Gül’ün gençleri teknolojiye yönlendirmesiyle ilgili düşüncelerinizi burada paylaşabilirsiniz.

 

 

 

Siri ile S Voice Kapışıyor

Samsung‘un mayıs ayının başında duyurduğu Galaxy S3 ile birlikte kullanıcıların beğenisine sunmaya hazırlandığı S Voice adlı kişisel asistanı, Siri‘ye kafa tutabilecek niteliklere sahip.

Fakat iki firma arasındaki savaş, Siri ile S Voice arasında da yaşanacak gibi görünüyor. Zira internette yapılan karşılaştırmaların da sayısı gün geçtikçe artıyor.

Son olarak The Verge’in yaptığı karşılaştırma karşımıza çıktı. Videoda iki asistanında bazı sorulara yanlış cevaplar verdiğini ama Siri’nin S Voice’e göre biraz daha hızlı çalıştığını görebiliyoruz.

Sözü uzatmaya gerek yok. Sizleri video ile baş başa bırakalım ve kararı siz verin.

#video_1538#

:: Sizce Siri mi daha iyi yoksa S Voice mi?

Bu Hafta Vizyona Giren Filmler

Siyah Giyen Adamlar 3

Siyah Giyen Adamlar geri dönüyor. 1997 ve 2002 yıllarında çekilen ilk iki filmden sonra Will Smith ve Tommy Lee Jones ikilisi tam 10 sene sonra geri dönüyor. Fragmanından da görüldüğü kadarıyla film serinin ilk filmleriyle aynı atmosfere sahip.

Filmde Ajan J, Ajan K’yi bulmak için zamanda geriye doğru gider. Çünkü dünyanın sonu gelmektedir ve olayı çözmek için geriye doğru gitmek zorundadır. Filmin başrollerinde Will Smith ve Tommy Lee Jones’un yanı sıra Josh Brolin ve güzel yıldız Emma Thompson yer alıyor.

Yönetmen: Barry Sonnerfeld

Oyuncular: Will Smith, Tommy Lee Jones, Josh Brolin

Tür: Aksiyon, Komedi, Bilimkurgu

Süre: 105 dk

#video_1531#

{pagebreak::2}

Sevimli Kedi İş Başında

Şu sıralar pek yayımlanmasa da Top Cat ve çetesi bir dönemin çocuklarının en sevdiği çizgi filmlerden biriydi. Kedilerin oluşturduğu çetenin belki ismini değil ama izlediğinizde tiplerini çok rahat hatırlayabilirsiniz. 

Top Cat çetesine karşı koyamayan polis, yeni bir polis şefini; Strickland’ı göreve getirir. Yeni polis, çeteye oldukça zor günler yaşatmaktadır. Ancak çetenin evlerini kaybetmeye hiç niyeti yoktur. Animasyon dalınca vizyona giren film, çocuklar için mükemmel bir seçenek.

Yönetmen: Raul anaya

Oyuncular: – 

Tür: Animasyon

Süre: 90 dk

#video_1532#

{pagebreak::3}

Kan ve Aşk

Angeline Jolie’nin yönetmenliğini yaptığı bu film Bosna ve Sırbistan arasındaki savaş ve aşkı konu alıyor. Daha yapım aşamasındayke epey gündeme gelen bu film, Sırp asker Danijel’in savatan önce tanıdığı ve sevdiği Bosnalı Ajla ile esir kampında tekrar karşılaşması ve gelişen olayları anlatıyor.

2 saatlik süresiyle dikkat çeken film, 1990’ların Bosna Savaşı dönemini farklı bir boyutla anlatıyor. 2011’in sonunda Amerika’da vizyona giren filmin puanlarının çok da iyi olmadığını belirtelim.

Yönetmen: Angelina Jolie

Oyuncular: Zana Marjanovic, Goran Kostic, Vanessa Glodjo

Tür: Dram, Romantik

Süre: 127 dk

#video_1533#

{pagebreak::4}

Moonrise Kingdom

Yeni bir Wes Anderson klasiği Moonrise Kingdom, bu haftanın ön plana çıkan diğer filmi. Favori oyuncusu Bill Murray ile tekrar çalışan yönetmen Wes Anderson, The Life Aquatic with Steve Zissou filmi tadında bol oyuncu kadrosuyla dikkat çeken yeni filmini iddalı bir şekilde vizyona soktu.

IMDB puanı da şimdilik 8 olarak gözüken filmde Edward Norton, Bruce Willis, Bill Murray, Harvey Keitel, Tilda Swinton gibi ünlü oyuncular oynuyor. İzci kampında geçen bu komedi dram karışımı filmi kaçırmamanızı tavsiye ediyoruz.

Yönetmen: Wes Anderson

Oyuncular: Bruce Willis, Edward Norton, Bill Murray

Tür: Komedi, Dram

Süre: 94 dk

#video_1534#

{pagebreak::5}

Edepsiz Kız

Klasik bir Amerikan yapımı komedi filmi olan Edepsiz Kız, 1987 yılında geçiyor. Liseli çılgın bir kız olan Danielle’nin eşcinsel Clarke ve Joan ile yaşadığı maceralar, komedi zinciriyle devam ediyor. 

Milla Jovovich’in de oynadığı film, pek iddialı olmasa da saf komedi arayan kızlar için güzel bir seçenek gibi duruyor.

Yönetmen: Abe Slyvia

Oyuncular: William H. Macy, Milla Jovovich, Mary Steenburgen

Tür: Dram, Komedi

Süre: 90 dk

#video_1535#

{pagebreak::6}

Şeytanın Yüzü

Monica Bellucci’nin eşi Vincent Cassel’in başrolünde oynadığı The Monk yani Şeytanın Yüzü filmi 17. yy’ın Madrid’inde geçiyor. Kundakta kilisye bırakılan bir bebek, kilise tarafından büyütülür. Burada dinine iyice bağlanan genç, büyüdükçe saygı gören birine ve sonunda yüzlerce insan tarafından vaazları dinlenen bir rahibe dönüşür.

Dinine sıkı sıkıya bağlı olan bu genç rahip için şeytan da planlar yapmaktadır ve başarılı olacak gibi gözükür.

Yönetmen: Dominik Moll

Oyuncular: Vincent Cassel, Deborah François, Josephine Japy

Tür: Tarihi, Macera

Süre: 101 dk

#video_1536#

{pagebreak::7}

Canavarlar Sofrası

Haftanın tek Türk filmi Canavarlar Sofrası, biraz değişik bir film. İki evli çift bir akşam yemeği için evde buluşur ve sofraya otururlar. Ne olursa sofrada olur. Değişen dünyanın tüm soğukluğu sohbete yansır ve iki çift arasında diyalog atışması başlar. Değişik bir film olan Canavarlar Sofrası, diyaloglarıyla ön plana çıkan bir film.

Yönetmen: Ramin Matin

Oyuncular: İbrahim Selim, Pınar Töre, Tuğrul Tülek

Tür: Dram

Süre: 85 dk

#video_1537#

:: Bu hafta hangi film ya da filmlere gitmeyi düşünüyorsunuz?

 

AOL Ofisinde 2 Ay Kaçak Yaşadı

Büyük teknoloji şirketlerinin ofislerindeki rahat çalışma koşullarını mutlaka görmüşsünüzdür. Hatta belki o fotoğraflara bakarken “böyle ofisim olsa yaşarım ben burada” demiş bile olabilirsiniz. ABD’de bir genç, bu temenniyi gerçekleştirmeyi başardı.

AOL’un K12 adlı programının bir parçası olarak AOL’un Palo Alto’da bulunan ofisine giren 19 yaşındaki Eric Simons, dahil olduğu program bittikten sonra da şirket tarafından verilen giriş kartının çalıştığını görünce ilginç bir karar verdi.

AOL çalışanı gibi ofiste dolaşan ve 2 ay boyunca şirketin binasından çıkmadan yaşayan Simons, dikkatleri üzerine çekmemeyi başardı. Geceleri güvenlik kulübesinin dışında bulunan kanepede uyuyan Simons, sabah herkesten önce uyanıp spor salonuna giderek çalışmaya başladı. Ofisten herkesin çıkmasını bekleyip çalışıyor gibi yapan Simons, azmiyle de AOL çalışanlarının takdirini de kazanmayı başardı.

İlk ayında sadece 30 dolar harcayan Simons, bir sabah 6’da bir güvenlik tarafından yakalanarak dışarı atıldı. AOL Mail ve Mobile başkan yardımcısı David Temkin ise “Palo Alto ofisimizde girişimciliği desteklemeyi hedeflemiştik, bu kadar başarılı olabileceğimizi hiç tahmin etmiyorduk.” açıklamasıyla bu ilginç olaya esprili bir yaklaşımda bulundu.

:: Böyle bir ofiste 2 ay yaşamayı düşünür müydünüz?

a

0

Siemens’ten Tırlara Elektrik Gücü

Bilindiği üzere artan petrol fiyatları ve doğamızın her geçen gün biraz daha kirlenmesi, fosil yakıtları ideal güç kaynağı olmaktan çıkarttı. Siemens, günümüzde en çok karbondioksit salınımı yapan yük taşımada kullanılan büyük araçlar için geliştirdiği elektrikli sistemle doğaya önemli bir katkıda bulunmaya hazırlanıyor.

Sistem, trenlerde bulunan b benzer bir sistem ile çalışıyor. Taşıtlar, gereken elektrik enerjisini bu kablolardan alacak ve dizel-elektrik hibrit teknolojisiyle uzun şehirler arası yolları kolaylıkla aşabilecekler. Sistemin kurulmasının kolaylığının yanısıra isteyen araçların bu sistemden yararlanabilecek olması da bir diğer avantaj.

Hem maaliyetlerin düşmesi hem de doğaya olan zararın azaltılması açısından önemli olan bu sistemin, 90 km/s hıza kadar sorunsuz bir şekilde çalışacağı duyuruldu. eHighway sisteminin ilk olarak şehirler arası yollara ve madenler gibi yük taşımacılığının fazla olduğu yerlere kurulması bekleniyor. Bakalım test sürecini başarıyla geçiren bu sıradışı teknolojinin hayata geçirilmesi için kaç yıl geçmesi gerekecek.

:: Sizce bu sistem hayata geçirilmeli mi?

Facebook’tan Instagram Kopyası

Facebook‘un Instagram‘ı 1.000.000.000 dolar karşılığında satın almaya hazırlanmasıyla birlikte (rakamla yazınca daha da fazla görünüyor değil mi?) Instagram’ın Facebook’a entegre olacağını düşünenler biraz yanılmışlar gibi görünüyor.

Zira Facebook dün ABD App Store‘dan yayımladığı uygulamayla Instagram‘ın bir kopyasını iOS kullanıcılarının beğenisine sundu. Facebook Camera adlı bu uygulama, Instagram’da olduğu gibi arkadaş listeleri oluşturmanıza ve fotoğraflar çekerek paylaşmanıza olanak tanıyor.

Henüz Türkiye’de indirilebilir hale gelmediği için deneme fırsatımız olmasa da, Instagram’a benzerliğiyle dikkat çeken bu uygulamanın Facebook‘un gelecek planlarıyla ilgili bazı ipuçları verdiğini söyleyebiliriz.

Aslına bakarsanız Instagram‘ın satın alınması, Facebook Camera ile birlikte doğacak patent savaşlarının tamamen önüne geçmek ve Instagram kullanıcılarını tamamen Faceboook Camera ile bütünleştirmek için yapılmış bir hareket gibi duruyor.

Ayrıca uygulamanın içerisinde 15 ayrı fotoğraf filtresi bulunduğunu ve bu filtrelerin hiçbirinin Instagram ekibi tarafından hazırlanmadığını da belirtmemiz gerekiyor.

Facebook Camera ülkemizde de yayımlandığında daha detaylı bilgileri sizlerle paylaşacağız. Şimdilik uygulamanın App Store sayfasına göz atmak isterseniz bu linki kullanabilirsiniz.

:: Facebook Camera hakkında ne düşünüyorsunuz?