World of Warcraft: Cataclysm Koleksiyon Versiyonu

Blizzard Entertainment, Inc. dünyanın en popüler abonelik tabanlı devasa online rol yapma oyunu World of Warcraft’ın üçüncü genişleme paketi World of Warcraft(R): Cataclysm(TM)‘in sınırlı üretim Koleksiyon Versiyonu planlarını duyurdu. Yalnızca perakende mağazalarında satılacak olan özel Koleksiyon Versiyonu kutusunda oyun diskinin yanı sıra aşağıdaki özel bonuslar da bulunacak:

:: Art of the Cataclysm, Blizzard Entertainment sinematik departmanı ve World of Warcraft geliştirme ekibinin arşivlerinden daha önce görülmemiş resimler, çizimlerin gelişim aşamalarını gösteren 176 sayfalık çizim kitabı.
:: Özel oyun-içi pet: Henüz dünyaları parçalayamıyor olabilir, ama Lil’ Deathwing kahramanlarımıza Azeroth’u kurtarma mücadelelerinde gururla eşlik edecek.
:: Bir saatin üzerinde geliştirici röportajı ve yorumlarının yanı sıra, Warcraft evreninin zengin oyun geçmişini inceleyen özel bir bölüm içeren sahne arkası DVD’si.
:: Özel bonus parçalar da dahil olmak üzere Cataclysm’den 10 epik parça içeren müzik CD’si.
:: Deathwing’i, Azeroth’un yağmalanmış kıtalarını tehdit ederken gösteren, özel üretim mouse pad.
:: Wrathgate serisinden 60 kartlık başlangıç destesi, iki adet özel-çizimli kart ve TCG’deki goblin ve worgen kahramanlarının ilk kez görüldüğü iki adet Koleksiyon Versiyonuna özel kahraman kartı da dahil olmak üzere World of Warcraft Trading Card Game kartları.

{pagebreak::İlk Tanıtım Videosu}

İlk iki World of Warcraft genişleme paketi The Burning Crusade(R) ve Wrath of the Lich King(R), çıkışlarıyla birlikte PC oyun satış rekorlarını yerle bir etmişti. Cataclysm’de yozlaşmış Dragon Aspect Deathwing’in dönüşüyle Azeroth’un çehresi sonsuza dek değişecek.

 

Cataclysm Tanıtım Videosu

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/11928/t_wowcataclysm_gc09_debut.flv#

Oyuncular bir zamanlar tanıdık olan bölgelerin yıkımlarla yeniden şekillenmiş, yeni maceralarla dolu hallerini baştan keşfedecekler. Gezegeni parçalayan felakette hayatta kalabilmek için Alliance ile Horde arasındaki mücadeleye iki yeni oynanabilir ırk da katılıyor: Worgen ve Goblin. Oyuncular yeni level sınırı olan 85’e ulaşmaya çalışırken yeni bölgeler keşfedecek, yeni güçler kazanacak ve dünyanın kaderini belirleyecek savaşta Deathwing ile karşı karşıya gelecekler.

World of Warcraft: Cataclysm beta testi halen devam ediyor. Battle.net hesabı açıp, beta teste katılma şansı elde etmek için lütfen resmi Battle.net web sayfasını ziyaret edin: www.battle.net.

The World of Warcraft: Cataclysm Koleksiyon Versiyonu, Windows®XP/Windows Vista®/Windows®7 ve Macintosh® için piyasaya sürülecek. Çıkış tarihi ve diğer ayrıntılar önümüzdeki aylarda açıklanacak. World of Warcraft: Cataclysm hakkında daha fazla bilgi almak için lütfen www.worldofwarcraft.com/cataclysm adresindeki resmi web sayfasını ziyaret edin.

:: Cataclysm ek paketini satın almayı düşünüyor musunuz?

Ofislere Özel Baskı

Xerox, lazer tabanlı çok fonksiyonlu ofis ürün gamını genişletmeye devam ediyor. Xerox’un KOBİ’lere yönelik satışa sunduğu yeni ürünü WorkCentre 3550, çalışanların ortak kullanımına sunulacak ve tek bir makineden çok farklı çözümler bekleyen firmalar için ideal bir ofis ürünü olarak tanıttı. (Enfeksiyonlara Meydan Okuyan Yazılım)

Xerox WorkCentre 3550, otomatik çift taraflı baskı yapabiliyor ve dakikada 33 A4 sayfa siyah beyaz kopyalama, yazdırma, faks ve renkli tarama işlemi yapabiliyor. Üzerinde bulunan CentreWare Internet Hizmetleri Yönetimi yazılımı ile daha verimli ve tasarruflu çalışmayı sağlıyor. Xerox WorkCentre 3550, 1,050 sayfaya kadar çıkartılabilen 550 sayfalık standart kağıt kapasitesi ile yoğun ofislerin iş akışına uygun hareket ediyor.

 

 

 

Şifreyle Baskı Özelliğine Sahip

Xerox WorkCentre 3550‘de bulunan güvenli baskı özelliği, kullanıcıların daha önceden belirledikleri güvenlik şifresini girmeden belgeyi basmıyor, hafızasında saklı tutuyor. Üzerinde bulunan Optik karakter tanıma yazılımı (OCR), kullanıcıların taradıkları kağıt belgeleri hızlıca ve kolayca düzenlenebilir, yönetilebilir elektronik dokümanlara çeviriyor.

Xerox WorkCentre 3550’in üzerinde yer alan USB girişinden, harici USB belleklerle baskı alınabiliyor ya da tarama işlemi yapılabiliyor. Xerox WorkCentre 3550, bilgisayardan tarama, e-postadan tarama, faks yönlendirme, fakstan e-postaya tarama gibi yöntemlerle, kullanıcılara dokümanları farklı yollarla gönderme seçeneği sunuyor.

:: Ofisinizde kullanacağınız baskı makinesinde ne gibi özellikler beklersiniz?

NFS Hot Pursuit’ten Chicago’da Sıcak Kareler

Electronic Arts, yeni Need for Speed oyunu için “On Tour” adını verdiği tanıtımlarına hızla devam ediyor. Geçtiğimiz ay New York’ta yer alan Need for Speed: Hot Pursuit ekibi, birbirinden pahalı spor otomobillerin yanında, katılımcılara yeni yapımı deneme fırsatı sundu. (Yeni Need for Speed’in İlk Durağı New York)

Bu kez ekibin durağı Chicago! Yeni yayınlanan videoda, Chicago’da yaşanan On Tour etkinliği ekranlara geliyor. Sıradaki durak ise Seattle olacak.

 

NFS, Chicago’da!

 

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/13358/t_needshp_hotpt_chicago.flv#

 

:: Need for Speed “On Tour” etkinliğinin ülkemizde de yapılmasını ister miydiniz?

Intel ve Nokia Elele

Teknoloji dünyasının iki devi, Intel ve Nokia bir süredir ortak projeler üzerinde çalışıyorlar. Linux tabanlı mobil işletim sistemi MeeGo için beraber çalışan iki firmanın ortaklığı bir seviye daha atladı. (MeeGo Akıllı Telefonlarda)

Intel ve Nokia, Finlandiya’da bulunan Oulu Üniversitesi’nde ortak bir araştırma merkezi kurmaya karar verdi. Intel Labs Europe’un bir parçası olacak olan merkezde yaklaşık 30 kişi çalışacak.

 

Araştırma merkezinde MeeGo üzerinde çalışılacak

MeeGo ve 3D

Kurulacak araştırma merkezinde araştırmacılar taşınabilir cihazlar için yeni ve kullanımı kolay arayüzler üzerinde çalışacaklar. Bu alanda da hedef MeeGo platformunu daha ileriye götürebilmek olacak.

Nokia’nın üst düzey yöneticilerinden Rich Green, Intel ile hedeflerinin yakın gelecekte 3D arayüzleri başta cep telefonları olmak üzere tüm taşınabilir cihazlara getirmek olduğunu, kurulacak yeni merkezde bu yönde çalışmaların da yapılacağını belirti.

:: Cep telefonlarında 3D arayüz olsun ister misiniz?

 

Langırt Oyunu, Televizyonunuz Kadar Yakın!

Orijinal adı Table Soccer olmasına karşın ülkemizde “Langırt” adıyla bilinen bu masa oyunu, 3D Vision‘ın ellerinde sanal ortama taşındı. Yalnızca Xbox 360 kullanıcıları için geliştirilen yeni yapım, Xbox Live üzerinden yayınlanacak. Eylül ayında kullanıcılarla buluşacak olan Table Soccer X‘in paylaşılan videosuna mutlaka göz atın.

 

Langırt Oynamak İçin Evden Çıkmaya Gerek Yok

 

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/13751/t_tablesx_debut.flv#

 

:: Langırt oyununu sanal ortamda oynamak hoşunuza gider mi?

DivX HD Sertifikalı İlk Android’li Telefon

Gelmiş geçmiş en güçlü akıllı telefon sıfatının sahibi olan Samsung Galaxy S her anlamda beklentileri fazlasıyla karşılayan bir mobil cihaz. Eğlence özelliklerinden güçlü iş yeteneklerine kadar tek kelimeyle kusursuz bir cihaz olan Galaxy S’in resmi olarak DivX HD sertifikasına sahip olacağı duyuruldu. 720p HD video kaydı yapabilen telefon bu sertifikaya sahip ilk Android’li akıllı telefon olma özelliğine de sahip olmuş oldu böylelikle.

 

DLNA ve microUSB bağlantıları üzerinden görüntüyü diğer cihazlara aktarabilen telefon, DivX HD sertifikasına sahip ikinci telefon. Bilindiği gibi daha önce yine Samsung’un Bada platformuna dahil ilk cihazı olan S8500 Wave’in de DivX HD sertifikasına sahip olacağı duyurulmuştu.

 

:: DivX HD sertifikası seçiminizi etkileyebilecek kadar önemli bir ayrıntı mı?

 

Gmail’den Telefon Arama Serbest Olacak!

Google, vaktinin birçoğunu bilgisayarının başında geçiren kullanıcılar için bir yenilik daha sağlıyor. Firmanın dünyaca ünlü elektronik posta servisi Gmail, artık cep telefonlarına direkt arama yapabilecek. Gmail‘in Call adı altındaki bölümünde detaylıca anlatılan servisin, ülkemizde ne zaman aktif duruma geçeceği ise bilinmiyor.

Google, bu konuyu anlatan esprili de bir video hazırlamış. Google‘ın hazırladığı hemen her videoda olduğu gibi bu videoda da esprili bir anlatım tercih edilmiş.

#y3/e8d070ed524982dc239b06b8ff89c96a.flv#

Detaylar için: http://www.google.com/chat/voice/

:: Videoyu beğendiniz mi?

 

İran Hükümeti Korsan Ürünleri Destekliyor!

İran Hükümeti’nin korsan yazılımları desteklediğine dair iddialar, bilişim dünyasını bomba gibi sarstı. İran Hükümeti‘ne bağlı olarak görev yapan Iranian Research Organization for Science and Technology (IROST), Türkçe adıyla İran Bilim ve Teknoloji Araştırma Merkezi, bilim ve teknoloji alanında korsan yazılımı destekleyen bir tavır içerisinde yer aldığı iddialarıyla karşı karşıya.

 

 

Hatta içerisi tıka basa korsan yazılım ile dolu olan bir adet de FTP sunucuları mevcut. Bu sunucuyu ortaya çıkaran isim ise, korsan yazılım yayını yapan TorrentFreak adlı bir Torrent sitesi olması ise, durumun ne kadar ironik olduğunun altını çiziyor.

Korsan yazılım ile dolu olduğu iddia edilen FTP sunucusunun İran halkının kullanımına açık olması ise, İran Hükümeti’ni zor durumda bırakacak gibi görünüyor. Sunucu içerisinde yer alan korsan yazılımlar arasında Microsoft Office 97’den 2010’a kadar olan sürümler ile birlikte Photoshop 5.5’ten CS3’e kadar olan sürümler ve bunların seri numaraları, crack’leri ve keygen’leri bulunuyor.

{pagebreak::İran ve Telif Hakları}

İran ve Telif Hakları


İşin ilginci, tamamı korsan yazılım ile dolu olan siteleri İran sunucularında barındırmak, hükümet tarafından suç kapsamında görülmüyor. İşi daha da ilginçleştiren kısım ise, İran’ın telif hakları konusunda olan tutumu. İran Hükümeti’nde göre, İran sınırları içerisinde oluşturulan ürünlerin dışında hiçbir üründe telif hakkı bulunmuyor. Bu tutumun internet dünyasında da kendisine yer bulması, teknoloji dünyasının tepkisini çekti. Bundan sonra İran ve internet dünyası arasında yaşanacak gelişmeleri merakla bekliyoruz.

 

 

:: İran Hükümeti’nin bu konudaki tutumunu nasıl yorumluyorsunuz?

 

1 Eylül’de Apple Sürprizi!

2010 senesi, Apple’ın senesi olacak gibi görünüyor. Zira iPhone 4, iPad, Magic TrackPad, yeni nesil iMac ve Macbook‘lar derken, firma şimdi de 1 Eylül’de sürpriz bir etkinlik düzenleyeceğini ve basına bir bildiride bulunacaklarını belirtti.

Apple meraklıları bu açıklamaların ardından takvim yapraklarında 1 Eylül’ü kalın çizgilerle daire içerisine aldı. Firmanın 1 Eylül’de bu sefer ne gibi bir sürprizle dünyanın karşısına çıkmayı planladıkları konuşuluyor. Tahminler, firmanın bir süredir üzerinde uğraştıkları iTV ile ilgili olduğu yönünde. Bu ürünü destekleyen yeni bir donanım, A4 işlemci benzeri bir mikroişlemci, HDMI aracılığıyla HDTV‘lere bağlanan bir donanım ya da benzeri bir ürünün 1 Eylül’de tanıtılacağı konuşuluyor.

 

 

Aynı şekilde etkinliğin başrolünde, baştan aşağı yenilenen yeni nesil (dördüncü jenerasyon) iPod Touch olabileceği de ileri sürülen tahminler arasında yer alıyor. Apple’ın her eylül ayında yeni nesil iPod Touch’ı duyurması, etkinliğin bu ürün ile ilgili olacağı yönündeki tahminleri kuvvetlendiriyor.

:: Sizce 1 Eylül’de bizleri ne gibi bir sürpriz bekliyor?

 

IE 9 Arayüzü İnternete Sızdı!

Birçok internet kullanıcısı, Microsoft‘un yakın zaman içerisinde piyasaya sürmek için hazırlandığı popüler internet tarayıcısı Internet Explorer 9’u merakla bekliyor. Eli kulağında olan tarayıcı Internet Explorer 9‘un ne gibi özelliklere sahip olacağı az çok belirlendi. Tarayıcı piyasasında hararetli günlerin yaşandığı bu dönem içerisinde IE 9′un nasıl bir arayüze sahip olduğu ise internete sızan görsellerden belli oldu!

 

 

20 gün sonra beta sürümüyle kullanıcıların huzuruna çıkacak olan tarayıcı, görüldüğü üzere daha yumuşak bir tasarıma sahip olacak. Tarayıcının sekmeler, Windows 7‘nin Aero temasıyla uyumlu olacak ve Aero ile aynı özellikleri içerecek. Ayrıca adres satırındaki bağlantıyı IE 9 arabirimine sürükleyerek, kendi görev çubuğumuzu oluşturabileceğiz.

{pagebreak::Yenilikler}

Yenilikler


İşin ilginç kısımlarından bir diğeri ise, Internet Explorer 8‘in aksine bu yeni versiyonda sadece tek bir menü butonu olacak. Bilindiği üzere Internet Explorer 8’de tam 6 menü butonu bulunuyor. Ayrıca Google‘ın kabına sığmaz tarayıcısı Chrome‘da olduğu gibi, Internet Explorer 9’da da adres satırı ile arama kutusunun birleştirilmiş olacağı tahmin ediliyor.

 

 

Internet Explorer 9 ile ilgili görselde yer alan tasarımda yeni versiyonun, bir önceki versiyondaki gibi bir adres satırına sahip olacağı görülüyor. Yani adres satırının arabiriminde herhangi bir görsel değişiklik yer almıyor. Lakin adres satırının konumu, tartışmaya açık. Sekmelere az yer ayrılması, kullanıcıları düşündürüyor. Öte yandan sekmeleri bir alt satıra atıp sekmeleri daha pratik bir forma sokabileceğimizi düşünüyoruz.

:: IE 9’un yeni arayüzünü beğendiniz mi?

 

Ve Huzurlarınızda Tablet Samsung: Galaxy Tab

Sizlere burada yer alan yazımızda Samsung’un tablet bilgisayarı Galaxy Tab’in Avustralya’da bir Telco çalışanının elinde görüldüğünden bahsetmiş ve cihazın ilk somut görüntülerinin yer aldığı videoyu sizlerle paylaşmıştık. Bu haberin üzerinden çok fazla geçmemişti ki Samsung cihazı resmi olarak onaylayan bir video yayınladı. galaxytab.samsungmobile.com adresinden yayınlanan videoda, cihazı tam olarak göremiyorsunuz. Ancak Galaxy Tab’in Android 2.2 Froyo işletim sistemine sahip olacağından, 7 inçlik dokunmatik ekranından ve 2 Eylül’de Almanya’da resmi olarak duyurulacağından bahsedilmiş. (İşte Tablet Pazarındaki 9 Muhtemel Oyuncu)


Yayınlanan videoda cihazın görüntülü arama özelliğinin bulunduğu da belirtilmiş.

Bilindiği gibi tablet bilgisayarın 1 GHz Hummingbird işlemci, Super AMOLED ekran gibi özelliklerinin bulunacağı çeşitli kanallar tarafından iddia edilmişti. Anlaşılan o ki cihaz Galaxy S’in büyük ekranlı ve gelişmiş bir modeli olarak karşımıza çıkacak. Hal böyle olunca da Samsung’un tableti an itibariyle mevcut en güçlü tabletlerden biri olmuş olacak. Şimdi sözü fazla uzatmayalım ve sizi Samsung’un yayınladığı kısa video ile baş başa bırakalım.

#y3/aadd067ea652e4a12e8e4556e4021c13.flv#

 

:: Samsung’un tabletinde şu kesin olmalı dediğiniz bir özellik var mı?

 

Bu Filmleri En İyi Yapan Özellikleri Neler?

Yedinci sanat sinema, görsellik ve gişe başarısı bakımından altın çağlarını yaşıyor. Rekor kırmak için bir birleriyle yarışan filmler, her yıl seyircilerin ve eleştirmenlerin acısız eleştirilerine göğüs geriyor. (Bilim Kurgu’yu Gerçek Yapan Ürünler)

 


Oscar ödüllerinin dağıtıldığı Kodak tiyatrosu da sinemanın dünya çapındaki sembollerinden biri.

 

Bu Listeyi İzleyiciler Düzenliyor

Bu eleştirilerin internet üzerinde toplandığı en büyük ortam ise IMDB sitesi. Filmler hakkında ayrıntılı yapım ve kadro bilgisine ulaşabileceğiniz bu site dünya çapında milyonlarca seyirci tarafından takip ediliyor.

Sitenin data bankasında, her oyuncunun ve yönetmenin kariyerini içeren filmografisi de bulunuyor. Bu sitenin bir diğer ünlü yönü ise, dünya çapında en iyi 250 filmi liste haline getirmesi.

İzleyicilerin puanlarımına göre yapılan bu liste son yıllarda film yapımcıları tarafından bile ciddiye alınmaya başlandı. Bazı yapımların posterlerinde filmin IMDB‘den aldığı puan da kullanılıyor.

İlk 10  ise bazı sabit filmler dışında genelde değişiklik gösteriyor. Dönemin modasından siyasi bakışına göre değişen bu listenin en güncel halini sizin için derledik. Bakın ilk 10’da baş gösteren filmler bu başarılarını neden hakediyor?

{pagebreak::10. Star Wars: Empire Strikes Back }

10. Star Wars: Empire Strikes Back

 

Seyirciler Star Wars ile ilk kez 1977 yılında tanışmış olsa da Empire Strikes Back, günümüzde marka haline gelmiş bu evrenin ortaya çıkmasında büyük bir öneme sahip.

İlk filmin düşük bütçesi ve kısıtlı senaryosu nedeniyle bugün gerçek bir evren kadar büyük olan Star Wars hikayeleri klasik bir iyi ve kötü savaşı arasında kalacaktı.

 

Ancak, A New Hope’un (Yeni Bir Umut) kazandığı büyük başarı sayesinde George Lucas ve ekibi rekor bir bütçeyle esas istedikleri filmi çekebildikler.

Empire Strikes Back, baskıcı bir imparatorluğun en güçlü olduğu dönemleri konu alıyor. Evrendeki iyilki ve kötülük savaşının baba ve oğul çatışmalarıyla yansıtıldığı filmde tüm dünyayı etkisine alan Jedi felsefesi de sağlam temellere oturmuş oldu.

Hoş vakit geçirmek için sinemaya giden dönem seyircisi bir anda kendini dev savaşların , bitmek bilmeyen bir aksiyonun ve kovalmacanın içerisinde buldu. Kötülüğün ezici üstünlüğü ve çaresizlik duygusu bu filmin karanlık havasını oluşturan ana temalardan birkaçı.

{pagebreak::9. Guguk Kuşu }

9. Guguk Kuşu

 

Jack Nicholson günümüzde Hollywood’un en prestijli oyuncularından biri. Nicholson’ı bu denli ünlü yapan ve Oscar kazandıran film ise ülkemizde bilinen adıyla Guguk Kuşu’ydu. One Flew Over the Cuckoo’s Nest adlı kitaptan uyarlanan filmde Nicholson, McMurphy adlı suça eğilimli ve sorunlu bir insanı canlandırıyordu. 

 

McMurphy adlı adam, yüksek güvenlikli hapishaneden kendini bir akıl hastanesine sevketirerek cezasından yırtmayı planlar. Buradaki hastaları isyana kışkırtıp kaçmayı düşünen karakter, terapilerde düzene isyan eden tutumlarını sürdürür.

Aşırı zeki insanların mevcut toplum düzenine olan uyumsuzluğunun vurgulandığı bu filmde, akıl hastalarınında doğru yönlendirmeyle söz söyleyen bir güç haline geldiğini gösteriyordu.

{pagebreak::8. 12 Angry Men}

8. 12 Angry Men

1957 yapımı olan bu film, gösterime girdiği yıllarda Amerika‘da büyük tartışmaların çıkmasına neden olmuştu. Adelet sistemlerini ve insanların nasıl suça itildiğini anlatan film ise 18 yaşında Latin Amerika’lı bir gencin yargılanması sırasında yaşananlar konu oluyor.

 

 

Amerika‘da hakim kadar jürinin kararı da dava için önemli bir yere sahip. Bu jüri ise devlet tarafından sıradan halkın arasından seçiliyor. Babasını öldürmekle suçlanan bu Latin Amerika’lı genç eğer 12 jüri üyesi tarafından suçlu bulunursa ölümle cezalandıracaktır.

Dönemin, ırkçılığını ve politik yapısını da konu alan filmde dava sırasında bu jüri üyelerinin bir birleriyle olan kişilik çatışmaları da etkileyici bir sinema diliyle yansıtılıyor.

Genç çocuk ön yargı nedeniyle ölüme giderken, 8.numaralı jüri üyesini canlandıran Henry Fonda akıllarda kalan replikler ve sahnelerle kâtil zanlasının masumiyetini savunuyor.

{pagebreak::7. Schindler’ın Listesi}

7. Schindler’ın Listesi

Gerçek bir hikayeyi baz alan film Yahudi soykırımını ve Nazi Almanya‘sını farklı şekilde eleştiriyor. Steven Speiberg‘in Yahudi lobisinden aldığı büyük destekle çektiği film, soykırımın siyasi nedenlerini incelemek yerine, toplama kamplarındaki yaşamı çarpıcı bir görsellikle gözler önüne seriyor.

 

 

Üç saate varan uzun süresi boyunca  Schindler’s List izleyicinin çaresizliği ve umudu gerçekten içinde hissetmesini sağlayan bir kurfuya sahip. Siyah beyaz olan filmde tek renkli olan ise kırmızı montlu bir küçük kız.

Nazi Almanya’sının kaotik ortamında zengin olmaya çalışan Oskar Schindler  Yahudi’leri ücretsiz işçi olarak kullanarak kendi fabrikasını oluşturur. Ancak aç gözlü bir adamın zamanla insanları ölümden kurtarmak için verdiği çaba filmin esas konusu haline gelir.

Müzikleriyle insanın ruhuna işleyen filmin diğer bir farklılığı ise, Nazi‘lerin salt kötü olarak gösterilmemesi. Bazı askerlerin çocuklara olan yakınlığı ve grup normlarının bir toplumu nasılda değiştirebileceği filmin alt senaryosunda işlenmiş.

Liam Neeson, Ben Kingsley ve Ralph Fiennes gibi usta oyuncular ise filmin ağır toplarıydı.

{pagebreak::6. Pulp Fiction}

6. Pulp Fiction

1994 yılında çekilen film günümüzde kendi sinemasını oluşturmuş olan popüler yönetmen Quentin Tarantino‘nun dünyayla ilk tanışması yapım sayesinde gerçekleşmişti. Rezervuar Köpekleri‘yle yıldızı parlayan Tarantino, Bruce Wills, John Trovolta ve Samuel L. Jackson gibi artık yıldızı sönmeye başlayan oyuncuları bu kült filmde bir araya getirmişti.

Pulp Fiction (Ucuz Roman) aynı adı gibi, tesadüflerin biraraya getirdiği insanları ve olayları konu alıyor. Filmin bir birlerinden bağımsız ana karakterleri yer yer bir birleriyle karşılaşıyorlar. Bol kan ve şiddet içerikli filmde 3 farklı ana senaryo bulunuyor.

Tarantino‘nun sevdiği filmlerden aldığı sahneleri kullandığı bu yapımda ciddi bir senaryo kullanmadan da izleyicilerin ilgisinin çekilebileceği gösterilmişti. Emekliye ayrılan Samuel L. Jackson bu yapım sayesinde günümüzde bile aranılan bir oyuncu haline geldi.

En nefret ettiğininiz düşmanınızı durduğunuz trafik ışıklarında elinde gazetesiyle beklerken görürseniz ne yapardınız? İşte bu ilginç sorunun cevabı düşündüğünzden çok daha farklı sahnelerin doğmasına neden oluyor. Pulp Fiction ‘hiç bir şey anlamadım ama çok eğlendim’ diyeceğiniz bir film.

{pagebreak::5. İyi Kötü Çirkin }

5. İyi Kötü Çirkin

Amerika’nın elinde parsellenmiş olan western filmleri bu yapım sayesinde İtalyan’ların kontrolüne geçti. Spagetti Western gibi özel bir türün doğmasını sağlayan İyi Kötü Çirkin, etkileyici müzikleri ve görselliğiyle tam bir klasik.

Amerikan İç Savaşı’nı konu alan filmde, bu savaştan bağımsız yaşamaya çalışan insanların eğlenceli ve dramatik öyküsünü görüyoruz.

 


Clint Eastwood ve Lee Van Clief‘in bu sefer bir birlerine düşman olduğu yapım, ihanet, dostluk, aselet gibi kavramların bir birine karıştığı bir dönemi konu alıyor. Bir sahne önce bir birlerini kurtaran karakterler, para için 5 dakika sonra bir birlerini öldürmeye çalışabiliyor.

Sıradan western filmlerin aksine, Sergio Leone yapımda ak ve karayı bir birine karıştırmış. Asla yalan söylemeyen ve her daim doğru olan iyi kovboy bu filmde yer almıyor. Dünyadaki insanları iki türlü olarak gören ana karakterler, 3 saatlik macera sonrasında tarihe geçen bir düelloyla tekrar birleşiyor.

Kesişen yaşamlar, savaşın yok ettiği yaşamlar, hayatta kalmak için erdemlerini kaybetmiş insanlar, politikacıların inadı yüzünden onlarca gencin ölümüne neden olan değersiz bir köprü ve meçhul askerin mezarındaki gömülü büyük bir hazine.

Tüm bunların yanında insanı içine çeken etkileyici müzikler. İyi Kötü Çirkin her sinema severin izlemesi gereken bir yapıt.

{pagebreak::4. Inception }

4. Inception

Listenin çiçeği burnunda yapımı ise hâlâ ülkemize gösterimde olan Inception (Başlangıç) adlı film. Sadece 10 yapımla dünyanın en aranılan yönetmenlerinden biri olan Christopher Nolan Inception ile suçun tanımını değiştiriyor.


Şimdiye kadar bildiğiniz tüm suç konulu filmleri unuttun. Beyazperde nice bankaların soyulduğunu gördüğünüz. En imkansız hırsızlık maceraları sinemanın  büyüsüyle gerçek oldu. Ancak Nolan bu sefer bilinç altınızı ve rüyalarınızı suça alet ediyor.

Rüyalarda geçen ve bilgi çalmak üzerine kurulu olan bir sistem sayesinde yönetmen yari bilimkurgusal yarı gerçekçi bir dünya yaratmış. Freud kadar detaycı sahnelerin ve bilinçaltı tanımlarının bulunduğu filmde, aksiyon, oyunculuk ve görsel efektler bir birlerini destekliyor.

Inception önümüzdeki yerlerde bu başarısını korur mu bilinmez, ancak daha önce The Cell, Dark City ve Matrix gibi filmlerde gördüğümüz bir konu klişeleri yenilikçi bakış açısına çeviren ilginç bir sinemasal dille seyirciye yansıtılmış.

Bu filmi izlerken, bilinçaltına gizlediğiniz korkularınız, umutlarınız ve en gizli arzularınızla karşılaşacaksınız.

{pagebreak::3. Baba Bölüm 2}

3. Baba Bölüm 2

Mario Puzzo‘nun kaleminden çıkma bir kitap olan Baba (Godfather) sinema tarihini değiştiren bir kurguya sahip. Şimdiye kadar, ya kahraman ya da kötü adam olarak gösterilen mafyayı bu film sayesinde aileden biri gibi görebiliyorsunuz. 

 

Baba 2‘de, dürüst bir vatandaş olan Vito Corleone‘nin ailesini korumak için nasıl katil olduğunu ve bu suçun onu ülkenin en saygın mafya babası haline nasıl getiridğini görebiliyorsunuz. Öte yandan babasının izinde gitmemeyi seçen Michael Corleone ise süreklü güç kazanırken hırsları ve acımasızlığı yüzünden kendi ailesini kaybeder.

Büyük gücün getirilerini ve dönemin devrimlerle süslü politik altyapısı Francis Ford Copella‘nın gözünden oldukça etkileyici şekidle yansıtılmış.

{pagebreak::2. Baba 1}

2. Baba 1

Mafya filmi çekerken Baba‘da işlenen kurgunun ve senaryonun taklit edilmemesi çok zor. Al Pacino’nun dünyaya kendini tanıttığı bu filmde suç ve onuru birarada tutan Corleone ailesinin yaşamına tanık oluyorsunuz. Bir eli kanlı olmasına rağmen öteki eliyle, adelet dağıtan Vito Corleone değişen bir dünyada başlayan yeni bir mafya savaşının da mimarı oulr.


Aile, güç, insanlık, onur, ihanet ve suç bu filmin ana temalarını oluşturuyor. Bir klasik olan film müzikleriyle de hâlâ akıllarda kalmış durumda. Marlon Brando‘nun etkileyici oyunculuğu ise bu filmi izleyenlerin aklından bir türlü çıkmıyor.

Yozlaşmış polislerler ve politikacıların bulunduğu bir yerde bazen mafya adeleti sağlayan tek örgüt haline gelebiliyor.

{pagebreak::1 Esaretin Bedeli }

1 Esaretin Bedeli

Stephen King’in behenilen bir romanından uyarlanan bu film, türevi hapishane senaryolarından daha farklı bir yere sahip. Artık masumiyetinin bile öneminin kalmamış olduğu bir adamın özgürlüğe olan düşkünlüğü ve bu yüzden yaşadığı acı tecrübeler filmin ana konusu.

 


Etkileyici bir görseliğe sahip olan film ise, haksızlıkların ve adeletin sorgulanmasını sağlıyor. Tim Robbins’in canlandırdığı  Andy Dufresne, kendi halinde bir insanken suçluların reabilite edilmesi gereken bir hapishanede herşeyin çok farklı olduğunu acı tecrübelerle fark eder.

Yıllarca süren acı tecrübesi, gardiyanların baskısı ve hapishane müdürünün yozluğu Andy‘i çok farklı bir adama dönüştürürken Shawshank cezaevi’nin yıllanmış karakterlerinin de tahliye oldukları zaman çektikleri zorlukları bu filmde görebiliyoruz.

Morgan Freeman’ın etkileyici oyunculuğu ve hikaye anlatımıyla birlikte Esaretin Bedeli, adelet sisteminin bazen adeletli davranmadığı gerçeğini bize en acımasız sahnelerle gösteriyor.

 

:: Sizin en iyi 10 listeniz nasıl olurdu? Bu filmlerden hangisi favoriniz?