Android için BrickBreaker

Bugünki oyunumuzu herkes yakından uzaktan olsa da tanır. Atari ve tetrislerimizde oynadığımız Brick Breaker adlı tuğla kırma oyunu tabiki Android‘de de mevcut. Biz de sizler için inceledik.  

Renkli görünümüyle dikkat çeken BrickBreaker, 10 Megabyte boyutunda. Google Play Store‘da ortalama 3,7 gibi orta bir puan sahip yapım, Android 2.0 ve üstünde çalışıyor. 

{pagebreak::iki}

Gördüğünüz gibi oldukça renkli görünen yapımda üç canınız bulunuyor. Topları düşürmeniz halinde eksilen canınızı bazen vurduğunuz tuğlalardan düşen güçlendirme ile yükseltebiliyorsunuz. Topu atmak için kullandığınız rakete parmağınızla sağa sola iterek yön verebiliyorsunuz.

{pagebreak::uc}

BrickBreaker’da 40 bölüm bulunuyor. Bunların 20’si Old School olarak 20’si de New Style olarak isimlendirilmiş. Old School bildiğiniz Brick Breaker oyunlarındaki gibi başlıyor. New Stlye ise daha zor başlıyor. 

{pagebreak::dort}

BrickBreaker’da tuğlaları kırmak eğlenceli olduğu kadar da zor. Bu çelik görünümlü tuğlalar kırılmıyor ve genelde sizinle aralarında az mesafe oluyor. Yani oyalanmadan topu boşluğa atmalısınız.

{pagebreak::dort}

Son değineceğim nokta ise kırdığınız tuğlalardan düşen güçlendirmeler. Bu güçlendirmeler sayesinde raketiniz çok marifetli bir hale geliyor. Özellikle cannon çok iyi bir silah. Bu sayede tuğlalar daha çabuk bitiyor. Diğer güçlendirmeler de size avantaj getiriyor özellikle multiball ve expand gibi. Multiball sayesinde topların sayısı artarken expand ile de raketiniz uzuyor.

İndirmek için tıklayın.

Barcode Scanner ile tarayın.

Barcode Scanner’ınız yoksa buradan yükleyin.

:: BrickBreaker’ı denediniz mi?

iPhone İçin 4 Tavsiye Uygulama

Nike+ GPS

Nike’ın GPS uygulaması, en başarılı izleme uygulamalarından biri. Nike+ GPS ile internete, sim kartına ya da Nike+ ayakkabılarına ihtiyacınız yok. Tamamiyle telefonun GPS’ini kullanan Nike+ GPS uygulamasıyla dışarı çıkıp yürüdüğünüzde ya da koştuğunuzda verilerini iPhone’unuzda tutabilirsiniz.

Hız göstergesi de bulunan uygulama yaktığını ortalama kaloriyi ve kaç km yol yaptığınızı da gösteriyor. Uygulamadaki verileri Nike+ sitesinde, Twitter ve Facebook’ta da paylaşabiliyorsunuz. Uygulama içinden müzik çalmak da mümkün.

Uygulamayı indirmek için buraya tıklayın

{pagebreak::2}

Swackett

Basit hava durumu uygulamalarından sıkıldıysanız size güzel bir önerimiz var. Swackett ile hava durumu uygulamaları başka bir boyuta taşınıyor. Şu anın, bugünün ve yarının hava durumunu veren uygulama, hava durmuna uygun kıyafet çeşitlerini de gösteriyor.

Yana doğru kaydırdığınızda farklı sayfalarda farklı bilgiler öğrenebiliyorsunuz. Eğlenceli bir şekilde tasarlanan uygulamayı aşağı doğru kaydırdığınızda olası kıyafetleri değiştirebiliyorsunuz. Mac’de de bulunan uygulamanın düşük fiyatına değdiğini söyleyebiliriz.

Uygulamayı indirmek için buraya tıklayın

{pagebreak::3}

Steam

Half-Life’ın yapımcısı Valve tarafından kurulan online oyun mağazası ve online oyuncuların buluşma platformu Steam artık mobile taşındı. Steam’in mobil uygulaması çok işlevsel olmasa da hesabınızla giriş yapıp Windows ve Mac oyunlarının fiyatlarını görebilir, indirimlere bakabilirsiniz.

Uygulama içinden arkadaşlarınıza bakabilir, aktivilerini inceleyebilir, Steam ile ilgili haberleri okuyabilirsiniz. Steam hesabı sahibiyseniz ve Steam’den oyun indiriyorsanız en azından indirimler için bile bu uygulamayı kullanabilirsiniz.

Uygulamayı indirmek için buraya tıklayın

{pagebreak::4}

Saver

Harcadığınız paranın hesabını tutmak istiyorsanız Saver sizin için en güzel uygulamalardan biri olabilir. Gelir girdisinin yapılamadığı uygulama sadece giderlerinizin kaydını tutabilmeniz için tasarlanmış.

Harcamalarınızı kategorilerden birini seçerek miktarıyla kaydedebilirsiniz. Gün bazında kaydedebildiğiniz verilerin istatistiğine de istediğiniz zaman bakabilirsiniz. Grafik olarak nelere harcadığınızı gösteren uygulamada parmak hareketleriyle önceki ve sonraki aylara giderek karşılaştırma da yapabilirsiniz. Parasının hesabını tutmak isteyenler için mükemmel bir uygulama.

Uygulamayı indirmek için buraya tıklayın

:: Uygulamaları nasıl buldunuz?

 

Amerika IE, Avrupa Firefox Diyor

StatCounter firmasının yayımladığı istatistikler, tüm dünyanın tarayıcı savaşlarında hangi tarafı desteklediğini ortaya çıkardığı. İstatistik tablolarına baktığımızda Amerika’nın Microsoft sevdasını net bir şekilde görüyoruz. Amerika’da Internet Explorer kullanımı açık ara önde bulunuyor. 

1 Nisan ile 22 Nisan arasındaki verilere göre Amerika’da Internet Explorer yüzde 40.4 ile birinci sırada yer alıyor. Chrome yüzde 24.1 ile ikinci, Firefox ise yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alıyor. Firefox ile Chrome kendi aralarında bir savaş verse de Internet Explorer istatistik olarak bir hayli ilerde. Safari’nin yüzde 12.7 ile dördüncü olması da pek sürpriz değil. Satılan o kadar Mac ve iPad’ler henüz dördüncülükten öteye geçmesini sağlayamamış.

Avrupa’ya baktığımızda ise durum farklı. Genel kullanılan versiyonların toplamında Firefox yüzde 30.6 ile birinci sırada yer alıyor. Internet Explorer Avrupa’da ikinci sıraya düşmüş. Yüzde 29.2 ile ile ikinci sırada olsa da Chrome yüzde 29.1 ile üçüncü sırada, IE’nin hemen arkasında. 

Avrupa’nın tarayıcı versiyonlarına baktığımızda ise Chrome 18, Avrupa’nın en çok kullanılan tarayıcısı. Onu Firefox 11 ve IE 9 izliyor. Tabii düm versiyonları topladığımızda bir üst parafraftaki yüzdeler ortaya çıkıyor.

:: Siz hangi tarayıcıyı kullanıyorsunuz?

 

Robot Bacaklarla Yeniden Yürüyebiliyor

Teknolojinin günümüzdeki etkisi artarak devam ediyor. Fakat bu seferki haberimiz akıllı telefon ya da bilgisayar ile ilgili değil. Felçli ancak azimli bir kadın ile teknolojinin ona sunduğu imkanları içeriyor.

İngiliz Claire Lomas, 2006 yılında bindiği attan feci bir şekilde düşmüş. Aslında düşmüş demek hafif kalır, atın kendisini üzerinden atması sonucu hızlı bir şekilde ağaca çarparak düşmüş. Birçok kemiğini kırmasının yanı sıra üzücü olayın ardından göğsünün altı felçli kalmış.

Doktorların bir daha asla yürüyemeyeceğini belirttiği Claire, tekerlekli sandalyeye mahkum kalmak istemedi ve sınırlarını zorlayarak teknolojiye başvurdu. Azminin de yardımıyla aradığı kanı buldu ve ReWalk isimli cihazın sayesinde tekrar yürümeye başladı. İlk başlarda kısa süreli yürüyüşler gerçekleştirmeyi başarsa da azimli kadının hedefi daha büyük. Claire, Londra maratonunda yürümeyi planlıyor.

Claire’e bu azmi yaklaşık 43 bin pound yani 70 bin dolar gibi bir paraya mal oldu. Ancak parayı bir kenara bırakırsak yürüyemezsin denilen bir insanın azmiyle tekrar yürümesi gerçekten gurur kaynağı ve büyük mutluluk olsa gerek.

:: Teknolojinin bu konudaki katkılarını nasıl buluyorsunuz?

 

Yeni Galaxy Modeli Açıklanıyor

Akıllı telefon pazarında Galaxy ailesi ile büyük işler başaran ve çeşitli modelleriyle milyonlar satan Samsung, Galaxy ailesini genişletmeye devam ediyor. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta boyunca Samsung Galaxy S3 ile ilgili çok önemli bilgiler ortaya çıkmış ve Amazon Almanya telefonu ön siparişe açmıştı.

Samsung Mobile Twitter hesabı, hedefin “tgeltaayehxnx” olduğunu belirten bir Tweet attı. Bu kelime bir anlam ifade etmese de şifre olduğu tahmin ediliyor. Kelimedeki harflere tek tek alıp bir anlam yaratmaya çalıştığımızda The Next Galaxy yazdığını görebiliyoruz. 

Bu isimli bir de site mevcut. Tgeltaayehxnx.com adresine girdiğiniz Samsung’un bir geri sayımı sizi karşılıyor. Hem de çok yakın bir saat. Sadece birkaç saat sonra Samsung’un yeni telefon modeli bu sayfada açıklanıyor olacak.

Siz de Android’li olması beklenen yeni telefon modelini merak ediyorsanız bu sayfası takip edebilirsiniz.

:: Sizce Samsung nasıl bir model tanıtacak?

 

SkyDrive Mac Uygulaması Yayımlandı

Microsoft’un bulut çözümü olan SkyDrive’ın bedava alanının 25 GB’dan 7 GB’a düştüğünü, eski kullanıcıların bedavaya tekrar nasıl 25 GB’a ulaşacağını sizlere aktardık. Microsoft’un SkyDrive yenilikleri bitmemiş. Windows için uygulaması olan SkyDrive’ın şimdi de Mac için uygulaması yayımlandı.

Mac uygulamasını yükleyerek evrensel bir SkyDrive klasörüne sahip olabilirsiniz. Klasöre atacağınız her dosya otomatik olarak SkyDrive’a yüklenecek. Yine üst barda SkyDrive logosunda SkyDrive yönetimi gerçekleştirilebilecek. Ayrıca mobil uygulamalardan atılan tüm dosyalara anında Mac’den ulaşmak da artık mümkün.

Microsoft, Mac uygulamasının yanı sıra iPhone uygulamasını da güncelledi. iPad için olan güncelleme Retina ekran desteğiyle birlikte geliyor.

Mac için SkyDrive uygulamasını buradan indirebilirsiniz.

:: SkyDrive kullanıyor musunuz?

 

Dropbox Dosyalarına Link Verin

Bulut servisleri arasında oldukça iddialı olan Dropbox, rakiplerinin çoğalması ve servis kalitelerinin artması sebebiyle icraatlerini sıklaştırmaya başladı. Geçtiğimizi haftalarda Dropbox’un hediye alanları iki katına çıkardığını sizlere duyurmuştuk. Dropbox sahipleri için bir güzel haberimiz daha var.

Dropbox’un en büyük eksisi belki de depolama alanında duran dosyaları link olarak arkadaşlarımızla paylaşamıyor olmamızdı. Ya karşıdakine de Dropbox üyeliği aldırıp ortak klasör oluşturuyorduk ya da kullanıcı adı ve şifremizi vererek dosyayı indirmesini söylüyorduk. Artık bu durum ortadan kalkıyor.

Dropbox’a direkt link verme özelliği geldi. Artık depolama alanında bulunan dosyalara sağ tıklayarak link alabilir ve bu linki paylaşarak arkadaşlarınızın indirmesini sağlayabilirsiniz. Web sürümü, Windows ile Mac sürümü ve mobil sürümü için direkt link özelliği eklenmiş durumda. iPhone’dan da bir dosyayı Dropbox’a atıp direkt link alma seçeneği mevcut.

Bu özellik ile Dropbox bir açığını kapatmış oldu. Ancak artık yarış kızışıyor; SkyDrive ile Google Drive bomba gibi geliyor. Henüz bir bulut servisi kullanmıyorsanız karşılaştırma rehberimizle size uygun bulut servisini seçebilirsiniz.

:: Dropbox kullanıyor musunuz?

 

Facebook 1 Milyar Üyeye Çok Yakın

Sosyal ağ kavramını hayatımıza sokan Facebook ülkemiz internet kullanıcılarının da en çok ziyaret ettiği adreslerin başında geliyor. Arkadaş ortamı ile yazı ve görsel medya paylaşımını sağlayan site, böylece sanal dünyanın sosyalliğini oluşturuyor.

Adeta internetin göz bebeği olan platform, dönem dönem yayınladığı üye verilerinin bir yenisini gün içerisinde paylaştı. Açıklanan raporda en dikkat çeken madde sitedeki kayıtlı kullanıcı sayısı. Verilere göre Facebook şu an 901 milyon üyeye sahip. Bunların 526 milyonu her gün siteye girerken 488 milyonu ise erişim yolu olarak mobil cihazları da tercih ediyor.

Kişilerin gönderilerine toplamda günlük 3,2 milyar yorum yapılıyor. Üstelik 24 saat içerisinde siteye yüklenen fotoğraf sayısı 300 milyon iken toplam arkadaşlık oranı ise 125 milyar.

Sosyal ağın bu derece atılım yapmasının aslında 3 ana sebebi var diyebiliriz. Bunlardan ilki, bahsettiğimiz arkadaş ortamıyla gerçekleşen paylaşım ortamı. İkinci madde kullanıcıya dönük yenilikler. Zaman Tüneli, fotoğraf kalitesindeki artış, diğer sitelerde entegre Facebook kullanımı gibi konular ve Andorid, iOS gibi sistemler için geliştirilen uygulamalar kişilerin beğenisini topluyor.

Son etken ise Facebook’un halka arzı. Zira site, birkaç ay önce haberin duyurulmasından sonra kısa süre içerisinde 845 milyon kullanıcıya ulaştı.

Adeta devasal bir oranda internet kullanıcısını bünyesinde barındıran site, böyle giderse 2012 bitmeden -Ağustos ayı gibi- 1 milyar üye sayısına ulaşacak. Oldukça yoğun bir trafiğe maruz kalan Facebook’un yayınladığı bu veriler sonrası ilgili konu “Facebook Now Has 901 Million Users”başlığı ile Twitter’ın en çok konuşulan konuları arasına girdi.

Mark Zuckerberg Hakkında Bilinmeyenler galerisi için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.

:: Facebook porfiliniz var mı? Site hakkındaki genel görüş ve düşünceleriniz nedir?

 

3 Adımda Bedava 25 GB Sahibi Olmak!

ShiftDelete.Net tarafından kaydedilen ve sosyal medyadan TV kanallarına kadar birçok ekranda milyonlarca kişi tarafından izlenen bu video, bulut bilişimin ne olduğunu en basit tanımlarla anlatıyor.

Biz, yine de şunu söyleyelim; bulut bilişim sayesinde dosyalarınıza dilediğiniz yerden, dilediğiniz cihazdan, güvenli bir şekilde internet bağlantısıyla ulaşabilirsiniz.

Bedavadan 18 GB ekleyin!

Microsoft‘un tüketiciler için sunduğu ve şu ana kadar 7 GB ücretsiz alan veren SkyDrive, dosyalarınızı daha geniş kapasitelerde saklamanız için bu alanı, sınırlı bir süre zarfında eski kullanıcıları için 25 GB’a çıkardı.

Elinizi çabuk tutup, bedavadan 18 GB kazanmak için aşağıdaki basit uygulamaları yapmanız yeterli.

1. Adım


SkyDrive web sayfasına giriş yapın.

2. Adım


Depolama alanını yönettiğiniz sayfaya ulaşın.

3. Adım


Ücretsiz yükseltme işlemi için tıklayın.

Google, Microsoft, Apple gibi firmaların yanı sıra DropBox gibi firmaların verdiği sistemler arasında hangi servisin daha iyi olduğunu anlatan bir yazıyı, yakında sizlerle paylaşacağız.

Bu arada SkyDrive’ın bu güzelliğinden bahsetmişken, hizmetten daha kolay faydalanmak için Microsoft tarafından hazırlanan uygulamayı kullanmanızda fayda var.

:: Bedava 25 GB için neler düşünüyorsunuz?
Tıklayın, SDN Forum’da tartışalım.

Bulutun Kralı Kim?

Bu ay bulut hizmetleri konusunda oldukça sıkı bir ay yaşıyoruz. Öncelikle Dropbox, arkadaşını getirene iki kat daha fazla alan vereceğini ve önceden getirilen arkadaşlar için de bu rakamın otomatik arttığını açıkladı. Ardından Google’ın merakla beklenen bulut hizmeti Google Drive resmi olarak tanıtıldı. Şimdi de Microsoft, SkyDrive ile köklü bir değişiklik yapıyor.

Microsoft, SkyDrive ile her kullanıcısına 25 GB bedava alan veriyordu. Ancak görünüşe göre Microsoft işi daha profesyonel hale getirmek istiyor. Diğer servislerde olduğu gibi SkyDrive da artık yükselen alanlara farklı ücret isteyen bir bulut hizmetine dönüştü. Her kullanıcıya verdiği 25 GB alan ise otomatik olarak 7 GB’a düşürüldü. Yapılan bu alan düşüklüğü ile ilgili Microsoft, 25 GB’lık SkyDrive kullanıcılarının yüzde 99.4′ünün 7 GB’dan daha az alan kullandığını, bu yüzden 7 GB’ın halen iyi bir teklif olduğunu savunuyor. Eski SkyDrive abonesiyseniz bedavaya 25 GB’a tekrar yükseltebilirsiniz.

Hangi bulut servisini kullanmalıyım?

Bulut sektöründe oyuncular çoğalıyor. Dropbox oldukça iyi işler yaparken Google da işin içine girdi. Microsoft da SkyDrive’a çeki düzen vererek daha ilgi çekici hale getirmeye başladı. Bu konuda TTNET de Netdisk hizmetini abonelerine sunuyor. Ucundan da olsa Apple da iCloud ile bulut sektörünün içinde. Henüz hangi bulut servisini kullanacağınızı bilmiyorsanız sizler için minik bir rehber hazırladık.

Bulut servisleri karşılaştırması için tıklayın

{pagebreak::2}

SkyDrive

Microsoft’un bulut hizmeti olan SkyDrive, bütün kullanıcılarına bedava olarak 7 GB alan veriyor. 7 GB alanı internetteki depolama alanınız olarak kullanabildiğiniz gibi aynı zamanda birçok uygulama ve yazılımdan otomatik olarak senkronizasyon yapmanız da mümkün. Halen yapım aşamasında olan Windows 8′in bulut tabanlı bir yapısının olacağı biliniyor. Yine Office 15 yazılımı da SkyDrive destekli olacak. Oluşturduğunuz tüm ofis dökümanları anında buluta taşınabilecek.

SkyDrive’ın iOS uygulaması (iPhone, iPad, iPod) ve Windows Phone uygulaması bulunuyor. Android uygulaması bulunmadığı için Android telefon ve tabletlerden uygulama bazında erişim mümkün değil. Windows ve Mac uygulamaları sayesinde bilgisayarlardan da erişim mümkün. Tabii internet sayfasında evrensel olarak her yerden erişebilirsiniz.

Bir seferde yükleyebileceğiniz en büyük dosya boyutu ise 2 GB olarak belirlenmiş. Yani 7 GB’lık alana 4 GB’lık bir film atmanız mümkün değil. Ancak rar’layıp bölerek atabilirsiniz.

Bedava olarak verdiği 7 GB alan rakipleri arasında en yükseği. Eğer ekstra 20 GB alan isterseniz senesi 10 dolar gibi düşük bir rakam ödemeniz gerekiyor.

{pagebreak::3}

Dropbox

Bulut piyasasının en büyük oyuncularından biri. Microsoft ya da Google gibi büyük bir kuruluşun markası değil, kendi başına bulut piyasasında bulunuyor. Birçok uygulamanın desteğiyle de kullanım alanı oldukça geniş. Ancak Microsoft veya Google gibi büyük bir oyuncunun arkasında bulunmamasının dezavantajları ilerleyen dönemde görünür hale gelebilir.

Dropbox, her kullanıcısına 2 GB bedava alan veriyor. Her getirdiğiniz arkadaş içinse 500 MB yeni alan hediye ediyor. Bu şekilde 16 GB’a kadar alanınızı yükseltebilirsiniz. Yani 32 arkadaş getirdiğinizde 16 GB bedava alana sahip olabilirsiniz. Bir nevi titan saadet zinciri şeklinde ilerlese de bu şekilde SkyDrive ya da Google Drive’dan daha yüksek alan sahip olabilirsiniz.

Dropbox’un iOS, Android, Windows ve Mac uygulamarı bulunuyor. Dropbox’un henüz Windows Phone için bir uygulanması bulunmuyor ancak geliştirildiği biliniyor. Yine aynı şekilde internet sitesi sayesinde her yerden erişmek mümkün. Klasörlerinizi başka Dropbox’u olan arkadaşlarınızla paylaştırdığınızda ortak bulut klasörü olarak da kullanabilirsiniz.

Bir seferde yükleyebileceğiniz en büyük dosya boyutu Dropbox’da da tıpkı SkyDrive gibi 2 GB.

Dropbox’un bir üst ücretli paketi ise Pro paket olarak geçiyor ve aylığı 9.99, yıllığı ise 99 dolar. Verdiği alan ise sahip olduğunu alana ek olarak 50 GB. Bu pakette arkadaşlarınızı getirdiğinizde 1 GB alan kazanıyorsunuz ve toplam kazanabileceğiniz alan 32 GB.

{pagebreak::4}

Google Drive

Google, merakla beklenen bulut hizmeti Google Drive’ı tanıttı. Henüz çiçeği burnunda olan Google Drive, herkese 5 GB bedava alan hediye ediyor. Dropbox’dan fazla, SkyDrive’dan ise az. Ancak 5 GB’ın ideal bir kapasite olduğunu belirtmemiz gerek.

5 GB bedava alan bana yetmez diyorsanız. Ayda 2.49 dolara 25 GB, 4.99 dolara 100 GB, 49.99 dolara ise 1 TB alana sahip olabilirsiniz. Özellikle profesyonel kullanımı baz aldığımızda 1 TB için aylık 49 dolarlık ücret oldukça uygun diyebiliriz. 

Google‘ın olduğu için tamamiyle Android uyumlu olduğu tartışılmaz. iPhone, iPad gibi uygulamaları henüz bulunmuyor ancak Google, kısa sürede yayımlanacağını belirtiyor. Windows ve Mac için uygulamaları da yayımlanmış durumda. Hemen kurup bilgisayarınızda Google Drive klasörüne sahip olabilirsiniz.

Tüm Google servisleriyle uyumlu olacağı için özellikle Android ve Gmail kullanıcılarının tercih edeceğini düşünüyoruz. Bu arada ücretli paketlerden herhangi birine geçerseniz Gmail hesabınız otomatik olarak 25 GB‘a çıkartılıyor.

{pagebreak::5}

iCloud

Apple’ın bulut hizmeti iCloud, diğerlerine göre çok daha farklı işliyor. Hatta onların bir rakibi olmadığını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü iCloud, diğerleri gibi dışarıya açık bir bulut hizmeti değil. iOS başta olmak üzere Apple ürünlerine sahip olanların kullandığı bir bulut hizmeti. Tüm uygulamalarınızı, şarkılarınızı, fotoğraflarınızı, belgelerinizi iCloud ile buluta taşıyıp diğer iOS cihazlarından ulaşmanızı sağlıyor.

Eskiden MobileMe adıyla hizmet verirken depolama alanı olarak da kullanılıyordu ancak şimdi bu mümkün değil. iCloud’a iOS cihazınızı yedeklemeniz ve yeni cihazınıza ya da formatlanmış cihazınıza bu yedeği tekrar yüklemek mümkün. Yeni çıkacak Mountain Lion işletim sistemiyle birlikte iCloud artık Mac işletim sistemine de tamamiyle sıçrayacak. Şu an için yoğun kullanım alanı iOS cihazlar. Verdiği bedava alan ise 5 GB.

{pagebreak::6}

Netdisk

TTNET’in bulut hizmeti olan Netdisk, tüm TTNET abonelerine 1 GB bedava alan veriyor. Arkadaşlarını getirenlere ise 100 MB hediye ediyor. Windows, Mac, iPhone ve Android uygulamalarının bulunması da bir avantaj.

Bir üst paketi 50 GB ve aylık 4.99 TL TTNET faturanıza yansıtılıyor. 1 Nisan 2012 itibariyle adil kullanım kotası yükseltilen abonelerin tamamına Haziran sonuna kadar 50 GB’lık alan bedava veriliyor.

Editörün Seçimi:

Henüz Google Drive’ın tam olarak açıklanmamış olmasından dolayı belki onu katamayız ancak şu an yarış SkyDrive ile Dropbox arasında geçiyor gibi. Apple ve TTNET biraz daha sınırlı hizmet verdikleri için bu topun biraz daha dışında kalıyorlar. Dropbox’un birçok uygulama tarafından desteklenmesi bir avantaj. SkyDrive ise Microsoft tarafından destekleniyor ve Windows 8 ile bütünleşik olacak. SkyDrive kullanmak için Windows Live ID sahibi olmanız lazım ki bunun sadece Hotmail hesabı almanız gerektiği anlamına gelmediğini belirtelim. Bakalım Google’ın hamlesiyle bulut sektörü nasıl şekillenecek.

Genel olarak değerlendirecek olursak Dropbox ve SkyDrive’ın karşılıklı avantajları bulunuyor. SkyDrive’ın  25 GB gibi yüksek alanına karşılık Dropbox toplamda 18 GB alan vaad edebiliyor (16 GB’a kadar arkadaşlarınızı getirirseniz). 

Bulut hizmetleri arasında Editörün Seçimi ödülünü SkyDrive kazanıyor. Eğer bir Live ID’niz varsa hemen 25 GB’lık bedava alana sahip olabilirsiniz. Değilseniz bile hem en yüksek bedava kapasiteyi hem de en uygun fiyata yükseltme seçeneğini sunuyor. Windows 8 ile bütünleşik olacak olması da şimdiden geleceğe yapacağınız bir yatırım olabilir. Windows dosyalarınızı SkyDrive’a yüklediğinizde Windows 8‘e sorunsuz geçiş yapabilirsiniz.

:: Siz hangi bulut hizmetini kullanıyorsunuz? Kullanmıyorsanız hangisini kullanmayı düşünüyorsunuz?

 

Shoot the Apple Tablet İnceleme

Mobil cihazların kullanım amaçlarından biri de oyunlar. Gerek tablet gerekse cep telefonlarında oyun oynamak birçoğumuz için olmazsa olmazlardan biridir. Konu tablet olunca işin heyecanı ve eğlencesi daha da artıyor.

Shoot the Apple isimli uygulama da bu eğlenceli oyunlardan biri. İlk iş olarak oyunu Google Play online yazılım mağazasından tablet bilgisayarımıza indirmek gerekiyor. Farklı tablet cihazlara destek veren oyunu biz Samsung Galaxy Tab 10.1 kullandık.

Shoot the Apple temelde bir atış yaparak hedef vurma oyunu. Hedefimizde her zaman bir adet elma var. Bu şirin ve ilginç tasarlanmış elmayı vurmamız gerekiyor. Atış yaptığımız cihaz bir top, topun kullandığı malzeme ise kukla mankenler. Bu kuklaların ilginç fizik tepkileri bulunuyor. Atışı yaptıktan sonra kukla en ufak bir şekilde bile olsa elmaya dokunursa bütün sahne yıkılıyor ve kazanmış oluyoruz. 

Aynen Angry Birds‘te olduğu gibi her bir bölümde 1, 2 ve 3 yıldız olmak üzere 3 farklı yıldız alabiliyoruz. 3 yıldızı ilk atışta alırsak kazanıyoruz. İkinci ve üçüncü yıldızlar ise sırasıyla 2 ve 3 ya da daha üstü atışlarda alınıyor. Oyun çok zor değil. Ancak bölümler arasında ilerledikçe zorluk seviyesi de orantılı olarak artıyor. 

{pagebreak::2}

Topun hareketini ve vuruş açısını elle kumanda ediyoruz. Bu yöntemle topu kumanda etmek çok zor değil. Ancak bölümler arasında hareketli hedefler ve ilginç engeller ciddi anlamda zorluk teşkil ediyor. 

 

Hedefi vurduktan sonra ekrandaki herşey dağılıyor ve yıkılıyor. Bu sayede bir sonraki bölüme geçiş yapıyorsunuz. Bölüm geçtikçe yıldız topluyorsunuz ve belli bir yıldızdan sonra ana bölümler arasında geçiş yapıyorsunuz. Oyun içinde yıldız satın alabileceğiniz bir bölüm de bulunuyor. Ancak uyaralım yıldızlar oldukça pahalı ve bu tip bir oyun için yüksek bir fiyatta olduklarını belirtmek isteriz.  

Sonuç olarak Shoot the Apple, tablet bilgisayarlarda eğlenceli saatler geçirmek için hazırlanmış bir oyun. Özellikle fizik motoru ilginç olan oyunla tablet kullanım keyfinizin artacağını söyleyebiliriz. Oyunu Android işletim sistemi için hem telefon hem tablet desteği bulunuyor. Oyunu yüklemek için buraya tıklayın.

:: Oyunu nasıl buldunuz?

 

 

 

Android için Zedge Uygulaması

Android, Linux tabanlı açık kaynak kodlara sahip bir işletim sistemidir. Özgürlükçü kullanımı nedeniyle pek çok seveni mevcut. Kullandığımız cihazın temasını, arayüzünü özgürce değiştirebildiğimiz gibi, duvar kağıdı, zil sesi gibi telefonlara kişisellik katan kısımları da değiştirebiliyoruz.

Peki güzel duvar kağıtları, zil sesleri ve uyarı seslerine nasıl ulaşacağız. İşte bu noktada Zedge adlı program devreye giriyor. Binlerce yüksek çözünürlüklü duvar kağıdı, uyarı sesi ve zil seslerinden bir tanesini ya da onlarcasını indirebilir, pratik bir şekilde kullanabilirsiniz. 

Programı ilk açtığımızda ana ekranda üç seçenek karşımıza çıkıyor. Duvar kağıtları, zil sesi ve bildirim seslerinden birini seçip içlerine giriyoruz.

{pagebreak::2}

Duvar kağıtları ile başlayalım. Sevdiğiniz duvar kağıtlarına kalp işaretini seçerek ayırabiliyorsunuz. Daha sonra bu seçtiğiniz duvar kağıtları, favorilerde gözükecek.

Ayrıca resimlere de üzerlerine tıklayarak giriyoruz. Galaxy Note adındaki duvar kağıdını telefonumuza kurduk. Telefona yüklediğimiz resimlerin üzerinde indirildiğine dair bir simge beliriyor.

{pagebreak::3}

Beğendiğimiz bir resmin içine giriyoruz. i kısmından resim ile ilgili bilgileri alabiliyoruz. Ayrıca kalp işaretinden favorilerinize ekleyebiliyorsunuz. Mesaj işareti ise yorum yapmanızı sağlıyor.

Yuvarlak işaretine bastığınızda ise indirme işlevi başlıyor. Aynı alana ikinci defa basarsanız, duvar kağıdınız ana sayfada kullanılabilir oluyor.

{pagebreak::4}

Zil seslerine girdiğimizde ise alt alta sıralanmış dosyaları görebiliyoruz. Yine kalp işaretleri ile favorilerinizi seçebiliyorsunuz.

{pagebreak::5}

Zil seslerinde de durum duvar kağıtlarına benzer. Müzik dosyasına üzerinden oynat dediğimizde dinleyebiliyoruz. Eğer melodi ya da ses hoşumuza giderse, aşağıdan indiriyoruz.

Android için Zedge uygulamasını indirmek istiyorsanız, buradan Google Play Store sayfasına ulaşabilir ve uygulamayı indirebilirsiniz.

Ben açıkcası bu uygulamayı şiddetle tavsiye ediyorum.

:: Zedge uygulamasını kullanıyor musunuz?