Canon’dan Yerinde Servis

Biz size gelelim” uygulamasıyla Canon müşterileri, yazıcı, tarayıcı veya faks satın aldıktan sonraki 30 gün içerisinde yerinde teknik servis paketi satın aldıkları takdirde, yerinde teknik servis hizmeti alabiliyor (Canon’dan Enerji Tasarruflu Yazıcılar).

Canon’un cihazları servise götürme zahmetinden kurtaran bu hizmetine ulaşmak ise bir “tık”ın ucunda. 3 yıl boyunca geçerli olacak yerinde teknik servis paketini satın almak için www.yerindeteknikhizmet.com adresli websitesi üzerindeki yönergeleri takip etmek yeterli.

Canon kullanıcılarının hayatını kolaylaştıracak bu uygulama ile cihazları servise götürme devri kapanıyor.


Hizmeti satın alan Canon kullanıcılarının cihazlarında bir problem oluştuğunda tek yapmaları gereken 0212 319 09 19 numaralı Canon çağrı merkezini arayarak bildirimde bulunmak. Teknik ekip en geç ertesi iş gününde belirtilen adreste oluyor. Bilgi ve danışma hizmeti için de yine aynı numarayı arayarak destek almak mümkün.

Yerinde servis paketi ve kurulum hizmeti şimdilik sadece İstanbul, Adana, Ankara ve İzmir’de geçerli.

:: Yerinde servis paketi için ekstra para ödemek size mantıklı geliyor mu?

Tüm Oyunları Sony mi Dağıtacak?

Sony ve Codemasters, oyun deneyimini farklı bir boyuta taşımak üzere güçlerini birleştirdi. Sony ve Codemasters, bu işbirliği kapsamında, ilk olarak, piyasada olan ve büyük bir heyecanla beklenen F1 2010’u, Türkiye’deki motor sporları ve oyun tutkunları ile buluşturacak.

2010’un en büyük oyun tanıtımlarından biri olan F1 2010 ile başlayan işbirliği kapsamında Sony, Codemasters’ın portföyündeki diğer oyunların da dağıtımını üstlenecek (Sony’den 3D TV Alana PS3 Bedava).

 

 

Sony ilk adımı Codemasters ile attı.

 

Sony’nin PlayStation  ile oyun dünyasına yön verdiğini ve oyun geliştiricilerle işbirliği yaparak, bu alanda ciddi bir büyüme hedefi olduğunu vurgulayan Sony Eurasia A.Ş. Kişisel Eğlence Ürün Grup Müdürü Özgür Kirazcı yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti:

“Sony Türkiye olarak, 2010 yılında kitlelerle yepyeni PlayStation  oyunlarımızı buluşturduk ve hayalleri gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Bu zamana kadar Sony Türkiye olarak, PlayStation için kendimize ait (Sony Computer Entertainment’a ait) oyunlarını getiriyorduk.

2010 ve 2011 hedeflerimizde, işimizin en önemli parçası olan oyun bölümünü büyütmek var. Büyümeye giden yolda, Sony’ye ait oyunların yanı sıra diğer oyun geliştiricilerin oyunlarının satış ve dağıtımını da üzerimizden gerçekleştireceğiz. Bu konuda ilk ve en büyük adımı, dünya çapında çok önemli bir şirket olan Codemasters ile küresel olarak yaptığımız işbirliği ile atıyoruz.

:: Sizce PS3 oyunlarını Sony mi dağıtmalı?

 

Photoshop Harikaları Galerisi 8

Resimler üzerinden her türlü cambazlığı yapmanıza yardımcı olan Photoshop ile dört mevsimi bir araya getirmek mümkün. Bu kez Photoshop’lu Harikalar Diyarı‘nda temamız mevsimler. Yetenekli eller iş başında, bakın bakalım mevsimler nasıl bir araya getirilmiş.

 

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

{pagebreak::9}

{pagebreak::10}

{pagebreak::11}

:: En çok hangi resimleri beğendiniz?

Samsung Galaxy Tab İçin Aksesuarlar

iPad’in en büyük rakibi olarak gösterilen Samsung Galaxy Tab’ın piyasaya çıkmasına sayılı günler kala ürüne ait aksesuarlar resmen ortaya çıktı. (Tablet PC Rehberi)

Resmen duyurulan aksesuarlardan biri olan klavyenin üst tarafında Galaxy Tab’in oturtulacağı bir bölüm yer alıyor. 70 Pound’luk fiyatıyla bu klavye duyurulan aksesuarlar arasında en pahalısı.

 

Aksesuarlar arasında en pahalısı klavye

 

Geniş Aksesuar Yelpazesi

40 Pound’luk fiyatla piyasaya sürülecek olan bir diğer aksesuar ise Galaxy Tab’e ekstra multimedya özellikleri sağlıyor. Cihazın üzerinde mini HDMI ve hoparlör çıkışları bulunuyor. (Samsung Galaxy Tab Hakkında Bilinmesi Gerekenler)

Bunlar dışında fiyatları 20 ile 30 Pound arasında değişen koruma kılıfları, kulaklıklar, araç içi şarj cihazları da resmen duyurulan aksesuarlar arasında.

:: Samsung Galaxy Tab almayı düşünüyor musunuz?

Iron Man’in El Lazerini Taklit Etti

Geçtiğimiz aylarda gösterime giren ikinci filmiyle iyice popürleşen Iron Man, çılgın mucitlere ilham kaynağı oluyor. Teknoloji ve para sayesinde yürüyen bir savaş makinesi dönüşen Tony Stark‘ın hikayesini anlatan Demir Adam‘ın izinden gitmeye çalışan birçok ev mucidi bulunuyor.(En İyi 10 Çizgi Roman Filmi)

Kendine Iron Man zırhı yapan adamdan sonra, karakterin en büyük silahı olan avuç içi lazerde gerçeğe dönüşecek. Almanya’dan Patrick takma adlı bir kullanıcı internette yayınladığı videolarla oldukça ilginç bir buluş gerçekleştirdiğini kanıtladı.

VİDEO: Kendi Iron Man Lazerini Yaptı

#y3/71467f9dd3ddc1a0914deacadf5f40f9.flv#

 

Patrick, endüstriyel amaçlarda kullanılan kesici lazeri avuç içine monte edecek bir yöntem geliştirmiş. Bu sayede elinde yakıcı lazer bulunan çılgın mucit, poşetleri yakıyor ve balonları patlatıyor.

Iron Man teknolojisinin emekleyen versiyonuna sahip olan Patrick ise bir sonraki projesinde daha güçlü bir lazer kullanacağını açıkladı.

 :: Böyle aracı evde geliştirmek ister misiniz? Sizce Iron Man’e yakın bir savaş zırhı yapmak mümkün mü?

 

 

 

 

Microsoft’tan Yeni Bir Türkçe Sayfa

Twitter artık başlı başına bir haber kaynağı oldu. Microsoft yeni Türkçe sayfasının duyurusunu Twitter’dan yaptı. Artık Sharepoint 2010’un sayfası tamamen Türkçe olarak yayında! Yeni sayfayı ziyaret etmek için tıklayın.

Geçmişte İngilizce olan sayfa, artık Türkçe olarak hizmet veriyor. Sharepoint paketleri hakkında bilgi ve satın alma işlemlerinin yanında, avantajlar da ziyaretçilerin bilgisine sunuluyor…

:: Sharepoint hizmetlerinden yararlanmayı düşünüyor musunuz?

Büyük Buhran Kapıda

Bundan yaklaşık 20 sene önce en yüksek İnternet bağlantı hızı 1,5 Mpbs seviyesindeydi. Şimdi ise bu hızın standart bir kullanım için yeterli olmadığını görüyoruz.

1993 yılında tüm dünya çapında sadece 1,3 milyon adet cihaz İnternet’e bağlıyken, geçen yaz yapılan bir araştırmada bu sayının 769 milyona ulaştığı belirtiliyor. (Dünyada Neden IP Kalmadı?)

Bu araştırmada sadece DNS adı olan sistemleri sayıldığını da belirtmek gerek. Günümüzde artık İnternet’e bağlı olmayan bilgisayar sayısı yok denecek kadar az.

 

IPv4 adresleri giderek tükeniyor

 

Duraklama Dönemi

Son 10 yıldır büyük bir hızla devam eden bu gelişim önümüzdeki birkaç yıl içinde yavaşlayacak. İnternet ağı yakın bir zaman içerisinde çok zorlu bir döneme girecek, bunun sebebi ise IP adreslerinin bitmek üzere olması. Bu durum tüm yapının yeniden düzenlenmesini gerektiriyor.

Yaşanan bu durumun çözümü ise şu anda kullanılan Internet Protocol v4′ten Internet Protocol v6′ya geçmek. Ancak bu işlem hiç de kolay değil.

Aslında bu durumun yavaş yavaş yaklaştığının farkına varan uzmanlar bu geçişin daha sakin bir şekilde yapılabileceğini düşünmüşlerdi fakat geçen birkaç sene içerisinde bunun imkansız olduğu anlaşıldı.

{pagebreak::TCP-IP Katmanları}

TCP/IP Katmanları

Her gün gelişen teknoloji dünyasında bir protokolün eski sürümünden yeni sürümüne geçmek ne kadar zor olabilir diye düşünebilirsiniz.

Sonuçta bugüne kadar Ethernet hızı 10 Mbps’ten 10 Gbps’e çıktı, kablolu bağlantıdan kablosuza geçtik. İlk zamanlarda sadece metin okuyabildiğimiz İnternet dünyası artık her türlü uygulamayı kaldırabilen bir yapıya sahip oldu. (2025’te İnternet Nasıl Değişecek?)

Ancak tüm bu geçişleri kolay bir şekilde yapabilmemizin sebebi, bu teknolojilerin Internet Protokolünün network katmanının dışında yer almasıydı.

 

IPv4 kümesinin katmanları bu şekilde sıralanıyor

 

Network Katmanı

Ağ protokolleri, her biri farklı bir fonksiyona sahip katmanlardan oluşan kümeler halinde tasarlanırlar. TCP/IP protokolü dört katmandan oluşur.

Veri katmanı, veri paketlerinin nasıl gönderileceğini, network katmanı verilerin ağ içerisinde gideceği yeri belirlemeyi, iletişim katmanı çok paketli iletişimi düzenlemeyi ve son olarak da uygulama katmanı da uygulamaların ağ üzerinde çalışmasını sağlamayı yerine getirir.

Tüm bu katmanların içerisinden seçim yapabileceği çok fazla sayıda protokol vardır, network katmanı hariç. Network katmanı sadece IP’yi kullanır. Bu sebeple bir kum saatinin orta noktasına benzediği söylenebilir.

{pagebreak::Zorlu Bir Katman}

Zorlu Bir Katman

TCP/IP kümesinin, network katmanı hariç tüm katmanları kendi içlerinde geliştirilip, güncellenebilirler. Bunun sebebi ise bu katmanlarda yapılan işlemlerin sadece o katmanı ilgilendirmesi ve diğerlerini etkilememesidir.

Ancak network katmanındaki IP her yerdedir. Veri paketinin kaynağı doğru bir IP paketi oluşturmak zorundadır, yol üzerindeki tüm router’lar bu paketi, doğru yerine ulaştırabilmek için işlemek zorundadır.

Bunun haricinde hedef noktası da bu IP paketini çözebilmek zorundadır. Bu yüzden IP’nin (Internet Protocol) değişmesi tüm host’ların ve tüm router’ların değişmesi anlamına geliyor.

 

IPv4 sisteminin ömrü tükenmek üzere

 

32-bit’ten 128-bit’e

Şu an kullanılan IPv4 32-bit adreslere destek veriyor. Bu da toplamda tam olarak 4.294.967.296 adet adrese denk geliyor ki bunların iki yıl içerisinde biteceği tahmin ediliyor.

1990′lı yılların başında bazı uzmanlar gelen tehlikenin farkına vararak IPv4 yerine OSI/ITU-T CLNP adlı 160-bit üst sınırlı bir protokol kullanmaya karar verdiler. Ancak İnternet standartlarını belirleyen kurum olan IETF buna destek vermedi. Bunun yerine IPv4′ten çok farklı bir yapıya sahip olan 128-bit’lik IPv6′ya geçmeyi planladılar.

{pagebreak::Benzer Ama Farklı}

Benzer Ama Farklı

1995 yılında standartları belirlenen IPv6′nın 20 yıl içerisinde kullanıma hazır hale geleceği tahmin ediliyordu. Öte yandan IPv4 adreslerin 2012′de tükeneceği belirtiliyor. Yani anlayacağınız IPv6 gerektiğinden birkaç yıl geç kalmış olacak. (IPv6 Uzmanları Biraraya Geldi)

IPv4 ve IPv6 kullanıcılar ve uygulamalar için birbirlerine benziyor gibi gözükse de ikisi de birbirlerinden ayrı ve birbirleri ile etkileşime giremiyorlar. IPv6′nın IPv4 altyapısının üzerine kurulabilmesi bir avantaj olarak kabul edilebilir. IPv6’nın IPv4’ün getirdiği sınırlamaları kaldırması da büyük önem taşıyor.

 

Günümüzde IPv4 kullanımı ile IPv6 kullanımı arasında büyük fark var

 

İlk Kişi ve Son Kişi

Ancak, bu yaklaşımla ilgili çok önemli bir sorun bulunuyor. Bu yapı yüzünden, IPv4′ü bırakan ilk kişi, IPv6′ya geçecek son kişiyi beklemek zorunda.

IPv6′ya geçişin kullanıcılar açısından çok da büyük bir avantajının olmaması, teknolojik gelişimden fazla etkilenmeyen kişilerin geçiş yapması için ortada bir neden olmamasına yol açıyor. Bu da IPv6′ya geçişin çok sancılı bir süreç olabileceği tahminlerini ortaya çıkarıyor.

{pagebreak::Çok Şey Değişti}

Çok Şey Değişti

IPv6′nın geliştirilmeye başlandığı 1990′lı yıllarda bugün artık standart hale gelen bazı durumlar henüz ortada bile yoktu.

Örneğin günümüzde bir router ya da dedicated server IP adresini ve diğer bilgileri DHCP (Dynamic Host Configuration Protocol) üzerinden alır.  

DHCP ile bir makine istek ilettiğinde sunuculardan biri bunu görür ve o makineye bir IP adresi atar, daha sonra bu IP adresinin başka makineler tarafından kullanılmaması için diğer sunuculara bilgi verir.

 

DHPCv6, DHCP’den farklı bir şekilde işliyor

Sistem Değişiyor

IPv6 ile bu sistem değişiyor. Yeni protokol ile her bir makine kendi belirlediği bir adres ile router’ların yayınladığı network adresini birleştirerek bir IP adresi alıyor. Bu sistem için yeni bir DHCP de gerekli. DHCPv6 da bunun için tasarlandı.

DHPCv6 sadece yerel DNS sunucularının adresini bilecek, diğer adresleri öğrenemeyecek. Ancak bir sorun var, günümüzdeki router’lar henüz bu işlemi yerine getirecek yeteneğe sahip değiller. IPv6 sistemlerinin hepsi “stateless autoconfig” adı verilen bu özelliği destekliyor.

Windows Vista ve 7, DHCPv6’ya destek verirken diğer işletim sistemleri henüz bu protokolü desteklemiyorlar. Bu da bu sistemlerin bir IPv6 adresi alamayacağı anlamına geliyor.

{pagebreak::Yenilenme Şart}

Yenilenme Şart

Bir kurum IPv6′ya geçmek isterse sahip olduğu donanım ve yazılımları yenilemek zorunda. Öte yandan İnternet servis sağlayıcıları da IPv6 bağlantısı ve IPv6 adresleri sunmak zorunda.

Daha sonra yeni protokol router’lar ve DNS üzerinde aktif hale getirilmeli. Bunların hepsi yapıldıktan sonra IPv6 ping ve IPv6 tracerroute işlemleri gerçekleştirilmeli.

Eğer her şey doğru ve hatasız şekilde yapılırsa, IPv6′ya geçiş tamamlanmış oluyor ki, sayması bile çok kolay olmayan bu işlemleri gerçekleştirmenin ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur.

 

İki protokolü bir arada kullanmak için çözümler düşünülüyor

 

IPv4 Tükenmek Üzere

Ağ çözümleri konusunda birçok marka söz sahibi olduğundan donanım ve yazılımlarda çıkabilecek uyum sorunları, hatalar, yanlış tasarımlar ve daha birçok problem de kapıda bekliyor.

Şu an İnternet’in %99′u sadece IPv4 ile çalışıyor ve IPv4 adreslerinin bir iki sene içerisinde tükenmesinden önce IPv6′ya tam anlamıyla geçiş yapmanın imkanı yok.

Bu yüzden uzmanlar IPv4′ün ömrünü bir süre daha uzatmak için bazı yöntemler üzerinde çalışıyor. Bunların arasında birden fazla bilgisayarın tek bir IP üzerinden bağlanmasını sağlayan ve sahip olduğu açıklar sebebiyle pek sevilmeyen NAT (Network Address Translation) var.

{pagebreak::NAT Çözüm Değil}

NAT Çözüm Değil

Bireysel olarak kullanılabilen NAT sistemi İnternet servis sağlayıcıları tarafından kullanılacak olursa, P2P, anlık mesajlaşma gibi uygulamalarda büyük sıkıntılar yaşanabilir.

Ancak ne yazık ki uzmanların bir süreliğine NAT sistemini kullanmaktan başka bir B planı yok. Bu yöntem de çok uzun vadeli bir çözüm sunmuyor.

 

NAT sistemi birden fazla bilgisayara tek bir IP atıyor

 

Tek Gerçek Çözüm: IPv6

Her sene 200 milyon yeni IP adresi kullanıma girerken IPv6′ya geçmekten başka çare yok. Geçiş ne kadar zorlayıcı ve sıkıntılı olursa olsun eninde sonunda olmak zorunda.

Tüm bu sıkıntıların İnternet dünyasına nasıl yansıyacağını önümüzdeki birkaç yıl içerisinde göreceğiz. Ancak, tüm bu sıkıntıların bir şekilde aşılmasından sonra daha güçlü ve büyüme sınırı olmayan bir İnternet’e sahip olacağımız da kesin.

 

:: Sizce bu sorunun üstesinden nasıl gelinecek?

WebOS 2.0 Duyuruldu

En son güncellemesi 2009 yılında Palm tarafından yapılan WebOS, yeni sürümü ile mobil dünyaya hızlı bir giriş yapmak istiyor. HP çatısı altında kullanıcı kitlesini çok daha geniş bir tabana yayma amacında olan WebOS için bu yeni sürüm, hem kendi hem de HP adına birçok açıdan ciddi önem taşıyor.

 

Yenilenen bir işletim sistemi ve yeni bir akıllı telefon ile pazara hızlı bir giriş yapmak isteyen HP, bu yöndeki ilk adımı çetin savaşların yaşandığı Amerikan pazarında atacak. WebOS 2.0’li Palm Pre, yıl bitmeden Amerika ve Kanada’da satışa sunulmuş olacak. (Ve Huzurlarınızda Palm Pre 2!)

Bir Sonraki Sayfa: WebOS 2.0 Ne Vaat Ediyor?

{pagebreak::WebOS 2.0 Ne Vaat Ediyor}

WebOS 2.0 Ne Vaat Ediyor

Zaten görsel anlamda hayli çekici bir sistem olan WebOS bu imajını yeni sürümde de korumuş. WebOS’in kullanıcı arayüzü ekibinin lideri konumundaki Matias Duarte’nin görevinden ayrılması da işletim sistemini pek etkilememiş görünüyor. WebOS yine çok etkileyici bir görselliğe sahip.

 

HP, görsel arayüzün pek de ön plana çıkmadığı 5 ana başlıkta ele almayı tercih etmiş WebOS 2.0’ı. Bunlardan en dikkat çekeni ise gerçek multitasking şeklinde geçen ifade. WebOS 2.0 ile kullanıcılar özgürce istedikleri yazılımı geri plana alıp istediklerini çalıştırabilecek. Bu durum alıştığımız manadaki çoklu işlem mantığından farklı değil aslında. HP sanki burada rakiplerine bir göndermede bulunmuş.

{pagebreak::Just Type}

Just Type

Bir diğer dikkat çekici madde ise Just Type fonksiyonu. Bu özellik sayesinde açmak istediğiniz üçüncü şahıs uygulamayı veya sisteme entegre bir yazlımı T9 sözlük girişi mantığında ekrana yazarak çalıştırabiliyorsunuz. Geliştirilmeye açık olan bu özellik hem WebOS 2.0 SDK’ları tarafından desteklenecek hem de kullanıcıların Just Type’ı kişiselleştirmesine müsaade edilecek.

{pagebreak::HP Synergy}

HP Synergy

HP Synergy özelliği de gayet iyi düşünülmüş ve mobil cihazlarda görmeye pek alışık olmadığımız bir özellik. Bu işlev sayesinde Facebook, Google, Microsoft® Exchange, LinkedIn ve Yahoo! hesaplarınıza giriş yaptığınız takdirde, tüm kişisel bilgileriniz otomatik olarak telefona yedekleniyor. Sonrasında ihtiyacınız olduğunda bu bilgileri tek bir tıklama ile kullanabilmeniz olanaklı hale gelmiş oluyor.

Bu özellik de yine üçüncü şahıs yazılımların kullanımına açık olacakmış. Nasıl faaliyet göstereceğini bilemiyoruz ancak kötü emellere alet olmaya gayet müsait bir işlev gibi duruyor şu anda.

{pagebreak::Adobe® Flash Player 10.1 Desteği}

Adobe® Flash Player 10.1 Desteği

İkinci nesil sürüm ile birlikte Flash desteğine kavuşan sistemlerden biri olmuş WebOS. Flash tabanlı içerikleri özgürce çalıştırabilen işletim sistemi için bu özellik henüz beta aşamasında.

{pagebreak::Onlarca Yeni Özellik}

Onlarca Yeni Özellik

WebOS 2.0 ile birlikte onlarca yeni işlev kullanıcılara sunulmuş. Biraz hızlı bir giriş yapmış olsa da arkaplanda ciddi bir çalışmanın yapıldığı açık bir şekilde görülüyor. Bahsettiklerimizin dışında onlarca yeni özellik ve üçüncü şahıs yazılım sistemde ön yüklü olarak gelecek.

Facebook 2.0, anlık mesajlaşma yazılımları için Google Talk ve Yahoo!, daha güvenli bağlantılar için VPN desteği, gelişmiş yazılım katalogu, HTML 5 destekli web tarayıcı, baştan aşağı yenilenmiş ve telefonun geneline yayılmış favoriler özelliği, Skype ve bluetooth klavye desteği sayabildiklerimizden sadece bazıları.

 

:: Sizce Linux tabanlı WebOS yeni sürümü ile mobil işletim sistemleri savaşına yeni bir soluk getirebilecek güçte mi?

 

Dünyanın En Çok Satan Cep Telefonu

Tüm dünya çapında yaklaşık 5 milyar cep telefonu kullanıcısının olduğu tahmin ediliyor. Bu da şu an dünya üzerinde milyarlarca adet cep telefonunun olduğu anlamına geliyor. (En Çok Satan Cep Telefonları)

Peki dünyada en çok kullanılan cep telefonu hangisi hiç düşündünüz mü? Bu sorunun cevabı olarak hemen insanın aklına iPhone gelebiliyor fakat gerçek bundan çok farklı.

Dünyanın en çok satan cep telefonu ve aynı zamanda en çok satan tüketci elektroniği cihazı olma unvanı Nokia’nın 1100 adlı modeline ait.

 

Dünyanın gelmiş geçmiş en çok satan cep telefonu Nokia 1100

 

250 Milyondan Fazla

2003 yılında piyasaya çıkan ve çok basit bir tasarıma, 96 x 65 piksel çözünürlüğündeki tek renkli ekrana, ışığa, ancak 50 adet SMS kaydedilebilen kapasiteye ve su geçirmez tuş takımına sahip olan Nokia 1100 tüm dünyada 250 milyon adetten fazla sattı. (Nokia’nın Efsanevi Telefonları)

Nokia 1100′ün sadece cep telefonu kategorisinde değil, diğer tüm tüketici elektroniği cihazları arasında en çok satan ürün olması teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin dünyanın büyük bir bölümün hala basit ve ucuz ürünleri tercih ettiğinin bir göstergesi olsa gerek.

:: Nokia 1100 modelini kullanmış mıydınız?

Tivibu’ya 3. Boyut Geliyor

Ülkemizde kullanımı giderek yaygınlaşan internet servisleri arasında Tivibu da bulunuyor. İnternet zerinden TV izleme imkanı sunan Tivibu, aynı zamanda kaçırdığınız programları geri izleme imkanı gibi TV’ye fark atan seçeneklerle geliyor.

Şu sıralar test aşamasında olan ancak kısa zamanda kullanıcılara sunulacak bir diğer hizmeti, yerinde denedik ve sizlerle de paylaşmak istedik.

Videoyu İzleyin

#video_5355#

Yaptığımız denemelerde, 3 boyutlu TV izlemek için nelerin gerektiğini, bu hizmete herkes tarafından ne zaman ulaşılabileceğini konuştuk.

Yakında…

IPTV Forum‘da ziyaretçilere gösterilen 3boyutlu kanal içeren Tivibu hizmeti, çok yakında TTNET abonelerinin de hizmetine sunulabilecek.

:: 3 boyutlu TV izlemeye hazır mısınız?

Guitar Hero: Warriors of Rock İnceleme

Activision‘dan gelen dev paketi açmamızla ofisin atmosferi değişti! Bir Offspring çalıyor, bir Metallica… Ardından R.E.M. ve Linkin Park… Ofiste rock ve metal tınıları yükseliyor! Guitar Hero: Warriors of Rock, SDN ofisinde!

 

Neversoft tarafından geliştirilen seriye bir üye daha katıldı. Guitar Hero: Warriors of Rock, içerdiği parçalar ve kumanda cihazlarıyla fark yaratıyor. Yapımı özel gitarı eşliğinde inceledik. İşte videomuz:

 

Guitar Hero: Warriors of Rock İnceleme

#video_5351#

 

Ofisteki çoğu arkadaşımızın denediği Guitar Hero için ortak yorum şu şekildeydi: eğer bu tür bir gitar aparatı kullanmaya alışık değilseniz, cihaz biraz yorucu olabiliyor.

Serinin müdavimiyseniz, yani antrenmanlıysanız sorun olmayacaktır. Ancak ilk zamanların ağrılı olacağını bilerek hareket edin…

:: Guitar Hero: Warriors of Rock hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Kanada Google Street’e Savaş Açtı

Bundan on yıl önce sadece arama motoru olan Google, günümüzde dünyanın en büyük teknoloji ve yazılım şirketlerinden biri. Cep telefonundan, robot arabaya ve sesli arama sistemine kadar birçok alt sektörde faaliyet veren Google ilginç bir başarı hikayesin sahip.(Google Voice Search Artık Türkçe!)

İki öğrencinin fikrinden dünyayı değiştiren bir şirkete dönüşen Google, tıpkı basın gibi devletleri etkileyecek bir kamuoyu gücüne ulaştı.

Ünlü arama motorunun bu hızlı yükselişi kullanıcıları sevindirse de devletler durumdan hiç de hoşnut değil. Geçtiğimiz yıl içerisinde Google‘ın Çin‘le başlattığı soğuk savaş hükümetlerin bu siteye karşı tavır almasını sağladı.

Şirketin özel kameralı bir otomobil sistemiyle sokakların fotoğrafını çekip yayınladığı Google Street View özelliği hizmete geçtiği son birkaç yıldan beri tartışmaların odağı haline gelmişti.

 

 

Google Kişiler Hakkında Dosyalar Tutuyor

Kanada Güvenlik Komisyonu Başkanı Jennifer Stoddart dün düzenlediği basın toplantısında Google’a tam anlamıyla ateş püskürdü. Stoddart, Google Street View araçlarının Kanada’nın güvenlik kurallarını çiğnediğini açıkladı.

Birçok Kanadalı vatandaşın bu araçtan rahatsız olduğunu ve mahremiyet haklarının çiğnendiği gerekçesiyle polise başvurduğunu belirtten komisyon başkanı ünlü arama motoruna ağır suçlamalarda bulundu.

Stoddart ellerinde Google’ın kişilere ait fotoğraf, e posta içerikleri ve ev adreslerini toplandığına dair sağlam kanıtlar olduğunu da iddia etti. 

Kanada Güvenlik Komisyonu Başkanı, Google’ın eğer 1 Kasım 2010’a kadar bu tutumunu sonlandırmazsa ülkedeki faaliyetlerine son verileceğini de sözlerine ekledi.

:: Google’ın gerçekten kişiler hakkında özel dosyalar oluşturduğunu düşünüyor musunuz?