Hindistan’dan İnternete Yasaklar

İnternetin gelişmesi ve günlük hayatımıza her geçen gün daha fazla girmesi sebebiyle birçok ülke interneti kontrol etmeye çalışıyor. Çin, özellikle Google servislerini yasaklarken ülkemizde de porno, torrent siteleri yasaklandığı gibi uzun bir dönem Youtube da kapalıydı. Şu an da internet filtre paketi seçildiği taktirde birçok site erişime kapalı olarak bilgisayarınıza geliyor.

Bugünkü erişim yasağı haberimiz ise Hindistan’dan. Hindistan hükümeti, ünlü torrent sitesi olan The Pirate Bay‘e erişimi engellediğini duyurdu. Hint filmlerinin de paylaşıldığı site yasadışı yazılım ve film indirme sebebiyle erişime engellenmiş durumda.

Vimeo da kapatılmış

Asıl ilginç olan engelleme ise Vimeo’ya geldi. Hindistan’dan artık ünlü video sitesi olan Vimeo’ya erişim mümkün değil. Bu konuda tam bir resmi açıklama olmasa da yine Hint filmleriyle ve onların paylaşımıyla alakalı olabileceği tahmin ediliyor. Vimeo’nun kapatılması bizde YouTube’un kapatılmasına benziyor.

Bakalım ilerleyen günlerde Hindistan’da bu iki engellemeyle ilgili geri adım gelecek mi? Yoska yasaklanan sitelerin sayısı giderek artacak mı? Hep birlikte göreceğiz.

:: Siz yasaklar konusunda ne düşünüyorsunuz?

 

Porno Siteler Daha Güvenli Çıktı

İnternet üzerinde çeşitli kategorilerde içerik yayını yapan milyonlarca web sitesi mevcut. Farklı alanlarda kullanıcıların hizmetinde olan servisler böylece sanal dünya denilen yapının oluşmasını sağlıyorlar. Ancak kimi platformlar kullanıcı dostu olurken diğer kısmı ise kişisel verilere ulaşma amacıyla açılmış virüslü sitelerden ibaret.

Konuyla ilgili genel bir araştırma yapan güvenlik uzmanları, web sitelerindeki güvenlik ve saldırılar üzerine yoğunlaştı. 200 ülkede meydana gelen siber suçları incelemeye alan yetkililer virüs içerikli saldırıları mercek altına aldı.

Buna göre bilgisayar korsanlarının kullanıcıya zarar vermek için en çok virüs yerleştirdiği sitelerin başında -sanılanın aksine erotik içerikli yayın yapan adresler değil- bloglarideolojik ve dini siteler yer alıyor. Porno içerikli sitelere nazaran3 kat daha fazla saldırının gerçekleştirildiği bu tür mecralar, kişinin bilgisayarına sızmada daha gözde bir alan.

Geçen yıla göre %81 artışın yaşandığı siber saldırılarda erotik sitelerin revaçta olmamasının tek sebebi ise kullanılanantivirüs yazılımları. Özellikle ücretli yayın yapan gözde sitelerin birçoğu üyelerini kaybetmemek ve onların zor durumda kalmasını engellemek için sistemli bir güvenlik korumasına tabi tutuluyorlar. Bu tarz adreslere sızamayan hacker’lar da en çok ilgi çeken ikinci konu ideolojik ve dini sitelere yöneliyorlar.

Kişilerin saldırılardan korunmasının en temel yolu ise dosya güvenliğinin yanında web güvenliğini de sunan antivirüs yazılımlarını kullanmak  ve tam anlamıyla güvenilmeyen sitelerden uzak durmak.

:: Web sitelerinden gelen herhangi bir saldırıya maruz kaldınız mı? Konu hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

 

Foursquare’e Zaman Tüneli Özelliği Geldi

Gittiğiniz, bulunduğunuz yerleri veya mekanları arkadaşlarınızla paylaşmanızı sağlayan Foursquare uzun süren sessizliğini bozdu. 20 milyonu aşkın kullanıcısı bulunan popüler servis hızlı gelişimini sürdürmeye devam ediyor. Bir ay içerisinde milyarlarca check-in’in yapıldığı platform şimdi de “Zaman Tüneli” fonksiyonu ile karşımızda.

Buna göre -aynı Facebook’taki gibi- site bünyesinde yaptığınız tüm aktiviteler “history” sayfanızda yayınlanacak. Ana akış bölümünde yaptığınız check-in’ler yayınlanırken sayfanın sağ tarafında görüntülenen harita ile bulunduğunuz adresler noktasal olarak işaretleniyor.

Arama fonksiyonu ile zaman tünelini zenginleştiren ekip, ne zaman nerede ya da kiminle birlikte olduğunuzu kolaylıkla öğrenmenizi sağlıyor. Üstelik ay ve yıla göre gruplandırma yapabilen zaman tüneli, verileri daha düzenli olarak raporluyor.

Foursquare’in En Büyük Kazancı Facebook ve Twitter

Farklı yapısıyla dikkat çeken servisin en büyük artılarının başında sosyal ağlarla olan ortaklaşa çalışması geliyor. Özellikle -kimi ek uygulamalarla- Facebook ve Twitter‘a entegre edilebilen sistem, yaptığınız check-in bilgisinin aynı anda birçok adreste paylaşılmasını sağlıyor. Böylece kullanıcıları zahmetten kurtaran Foursquare diğer yandan onları paylaşmaya yönelterek kullanım oranlarını arttırıyor.

Kısa zamanda tüm üyelere yansıtılması düşünülen Zaman Tüneli sayfanıza ulaşmak için https://foursquare.com/kullanıcıadınız/history adresini kullanabilirsiniz.

:: Foursquare üyesi misiniz? En çok nerede check-in yapıyorsunuz?

 

TTNET Müzik’te Geçen Ayın En Çok Dinlenenleri

TTNET Müzik, Nisan ayında en çok dinlenen yerli ve yabancı ilk 20 şarkıyı belirledi. Kullanıcıların TTNET Müzik’teki tercihlerine göre, Nisan ayında en çok pop ve rock müzik dinlendi.

TTNET Müzik’in Nisan ayı yerli listesinde Mustafa Ceceli, “Es” isimli şarkısı ile en çok dinlenen isim oldu. Türk rock müziğinin sevilen seslerinden biri olan Emre Aydın, zirveyi zorlayan isimlerden biri olarak “Soğuk Odalar” adlı şarkısı ile ikinci sırada yer aldı. Geçtiğimiz ay en çok dinlenen isim olan Rafet El Roman ise “Senden Sonra” isimli şarkısıyla listenin üçüncü sırasında yerini aldı.

Yabancı listenin ilk sırasında “Ai Se Eu Te Pego” adlı şarkısıyla son günlerin en popüler isimlerinden biri olan Brezilyalı Michel Telo yer aldı. Eurovision 2012’de Türkiye’yi temsil edecek olan Can Bonomo, “Love Me Back” adlı şarkısıyla listenin ikinci sırasındaki isim oldu. Genç kızların sevgilisi Justin Bieber ise “Boyfriend” ile üçüncü sırada yer aldı.

Türkçe şarkılar

1. Mustafa Ceceli – Es

2. Emre Aydın – Soğuk Odalar

3. Rafet El Roman – Senden Sonra

4. Ferhat Göçer – Ayrılsak Ölürüz Biz

5. Murat Boz – Bulmaca

6. Hadise – Mesajımı Almıştır O

7. Yusuf Güney – İki Romantik Deli

8. Gökçe – Ne Yapardım

9. Kolpa – Yatağın Soğuk Tarafı

10. Fettah Can – Boş Bardak

11. Ziynet Sali – Alışkın Değiliz

12. Emre Aydın – Beni Biraz Böyle Hatırla

13. Gökhan Tepe – Söz

14. Erdem Kınay feat. Demet Akalın – Rota

15. Halil Sezai – Sonbahar

16. Halil Sezai – İsyan

17. Göksel – Acıyor

18. Mustafa Ceceli – Aman

19. Ferhat Göçer – Unutmuş Çoktan

20. Kolpa – Beni Aşka İnandır 

Yabancı şarkılar

1. Michel Telo – Ai Se Eu Te Pego

2. Can Bonomo – Love Me Back

3. Justin Bieber – Boyfriend

4. Jennifer Lopez – On The Floor

5. LMFAO – Sexy And I Know It

6. Eleftheria Eleftheriou – Aphrodisiac

7. Madonna – Girl Gone Wild

8. Selena Gomez & The Scene – Love You Like A Love Song

9. Havana Brown – We Run The Night

10. Taylor Swift – Safe & Sound (from The Hunger Games Soundtrack)

11. Lucenzo feat. Don Omar – Danza Kuduro (Radio Edit)

12. Cover – Drive Twilight

13. Rihanna – We Found Love

14. Rihanna – Man Down

15. Alexandra Stan & Carlprit – Jason Ray One Million

16. Carly Rae Jepsen – Call Me Maybe

17. Far East Movement – Live My Life (Party Rock Remix)

18. Rihanna – Where Have You Been

19. Jessie J – LaserLight

20. Demi Lovato – Give Your Heart A Break

:: Siz hangi şarkıları dinliyorsunuz?

 

 

Akıllı Telefonda +3GHz!

Masaüstü ve dizüstü bilgisayar dünyası için Intel neyse akıllı telefon dünyası için de ARM aynı öneme sahip. Hatta belki daha bile önemli diyebiliriz.

ARM’ın çekirdek başına 2.5GHz sunabilen akıllı telefon kalbi diyebileceğimiz Cortex-A9 ve Cortex-A15 Eagle (Kartal) mimarisinden haberiniz olmuştur. Görünen o ki bu yeni yongalarla hiçbir şey imkansız değil.

Neden mi? Çünkü TSMC 28 nm üretim metoduyla ürettiği çift çekirdekli Cortex-A9 yongasıyla müthiş bir performansa imza atarak bir 3.1GHz hıza erişti.

Mobil yongaların birkaç yıl içinde akıllı telefon ve tablet devrimiyle bu denli gelişmesi inanılmaz. Yine 28/32nm sürecindeki Snapdragon S4 ve yeni Exynos’un olduğu gibi yonganın küçülmesi büyük avantaj sağlarken kullanıcıya güç tüketimi veya 3GHz’in üzerinde performansı tercih etmeye imkan verecek.

Gerçek şu ki telefon ve tablet üreticileri daha güçlü ve verimli işlemciler için binlerce saatlik işgücü harcıyorlar ancak 3GHz bariyerini aşan ARM tabanlı mobil yonganın ARM mimarisinin ne kadar esnek olduğunu kanıtladı.

ARM’ın mobil dünyanın ve bu ekosistemdeki işlemcileriyle böylesine verimli ve hızlı bir seviyeye yükselmesi Intel gibi bir devin mobil birimindeki yöneticilere parmak ısırtıyor olabilir.

:: Sizce Intel, akıllı telefon ve tablet dünyasında beklenen atılımı yapabilecek mi?

 

 

The Darkness 2 İnceleme

İlk oyunu normal FPS’lerden farklı bir konsept üzerine kurulu olan ve bizleri mest eden The Darkness’ın ikincisiyle beraberiz. 2K Games’in yapımcılığını üstlendiği ikinci oyunda da her şey eskisi gibi mi, değişen şeyler var mı gelin beraber öğrenelim.

Hikaye ve Atmosfer

Oyunun hikaye modu sizin için her şey tabiri yerindeyse toz pembeyken birden saldırıya uğramanızla başlıyor. Bu sürede ayağınızdan ciddi bir biçimde yaralanıyorsunuz ve arkadaşınız Vinnie sizi sırtlanıyor.

Ciddi bir savaşın altında yarı ölü biçimde yatarken tanıdık bir ses duyuyorsunuz.Bu ses Darkness’ın sesi. ”Use My Powerrrr or Diee” diye gücünü açığa çıkarmak için sizi zorluyor. Gerisinde neler olduğunu tahmin edersiniz zaten.

Oyunda size saldıranları araştırıyor bir yandan da bölümlerin bazılarında Max Payne tarzında hayaller görerek oynuyorsunuz. Bu hayallerde kız arkadaşımız Jenny’i görüyoruz. Jenny savaş aralarında çıkan bu hayalvari bölümlerde yaşayıp yaşamadığı hakkında bizi kuşkulandırıyor. Kuşkularımıza güvenerek Jenny’i de bulmaya çalışıyoruz.

{pagebreak::2}

Oyunda hikaye bundan ibaret olsa da hikayenin dallanıp budaklanması ve anlatılış tarzı onu eşsiz yapıyor. Hikayede ilerledikçe ona o kadar bağlanacaksınız ki tek oturuşta bitirmek isteyeceksiniz.

Bunun bir sebebi de hikayedeki twist’ler. Bu twist’ler öyle iyi yerleştirilmiş ki, oyunu sırf onlar için bile tekrardan oynayabilirsiniz. Ayrıca oyunun iki sonu var arkadaşlar. İki son da o kadar iyi hazırlanmış ki yapımcıları buradan tebrik etmek istiyorum.

Oynanabilirlik

Tekrardan oynamaktan bahsetmişken,oyunun tekrardan oynanabilir olmasını desteklemek için yeni dönemde oyunlarda moda olan “Newgame +” modunu da oyuna eklemişler.

Bu modda daha önce geliştirdiğimiz güçlerimizle başlıyoruz. Güçlerimiz demişken oyunda Darkness’ın bize kazandırdığı güçlerimiz var. Bu güçlerden bazıları saldırı-savunma tarzı aktif güçler iken,bazıları ise sağlığımızı hızlı doldurma, karanlıktayken silahlarımızın daha güçlü olması gibi pasif güçler.

{pagebreak::3}

Bu güçleri düşmanlardan topladığımız “Essence” olarak tabir edilen,Devil May Cry’daki “Orb”lara benzeyen bir sistemle geliştirebiliyoruz.Bu da aksiyonu zaten bolca olan oyuna ayrıca aksiyon katıyor.

Oyun içi dinamikler de oyuna artı puan getiriyor. Özellikle silahların dinamikleri çok iyi. Silahlar demişken oyunda yeteri kadar silah var arkadaşlar. UMP’ler ayrıca bir harika. İki elinize birer UMP alıp Matrix tadı yaşayabilirsiniz.

Bunun dışında short-range diye tabir edilen shotgun tarzı silahların da iyi tepkiler verdiğini söylemeliyim.Bunun dışında sadece Vendettas modunda bulunan staff tarzı silaha ve bumerang tarzı kullanılan baltaya hayran kaldım.

Oyundaki sinematikler ise şahane olmuş diyebilirim. Özellikle karakterimizin bölüm başlarındaki monologları çok iyi. Ayrıca Jackie’nin oyun içinde Darkness ve yanında her daim bulunan arkadaşı Darkling ile diyalogları oyunun bence en başarılı kısmı.

{pagebreak::4}

Darkling her eve lazım olacak türden mizahi bir karakter diyebilirim. Birkaç bölümde onunla da oynama şansımız olduğunu söylemeliyim.

Grafikler ilk oyundaki kullanılan tarzdan biraz farklı.Bu sefer cell-shade tarzı grafikler kullanılmış.Başta alışmakta zorlandım ama ilk yarım saatten sonra alıştım.

Oyun aksiyonlu ve bu aksiyon da oldukça kanlı olduğundan bu tarzı seçtikleri düşüncesindeyim. Bunun dışında oyundaki ışık ve karanlık çok güzel yansıtılmış. Oyun, grafik dersinden de yüksek notla geçmeyi başardı.

{pagebreak::5}

İçerik

Elbette ki The Darkness II’nin içeriği single-player ile bitmiyor arkadaşlar. Hikayeyi bitirdiğinizde Vendettas modu ile devam edebilir, daha fazla düşmanı karanlıklara gömebilirsiniz.

Bu modu online veya offline oynayabiliyorsunuz. Başlamadan farklı özellikte silahları olan dört adet suikastçiden birini seçip aksiyonun ortasına dalıyorsunuz.

Epey eğlenceli olduğunu söylemeliyim. Özellikle karakterlere farklılık katan Unique Power’larının etkisi şahane. Ayrıca oyuna DLC’lerin de ekleneceğini düşünürsek,içerik kısmı oldukça yeterli düzeyde.

{pagebreak::6}

Sesler ve Atmosfer

Atmosfer ise cidden kendine bağlıyor. Siyahla beyazın muhteşem tezatlığı atmosferin yaratılmasında ana tema olarak kullanılmış.Adeta size yapışıp hikayeye bağlıyor. Özellikle tek başınıza ilerlediğiniz birkaç bölümde cidden Darkness’a sahipmişsiniz gibi oluyorsunuz.

Oyundaki sesler daha önce de bahsettiğim monolog ve diyalogların dışında da gayet iyi. Özellikle Darkness’ın sesine hayran kaldım. Bir “Stay away from the light!” deyişi var ki bir süre sonra sırf bu sesi duymak için ışıklara kasten girdiğimi fark ettim.

Darkling olsun Jackie olsun (Darkness’ın Jackieeee diye bağırması da müthiş bu arada.) diğer karakterlerin de seslendirmeleri çok başarılı olmuş.Sesler de atmosferi destekleyip hikayeye sarılmanızı sağlıyor.

{pagebreak::7}

Eksiler yok mu?

The Darkness II’nin artıları olduğu gibi bazı eksiklikleri de var tabii. Özellikle yapay zeka bazen saçmalayabiliyor.Bunun dışında ufak tefek grafik hataları var.

Ayrıca oyun ilk oyundan biraz daha lineer bir çizgide işlenmiş.Bu bazı oyuncuları memnun etmeyecektir.Bunun dışında hikaye veya diğer kriterlerde pek sorun yok. Zaten bu sorunlar da muhteşem hikaye anlatımı ile görmezden gelinebilecek düzeyde arkadaşlar.

Bu oyunu PC’ye açıklandığından beri beklemiştim. Beklenilen oyunların çoğunun hayal kırıklığı yarattığı bu dönemde bu oyunun beklenilen gibi olmasını o kadar dilemiştim ki oyun tam umduğum gibi olmuş arkadaşlar.

Sonuç olarak karşımızda beklenileni fazlasıyla veren bir oyun var.Bu senenin sağlam oyunlarından biri karşımızda duruyor. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Aksiyonu bol oyunlar oynamak dileğiyle

“Yazı Ali Aşkın’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.”

Artılar: Hikaye ve anlatılışı, atmosfer, seslerin eşsizliği, Jackie’nin monologları, tekrardan oynanabilirlik 

Eksiler: Yapay zekanın bazen saçmalaması, ufak tefek grafik hataları, arttırılmış çizgisel oyun tarzı

8.5/10

:: The Darkness 2’yi oynadınız mı?

Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

MicrosoftInternetExplorer4

9/10

Ne Yeni 3, Ne de Eski 2, Yeni iPad 2!

Sessiz sedasız güncellenen iPad 2’nin daha uzun pil ömrü sunduğu ortaya çıktı. A5 işlemcinin yeni bir sürümüne sahip olan yeni iPad 2 daha önceki iPad 2’lere göre daha iyi bir pil ömrü sunuyor.

Amerika’da 399 dolar fiyat etiketi olan yeni iPad 2’nin 32nm A5 işlemcisi şimdilik sadece 16GB Wi-Fi modellerinde bulunuyor. iPad 2, 2011 yılında ilk duyurulduğunda sahip olduğu işlemci A5’in çift çekirdekli 45nm versiyonuydu.

iPad 2 şimdi daha küçük, daha fazla güç tasarrufu edebilen 32nm üretim sürecini kullanan bir A5 işlemcisi ile piyasaya giriyor. AnandTech sitesi eline geçirdiği bir örneği inceleyerek eski ve yeni iPad 2’nin işlemci performanslarının büyük ölçüde aynı olduğunu ancak pil ömrünün önemli ölçüde yeni yonga ile geliştirildiğini ortaya koyuyor.

AnandTech’in yaptığı çeşitli testler sonucunda yeni iPad 2’nin orijinaline oranla yüzde 15.8 ‘den yüzde 29’a varan oranda daha iyi pil süresi sunduğu belirlenirken, küçük boyutu sayesinde yeni işlemcinin daha verimli ve termal tüketimi için daha az güç kaybettiği anlaşıldı.

Ancak siz de yeni iPad 2 almak isterseniz bunu dış paket üzerinden anlamanın bir yolu olmadığın hemen belirtelim. Tamamen şansa kalan yeni iPad 2’nin hangi versiyon olduğunu anlamak için cihazı açmanız ve işlemcisini tanımlayan küçük bir uygulama kurmanız gerekiyor.

Ancak tahminler tüm iPad 2’lerin zaman içinde yeni yongayla donatılacağı yönünde. Yeterince beklerseniz yeni iPad 2’ye erişme şansınız yüksek. Ancak gereğinden fazla bekleyip iPad 2’nin tükenmesi veya üretimden kaldırılmasına da şahit olmayın.

:: iPad 2 ile 3 arasında seçim yapmanız gerekse hangisini tercih ederdiniz?


 

 

Facebook’tan Spam’e Yeni Önlem

Dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook, kullanıcıların rahatsız olduğu konuların başında gelen spam yoluyla reklam yapanlara karşı yeni bir sistemi devreye sokuyor. Ancak sistemin ne kadar başarılı olacağı şimdilik merak konusu.

Facebook’un resmi blog sayfasından geçtiğimiz gün duyurulan yeniliğe göre artık konuyla ilgisi olmayan ya da uygunsuz yourmlar gönderilemeyecek. Ancak Facebook’un hangi yorumların ilgisiz olduğuna nasıl bir başarı oranı ile karar verebileceği kafalarda soru işareti uyandırıyor.

  

Facebook, bunun her ne kadar bir sansür değil spam filtresi olduğunu söylese de kimi kullanıcılar, sebepsiz yere “Bu yorum konuyla ilgisiz ya da uygun olmadığı için gönderilemiyor. Yorumlarınızın engellenmesini aşmak için lütfen konuya pozitif bir katkı yaptığınıza emin olun.” mesajını aldıklarını ifade ettiler. Bakalım Facebook’un bu ilginç yeniliği uzun ömürlü olabilecek mi ve daha da önemlisi İngilizce dışındaki diller için de hizmete girecek mi?

:: Yeni uygulama hakkında ne düşünüyorsunuz?

Pinterest’in En Hareketli Saati

Son günlerin popüler resim paylaşım ağı olan Pinterest, sıradan kullanıcıların yanı sıra bir çok büyük firmanın ürünlerini tanıtmak için kullandığı bir mecra. Durum böyle olunca paylaşımların yapıldığı saat de büyük bir önem taşıyor.

  

Popüler link kısaltma servisi Bitly’den Hilary Mason’un yaptığı açıklamaya göre Pinterest’te bir şeyler paylaşmak için ideal zaman cumartesi sabahı.

Yapılan açıklamaya göre linklere tıklanan cihazların %12’sini mobil cihazlar oluşturuyor. Ayrıca linklere en çok dikkat çekilen sosyal ağlar sıralamasında ise birinci sırada Facebook yer alırken ikinci sırada YouTube, üçüncü sırada Soundcloud, dördüncü sırada LinkedIn ve beşinci sırada ise Twitter yer alıyor.

:: Siz paylaşımlarınızı ne zaman yapıyorsunuz?

Samsung Galaxy S3’ün Performans Testleri

Samsung, Londra‘da Unpacked 2012 etkinliğinde tanıttığı Samsung Galaxy S3‘ün yankıları devam ediyor. Lansman sırasında buradan canlı anlatım yaptığımız Galaxy S3‘ün tüm özelliklerini ise buradaki yazımızda toparlamıştık. Okuyamayanların okumasını öneriyorum.

Samsung, Galaxy S3‘de 1.4 GHz hızında çalışan ve 32nm teknolojisi ile üretilen Exynos 4 Quad işlemcisini kullanıyor. Bu işlemci Cortex A9 mimarisini kullanıyor ve grafik işlemci olarak ise 400 MHz hızında çalışan Mali-400 GPU‘suna yer veriyor.

Samsung Galaxy S3 galerisi için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.

Test sonuçlarına baktığımzıda Nvidia Tegra 3‘ün çok fazla zorlamadığı Exynos 4 Quad, Samsung‘un yaptığı yazılımsal iyileştirmelerle beraber oldukça başarılı sonuçlar alıyor. Quadrant testinde 5642 puan almayı başaran Samsung Galaxy S3, bu konuda en başarılı Android akıllı telefon.

Telefonları Java Script kodlar ile test eden ve iOS platformunda da kullanılabilen SunSpider testinde ise Samsung Galaxy S3 tüm telefonları geride bırakmayı başarıyor. 

Performans testlerinin ve yazının devamı arka sayfadadır.

{pagebreak::2}

HTC One X‘e göre 300 puan daha kısa sürede tamamladığı testte, Samsung‘un Java motoru ile oynadığı düşünülüyor. Bu kadar büyük performans sıçramasını başka şekilde izah etmek pek mümkün değil. Yani yeni TouchWiz arayüzü, perfromans iyileştirmeleri ile de geliyor.

Akıllı telefonların web tarayıcı performanslarını karşılaştıran BrowserMark testi, Samsung Galaxy S3‘ün performansını iyice ortaya koyuyor. 

Geliştirilmiş web tarayıcı performansı ve başarılı Exynos 4 Quad işlemcisi, iPhone 4S’in tam iki katı puan almayı başarıyor. Tabi iPhone 4S’in çözünürlüğünün 1280 x 720px‘den düşük olduğunu da hatırlatalım.

Samsung Galaxy S3 ile beraber ciddi bir performans sıçraması elde etmiş diyebiliriz. Donanımsal olarak kullanıcılar daha fazla değişik bekliyor olabilirlerdi ama her firmanın çeşitli stratejileri bulunuyor.

Piyasadaki iPhone 4S‘deki, Yeni iPad‘deki A5 ve A5X işlemcisinden, Tegra 3 işlemcisinden daha hızlı ve daha az güç tüketen bir çipsetin piyasaya sunulduğunu görüyoruz.

Samsung, çip üretimi konusunda da epey başarılı olduğunu Galaxy S3’deki Exynos 4 Quad işlemcisi ile de gösterdi. Sadece çip üreten Qualcomm ve Nvidia gibi firmaları geçerek bu konudaki iddialarını gösterdiler.

Artık Galaxy S3‘ü ofisimize bekliyoruz ve biz de kendi testlerimizden geçirerek son kez duruma bakmak istiyoruz. Bekleyelim görelim.

:: Samsung Galaxy S3’ün performansını beğendiniz mi?

 

Samsung, Galaxy S3 sonrası Mandel Diyor

HTC‘nin 16 megapiksel kamera ile gelen Titan II modeli ve Nokia‘nın Lumia ailesinden sonra Windows Phone platformunda sessiz kalan Samsung, Galaxy S3‘ün tanıtılmasından sonra benzer tasarıma sahip yeni bir Windows Phone modeli geliştirdiği ortaya çıktı.

Samsung Mandel kod adlı yeni Windows Phone modeli, LTE bağlantısını destekleyecek ve 4.3 inç 480 x 800 piksel AMOLED ekran ile gelecek.

Özellikle arka tasarımının firmanın yeni amiral gemisi Galaxy S3′e benzediği gözlerden kaçmayan Mandel dışında, Samsung’un iki tane daha Windows Phone modelini piyasaya sürmesi bekleniyor.,

Samsung‘un yeni nesil modellerinde tasarım olarak Galaxy S3’e benzer çizgileri kullanacağını görmüş oluyoruz.  Samsung Mandel, 2012’nin ikinci çeyreğinin sonuna doğru ABD‘de satışına başlanması bekleniyor.

Windows Phone Tango güncellemesi ile Türkçe dil desteğini arkasına alıp, ülkemizde de satışa sunulur mu henüz bilinmiyor.

:: Windows Phone almaya karar verirseniz bu hangi firmadan olurdu?

 

Haftanın Teknoloji Kitapları

Usta kalemlerden dökülen yazıların değerlendirildiği köşemiz Haftanın Kitapları‘na hoşgeldiniz. Bu haftadan itibaren sizlere beş ayrı teknoloji kitabını tanıtarak tavsiyelerde bulunacağız.

Teknoloji ve yazılım konularına meraklıysanız, her hafta bu köşeyi ziyaret etmeyi unutmayın.

Oracle Database 11G R2


Yayın Evi: Pusula Yayıncılık
Yazar: Talip Hakan Öztürk

Günümüzde bütün kurumlar verilerini güvenli bir ortamda saklamak ve yönetmek is­temektedirler. Gün geçtikçe veri hacimle­ri artmakta ve yönetimi daha karmaşık hale dönüşmektedir. İşte bu durumda im­dadımıza ORACLE teknolojileri yetişmektedir. 

Talip Hakan Öztürk’ün kaleme aldığı Oracle Database 11G R2 kitabı, akıcı anlatımı ve her konu hakkındaki örnek uygulamalarıyla temel bir kaynak olma özelliği taşıyor. Türkçe’de Oracle Database hakkında yeterli ve nitelikli bir kaynağın olmadığı düşünüldüğünde Oracle Database 11G R2 kitabı önemli bir boşluğu dolduruyor. 

{pagebreak::2}

Profesyonel WordPress

Yayın Evi: Kodlab Yayıncılık
Yazar: Bahtiyar Paltacı

Şüphesiz ki gün geçtikçe web sitesi kullanan bireyler ve kuruluşlar hızla artmaktadır. Gelişen teknolojinin de bu sürece ayak uydurması, gözle görülür derecede yükselmektedir.

İnternete adım attığınızda kendinizi veya kuruluşunuzu tanıtan en iyi web sitesine sahip olmak ister ve bunun doğal bir sonucu olarak belli belirsiz arayışlara girersiniz. Fakat bu işi hiç kendi başınıza yapabileceğinizi düşündünüz mü?

Bu kitapta size, gelişen WordPress ile neleri nasıl yapacağınızı, WordPress’i sadece bir blog olarak değil de aynı zamanda kurumunuzun pratik olarak dünyaya tanıtılmasında yardımcı olacak bir yazılım olduğunu gösterilmiştir.

{pagebreak::3}

Facebook Programlama

Yayın Evi: DikeyEksen
Yazar: İbrahim Hızlıoğlu

Facebook popülerliğini her geçen gün arttırmaya devam ediyor. İnsanların Facebook’ta olması, markaların da Facebook’ta olmasını zorunlu kılıyor.

Markalar çok daha az maliyet ile kullanıcılarla çok daha samimi bir iletişim kurarak kısa zamanda çok daha büyük kitlelere ulaşabiliyorlar.

Bunlara ilaveten bu markalar tanıtımlarını ve reklamlarını yapabilmek için fan sayfaları, Facebook uygulamaları gibi kanalları kullanma gereği duyuyorlar. Ve bunlar için dijital ajanslar, sosyal medya ajansları vb. şirketlerden destek alıyorlar. Bu da Facebook’un başlı başına bir sektör haline gelmesini sağlıyor.

{pagebreak::4}

Java Se 7

Yayın Evi: Alfa Yayınları
Yazar: Herbelt Schildt

Herbert Schildt’in ünlü kitabının en yeni baskısı! Java konusunda, JAVA SE 7 için güncellenmiş en kapsamlı Türkçe kaynak. Java dilini ve temel kütüphanelerini öğrenin. Veri tipleri ve operatörler, Kontrol ifadeleri, Sınıflar ve nesneler, Yapılandırıcılar ve metotlar, JavaBeans ve Collections Framework’ün gücünü keşfedin.

{pagebreak::5}

Bilgi ve Bilgisayar Casus Yazılımlar ve Korunma Yöntemleri

Yayın Evi: Grafiker Yayınları
Yazar: Gürol Canbek, Şeref Sağıroğlu

Bu kitapta bilgi ve bilgisayar güvenliğinin tüm yönleriyle doğru bir şekilde kavranması ve anlaşılması, güvenlikte büyük zafiyetlere sebep olan kötücül ve casus yazılımların verebileceği zararlı tüm yönleriyle ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.

Kitapta, gizlice arka planda çalışarak bilgisayar kullanıcılarını tehdit eden bu yazılımlar; çalışma mekanizmaları, kullandığı yöntem ve yaklaşımlar, var olan türleri ve bu tür yazılımlardan korunabilmek için gerekli olan önlemler ve kullanılabilecek yazılımlar / donanımlar hakkında ayrıntılı bilgi sunmaktadır.

Ayrıca kullanıcıların gerekli önlemleri almaları ve tehditlerle karşılaşmamaları için almaları gerekli önlemler de bu kitapta ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Not: Bu sayfa www.kitapturk.com‘un desteğiyle hazırlanmıştır.

:: Haftanın Kitapları’nı beğendiniz mi?