PES 2012’ye İndirilebilir İçerik Yolda

Konami tarafından piyasaya sürülen ve “FIFA mı PES mi?” tartışmalarını yeniden alevlendiren PES 2012, incelemelerde kadro güncelliği ile ilgili sıkıntılarından dolayı düşük notlar aldı belki ama hazırlanan indirilebilir içerik ile birlikte kadro güncellemeleri ve birçok yeni malzeme oyuncularla buluşacak.

İndirilebilir içerikte ayrıca oyuncuların istatistiklerine de el atan Konami, gerçeğe daha yakın istatistiklerle oyunda stabiliteyi sağlayacağını düşünüyor. Toplamda 150’den fazla takım üzerinde oynamalar yapılmış ve indirilebilir içerik ücretsiz olarak 11 Ekim’den itibaren oyunculara sunulacak.

:: PES 2012’yi beğendiniz mi?

Modern Warfare 3’e Yeni Video

Modern Warfare 3, 8 Kasım’da piyasada olacak ve Battlefield 3 ile kıyasıya bir rekabete tutuşacaklar. İstatistikçilerin, en çok satacak olan Call of Duty oyunu olacağını iddia ettikleri Modern Warfare 3 için dün yayımlanan videoda, herkesin merak ettiği bir isim karşımıza çıkıyor. Bu isim Cpt. Price. İyi seyirler dileriz.

#video_857#

:: Modern Warfare 3’ü satın alacak mısınız?

Windows 8 İçin Sistem Gereksinimi

Microsoft, yoğun bir şekilde yazılımlarını değiştirmekle uğraşıyor. Windows 8’in dışında Microsoft Office ve Xbox 360’ın yazılımı da Metro arayüzüne uyarlanma ve Windows 8’e uyum sürecinde.

Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan Windows 8 Developer Preview versiyonundan sonra Windows 8 geliştirici ekibinin blogunda bir yazı yayınlandı. Windows 8’in RAM tüketimi ve hedeflerini anlatan yazıda en önemli nokta Microsoft’un belirlediği hedef. Buna göre Windows 8, şuan kullanılmakta olan Windows 7 ile aynı sistem gereksinimlerine ihtiyaç duyacak.

Bildiğiniz gibi Windows 7, bir önceki sürümü olan Vista’dan daha iyi bir optimizasyona sahipti. Böylece düşük sistemde bile sorunsuz çalışabiliyordu. Microsoft, Windows 8 için de aynı optimizasyonu düşünüyor. Windows 7’yi sorunsuz kullananlar sistemlerini geliştirmeye ihtiyaç duymadan Windows 8’i satın alıp yükleyebilecek. Yazılım ekibinin aldığı son sonuçlarda aynı sistemde Windows 7’ye oranla Windows 8 daha hızlı çalışıyor.

:: Windows 8 için bilgisayarınızı güncellemeyi düşünüyor musunuz?

 

Xbox ile Televizyonunuz Akıllı TV Olsun!

Microsoft, Xbox 360 için uzun süredir planladığı yenilikleri kullanıcılara mail yoluyla duyurdu. Klasik sonbahar güncellemesi ile Windows 8’de ve Windows Phone 7’de kullanılan Metro arayüzünün geleceği Xbox 360’a yeni özellikler geliyor. Eğer akıllı televizyonunuz yoksa üzülmeyin, çünkü yeni özellikler ve uygulamalar ile Xbox 360, televizyonunuzu akıllı televizyona dönüştürecek.

Akıllı televizyonlarda bildiğiniz gibi uygulamalar sayesinde Facebook, Twitter gibi sosyal ağlara girmek, Youtube’dan video izlemek ve haber sitelerinden haber okumak mümkün. Xbox 360’a gelen yeni özelliklerin akıllı televizyonlardan aşağı kalır yanı yok.

Xbox TV ismiyle duyurulan yeni sistemle birlikte birçok uygulama geliyor. Hatırlarsanız Microsoft, E3 fuarında yeni güncelleme ile birlikte Youtube ve Bing arama motorunun geldiğini açıklamıştı. Yeni arayüzde Uygulamalar (Apps) adıyla yeni bir sekmenin olacağı belitrildi. Bu sekmeye isteğinize göre yayınlanan uygulamaları indirmek mümkün. 

Yeni uygulamalar

Anlaşılan firmalar ile iglili bir liste de yayınlandı. HBO, Sky TV, Youtube, Facebook, Twitter, DailyMotion, Vevo, ESPN, LoveFilm, Netflix, Bing, Hulu, Screenrush gibi sektörlerinin dev isimlerinin uygulamarı Xbox üzerinden yayınlanacak. Fakat her uygulama, Xbox Live hizmetini aldığınız ülkeye göre değişkenlik gösterecek. Yani İngiltere üzerinden alınan bir Xbox Live hesabından HBO’ya ulaşmak mümkün olmayacak.

Bizi ilgilendiren kısmı ise Xbox Live hizmetinin Türkiye’de bulunmaması. Xbox 360 sahiplerinin bildiği gibi, Live hizmeti almak için farklı bir ülke adresi girilmesi gerekiyor. Yeni gelecek uygulamalar sekmesinde de bu ülkeye açık olan uygulamalar gözükecek. Fakat TV yayını ya da film kiralama hizmeti gibi birçok hizmet ip engeline takılacağı için ülkemizde hizmet vermeyecek. Ya da Sky TV gibi İngiltere içinde faturalı kullanıcıların kullanabileceği hizmetler için Xbox harici ödeme yapmak gerekecek. 

Umarız Microsoft Türkiye’nin yoğun çalışmaları sonuç verir ve Xbox Live hizmeti en kısa zamanda ülkemizde yayına başlar.

:: Xbox’ın yeni Live uygulamalarını beğendiniz mi?

 

Yeni Catalyst Performans Getiriyor

Her sene yılın sonuna doğru gerçekleştiği gibi, bu sene de ağır abi diye tabir edebileceğimiz oyunlar yavaş yavaş piyasaya çıkıyorlar. Herkesin heyecanla beklediği bu oyun zinciri, ekran kartlarımızı da zorlayacak gibi görünüyor. AMD de, Ekim ayının sürücüsünün beta sürümünü yayımlayarak, kullanıcıların biraz olsun performans artışı sağlamasına olanak tanıyor.

Battlefield 3’ün betasında performans artışı sağlayan yeni sürücü, aynı oyunda CrossFire kullanımında da FPS’de yükselişe sebep oluyor. Tabi bu performans gelişmesi, Radeon 6000 ve Radeon 5000 kartlarda gerçekleşiyor. iD Software’in yeni oyunu Rage’de ise hem CrossFire hem de tek kart üzerinde de geliştirmeler yapılmış. Ama bu sefer, 4000 serisi de nasiplenen kartlar arasında. Ayrıca Rage’de gerçekleşen bir takım grafik hataları da giderilmiş. AMD Eyefinity 5×1 desteğini aktifleştiren Catalyst 11.10, Control Center’da da bazı arayüz düzeltmeleri sağlamış.

Yeni Catalyst’in betasını indirmek için tıklayın.

:: Battlefield mı daha çok dikkatinizi çekiyor, yoksa Rage mi?

 

CeBIT 2011’den Kareler

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

{pagebreak::9}

:: Bu seneki CeBIT fuarını beğendiniz mi?

 

Fedora’ya Sudo Eklemek

Linux kullanıcıları, sistem üzerinde herhangi bir değişiklik yapmak için öncelikle yönetici yani root erişimine sahip olmalıdır.

Örneğin sisteme yeni bir paket yüklemek istediğimizde öncelikle su komutunu verip, parolamızı girdikten sonra yönetici yetkisine sahip olmalı, daha sonra da kurulum için gerekli olan komut girilmelidir. Yine örnek vermek gerekirse Ubuntu’da bir paket kurulumu için

sudo apt-get install paket_adi

yazmak gerekiyor. Fedora’da ise yum install paket_adi şeklinde bir komut girerek paket yükleyebiliyoruz.

Ancak Ubuntu ile ön tanımlı olarak gelen sudo sayesinde doğrudan root erişimi sağlayarak gerekli komutu verebiliyoruz. Fedora ise ön tanımlı olarak bu komutu kullanmamıza izin vermiyor. Bunun için basit birkaç adım izlememiz gerek.

  • Öncelikle Terminal’i (Uç birim, komut satırı) açın
  • su — login -c ‘visudo’  komutunu girin.
  • Yönetici parolasını girdikten sonra karşınıza sudoers dosyası çıkacak.
  • root     ALL=(ALL) ALL satırının altına şunu yazın: kullanici_adiniz     ALL=(ALL) ALL
  • Yapılan değişikliği kaydetmek için ESC tuşuna basın ve daha sonra :wq yazın.

Artık sudo komutunu kullanabilirsiniz!

:: En sevdiğiniz Linux dağıtımı hangisi?

Philips SHC5100 Video İnceleme

Philips Kablosuz Kulaklık SHC5100’de, kulaklık ve verici ünitesi arasındaki haberleşme FM frekansı üzerinden gerçekleştiriliyor. Ortam koşullarına göre 100 metreye kadar etkin bir kullanım mesafesi sunduğu belirtilmiş. Tabii bu değer ev gibi kapalı ortamlarda düşecektir.

Kutudan çıkan 2 adet AAA pille çalışan kulaklık, herhangi bir aktivite olmadığında kendisini otomatik olarak kapatabiliyor. Vericide bulunan şarj kablosu ile kulaklığı şarj edebiliyorsunuz. Sağ kulaklığın üzerinde ses seviyesi ayar tekeri bulunuyor.

Esnek kafa bandı ile oldukça rahat bir kullanım sunan kulaklığın kulak pedleri de uzun süreli kullanımlarda ağrıtmayacak ve terletmeyecek bir yapıda. Kulaklığın ses kalitesi de FM frekansı üzerinden çalışan bir cihaza göre oldukça iyi denilebilir. Basları yeterli derecede duyabiliyorken, tizleri de tatminkar bulduğumuzu söyleyebiliriz.

Sonuç olarak Philips Kablosuz Kulaklık SHC5100, rahat kullanımı, kaliteli yapısı ile müzik dinleyip, film izlerken kablolarla uğraşmak istemeyenler için tavsiye edebileceğimiz bir ürün.

#video_5857#

{pagebreak::teknik ozellikler}

Teknik Özellikler


Frekans aralığı:  20 – 20000 Hz

S/N oranı: >55 dB

Etkili iletme aralığı: 100 metre

Bağlantı:  3,5 mm jak

Bilgi İçin: Philips Türkiye

Web: http://www.philips.com.tr/

Fiyat: 130 TL

 

::Kablosuz kulaklığın kullanım kolaylığını nasıl buluyorsunuz?

 

Steve Jobs’un Hayatı Film Oluyor

Steve Jobs‘un ölümünün ardından hayatının beyazperdeye aktarmak için ilk adım atıldı.

Sony Pictures, Jobs‘un resmi biyografi kitabını hazırlayan Walter Isaacson ile anlaşma yaptıklarını ve kitabın film haklarını satın aldıklarını açıkladı. Kasım ayının 21’inde ABD’de satışa sunulacak kitap, Türkiye‘de de piyasaya sürülecek.

Filmin önümüzdeki yıl gösterime girmesi planlanıyor. Ancak bu tarihin öne çekilebileceği de düşünülüyor. Jobs‘un hayatı daha önce televizyon için hazırlanan ‘The Pirates of Silicon Valley’ isimli filmde de konu edilmişti. O filmde Jobs‘u aktor Noah Wyle oynamıştı. 

Filmde Jobs’u kimin canlandıracağı ve diğer roller henüz kesinlik kazanmadı. 

:: Sizce bu filmde Steve Jobs’u kim canlandırmalı?  

 

Ford Sync ile Otomobillerle Konuşacağız

Halen kısmen de olsa kullanımda olan otomobillerle sesli iletişim teknolojisinin geliştirilmiş bir versiyonu olan ve Ford tarafından geliştirilen Sync, önümüzdeki yıldan itibaren Türkiye‘deki araçlarda da kullanılmaya başlıyor. 

Firmanın Sync adını verdiği teknoloji yardımı ile Ford otomobiller 10 bin farklı sesli komutu tanıyacak. Türkçe dil desteği olan sistem ilk olarak Focus modellerine entegre edilecek. Ardından firmanın -ticari araçlar da dahil olmak üzere- bütün modellerinde kullanılmaya başlanacak.

Sistem hayata geçtiğinde örneğin ‘Ajda Pekkan‘ dediğiniz zaman telefonunuzla iletişimde olan sistem hafızadaki Ajda Pekkan müziklerini çalmaya başlayacak. Ya da ‘İstanbul Muallim Naci Sokak’ dediğinizde navigasyon sistemi sizi otomatik olarak o noktaya yönlendirecek. Temel amacı daha güvenli bir sürüş sistemi oluşturmak olan Sync, cep telefonu ile otomobilin sisteminin entegrasyonunu sağlayacak. 

Konuyla ilgili olarak Ford Otosan Pazarlama, Satış ve Satış Sonrasından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aykut Özüner ile bir röportaj gerçekleştirdik. İşte birinci ağızdan Ford Sync sistemi ve detayları:

#video_5855#

:: Akıllı otomobil fikrini nasıl buluyorsunuz?

Yeni Honda Civic Type-R Yakında!

Yeni nesil Honda Civic’in duyurulmasının ardından, spor modeli Type-R’ın da detayları belli oldu. Japon modifiye firması Mugen tarafından geliştirilen Honda Civic Type-R, Honda’nın ilk turbo beslemeli motora sahip aracı olacak.

Önceki 2.0 litrelik doğal havalandırmalı motor yerine, Euro V emisyonlarıyla tam uyumlu turbo beslemeli 2.0 litre motor kullanılacak. Turbo sayesinde düşük devirlerde daha yüksek tork sağlayan motor ile bir üst vitese daha çabuk geçerek daha verimli bir şekilde hızlanacak.

210 beygir olması beklenen motor 6 ileri manuel vitese sahip olacak ve 0’dan 100’e 6.5 saniyede ulaşması bekleniyor.

2013’te tanıtılması planlanan yeni Honda Civic Type-R, İngiltere’de yaklaşık olarak 23,000 pound’dan satışa sunulacak.

 

::Yeni Honda Civic Type-R’ı nasıl buldunuz?

Apple Yetim Kaldı, Şimdi Ne Olacak?

iPhone 4S etkinliğinin üzerinden henüz iki gün geçmişti ki Steve Jobs‘ın hayata veda ettiği haberiyle karşılaştık. Gelmiş geçmiş en büyük teknolojik ürünlerin arkasındaki isim olan Jobs, inişli çıkışlı hayatıyla da herkesin ilgi odağı oldu.

Orta halli bir ailenin evlatlık oğlu olarak atıldığı okul hayatını dahi yarıda bırakan bu büyük girişimci, en yakın arkadaşıyla garajda ürettiği bilgisayarları satarak bugün dünyanın en büyük firmalarından biri olan Apple’ın temellerini attı.

Apple’ın bugünlere gelmesindeki tek isim artık aramızda yok. Ancak Apple hala var. Peki Steve Job olmayan Apple bundan sonra nasıl olacak? SDN editörleri sizin için bu soruyu yanıtladı.

Steve’sizlik…

– Hakan Kilyusufoğlu

Steve Jobs‘ın aramızdan ayrılması sonrasında Apple için artık yeni bir dönem başladı. Steve Jobs, Apple kullanıcıları için bir şirket yöneticisinden çok daha fazlasıydı, teknoloji dünyası için ise peşinden gidilmeye değer bir liderdi. Son yıllarda Apple’ın çıkardığı her ürün, teknolojiyi kullanma alışkanlıklarımızı değiştirdi. Bu duruma Jobs’ın cesareti, inatçılığı, hırsı ve en önemlisi dünyayı değiştirme isteği sebep oldu.

 Apple’ın yeni dönemde iPod, iPhone, iPad, iTunes, iOS, iTunes, MacBook Air ya da AppStore gibi devrimsel ürünler çıkarabileceğine pek olanak vermiyorum. Bununla birlikte bu kalelerdeki üstünlüğünü de 2-3 yıl içinde kaybetmesi pek mümkün görünmüyor.

İstediğini kabul ettirebilmek için gözünden yaşlar gelene kadar saatlerce kavga eden ve doğru bildiği istikametten bir adım geri atmayan Jobs’ın yerine gelen Tim Cook şu an için yenilikçi bir lider görüntüsü çizmiyor. Apple’ın acil olarak şirket kültüründe yoğurulmuş bir “deli”ye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

{pagebreak::2}

Steve Jobs’un Ardından

– Özgür Çetin

Apple’ın efsane CEO’su Steve Jobs Türkiye saati ile 6 Ekim sabaha karşı aramızdan ayrıldı. 56 yıllık ömrüne birçok yenilik ve inovatif düşünce ya da donanımı sığdıran sıradışı biriydi Jobs.

Ancak sanılanın aksine bir donanım ya da yazılım uzmanı değildi Jobs. Onu farklı kılan değişik düşünme tarzı ve yalınlık felsefesini hayatının her anına uygulamasıydı. Bu sayede Mac isimli bir bilgisayar doğdu. Bu bilgisayarın doğuşu sırasında yazılım dahisi ve ortağı Steve Wozniak‘ın emeği büyüktü. Benzer şekilde Pixar’ı satın aldıktan sonra onu bir dünya devi haline getirdiğinde de yanında John Lasseter vardı. Jobs’u farklı kılan her zaman işini bilen insanlarla çalışması ve onları doğru yönlendirerek insanların ihtiyacı olan ama temel işlevlerini harika bir şekilde yerine getiren cihazlar ya da çözümler meydana getirmesiydi.

Steve Jobs’un temel felsefelerinden biri sadelik. Dini inanış olarak Budizm‘i tercih eden Jobs, bu felsefenin temel noktalarından biri olan sadeliği hayatının her noktasında uyguladı. Evinde bile az eşya kullandığı bilinen Jobs, bütün sunum ve etkinliklerde aynı tarz (siyah boğazlı kazak, kot pantolon ve spor ayakkabı) giyinmesiyle biliniyordu. Ortaya çıkardığı bütün ürünler de (Mac, iPod, iPhone, iPad ve benzeri) hep bu sadelik, yalınlık ve basitlik üzerine kurgulanmıştı. Steve Jobs, teknolojinin basit ve yalın bir şekilde hayatımıza entegre edilebileceğini gösterdi.

Eğer bugün iPhone’u 7 yaşında bir çocuk ya da 70 yaşında biri rahatlıkla kullanabiliyorsa altında yatan konu bu sadeliktir. Elbette bunu sağlamak anlatıldığı kadar kolay değil. Apple gibi büyük şirketlerde CEO bile olsanız ikna etmeniz gereken onlarca birim ya da kişi bulunuyor. Bunlar arasında yönetim kurulu, genel müdürler, bölüm müdürleri ve hatta mühendisler bile sayılabilir.

{pagebreak::3}

Bu kadar kişiyi doğru bir şekilde güdülemek, ortak bir ülkü uğruna bir şeyler üretmesini sağlamak ise Steve Jobs gibi karizmatik birinin altından kalkabileceği bir işti. Jobs bunu iyi bir şekilde yaptı. Yakın zamana kadar da yapmaya devam ediyordu. Bu konuda zaman zaman ‘tek adam’ ya da ‘çalışanlara kötü davranıyor’ gibi eleştirilere maruz kalsa da böyle bir operasyonu herkesi mutlu ederek yapmanın bir yolu olmadığını hatırlatmak isterim.

Steve Jobs sonrası Apple’ın karşılaşacağı temel sorun da işte bu “tek elden karar” çıkarmanın zorluğu olacak. Çünkü şirketler büyüdükçe hareket kabiliyetleri de o oranda azalıyor. Kazançlar ve bütçeler artıyor ama işe karışan kişi sayısı hızlı karar almanın önüne geçiyor.  İşte bu da yenilikçi ürün ve fikirlerin hayata geçirilmesinin önünde büyük bir engel.

Son yıllarda tüm dünyada ses getirebilecek yeni fikirlerin genelde küçük şirketlerden çıkması da biraz bundan. Hızlı karar alabilmeleri, değişime çabuk ayak uydurmaları fikir üretme konusunda küçük şirketleri daha avantajlı hale getiriyor.

Steve Jobs birçok anlamda Apple ve Apple ürünleri için büyük bir kayıp. Eksikliğinin de doldurulabileceğini sanmıyorum. Asıl kayıp ise bu ürünleri kullanan ve teknolojinin de basit olarak hayata uyarlanabileceğini görmüş kullanıcılar cephesinde olacak. 

{pagebreak::4}

Steve Jobs, Apple’ın Kendisiydi

– Atalay Keleştemur

Benim için Apple, aslında Steve Jobs’ın kendisiydi. Açıkçası bir Linux kullanıcısı olduğum için ne Mac OS’un o muhteşem animasyonlu grafiklerine, ne de güvenlik ve hızına diğer pek çok kullanıcı gibi gıpta ederek bakmıyordum. Dahası Mac kullanıcılarının hava atarak kullandığı pek çok özelliği gördüğümde, bu zaten Linux’da yıllardır var diye gülüp geçiyordum.

Şu an da hala Linux kullanıyorum ve Mac OS X kullanıcılarını yine kıskanmıyorum. Ancak Steve Jobs’ın muhteşem zekası ve tasarım gücü sayesinde ortaya çıkan iPod, iPhone ve iPad gibi ürünler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bugün her ne kadar Android’li cihazlar olsa da iPhone’un dokunmatik ekranlar için üretilen pek çok özelliği ve daha da önemlisi iOS, yine bir Steve Jobs başarısıdır.

Bugünkü kullanım ve tasarıma uzak sayılabilecek tablet PC’ler uzun yıllardır kullanılıyordu. Ancak iPad ile birlikte kullanım alanı oldukça büyüdü. Daha sonra da diğer tabletler peşi sıra çıkmaya başladı. Belki de Google olmasaydı, daha doğrusu Android işletim sistemi olmasaydı iPad’in başarılı bir rakibi dahi olmayacaktı. İşte bu saydığımız tüm ürünlerin arkasındaki isim Steve Jobs’ın kendisiydi. Bu ürünlerin en büyük özelliğiyse inovatif olmasaydı.

Steve Jobs bu dünyadan göçmesine rağmen Apple yaşamaya devam edecek. Ancak bundan sonra yenilikçi, devrim niteliğinde ürünler yapabilecek mi işte o merak konusu. Yakın bir zamanda Steve Jobs’sız yapılan iPhone etkinliği ve tanıtılan iPhone 4S belki de bu sorunun cevabını taşıyordur.

:: Steve Jobs’sız Apple’ın geleceği ne olacak?