Enfeksiyonlara Meydan Okuyan Yazılım

Teknoloji firması Xerox; Fransa hükümetinin isteği ve sponsorluğunda, Fransa’nın Grenoble şehrinde yer alan AR-GE merkezinde üç yıl süren bir çalışmanın sonucunda hastane kaynaklı enfeksiyonları kapan ve kapma ihtimali olan hastaları erken teşhis etmeye yönelik özel bir metinsel analiz (Text Mining) yazılımı geliştirdi.

Hastane kaynaklı enfeksiyonları (HAI) analiz edebilmek ve önceden önlem alabilmek için, Xerox‘un metin ve dil inceleme konusunda uzmanlaşmış bilim insanlarının, tıbbi danışmanların eşliğinde geliştirdiği teknoloji, bu tür virüslere yakalanma ihtimalı olan kişileri önceden saptayarak, tıbbi yetkililerin bu riski önceden görmelerini sağlıyor.

Her yıl, dünya genelinde milyonlarca hasta hastane kaynaklı enfeksiyonlardan (HAIs) etkileniyor ve hayatını kaybediyor. Doktorlar ve hemşireler el yıkama ve diğer metodlarla bu enfeksiyonları azaltmaya çalışıyor ancak yeterli oranda önüne geçilemiyor. Bu enfeksiyonları saptamak ve önüne geçebilmek için Fransa Hükümeti sponsorluğunda başlanan “Assistant de Lutte Automatisée et de Détection des Infections (ALADIN)” adlı proje Fransa hastanelerinde kullanılmaya başlandı.

{pagebreak::Firmanın projedeki rolü nedir?}

Firmanın projedeki rolü nedir?

Xerox bilim insanları ile farklı tıp alanlarından birçok uzmanı biraraya getiren uzun yıllar süren proje sonunda gerçekleştirilen yazılım Xerox‘un “durum tanımlayıcı” adı verilen “FactSpotter” teknolojisi baz alınarak geliştirildi.

Hastane enfeksiyonlarına önceden maruz kalmış hastaların kayıtları, kişiler üzerindeki hastalığın seyirleri, hastane virüslerinin hangi bünyede ne tür değer ve özellikler ortaya çıkardığı gibi ilişkilendirilmiş binlerce parametre bu yazılımın risk tanımlaması yapabilmesi için referans veri olarak kullanılıyor.

Geliştirilen yazılım, hastanın tıbbi tahlil ve raporlarında ortaya çıkan sonuçlara göre bir analiz yaparak, kişiye özel bir risk derecesi tanımlıyor. Eğer bu bağlantı HAI riski potansiyeli gösteriyorsa sistem tıbbi personeli otomatik olarak uyarıyor, böylelikle önleyici tedbirler alınabiliyor.

:: Bu yazılım sizce enfeksiyondan kaynaklı ölümleri azaltabilecek mi?

 

 

 

Bilimkurguyu Gerçek Yapan 5 Buluş

Bilimkurgu filmlerini en ilginç yapan özellik bu yapımlarda görünen teknolojilerdir. Kimi zaman uzaydan gelen gelişmiş bir medeniyetin kullandığı araçlar ve silahlar kimi zaman ise gelecekteki insanların sahip olduğu hayat kurtaran teknolojiler her zaman seyircinin ilgisini çeker.

Genelde insanlar bu  filmlerdeki teknolojilerin sadece kurgu olarak görür ve gerçek olacaklarını düşünmez. Ancak bu ürünlerin bazılarının gerçek olduğunu biliyor muydunuz? Bilimkurgudan ilham alan tasarımcı ve araştırmacılar filmleri aratmayacak ürünler üzerinde çalışıyor.

İşte sizi şaşırtacak 5 ürün

{pagebreak:: Numara 5:Rengi değişen elbise }

Numara 5: Rengi değişen elbise

Kadınlar için en büyük sorunlardan biri özenerek giydikleri elbiselerin içinde bulundukları ortamın ışıklandırması yüzünden çekiciliğini kaybetmesidir. Danimarkalı bir tasarımcı bu tarz sorunları ortadan kaldıracak teknolojik bir elbise tasarladı.

LED ışıklarla süslü kıyafet etrafta bulunan ışığın seviyesini algılıyor ve buna göre kendi rengini ayarlıyor. Işık azaldıkça kıyafet LED ışıkları kullanıp parlamaya başlıyor. Bu ilginç teknoloji sayesinde gecenin peri kızı olabilirsiniz.

{pagebreak::Numara 4: Kendi kendine şişen lastik}

Numara 4: Kendi kendine şişen lastik

Yeterince şişik olmayan lastikler hem sürünün günün kötü geçmesi için hatırı sayılır bir sebeb hem de kazaya neden olabileceği için büyük bir tehlike. Coda Development adlı Çek firması basit ama ilginç bir sistem tasarladı.

#http://video.shiftdelete.net/y/b627444fd0f0504d5bbebda485499064.flv#

Videoda da izleyebileceğiniz gibi kendi kendini şişiren bu lastiklerin içinde bulunan pompa araç hareket halindeyken çalışmaya başlıyor. Aslında prensip çok basit, lastik indikçe pompaya gelen basınç artıyor ve cihaz hava pompalamaya başlıyor.

{pagebreak::Numara 3: Şeker hastaları için özel lens }

Numara 3: Şeker hastaları için özel lens

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hasta insanların hayatını tamamen değiştiriyor. Bu rahatsızlığı olan insanların hayatını kurtaracak özel bir lens geliştirildi.

İngiltere’de bulunan Western Ontario Üniversitesi‘nde geliştirilen bu özel sistem hastanın şekerini ölçüyor.

Jin Zhang adlı profosörün geliştirdiği teknoloji sayesinde kandaki ani değişiklikleri keşfeden sistem hastanın durumuna göre renk değiştiriyor.

{pagebreak::Numara 2: Robot zırhlar }

Numara 2: Robot zırhlar

Bilimkurgu filmlerinin değişmez simgelerinden biriyse robot zırhları sayesinde süper güçlü hale gelen insanlardır. Demir Adam örneğinde olduğu gibi bu zırh sayesinde süper kahraman bile olmak mümkün. Günümüzde bu teknolojide gerçekleşti.

HULC Exoskeleton adlı robot zırh askeriye hizmet etmek için tasarlandı. Bu zırh sayesinde gücünüz en az 20 kat artıyor. Önümüzdeki yıllarda bu icat Demir Adam’a benzer şekilde tüm vücudu kaplayacak.

{pagebreak::Numara 1: Hologram teknolojisi }

Numara 1: Hologram teknolojisi

Star Wars filmlerinin en ilgi çekici yanlarından biri insanların birbiriyle iletişim kurmasını sağlayan 3D hologramlar. Filmlerde bu hologramlar sayesinde geçmişte kayıt edilmiş görüntüler gibi anlık konuşmaları da izlemek mümkün.

#http://video.shiftdelete.net/y/d573b61fd4cc969b71e32e88464e6fb1.flv#{video||271|432}

İnanması zor ama bu teknolojinin atası günümüzde de bulunuyor. Southern California Üniversitesi‘nin grafik bölümü 360 derece görüntü yansıtabilen bir hologram teknolojisi geliştirdi. Bu ürün şimdilik sadece bilgisayarda hazırlanmış grafikleri yansıtabiliyor. Ancak sistem geliştikçe Star Wars filmlerindeki gibi anlık görüntüleri de yansıtabilecek.

:: Bu icatlardan en çok hangisi sizi heyecanladırdı? Filmlerde gördüğünüz kurgu teknolojilerden hangilerinin gerçek olmasını isterdiniz?

 

 


 



Oracle’dan Gençlere Ücretsiz Java Eğitimi

Oracle iş ortaklarına ve onların iş süreçlerine değer katmak hedefiyle oluşturulan Oracle “Partner HUB” İstanbul merkezi bünyesinde hizmet veren “Partner Academy”, yaz döneminde kapılarını üniversite öğrencilerine ücretsiz Java eğitimi vermek üzere açıyor.

Oracle’ın Inomera işbirliği ile gerçekleştireceği Java Yaz Okulu programı ile üniversite öğrencilerine kurumsal Java uygulamaları konusunda yeni bir kariyer fırsatı sunmayı amaçlanıyor.

19 Temmuz 2010 tarihinde başlayacak olan ve yaklaşık 50 öğrencinin kabul edileceği “Java Akademi” toplam 18 günlük bir eğitim sürecini kapsıyor.

Java Yaz Okulu, güçlü eğitim müfredatı ve eğitim sonrasında Oracle’ın iş ortaklarında sunulacak iş imkanı ile üniversite öğrencileri ve mezun adaylarının kariyerlerine sağlam bir başlangıç yapmalarını sağlayacak.

Oracle Partner Academy ve Inomera’nın sunduğu Java Yaz Okulu‘na Türkiye’nin seçkin üniversitelerinde okumakta ya da mezun olabilecek durumda olan öğrenciler, ilgili bölümlerdeki öğretim görevlilerinin referansları sonucu katılabilecekler.

:: Bu tür eğitim fırsatlarını değerlendirmeyi düşünür müsünüz?

AMD ve NVIDIA’nın Nintendo 3DS Hüsranı

Nintendo’nun tüm dünyada büyük beğeni toplayan el konsolu DS’in yeni versiyonu olan 3DS yakın bir zamanda piyasaya sürülecek. (E3’ün yıldızları)

Japon elektronik devi Nintendo, 3DS’te yeni ve güçlü bir grafik işlemciye yer verecek. Bu grafik işlemcinin hangi marka olacağı ise bir süredir merak konusuydu.

Nintendo’nun Wii’nin de grafik işlemcisini üreten AMD/ATI ile anlaştığı iddiaları bir süredir ortada dolaşıyordu. Öte yandan grafik dünyasının bir diğer devi olan NVIDIA’nın da yeni 3DS’te yer alabileceği belirtiliyordu. Daha önceki DS modellerinde grafik teknolojisini üstlenen ARM de Nintendo’nun adayları arasındaydı.

Nintendo 3DS gözlük olmadan 3D görüntüler görmemizi sağlayacak

Japon ortaklığı

Ancak tüm bu devlerin arasından hiç beklenmeyen bir isim sıyrılarak Nintendo 3DS’in grafik işlemcisini ürettiği açıklandı. Japonya merkezli Digital Media Professionals adlı firma, PICA200 adını verdiği grafik teknolojisinin Nintendo 3DS’e güç vereceğini açıkladı.

Gözlük kullanmadan üç boyutlu görüntü verecek olan Nintendo 3DS’in önemli bir satış rakamına ulaşması bekleniyor. DMP de bu yolla tüm dünyaya adını duyurmuş olacak.

:: Nintendo 3DS’ten neler bekliyorsunuz?

O Su Geçirmiyor: Sanyo DMX-CA100

Günlük yaşamın her anında kolayca fotoğraf ve video çekme imkanı sunma amacıyla “dual kamera” (fotoğraf ve video çekebilen kamera) konseptini yaratan Sanyo, kullanıcılara su altında da fotoğraf ve video çekebilme keyfi vaat ediyor (En küçüğü, En incesi Sanyo VPC-CS1).

Her yerde ve her zaman kullanılabilen dual kamera konseptini bir adım daha ileriye taşıyan DMX-CA100, su geçirmez tasarımı ve cazip renkleriyle yaz aylarında her yaştan kullanıcının vazgeçilmez aksesuarı olmaya aday.

 

Kolayca taşınabilen DMX-CA100; siyah, sarı ve pembe renk seçenekleri ve su geçirmez tasarımıyla, sadece havuzda, denizde veya okyanusta yüzerken değil tüm yıl boyu açık hava koşullarında ve yağmurda çekim yapabilme imkanı sunması yanında şnorkelle yüzme ve sörf yapma gibi deniz sporları hatta kayak ve snowboard gibi kış sporları sırasında çekim yapmak için de ideal (Sanyo Xacti ile Her Cebe Full HD).

PC ve internet ortamına veya televizyona kolayca aktarılabilecek uygunlukta bir video formatı kullanan bu kamera, kullanıcıya görüntü yakalama, izleme, kaydetme ve kaydedilen görüntüleri sosyal paylaşım sitelerinde veya diğer multimedya sitelerinde kolayca paylaşabilme fırsatı sağlıyor.

Sanyo DMX-CA100 Dual Kameraların Temel Özellikleri:

Su altında 3 metre derinliğe ve 60 dakikaya kadar kayıt imkanı.
MPEG-4 AVC / H.264 video formatı desteği.
Full HD video çekimine yanında 14 mega piksel fotoğraflar çekimi.
Yüksek Hızlı Sıralı Çekim
12 x telefoto “Çift Menzilli Zoom”
SDXC bellek kartı ile uyum

:: Tatile giderken bu tür bir ürünü yanınıza alır mısınız?

Her Cam Müzik Seti Olacak

Bilimkurgu filmlerinde izlediğimiz bir ürün daha modern teknoloji sayesinde gerçek olma yolunda ilerliyor. Brooch adlı ürün lazer klavye sistemi sayesinde tüm cam yüzeyleri müzik setine çevirebiliyor.

 

Bilimkurgu Filmi Gibi

Dahili hoparlörleri bulunan bu özel ürün, tüm cam yüzeylere lazer klavye yansıtabiliyor. Böylece bu yüzeyler müzik setinin kontrol mekanizmasına dönüşüyor. Hala geliştirilme aşamasında olan bu özel konsept ürün önümüzdeki yıllarda piyasadaki yerini alacak.

:: Bu teknoloji sizce geliştirip hangi amaçlarla kullanılabilir?

Güneş Işığında En İyi Ekran Hangisi?

Yeni nesil akıllı telefonlar sadece dokunmatik ekranlarıyla değil, ekranların üretiminde kullanılan yöntemlerle de öne çıkmaya çalışıyorlar.

Son dönemde öne çıkan ekran teknolojisi ise AMOLED. Organik LED teknolojisinin gelişmişi olan AMOLED ve Super AMOLED piyasaya sürülen modellerde bulunuyor. (Yeni iPhone’da Super AMOLED)

Techblog adlı bir site AMOLED, Super AMOLED ve standart LCD ekranı karşılaştıran bir test yapmış. Bu testte, telefonları güneş ışığı altında kullanırken ekrandaki görüntülerin ne kadar göründüğüne bakılmış.

Super AMOLED ekranlı Samsung Galaxy S, AMOLED’li HTC Desire ve standart LCD ekrana sahip olan Sony Ericsson Xperia X10′un doğrudan güneş ışığında nasıl görüntü verdiklerini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

#y/android-test.flv#

:: Sizce en iyi performansı hangisi gösteriyor?

iPhone 4 Rafları Süslemeye Hazır

İlk modelleri tüm dünyada fırtına gibi esen Apple’ın akıllı telefonu iPhone’un yeni sürümü iPhone 4, 24 Haziran tarihinde satışa sunulacak.

Piyasaya çıkmasına sayılı günler kalan iPhone büyük marketlere ulaştı bile. Engadget adlı bir sitenin ele geçirdiği bir görüntü yeni iPhone’un kutusunun nasıl olduğunu gösteriyor. (iPhone 4 beklentileri yükseltti)

iPhone 4 bu kutularda piyasaya sürülecek

ABD’deki WalMart marketlerinden birinin deposunda fotoğrafı çekilen kutular iki gün sonra dünyanın birçok yerinde rafları süsleyecek.

:: iPhone 4 almayı düşünüyor musunuz?

En Ürkütücü USB Bellek

Günümüzde pratikleri sayesinde yazılabilir DVD‘lerin yerini alan USB diskler tüketicilerin sürekli yanlarınmda dolaşan bir ürün haline geldi. Bu durumun farkında olan firmalar pazar paylarını artırmak için ürünlerini çok daha ilgi çekici hale getirmeye başladı.

Bu USB Bellek Tekinsiz

Tüketicilerin beğenisini kazanmak isteyen şirketler  ünlü film karakterlerine benzeyen USB bellekler tasarlıyor. Ancak bu USB bellek detay ve tasarım olarak rakiplerinden oldukça farklı.

Japon tasarımı olan bu ürün sinema tarihinin en ürkütücü karakterlerinden birinin bire bir kopyası olarak tasarlanmış. Cihazı bilgisayarınıza taktığınız zaman filmlerdeki gibi Alien‘dan  ikinci ufak bir ağız ortaya çıkıyor. Ürünün fiyatı ise 140 dolar civarı.

:: İlginç USB bellek tasarımları ilginizi çekiyor mu? Sahip olduğunuz en ilginç koleksiyon ürünü nedir?

Kinect’in Fiyatı Açıklandı

Microsoft geçtiğimiz hafta sadece el hareketleri ve ses komutlarıyla oyunlarıın kontrol edilmesini sağlayan yeni sistemi Kinect‘i resmi olarak tanıtmıştı. Yaklaşık bir yıldır yapım aşamasında olan bu sistem E3 adlı oyun fuarındaki şovlar sayesinde teknoloji severlerin fazlasıyla ilgisini çekti.( E3’ün Finalinde Kinect Yeniden Sahnedeydi)

450 dolara bilimkurguyu yaşayın

Ürünün satış tarihi fuarda açıklanmıştı ancak Kinect’in fiyatıyla ilgili Microsoft bir yorumda bulunmadı. Bir süredir etrafta dolaşan çelişkili fiyat tahminlerine son vermek isteyen firma bugün beklenen açıklamayı yaptı. Kinect‘in satış fiyatı 149 dolar olacak.

Bu sadece kamera sisteminin fiyatı bu bilmkurgu vari teknolojiye ulaşmak için bir de Xbox 360 almanız gerekiyor. Konsolun fiyatı ise 300 dolar. Microsoft Kinect sayesinde önümüzdeki yıl en az 30 milyon yeni Xbox 360 satmayı planlıyor.

:: Kinect’i satın almayı düşünüyor musunuz? Sizce firma hedeflediği başarıyı yakalayabilecek mi?

Toy Story 3’te Beren Saat Ve Kıvanç Tatlıtuğ

Türk televizyonlarının popüler iki oyuncusu Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ‘un “Oyuncak Hikâyesi 3” filminde seslendirme yaptı. Beren Saat sesiyle kız çocukların vazgeçilmezi Barbie karakterine hayat verirken, Kıvanç Tatlıtuğ ise Barbie’nin erkek arkadaşı Ken rolünü seslendirdi.

Kıvanç Tatlıtuğ ve Beren Saat’in Kamera Arkası

#2010_06_22_Toystory_kamera_arkasi.flv#

Türkiye’de 2 Temmuz tarihinde 3 boyutlu olarak da gösterime girecek filmde, Woody (Tom Hanks’in sesi), Buzz (Tim Allen’ın sesi) ve tüm çete ekrana geri dönüyor ve Andy üniversiteden ayrılmaya hazırlanırken, onun sadık oyuncakları da kendilerini kreşte buluyor!

{pagebreak::Sayfa 2}

Oscar Ödüllü Besteciden

Kimi plastik, kimi pelüş bir kaç yeni yüz maceraya katılıyor; çapkın bekar ve Barbie’nin arkadaşı Ken, yerel deri pantolonunu kuşanmış aktör edalı konuşmasıyla kirpi Mr. Pricklepants ve pembe, çilek kokulu ayıcık Yumuş (Lots-o’-Huggin’ Bear) ve tabii ki Chatter Telephone.

İlk iki “Oyuncak Hikâyesi” filminde de olan Oscar® ödüllü şarkı yazarı/besteci Randy Newman, başka bir muhteşem başarı ve yeni bir şarkı sunmak için yeniden iş başında.

“Oyuncak Hikâyesi 3”, 3 boyutlu film yapımında çıtayı yükselterek, hikayeye derinlik ve boyut katan yepyeni bir teknolojiden yararlanıyor. Pixar ekibi, bu film için hikayelerini anlatacak en son 3D (3 boyut) teknolojilerini görsel açıdan en dinamik şekilde kullandı ve öncülük etti.

:: Toy Story serisini beğeniyor musunuz? Yeni filmin seslendirme kadrosu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Süpersonik Uçaklar Tarihi

İnsanoğlunun gökyüzünü fethetme sevdası belki de ilk çağlardan beri sürüyor. İlk uçağın yapılmasından sonra bununla yetinmeyen insanoğlu, her zaman önüne yeni hedefler koymaya devam ediyor.

Bunlardan biri de ses hızını (1062 km/saat) aşmak. Bu hedefe de ulaşılmış olsa da geliştirme ve daha da hızlı gitme çabaları havacılık tarihinin önemli bir kısmını oluşturuyor.

X serisi uçaklar ses üstü hızlarda uçuyorlar

NASA’nın bu yöndeki çalışmalarında tasarlanan uçaklar X-Planes olarak adlandırılıyor. Bu uçakların son 50-60 yıllık geçmişi ve X serisi uçakların tarihini gözlerinizin önüne seriyoruz. Havacılık tarihinin en önemli adımlarını bu sayfalarda bulacaksınız.

Sayfalar arasında ilerlemek için fotoğrafların üzerine tıklayabilirsiniz.

{pagebreak::X-1}

X-1

Ses hızını geçen ilk uçak olan X-1 ilk uçuşunu 14 Ekim 1947 tarihinde yapmıştı. 1948 yılına kadar gizli tutulan uçuşun fotoğraflarından birinde arka taraftaki dumanın şok dalgaları sebebiyle ne şekle girdiğini görebilirsiniz.

{pagebreak::XF-92A}

XF-92A

ABD Hava Kuvvetleri için geliştirilen Convair XF-92A, delta kanatlı ilk süpersonik uçak olma özelliğine sahip. 1948 ve 1953 yılları arasında 300′den fazla deneme uçuşu yapan uçak kötü bir üne sahip. Öyle ki, yetkililer XF-92A’yı uçuracak test pilotu bulmakta bir hayli zorlanmış.

{pagebreak::X-2}

X-2

Ses hızının 3 katı anlamına gelen Mach 3 hızında uçması için tasarlanan X-2 bunu Eylül 1956′da başarmış. Yaklaşık Mach 3,2 ya da saatte yaklaşık 3100 km hıza ulaşan uçak bu uçuşunda yere çakılarak test pilotu Mel Apt’ın ölümüne sebep olmuş.

{pagebreak::X-3 Stiletto}

X-3 Stiletto

Tasarım olarak kendinden öncekilerden çok farklı olan Douglas X-3 Stiletto’nun en önemli özelliği kendi başına yerden kalkabilmesiydi. Önceki modeller bir bombardıman uçağının alt kısmına yerleştirilip belli bir mesafede bırakılıyordu. Kontrolü zor olan X-3 Stiletto ancak Mach 1,1 hızına ulaşabilmiş.

{pagebreak::X-4 Bantam}

X-4 Bantam

Arka kanatlarında yatay flaplar olmadan tasarlanan X-4 Bantam araştırmacıların başarısızlıklarından biriydi. Tasarımının kötü olması sebebiyle ses hızını geçmekte çok zorlanan X-4 Bantam, arka kanat tasarımının nasıl olmaması gerektiğinin görülmesi açısından önemliydi.

{pagebreak::X-5}

X-5

Bell X-5′in en önemli özelliği kanat açısının ayarlanabiliyor olmasıydı. Pilot ulaştığı hıza göre kanatların açısını 20 ile 60 derece arasında ayarlayabiliyordu.

{pagebreak::X-15}

X-15

NASA’nın “jet uçak araştırmalarının en önemli aracı” olarak adlandırdığı X-15, zamanının hız ve irtifa rekorlarını kırmıştı. Ekim 1967′de Mach 6,7 ya da diğer bir deyişle saatte 7117 km’lik bir hıza ulaşan X-15, Ağustos 1963′te ise yerden tam 107 km yüksekte uçmayı başarmıştı.

{pagebreak::X-24A}

X-24A

NASA ve ABD Hava Kuvvetleri, X serisi uçaklarda çok farklı tasarımlar denedi. Tamamen kanatsız ya da küçük kanatlı modeller de bunların arasında yer alıyor. Süpersonik uçakların en garip şekilli olanlarından X-24A, M2-F3 ve HL-10′u görüyorsunuz.

{pagebreak::XB-70 Valkyrie}

XB-70 Valkyrie

Önceleri bir taktik bombardıman uçağı olması düşünülen XB-70 Valkyrie daha sonra çok farklı bir amaçla kullanılmaya başlandı. Ses üstü hızlarda ticari hava taşımacılığı yapılıp yapılmayacağı araştırmalarında kullanılmaya başlanan model, Mach 3 hızında gitmesi planlanırken bunu nadiren başarabildi.

{pagebreak::X-29}

X-29

Kanat tasarımı çok farklı bir uçak olan X-29 aynı zamanda bilgisayar destekli elektronik kontrollerin kullanıldığı ilk uçaklardan biriydi. Kanatları normal bir uçağın tersi şeklinde olan X-29, bu tasarımıyla ancak Mach 1 hızına ulaşabildi.

{pagebreak::X-31}

X-31

X-31′in tasarlanmasındaki asıl amaç, süpersonik hızlarda giden bir uçağın manevra kabiliyetini artırmaktı. Bunda da gayet başarılı olan uçak, NASA tarafından o ana kadarki hiçbir savaş uçağında olmayan manevra kabiliyetlerine sahip olacak şekilde tasarlandı.

{pagebreak::X-38}

X-38

Uzay istasyonlarındaki astronotların dünyaya güvenli bir şekilde dönebilmesi için tasarlanan X-38, bir uçaktan çok uzay mekiğini andırıyordu. 1997 ile 2001 yılları arasında 15 adet deneme uçuşu yapılan X-38 projesi daha sonra bilinmeyen bir sebepten iptal edildi.

{pagebreak::X-43A} 

X-43A

İşte karşınızda X serisinin en hızlı üyesi. Mart 2004′te yapılan test uçuşunda Mach 9,6 ile ya da diğer bir deyişle saatte 10198 km hızla giden araçta “scramjet” adı verilen deneysel bir jet motoru kullanılmıştı. Bu yeni teknoloji süpersonik hızda gitmeyi motor için bir avantaja çevirerek önceki modellere göre çok daha yüksek hızlara ulaşılmasına olanak tanıyordu.

{pagebreak::X-48B}

X-48B

NASA tarafından geliştirilen ve testleri halen süren X-48B modeli ilk uçuşunu Temmuz 2007′de yaptı. Farklı bir tasarıma sahip olan X-48B, hız rekorları kırmaktan çok ses üstü hızlarda yakıt tasarrufu sağlamak ve daha sessiz gitmek için yapılan araştırmalarda kullanılıyor.

{pagebreak::X-51A Waverider}

X-51A Waverider

X-43A serinin en hızlısı olsa da X-51 Waverider en uzun süre hipersonik hızda (Mach 5 ve üzeri) kalabilen model olarak tarihe geçti. Bir uçaktan çok bir rokete benzeyen insansız araç tam olarak 3 dakika 20 saniye boyunca Mach 5 hızında uçtu. Mühendisler bu süreyi 5 dakikaya çıkarmak için çalışıyorlar. X-51A Waverider’ın rekor uçuşunun videosunu ve araç hakkında daha detaylı bilgiyi sitemizde daha önce yayınladığımız haberden okuyabilirsiniz.

:: Yolcu uçaklarında hipersonik hızlara ulaşmak sizce mümkün olabilir?


Normal
0

21

false
false
false

TR
X-NONE
X-NONE

MicrosoftInternetExplorer4

Bell X-5’in en önemli özelliği kanat açısının
ayarlanabiliyor olmasıydı. Pilot ulaştığı hıza göre kanatların açısını 20 ile
60 derece arasında ayarlayabiliyordu.