Yeni Bir İnternet Akımı: Gez-Paylaş!

İnternet dünyası dur durak bilmeden yeni trendleri, yeni akımları bizlere sunmaya devam ediyor. Sosyal ağ çılgınlığı henüz olgunluk dönemine bile girmemişken, mobil sektörün atılımıyla da artık işler sadece bilgisayar odaklı olmanın dışına çıkmaya başladı.

Mobil sektör konusunda deneyimli kullanıcıların yeni oyuncağı, hem gezip hem de bilgi paylaşımı yaptıkları çeşitli servisler. Bu servisler, kullanıcıların “Şu an x’teyim” formatında girdiği içeriklerden oluşuyor. Fakat her şey bu kadar basit değil. Kullanıcı, bulunduğu yeri siteye girerken, aynı zamanda orayla ilgili önemli mekanları ya da servisleri de kullanıcılara sunuyor.

Bu şekilde kümülatif bir şekilde artan bir bilgi havuzu oluşuyor. Örneğin Eskişehir‘in Porsuk Çayı üzerinde yer alan bir bar ya da restoran, arkadaşınızın oraya gitmesi sayesinde sizin de ilginizi çekiyor ve yolunuz oraya düşerse, o mekana uğrama gibi bir olasılığa sahip oluyorsunuz. Bu tabii ki en basit örnek. Gelin hangi siteler bu servisi veriyor, neler yapmalı, bir göz atalım…

{pagebreak::Foursquare}

Foursquare

Bu tür servislere Location Based Social Networking, ya da kısaca LBSN deniyor. Türkçede “Mekan Bazlı Sosyal Ağ” gibi bir karşılığı var. Bu tür sitelerin öncüsü, daha doğrusu bu sosyal ağ alt kümesini popülerliğe taşıyan servisin adı Foursquare’dir.

 

 

Foursquare internet dünyasına ilk adımını attığı dönemlerde (ki bu dönem 2009 Temmuz‘a denk geliyor) “Yeni Twitter” olarak adlandırılmıştı. Sitede kullanıcılar, tıpkı Twitter’daki gibi kısa cümlelerle, nerede bulunduklarını ve bulundukları yerde kayda değer ne olay olduğunu paylaşıyor.

Akıllı telefon, yani Smartphone‘lar ile uyumlu uygulamaları olan yazılım, Twitter ile entegrasyonu sayesinde Twitter hesabınıza da otomatik ileti gönderebiliyor. iPhone, BlackBerry, Android, Palm gibi akıllı telefonlar Foursquare’deki en popüler telefonların başında yer alıyor.

{pagebreak::Gezenzi}

Gezenzi

Turkcell‘in bir servisi olan Gezenzi, Foursquare ile aynı mantığı oluşturuyor ve Türkçe olması sayesinde Türk kullanıcıları açısından daha uygun bir servis halini alıyor. Ayrıca Gezenzi, sadece akıllı telefon, yani Smartphone sahiplerine değil, Turkcell abonesi olan her kullanıcıya üyelik şansı tanıyor.

 

 

Diğer bir deyişle Gezenzi üyesi olup, bu sosyal ağın bir parçası olmak için, iPhone ya da Android temelli bir telefona ihtiyacınız yok. Gezenzi’ye üye olmanız için gereken ekipman; Turkcell hattı yüklü ve SMS atabilen herhangi bir telefon.

Gezenzi’nin sitesine girip, üyeliğinizi başlattıtkan sonra, cep telefonunuz aracılığıyla nerede bulunduğunuzu yazarak, mesajı 6060‘a yollamanız yeterli. Akabinde mesajınız sizin profil sayfanıza ekleniyor. Arkadaş listenizde arkadaşlarınızın yazdıklarına bakarak, bulundukları yerde ne gibi kayda değer bir olay var, listeleyebilirsiniz.

Yani diyelim ki İğneada’ya gittiniz ve deniz çok güzel. Gezenzi aracılığıyla İğneada’da bulunduğunuzu belirterek (tabii bu konum belirtme işlemi harita destekli de olabiliyor), denizin o an için oldukça güzel olduğunu belirtebilirsiniz. Böylece diğer Gezenzi kullanıcıları da, ilgilerini çekmeleri durumunda İğneada’da tatil seçeneklerini değerlendirmeye başlayabilirler.

{pagebreak::Google Buzz}

Google Buzz

Google’ın, beklenilen popülerliğe erişemeyen ileti servisi Google Buzz, esasında LBSN için oldukça elverişli bir platform. Google Maps destekli bir şekilde konumunuzu, koordinatlarıyla birlikte Buzz sayfanıza ekleyerek, yanına da bir iki cümleyle meramınızı anlatarak LBSN olayının içine girmiş olabilirsiniz.

Google Buzz, kullanıcı açısından ne kadar elverişli, ne kadar takip edilmeye yönetlik orası tartışılır. Google‘ın Buzz platformuna verdiği destek aracılığıyla LBSN işine de haberi olmadan giren Google, LBSN için başlı başına bir servis geliştirecek mi, büyük merak konusu…

{pagebreak::Twitter}

Twitter

Twitter aslında konum bazlı bir sosyal ağ değil. Twitter‘ın kullanıcılarına sağladığı hizmet, mikro blog olarak adlandırılabilir. Fakat Twitter yöneticileri, ellerinin altındaki sosyal ağı o kadar etkili kullanıyor ki, yaptıkları mobil platform atılımları sayesinde cep telefonlarımızdan da kolaylıkla site içeriğine erişebiliyoruz.

 

 

Twitter’ı konum belirtme amaçlı kullanan binlerce kullanıcı mevcut. Sitenin en büyük avantajı ise, konum bazlı yapıya sahip olmamasından dolayı bu amacın dışında kullananların da ilgisini çekebilme fırsatının olması. Twitter’ı ayrıca Foursquare ile entegre bir biçimde de kullanabilmek mümkün.

:: Konum bazlı sosyal ağlar hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın

Ve HTML5 Destekli Youtube Yayında!

iPhone ve Android kullanıcıları artık YouTube’a doğrudan web tarayıcı üzerinden girebilecek. Bunun için tamamen HTML 5 destekli bir sayfa hazırlayan Youtube’un, bu arayüzüne m.youtube.com bağlantısı kullanılarak erişilebiliyor. Çok daha hızlı çalışan ve genel itibariyle daha az veri transferi yapan HTML 5 destekli tasarım, dokunmatik ekranlar için optimize edilmiş. Daha büyük butonlar ilk girişte hemen dikkat çekmeye yetiyor. Standart Youtube sayfasından fonksiyonellik anlamında hiçbir farklılık taşımayan yeni arayüz, arama önerileri, çalma listesi oluşturma, favoriler, beğenilenler gibi birçok özelliği destekliyor.

HTML 5 destekli sayfa henüz sadece İngilizce dil desteğine sahip ve sadece Android ile iPhone tarayıcıları üzerinden görüntülenebiliyor. İlerleyen aylarda diğer dil destekleri de ilgi oranında sunulacakmış. Geçtiğimiz günlerde HTML 5’ten ana sayfasında tümüyle vazgeçtiğini açıklayan Youtube’un, bu hamlesinin altında yatan gerçek de bu sayede ortaya çıkmış oldu.

#http://video.shiftdelete.net/y/1079bf87c8993d845cca0eefe3ec5a18.flv#

:: Yeni mobil sayfayı beğendiniz mi? Düşüncelerinizi SDN Forumlarında aktarın.

Cepte 21 Mbps HTC İle Geliyor

3G artık birçok kullanıcının öncelikli internet erişim kanalı olmayı başarmış durumda. Ülkemizde fiyatlar henüz biraz yüksek olsa da taşınabilirlik ve kullanım kolaylığı 3G’yi avantajlı konuma getiriyor. Daha önce canlı şebekede Turkcell’in hız denemeleri yaptığını dahası 42 Mbps seviyesinin yakalandığını burada yer alan yazımızda duyurmuştuk.

 

Elbette ki bu hıza henüz sadece 3G modemler ile ulaşmak mümkün. Ancak Tayvanlı akıllı telefon üreticisi HTC, bu konuyu kökten değiştirecek bir cihaz üzerinde çalışıyormuş. Henüz resmiyet kazanmayan HTC Vision isimli bir Android işletim sistemine sahip akıllı telefonda, HSDPA ile 21 Mbps erişim sağlanabilecekmiş. HTC’nin bu konuda Amerikalı GSM operatörü T-Mobile ile ortak bir çalışma yürüttüğü de gelen duyumlar arasında. Konuya ilişkin detayların ilerleyen günlerde resmiyet kazanması bekleniyor.

:: Sizce cep telefonunda 21 Mbps gerekli mi?

MSI WindTop AE2010 Video İnceleme

All-in-one adı verilen bilgisayarlar, dış görünüşe önem veren, evinde çok fazla yer olmayan ve İnternet’e girmek, ofis uygulamaları ile uğraşmak ve film izlemek isteyen kişilere hitap ediyorlar. Tüm bunlara dizüstü bilgisayarların sahip olduğu sıkıntılardan uzak durarak kavuşmak isteyenlerin tercihi all-in-one PC’ler oluyor.

Önde gelen bilgisayar üreticilerinden MSI, WindTop serisiyle bu kullanıcı kitlesini hedefliyor. Çift çekirdekli AMD Athlon işlemcisine sahip olan AE2010 modeli gösterdiği performansla Intel Atom modellerini geride bırakıyor.

Dış tasarım açısından da gayet şık olan MSI WindTop AE2010′un detaylı video incelemesini aşağıdan izleyebilirsiniz.

#video_5204#

{pagebreak::Teknik özellikler}

Teknik özellikler

MSI WindTop AE2010

All-in-one PC

Ekran: 20 inç dokunmatik LCD
İşlemci: AMD Athlon X2 3250e (1,5 GHz)
Grafik yongası: ATI Radeon HD 3200
Bellek: 4 GB DDR2
Sabit disk: 320 GB
Kart okuyucu: Var
Webcam: Var (1,5 MP)
Wi-Fi: Var
USB: 8 adet
eSata: 1 adet

Bilgi için: MSI Türkiye
Web: http://tr.msi.com/
Fiyat:

:: All-in-one PC almayı düşünüyor musunuz?

Yurtdışında Staj İmkanı

İş dünyasıyla iç içe uygulamalı bir eğitim vererek, öğrencilerini çalıştıkları kuruma ilk günden artı değer katacak profesyoneller veya etkin girişimciler olarak yetiştirmeyi hedefleyen Özyeğin Üniversitesi, bu amaçla tüm öğrencileri için zorunlu kıldığı staj sürecinde de onlara fırsatlar sunuyor. (Yıldızlı Projeler yarışmasının sonuçları)

Üniversitede, işletme dahil tüm lisans programlarında zorunlu staj programı bulunuyor. Üniversite ayrıca üstün başarılı öğrencilerini de yurtdışında staja yolluyor.

Özyeğin Üniversitesi, öğrencilerinin staj yapacakları şirketleri bulmaları konusunda yardımcı oluyor ve geliştirdiği çözümlerle tüm başarılı öğrencilerine ücretli staj imkanı sunuyor.

:: Üniversite eğitiminde stajın önemi sizce ne?

Batman’de Bile Böyle Otomobil Yok

Tasarım harikası özel otomobiller kullanmasıyla tanınan Batman, BMW‘in yeni konsept aracını görünce kendi koleksiyonunu beğenmeyecek.

Çünkü X9 adlı bu konsept araç görüntü ve tasarım olarak ünlü süper kahramanın otomobillerinden bile daha fazla ilgi çekiyor.

18 yaşındaki Tunuslu, Khalfi Oussama tarafından tasarlanan bu araç BMW tarafından üretilecek konsept otomobiller listesine alındı. İşte bu aracın dikkat çeken konsept ürünleri…

{pagebreak::1}

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

:: Bu aracın seri üretime geçmesini istiyor musunuz?

En Tehlikeli Denizaltılar 1

Savaşların kaderini etkileyen en önemli silahlardan biri kuşkusuz ki denizaltılardır! Koca donanmaları kısa süre içinde batıran, ordulara büyük kayıplar yaşatan bu deniz araçları, 20.yy’nin belki de en büyük deniz felaketiydiler.

Sizler için bu deniz canavalarını bir araya getirdik. Hazırladığımız galerimizde, hem onları görecek, hem de haklarında bilgi edinebileceksiniz.

U-47 (1938)

Almanların meşhur U-Boat serisinin en öne çıkan modellerinden biri U-47’ydi. İkinci Dünya Savaşı’nda yer alan U-47, denizde 238 gün geçirdi. 30 kadar gemiyi batıran bu denizaltı, 8’den fazla gemiye de ağır hasar verdi. Saatte 31 km hız yapabilen U-47, Almanlar için İkinci Dünya Savaşı’nda görevini başarıyla yerine getirmiş bir denizaltı olarak anılıyor.

{pagebreak::I-400 (1944)}

I-400 (1944)

Japon donanmasına ait olan I-400, İkinci Dünya Savaşı‘nın sonunda görev yaptı. Saatte 35 km hıza yükselebilen denizaltı, 122 metre uzunluğu ve 12 metre genişliğiyle, o dönemki emsallerinden daha büyüktü. 18 tane üretilecek olmasına karşın yalnızca 3 tanesi tamamlanan I-400, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle, yapımı durduruldu. Üzerinde 3 tane mini deniz uçağı, 8 torpido, 1 adet 140 mm’lik 40 kalibre silah, 3 adet bombalı tüfek ve 1 adet makineli tüfek ile düşmanlarına korku salıyor.

{pagebreak::USS Grayback SSG-574 (1957)}

USS Grayback SSG-574 (1957)

İlk denemeleri 1954’de yapılan USS Grayback, 1957’de resmi olarak su yüzüne çıktı. Ana limanı Pearl Harbor olan denizaltının üzerinde, 8 torpido ve 1 adet de nükleer silahları önleyici Regulus füzesi yer alıyordu. 26 km hıza çıkabilen SSG-574, 13 Nisan 1986’da, Güney Çin denizinde battı.

{pagebreak::HMS Conqueror (1969) }

HMS Conqueror (1969)

İngiliz donanmasına ait olan HMS Conqueror’un lakabı “Conks”, yani “Ani Ölümler”di. 20.yy’nin ikinci yarısında denizlerde yol almaya başlayan bu denizaltı, 1990’a kadar kullanılmaya devam etti. Yaklaşık 87 metre olan bu deniz canavarının eni 10 metreyi buluyordu. Saatte 52 kilometre hızla ilerleyen HMS Conqueror, İngiliz donanması için birçok görevden başarıyla ayrıldı.

{pagebreak::K-429 (1972)}

K-429 (1972)

Sovyet ve Hindistan donanmasının ortak ürünü olan K-429, 1972’de hazır bir şekilde denizlere açıldı. Pasifikte görev yapan bu denizaltı, saatte 48 km hız yapabiliyor. 104 metre uzunluğunda ve yaklaşık 10 metre genişliğinde olan K-429’un haznesinde, 6 adet 530 mm’lik torpido ve 8 tane de Starbright füzesi yer alıyor.

{pagebreak::Type 091 (1974)}

Type 091 (1974)

Nükleer enerji ile çalışan Çin yapımı bir denizaltı olan Type 091, ilk kez 1974’de denizlere açıldı. 98 metre uzunluğundaki denizaltı, 10 metre genişliğinde. Şimdiye dek 5 adet üretilen bu model, su altında 46 km, su üzerinde ise 22 km hıza ulaşıyor. Üzerinde birçok torpidonun yanında, düşman denizaltılarının tehditlerine karşı 36 adet mayın da barındıran Type 091’in ciddi bir problemi var. Zira barındırdığı reaktörün radyasyon kalkanı yetersiz olduğu için, denizaltı içindeki mürettebat, olması gerektiğinden fazla radyasyona maruz kaldı…

{pagebreak::Project 971 (1986)}

Project 971 (1986)

Önce Sovyetler Birliği tarafından üretilmeye başlayan, ardından ülkenin dağılmasıyla Rusya tarafından üretimine devam edilen Project 971’den 20 adet yapılması planlanmıştı. Ancak 5 tanesi sonradan iptal edildi ve 15 tanesi denizlerde boy göstermeye başladı. Kalanlardan da 3’ü korunmaya alındı, ikisi ise görevini noktaladı. Aktif olarak 10 tanesi hâlâ denizlerde dolaşan Project 971, su altında 65 km hıza çıkabiliyor. 600 metre kadar derinliğe inebilen bu denizaltıda, yaklaşık 30’a yakın torpido yer alıyor.

{pagebreak::USS Santa Fe – SSN-763 (1992)}

USS Santa Fe – SSN-763 (1992)

1992 yılında denizlere açılan USS Santa Fe, Amerikan bandırası taşıyan bir denizaltı. Ana limanı Pearl Harbor olan SSN-763, günümüzde hâlâ görevine devam ediyor. 110 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde olan bu denizaltı, S6G nükleer reaktör ile çalışıyor. Hem su altında hem de su üstünde 37 km hızla yol alabilen bu araç, içlerinde mayınların da yer aldığı birçok silah ile donatılmış durumda.

{pagebreak::K-141 Kursk (1994)}

K-141 Kursk (1994)

Rus yapımı K-141, denizlerin gördüğü en büyük denizaltılardan biriydi. 154 metre uzunluğu ve 18 metre genişliğiyle, dev bir deniz canavarını andıran bu araç, 2 adet nükleer reaktöre sahipti. 44 görevli askerle yoluna devam eden K-141, su altında saatte 59 km, su üstünde ise 30 km hız yapabiliyordu. 24 adet P-700, 4 adeta 533 mm ve 2 adet ise 650 mm torpidoya sahip olan bu denizaltı, 2000 yılında battı.

{pagebreak::Triomphant S616 (1994)}

Triomphant S616 (1994)

Uzunluğu 138 metre, genişliği ise 12 metre olan Fransız denizaltısı Triomphant, birçok emsali gibi nükleer reaktör ile çalışıyor. Bu dev deniz aracı, 46 km hıza çıkarak düşmanlarına kolayca yaklaşabildiği gibi, ayrıca üzerinde barındırdığı nükleer füzeler (M45 SLBM) ve savaş başlıklarıyla (TN 75) bitirici darbeyi de vurabilecek silahlara sahip. Tamamen Fransız yapımı silahlara sahip olan S616, 4 adet anti-denizaltı torpidosunu da üzerinde bulunduruyor.

:: En çok hangi denizaltı ilginizi çekti?

 

Navking Haritalarını Güncelledi

Son yıllarda en acemi sürücülerin bile kaybolmasını engelleyen navigasyon sistemleri tüketicilerin büyük ilgisini çekiyor. Ancak bu sistemlerin güncelliği hayati önem taşıyor. Güncellenen haritalara sahip olmazsanız karşınıza bir yol yerine boş arazi çıkabilir.

Navking firması Türkiye için haritalarını güncellediğini duyurdu. Türkiye TA 2010Q2 adlı incelemeye ulaşmak için bu linke tıklayabilirsiniz.

:: Yolculuklarınızda navigasyon sistemlerini kullanıyor musunuz?

İnternet’te Para Kazandıran Çılgın Fikirler

İnternet’in yaygınlaşması kısa yoldan para kazanmak isteyenleri ve bunun için çılgın fikirleri olanları cezbediyor.

Milyonlarca insanın bir araya geldiği bir ortam olan İnternet’ten para kazanan çok sayıda insan var. Bunların arasında öyle garipleri var ki, hayrete düşmemek elde değil.

İnternet üzerinden çok farklı yollarla para kazanabilmek mümkün

İnternet üzerinden büyük miktarda para kazanan en çılgın fikir ve projeleri sizler için topladık. Bakın, insanlar İnternet sayesinde hangi çılgın fikirlerle zengin olmuşlar.

{pagebreak::Ataş karşılığında ev}

Ataş karşılığında ev

Kanadalı bir genç olan Kyle MacDonald, ülkenin sürekli soğuk ve karlı olan ikliminden bıkıp başka bir yere yerleşmek ve kendi evine sahip olmak istiyordu. Ancak MacDonald’ın bir sorunu vardı. Bu hayalini gerçekleştirebilmek için hiç parası yoktu.

Bu ataş bir eve dönüştü

MacDonald’ın sahip olduğu en değerli şey kırmızı renkli, güzel bir ataştı. Bu ataşı bir evle takas edebilecek bir kişi olacağını düşünen MacDonald, Craigslist adlı sitede bu şekilde bir ilan verdi.

Bu takas teklifini kabul eden kimse olmadı elbette fakat MacDonald ataşını balık şeklinde bir kalemle takas edebilecek birini buldu. Bundan sonra bir yıl boyunca sürekli takas yapan MacDonald, en sonunda Alice Cooper adlı rock şarkıcısıyla beraber bir rol oynama hakkına kadar geldi.

Temmuz 2006′da ise bu rol karşılığında bir kişi ona evini teklif etti. Böylece MacDonald’ın hayali gerçek oldu.

{pagebreak::Lüks dilenci}

Lüks dilenci

Karyn Bosnak, New York’ta dolgun ücretle çalışan bir iş kadınıydı ve Gucci başta olmak üzere lüks markalara çok meraklıydı.

Kredi kartında 20 bin $’lık birikmiş borç varken işten kovulan Bosnak çok zor bir durumda kalmıştı. Tüm bunlara rağmen lüks tutkusundan vazgeçemeyen Bosnak’ın aklına dilencilik yapma fikri geldi.

Karyn Bosnak başından geçen olayları kitap haline getirdi

Lüks kıyafetleri ile sokakta dilenemeyeceğinden, teknolojik bir dilenme metodu bularak bir internet sitesi açtı. Savekaryn.com adlı sitede tamamen dürüst bir şekilde derdini anlatan Bosnak, 20 hafta içerisinde 13 bin $ bağış topladı.

Bu olaydan sonra adı duyulan Karyn Bosnak şimdilerde alışveriş bağımlılığıyla ilgili kitaplar yazıp tavsiyeler veriyor.

{pagebreak::Milyonluk noktalar}

Milyonluk noktalar

İngiltere’de yaşayan Alex Tew adlı gencin hayali üniversitede okumaktı fakat ailesin buna yetecek bir geliri yoktu. Ancak Alex Tew’in önceki sayfalarda anlattığımız Kyle MacDonald gibi bir ataşı bile yoktu.

Milyon dolarlık siteden bir kesit

Bunun yerine Tew’de çok daha değerli bir şey vardı: Çılgın bir fikir. Tamamen bomboş beyaz bir sayfadan oluşan bir internet sitesi yapan Tew, buradaki her bir pikseli bir dolar karşılığında satacağını duyurdu. Sitenin adı ise milliondolarhomepage.com şeklindeydi.

Başlarda pek ilgi görmeyen, sadece ailesi ve yakın çevresinin birkaç piksel satın aldığı site daha sonra BBC’de haberinin çıkmasıyla patlama yaşadı. Firmaların bir anda reklam vermeye başladığı site Tew’e 1 milyon $ kazandırdı.

{pagebreak::Üniversite için}

Üniversite için

Natalie Dylan takma adıyla ünlenen 22 yaşındaki ABD’li gencin de hayali üniversiteye gitmekti. Tahmin edebileceğiniz gibi, Dylan’ın da hiç parası yoktu.

Para kazanmak için Dylan’ın aklına bekaretini satmaktan başka bir şey gelmedi. İnternet üzerinden açık artırma başlatan Dylan’ın bu hareketi çok büyük tepkilere yol açtı.

Natalie Dylan’a gelen en son teklif 3,7 milyon $’dı

Kadın hakları savunucuları ve feministler Dylan’ı protesto ederken, bir yandan da teklifler gelmeye başlamıştı. En son 3,7 milyon $’a Avustralya’lı bir iş adamı Dylan’la beraber olma hakkını kazandı fakat durumu karısı öğrenince bundan vazgeçti.

{pagebreak::Sanal evler}

Sanal evler

Almanya’da yaşayan Ailin Graef, insanların sanal bir dünyada normal hayatta yaptıkları, bir yönüyle İnternet üzerinden oynanan Sims diyebileceğimiz Second Life adlı oyunu oynuyordu.

Bir süre sonra monotonluktan sıkılan Graef, insanların bu oyuna kendilerini ne kadar kaptırdıklarını ve oyun içindeki bazı yerler ve nesneler için gerçek para harcadıklarını gözlemleyerek buradan zengin olabileceği bir yol düşündü.

Oyunda güzel ev isteyen Graef’e başvuruyor

Doğrudan oyunun geliştiricisi olan Linden ile bağlantıya geçen Graef, oyun içersinde büyük miktarda sanal arazi satın aldı. Daha sonra oyundaki bu arazilere çok gelişmiş ve güzel evler ve alanlar kuran Graef, bunları oyunculara gerçek para karşılığında kiralamaya başladı.

Second Life’ın emlak devi olan Graef online bir karakterle 1 milyon $ kazanan ilk kişi olma unvanına sahip. Graef şu an hala aynı işi yapan, 80 çalışanı olan bir şirketin başında.

{pagebreak::İrlanda çamuru}

İrlanda çamuru

Pat Burke adlı bir girişimci, kendi ülkeleri dışında yaşayan İrlandalıların çok fazla vatan hasreti çektiklerini keşfetti ve bu durumu paraya çevirmenin bir yolunu buldu.

Çamur ve toprak fiyatları paketin boyutuna göre değişiyor

Burke’ün aklına gelen fikir İrlandalılara İrlanda çamuru satmaktı. Cahir kentindeki bir çiftlikte poşetlere doldurduğu çamurları, ABD’de yaşayan İrlandalılara satmak için bir site kuran Burke, kısa sürede büyük başarı yakaladı.

Tek bir poşet çamuru 10 $’a satan Burke şu an senede 2 milyon $ cirosu olan bir çamur şirketinin sahibi konumunda.

:: İnternet üzerinden para kazanmak için fikirleriniz var mı?

Avea Açık Hava Konserleri Tanıtıldı

Avea ve Dünya Müzik işbirliğiyle düzenlenen ve bu yıl altıncısı gerçekleştirilecek olan AVEA Harbiye Açık Hava Konserleri 2010, operatör firma tarafından tanıtıldı. 

Müzik direktörlüğünü Candan Erçetin‘in üstlendiği konserler 17 ve 20 Temmuz arasında Harbiye Açık Hava Tiyatrosu‘nda düzenlenecek.  Avea üyeleri bu konser biletlerini yüzde 20 indirimli alabilecek. 17-18 ve Temmuz tarihlerinde Candan Erçetin konser hayranlarına konser verecek.

40.sanal yılını kutlayan Bülent Ortaçgil ise 21 Temmuz‘da sahne alacak. 22 Temmuz’da Neşet Ertaş’ın sahne alacağı konserler serisi 23 Temmuz ‘da Gripin & Hayko Cepkin konseriyle son bulacak.

:: Bu konserlere katılacak mısınız?

 

 

İş Dünyasında Cisco TelePresence

 ve Cisco işbirliğiyle hayata geçen kamuya açık Cisco Telepresence toplantı odaları sayesinde belirli otellerdeki odalarda yüz yüze sanal toplantılar gerçekleştirmek mümkün.

Veri ağları konusunda dünya lideri olan Cisco’nun yüz yüze sanal toplantılar geçekleştirmeyi sağlayan toplantı sistemi TelePresence, her geçen gün daha fazla noktada çalışanların hizmetine sunuluyor. Son olarak American Express Business Travel ve Cisco, dünya çapında belirli sayıdaki otelde kamuya açık Cisco TelePresence toplantı odalarını hayata geçirmek üzere anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Yapılan bu anlaşma kapsamında kurumsal müşterilere yüz yüze işbirliği yapabilme imkanı sağlayan Cisco TelePresence daha yaygın bir kullanım alanına kavuşacak. Böylelikle sürekli seyahat etmek zorunda kalan çalışanlar TelePresence odalarına sahip olan otelleri tercih ederek önemli toplantılarını kaçırmayacak.

:: İş hayatınızda telekonferans yapma gereği duyuyor musunuz?

Zyxel’den Üstün Yedekleme Çözümü

Ev ve ofislerin depolama, yedekleme ve medya paylaşımı yükünü üstüne alan ZyXEL NSA-221, yetenekleriyle görev yaptığı her ortamda yıldızlaşıyor (Şirketinizi riske atmayın!: ZyXEL LogAnalyzer).

Bulunduğu mekanların dekorasyonuna uyum sağlayacak şekilde, şık bir görünümle tasarlanan ZyXEL NSA-221, her seviyeden teknoloji kullanıcısı tarafından rahatlıkla kullanılabilmesini sağlayan özellikleri ve doğa dostu yaklaşımıyla kalpleri de fethediyor.

 

4 TB’lık Engin Bilgi Haznesi

4 terabayta kadar çıkabilen devasa bir depolama kapasitesine sahip olan NSA-221, sakladığı multimedya dokümanlarını, bilgisayara aktarmaya gerek olmadan oynatabiliyor.

ZyXEL NSA-221, sahip olduğu DLNA 1.5 sertifikası sayesinde DLNA uyumlu cihazlarla iletişim kurarak, depoladığı video, resim ve müzik gibi dosyaların bu cihazlar üzerinde, hem de hiçbir bilgisayar desteğine ihtiyaç duymadan, oynatılabilmesine imkan tanıyor.

NSA-221, yoğun olarak kullanıldığı saatleri tespit ediyor ve otomatik bir şekilde kendini açıp kapatıyor. Bu da enerji tasarrufu sağlıyor.

 

Ev ve iş yerlerini “akıllı” mekanlara dönüştüren ZyXEL NSA-221, dahili FTP sunucu özelliğiyle depoladığı dosyaları otomatik olarak FTP sunucusuna yüklerken, yazıcı sunucusu özelliğiyle de ağ kullanıcılarına yazıcı erişimi sağlıyor.

ZyXEL NSA-221, BitTorent ve eMule P2P dosya transfer yazılımlarına sahip olarak geldiğinden, gelişmiş dosya kontrol özellikleri sayesinde yine bilgisayar gerekmeksizin, her tür dosyanın istenen hafta, gün ve saatte otomatik olarak indirilmesine de imkan veriyor.

 

Tek Tuşla Yedekleme

Gigabit Ethernet ara yüzüyle yüksek bağlantı hızına sahip olan NSA-221, “Copy/Synch” tuşuna basıldığı anda USB bellek, kart okuyucusu ve dijital fotoğraf makinesi gibi harici depolama kaynaklarındaki verileri hızla kendi deposuna kopyalayabiliyor (ZyXEL 6 Dakikada Çözüm Buluyor).

Dahası NSA-221, Memeo Auto-backup yazılımıyla bilgisayar üzerindeki verileri yine otomatik olarak kendi üzerine yedeklerken; yedekleme planlayıcısı sayesinde de kullanıcıların genel bir yedekleme programı oluşturarak, cihaz üzerindeki bilgilerin başka bir depolama birimine de otomatik olarak yedeklenmesini sağlayabiliyor.

:: Zyxel’in yedekleme çözümü hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın?