Linux’ta Güvende Kalmak İçin 3 Adım

Linux kullanıcılarının birçoğu zararlı yazılımlardan kurtulmak amacıyla Linux kullanmaya başlamıştır. Windows‘taki kadar zararlı yazılımlarla uğraşmak zorunda olmasalarda elbetteki verilerinin güvenliğinden emin olmak için Linux kullanıcılarının da dikkat etmesi gerekiyor.

İşte dikkat etmeniz gereken 3 önemli nokta.

{pagebreak::Dikkat Edilmesi Gerekenler}

Dikkat Edilmesi Gerekenler

1. Sistemi root Olarak Kullanmayın

Sisteme hiç bir zaman root kullanıcı olarak giriş yapmayın. Bu şekilde giriş yaptığınız zaman sistemde de bir sürü geri dönülemiyecek sorunu göze almışsınız demektir. Bu kullanıcıda uzaktan bağlantılarda dahil olmak üzere sisteminiz her türlü değişiliğe açık duruma geçer.

Eğer yönetici haklarını kullnamaya ihtiyacınız varsa, bu ihtiyacınızı normal kullanıcıdayken su ya da sudo komutlarını kullanarak giderin.

2. Güncelleştirmeleri Gözardı Etmeyin

Windows’ta uzun zaman aralıklarıyla büyük güncelleme paketleri yayınlanır. Ancak Linux’ta durum böyle değildir, kısa zaman aralıklarında küçük paketler yayınlanır. Peketleri önemsemeyip, güncellemeleri geçiktirirseniz, bilinen hatalara karşı savunmasız kalacaksınızdır.

3. SELinux’u Kullanın

Özellikle Fedora’da standart olarak gelen SELinux güvenlik standartlarının sağlanmasında önemli bir yazılım. Kullanımı başlarda biraz canınızı sıkacak olsada yazılımlarınız ilgili gerekli ayarları yaptıktan sonra sisteminizin denetiminiz altında olduğundan emin olacaksınız.

:: Linux’ta güvende olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Opera da Hız Testi Yaptı!

Geçtiğimiz aylarda sizlere Google‘ın, popüler internet tarayıcısı Chrome‘un ne tür hız testlerine tabi tutulduğunu göstermiştik. Google, hız testleri konusunda bu tür alternatif yöntemler uygular da, bir diğer popüler internet tarayıcısı Opera boş durur mu?

Aşağıdaki videoda Opera yetkililerinin, Opera internet tarayıcısının hızını test etme yöntemlerini izleyebilirsiniz:

#http://video.shiftdelete.net/y/781eaaa3a8275c84001b323cbe9c9c11.flv#

:: Opera sizce Google Chrome’dan hızlı mı?

Windows Phone 7 Tanıtım Videosu

0

Microsoft’un en yeni mobil işletim sistemi Windows Phone 7 üzerine kurgulanmış akıllı telefonları kısa bir süre içersinde görmeye başlayacağız. Öncesinde de sistemin işleyişine, arayüzüne ve özelliklerine dair tanıtıcı videolar yayınlanıyor. Yazımızın devamında da o videolardan biri bulacaksınız.

Eğer hala Windows Phone 7 hakkında kapsamlı bir bilgiye sahip değilseniz daha öne yaptığımız haberlere buradan erişerek konu hakkındaki tüm ayrıntılara ulaşabilirsiniz. Ayrıca dilerseniz yine buradan Windows Phone 7’ye dair hazırladığımız ilk inceleme haberine erişebilirsiniz. Şimdi sözü daha fazla uzatmayalım ve sizi o video ile baş başa bırakalım.

#http://video.shiftdelete.net/y/036a94dfee6cd9966ab6db7725606bab.flv#
Videoyu hD kalitesinde izlemek için buradaki Youtube bağlantısını kullanabilirsiniz.

:: Windows Phone 7 beklentileri karşılayan bir sistem olabilecek mi sizce?

Internet Explorer’ı Gizli Kullanın

Birçok kullanıcı haklı olarak şifrelerinin ve benzeri bilgilerinin güvenliğinden endişe duyar. Çeşitli zararlı yazılımların verileri çalmasının yanı sıra ortak kullanılan bilgisayarlarda bu bilgilerin hatırlanıyor olması da kullanıcıları zor duruma düşürebilir.

Eğer birden fazla kişi aynı bilgisayarı kullanıyorsa tarayıcınızın şifrenizi, gezinti geçmişinizi ve çeşitli bilgilerinizi hatırlamıyor olması daha yararlı olabilir. Bu sebeple her açılışta tarayıcınızı gizli tarama modunda başlatmanın yolunu açıklıyoruz.

{pagebreak::Açılışta InPrivate}

Açılışta InPrivate Mod’da Başlamak

Sadece küçük bir parametre ekleyerek bu işi yapabiliyoruz. Internet Explorer simgenizi sağ tıklıyorsunuz ve hedefin sonuna -private ekliyorsunuz. Bundan sonraki o simgeyle Internet Explorer‘ı her açışınızda tarayıcınız InPrivate olarak çalışacaktır.

:: InPrivate, sizce faydalı bir özellik mi?

Nokia N8 İncelemesi

Symbian^3 işletim sistemine sahip ilk akıllı telefon olan Nokia N8, hızla değişen mobil dünyaya ayak uydurabilmek adına, Finlandiyalı üretici için kilometre taşı sayılabilecek cihazlardan. Emektar mobil işletim sisteminin baştan aşağı yenilendiği ve Symbian^3 adını aldığı sistem, bir akıllı telefondan beklenebilecek hemen her özelliğe fazlası ile sahip.

Dış Görünüm ve Tasarım

Nokia N8’in dış tasarım anlamında, Nokia’nın alışıldık çizgisinin biraz daha dışına taştığını görüyoruz. Yumuşak ve keskin hatların birlikte kullanıldığı cihazda bütünlük, tüm tasarıma yayılmaya çalışılmış. Öyle ki batarya yuvası bile iPhone’da olduğu gibi kasanın içersine gizlenmiş. Ancak Nokia’nın bu konuda iPhone’u örnek aldığını söylesek, aşırı yanlı bir tutum sergilemiş oluruz. Zira cihazın en altına konumlandırılan batarya yuvası kapağı, iki küçük vida ile sabitlenmiş ve çıkarması son derece kolay. İyi düşünülmüş bu durum, kronik arka kapak sorunlarını da peşinen önlemiş oluyor. Şunu da belirtemeden geçmeyelim; pil yuvasını tutan vidaları sökmek, cihazı garanti kapsamı dışında bırakmıyor.


Klavyenin çoklu dokunmatik desteği de bulunmuyor.

Nokia N8 boyut olarak X6 ile N97 arasında kalmış bir cihaz. 113.5 x 59.12 x 12.9 mm ölçülerindeki telefonun, Nokia adına bugüne kadar üretilmiş en ince dokunmatik ekranlı akıllı telefon olmak gibi bir önemi de var. Cihazın avuca oturan bir yapısı var ve genel olarak birçok özelliği, tek el ile kullanıma uygun tasarlanmış. Tamamı metalık kaplı dış yüzey, kalite ve sağlamlık hissi uyandırıyor.

{pagebreak::Donanım}

Donanım

Cihaz ilk duyurulduğu günden itibaren yurtdışı kaynaklı küçük test videolarını hep birlikte izleme fırsatı bulmuştuk. Birçok kullanıcının tepkisini çeken, nispeten zayıf işlemci, meraklılarını N8’in Nokia adına yine ciddi bir hayal kırıklığı olabileceği endişesine sevk etmişti. Ancak yapılan testlerde cihaz bu endişelerin hemen hepsini silmeyi başardı. Symbian^3 yüklü N8, özellikle görsel anlamda rakiplerinden hiç de geri kalmayan işlerin üstesinden gelmeyi başarıyor.


16 GB dahili hafızanın yanında 32 GB’a kadar destekli microSD kart yuvası da ihmal edilmemiş.

Elbette ki OpenVG 1.1 ve OpenGL ES 2.0 destekli 3D grafik hızlandırıcı cihazın önemli bir artısı. Ancak N8 bir akıllı telefon ise ön yüklü yazılımlarda sergilenen performansı yeterli görmek mantıklı olmayacaktır. Hele ki rakiplerin 1 GHz işlemci sınırını aştığı, işlem kapasiteleri ile bilgisayarlarla yarışır düzeye geldiği şu günlerde bu durum, N8’i üst düzey akıllı telefonlar kategorisinde ciddi anlamda zorlayacaktır. Buradan hareketle belki de, Nokia’nın asıl bombasını henüz patlatmadığını söyleyebiliriz.

{pagebreak::Bağlantı Özellikleri}

Bağlantı Özellikleri

Telefonun bağlantı özellikleri de bir hayli güçlü. Nokia adeta bu cihazda kendi standartlarını yeniden oluşturarak bir anlamda gövde gösterisi yapmış. N8’in Bluetooth 3.0 özelliği bulunuyor. HDMI mini C bağlantısı ve MTP desteği multimedya anlamında N8’i ayrıcalıklı kılan yeteneklerden.

 


Gri,beyaz, yeşil, mavi ve turuncu olmak üzere 5 farklı renk seçeneği bulunuyor.

USB üzerinden şarj olabilen telefonun şarj adaptörü de Micro USB. USB 2.0 destekli bu birim üzerinden hızlı bir şekilde veri aktarımı yapabilmek olanaklı. Ses ve görüntü çıkışı olarak ise bir Nokia klasiği haline gelen 3.5 mm jack yuvası tercih edilmiş.

A-GPS özelliği bulunan Nokia N8’in Wi-Fi ağlarına maksimum verimlilik ile bağlanabilmesi için cihazda 802.11 n destekli yonga seti kullanılmış. Şebeke tabanlı internet konusunda da bir hayli zengin olan akıllı telefonun, HSDPA ile 10.2 Mbps’e kadar indirme yapabildiğini de belirtmeden geçmeyelim.

{pagebreak::Eğlence Özellikleri ve Çoklu Ortam}

Eğlence Özellikleri ve Çoklu Ortam

Nokia N8 Symbian^3 ile donatılmış ciddi bir akıllı telefon görünümünde olsa da aslında karakterinde tam bir eğlence telefonu. 12 Megapiksellik kamera ve Dolby ses sistemi de işte tam olarak bunun bir göstergesi. 4000×3000 piksel çözünürlüğünde görüntü yakalayabilen cihazın, Carl Zeiss optik, Xenon Flash gibi ayrıntıları farkı hemen belli ediyor. Tabi bir de bu kameranın HD video kaydı özelliği bulunuyor. 25 fps’de 1280×720 piksel çözünürlüğünde video çekimi yapabilen telefonun, yakalanan görüntüyü HDMI çıkışı üzerinden Dolby Digital Plus ses kalitesi ile aktarabiliyor olmas bir hayli önemli bir ayrıntı.


400 saat bekleme, 12.5 saat konuşma ve HDMI üzerinden 6 saat video oynatabilme süresi.

Nokia N8’in 360×640 piksel çözünürlüğündeki AMOLED ekranı, kapasitif dokunmatik paneller ile donatılmış ve multitouch (çoklu dokunmatik) desteği bulunuyor. Güçlü ses ve görüntü teknolojisinin yanı sıra FM Transmitter, RDS FM Radyo, birçok formatı destekleyen çoklu ortam oynatıcı telefonun diğer önemli ayrıntıları.

{pagebreak::Mobil İnternet ve Dahası}

Mobil İnternet ve Dahası

Tüm Symbian sürümlerinde olduğu gibi Symbian^3’lü Nokia N8 de multitasking (çoklu işlem yapabilme) desteğine sahip. Symbian sıradanlığından biraz daha farklı bir arayüz ile kontrol edilebilen uygulama geçişlerine, yazılımların o anki durumlarından alınmış önizlemeler eklenmiş.

 


Pinch to zoom özelliğini sonunda Nokia markasını taşıyan bir cihazda görebildik.

Symbian^1’den alıştığımız bekleme ekranı, pek bir değişikliğe uğramadan aynı şekilde Symbian^3’te de yer alıyor. Değişiklik yaşamayan bir başka özellik de ekran klavyesi. Görsel anlamdaki küçük düzenlemelerin yanında üzerinde neredeyse hiçbir değişiklik yapılmamış.

{pagebreak::Mobil İnternet ve Dahası – 2}

Mobil İnternet ve Dahası – 2

Nokia N8 sosyal ağlara erişim konusunda da bir hayli başarılı. Özellikle widget desteği cihazı geniş bir üçüncü şahıs yazılım arşivinin tam ortasına oturtuyor. Gözle görünür olmasa da işleyişte pek de fark edilmeyen detaylar yok değil. Nokia E72 ve X6’da da kullanılan 7.2 sürüm numaralı tarayıcı ve WRT uygulayıcısını kullanan telefon, yatay modda araç çubuğunun sağa alınması gibi farklılıklara sahip.


Yan kısımlardaki vidalar söküldükten sonra bataryayı çıkarmak çocuk oyuncağı.

Cihazın web tarayıcısında Flash Lite 4 desteği bulunuyor. Adobe ve Nokia cephesinden gelen açıklamalarda Symbian^3 ile birlikte Flash 10.1’in de aktif edilmiş olacağına dair bilgiler gelmişti. Bu da güncellemeler ile birlikte telefonda daha birçok değişikliğin yaşanabileceğini gösteriyor.

Akıllı telefonun web tarayıcısı birçok konuda ciddi üstünlüklere sahip. Özellikle Symbian’lı cihazların en çok şikâyet alan sorunu olan sayfaların akıcı bir şekilde görüntülenememesi Nokia N8’de gözlenmiyor. Buna karşın ram tüketimi, işlemcinin kullanımı gibi durumlar neredeyse yarı yarıya azalma göstermiş.

Genel manada birçok alanda son derece başarılı olduğunu gözlemlediğimiz N8’in piyasaya çıkışına dair çeşitli söylentiler var. Ancak cihazın Ağustos ayından önce kullanıcılara sunulmuş olması pek beklenmiyor.

:: Nokia N8’in beğendiğiniz ve beğenmediğiniz özellikleri neler?

Geleceği Değiştirecek Ürünler

Günümüzde en pahalı ve teknolojik ürünlerin hepsi tüketiciyi memnun etmek için hazırlanmış özelliklere sahip. Bu ürünler çoğunlukla etkileyici tasarımlara ve şov için hazırlanmış teknolojik özelliklere sahipler. Ancak eski bilimkurgu filmlerinde teknoloji sayesinde herkesin mutlu olduğu ve dünyanın değiştiği teknolojilerle karşılaşıyorduk.

Tanınmış firmalar işin ticari yönüne odaklansa da bağımsız kuruluşlar ya da üniversiteler teknolojiyi yardım amaçlı kullanmayı da hedefliyor. Günlük hayatımıza pratik çözümler getirecek ya da engellileri sosyal hayatın bir parçası yapacak olan ürünleri sizin için bir araya getirdik…

{pagebreak::Gözlüklerin sonu geliyor }

Gözlüklerin sonu geliyor

Kontak lenslerin kamera teknolojisiyle birleştiğini düşünün. Bu ilginç sisteme bir de bilgisayar işlevlerini ekleyin. İşte retina kamerası geleceğimizi böyle değiştirecek.

Bu ürün sayesinde normal lenslerin sunduğu görüntü kalitesinin 5-6 kat fazlasına sahip olacaksınız.

Beyine bir çip yardımıyla bağlı olacak olan teknoloji sayesinde e-postalarınıza bakabilecek ya da uzaktaki cisimlere zoom yapabileceksiniz. Ayrıca sistem vücudunuzun sağlık bilgileri hakkında sizi sürekli uyaracak.

{pagebreak::Dünyanın en ince cep telefonu}

Dünyanın en ince cep telefonu

Günümüzde cep telefonları temel işlevlerini yitirip daha bilgisayar özelliklerine sahip olmaya başladı. Bu da telefonların belirli oranlarda büyümesine neden oluyor.

Japonların yeni projesi ise telefonları çubuk şeklinde inceltmek. Stick phone adlı cihazın boyutu ve inceliği ortalama bir kalemden pek farklı olmayacak.

Lazer teknolojisi ve hareket yakalayıcılar sayesinde ise sıradan bir masa klavyeye dönüşecek. Ürün ekranını hemen her zemine yansıtabiliyor. Böylece tüm işlemleri yansıtmak ekranından yapabileceksiniz.

{pagebreak::Suyla çalışan yol tarifi sistemi}

Suyla çalışan yol tarifi sistemi

Şehirler ne kadar gelişip büyüdükçe adres bulma işlemi de o kadar zorlaşıyor. Günümüzde internet siteleri sayesinde aldığımız tarifleri gelecekte nereden ulaşacağımızı düşündünüz mü?

EcoSign adlı geliştirilmekte olan ürün yağmur suyu sayesinde kendini şarj edecek ve sesli komutlara karşılık verecek. Yerdeki bu kapağa yolu sorduğunuz zaman ise ürün size adres tarifinde bulunacak.

{pagebreak::Geri dönüşümlü cep telefonu}

Geri dönüşümlü cep telefonu

Günümüzde moda için insanlar 6 ayda bir telefonlarını değiştiriyor. Ancak eski telefonların doğaya ne kadar zararlı olduğunu biliyor musunuz? Teknoloji konuda farklı bir çözüm üretti.

The Amoeba Phone adlı ürün tekrar kullanılabilen plastikten üretilecek. Çok hafif olan ve taşa benzeyen bu telefonun tüm yüzeyi ise aslında dokunmatik bir ekran olarak tasarlanıyor.

{pagebreak::Gizli ses sistemi}

Gizli ses sistemi

Müzik ve sinema zevkini daha net yaşamak isteyen tüketiciler en uçuk hoparlör sistemlerine yöneliyor. Bu sistemlerin fiyatıyla doğru orantılı olarak boyutlarının da büyüdüğünü söylemeye gerek yok.

Edge Motion adlı teknolojiyi geliştirenler ses dalgalarını kullanıp tüketicilere müzik zevki yaşatırken etrafta hiçbir hoparlör olmamasını hedefliyor. Her türlü monitörün içine gömülecek olan bu ses sistemi sayesinde yarasalara benzer şekilde müziği duyabileceğiz.

{pagebreak::Düşünce gücüyle çalışan biyonik el}

Düşünce gücüyle çalışan biyonik el

Bilimkurgu filmlerinde, vücut uzuvlarını kaybeden insanlara hemen yeni robot protezler taktıklarını sık sık görmüştük. Yakın geleceğe kadar bu teknoloji aslında gerçek bile değildi.

Ancak bir birinden bağımsız üniversitelerin çalışmalarını birleştirmesi sonucunda sinir sistemiyle ortaklaşa çalışacak olan yeni biyonik protezler geliştirildi.

Geçtiğimiz aylarda ilk testlerinde büyük başarı elde eden biyonik eller sayesinde, vücut uzuvlarını kaybeden insanlar tıpkı eskisi gibi sadece düşünerek protezlerini kontrol edebilecek.

{pagebreak::Uykunuzu düşünen saat }

Uykunuzu düşünen saat

Uzun süredir hayatımızın bir parçası olan çalar saat sistemi uyku severlerin en büyük düşmanıdır. Normalde bu saatler sizi gerektiği zaman uyandırmak için tasarlanmıştı.

Ancak bilim adamları az uykunun beyine verdiği zararları telafi etmek için kullanıcısının uyku kalitesini ölçen bir saat geliştirdi.

Zeo adlı bu saat kolunuza bağlı olduğu süre içerisinde vücut değerlerinizi ve uyuma saatinizi sürekli gözetleyecek. İdeal uyku süresine ulaştığınız zaman ise Zeo sizi uyandıracak.

{pagebreak::Kablosuz elektrik bağlantısı}

Kablosuz elektrik bağlantısı

İnternet kullanıcıları için yüzyılın icadı sayılacak olan kablosuz bağlantı ağının elektrik şebekesi tarafından kullanıldığını düşünün. Bu size çok fazla mı bilimkurgu ürünü geldi?

MIT Üniversitesi tarafından başarıyla geliştirilen proje önümüzdeki yıl evlerimize girmeye bile başlayacak. Elektrik üretimini kablosuz olarak iletebilen sistemin yapılan testler sonucunda insan sağlığına zarar vermediği ortaya çıktı.

{pagebreak::Körler için yeni bir umut}

Körler için yeni bir umut

Görme yeteneği bulunmayan insanların hayatını kolaylaştırmak için yüzyıllardan beri birçok farklı yöntem geliştiriliyor. Özel alfabe ve sesli kitaplar sayesinde kör vatandaşlar hayatta daha sıkı tutunabiliyor.

Ancak şu anda geliştirilen bir konsept bu insanların sosyal hayatta hak ettikleri yeri kazanmalarını sağlayabilir. Parmağa takılan ve sinir hücreleriyle bağlantılı çalışacak olan özel bir teknoloji sayesinde görme engelli insanlar dokundukları her şeyi görebilecek.

Şu anda geliştirilme aşamasının çok başında olan sistem şimdilik sadece dokunulan yazıların direk beyne aktarılmasını sağlıyor. Ancak sistemin, ileriki aşamaları dünyayı değiştirecek.

{pagebreak::Düşünerek oyunları yönetin }

Düşünerek oyunları yönetin

İnsan beyniyle teknolojiyi daha entegre şekilde çalıştıracak teknolojiler konusunda oldukça büyük bir yol kat ettik. Ancak insanoğlu bu tarz teknolojileri yardım kadar eğlence amacıyla da kullanıyor. İşte oyun severlerin hep hayal ettiği teknoloji.

Beyine bağlanan bu sistem sayesinde düşünerek oyunları kontrol edebileceksiniz. Üstelik bu gelişmiş sistem piyasadaki rakiplerinden farklı bir artıya da sahip. Bu teknoloji sayesinde oyunlardaki heyecan ve acı duygularını direk hissedebileceksiniz. Kısacası Matrix‘in prototipi gerçek oluyor.

:: Bu buluşlardan en çok hangisinin piyasaya sürülmesini istiyorsunuz?

Star Wars’dan Film Gibi Fragman

Dünya çapında hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan Star Wars serisi Old Republic oyunuyla, online serüvenine başlamaya hazırlanıyor. Yapımı yaklaşık 3 yıldır süren bu oyun piyasaya çıktığı zaman World of Warcraft‘ın ciddi anlamda kan kaybedeceği bekleniyor.

#http://eventrailers.gametrailers.com/gt_vault/10449/t_starwor_e310_hopea_8m329hxmtd.flv#

Gerçek filmlere meydan okuyor

Ancak oyun içeriği ve teknolojisinden çok hazırladığı özel videolarla daha ilgi çekiyor. Geçtiğimiz aylarda çıkan ilk hikaye videosundan sonra yapımcı BioWare savaşın galaksideki etkilerini anlatan yeni bir fragman yayınladı.

Ancak bu fragman hem kurgusu hem de görsel efektleriyle birlikte birçok aksiyon filmine taş çıkartıyor. Old Republic konu olarak Star Wars filmlerinin 100 yıl öncesinde geçiyor. Knights of the Old Republic adlı serinin devamı olan bu yapımda tüm evreni etkileyen iyi ve kötü savaşının bir parçası olmak mümkün.

Yapım 2011 yılında piysaya sürülecek…

:: Fragman ilginizi çekti mi? Old Republic’i oynamak istiyor musunuz?

 

Limewire İflas Edecek!

Napster ve Kazaa’dan sonra ABD müzik endüstrisinin en büyük birliklerinden biri olan RIAA’nın hedefinde Limewire var. Limewire geçtiğimiz haftalar içerisinde, RIAA tarafından kendisine açılan davayı kaybetmişti.

RIAA yetkilileri bunun üzerine, Limewire’dan yüklü bir tazminat almayı hedefliyorlar. Kuruluşun aklındaki fiyat ise gerçekten çok uçuk. RIAA, Limewire’da paylaşılan her bir şarkı için tam 150 bin $ talep ediyor.

RIAA, Limewire’dan çok şey istiyor

200 milyon kişi tarafından indirilen Limewire’da bir milyon kadar şarkı paylaşılıyor. Bu da RIAA’nın Limewire’dan toplamda 150 milyar $ talep ettiği anlamına geliyor.

Tüm ABD müzik endüstrisinin toplam değerinin yaklaşık 10 milyar $ değerinde olduğu düşünülünce RIAA yetkililerinin çok abarttığını söyleyebiliriz.

:: Dosya paylaşımı sizce suç olmalı mı?

Deli Hollandalı, Kafayı Porsche’a Taktı!

Bazı otomobil markaları vardır: Ferrari, Porsche, Lamborghini, Aston Martin, Bugatti ve niceleri. Bu otomobiller herkesin sahip olmak için yanıp tutuştuğu araçlardır. Bazıları ise çok daha az bilinir, seçkinlerdir ve tahmin edilemeyecek kadar hızlı ve kalitelidirler: Morgan Aero, Lotus Evora ve elbette “Uçan Hollandalı” olarak da bilinen Spyker C8 Aileron.


{pagebreak::Uçan Hollandalı mı, Deli Hollandalı mı?}

Spyker C8 Aileron’a takılan pek çok lakap var: Üretildiği yere ve hızına bağlı olarak Uçan Hollandalı, yüksek hızlarda viraj alma isteği uyandırması ve fiyatı nedeniyle Deli Hollandalı, nispeten düşük beygir gücüne rağmen hafifliği ve çevikliğiyle Porsche sahiplerini deli etme faktörüyle Porsche Avcısı. En azından İngiltere sokaklarında.

 

  {pagebreak::Gerçek Bir Hız Makinesi}

0-100 kilometre ivmelenmesini 4.0 saniyede tamamlayan Spyker C8 Aileron, elektronik olarak 250 kilometre/saat son süratle sınırlandırılmasına rağmen, sipariş sırasında belirtilmesi şartı ile sınırlandırıcıdan kurtulup 300 kilometreye ulaşmak pekala mümkün. 8 silindirli 400 beygirlik motoru pek çok rakibinden zayıf.

 

{pagebreak::O zaman nasıl bu kadar hızlı olabiliyor?}

Cevap Basit: Kilo tasarrufu. Alüminyum ve titanyum gibi hafif metallerden yaratılmış gövdesi, ortalama 1.4 ton olarak rakiplerine karşı ona 500 kiloluk avantaj sağlayarak, çıtayı 900 kiloya düşürüyor (ki genelde, çatı yükseltilir). El yapımı otomobil, bu kadar tasarrufa rağmen ABS, 6 Hava Yastığı gibi güvenlik kalemlerinden ödün vermiyor. Lotus’un güzide modellerinden aldığı şasi ve altyapı da büyük artı. Zira C8 Aileron, İngiliz Lotus’un desteğiyle üretiliyor.

 

 

 

{pagebreak::Parlayan iç mekan}

Görünüşe bakılırsa, üreticiler ellerine ne kadar alüminyum ve krom geçtiyse kullanma zorunluluğu hissetmişler. Kokpitin tamamı alüminyum ve kromdan oluşmuş ve ortaya bazılarına göre çok şık, bazılarına göre tuhaf bir görüntü çımış. Bizce ise ortaya lüks deri ve ahşap serpiştirselermiş, hiç de fena olmazmış. El yapımı işçilik ise 10 üstünden 10’u hak ediyor ve LCD ekranla, albeni kazanıyor.

 

 

{pagebreak::Para para para!}

Hız ve kalite açısından zirvelerde dolaşan otomobil, fiyat açısından da, malesef aşağıya inmiyor; Spyker C8 Aileron, İngiltere’de 200.000 Sterlinlik (Yaklaşık 500.000 TL) fiyat etiketine sahip. Ne diyelim, Allah sahibine bağışlasın ama hayallerimizi kimse elimizden alamaz. Sürekli katlanan vergiler bile!

 

 

:: Çok zengin olsanız ve kendinize 500.000 TL bütçe ayırsanız, hangi otomobili alırdınız?

 

 

 

İp Atlayarak Enerji Üretin

Pil şarj etmenin tek yolu bir şarj aleti alıp onu prize takmak değil. Hem spor yapıp, hem de bir yandan pillerinizi şarj edebilmeniz mümkün.

E-rope adı verilen bu cihazın tutma yerlerinde içine yerleşitirilen pilleri şarj eden özel bir araç var. Siz atlamak için ipi çevirdiğinizde, bu bölüm de dönüyor ve enerji üretiyor.

20 dakika boyunca ip atlarsanız, pilleriniz tam dolabiliyor. E-rope adlı bu cihazın nasıl çalıştığını aşağıdaki videodan görebilirsiniz.

#http://video.shiftdelete.net/y/f490dd1c0fae91561c6c66e2042413a6.flv#

:: Bu cihazı kullanmak ister misiniz?

 

Casio’dan 14 MP Minik Dev: EX-Z550

Casio, giriş seviyesi fotoğraf makinelerinde Exilim serisinin yeni üyesi Z550 ile, yeni bir dönemi başlatıyor. Her yeni ürününde tasarımdan, teknik özelliklere, kullanım kolaylığından performansa, rakiplerinin bir adım önünde ilerleyen Casio, Exilim Z550 ile fotoğraf tutkunlarını ağır makine taşıma derdinden kurtaracak.

Exilim serisinin diğer ürünleriyle karşılaştırıldığında ilk yenilenen Engine 5.0 görüntü işlemcisi ile ön plana çıkan Z550, 14.1 megapiksel çekimlerde dahi, yüksek hızlı işlemcisi sayesinde; kullanıcısına farklı bir fotoğrafçılık deneyimi vaat ediyor (Hem İnce Hem Dayanıklı).

Casio Z550’deki ön plana çıkan diğer bir özellik ise, “Dinamik Photo“. Bu özellik sayesinde fotoğraf tutkunları bilgisayara ihtiyaç duymadan hareketli görüntüleri makine üzerinden düzenleme ve birleştirme işlemini gerçekleştirebilecek.

113 gr ağırlığında olan Z550, 449 TL ile satışta.

 

99.1×53.3×20.3 mm küçük boyutlarıyla tek elle dahi rahatlıkla kullanılabilen ürün, 5 farklı renk seçeneği ile kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Z550’de kullanıcıları sade bir kullanım arayüzüyle buluşturan Casio, üründe 2.7 inç büyüklüğünde (230 bin piksel) TFT LCD ekrana yer verdi.

Serinin diğer üyelerinde olduğu gibi, HD video kaydı da yapabilen Z550, 4x optik, 4x dijital zoom, HD video çekimlerinde ise maksimum 27x zoom yapabiliyor (Yaz Tatili İçin Casio Exilim).

Premium Auto fonksiyonu ile kullanıcıların en iyi fotoğrafı çekebilmeleri için menüler arasında dolaşmaktan kurtaran Z550, bu özelliği ile sadece deklanşöre basılarak mükemmel fotoğraf çekilmesini sağlıyor. Netleme alanı, sahne tipi ve koşullarıyla arka plan aydınlatması gibi değerleri otomatik olarak algılayan Premium Auto özelliği, kullanıcının en yüksek görüntü kalitesini elde etmelerini sağlıyor.

:: Gömlek cebinize sığan fotoğraf makineler arasında favoriniz hangisi?

Microsoft’tan Yeni Bir Mobil OS!

Microsoft piyasada birçok farklı alanda diğer firmalarla rekabet içerisinde. Buna rağmen firma sürekli olarak bir yenilik ile kullanıcıların karşısına çıkmayı seviyor. Firmanın son oyuncağı ise, yeni bir mobil işletim sistemi! Evet, Microsoft yeni bir mobil işletim sisteminin üzerinde daha çalışıyor.

Firmanın bu seferki mobil işletim sistemi, handheld (cep konsolları) üzerine olacak ve ismi Windows Embedded Handheld olacak. Bu yeni mobil işletim sistemi, Windows Mobile 6.5 altyapısını kullanıyor olacak. Windows Embedded Handheld’in Windows Phone 7 üzerine kurulu versiyonu ise 2011’in ikinci yarısında piyasaya sürülecek.

Windows Embedded Handheld ile birlikte Microsoft, Windows Mobile 6.5, piyasaya sürüleceği günü bekleyen Windows Phone 7 ve Tablet PC‘ler için geliştirilen Windows Embedded Standart 7 isimleri altında 4 adet farklı mobil işletim sistemine sahip olacak.

:: Microsoft’un mobil pazarda izlediği bu stratejiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?