LG’nin Gizlenen Modeli Sızdı

Geçtiğimiz haftalarda LG’nin Cayenne LS860 adını taşıyan sürgülü klavyeli bir modeli piyasaya sürmeye hazırlandığı bilgisi düşmüştü internet ortamına. Bugün telefon hakkında daha fazla detay internete sızdı.

Brief Mobile edindiği bilgi telefonun tüm özelliklerinin olduğu bir listeyi ihtiva ediyor. Sızan bilgiler sadece liste görünümündeki özellikler değil. Amerika’da öncelikle Sprint adlı operatör tarafından sunulması beklenen yeni cihazın bir de fotoğrafı sızdırılmış.

Sızmayan tek bilgi ise –beklenileceği üzere- fiyatı(!) Sızan bilgiler güvenilise ve LG bu sızıntı sonrası kararını değiştirmezse Cayenne’in (Apple’ın yeni iPhone’da kullanması beklenen) 4 inç boyutunda WVGA çözünürlüğünde IPS ekranı tercih edecek.

Kaputun altında 1.2 GHz Snapdragon S4 işlemciye sahip olacak ürün üzerinde 1 GB RAM ile gelecek. Sadece yana açılır fiziksel bir klavye değil, aynı zamanda 4G bağlantısına sahip olacak cihazda NFC desteği bulunacak.

Çok da uzun olmayan bir zaman önce bu özellikler cihazı üst seviyedeki “canavar” bir model aline getirebilirdi ancak bugün rakiplerinin yanında orta seviyede yetenekli bir akıllı telefon diyebiliriz.

:: LG’nin yeni modeli hakkındaki düşüncelerinizi burada paylaşabilirsiniz.

 

Bu Yazının Üstünden 9 Yıl Geçti

O varken, bir web sitesi sahip olmak için teknik bilginizin üst düzey olmasına hiç gerek yok. Hatta alan adı, hosting vs. bunlara para ayıramam diyorsanız, bu soruna da bir çözümü var. WordPress‘ten bahsediyoruz.

27 Mayıs‘ta 9. yaşını kutlayan içerik yönetim sistemi, tüm dünyada en çok kullanılan yapı olarak internette içerik üretilmesi konusunda belki de en önemli girişimlerden biri.

2003’te yazılan bu mesajla adını duyuran WordPress ile rakipleri olan Blogger, Joomla, Drupal ve Vbulletin gibi platformlarla epey fark var.

Sayılarla WordPress’in gücü

Tüm dünya genelinde %15‘lik pazar payına sahip olan yapının Mart 2012‘de açıklanan verilere göre 72.4 milyon kullanıcısı var.

Bu kişilerin yarısı kendi alan adında yayın yaparken, diğer yarısı da WordPress.com alan adı altında içerik üretmeye devam ediyor.

Her gün WordPress.com alan adı altındaki bloglarda 500 bin yeni gönderi yayınlanıyor.

İlk sürümden bu yana 98 yeni güncelleme ile sürüm yükselten WordPress, Blog dünyasının %48‘ini elinde bulunduruyor. 19 binden fazla eklentisi bulunan içerik yönetim sistemi, arama motorlarının da en çok sevdiği yapı olma unvanını taşıyor.

İyi ki doğdun WordPress

Bu vesileyle, internette kaliteli içerik üretmek için elini taşın altına koyan ShiftDelete.Net ekibi olarak WordPress‘e mutu yıllar diliyoruz.

:: WordPress için söyleyeceğiniz iki kelime varsa, buyurun foruma.

Google, 610 Bin Adsense Hesabını Kapadı

Ülkemiz de dâhil olmak üzere, internet reklamcılığında aslan payını alan Google, bu alanda reklam verenlere ve site sahiplerine kötü deneyimler yaşatmamak için farklı önlemler almanın peşinde.

Firma, bir yandan Google Adwords ürünü ile reklam veren firmaların doğru hedef kitlesine ulaşmasını sağlamaya çalışırken, bir yandan da Google Adsense hizmeti ile site sahiplerinin de gelir elde etmesi için en doğru platformu oluşturmaya çalışıyor.

Üçkağıtçılardan zeki olmaya çalışıyor

Milyonlarca reklam veren ve milyonlarca web sitesinin dâhil olduğu bu devasa yapıyı en iyi şekilde yönetmek isteyen Google, zeki üçkâğıtçılardan korunmak için en zeki mühendisleri istihdam etmeye ve bu işi akıllı algoritmalarla çözmeye devam ediyor.

Yapılan çalışmaların sonucunda ortaya çıkan veriler ise endişe verici.

Ne yapmak gerekiyor?

Siz de bir reklamveren veya geçimini Google Adsense üzerinden sağlayan biriyseniz, ya da dünyanın en ballı işlerinden biri olan bu iki grup arasındaki bağları sağlayan bir ajans çalışanıysanız burada yazılanlara dikkat etmeniz gerekiyor.

:: Google’dan para kazanıyor musunuz?
Tıklayın, deneyimlerinizi paylaşın.

 

iPhone İçin 4 Tavsiye Uygulama

Gifture 

İnternetin en eğlenceli ürünlerinden biri de şüphesiz gif fotoğraflardır. Hareketli resimler olan gif’ler ile çok eğlenceli konseptler oluşturmak mümkün. Normalde bilgisayardan yapılan gif’leri artık iPhone’dan da kolayca yapabilirsiniz.

Gif yapmak için iPhone’un kamerasını kullanarak istediğiniz sayıfa fotoğraf çekiyorsunuz. Ardından bu fotoğrafları program kendi içerisinde birleştirerek size eğlenceli gif’ler sunuyor. Hazırladıklarınızı uygulama içerisinden yayımlayabilir ve başkasının gif’lerine de bakabilirsiniz. Gifture uygulaması ücretsiz olarak App Store’da bulunuyor.

Uygulamayı indirmek için tıklayın.

{pagebreak::2}

Slide 

Slide bir iPhone kilit oyunu. iOS cihazların artık ünlü kilidi olan kaydırma kilidi, oyun oldu. Bildiğiniz gibi ünlü kilit sistemi için Apple, Samsung ve Google ile davalık olmuş ve kilidin patentinin kendisine ait olduğunu belirtmişti.

Slide da bu kilidi konu alan bir oyun. Her bölümde farklı yönlere olmak üzere ard arda kilitler çıkıyor ve en kısa sürede kilitleri açıp en çok puanı toplamaya çalışıyoruz. Oyun sistemi basit olsa da oldukça eğlenceli olduğunu belirtmem gerek. Eğer buraların en hızlı iPhone kilidi açanı benim diyorsanız bu oyun tam size göre. Yeteneklerinizi gösterin bakalım.

Uygulamayı indirmek için tıklayın.

{pagebreak::3}

Yandex.Mail

Rusya merkezli arama firması Yandex’in atılımları son sürat devam ediyor. Türkiye’de bolca yatırım yaparak birçok hizmetini kullanıma açan Yandex, mobil tarafta da hizmetlerinin uygulamalarını yayımlamaya devam ediyor.

Son olarak iPhone için Yandex.Mail uygulaması yayımlandı. Eğer Yandex’in mail hizmetini kullanıyorsanız bu uygulama sayesinde hesabınıza direkt erişebilir, sohbet özelliğini bile kullanabilirsiniz. Uygulamanın dil seçenekleri arasında Türkçe’nin de bulunduğunu belirtelim.

Uygulamayı indirmek için tıklayın.

{pagebreak::4}

Siege Hero 

iPhone’un en eğlenceli oyunlarından biri olan Siege Hero modası bitmek bilmiyor. Her bölümde bulunan yapıları elimizdeki malzemeleri düzgün kullanarak ve meleklere zarar vermeden askerleri öldürmeye çalışıyoruz.

Fazlasıyla hesap kitap isteyen oyunda, altın tacı kazandığınızda en iyi skorla bitirmiş oluyorsunuz. Siege Hero’nun en iyi oyunlar arasında olduğunu şüphesiz söyleyebiliriz. Dergimiz hazırlanma aşamasındayken ücretsiz olarak App Store’da yer alan oyunu eğer şansınız varsa bedavaya alabilirsiniz.

Uygulamayı indirmek için tıklayın.

:: Uygulamaları nasıl buldunuz?

 

Apple, Stylus Pen Patenti Alacak

Eskiden akıllı telefonlarda kullanılan ve Palm, Windows Mobile gibi işletim sistemlerine sahip telefonların vazgeçilmez aksesuarı olan Stylus Pen ya da Türkçe adıyla kalem aksesuarı Apple‘ın tekeline girecek.

ABD Patent Bürosu‘na başvuran Apple, optik ve üzerinde bulunan kamera ile fotoğraf kaydı da yapabilen, aynı zamanda basınç sensörüne sahip Stylus Pen teknolojisinin sahibi olduğunu iddia etti. Patent bürosu bu talebe olumlu geri dönüş yaparsa benzer özelliklere sahip kalemleri kullanmak için Apple‘dan izin almak gerekecek.

2000’li yıllarda birçok akıllı telefonun vazgeçilmez aksesuarı olan Stylus Pen kalemler çok pöpülerdi. Dokunmatik ekran teknolojilerinin gelişmesiyle pabuçları dama atılan bu aksesuarlar halen bazı ürünlerde kullanılıyor. Bu ürünlerin arasında Samsung‘un Galaxy Note ailesinin telefon ve tablet modelleri bulunuyor.

Olayın bir diğer yönü ise geçen yıl Ekim ayında hayatını kaybeden Apple‘ın kurucusu ve efsane CEO‘su Steve Jobs‘un bu tip bir kalem kullanımına kesinlikle karşı çıktığı gerçeği. Ancak bu yeni nesil kalemin iPad‘de kullanılıp kullanılmayacağı hakkında bir bilgi yok. Apple‘ın daha önce aldığı ama kullanmadığı birçok patent bulunuyor ki bu kalem patenti de benzer bir akebite uğrayabilir.

Apple’ın tablet bilgisayarı iPad için farklı Stylus Pen aksesuar çözümleri bulunuyor. Ancak bunlar genelde statik elektriği ileten patent başvurusundaki ürünü göre basit aksesuarlar. 

:: Tablet ya da telefonu böyle bir kalemle kullanmak mantıklı mı? Tıklayın forumda tartışın. 

 

Sony’den Kötü Haber Geldi

Sony’nin donanımı ile olmasa da görünümü ve destekleri ile oyun telefonu olarak piyasaya sunduğu Xperia Play için kötü haber geldi.

Firma Xperia Play‘i Android 4.0 ICS güncellemesi alacak akıllı telefonlar modelleri arasından çıkardı.

Qualcomm‘un 1 GHz hızında çalışan tek çekirdekli Snapdragon MSM8255 işlemcisine, Adreno 205 grafik birimine sahip olan Xperia Play, 512 MB RAM ile piyasaya sunulmuştu.

Sony‘nin bu kararı almasındaki sebep olarak Xperia Play‘in güncellemeden sonra akıcı bir oyun deneyimi sunamıyor olması olarak gösteriyor.

Android 4.0 Ice Cream Sandwich güncellemesinden sonra pek çok eski nesil Xperia kullanıcısı pişman olmuş durumdalar. Özellikle 512MB RAM, ICS ile pek efektif kullanılamadığı yönünde kullanıcılardan gelen şikayetler epeyce bir fazla.

Samsung Galaxy S2’de ICS güncellemesinden sonra kullanıcıların eleştiri bombardımanına tutulmuştu. Pek çok eski oyun ICS’de çalışmazken, Samsung’un yeni güncellemesi ile pek çok sorun Galaxy S2‘de baş göstermişti.

Xperia Play‘e bundan sonra hiç bir güncelleme gelmeyecek mi bilemiyoruz. Sony, Xperia Play‘in durumunu ilerleyen zamanlarda açıklığa kavuşturacaktır.

:: Gingerbread’in sorunsuzluğu, ICS’i zorluyor mu?

 

Dell’in Windows 8 Tableti Gözüktü

Windows 8, RT versiyonu ile ARM sistemlere destek vereceği gibi diğer versiyonları ile X86 platformlarda da kullanılabilecek. Bu yüzden bir çok farklı Windows 8 cihazı piyasada görebileceğiz.

Ünlü bilgisayar üreticilerinden Dell‘in netbook modellerinden esinlendiği Windows 8 tableti ortaya çıktı. Dell Latitude 10 adındaki model, teknik özellikleri ile dokunmatik ekranlı ve klavyesiz bir netbook gibi.

10.1 inç büyüklüğünde ve 1366 x 768 piksel HD ekran ile gelecek olan Latitude 10, Intel’in Clover Trail platformuna ait çift çekirdekli Atom işlemcisini kullanacak. Grafik birimi olarak Intel HD Graphics kullanılacak.

2GB LP DDR2 RAM’in kullanılacağı tablette 128 GB eMMC modül olarak SSD depolamaya yer verilecek. Windows tabletlerde görmeye alışmadığımız arka kameranın kullanıldığı Latitude 10‘da, 8 megapiksel arka kamera, 2.0 megapiksel ön kamera kullanılacak.

Bağlantı teknolojileri olarak Bluetooth, WiFi ve opsiyonel olarak mobil veri seçenekleri sunan tablette 2 ve 4 hücrelli batarya kullanılacak.

Windows 8, diğer işletim sistemlerine karşı ciddi bir rakip olacak. Ayrıca Windows 8 üreticileri kendi arasında da farklı bir rekabet yaşanacak. ARM tabanlı işlemciler ile gelecek Windows 8 RT ile Intel Atom, AMD Fusion gibi modellerle gelecek x86 Windows 8 tabletler arasında yoğun bir çekişme olacak.

Bakalım Windows 8’de x86ARM mı kazancak?

:: Windows 8 tablet alacak olursanız tercihiniz ARM tabanlı modeller mi olur yoksa X86 mı?

 

StarCraft 2 GGcUp II Turnuvası Sonuçlandı

Saturn Taksim ve www.starcraftturkiye.com işbirliği ile gerçekleştirilen, online etabı 19 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilen Saturn Taksim GGcUp II Turnuvası’nda finale kalan 8 yarışmacı, gözler önünde kıyasıya yarıştı.

Biz de ShiftDelete.Net ekibi olarak turnuvadaki yerimizi aldık. Saturn Taksim‘de düzenlenen turnuvaya izleyici bazında ilginin oldukça iyi olduğunu söyleyebiliriz.

Büyük finalin galibi Sleeep oldu!

26 Kasım Cumartesi büyük final heyecanı yaşayan Saturn Taksim GGcUp II Senior Turnuvası finalistlerinden bazıları, oyunu küçük bir hatayla kaybedip üzülürken, bazıları ise Starcraft’ı oynayan herkesin yaşadığı gibi ellerinin terleyip fareye yapışmasını engelleyemedi.

Almanya, İzmir, Ankara gibi Dünya’nın dört bir yanından gelerek Saturn Taksim’de buluşan Türkiye’nin en iyi 8 finalistinin kıyasıya yarıştığı Saturn Taksim GGcUp II SenioR Turnuvası’nın şampiyonu İstanbul’dan Turushan Aktay (Sleeep) oldu. Başarısını doğru stratejiye bağlayan, geçen yılın üçüncüsü Sleeep, Apple Macbook Pro kazandı.

Bilkom, Logitech, Intel, Epson, Toshiba, A4 Tech’in ürün ve TT Esports ise ekipman sponsoru olarak yer aldığı GGcUp Turnuvası’nda, sadece finalistler değil, online oyun tutkunları da mağaza içerisinde kurulan özel alanda heyecan dolu dakikalar yaşadı.

Turnuvadan görüntüler için aşağıdaki galerimize göz atabilirsiniz.

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

:: StarCraft 2 oynuyor musunuz?

Haftanın Teknoloji Kitapları

Usta kalemlerden dökülen yazıların değerlendirildiği köşemiz Haftanın Kitapları‘na hoşgeldiniz. Bu haftadan itibaren sizlere beş ayrı teknoloji kitabını tanıtarak tavsiyelerde bulunacağız.

Teknoloji ve yazılım konularına meraklıysanız, her hafta bu köşeyi ziyaret etmeyi unutmayın.

Python

Mustafa Başer
Dikeyeksen Yayınları

Python, ilk sürümünden (1990 yılının başında) bu yana dikkatleri üzerine çeken genel amaçlı, yorumlamalı, nesne tabanlı, temiz kod yazılabilen, hızlı öğrenilebilen, hızlı uygulama geliştirilebilen ve birçok aracı (kütüphaneyi) içeren bir programlama dilidir. Bu kitap, programcılığa yeni başlayanlar için bir rehber, Python’u bilenler için bir başvuru kaynağı niteliğindedir.

{pagebreak::2}

Google App Engine

Suat Atan
Kodlab Yayıncılık

Google desteği ile web projenizi hayata geçirmek için, son zamanların en popüler teknolojilerinden biri olan Google App Engine ile ilgili ilk Türkçe kitap! Bu kitap, her seviyeden web programcılığına ilgilenenlere ve özellikle de Python diline ilgili duyanlara hitap ediyor.

Sıfırdan basit bir web programından veritabanı uygulamalarına kadar tüm örnekleri barındırıyor. Aynı zamanda bir kaç dakika içinde web projenizi nasıl Google altyapısı üzerindeki sunucularda nasıl yayınlayacağınızı anlatıyor.

{pagebreak::3}

3D Studio Max 2010

Kolektif
Pusula Yayınları

Günümüzde kullanılan en güçlü ve en popüler 3D grafik yazılımı olan 3D Studio Max, mimarisinin gelişmeye açık ve kolay öğrenilebilir olması nedeniyle birçok sektör tarafından tercih edilmektedir.

Mimarlık, bilgisayar oyunları, filmler, tıbbi, hukuki ve bilimsel canlandırmaların da aralarında bulunduğu birçok ticari ve sanatsal uygulamada kullanılmaktadır.

{pagebreak::4}

Adobe InDesign CS5.5

Osman Gürkan
Nirvana Yayınları

Bu kitap InDesign öğrenmek isteyenler yani yeni başlayanlar ve alt kullanıcı düzeyi kullanıcılar için. Ayrıca InDesign’ın önceki versiyonlarını kullananlar için yenilikleri bulabilecekleri bir kitap.

Kitap mutlaka, özellikle yeni kullanıcılar için, sırayla takip edilmeli. Konular belli bir düzen içinde anlatılmıştır. Önceki bölümü öğrenmeden sonraki bölümü öğrenmek zor olacaktır.

{pagebreak::5}

SolidWorks

Faruk Mendi
Gazi Kitabevi

Bu kitap, SolidWorks programının en son versiyonuna göre, tüm yenilikleri içerecek şekilde büyük bir emek ve titizlikle hazırlanmıştır. Kitabın hazırlanmasında temel strateji; komutların okuyucunun en kolay şekilde anlamasına ve uygulamasına yönelik olmuştur.

Not: Bu sayfa www.kitapturk.com‘un desteğiyle hazırlanmıştır.

:: Haftanın Kitapları’nı beğendiniz mi?

Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

MicrosoftInternetExplorer4

SolidWorks
Faruk Mendi
Gazi Kitabevi

Bu kitap, SolidWorks programının en son versiyonuna göre, tüm yenilikleri
içerecek şekilde büyük bir emek ve titizlikle hazırlanmıştır. Kitabın
hazırlanmasında temel strateji; komutların okuyucunun en kolay şekilde
anlamasına ve uygulamasına yönelik olmuştur.

Motorola’dan Yeni Droid İçin Yeni Arayüz

Motorola, Android 4.0 işletim sistemi güncellemesi için hazırladığı yeni arayüze dair bir video yayımladı. Standart Android arayüzü gibi görünen çalışmada farklar ancak detaylara bakıldığında fark ediliyor.  

Örneğin ekran kilidi alışageldiğimiz Telefon ve mesajlar uygulamasına gönderen iki kısayoldan dörde çıkarılmış. Yeni arayüzde ikonların değiştirildiği de görülüyor. Bunun yanı sıra tıpkı HTC One X’te olduğu gibi kameraya da yeni bir özellik eklenmiş: hızlandırılmış fotoğrafçılık. Motorola, HTC’nin yeni beğeni toplayan modelinde olduğu gibi kamera video kaydındayken fotoğraf çekmeyi de mümkün kılmış. 
Android 4.0 güncelleştirmesi aslında Motorola’nın bu gibi küçük değişiklikler yapmasını gerektirmeyecek kadar yeni özellik ve güzellik getiriyordu. bol getiren, onun ICS cilt ile bir kaç yeni öğeler ötesine Motorola için gerek yoktu. OS güzelliği arayüz güzelliğinden çok daha güçlü. 
Motorola’nın pek yakında piyasaya süreceği Motorola Droid RAZR MAXX ve Motorola Droid RAZR modellerinin sahip olacağı Android 4.0 güncellemesi için bakalım videodaki arayüzden daha fazlasını sunabilecek mi?
:: Motorola’nın yeni Android 4.0 arayüzü hakkındaki düşüncellerinizi burada paylaşabilirsiniz.
Motorola, android, android 4.0, droid, droid maxx, droid razr, htc, htc one x

Örneğin ekran kilidi alışageldiğimiz telefon ve mesajlar uygulamasına gönderen iki kısayoldan dört kısayola çıkarılmış. Arayüzde ikonların değiştirildiği de görülüyor.

Bunun yanı sıra tıpkı HTC One X’te olduğu gibi kameraya yeni bir özellik eklenmiş: hızlandırılmış fotoğrafçılık. Motorola, ayrıca HTC’nin yeni beğeni toplayan modelinde olduğu gibi kamera video kaydındayken fotoğraf çekmeyi de mümkün kılmış.

#video_1544#

Android 4.0 güncelleştirmesi aslında Motorola’nın bu gibi küçük değişiklikler yapmasını gerektirmeyecek kadar yeni özellik ve güzellik getiriyordu. Videodan görülemeyebilir ancak OS güzelliği, gerçekte arayüz güzelliğinden çok daha ileride. Yine de işletim sistemine yapılan makyajların sayısı fena değil.

#video_1545#

Motorola’nın pek yakında piyasaya süreceği Motorola Droid RAZR MAXX ve Motorola Droid RAZR modellerinin sahip olacağı Android 4.0 güncellemesi için bakalım videodaki arayüzden daha fazlasını sunabilecek mi?

#video_1546#

:: Motorola’nın yeni Android 4.0 arayüzü hakkındaki düşüncellerinizi burada paylaşabilirsiniz.

 

Max Payne 3 – İnceleme

Efsane oyun karakterleri arasında gösterebileceğimiz Max Payne, geçtiğimiz ay yayımlanan mobil versiyonundan sonra şimdi de serinin üçüncü oyunuyla piyasaya çıktı. Max Payne için hem karakter olarak efsane hem de oyun olarak efsane dersek yanılmış olmayız. Oyun dünyasının en acılı karakterlerinden olan Max Payne’in ailesinin öldürülüşüne hep birlikte tanık olduk ve yine hep birlikte intikamını aldık. Ailesinin intikamını aldık, Mona Sax ile de bir macera yaşadık ancak Max’in hayat ile olan derdi bitmemişe benziyor.

Max Payne’in esas yapımcısı Remedy, 2001 yılında Max Payne’i çıkardığında oyun dünyasına yepyeni bir soluk getirmişti. Özellikle Bullet Time denilen yavaşlatılmış ekranda düşmanları vurmamıza yarayan özellik ile birlikte bir anda popüler bir oyun haline gelmişti. Tabii Max Payne’in tutmasındaki nedenler arasında Max’in bitmek bilmeyen intikam duygusu, düşmanları ve mermilerinin de etkisi olduğunu söyeyebiliriz.

Remedy bu oyunda yer almıyor

İlk oyunun fazlasıyla sevilmesinin ardından Max Payne 2’nin yapımına başlayan ve 2 sene gibi kısa bir sürede piyasaya sunan Remedy, Max Payne 2: Fall of Max Payne ile oyuncuların bir kez daha gönlünde taht kurmuştu. 2003 yılında çkan oyun, daha gelişmiş grafikleriyle, Mona Sax isimli bayan partnerle ve yine bitmek bilmeyen mermilerle dikkat çekiyordu. İki oyunda da atlamamamız gereken nokta gerçek oyuncular ile yapılmış karakterler ve oyundaki aralarda çizgi roman ile hikayenin anlatılmasıydı.

İkinci oyunla ile birlikte herkes gibi biz de serinin bittiğini düşünüyorduk. Ancak Rockstar, sürpriz bir şekilde Max Payne 3’ün yapımda olduğunu belirtip bir de resim paylaşmıştı. İkinci bir sürpriz de burada gerçekleşmişti. Max Payne, kirli sakallı ve kel bir tip oluvermişti. 2009 gibi beklenen oyun, 2012 Mayıs ayıyla birlikte piyasaya çıktı ve Max Payne; oyun dünyasının en acıklı geçmişe sahip, en intikam dolu ve en azılı oyun karakteri geri dönmüş oldu.

{pagebreak::2}

Bu sefer esas yapımcı olan Remedy, Max Payne 3’ün yapımında yer almıyor. İlk iki oyunun sadece dağıtımcısı olarak görev alan Rockstar, bu sefer oyunun yapımcılığını da üstleniyor. Remedy’nin kalitesini tartışmaya gerek yok tabii ancak Rockstar diyince akan suların durduğunu da belirtmemiz gerek. GTA serisi, Red Dead Redemption gibi oyunlarla oyuncuların en sevdiği oyunların yapımcısı Rockstar, Max Payne 3’ü kendi tasarlıyor. Remedy çalışanlarının da Rockstar’a geliştirilme süreci boyunca destek verdiğini biliyoruz. Remedy de son olarak Xbox 360 ve daha sonrasında PC için yayımlanan Alan Wake üzerinde çalışıyordu.

Kilo mu aldın abi, n’aptın kendine?

Yeni oyun, Max Payne için yeni bir sayfa olsa da oyuncular için de yeni bir sayfa anlamı taşıyor. Çünkü artık Max Payne karakteri daha farklı bir görünüme sahip. Oyunda saçını kestiği bölüme kadar alıştığımız saçıyla fakat ara ara farklı kıyafetiyle gözüken Max, çok daha kilolu. İnce ve uzun olan Max abimiz artık hem daha kısa duruyor hem de 4:3 yayını 16:9 ekrana çekiştirmişler gibi kalın duruyor.

Oyunu ilk olarak başlattığınızda menü gelmeden önce uzun bir video ile Max Payne’in yaşadığı yeni evi görüyoruz. Max, bize kısaca ne yaptığından ve yaşadığı yerden bahsediyor ve başlıyor deli gibi Kong marka viskisini içmeye. Bu noktada menüden oyunu başlatmak seçeneğini seçerek oyunumuza başlıyor. Fakat yine uzun bir ara video devreye giriyor. Bir arkadaşımız geliyor ve bizi bir partiye götürüyor. Max abimizin başka bir ülkede olduğunu, kendi dertlerinden sonra artık başkalarının dertleriyle uğraştığını ve başkası için özel koruma olarak çalıştığını görüyoruz.

Video içerisinde partiye saldırı oluyor, biz de bu noktada devreye giriyoruz ve oyunun tuşları bize öğretilirken birkaç adamı haklıyoruz. Ardından çatıdan uçarak bullet time modunda bir adamı haklıyoruz. İşte bu noktadan sonra Max abimizin yeni bir macerası başlamış oluyor.

{pagebreak::3}

Oyunun nerden bakarsanız oynanış süresine yakın ara videoları bulunuyor. Oyunun hikayesi bol bol bu videolar ile bölüm başı, sonu, ortası gibi her yerde sürekli anlatılıyor. Ancak senaryo o kadar uzun olmalı ki oyun içinde de oynanış sırasında Max Payne, dış ses konumunda bize hikayeyi anlatmaya devam ediyor. Bazen sadece bir mekana geldiğimizde, bazen de bulunması gereken materyalleri bulduğumuzda Max Payne bize hikayeyle ilgili bilgiler veriyor.

Max Payne abimizin ense tıraşı

Eğer Max Payne’i yeni tıraşıyla beğenmediyseniz hemen korkmayın. Elbette o tipiyle bir noktadan oynamak zorundasınız ama oyunun en azından 3’te 1’i boyunca hatta biraz daha fazla sürede saçlı haliyle oynuyoruz. Hatta ara ara geçmişe giderek siyah paltolu haliyle de oynuyoruz. Oyun toplamda 14 Chapter’dan oluşuyor. Oyunda Chapter mantığının olmasındaki neden biraz da çizgi roman yapısında olmasıydı. Bu oyunda çizgi roman havasında hikaye anlatımı bulunmuyor. Sadece bazı loading ekranında çizgi romansı karelerde oyundan görüntüler veriliyor ancak bunlarda da diyalog bulunmuyor.

Max Payne abimiz yaşlanmış ve çok içmeye başlamış ancak yine de performansından bir şey kaybetmemiş. Bu kadar yıkıma rağmen halen taş gibi ayakta ve oraya buraya zıplıyor. İlk iki oyunun en önemli özelliği olan bullet time seçeneği bu oyunun da en büyük özelliklerinden biri. İstersek durduğumuz yerde istersek de sağa, sola, öne ya da arkaya zıplarken bullet time moduna geçerek düşmanları istediğimiz şekilde vurabiliyoruz. Ya da onlar ne olduğunu anlamadan hepsini head shot ile vurabiliyoruz.

Sağlık barımızın yanında bullet time barı bulunuyor. Bu barın dolması için öncelikle biraz adam vurmamız gerekiyor. Ardından kendiliğinden dolmaya başlıyor. Bullet time modu bazen hayat kurtarıyor diyebiliriz. Özellikle birden karşınıza birkaç adam çıkınca bullet time moduna girip head shot yapmak işi kolaylaştırıyor. Tabii bunun için biraz hızlı olmak gerekiyor.

{pagebreak::4}

Bullet time moduna bizim geçebildiğimiz gibi bazen de oyun kendiliğinden geçiyor. Örneğin bir yapı yıkılıp düşerken oyun anında bullet time moduna geçiyor ve karşımızdakiler vurmamız gerekiyor. Ancak bu moddayken genelde karşımızdakilerin çoğunu ya da hepsini vurmamız gerekiyor. Aksi taktirde kalan tek adam bizim sonumuz olabiliyor. Yine sağlık barımız kıpkırmızı olduğunda ve tek kurşunla ölecekken bazen bize son adamı vurma şansı veriliyor. Eğer bizi vuran adamı vurup öldürebilirsek bize hayatta kalmak için son bir şans daha veriliyor.

Sağlık sisteminde geriye dönüş

Sağlık barından bahsetmişken son dönem oyunların klasik sağlık modeli bekle ve iyileş sistemi Max Payne 3’te yer almıyor. Max Payne 1 ve 2’deki gibi bir adam bulunuyor, ve bu adamın içi bembeyaz. Bu sağlığımızın gayet iyi olduğunu gösteriyor. Kurşun yedikçe adamımız kırmıza dönüyor. İyileşmek için etrafta bulunan ağrı kesicileri kullanmamız gerekiyor. Açıkçası genelde en fazla 3 civarı taşıyabiliyoruz. Tabii ki daha fazla taşıma hakkımız var ancak hem nadir bulunuyor hem de diğerini bulana kadar kullanmak gerekebiliyor.

Ağrı kesicili sistem aslında sadece ilk iki Max Payne’den bir şeyleri tekrar etmek için kullanılmış. Çünkü bu sistem yeni oyunlarda kullanılmadığı için biraz zor gelebilir. Aslında zor da değil ancak sisteme alışmak gerekiyor, ne de olsa kaç senedir böyle oyun oynamadık dersek yanılmış olmayız. Bu arada ağrı kesicileri aldıktan sonra da kısa süreli baş dönmesi yaşıyoruz. Bu da bize ekranın bulanıklaşması ve kayması olarak yansıyor. Yani çatışmanın tam ortasında ağrı kesici kullanırsak mutlaka siperde biraz beklememiz gerekiyor. Aksi taktirde ağrı kesicinin bir faydası olmayacaktır.

Max Payne 3’ün aksiyonuna söylenecek bir şey yok aslında. Fazlasıyla aksiyon, düşman, silah ve mermi dolu bir oyun. Öyle bir aksiyon var ki, üzerimize gelen Molotof kokteylini ya da roketleri silahımızla havada vurabiliyoruz. Onun dışında zaten Max abimiz sınırları zorlayan yapıda akla gelebilecek her şeyi yapıyor ve her şekilde düşmanlarını öldürebiliyor.

{pagebreak::5}

Silah olarak da oyunda çok fazla silah çeşidi bulunuyor. Toplamda 3 farklı silah taşıyabiliyoruz. Ancak iki elle kullanılan silahları arkamıza koymamız söz konusu değil. Şöyle belirteyim, bir tabanca, bir uzi ve bir pompalı taşıyoruz diyelim. Tabancamız ve uzi’miz belimizde, pompalı ise elimizde ilerliyoruz. Uziye geçtiğimiz zaman tek elimizle uzi’yi kullanırken diğer elimizde de pompalıyı taşıyoruz. Yani çift elle kullanılan silahlar mutlaka diğer elimizle taşımamız gerekiyor. Eğer çift tabanca ya da bir elimizde tabanca bir elimizde uzi seçeneğine gidersek iki elle kullanılan büyük silahı bırakmamız gerekiyor. Yani toplamda dört seçeneğimiz var ancak bu 3’e düşebiliyor. Toplamda da 3’ten fazla silah taşıyamıyoruz, dördüncü seçenek sadece tek elli olanlardan iki tane kullanmak.

Mermi konusunda da pek sıkıntı çektiğimizi söyleyemeyiz ancak oyunun ilerleyen bölümlerinde bazen sıcak çatışmada mermi bitme durumu olabiliyor. Bu noktada en önemli silahımız bullet time modu. Bu moddayken mermilerimizi düzenli kullanıp tek kurşunda düşmanlarımızı öldürürsek gerekli mermileri yerden toplayabiliyoruz.

Oyunda grinds adıyla yapılması gerekenler listesi bulunuyor. Toplamda 1000 adam öldürmek, 300 headshot yapmak, 250 kişiyi elinden vurmak, 250 kişiyi dizinden vurmak, belinden vurmak gibi birçok yapılması gerekenler listesi var. Bunlar için aslında özel olarak bir şey yapmamıza gerek yok çünkü zaten sayıca çok fazla düşman öldürdüğümüz için hepsini zamanla yapıyoruz. Sadece silah çeşitleriyle belirli adamları öldürmek için listeye bakmak gerekebiliyor. Listeyi tam doldurduğumuzda da Achievement kazanıyoruz.

Hikayeye kısa bakış

Oyunun hikayesinden aslında yukarda kısaca değindik ama biraz daha detaylıca anlatalım isterseniz. Max Payne, artık yaşadığı yer olan Amerika’da değil, Brezilya’nın Sao Paulo kentindedir. Buraya neden geldiğini yanlış hatırlamıyorsam 4. Chapter’da oynayarak öğrenebilirsiniz. Şimdi anlatırsam spoiler olabilir. Max’in karısıyla olan intikamı artık bittiği için özel koruma olarak Sao Paulo’da bir zenginin yanında çalışmaktadır. Ancak Max’in de dediği gibi bela peşini bırakmaz ve zengin adamın karısı kaçırılır. Biz de güzel kadın Fabiana’yı bulmak için silahımızı tekrardan kuşanırız. Oyunun büyük bölümünün Brezilya’da geçtiğini söyleyebilirim. Max de sıcak havadan bunalmış olacak ki saçını kesmiş, takım elbiseyi çıkarmış.

{pagebreak::6}

Max Payne 3’ün grafikleri oyunun aslında en zayıf noktası diyebilirim. Aksiyonuna, yapısına, hikayesine ve ilerleyişine diyecek bir şey yok ancak grafikleri, oynadığım Xbox 360 versiyonunda çok da iyi değildi. Zaten karakter animasyonlarında bir eksiklik olduğunu söylemem gerek. GTA 4’ün grafik motorunun geliştirilmiş hali gibi gözüken oyunda, oyun içi görüntülerle hazırlanmış ara videolarda bolca saçmalık görebiliyoruz. Grafiklerin bu kadar geliştiği dönemde böylesi kötü grafikleri görmek biraz üzdü diyebilirim. Zaten mekanların atmosferinden de dolayı ilk iki oyunun soğukluğu yerine daha sıcak renkler ve mekanlar bulunuyor.

Müzik ve ses konusunda Max Payne 3’ün oldukça başarılı olduğunu görüyoruz. Aksiyon sahnelerinin seslendirmesi oldukça başarılı. Silahlar, patlamalar, motor sesleri oldukça başarılı. Müzikler ise ekstra başarılı diyebiliriz. Özellikle menülerde ve aksiyon sahnelerinde çalan müzikler oyunun bu konudaki başarısını gösteriyor. Zaten oyunun soundtrack albümü de hem dijital hem de fiziki olarak satışa çıktı. iTunes ve Amazon üzerinden dijital satışı gerçekleştiriliyor.

Oyunun hikaye modunun yanı sıra bir de arcade modu bulunuyor. Bu modda yüksek puan toplamaya çalışıyoruz, bunun için de adamları olabildiğince az mermiyle öldürmeye ve bizden istenilen kriterleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Sağlık barımız kırmızılaşıp ağrı kesici kullanırsak puanlarımızda azalma oluyor. Bu yüzden olabildiğince dikkatli, ama hızlı davranmak gerekiyor. Oyunu bitirdikten sonra arcade modunda da yeni bölümler açılıyor.

Multiplayer modu

Max Payne 3’ün bir de multiplayer modu bulunuyor. Bu modda birçok oyuncuyla karşı karşıya geliyoruz. Güzel tasarlanmış haritaların bulunduğunu da belirtelim. İşin en güzel tarafı ise Max Payne 3’ün multiplayer modunda bullet time özelliğinin bulunuyor olması. Yani ekranı yavaşlatıp karşımızdaki oyuncuları daha kolay öldürebiliyoruz. Sadece görüş açımızda olan kişilerin ekranı yavaşlıyor. Ancak başkası da bizi arkadan görüyorsa o da bizi yavaşlatıp vurabiliyor, bu yüzden dikkat etmek gerekiyor.

{pagebreak::7}

Multiplayer modunun oldukça eğlenceli olduğunu belirtmem gerek. Şimdiden binlerce oyuncu bu modun zevkini çıkarıyor. Rockstar, yeni haritalar üzerinde de çalıştığını açıkladı. İlerleyen aylarda yeni haritalarla bu modu taze tutmaya çalışacaklar. Biz de oyunun multpilayer modunu Turkcell Superonline fiber internet kullanarak oynadık. Fiber internet sayesinde online oyunun tadını rahatça çıkardık, bir takılma yaşamadan oynadık. Tabii host olan oyuncunun yavaş olması durumunda takılmalar olabiliyor. Ancak bir host olduğumuzda sorunla karşılaşmadık.

    

Max Payne’in Brezilya’da geçen macerasını özetleyecek olursak olmuş diyebiliriz. Max Payne 3, bu senenin en iyi oyunu değil belki ama en iyi oyunlarından biri olabilir. Max Payne karakterini sevenler için zaten kaçırılmayacak bir oyun olduğunu belirtmem gerek. Onun dışında aksiyon arayanlar için de mükemmel bir alternatif. Mermi, düşman, silah bolluğu ve karizmatik Max Payne abimiz varken zaten bize hangi çılgın kafa tutabilir. Oyunun Xbox 360 versiyonunun 2 disk ile geldiğini belirtelim. PC versiyonu da 1 Haziran’da piyasaya çıkacak.

9/10

Artılar: Max Payne abimizin geri dönmesi, bol aksiyon, bullet time, eğlenceli multiplayer modu, gaza getiren müzikleri, intikam duygusu

Eksiler: Grafikler hiç yenilikçi değil, Max Payne abimizin tipine alışmak biraz zaman alabilir.

Platformlar: Xbox 360, PlayStation 3 ve PC (PC versiyonu 1 Haziran’da çıkacak)

:: Max Payne 3 oynadınız mı? Oynamadıysanız alıp oynamayı düşünüyor musunuz?

 

Tomb Raider’dan Yeni Tanıtım Videosu

Lara Croft ve Tomb Raider hayranları için bugün önemli bir gün. Zira Square Enix uzun süren sessizliğini bozdu ve Tomb Raider için yeni bir video yayımladı.

Video oldukça kısa ama çok daha önemli bir günü müjdelediği için büyük önem arz ediyor. Çünkü bu video ile birlikte 31 Mayıs tarihinde çok daha uzun ve detaylı bir videonun daha bizlerle olacağını öğrenmiş olduk.

Sözü hiç uzatmayalım ve sizleri geçtiğimiz günlerde 2013 yılına ertelenen Tomb Raider‘ın yeni tanıtım videosu ile baş başa bırakalım.

İyi seyirler.

#video_1543#

:: Tomb Raider’ı bekliyor musunuz?