Football Manager 2012 İnceleme

Eğer bir futbol sevdalısıysanız, hangi takımı destekliyor olduğunuz asla farketmez. Futbol sizin için bir yaşam biçimidir ve her oynanan maç sizin için önemlidir. Yalnızca en büyük ligler değil, biraz daha küçük ligler bile takibiniz altındadır. Bahis oynarsınız, maça gidersiniz, TV’de maç izlersiniz.


Bütün bunlar yetmezmiş gibi, üzerine maç sonrası yorumları dinler, TV’de konuşan insanları beğenmez ve eleştirirsiniz. Bu konuda haklısınızdır çünkü TV’de futbol yorumlayan insanlar, futbolu sokaktaki herhangi bir insandan daha fazla bilmezler.

Tuttuğunuz takım bir türlü istediğiniz kadar başarılı olamaz. Bunun üzerine geriye yapılacak tek bir şey kalır. Gidip Football Manager 2012’yi satın alırsınız. Bilgisayarınıza kurup, başlarsınız oynamaya. Artık takımınızın kaderi sizin ellerinizdedir.

{pagebreak::fm1}

Ronaldo kafasını kaldırdı

Her yıl gelenek haline gelen Football Manager serisi, bu yıl da piyasaya sürüldü ve getirdiği yenilikler konusunda bir hayli eleştiri aldı. Gerçi ön inceleme sürümünü inceleyip sizlere tecrübelerimi aktarmıştım ama tabii ki ön inceleme ile tam sürüm arasında bazen farklılık gösteren noktalar oluyor.

FM 2012’ye önce Beşiktaş ile başlayıp iki sezon geçirdim, ardından yeni bir oyun açarak her yıl olduğu gibi Manchester City ile oynamaya başladım. Bu sezon diğerlerine göre oldukça farklı bir oyun deneyimi sundu bana Man City doğal olarak.

Fakat oyunda ilk dikkatimi çeken şey, değişen menülerin işlevselliği nasıl arttırdığı oldu. Artık her şey elinizin altında yer alıyor diyebilirim. Eskiden üç ya da dört ayrı menü üzerinden ulaşabildiğiniz çoğu şey artık tek bir tıklamayla karşınıza geliyor.

Hal böyle olunca oynanış konusunda oldukça hız kazanıyor FM 2012. Zaten oynanış konusunda tek ihtiyacı olan şey hızlanmaktır FM’nin. Menülerin basitliği ve göz yormaması, istediğiniz noktaya istediğiniz anda erişebilmeniz önemlidir. Sports Interactive, FM 2012 ile bunu başarmış diyebilirim gönül rahatlığıyla.

{pagebreak::fm2}

Bunun haricinde maç ekranı içerisindeki taktiksel değişimler de yerli yerinde olmuş. Artık taktik ekranımız bir hayli farklı onu söyleyeyim. Hatta CM serisine oldukça benziyor diyebilirim.

Her oyuncunun oynayacağı oyun tipini, oyun mentalitesini taktik ekranında oyuncunun altındaki ufak bara tıklayarak değiştirebiliyorsunuz. Ayrıca maç içerisinde “Quick Tactics” adlı sekmeden hızlıca oyuncu değişikliği yapabiliyor, oyuncunun mevkisini değiştirebiliyorsunuz.


Şöyle bir kaleye baktı

Aslına bakarsanız FM incelemelerini yazmak her zaman daha zordur. Zira her yıl çok benzer özelliklerin değişen detaylarını açıklamak gerekir. Hele bir de bu yıl olduğu gibi detaylar oldukça derinlerde gizliyse, oyunun altını üstüne getirmeniz gerekir.

Football Manager 2012’nin en önemli değişikliği menülerinde ve takım konuşmalarında olduğundan, menüler kısmının kalan özelliklerine değinip, oyunun eksik yönlerine geçmek istiyorum. Transfer ekranı, taktik hazırlama ekranı, basın toplantıları ve maça girişlerdeki ekranların çoğu, bir önceki oyun ile aynı kalmış.

Zaten köklü bir değişikliğe ihtiyaç duymadığımızdan yerli yerinde bir hareket olmuş. Eğer menülerin her yıl değişeceğini düşünürseniz, her yıl yeni bir oyuna alışmak zorunda kalacağınızı ve oynadığınız oyunun FM olduğunu unutacağınızı da hatırlatmam gerekiyor.

{pagebreak::fm3}

Daha önce de belirttiğim gibi önemli olan tek şey işlevsellik, hızlı erişimler ve kolay bir oynanış. Bunların hepsi FM 2012’de mevcut. Her yıl düşünüp beklentilerimizi listeliyoruz belki kafamızda ama Sports Interactive bunlardan çok daha farklı özellikleri daha da detaylandırıp karşımıza koyuveriyor.


Vuracakmış gibi yaptı, vurmadı

Örneğin oyuncu diyalogları. Tamam birçoğumuz diyalogların gelişmesi gerektiğini söylüyordu zaten ama bu yıl yapılan değişiklik işlevsel ve işlevsel olduğu kadar da hantal bir değişiklik. Neden böyle söylediğimi hemen açıklayayım.

Eğer oyuna, “Maç öncesi konuşmaları asistanım yapsın.” gibi bir seçenek koyuyorsanız insanların bu konuyla pek uğraşmak istemediklerini ve hatta daha da ötesinde, aslında çok da işe yarayan bir opsiyon olmadığını yüzümüze vuruyorsunuz demektir.

Hal böyle olunca, oyuncu konuşmaları konusunda yaptığınız değişikliklerin, kiminle ne tür bir konuşma yapacağımız değil, bu hantallığın ortadan nasıl kaldırılacağı şeklinde olması gerekiyor. Ön inceleme versiyonunda da söylediğim gibi gerçekten işe yarıyor artık konuşmalar ama her oyuncuyla her maç öncesi tek tek konuşmaya çalışmak başta eğlenceli gibi görünse de, oyunda beşinci sezonunuzu geçirirken yalnızca külfet haline geliyor.

{pagebreak::fm4}

Angarya işlerle uğraşmak da pek zevkli olmadığından haliyle oyun biraz daha iç karartıcı bir hal alıyor. Şahsi tecrübem, birkaç sezondan sonra konuşmaları asistanıma devrettiğim ve yalnızca işin taktiksel kısmı ile ilgilenmeye başladığım yönünde.

Çünkü bu oyunun en önemli yanı, hazırladığınız taktikler ve taktiklerin maçlara yansımasıdır. Kritik bir maçınızda 2-0 geriye düştüksen sonra yapacağınız hayati müdahaleler sayesinde maçı çevirmek insanın kendisini bir Mourinho ya da Van Gaal gibi hissetmesine yol açabiliyor açıkcası.

Benim hiç anlayamadığım bir şekilde, oyunun taktiksel yönüne eğilmektense, bizi çok yönlü bir menajere çevirmeye çalışan Sports Interactive, bu yıl da taktik konusunda bir müdahale yapmayarak bizleri hayal kırıklığına uğratmayı başardı.

Yahu ben bu oyunda gerçekten kişiselleştirilmiş taktikler yapmak istiyorum. Oyuncularıma nerelere koşmaları gerektiğini, türlü duran top organizasyonları öğretebilmek istiyorum. Teknik direktörlük böyle bir iş değil midir?

Yalnızca oyuncu alıp satıp, oynamadığı için ağlayan futbolcunuzla ilgilenip, geriye düştüğünüz maçlarda yalnızca 4-2-4’e dönerek maç kazanmak mıdır teknik direktörlük? Bence değildir diyorum ve Football Manager 2012’nin hanesine büyük bir eksiyi yazıyorum.

{pagebreak::fm5}

Karşısında iki kişi var

Eh, taktik yönünden oldukça zayıf kalan Football Manager 2012, antrenman bölümünde de sınıfta kalacak gibi görünüyor. Eğer oyunun resmi ya da resmi olmayan forumlarını araştıracak olursanız, insanların sürekli olarak antrenman bölümünün geliştirilmesi gerektiğini ve yıldız oyuncuların gelişimini hiçbir şekilde etkileyemememizin çok rahatsız edici olduğunu söylediğini göreceksiniz.

Etkileyemiyoruz demek haksızlık olacaktır ama yine de o kadar az etkimiz oluyor ki oyuncular üzerinde, “Wonderkid” olarak tabir edilen oyuncuları, pozisyonlarında istediğimiz türde adamlara çevirme girişimlerimiz hep havada kalıyor.

Hele bir de FM 2012’de oyuncuların ağır antrenmandan dolayı sürekli olarak sızlanmaları ve takımda huzursuzluk çıkarıp, mutsuz olup takımın kaderini etkilemeleri olayı var ki, evlere şenlik denebilir. Arkadaşlar, ben bu antrenmanları size işkence olsun diye değil, hepimizin iyiliği için yaptırıyorum da diyemiyorsunuz.


Ya antrenman programını değiştirip oyuncuyu mutlu ederek taviz vereceksiniz ya da resti çekip karşınızdaki futbolcunun size karşı ayaklanmamasını umacaksınız. Zira ayaklanacak olursa, emin olun ki onunla birlikte karşınıza dikilecek birçok oyuncu olacaktır.

{pagebreak::fm6}

Bir çalım attı

Oyunun eksik kalan yönlerine değindikten sonra, gelelim diğer yeniliklere. Öncelikle piyasada Football Manager 2012 kadar iyi bir menajerlik oyunu yok onu belirtmem gerekiyor. Sports Interactive de bunun farkında olacak ki, her yıl mini değişiklikler yaparak oyunu piyasaya sürüyor.

Tabii piyasanın en iyi menajerlik oyunu olmasını sağlayan birçok özelliği var. Bu yıl bu özelliklere eklenenler ise, maç esnasında dinamik olarak değişen hava durumları ve oyuna eklenen kar yağışı, yeni oyuncu animasyonları gibi özelliklerin dışında, oyuncularla gelişen diyaloglarımız ve takımla toplantı yapmamız gibi opsiyonlar olarak sıralanabilir.

Basın toplantılarına yeni diyaloglar eklenmiş ve yeni sorulara yeni cevaplar verebilmemiz sağlanmış. Yine de geçen yıldan kalan sorular ve aynı cevaplar mevcut, belirteyim. Unutmadan söyleyeyim, oyuna artık başladığınız sayıda lig ile devam etmek gibi bir zorunluluğunuz da yok. İsterseniz sezonların sonunda eklenmek üzere yeni ligler seçebilir ve transfer olabilirsiniz.

Grafiksel açıdan minik geliştirmelerini sürdürmüş Sports Interactive. Ön incelemede söylediğim gibi bu hızla giderlerse yıllar sonra gerçeğe yakın grafikler görebileceğiz gibime geliyor. Neler olacak, hep birlikte göreceğiz.

{pagebreak::fm7}

Transferler konusunda daha isabetli rakamlar istenmesini beklerken, Man City ile Porto’dan Hulk’u almak istediğimde 131 milyon Euro gibi bir rakam istendiğini gördüğümde hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu görmem de beni üzenler listesine eklendi. Porto ile ben oynuyor olsaydım ve Man City Hulk’u isteseydi, değeri olan 8.75 milyon Euro’nun ancak iki katını alabilirdim transferde. Hadi 30 milyon Euro alayım.

Transferlerdeki dengesizliği umarım anlatabilmişimdir sizlere. Gerçi sıkı FM oyuncuları ne üzerine konuştuğumuzu şu an çok net anlamış olacaklardır eminim. Her yıl olduğu gibi yine transfer konusunda canımız çok yanacak gibi duruyor. Hazır transfer konusuna girişmişken, belirtmem gereken bir yeni özellik daha var.

Artık oyuncu kontratlarına “Loyalty Bonus” yani takıma sadık olma bonusu ekleyebiliyorsunuz. Küçük takımların büyük oyuncuları ellerinde tutabilmeleri için güzel bir gelişme olmuş diyebilirim. Tabii Loyalty puanı düşük bir oyuncu her zaman takımdan gitmek isteyecektir ama en azından takımı seven oyuncuların da artık oyunda yer alabileceğini bilmek güzel bir his. Sonuçta bir iskelet oluşturmaya çalışıyoruz şunun şurasında değil mi?

Son olarak Türkiye liglerinden de bahsedeyim. Türkiye veritabanı eski sezonlara göre biraz daha isabetli olmuş diyebilirim. Beşiktaş’a yıllardır eklenmesi beklenen Muhammed Demirci’de eklenmiş durumda. 16 yaşında ve 19 teknik gibi inanılmaz bir özelliğe sahip. Oldukça iyi bir oyuncu haline geldiğini de ekleyeyim. Ayrıca ligdeki yabancı sınırlaması da kalkmış durumda.

Tüm takımların kadroları gerçeğe yakın olarak oyuna aktarılmış ama yine de biraz daha özen gösterilse daha iyi olabilirmiş gibi geldi bana. Oyuncuların performanslarına bakarak yetenek puanlarını dağıtan SI Games, bu yıl biraz daha özensiz davranmış ve sanırım veritabanı hazırlayan Türk’lerin, belli bir takımın taraftarı olmasının etkisinde kalmış.

{pagebreak::fm8}

Bir çalım, bir çalım daha. Kaleye baktı, şuuuuuut ve gooooooooooooool!

Oyunla ilgili son sözlerime geldim ve incelemenin Football Manager hayranları tarafından sevilmeyecek noktaları olduğuna adım gibi eminim. Şunu söylemem gerekiyor ki, kendimi bildim bileli Football Manager ile sürekli olarak haşır neşir olan bir insanım.

Aslında ben de ilk paragrafta anlattığım gibi bir futbol insanıyım belki de. Bu yüzden FM 2012 ya da yeni herhangi bir versiyonda yapılacak değişiklikler beni de çok yakından ilgilendiriyor. Fakat FM 2012’de yapılan yenilikler oyunda kısa bir oynanış süresi geçirdikten sonra tekrar baktığımızda, gerçekten “ufak” yenilikler olarak kalıyor aklımızda.

Eksi yön olarak söylediklerim, oyunda yer almasını istediğimiz ama göremediğimiz noktalar. Zira oyunun “şurası kötü olmuş” diyebileceğimiz bir eksisi yok. Fakat eski FM’lerden de büyük bir artısı olmadığını belirtmem gerekiyor.

Football Manager hayranı olarak, bu oyunu da bir yıl boyunca oynayacağıma eminim. Aynı şekilde siz futbol hayranlarının da bu konuda hem fikir olduğundan eminim. Ne kadar “çok eksik var” desek de yine bizi başına bağlayacak ve aylarımız bu oyunla geçecek. O yüzden kafanızdaki beklentileri bir kenara koyun ve futbol dünyasına hızlı bir giriş yapın.

Football Manager 2012, zaten krallık tahtında oturuyor ve her yıl tahtını ufak hamlelerle daha da sağlamlaştırıyor. Karşısında yükselen rakibi FIFA Manager serisi var belki ama bu yıl henüz piyasaya sürülmediğinden bir karşılaştırma yapmamız şimdilik olası bir durum değil.

Oynayınca pişman olmayacaksınız ama aslında pişman olabilirsiniz. Bu pişmanlığın sebebi de yalnızca oyunun başında geçirdiğiniz vaktin tahmin edebileceğinizden daha uzun olması olacaktır. Önümüzdeki yıl, yeni bir Football Manager incelemesinde tekrar görüşmek üzere. Futbol şansı sizinle olsun.

Puan : 8/10

:: Football Manager 2012’yi satın alacak mısınız?

Windows Phone’lu Nokia’lar Haftaya Geliyor

Nokia’nın, sene başında Microsoft ile anlaşmasından sonra merakla beklenen Windows Phone 7 kullanan Nokia telefonlar sonunda geliyor. Gelecek hafta düzenlenecek olan Nokia World’de Windows Phone 7’li telefon tanıtılacağı kesin gibi.
İlk Windows Phone 7’ye sahip modelin Nokia 800 olacağı ortaya çıktı. Nokia 800; mavi, siyah ve pembe renk modelleriyle satışa çıkacak. Windows Phone 7.5 yani Mango işletim sistemini kullanacak olan Nokia 800’ün özellikleri ise henüz tam olarak bilinmiyor. 
İddialara göre Nokia, 26 Ekim’de gerçekleştireceği Nokia World’de Nokia 800 dışında farklı Windows Phone 7’li modellerini de tanıtabilir. Şuan için ortaya çıkan model sadece Nokia 800.
:: Nokia’nın Windows Phone 7’li modelleri başarılı olabilir mi?

Nokia’nın, sene başında Microsoft ile anlaşmasından sonra merakla beklenen Windows Phone 7 kullanan Nokia telefonlar sonunda geliyor. Gelecek hafta düzenlenecek olan Nokia World‘de Windows Phone 7’li telefon tanıtılacağı kesin gibi.

İlk Windows Phone 7‘ye sahip modelin Nokia 800 olacağı ortaya çıktı. Nokia 800; mavi, siyah ve pembe renk modelleriyle satışa çıkacak. Windows Phone 7.5 yani Mango işletim sistemini kullanacak olan Nokia 800’ün özellikleri ise henüz tam olarak bilinmiyor. 

İddialara göre Nokia, 26 Ekim‘de gerçekleştireceği Nokia World’de Nokia 800 dışında farklı Windows Phone 7’li modellerini de tanıtabilir. Şuan için ortaya çıkan model sadece Nokia 800.

:: Nokia’nın Windows Phone 7’li modelleri başarılı olabilir mi?

 

Blender 2.60 Çıktı, İndirin

Açık kaynak üç boyutlu modelleme ve animasyon uygulaması Blender’ın yeni sürümü kullanıcıların beğenisine sunuldu. Blender 2.60 ile birlikte 150’ye yakın hata giderilmiş ve çeşitli iyileştirmeler eklenmiş.

Blender 2.60, 3D ses ve hoparlör objeleri, Vertex grup modifiyecileri, animasyon sisteminde geliştirmeler, Blenger oyun motoru içini mesh navigasyonu, Python API geliştirmeler, yeni eklentiler ve daha gelişmiş yerelleştirme desteği sunuyor.

Blender 2.61’in Aralık 2011’de çıkması bekleniyor.

İndir: Blender 2.60

:: Blender ile yapılan filmleri izlediniz mi?

 

Özel Röportaj: Türkiye’de İnternet!

Webrazzi Summit 2011de açılış konuşmasının ardından söz alan Nokta Medya CEO‘su Tümay Asena, katılımcılara önemli bilgiler verdi.

Konuşmasında, “Kullanıcılar bilgiyi Web üzerinde tüketiyor fakat üretimi mobilden yapıyorlar” diyerek Türkiye‘de mobil web kullanımına doğru bir geçiş olduğunu vurgulayan Tümay Asena‘yı, sunum sonrasında yakaladık ve özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Özel röportajı izleyin

#video_5883#

Türkiye‘nin son on yılda internet dünyasında kat ettiği mesafenin sonucunda şu an dünyanın gelişmiş pazarlarıyla aynı seviyeyi yakaladığını söyleyen Tümay Asena, internetin gelişmesine paralel olarak sosyal ağların da yükselişte olduğunu belirterek “Sosyal web artık gerçek zamanlı kimliklerimizi ve varlıklarımızı barındıran bir ortam” dedi.

:: Tümay Asena’ya katılıyor musunuz?
Tıklayın, forumda tartışalım.

Angry Birds’den Dudak Uçuklatan Rakamlar

San Francisco’da gerçekleştirilen Web 2.0 Summit etkinliğinde, Angry Birds’ün geliştiricisi Rovio’nun Kuzey Amerika Genel Müdürü Andrew Stalbow, Angry Birds’ün oynanış süreleriyle ilgili açıklamalar yaptı. Bir ay içerisine 130 milyon kişinin Angry Birds oynadığı söyleyen Stalbow, günlük ise 30 milyon kişinin oynadığını açıkladı.

Daha detaya inecek olursak gün içerisinde oyuncuların Angry Birds başında geçirdiği sürelerin toplamı 300 milyon dakika. Bu da yılda 1.825 milyar saat Angry Birds oynandığı anlamına geliyor.

Rovio’nun da Angry Birds sayesinde büyüyen bir şirket haline geldiğini ve tüm dünyada 170 çalışana sahip olduğunu da belirtelim.

:: Siz günde ne kadar Angry Birds oynuyorsunuz?

 

Avea GittiGidiyor ile Yine Kazandırıyor

GittiGidiyor.com, Avea ile yaptığı işbirliğiyle Avealılara hediye dakikalar ile konuşma fırsatı sunuyor.

GittiGidiyor‘dan 50 TL ve üzeri alışveriş yapanlara verilen şifreyi 5060‘a gönderen ilk 10 bin Avealı, hediye 30 dakika/12 TL konuşma süresi kazanıyor.

:: Avea’nın bu kampanyasını nasıl buldunuz?

 

Türk Telekom Havaya Uçuruyor!

Türk Telekom‘dan ev telefonu hizmeti alan müşteriler, www.turkishairlines.com adresinden bir ay öncesinden alınan yurtiçi tek yön biletler için her şey dahil ayda 69 TL, gidiş dönüş biletler içinse 128 TL ödeyecek.

21 Kasım 201124 Mart 2012 tarihleri arasında geçerli olacak kampanyada biletler Türk Hava Yolları Çağrı Merkezi‘nden alınması durumunda, 5 TL‘lik işlem ücreti alınacak. Üstelik bu fiyatlara her türlü vergi, hizmet bedeli ve bilete tahakkuk edecek sigorta ve akaryakıt harçları da dahil.

Kampanya boyunca bir kez şifre alınacak olup, tek bir şifre ile aynı soyadı taşıyan maksimum 4 farklı kişi için aynı tarih ve parkurda bilet alınabiliyor. 

:: Türk Telekom’un yeni kampanyası hakkında ne düşünüyorsunuz? 

 

Facebook Messenger BlackBerry’ye Geldi

Yenilenen uygulamada cep telefonunda Facebook arkadaş listesindeki kişilerden kimin çevrimiçi olup olmadığı görülebiliyor. Ayrıca yine bu kişilerin mesaj yazıp yazmadığına da takip etmek mümkün. Ayrıca daha önce sadece ABD’deki kullanıcılar tarafından App Store‘da indirilebilir olan Facebook Messenger‘ın iOS sürümü artık Türkiye‘deki kullanıcılara da açıldı.  

Messenger artık sık mesaj yollanan kişi ya da gruplarla mesajlaşmayı da kolaylaştırıyor.

Facebook Messenger ister Facebook istenirse de telefonun adres defterinden istenen kişiye tek tuşla mesaj gönderebiliyor.

Ayrıca artık harita ve fotoğraf gibi ekler de Mesajlar sayfasında saklanabiliyor.

Daha önce sadece iOS ve Android işletim sistemli telefonlarla kullanılabilen Facebook Messenger, yeni güncelleme ile birlikte BlackBerry kullanıcılarına da hizmet vermeye başladı.

Uygulamanın yeni sürümünü uyumlu cep telefonlarının uygulama mağazalarından indirebilirsiniz.  

:: Yeni güncellemeyi nasıl buldunuz?

 

Vodafone Kapsama Kalitesine Güveniyor

Vodafone Türkiye, Tuzla’daki Network Operasyon Merkezi‘nde gerçekleştirdiği basın gezisi ile Akıllı Kapsama Teknolojisi’ni tanıttı. Mobil iletişimin küresel liderlerinden Vodafone, kapsama şebekesine yaptığı yatırımlar sonucu hayata geçirdiği Akıllı Kapsama Teknolojisi ile bir kez daha Türkiye mobil iletişim sektöründe bir ilke imza atıyor.

Vodafone, kapsama kalitesine duyduğu güvenin bir yansıması olarak iki Vodafone’lu konuşurken şebeke problemlerinden dolayı konuşmanın kesilmesi durumunda, o konuşmanın bedelini kullanıcıya iade ediyor ve aboneyi kısa mesajla bilgilendiriyor. Faturalı abonelere dakikalarının, faturasız abonelere ise TL’lerinin iade edildiği kampanya ile Vodafone Türkiye, Türkiye’de ve Vodafone Grubu içinde bir ilke imza atıyor.

{pagebreak::2}

Son 5 yılda 4 milyar TL’yi aşkın toplam yatırım

Türkiye’de faaliyete geçtiği 2006 senesinden bu yana 4 milyar TL’yi aşkın teknoloji yatırımı yapan Vodafone, baz istasyonlarının sayısını da 5.200’den yaklaşık 22.000’e çıkardı. 30’u aşkın ülkeden gelen global tecrübe ve bilgi birikiminden beslenerek kurduğu modern şebekesi ile 30 Eylül 2011 itibariyle Türkiye nüfusunun %98.86‘sını kapsıyor. 

Vodafone aboneleri, bu kampanyadan Vodafone Cep Merkezlerine gitmeden, cep telefonları üzerinden KAPSAMA yazıp 7000‘e ücretsiz SMS atarak kampanyaya katılabiliyorlar.

Tamamen mobil olarak tasarlanmış olan sistemde, konuşmanın kesilmesi halinde, sistem bunu otomatik olarak tespit ediyor ve bedel/dakika iade bilgisi aboneye SMS ile gönderiliyor. Aboneler kendilerine iade edilen dakikaları / TL’leri 24 saat içerisinde kullanabiliyorlar.

{pagebreak::3}

Vodafone, müşteri deneyimini gerçek zamanlı yönetiyor

Şebekesini düzenli olarak analiz eden ve müşteri deneyimini ölçmek amacıyla en ileri araç ve yöntemleri kullanan Vodafone Türkiye, lokasyon bazlı olarak yönettiği sisteminde, müşteri deneyiminin tüm adımlarını detaylı olarak takip ediyor.

Vodafone’un müşteri deneyimini etkin şekilde yönetebilmek adına kullandığı Touchpoint Sistemi, abonelerin gün boyunca hangi kapsama hücrelerine bağlandıklarını ve buralarda sorun yaşayıp yaşamadıklarını araştırarak, müşteri deneyimini gerçek zamanlı olarak izliyor.

Bu süreçlerde yapılan analizlere göre detaylı raporlar çıkarılmasına imkan tanıyan Touchpoint Sistemi sayesinde, müşterilerin sıkıntı yaşadıkları noktalara ve yaşanan yoğunluklara yönelik proaktif çözümler geliştiriliyor ve böylelikle gerekli aksiyonlar hızlıca alınabiliyor.

:: Vodafone’un kapsama alanı hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Harrison Ford, Uncharted 3 Reklamında

Star Wars’ta Han Solo, Apocalypse Now’da Albay Lucas, Blade Runner’da Rick Deckard ve Indiana Jones’da Indiana Jones’un kendisini oynayarak, Hollywood’un en çok takdir edilen aktörlerinden biri olmayı başaran Harrison Ford, son olarak Uncharted 3’ün reklam filminde yer aldı.

Reklam filminde Uncharted 3: Drake’s Deception’ı oynayan Harrison Ford, oyun ile ilgili tepkilerini anlık olarak veriyor ve oldukça iyi bir oyunculuk sergilediğini söyleyebiliriz. Ayrıca elinde tuttuğu PlayStation 3 kumandasının kapalı olduğunu zannedenler olabilir. Fakat kapalı değil, yalnızca çok az ışık veriyor ve yakın plan çekimlerde açık olduğunu görebiliyoruz.

İyi seyirler.

#video_910#

:: Uncharted 3: Drake’s Deception yılın en iyi oyunu olabilir mi?

Android’in Patronundan Siri’ye Taş

Görünüşe göre Android’in patronu Andy Rubin, Apple’ın yeni yapay zekası Siri’den pek hoşlanmamış. Zira bu teknolojinin çok yaygınlaşmayacağını düşünüyor. Hong Kong’da düzenlenen Android 4.0 Honeycomb’un tanıtımı sırasında, akıllı telefonların kullanım amacının yalnızca konuşmak değil, arkadaşlarınızla iletişim kurmak olduğunu söyledi.

Andy Rubin, “Telefonunuzun sizin asistanınız olması gerektiğine inanmıyorum. Telefon iletişim kurmak için bir araçtır ve bu iletişimi arkadaşlarınızla gerçekleştirmeniz gerekir. Telefonunuzla değil.” diyerek, Siri’nin gereksiz olduğunu söyledi.

Apple’ın Siri teknolojisini yeniymiş gibi tanıttığını fakat bu teknolojinin yeni bir şey olmadığını belirten Rubin, “Aslına bakarsanız, telefonunuza konuşmak bir dereceye kadar normal karşılanabilir. Bakalım Apple’ın Siri teknolojisi ne kadar yaygınlaşacak, hep birlikte göreceğiz.” diyerek sözlerini noktalamış.

:: Siri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Battlefield 3’ün İlk Xbox 360 Görüntüleri

Eğer hatırlarsanız, Dice firması daha önce Battlefield 3’ün PC versiyonunun tanıtımı ile işe başlamış, ardından çok merak edilen PlayStation 3 versiyonundan görüntüleri basına yaymıştı. Şimdi ise oyunun hep gizli kalan Xbox 360 versiyonunun ekran görüntüleri yayımlandı. 

PlayStation 3 versiyonundan aşağı kalır bir yanı olmadığını ama PC versiyonundan kesinlikle daha geride olduğunu da belirtelim.

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

{pagebreak::9}

{pagebreak::10}

{pagebreak::11}

{pagebreak::12}

{pagebreak::13}

{pagebreak::14}

{pagebreak::15}

{pagebreak::16}

{pagebreak::17}

:: Battlefield 3’ün Xbox 360 versiyonu hakkında neler düşünüyorsunuz?