İlk Yarının Galibi ATI

Uzun süre ekran kartı pazarında yalnız kalan ATI’nin, NVIDIA’nın ürünleri piyasaya çıktıktan sonra ne yapacağı merak konusu olmuştu. İkinci çeyrek rakamlarının açıklandığı şu günlerde iki firmanın açıklayacağı sonuçlar da büyük önem taşıyor. (Bitmeyen rekabet: ATI ve NVIDIA)

ATI tarafından açıklanan rakamlar, şirketin rakibine rağmen çok iyi iş çıkarmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Yayınlanan rapora göre ATI, 2010’un ikinci çeyreğinde toplam 16 milyon adet HD 5000 kart satmış.

ATI üç ay içerisinde 16 milyon adet HD 5000 ekran kartı satmış

NVIDIA ise halen ATI’nin epey gerisinde yer alıyor. Bunun sebebi ise firmanın henüz sadece 4 farklı model ekran kartı çıkarabilmiş olması. Üst seviye ve orta seviyede ikişer adet model piyasaya süren NVIDIA, henüz giriş seviyesine ürün çıkarmış değil.

NVIDIA’nın ATI’ye üstün olduğu taraf ise satılan ekran kartı başına elde edilen kâr ortalaması. NVIDIA sattığı her kart ile ATI’den daha fazla para kazanıyor. NVIDIA bu özelliğiyle altı ay geriden gelmenin açığını kapatabilir mi bilinmez. Şirket GTX 400 serisinin tamamını piyasaya sürdüğünde ATI’nin ikinci nesil DX 11 kartları da muhtemelen piyasaya çıkmış olacak.

:: Yıl sonuna kadar NVIDIA, ATI’yi yakalayabilir mi?

Symbian^3 Ne Vadediyor?

0

En yeni Symbian sürümü olan Symbian^3’lü Nokia N8, henüz pazara sunulmadı. Ancak sistemin ciddi bir değişim sürecinden geçtiği ortada. Nokia N8’in özellikleri, sistemin son kullanıcıya yansıyacak yüzüne dair önemli ipuçları veriyor. Ancak bu, buz dağının sadece görünen kısmı. Bir de arkaplanda işleyen, güçlü bir sistem çekirdeği var. Symbian Vakfı bu konuda epey sıkı çalışmış. Birçok birim tümüyle yeniden ele alınmış ve çağın gerekleri doğrultusunda yeniden tasarlanmış.


Satılacak özel kablo aparatı sayesinde Symbian^3’lü cihazlar USB
bellekler üzerinde okuma ve yazma işlemlerini yapabiliyor.

Veri Erişimi

Yeni nesil Symbian’da veri erişimi konusunda ciddi değişiklikler yer almıyor. Ancak işlevsel iki yeni özellik mevcut. Bunlardan ilki, cihazın şebeke üzerinden sağlanan veri bağlantıları ile Wi-Fi bağlantıları için tasarlanan yeni IP ağı desteği. Buna göre üçüncü şahıs yazılım geliştiricileri, güvenlik duvarı arkasından sağlanan yahut HotSpot noktalardan elde edilen erişimlerde, daha fazla performans ve daha fazla güvenlik gibi önemli ayrıntıları programlarına taşıyabilecek. Bir diğeri ise bağlantının kolayca sağlanması için oluşturulmuş yeni teknik. Symbian^3 ile tek bir tıklamayla istenilen erişim noktasına saniyeler içinde bağlanılabiliyor.

{pagebreak::USB OTG Desteği}

Aygıt Bağlantıları

Symbian^3 ile gelen en önemli yenilik USB OTG desteği. Bu özellik sayesinde Symbian^3 yüklü cihazlar, USB üzerinden bağlanan, USB bellek gibi yığın depolama birimlerini, anında tanıyabiliyor. Çokluortam deneyimini zenginleştirmek amacıyla yenilenen MTP geliştirmeleri de sistemde dikkat çeken ayrıntılardan. Windows 7, Bluetooth destekli MTP, Ethernet RNDIS gibi destekler, yenilik olarak göze çarpıyor.Bir diğer önemli konu ise AVRCP 1.4 desteği. Bu sayede cihazlar, şarkı isimlerini AVRCP 1.4 destekli Bluetooth cihazlarına gönderebiliyor ve şarkı listesi kontrolü uzak aygıtlar üzerinden sağlanabiliyor.


Symbian^3’ün Ovi Maps ile daha fazla
etkileşim içinde olması sağlanmış.

 

Konumlama

Konumlama ve navigasyon konusuna ciddi yatırımlar yapan Nokia, önemli bir bilgi birikiminin de sahibi aynı zamanda. Akıllı telefonlarında GPS’i sıklıkla kullanana firmanın, patentli teknolojilerinin tamamını Symbian^3’te de görmek mümkün. Konumlama konusunda en gelişmiş kütüphaneleri üzerinde taşıyan Symbian^3, aynı zamanda önemli yenilikleri de beraberinde getiriyor. Yer verilerini etkin bir şekilde kullanan ve web entegrasyonunu bir adım öteye t aşıya yazılım, üçüncü şahıs uygulama geliştiricilerine de çok esnek alternatifler sunuyor. Bu sayede Symbian^3 için geliştirilen yazılımlar, hayallerin sınırlarını da bir hayli zorlayacak gibi görünüyor. CPosLandmarkParser ile Ovi Maps destekli daha gelişmiş URL desteği, SUPL sunucusu için çift erişim noktası kullanabilme, PSY ile baz istasyonlarından alınan verilerin GPS sunucusu gibi görülenebilmesi gibi özellikler, Symbian^3’lü cihazlarda GPS konusunda fonksiyonellik, hız ve stabilite gibi artılar sağlıyor.

 

{pagebreak::Çoklu Ortam}

Çoklu Ortam

Symbian çoklu ortam içeriklerinin işlenmesi ve görüntülenmesi konusunda bir hayli güçlü bir sistem. Bu gücün farkında olan Symbian Vakfı, Symbian^3’te çoğunlukla mevcut teknolojilerin geliştirilmesi ve açık kaynak kodlu kütüphanelerin, güncel sürümlerine yükseltme gibi adımlar uygulamayı tercih etmiş. Bir yenilik olarak göze çarpan ilk özelliklerden en önemlisi ise Mobile TV DVB-H HAI alıcısı desteğinin sağlanması olmuş. Nokia aslında 2004 yılında bu teknolojiyi cihazlarında kullanacağını duyurmuştu. Artık Symbian^3 içersine gömülen bu sistem, çok daha az enerji ve sistem kaynakları tüketerek, mobil ortamda dijital yayınların izlenebilmesine olanak tanıyor. Symbian Vakfı’nın açıkladığı verilere göre, 720p HD videoları Mobil TV üzerinden saniyede 30 kare hızda izleyebilmek için 12 Mbps’lik bir internet bağlantısına ihtiyaç duyuluyormuş.


Nokia N8, HDMI çıkışına sahip ilk Nokia. Cihaz aynı zamanda Dolby Digital Plus ses teknolojisine de sahip.

Dikkatlerden kaçmayan bir başka ayrıntı ise videolar için alt yazı desteği. Symbian^3 artık alt yazıları otomatik olarak tanıyor ve görüntüleyebiliyor. Bilindiği üzere daha önce bu işlev üçüncü şahıs yazılımlar ile kısmen sağlanabiliyordu. Sistemin multimedya konusundaki diğer dikkat çekici başlıkları ise şu şekilde: kişiselleştirilebilir 6 farklı bekleme ekranı, pinch zoom, kinetic scrolling ve tek tıklama özellikleri, grafik hızlandırmanın tüm arayüzde etkin olarak kullanılması, video streaming özelliği, HDMI desteği, XML kontrollü müzik ve video yetenekleri, Fusion Player uygulaması.

{pagebreak::64 Bit Dosya Sunucusu Desteği}

Sistem İşleyişine Dair Yenilikler

Symbian^3 sistem işleyişi konusunda çağı yakalayan yenilikleri beraberinde getiriyor. Bunlardan en önemlisi WDP fonksiyonu adı verilen, uygulamaların paralel olarak çalışabilmesi mantığı. Bu sayede çok daha az RAM tüketimi sağlanabileceği gibi yazılımlar arasında geçiş yapılırken daha fazla performans elde edilmiş oluyor. Ayrıca bu sayede, sistem kaynaklarının tüketilmesi ve buna bağlı olarak da pil tüketimi konusunda ciddi bir avantaj sağlandığı belirtiliyor.


Nokia N8, nispeten zayıf donanımına rağmen, Symbian^3’te kullanılan yeni teknikler sayesinde bu açığı fazlasıyla kapatıyor.

Symbian^3 artık Symmetric multiprocessor (SMP) özelliğine de sahip. Bu kütüphane ile çok çekirdekli işlemciye sahip sistemlerde (ARM Cortex A9 gibi) daha fazla performans daha fazla enerji tasarrufu gibi avantajlar sağlanabiliyor. Bir diğer önemli konu ise 64 bit dosya sunucusu desteği. Önceki Symbian sürümleri bilindiği üzere 32 bit dosya sunucusu kullanıyordu ve sistem üzerinde en fazla 2 GB boyutunda dosya oluşturabilmek olanaklıydı. Bu özellik ile bu sınır da aşılmış oluyor.

:: Symbian^3 ile birlikte gelen hangi yeni özellik ilginizi çekti?

Google Son Nexus One’ları Teslim Aldı

Kısa bir süre önce Android 2.2 Froyo’yu kullanıcılarına duyuran Google, şu sırala sıkı bir şekilde 3. Nesil Android olacağı belirtilen Gingerbread üzerinde çalışıyor. Nexus One güncellemelerini hızlı bir şekilde kullanıcıların hizmetine sunmalarına karşın, beklenen satış rakamlarına bir türlü ulaşamayan Google, hatırlanacağı üzere ikinci bir akıllı telefon üzerinde şu an için çalışmayı düşünmediğini duyurmuştu. (Nexus Two diye bir şey olmayacak)

 

HTC tarafından üretilen Nexus Oneların son partisi de Google’ın eline ulaştı. Yeni bir sipariş vermeyi kesinlikle düşünmediklerini belirten yetkililer, cihaza desteklerini ise sürdürmeye devam edeceklerini vurguluyor.

:: Google’ın bu başarısızlığını neye bağlıyorsunuz?

En Popüler Futbol Reklamları!

Günümüzde teknoloji ile ilgilenen birçok erkek, aynı zamanda futbol dünyasını da ilgiyle takip etmektedir. Futbol dünyası bünyesinde onlarca yıldız yer alıyor ve bu yıldızlar, sadece kulüp anlaşmalarından değil, sponsorluk anlaşmalarından dolayı da yüksek paralar kazanıyor.


Futbol dünyasının doksanlı yılardaki efsane ismi Eric Cantona,
maç esnasında bir seyirciye uçan tekme atmıştı!

Ronaldinho‘sundan Messi‘sine, Edgar Davids‘inden Figo‘suna birçok yıldız, futbol ile ilgili reklamlarda boy göstermiştir. Kimi firmalar ise dünya yıldızı olmayan futbolcuları tercih etmiştir. Fakat genel olarak futbolcular ve futbol olgusu, televizyon reklamlarında boy göstermeyi çok seviyor, ve bir süre daha sevmeye devam edecek gibi gözüküyor.

{pagebreak::Nike Gizli Turnuva}

Nike Gizli Turnuva

Futbol ile ilgili popüler reklamlardan bahsedecek olursak şüphesiz ki Nike‘ın 2002 yılında yayınladığı Secret Tournament, yani Gizli Turnuva adlı bu reklama yer vermek durumundayız. Bu reklamda dönemin en popüler futbolcuları yer almaktadır.

Kafes turnuvası şeklinde geçen reklamda hakem görevindeyse, bir futbol efsanesi olan Eric Cantona yer alıyor.

#http://video.shiftdelete.net/y/b05f94ff82b5ef3cf9d61dc44685b010.flv#

{pagebreak::İmkansız Diye Bir Şey Yoktur}

İmkansız Diye Bir Şey Yoktur

Dünyaca ünlü spor giyim mağazası Adidas, son derece popüler bir slogana sahiptir: Impossible is Nothing! Bu slogan Türkçeye “İmkansız diye bir şey yoktur” olarak çevrilebilir. Adidas’ın bu slogan ile ilgili reklamlarında ise Barcelona‘nın Arjantinli dünya devi Lionel Messi yer alıyor.

Büyüme sorunu olduğunu söyleyen Messi, tüm sorunlara rağmen imkansızı başarıyor ve dünyaca ünlü futbolcu olmayı başarıyor.

#http://video.shiftdelete.net/y/e85ae8205ae2c97f21c0c6943f6ebd8b.flv#

{pagebreak::Ronaldinho R10 Crossbar}

Ronaldinho R10 Crossbar

2000‘li yılların ortalarına doğru parlayan ama sonlarına doğru popülerliği düşen Ronaldinho, popüler olduğu dönem içerisinde birçok reklam filminde rol almıştır. Bunlardan biri de 2005 yılında çevirdiği Nike R10 Crossbar reklamıdır. Reklamda dakikalarca kendi halinde takılan Ronaldinho, reklamın sonlarına doğru kaleyi kullanarak top ile akıl almaz işler yapıyor.

#http://video.shiftdelete.net/y/6b4b2fc314e3855ffe6c87319abca7ec.flv#

{pagebreak::Nike Havaalanı}

Nike Havaalanı

İşte karşınızda bir başka eğlenceli Nike reklamı. 1998 senesinde çevrilen reklamda, o dönemin yıldız oyuncularını görmek mümkün. Ronaldo‘dan Denilson‘a, Roberto Carlos‘tan Cafu‘ya Brezilya A Milli Futbol Takımı oyuncularının yer aldığı reklam filmi, Brezilya A Milli Takımı‘nın Fransa 98 Dünya Kupası‘na gitmek için uçağa binmeyi beklemelerini konu alıyor. Ayrıca efsane isim Eric Cantona, bu reklamda da ucundan da olsa görünüyor.

#http://video.shiftdelete.net/y/624ef363ca45e1b812a9480fce570ada.flv#

{pagebreak::Nike İyi ve Kötü}

Nike İyi ve Kötü

1998 yılının popüler sambacılarını görmek hoşunuza gitti mi? O zaman tarihte biraz daha geri gidelim ve 1996 yılının dünya çapında ünlü futbolcularının oynadığı reklama bir bakalım. Tam 14 sene önce çekilen reklam filminde, o dönemi hatırlayan ve o dönemde de futbol ile ilgilenen okurlarımızı duygulandıracak isimler yer alıyor.

Roberto Carlos’un 23 yaşında olduğu, Paolo Maldini‘nin gencecik bir defans oyuncusu olduğu ve belki de en önemlisi, Eric Cantona‘nın halen daha futbolcu olduğu dönemde çekilen bu reklam filmi, iyi ile kötünün oynadığı futbol maçını konu alıyor. Efsanevi futbolcu Ronaldo ise bu reklamda henüz 20 yaşında.

#http://video.shiftdelete.net/y/b106da27852b3fba86abda5f069aebe0.flv#

{pagebreak::Sonraki Aşama}

Sonraki Aşama

Günümüz futbolu artık eskisi gibi değil. Haliyle reklamlar da değişti. Artık futbol ile ilgili reklamlarda görsellik ve derinlik ön planda. Nike’ın çok sevilen Take It to the Next Level adlı reklam filminde, bir gencin futbol kariyeri anlatılıyor. Altyapıda oynarken Arsene Wenger tarafından keşfedilmesi ve Arsenal ekibine katılması ile ilerleyen reklam, son derece keyifli.

#http://video.shiftdelete.net/y/c7eaa54a26ab853c7e0883d7df886a8f.flv#

{pagebreak::Geleceği Sen Yaz}

Geleceği Sen Yaz

İşte geldik içerisinde bulunduğumuz dönemin en popüler televizyon reklamına. Dünya Kupası 2010 ile birlikte yayına sokulan reklamda, dönemimizin en popüler futbolcuları yer alıyor ve geleceği nasıl belirledikleri anlatılıyor. İlginçtir ki 2010 Dünya Kupası‘nda bu reklam filmindeki hemen her futbolcu başarısız oldu. Reklamda Kobe Bryant, Homer Simpsons(!) gibi isimler de yer alıyor.

#http://video.shiftdelete.net/y/7b0535716b9919a67fbb807b4017bb5b.flv#

:: En çok hangi reklam filmini beğendiniz?

Yeni MySpace’den İlk Görüntüler

Sosyal ağ kategorisinin dişli rakiplerinden biri olan MySpace, dünya çapındaki milyonlarca üyesiyle Twitter ve Facebook gibi diğer sosyal ağlara kafa tutacak seviyede. Özellikle amatör müzikle uğraşanların ilgi gösterdiği site, birçok ünlü sanatçının da uğrak yeri.

Sosyal bir ağ olmasının yanında müzik anlamında da önemli bir içeriğe sahip olan site artık kabuk değiştiriyor. Uzun süredir aynı profil sayfa tasarımını kullanan MySpace, bu konuda değişikliğe giderek daha modern bir görünüme kavuşuyor.

Yapılan Yenilikler

Profil sayfaları genel itibariyle daha düzenli ve sade bir yapıya oturtulmuş. Menü kısmı sol tarafa alınarak üst kısmına kullanıcının fotoğrafı yerleştirilmiş. Ayrıca Facebook ve Twitter gibi diğer soysal ağ bağlantılarının da eklenmesine izin verilerek, kullanıcıların buradaki aktiviteleri de anlık olarak MySpace’e yansıtılmış. Üyenin yapacağı güncellemeler ise sayfanın ortasında listeleniyor. Yorumlar da hemen bu bölümün altında sayfalar halinde okunabiliyor.

Şu an test aşamasında olan yeni tasarımı dilerseniz buradan deneyebilirsiniz. Tasarımın daha da geliştirileceğini söyleyen MySpace yetkililerinin daha ne tür özellikler ekleyeceği merak konusu. Değişim rüzgarının ana sayfaya da uğrayıp uğramayacağı hakkında henüz net bir bilgi mevcut değil. İlk etapda belli bir kullanıcı grubuna açılacak yeni tasarımın ilerleyen dönemlerde tüm kullanıcılara yansıtılması bekleniyor.

:: MySpace kullanıyor musunuz? MySpace profil sayfalarının yeni tasarımını nasıl buldunuz?

Kendi Blogger Temanızı Yapın

Ülkemizde binlerce kullanıcısı olan Google’ın blog hizmeti Blogger, gerek kullanım kolaylığı gerekse ihtiyaçları karşılamadaki başarısıyla birçok kullanıcının tercih sebebi oluyor. Özellikle manual kurulum yapmak istemeyen kullanıcılar, sadece birkaç tıklama ile bloglarını oluşturabiliyor. (Blog nasıl açılır?)

Ancak üyelerin eksiklik duyduğu en büyük konulardan biri, Blogger’da sunulan tema seçenekleri. İstedikleri tarzda tema bulamadıklarından yakınan blog yazarları, sonunda Google’ın bu konudaki dikkatini çekmeyi başardı. Yakın bir zamanda kararlı olarak duyurulan servis sayesinde istediğiniz özelliklere sahip ve tamamen sizin tercihinize göre tasarlanmış bir tema oluşturabileceksiniz. İşte “Blogger Şablon Tasarımcısı”nın kullanım şekli ve özellikleri.

{pagebreak::Genel Tanıtım}

Genel Tanıtım

Tanıtacağımız tasarım aracını kullanabilmek için halihazırda bir Blogger blog‘unuzun olması gerekiyor. Blogger hesabı edindikten sonra buraya tıklayarak ihtiyacımız olan sisteme giriş yapıyoruz.

Dikkatimizi ilk olarak, anlık ön izleme özelliği sayesinde yapılan değişikliklerin eş zamanlı olarak görüntülenebilir olması çekiyor. Genel anlamda sade bir arayüze sahip olan sitenin sol üst taraftaki seçenekler, tasarımın birçok özelliğine müdahale edebileceğimizin habercisi.

{pagebreak::Şablonlar}

Şablonlar

Sitede kullanıma açık 6 adet şablon mevcut. Bunların bir kısmı yeni eklenmiş. Seçtiğiniz şablona göre farklı tasarım ve renk seçenekleri de mevcut. Canlı ön izlemenin de yardımıyla size en uygun şablonu seçebiliyorsunuz.

Şablonlar arasında saydamlık ve yan menü farklılıkları mevcut. Dilerseniz bu sayede blog’a transparan bir görünüm de kazandırabilirsiniz.

 

{pagebreak::Arka Plan Seçenekleri}

Arka Plan

Arka plan konusunda iki farklı seçenek sunuluyor. Önerilen temalar bölümünden hazır renk kombinasyonlarını kullanabilir ya da daha canlı bir arka plan için derlenen fotoğraflara göz atabilirsiniz. Fotoğraflar bölümünde sanattan aileye, eğlenceden teknolojiye kadar birçok farklı konuyu esas alan içerik mevcut.

Burada eksikliğini hissettiğimiz tek konu, kişisel fotoğrafların arka plan olarak kullanılamıyor olması. Ancak 19 farklı kategorideki arka plan seçenekleri işimizi görmeye yetiyor.

{pagebreak::Genel Yerleşim}

Yerleşim

Bu bölümde blog’unuzun menü ve altbilgi (footer) kısmının yerleşim ve yapısal özelliklerini ayarlamanız sağlanıyor. Bunun yanında “Genişliği ayarla” sekmesinden toplam genişliği de değiştirebiliyorsunuz.

Dikkat çeken özelliklerden bir diğeri, anlık ön izleme bölümündeki menülere sürükle bırak mantığıyla istediğiniz Gadget‘ları dahil edebilmeniz.

{pagebreak::Gelişmiş Düzenleme}

Gelişmiş

Tasarıma en fazla müdahale edebildiğimiz kısım olan “Gelişmiş” sekmesi, aklınıza gelebilecek birçok bölümün renk ve yazı türünü değiştirmemize izin veriyor. Örneğin blog başlığını 60px ve siyah yapabilirken Gadget metinlerini 14px ve kırmızı yapabiliyoruz.

Burada yapılacak özel ve titiz bir çalışma ile güzel bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak dikkat edilmesi gereken, birbiriyle yeteri kadar uyum sağlamayan renklerin seçiminden kaçınılması. Bu kısımda dilerseniz kendi CSS kodlarınızı sisteme ekleyerek tamamen sizin hazırladığınız bir görünümü de kullanabilirsiniz.

{pagebreak::Temayı Blogger’da Kullanmak}

Temayı Blogger’da Kullanmak

Gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra sıra bu temayı blog’umuza yüklemeye geldi. Bunun için sayfanın sağ üstündeki “Mevcut Blog’da Önizle” ya da “Yeni Blog’a Uygula” diyerek oluşturduğumuz tasarımı hayata geçiriyoruz.

Google’ın Blogger kullanıcılarına sunduğu tasarım hizmetini sizler için inceledik. Genel anlamda kullanışlı olan uygulama birçok özelliği değiştirebilmemizi sağlıyor. Ayrıca güzel bir Gadget desteği sayesinde blog’unuzu daha dinamik hale getirebilmeniz de mümkün.

:: Bu uygulamayı nasıl buldunuz? Blogger’da nasıl bir tasarım kullanıyorsunuz?

Toshiba Ev Elektroniği Ürünlerini Sergiledi

Toshiba, 25 yıl önce tek bir cihaz kategorisinde başladığı pazar artık çok çeşitli bir ürün pazarına dönüşmüş durumdadır. Geniş kitlelerin beğenisini kazanmak için çeşitliliğin çok önemli bir anahtar olduğuna inanması onu farklı ürünlere de itti (Toshiba ve Fujitsu Güçlerini Birleştirdi).

Toshiba bu yaklaşımı kullanıcıların özel beklentilerine uygun şekilde tasarlanan yeni cihazlarla devam etti. 25. Yıl kutlamalarında dizüstü sistemlerle birlikte ev elektroniği ürünleri de görme şansımız oldu. Shiftdelete.net ekibi bu fırsatı şimdi de okuyucularıyla paylaşıyor.

 

#video_5210#

 

İlk ürün suya ve hava şartlarına dayanıklı Camileo BW10 Sportcam fotoğraf makinesi. 5 MP çözünürlüğündeki bu ürün  kar, yağmur ve kum gibi şartlara dayanıklı; hatta su altında bile fotoğraf çekebiliyor.

kinci ürün Stor.E Art 3 adlı sabit disk. Tasarıma önem verilen bu ürün 1 TByte‘a kadar depolama, veri şifreleme ve yedekleme yazılımı ile ilgi çekiyor.

Store.E TV buna karşın, 2 TByte depolama sunan HDMI ile televizyona bağlanan bir multi medya oynatıcısı. Full HD teknolojisini destekleyen bu ürün ağ desteği, USB girişi ve ergonomisi ile tüm dikkatleri üzerine topluyor (Toshiba Üçüncü Boyutu Sevdi).

:: Bu ürünlerden en çok hangisini sevdiniz?

Veri Merkezlerinde Fujitsu Egemenliği

Fujitsu, donanım verimliliği, hizmet ve çözüm çeşitliliği ile teknolojinin en gelişmiş özelliklerini bir araya getirdiği PRIMERGY BX900 Dinamik Küp x86 blade sunucu serisine yeni modeller ekledi (Süper Bilgisayarların Yükselişi).

Sunucuların modüller şekilde eklenmesiyle oluşan Fujitsu’nun Dinamik Küp konsepti, bu yeni katılımlarla ilk kez dört soketli bir blade sunucuya kavuşurken, en son Intel Xeon işlemci teknolojisiyle desteklenen bu modüller, Fujitsu donanım verimliliğinin yanı sıra hizmet ve çözüm çeşitliliğinin yeni bir halkasını oluşturuyor.

Ailenin Intel Xeon 7500 işlemci teknolojisi kullanan yeni dört soketli üyesi PRIMERGY BX960 S1 yoğun kaynak tüketimi olan bilgisayar işlemleri ve iş uygulamaları için ideal bir blade platformu sunarken, Intel Xeon 5600 işlemci teknolojisi kullanan ikinci nesil PRIMERGY BX920 S2 sunucu modülü ise özellikle disk kullanımı yoğun olan işler için güçlü bir teknolojik altyapı ile geliyor.

Dinamik Küp konseptindeki son yeni sunucu Intel Xeon 5600 işlemci teknolojisi kullanan ve çift 10Gbit ethernet arabirimine sahip PRIMERGY BX924 S2, veri merkezlerine nefes aldıran sanallaştırma projeleri için mükemmel bir platform sağlıyor.

 

Yeni nesil Dinamik Küp blade sunucular 16 kategoride birinci geldi.


Fujitsu’nun dört soketli blade sunucuları, bu yüksek başarıyı, çok özel tasarımları ve gelişmiş teknolojileriyle garantiye alıyor. Dört soketli sunucular, üzerlerinde sonradan herhangi bir ekleme gerektirmeyen tek parça özel anakart tasarımları ile öne çıkıyor. Bu anakart tasarımında, dört işlemcinin her biri için gerekli tüm bileşenler aynı anda üretilerek işlemci ile bellek ve I/O (veri trafiği yönetimi) modülleri arasında en kısa mesafe korunmuş oluyor (Zyxel’den Üstün Yedekleme Çözümü).

Pazardaki mevcut birçok tasarım ise iki soketli blade sunucuların bir araya getirilmesiyle oluşturuluyor. Bu durum zaman zaman bu tip tasarımlarda I/O sorunlarının yaşanmasına neden oluyor.

:: Blade sunucu sistemlerinde en çok hangi markaya güvenirsiniz?

Vortex Teknolojili Powercolor: PCS+ HD5770

Bu özel model, kullanıcılar için manüel fan ayarlama esnekliğini ve fiziksel özelliklerini sunuyor, kart üzerinde daha iyi hava sirkülasyonu sağlayan yeni teknoloji ile referans kart tasarımına göre 15 C ye kadar daha ekstra soğutma sağlanabiliyor (NVIDIA 3D Vision Surround Hakkında Her Şey).

PCS+ HD5770 Vortex Edition olağanüstü hız aşırtmasına sahip. Kartın çekirdek hızı 900 MHz ve kullanılan bellekler ise 1225 MHz. Vortex Edition’da görülen soğutma yeteneği ile , Overclock için daha fazla hava boşluk payı sağlanıp oyun için maksimum performansı sağlanıyor.

PowerColor Pcs+ HD5770 Vortex Edition 28 Temmuzda stoklarda olacak.

 

Vortex Soğutma Sistemi havayı ekran kartının üzerinden alarak ve havayı kartın merkezine doğru verimli bir şekilde hayati komponentlere doğru gönderir. Video kartlarında daha önce olmayanı sunar ve kullanıcılara manuel fan ayarlaması yapmalarına imkan verir (NVIDIA’dan Yeni Driver: 258.96).

Vortex teknolojisi ekran kartının kullanım ömrünü ve performansını arttırmak için daha düşük sıcaklıkta daha sessiz çalışmayı gerçekleştirmenin en yenilikçi yolunu sunuyor.

:: Ekran kartına Overclock işlemini mantıklı buluyor musunuz?

Galeri: Dragon Age’ın Şarkısı Güçlü Şakıyor

Dragon Age: Origins, RPG severler için adeta bir nimet. Pek çok kullanıcı için Baldur’s Gate serisinin varisi olarak görülüyor ve en az onun kadar iddialı. Ardı ardına piyasaya sürülen ek görev ve genişleme paketleri de, bu iddiayı canlı tutuyor. Gözde karakterlerden Leiana’nın geçmişini konu alan Leiana’s Song bunlardan biri.

 

Leiana’s Song’da kötü karakterimiz ise, Dargon Age: Origins’de karşımıza çıkıp, ölümüzü elimizden tadan Marjolaine. Sağlam hikaye ve harika müzikler yapımı öne çıkarıyor. Eleştirilmesi gereken nokta ise dövüşlerin fazla tekdüze olması. Ufak tefek kusurlarına rağmen ek görev paketi, otoritelerden yüksek not aldı ve önemli satış başarılarına imza attı. An itibariyle PC’nin en popüler oyun içeriği konumuna erişti. RPG severler, Dragon Age 2’den önce iştahlarını, Leiana Song ile pekala giderebilirler.

{pagebreak::Görseller -1}

 

{pagebreak::Görseller -2}

 

{pagebreak::Görseller -3}

 

{pagebreak::Görseller -4}

 

{pagebreak::Görseller -5}

 

:: Dragon Age: Origins müdavimlerinden misiniz? Sizce Baldur’s Gate mi, DA: Origins mi daha başarılı?

Google’dan 1 Milyar Bombası!

Google Android İşletim Sistemi, an itibariyle akıllı telefon pazarının en çok tercih edilen işletim sistemi konumunda. Yeşil, şişman robotun başarı halkasına yeni bir zincir daha eklendi ve Android’in çevrim içi mağazasından, 1 milyar indirme rakamına ulaşıldı.

Uygulama mağazası alanında Apple App Store açık ara liderliğini koruyor. Ancak büyük elma, özellikle iPhone 4 vakasıyla zor günler geçiriyor ve kısa sürede 100.000 uygulama ve milyarlık indirme rakamına ulaşan Android Store, ünlü App Store’un, dolayısıyla Steve Jobs’un canını epey sıkabilir. Zira söylentilere bakılırsa Google bu kadarla da yetinmeyecek ve reklam kampanyalarına hız verip, liderliğe ulaşmak isteyecek.

:: Sizce Google, uygulama mağazası alanında Apple’ı geçebilir mi?

Total War Türkçe Öğrendi

Strateji sevenler için önemli bir yere sahip olan Total War serisi, başarılı grafik motoru ve oynanışıyla da ünlü. Savaş konusunda başarılı işler çıkartan serinin yapımcılar ne yazık ki, oyunlarında bulunan devetler konusunda yeterince titiz çalışmıyor.

#http://video.shiftdelete.net/y/70fb7afdf3a2ad8aabcd86c565c0300b.flv#

Firmann yapamadığını hayranlar yaptı

Dil eksikliği ve kültürel olarak gerçekliliğin yansıtılamaması Total War serisinin en büyük eksikliklerinden biri. Oyunun Türk fanatikleri yapımcı firmanın eksiğini kapatmak için 1 yıldan fazla süredir Empire: Total War adlı yapımı dilimizie çevirmeye başladılar.

14 kişilik gönüllü ekip, tarafından bitirilen projede oyun yüzde yüz Türkçe hale getirildi. Osmanlı dışındaki devletlerin de Türkçe olduğu yapımı buradan indirebilirsiniz.

:: Empire Total War’u bu yamayla deneyecek misiniz?