İran Hükümeti Korsan Ürünleri Destekliyor!

İran Hükümeti’nin korsan yazılımları desteklediğine dair iddialar, bilişim dünyasını bomba gibi sarstı. İran Hükümeti‘ne bağlı olarak görev yapan Iranian Research Organization for Science and Technology (IROST), Türkçe adıyla İran Bilim ve Teknoloji Araştırma Merkezi, bilim ve teknoloji alanında korsan yazılımı destekleyen bir tavır içerisinde yer aldığı iddialarıyla karşı karşıya.

 

 

Hatta içerisi tıka basa korsan yazılım ile dolu olan bir adet de FTP sunucuları mevcut. Bu sunucuyu ortaya çıkaran isim ise, korsan yazılım yayını yapan TorrentFreak adlı bir Torrent sitesi olması ise, durumun ne kadar ironik olduğunun altını çiziyor.

Korsan yazılım ile dolu olduğu iddia edilen FTP sunucusunun İran halkının kullanımına açık olması ise, İran Hükümeti’ni zor durumda bırakacak gibi görünüyor. Sunucu içerisinde yer alan korsan yazılımlar arasında Microsoft Office 97’den 2010’a kadar olan sürümler ile birlikte Photoshop 5.5’ten CS3’e kadar olan sürümler ve bunların seri numaraları, crack’leri ve keygen’leri bulunuyor.

{pagebreak::İran ve Telif Hakları}

İran ve Telif Hakları


İşin ilginci, tamamı korsan yazılım ile dolu olan siteleri İran sunucularında barındırmak, hükümet tarafından suç kapsamında görülmüyor. İşi daha da ilginçleştiren kısım ise, İran’ın telif hakları konusunda olan tutumu. İran Hükümeti’nde göre, İran sınırları içerisinde oluşturulan ürünlerin dışında hiçbir üründe telif hakkı bulunmuyor. Bu tutumun internet dünyasında da kendisine yer bulması, teknoloji dünyasının tepkisini çekti. Bundan sonra İran ve internet dünyası arasında yaşanacak gelişmeleri merakla bekliyoruz.

 

 

:: İran Hükümeti’nin bu konudaki tutumunu nasıl yorumluyorsunuz?

 

1 Eylül’de Apple Sürprizi!

2010 senesi, Apple’ın senesi olacak gibi görünüyor. Zira iPhone 4, iPad, Magic TrackPad, yeni nesil iMac ve Macbook‘lar derken, firma şimdi de 1 Eylül’de sürpriz bir etkinlik düzenleyeceğini ve basına bir bildiride bulunacaklarını belirtti.

Apple meraklıları bu açıklamaların ardından takvim yapraklarında 1 Eylül’ü kalın çizgilerle daire içerisine aldı. Firmanın 1 Eylül’de bu sefer ne gibi bir sürprizle dünyanın karşısına çıkmayı planladıkları konuşuluyor. Tahminler, firmanın bir süredir üzerinde uğraştıkları iTV ile ilgili olduğu yönünde. Bu ürünü destekleyen yeni bir donanım, A4 işlemci benzeri bir mikroişlemci, HDMI aracılığıyla HDTV‘lere bağlanan bir donanım ya da benzeri bir ürünün 1 Eylül’de tanıtılacağı konuşuluyor.

 

 

Aynı şekilde etkinliğin başrolünde, baştan aşağı yenilenen yeni nesil (dördüncü jenerasyon) iPod Touch olabileceği de ileri sürülen tahminler arasında yer alıyor. Apple’ın her eylül ayında yeni nesil iPod Touch’ı duyurması, etkinliğin bu ürün ile ilgili olacağı yönündeki tahminleri kuvvetlendiriyor.

:: Sizce 1 Eylül’de bizleri ne gibi bir sürpriz bekliyor?

 

IE 9 Arayüzü İnternete Sızdı!

Birçok internet kullanıcısı, Microsoft‘un yakın zaman içerisinde piyasaya sürmek için hazırlandığı popüler internet tarayıcısı Internet Explorer 9’u merakla bekliyor. Eli kulağında olan tarayıcı Internet Explorer 9‘un ne gibi özelliklere sahip olacağı az çok belirlendi. Tarayıcı piyasasında hararetli günlerin yaşandığı bu dönem içerisinde IE 9′un nasıl bir arayüze sahip olduğu ise internete sızan görsellerden belli oldu!

 

 

20 gün sonra beta sürümüyle kullanıcıların huzuruna çıkacak olan tarayıcı, görüldüğü üzere daha yumuşak bir tasarıma sahip olacak. Tarayıcının sekmeler, Windows 7‘nin Aero temasıyla uyumlu olacak ve Aero ile aynı özellikleri içerecek. Ayrıca adres satırındaki bağlantıyı IE 9 arabirimine sürükleyerek, kendi görev çubuğumuzu oluşturabileceğiz.

{pagebreak::Yenilikler}

Yenilikler


İşin ilginç kısımlarından bir diğeri ise, Internet Explorer 8‘in aksine bu yeni versiyonda sadece tek bir menü butonu olacak. Bilindiği üzere Internet Explorer 8’de tam 6 menü butonu bulunuyor. Ayrıca Google‘ın kabına sığmaz tarayıcısı Chrome‘da olduğu gibi, Internet Explorer 9’da da adres satırı ile arama kutusunun birleştirilmiş olacağı tahmin ediliyor.

 

 

Internet Explorer 9 ile ilgili görselde yer alan tasarımda yeni versiyonun, bir önceki versiyondaki gibi bir adres satırına sahip olacağı görülüyor. Yani adres satırının arabiriminde herhangi bir görsel değişiklik yer almıyor. Lakin adres satırının konumu, tartışmaya açık. Sekmelere az yer ayrılması, kullanıcıları düşündürüyor. Öte yandan sekmeleri bir alt satıra atıp sekmeleri daha pratik bir forma sokabileceğimizi düşünüyoruz.

:: IE 9’un yeni arayüzünü beğendiniz mi?

 

Ve Huzurlarınızda Tablet Samsung: Galaxy Tab

Sizlere burada yer alan yazımızda Samsung’un tablet bilgisayarı Galaxy Tab’in Avustralya’da bir Telco çalışanının elinde görüldüğünden bahsetmiş ve cihazın ilk somut görüntülerinin yer aldığı videoyu sizlerle paylaşmıştık. Bu haberin üzerinden çok fazla geçmemişti ki Samsung cihazı resmi olarak onaylayan bir video yayınladı. galaxytab.samsungmobile.com adresinden yayınlanan videoda, cihazı tam olarak göremiyorsunuz. Ancak Galaxy Tab’in Android 2.2 Froyo işletim sistemine sahip olacağından, 7 inçlik dokunmatik ekranından ve 2 Eylül’de Almanya’da resmi olarak duyurulacağından bahsedilmiş. (İşte Tablet Pazarındaki 9 Muhtemel Oyuncu)


Yayınlanan videoda cihazın görüntülü arama özelliğinin bulunduğu da belirtilmiş.

Bilindiği gibi tablet bilgisayarın 1 GHz Hummingbird işlemci, Super AMOLED ekran gibi özelliklerinin bulunacağı çeşitli kanallar tarafından iddia edilmişti. Anlaşılan o ki cihaz Galaxy S’in büyük ekranlı ve gelişmiş bir modeli olarak karşımıza çıkacak. Hal böyle olunca da Samsung’un tableti an itibariyle mevcut en güçlü tabletlerden biri olmuş olacak. Şimdi sözü fazla uzatmayalım ve sizi Samsung’un yayınladığı kısa video ile baş başa bırakalım.

#y3/aadd067ea652e4a12e8e4556e4021c13.flv#

 

:: Samsung’un tabletinde şu kesin olmalı dediğiniz bir özellik var mı?

 

Bu Filmleri En İyi Yapan Özellikleri Neler?

Yedinci sanat sinema, görsellik ve gişe başarısı bakımından altın çağlarını yaşıyor. Rekor kırmak için bir birleriyle yarışan filmler, her yıl seyircilerin ve eleştirmenlerin acısız eleştirilerine göğüs geriyor. (Bilim Kurgu’yu Gerçek Yapan Ürünler)

 


Oscar ödüllerinin dağıtıldığı Kodak tiyatrosu da sinemanın dünya çapındaki sembollerinden biri.

 

Bu Listeyi İzleyiciler Düzenliyor

Bu eleştirilerin internet üzerinde toplandığı en büyük ortam ise IMDB sitesi. Filmler hakkında ayrıntılı yapım ve kadro bilgisine ulaşabileceğiniz bu site dünya çapında milyonlarca seyirci tarafından takip ediliyor.

Sitenin data bankasında, her oyuncunun ve yönetmenin kariyerini içeren filmografisi de bulunuyor. Bu sitenin bir diğer ünlü yönü ise, dünya çapında en iyi 250 filmi liste haline getirmesi.

İzleyicilerin puanlarımına göre yapılan bu liste son yıllarda film yapımcıları tarafından bile ciddiye alınmaya başlandı. Bazı yapımların posterlerinde filmin IMDB‘den aldığı puan da kullanılıyor.

İlk 10  ise bazı sabit filmler dışında genelde değişiklik gösteriyor. Dönemin modasından siyasi bakışına göre değişen bu listenin en güncel halini sizin için derledik. Bakın ilk 10’da baş gösteren filmler bu başarılarını neden hakediyor?

{pagebreak::10. Star Wars: Empire Strikes Back }

10. Star Wars: Empire Strikes Back

 

Seyirciler Star Wars ile ilk kez 1977 yılında tanışmış olsa da Empire Strikes Back, günümüzde marka haline gelmiş bu evrenin ortaya çıkmasında büyük bir öneme sahip.

İlk filmin düşük bütçesi ve kısıtlı senaryosu nedeniyle bugün gerçek bir evren kadar büyük olan Star Wars hikayeleri klasik bir iyi ve kötü savaşı arasında kalacaktı.

 

Ancak, A New Hope’un (Yeni Bir Umut) kazandığı büyük başarı sayesinde George Lucas ve ekibi rekor bir bütçeyle esas istedikleri filmi çekebildikler.

Empire Strikes Back, baskıcı bir imparatorluğun en güçlü olduğu dönemleri konu alıyor. Evrendeki iyilki ve kötülük savaşının baba ve oğul çatışmalarıyla yansıtıldığı filmde tüm dünyayı etkisine alan Jedi felsefesi de sağlam temellere oturmuş oldu.

Hoş vakit geçirmek için sinemaya giden dönem seyircisi bir anda kendini dev savaşların , bitmek bilmeyen bir aksiyonun ve kovalmacanın içerisinde buldu. Kötülüğün ezici üstünlüğü ve çaresizlik duygusu bu filmin karanlık havasını oluşturan ana temalardan birkaçı.

{pagebreak::9. Guguk Kuşu }

9. Guguk Kuşu

 

Jack Nicholson günümüzde Hollywood’un en prestijli oyuncularından biri. Nicholson’ı bu denli ünlü yapan ve Oscar kazandıran film ise ülkemizde bilinen adıyla Guguk Kuşu’ydu. One Flew Over the Cuckoo’s Nest adlı kitaptan uyarlanan filmde Nicholson, McMurphy adlı suça eğilimli ve sorunlu bir insanı canlandırıyordu. 

 

McMurphy adlı adam, yüksek güvenlikli hapishaneden kendini bir akıl hastanesine sevketirerek cezasından yırtmayı planlar. Buradaki hastaları isyana kışkırtıp kaçmayı düşünen karakter, terapilerde düzene isyan eden tutumlarını sürdürür.

Aşırı zeki insanların mevcut toplum düzenine olan uyumsuzluğunun vurgulandığı bu filmde, akıl hastalarınında doğru yönlendirmeyle söz söyleyen bir güç haline geldiğini gösteriyordu.

{pagebreak::8. 12 Angry Men}

8. 12 Angry Men

1957 yapımı olan bu film, gösterime girdiği yıllarda Amerika‘da büyük tartışmaların çıkmasına neden olmuştu. Adelet sistemlerini ve insanların nasıl suça itildiğini anlatan film ise 18 yaşında Latin Amerika’lı bir gencin yargılanması sırasında yaşananlar konu oluyor.

 

 

Amerika‘da hakim kadar jürinin kararı da dava için önemli bir yere sahip. Bu jüri ise devlet tarafından sıradan halkın arasından seçiliyor. Babasını öldürmekle suçlanan bu Latin Amerika’lı genç eğer 12 jüri üyesi tarafından suçlu bulunursa ölümle cezalandıracaktır.

Dönemin, ırkçılığını ve politik yapısını da konu alan filmde dava sırasında bu jüri üyelerinin bir birleriyle olan kişilik çatışmaları da etkileyici bir sinema diliyle yansıtılıyor.

Genç çocuk ön yargı nedeniyle ölüme giderken, 8.numaralı jüri üyesini canlandıran Henry Fonda akıllarda kalan replikler ve sahnelerle kâtil zanlasının masumiyetini savunuyor.

{pagebreak::7. Schindler’ın Listesi}

7. Schindler’ın Listesi

Gerçek bir hikayeyi baz alan film Yahudi soykırımını ve Nazi Almanya‘sını farklı şekilde eleştiriyor. Steven Speiberg‘in Yahudi lobisinden aldığı büyük destekle çektiği film, soykırımın siyasi nedenlerini incelemek yerine, toplama kamplarındaki yaşamı çarpıcı bir görsellikle gözler önüne seriyor.

 

 

Üç saate varan uzun süresi boyunca  Schindler’s List izleyicinin çaresizliği ve umudu gerçekten içinde hissetmesini sağlayan bir kurfuya sahip. Siyah beyaz olan filmde tek renkli olan ise kırmızı montlu bir küçük kız.

Nazi Almanya’sının kaotik ortamında zengin olmaya çalışan Oskar Schindler  Yahudi’leri ücretsiz işçi olarak kullanarak kendi fabrikasını oluşturur. Ancak aç gözlü bir adamın zamanla insanları ölümden kurtarmak için verdiği çaba filmin esas konusu haline gelir.

Müzikleriyle insanın ruhuna işleyen filmin diğer bir farklılığı ise, Nazi‘lerin salt kötü olarak gösterilmemesi. Bazı askerlerin çocuklara olan yakınlığı ve grup normlarının bir toplumu nasılda değiştirebileceği filmin alt senaryosunda işlenmiş.

Liam Neeson, Ben Kingsley ve Ralph Fiennes gibi usta oyuncular ise filmin ağır toplarıydı.

{pagebreak::6. Pulp Fiction}

6. Pulp Fiction

1994 yılında çekilen film günümüzde kendi sinemasını oluşturmuş olan popüler yönetmen Quentin Tarantino‘nun dünyayla ilk tanışması yapım sayesinde gerçekleşmişti. Rezervuar Köpekleri‘yle yıldızı parlayan Tarantino, Bruce Wills, John Trovolta ve Samuel L. Jackson gibi artık yıldızı sönmeye başlayan oyuncuları bu kült filmde bir araya getirmişti.

Pulp Fiction (Ucuz Roman) aynı adı gibi, tesadüflerin biraraya getirdiği insanları ve olayları konu alıyor. Filmin bir birlerinden bağımsız ana karakterleri yer yer bir birleriyle karşılaşıyorlar. Bol kan ve şiddet içerikli filmde 3 farklı ana senaryo bulunuyor.

Tarantino‘nun sevdiği filmlerden aldığı sahneleri kullandığı bu yapımda ciddi bir senaryo kullanmadan da izleyicilerin ilgisinin çekilebileceği gösterilmişti. Emekliye ayrılan Samuel L. Jackson bu yapım sayesinde günümüzde bile aranılan bir oyuncu haline geldi.

En nefret ettiğininiz düşmanınızı durduğunuz trafik ışıklarında elinde gazetesiyle beklerken görürseniz ne yapardınız? İşte bu ilginç sorunun cevabı düşündüğünzden çok daha farklı sahnelerin doğmasına neden oluyor. Pulp Fiction ‘hiç bir şey anlamadım ama çok eğlendim’ diyeceğiniz bir film.

{pagebreak::5. İyi Kötü Çirkin }

5. İyi Kötü Çirkin

Amerika’nın elinde parsellenmiş olan western filmleri bu yapım sayesinde İtalyan’ların kontrolüne geçti. Spagetti Western gibi özel bir türün doğmasını sağlayan İyi Kötü Çirkin, etkileyici müzikleri ve görselliğiyle tam bir klasik.

Amerikan İç Savaşı’nı konu alan filmde, bu savaştan bağımsız yaşamaya çalışan insanların eğlenceli ve dramatik öyküsünü görüyoruz.

 


Clint Eastwood ve Lee Van Clief‘in bu sefer bir birlerine düşman olduğu yapım, ihanet, dostluk, aselet gibi kavramların bir birine karıştığı bir dönemi konu alıyor. Bir sahne önce bir birlerini kurtaran karakterler, para için 5 dakika sonra bir birlerini öldürmeye çalışabiliyor.

Sıradan western filmlerin aksine, Sergio Leone yapımda ak ve karayı bir birine karıştırmış. Asla yalan söylemeyen ve her daim doğru olan iyi kovboy bu filmde yer almıyor. Dünyadaki insanları iki türlü olarak gören ana karakterler, 3 saatlik macera sonrasında tarihe geçen bir düelloyla tekrar birleşiyor.

Kesişen yaşamlar, savaşın yok ettiği yaşamlar, hayatta kalmak için erdemlerini kaybetmiş insanlar, politikacıların inadı yüzünden onlarca gencin ölümüne neden olan değersiz bir köprü ve meçhul askerin mezarındaki gömülü büyük bir hazine.

Tüm bunların yanında insanı içine çeken etkileyici müzikler. İyi Kötü Çirkin her sinema severin izlemesi gereken bir yapıt.

{pagebreak::4. Inception }

4. Inception

Listenin çiçeği burnunda yapımı ise hâlâ ülkemize gösterimde olan Inception (Başlangıç) adlı film. Sadece 10 yapımla dünyanın en aranılan yönetmenlerinden biri olan Christopher Nolan Inception ile suçun tanımını değiştiriyor.


Şimdiye kadar bildiğiniz tüm suç konulu filmleri unuttun. Beyazperde nice bankaların soyulduğunu gördüğünüz. En imkansız hırsızlık maceraları sinemanın  büyüsüyle gerçek oldu. Ancak Nolan bu sefer bilinç altınızı ve rüyalarınızı suça alet ediyor.

Rüyalarda geçen ve bilgi çalmak üzerine kurulu olan bir sistem sayesinde yönetmen yari bilimkurgusal yarı gerçekçi bir dünya yaratmış. Freud kadar detaycı sahnelerin ve bilinçaltı tanımlarının bulunduğu filmde, aksiyon, oyunculuk ve görsel efektler bir birlerini destekliyor.

Inception önümüzdeki yerlerde bu başarısını korur mu bilinmez, ancak daha önce The Cell, Dark City ve Matrix gibi filmlerde gördüğümüz bir konu klişeleri yenilikçi bakış açısına çeviren ilginç bir sinemasal dille seyirciye yansıtılmış.

Bu filmi izlerken, bilinçaltına gizlediğiniz korkularınız, umutlarınız ve en gizli arzularınızla karşılaşacaksınız.

{pagebreak::3. Baba Bölüm 2}

3. Baba Bölüm 2

Mario Puzzo‘nun kaleminden çıkma bir kitap olan Baba (Godfather) sinema tarihini değiştiren bir kurguya sahip. Şimdiye kadar, ya kahraman ya da kötü adam olarak gösterilen mafyayı bu film sayesinde aileden biri gibi görebiliyorsunuz. 

 

Baba 2‘de, dürüst bir vatandaş olan Vito Corleone‘nin ailesini korumak için nasıl katil olduğunu ve bu suçun onu ülkenin en saygın mafya babası haline nasıl getiridğini görebiliyorsunuz. Öte yandan babasının izinde gitmemeyi seçen Michael Corleone ise süreklü güç kazanırken hırsları ve acımasızlığı yüzünden kendi ailesini kaybeder.

Büyük gücün getirilerini ve dönemin devrimlerle süslü politik altyapısı Francis Ford Copella‘nın gözünden oldukça etkileyici şekidle yansıtılmış.

{pagebreak::2. Baba 1}

2. Baba 1

Mafya filmi çekerken Baba‘da işlenen kurgunun ve senaryonun taklit edilmemesi çok zor. Al Pacino’nun dünyaya kendini tanıttığı bu filmde suç ve onuru birarada tutan Corleone ailesinin yaşamına tanık oluyorsunuz. Bir eli kanlı olmasına rağmen öteki eliyle, adelet dağıtan Vito Corleone değişen bir dünyada başlayan yeni bir mafya savaşının da mimarı oulr.


Aile, güç, insanlık, onur, ihanet ve suç bu filmin ana temalarını oluşturuyor. Bir klasik olan film müzikleriyle de hâlâ akıllarda kalmış durumda. Marlon Brando‘nun etkileyici oyunculuğu ise bu filmi izleyenlerin aklından bir türlü çıkmıyor.

Yozlaşmış polislerler ve politikacıların bulunduğu bir yerde bazen mafya adeleti sağlayan tek örgüt haline gelebiliyor.

{pagebreak::1 Esaretin Bedeli }

1 Esaretin Bedeli

Stephen King’in behenilen bir romanından uyarlanan bu film, türevi hapishane senaryolarından daha farklı bir yere sahip. Artık masumiyetinin bile öneminin kalmamış olduğu bir adamın özgürlüğe olan düşkünlüğü ve bu yüzden yaşadığı acı tecrübeler filmin ana konusu.

 


Etkileyici bir görseliğe sahip olan film ise, haksızlıkların ve adeletin sorgulanmasını sağlıyor. Tim Robbins’in canlandırdığı  Andy Dufresne, kendi halinde bir insanken suçluların reabilite edilmesi gereken bir hapishanede herşeyin çok farklı olduğunu acı tecrübelerle fark eder.

Yıllarca süren acı tecrübesi, gardiyanların baskısı ve hapishane müdürünün yozluğu Andy‘i çok farklı bir adama dönüştürürken Shawshank cezaevi’nin yıllanmış karakterlerinin de tahliye oldukları zaman çektikleri zorlukları bu filmde görebiliyoruz.

Morgan Freeman’ın etkileyici oyunculuğu ve hikaye anlatımıyla birlikte Esaretin Bedeli, adelet sisteminin bazen adeletli davranmadığı gerçeğini bize en acımasız sahnelerle gösteriyor.

 

:: Sizin en iyi 10 listeniz nasıl olurdu? Bu filmlerden hangisi favoriniz?

Nokia N8’de Flash Bellek Desteği

Nokia’nın yeni akıllısı N8, güçlü bir donanımın yanı sıra dışı birçok özelliği de beraberinde getiriyor. Symbian^3 işletim sisteminin ilk boy göstereceği telefon olması cihazın önemini bir hayli artırıyor. Nokia bu cihazda USB “on the go” özelliğini de kullanılabilir halde sunmuş. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, bilgisayarlarda kullandıkları USB depolama aygıtlarını telefona takarak, dosyaların telefon üzerinden de görüntülenmesini sağlayabilecek yahut cihazda yer alan dosyaları birkaç kolay tıklama ile depolama aygıtına kopyalayabilecek. İşte Nokia tarafından yayınlanan USB On The Go videosu:

#y3/a4576901d97075ff696a27f2b6138d06.flv#

 

:: Bu özellik N8’i satın almanızda etken olabilir mi?

 

Google Telefon Hizmeti mi Verecek?

Dedikodulara göre İnternet devi Google, yeni bir hizmet ile kullanıcılarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Bu kez firmanın hedefinde bedava VoIP ağı var! (Google’dan VoIP İçin 68 Milyon Dolar)

İddialara göre Gmail üzerinden telefon etmeye yarayan bir sistem hazırlayan Google’ın, eğer uygulamayı gerçekleştirirse, kullanıcı sayısını daha da artıracağı öngörülüyor.

Firmanın yaklaşık 4 ay önce, VoIP hizmeti veren bir şirkete 68 milyon dolar önermesi, iddiaları kuvvetlendiriyor. Mevcut chat seçeneğine eklenecek olan VoIP’in, ekstra bir yazılıma ihtiyaç duymayacağı konuşuluyor.

:: Google’ın VoIP hizmetinden yararlanmayı düşünür müsünüz?

SDNtv! Kamera Arkası – 3

Ofiste geçirdiğimiz dakikalarda bizlerin de zaman zaman ya sıcaktan, ya fazla çalışmaktan ya da herhangi başka bir nedenden kayışı kopardığımız oluyor. (SDNtv! Kamera Arkası – 2)

Bu anlar tam da video çekerken denk gelince ve prodüksiyondan sorumlu arkadaşımız Ahmet Ömüt de bu anları kaydedince ortaya aşağıda sizinle paylaştığımız video çıktı.

Facebook’ta yayınlanmasından sonra sizlerle paylaştığımız bu eğlenceli videoyu izlerken eminiz ki sizler de bizler gibi güleceksiniz.

#video_5297#

:: Sizlerin de iş yerinizde zaman zaman kayışı kopardığınız oluyor mu?

 

 

 

Fortis Bank IBM’le Anlaştı

Fortis Bank Türkiye, IBM‘in kapsamlı SAN Volume Controller (SVC) çözümünü ülkemizde uygulamaya başladı.(IBM Güneş Enerjisi için Hücre Üretecek)

Bankacılıkta, kapsamlı veri saklama ve yönetme biçimlerinin operasyonel ve finansal açıdan giderek önem kazandığına inanan Fortis Bank Türkiye, depolama sanallaştırması amacıyla, IBM‘in SVC ürününü satın aldı.

 

 

 

Enerji Tasarrufu Sağlayacak

Böylece banka, hareketli ve uyarlanabilir bir BT ortamı yaratma hedefine ulaşarak daha yeşil bir BT altyapısı ve daha yüksek enerji verimliliği ile, maliyetten ve zamandan tasarruf sağlayacak bir yapıya sahip olacak.

Fortis Bank Türkiye’nin satın aldığı SVC çözümü, BT grubunda zaman tasarrufuna, yeni uygulama ve hizmetlerin işletmeye kolay adapte edilmesine olanak tanıyor.

Önceki sistemle karşılaştırıldığında çok daha kolaylaşan veri geçişi sayesinde, çevrimiçi veriler, depolama ortamındaki herhangi bir yere kolaylıkla aktarabiliyor. SVC çözümü ayrıca, BT bölümündeki maliyet tasarrufuna da katkıda bulunarak, kaynak ve kapasite kullanımının daha iyi yönetilmesini sağlıyor.

:: Bankaların bu tarz yatırımlar yapmasını istiyor musunuz?

 


 

 

Bir Türlü Gelemeyen Gelecek

Bundan yıllarca önce yayınlanmış bazı bilim kurgu filmlerinde ya da kitaplarda 2000′li yıllar günümüzde yaşadığımızdan çok farklı tasvir edilmişti.(Geleceğin Savaş Teknolojileri)

O eserlerin yaratıcıları bugün yaşadığımız dünyayı görünce eminiz ki büyük hayal kırıklığı yaşıyorlardır.

 

2001 yılında hiç de bu filmdekiler gibi şeyler olmadı

Bir Türlü Gerçek Olamadı

Her zaman hayali kurulan ve gelecekte gerçek olacağı iddia edilen fakat o geleceğin bir türlü gelemediği birçok teknoloji mevcut. Biz de bunlardan bazılarının neden hala gerçek olmadığını ve gelecekte olup olmayacağını inceledik.

{pagebreak::Hap Şeklinde Yemek}

Hap Şeklinde Yemek

Yemek yemek bazıları için büyük bir zevkken, bazıları için ise günlük işleri aksatan bir zaman kaybından ibaret.(Bilgisayarlar İnsanı Acıktırıyor)

Bilim kurgu eserlerinde sıkça dile getirilen bir olgu olan hap şeklinde yemekler henüz gerçek olmuş değil ve aslına bakılırsa hiçbir zaman da olmayacak gibi gözüküyor. Bunun sebebi ise bir insanın günlük kalori ihtiyacını karşılamanın haplarla mümkün olmaması.

 

Hap şeklinde yemeklerin gerçek olması zor

2000 Kalori Gerek

Yetişkin bir insan günlük 2000 kaloriye ihtiyacı vardır. Karbonhidrat ve proteinlerin 1 gramında 4 kalori, yağlarda ise 9 kalori vardır.

2000 kaloriyi hapların içine sığdırmak isterseniz, yaklaşık 450 adet hap elde edersiniz. Bu da ne zaman, ne de taşıma açısından uygun bir şey değil.

{pagebreak::Kendi Giden Arabalar}

Kendi Giden Arabalar

Her gün işe gidip gelirken trafikle boğuşanların en büyük hayallerinden biri kendi kendine giden arabalar olsa gerek.(Dünden Bugüne Elektrikli Otomobiller)

Bilim kurgu filmlerinde görmeye alışık olsak da, bu araçları gerçek hayatta kullanabilmek şimdilik pek mümkün görünmüyor.

 

Kara Şimşek kendi kendine gidebiliyordu

Trafik İçinde Zor

Yolda tek başına giden bir arabanın kendi kendisini yönetmesi kolay olsa da trafik içinde tüm araçların birbirleriyle uyumlu olarak hareket etmeleri çok zor bir olay.

Bunun için tüm araçları ve yolları algılayıcılar ile donatmak, yolda giden tüm arabaları aynı bilgisayar ağına bağlamak gerekir ki, bu hem teknik olarak çok zor, hem de maliyeti çok yüksek.

{pagebreak::Uzay Gemileri}

Uzay Gemileri

Uzay araştırmalarında çalışan bilim adamlarının mevcut uzay aracı teknolojisi hakkında bildikleri çok önemli bir şey var. Kimyasal yakıtlarla, hedeflediğimiz yerlere gidebilmek imkansız. (Nazilerin Gizli Teknolojileri)

Bu sorunun çözümü olarak ise nükleer güç kullanan uzay gemilerinden geçiyor fakat henüz ortada böyle bir araç yok. 1960′lı yıllarda NASA’nın bu yönde bazı çalışmaları olmuş fakat daha sonra çok maliyetli olduğu gerekçesiyle iptal edilmişti.

 

Atılgan’ın gerçeğini görmek için daha beklememiz gerek

Orion Projesi

1958 yılında geliştirilen Orion Projesi ise uzayda ilerlerken arkasında atom bombaları bırakan ve bu patlamaların etkisiyle ilerleyen bir aracı içeriyordu.

Bu proje ile saatte 45 milyon km hıza ulaşılabileceği iddia ediliyordu fakat bu proje de daha sonra iptal edildi.

Nükleer güç ile ısıtılan gazların gücüyle hareket etmesi planlanan araç projeleri ise yörüngede gerçekleşecek ilk ateşleme sırasında yaşanacak bir kaza sonrasında dünyanın dört bir yanına uranyum dağılabileceği gerekçesiyle iptal edildi.

{pagebreak::Lazer Silahları}

Lazer Silahları

İlk lazer icat edileli yaklaşık 50 sene geçti. Basit bir tabirle, yoğunlaştırılmış ışık ışınları olarak tanımlayabileceğimiz lazerler o günden bugüne cerrahiden, bilgisayar teknolojisine kadar birçok alanda kullanıldı.(Korsanlara Karşı Lazer Silahı)

Ancak lazerlerin ortaya çıkmasından beri neredeyse tüm bilim kurgu eserlerinde yer alan lazer silahları bir türlü mevcut silahların yerini alamadı.

 

Lazer silahları, mevcut silahların yerini alamadı

 

Milyarlarca Dolarlık Araştırmalar

ABD, 1970′li yıllardan beri lazer silahları için milyarlarca dolarlık araştırmalar yapsa ve belli birkaç sonuç alsa da, savaş alanında verimli bir şekilde kullanılabilecek bir lazer silahı henüz yok.

Pentagon’un son dönemde üzerinde çalıştığı kimyasal lazerler çok güçlü olsa da, yapımının çok zor olması ve düşmana olduğu kadar dost birliklere de zarar vermesi sebebiyle kullanılamıyorlar.

Şimdiye kadar geliştirilen lazer silahlarının çoğu ya boyutlarının kullanışsız olması ya da etkisiz olmaları sebebiyle iptal edildi.

{pagebreak::Robot Hizmetçiler}

Robot Hizmetçiler

Bilim kurgu eserlerinin bir diğer olmazsa olmazı ise robot hizmetçilerdir. Jetgiller’deki Rosie ve Star Wars’daki C-3PO gibi robotların evlerde hizmet için kullanılması uzmanlara göre çok mümkün gözükmüyor.(Gelecekteki Yardımcılarımız)

Bunun sebebi ise hizmet edebilecek kadar gelişmiş bir robot yapmanın maliyetinin çok yüksek olması.

 

Jetgiller’deki Rosie gibi bir robotun maliyeti inanılmaz ölçülerde olabilir

En Pahalı Hizmetçi

Sadece yürüyebilen ve el sallayabilen Asimo’nun bile maliyeti 1 milyon $’a yakınken, her evde bir robot hizmetçinin olabilmesi için daha çok uzun yıllar bekleyeceğimiz kesin gözüküyor.

Işıklar saçıp yuvarlanmaktan başka pek bir şey yapamayan robot oyuncakların bile 2500 $ civarında satılması, C-3PO gerçek olsaydı fiyatının ne kadar olabileceğini tahmin etmemizi sağlayabilir.

Robot teknolojisi gelişmeden ve yaygınlaşmadan robot hizmetçiler kullanmak imkansız gözüküyor.

{pagebreak::Jetpack}

Jetpack

Jetpack, yani sırta takılabilen ve ulaşım sorunumuzu ortadan kaldıracak jet motorları aslında şimdiye kadar birçok kez yapıldı.(Jetpack İle Uçuş)

Ancak bu araçların asıl sorunu, yapılabilip yapılamayacakları değil, verimli bir şekilde kullanılamıyor olmaları.

 

 

Dengesiz Bir Alet

Kontrolü çok zor ve dengesiz olan jetpack’ler, binlerce dolarlık maliyetlerinin yanı sıra bir dakikadan az süre içerisinde yakıtlarının bitmesiyle, bu süre içerisinde paraşüt açmaya uygun yüksekliğe çıkamamalarıyla, bacaklarınızı yakabilmeleriyle ve saatte 100 km hızla bir direğe çarpmanızı sağlayabilmeleriyle hiçbir zaman yaygınlaşamayacak araçlar.

{pagebreak::Görünmezlik}

Görünmezlik

İnsanoğlunun en büyük hayallerinden biri olan görünmezlik, görülebilir ışık tayfında olmasa da bazı alanlarda mümkün.

Örneğin kızıl ötesi ışınlar ya da radyo dalgaları için görünmez olabilmek mümkün. Özel bir kaplamaya sahip olan araçlar, bu dalgaları üzerinde bulunan desenler arasında defalarca yansıtıyorlar.

Bu sayede dalganın gücü zamanla azalıyor ve alıcıya geri dönmüyor. Böylece araç radarda ya da kızıl ötesi tayfta görünmez oluyor.

 

Görünmezlik alanında yapılan çalışmalar bir yere kadar başarılı oluyor

Görülebilir Işık Tayfı

Aynı şeyi görülebilir ışık tayfında yapmak ise çok zor çünkü insan gözü desen içindeki en ufak bir hatayı bile fark edebilecek kadar hassas.

Küçük bir fark olsa bile insan gözü bunu algılayarak cismi bulanık ya da şeffaf şekilde de olsa görebiliyor. İnsan gözünü kandıracak kadar gelişmiş bir kaplamanın yapılması için daha uzun yıllar gerekiyor.

{pagebreak::Nükleer Füzyon}

Nükleer Füzyon

Nükleer enerji iki şekilde elde ediliyor. Fizyon denilen ve atomların parçalanması ile enerji ortaya çıkan yöntemin yanı sıra füzyon adı verilen ve atomların birleşerek enerji ortaya çıkardığı bir durum daha var. (Güneş Enerjisi Dünyada Üretilecek)

Fizyon yöntemi günümüzde reaktörlerde kullanılırken, daha fazla enerji ortaya çıkaran füzyon ise henüz dünyada tam olarak gerçekleştirilmiş değil.

Güneş, enerjisini füzyon ile sağlıyor. Peki bunu dünyada yapabilmek mümkün mü? Aslında termonükleer bombalarda füzyon kullanılıyor fakat bunun güvenli bir şekilde enerji üretmek için iyi bir yol olduğu söylenemez.

 

Güneş, enerjisini füzyon ile üretiyor

 

Enerjiyi Saklamak

Ortaya çıkan enerjiyi belli bir yerde saklayıp, güvenli olarak kullanmak için 1950′li yıllardan beri çalışmalar yapılıyor. Bugüne kadar denenen saklama yöntemleri hep bir şekilde başarısız oldu.

Halen inşa aşamasında olan ITER adlı proje ise füzyon araştırmalarının en son gözdesi. Tamamlanınca 23 bin ton ağırlığında devasa bir makine olacak olan ITER, 150 milyon dereceye kadar ısıtılan plazmayı süper mıknatıslarla çevrili vakum odasında hapsedebilecek.

Ancak ortaya çıkacağı tahmin edilen gücün mevcut diğer yöntemlerle de üretilebilmesi ve ITER’in başarısız olma olasılığının yüksek olması füzyon için daha çok yol almamız gerektiğini ortaya koyuyor.

:: Bu teknolojilerin hangisi yakın gelecekte gerçek olabilir?

 

Günün Bedava Oyunu: Jurassic Park – Rampage Edition

Arcade salonları dönemini, hangi gerçek oyunsever unutabilir. Harçlıklarımızla aldığımız jetonlar, paramız kalmadığı zaman “Ağabey sonra öderim” şeklindeki vaatlerimiz, kumanda kollarını kırarcasına hırslanışımız ve arkadaşlarımızı geçtiğimizde, yüzümüzde beliren haklı gurur ifadesi ve dostlarımızda aramızdaki tatlı takışmalar (jeton kavgasına döndüğü de olmuştur)…

 

Kaçın T-Rex geliyor!

Oyun dünyası çok değişti. Hareket sensörleri, muhteşem grafikler, 3 boyut faktörü. Tüm bunların varlığı, bu satırların yazarının Jurassic Park – Rampage Edition’un başına çivilenmesini engelleyemedi.

Jurassic Park – Rampage Edition’da, oradan oraya zıplayarak dinazorları ehlilleştiriyor, bazen onlardan kaçıyor, gerektiğinde de kendinizi savunmak için elinizden geleni yapıyorsunuz. Grafiklerden, günümüz seviyesini beklemeyip yalnızca keyif faktörüne odaklanırsanız, oynayabileceğiniz en iyi yapıtlardan biri karşınızda. İndirmek için, buraya tıklamanız yeterli.

 

Oyunun Künyesi

Platform: Win95, Win98, WinME, WinNT 4.x, Windows2000, WinXP, Windows2003, Windows Vista, Windows 7
Geliştirici: Sega
Dağıtımcı: Sega

:: Çocukluğunuzdan kalan unutamadığınız bir oyun var mı?

 

Cepte DivX Videolar Nasıl İzlenir?

Cep telefonlarının gelişen multimedya özellikleri onları aynı zamanda birer eğlence aracı haline getirdi. Mobil işletim sistemlerinin hızlı yükselişi, artan donanım kapasiteleri ve büyüyen ekran çözünürlükleri cebimizde birer video izleme aracı yerleştirmiş oldu. Akıllı telefonunuzda DivX videolar izlemek istiyorsanız bu konuda onlarca alternatiften haberdarsınız demektir. Ancak yazımızda yer verdiğimiz uygulama, rakiplerinden biraz farklı.

 

Onu farklı kılan ise geliştiricisi. Zira bu yazılım DivX tarafından geliştirilmiş resmi mobil video oynatıcı olma özelliğini taşıyor. Şimdi sözü fazla uzatmayalım ve uygulamanın detayları ile sizleri baş başa bırakalım.

{pagebreak::Dil Desteği}

Dil Desteği

Resmi DivX sertifikalı yazılım an itibariyle 6 farklı dil desteğine sahip ancak bu dillerin içersinde Türkçe ne yazık ki bulunmuyor.

{pagebreak::Demo Video}

Demo Video

Kurulum esnasında kişisel tercihe bırakılmış bir demo video teklifi geliyor. Dilerseniz 541KB boyutundaki 15 saniyelik bu videoyu izleyerek yazılımın ilk etapta başarılı çalışıp çalışmadığını test edeblirsiniz.

{pagebreak::Dosya Yöneticisi}

Dosya Yöneticisi

Kurulumun ardından karşılaşacağınız ekran bu şekilde. Yazılım sistemi otomatik olarak tarayarak tüm DivX formatlı videoları burada listeleyebilme özelliğine sahip. Böylece bellekte yer alan tüm videolara tek ekrandan erişebiliyorsunuz.

{pagebreak::Ayarlar ve Listeleme}

Ayarlar ve Listeleme

Programın ayarlar kısmı altında çok fazla düzenlenebilecek bir ayar bulunmuyor. Ancak kullanıma ilişkin çeşitli yönetimleri buradan sağlayabiliyorsunuz. Sort list olarak belirlenmiş seçenek ile dosyaların hangi kritere göre listeleneceğini belirleyebilmek mümkün. İsme, kullanım sıklığına, boyuta, süreye ve tarihe göre listeleme seçenekli mevcut.

{pagebreak::Çalma Seçenekleri}

Çalma Seçenekleri

Play mode bölümü altından çalma listesindeki dosyaların liste sonrasında ne yapılacağı soruluyor. İsterseniz tüm listenin tekrardan çalınmasını sağlayabilirsiniz.

{pagebreak::Açılışta Devam Etme}

Açılışta Devam Etme

Yazılımı tekrar açtığınızda uygulama izlenen videoya otomatik olarak devam edip etmeyeceğini de Resume Options seçeneğinden ayarlayabilirsiniz.

{pagebreak::Boyutlandırma}

Boyutlandırma

Resize adımından ise izleme esnasında videonun nasıl boyutlandırılacağı belirlenebiliyor.

{pagebreak::İndirme Bağlantısı}

Video İzleme Ekranı

Uygulamanın video oynatma ekranı bu şekilde. Dokunmatik ekranlı bir telefona sahipseniz ekrana bir kez dokunduğunuz takdirde yahut herhangi bir tuşa bastığınızda araç çubukları otomatik olarak görünür hale geliyor.

{pagebreak::İndirme Bağlantısı}

İndirme Bağlantısı

Tüm OS9 çekirdeğini taşıyan Symbianlı akıllı telefonlar ile uyumlu çalışan yazılıma ulaşmak için “dokunmatik ekranlı Symbianlar, diğer OS9 Symbianlar” bağlantılarını kullanabilirsiniz. Uygulamanın tamamen ücretsiz olarak sunulduğunu da hatırlatalım.

 

:: Uygulamayı beğendiniz mi? Gördüğünüz eksikleri SDN forumlarında paylaşın.