Soğuk Savaşın Kızıl Bilgisayarları

ABD ve Sovyetler Birliği’nin iki kutbunu oluşturduğu Soğuk Savaş dönemi tüm dünyayı sonun eşiğine getirmiş olsa da, bilim ve teknoloji alanında büyük gelişmelerin yaşandığı bir dönemdi.

İki ülke de birbirlerini yok etmek için düzinelerce farklı yöntem ve savaş senaryosu geliştirmişti. Zaman zaman sıcak temasın eşiğine gelen ABD ve Sovyetler Birliği, hiçbir zaman böyle bir temas yaşamadılar.

Soğuk Savaş yılları teknolojinin gelişimini hızlandırdı

Soğuk Savaş döneminin günümüze olan katkısı teknolojik gelişimin hızlanması oldu. İki kutbun her zaman için daha gizemli olan tarafı Sovyet Birliği’nin bu dönemde bilgisayar teknolojilerine yaptığı katkılar ve Soğuk Savaş’ın en sıcak anlarını bu yazıda topladık.

{pagebreak::Bilgisayara duyulan ihtiyaç}

Bilgisayara duyulan ihtiyaç

1950 yılının Eylül ayında, bilgisayar teknolojisinde ABD’nin çok gerisinde kaldığını düşünen Moskova Hassas Mekanik ve Bilgisayar Teknolojisi Enstitüsü başkanı Mikhail Lavrantev bir toplantı düzenleyerek bu konuda neler yapılması gerektiğini ortaya koymuştu.

Sovyetler Birliği’nin sahip olduğu cihazlar çok basitti

Ruslar en büyük rakiplerinin gerisinde kaldıklarının farkındaydı. O dönemde sadece çok basit işlemler yapabilen ilkel sayılabilecek analog cihazlara sahiplerdi.

Bilim adamlarının işlerini çok kolaylaştıracak şekilde büyük ölçekli işlemler yapabilecek bilgisayarlara ihtiyaç vardı. Özellikle nükleer silah teknolojisi için büyük ölçekli hesaplamalar gerekiyordu.

{pagebreak::İdeolojiye uygun bilgisayar}

İdeolojiye uygun bilgisayar

Soğuk Savaş dönemindeki Sovyet Rusya’da bilgisayar geliştirmek tehlikeli bir işti. Sağlanan imkanları boşa harcamak ve başarısızlığın sonu çalışma kamplarına gönderilmek olabilirdi.

Sergei Lebedev tüm riskleri göze almıştı

Öte yandan komünistlerin istemediği sonuçlar verebilen bir bilgisayar da sonu kötü olacak eleştirilere neden olabilirdi.

Tüm bu riskleri göze alan Kiev Elektroteknik Enstitüsü’nden Sergei Lebedev, eleştirilerden kurtulmak için de sadece komünist ideolojiye uygun sonuçlar verecek bir bilgisayar geliştireceğini açıklayarak destek toplamıştı.

{pagebreak::Sovyet bilgisayarlarının babası}

Sovyet bilgisayarlarının babası

Sovyet bilgisayar teknolojisinin babası olarak kabul edilen Sergei Lebedev, 1948 yılından itibaren nasıl bir bilgisayar yapacağı konusunda çalışıyordu.

1949’un sonlarına gelindiğinde temel prensipleri kağıda döken Lebedev, 12 adet tasarımcı ve 15 adet teknisyen ile beraber Kiev yakınlarındaki Feofania kasabasındaki terk edilmiş bir manastırda laboratuar kurdular.

Lebedev ve ekibinin ilk bilgisayarı MESM hiç de küçük değildi

İronik bir şekilde “Gizli Laboratuar Numara 1” adı verilen bu merkezde Lebedev ve ekibi ilk bilgisayarları olan MESM adlı cihazı ürettiler. Küçük elektronik sayma makinesinin Rusça karşılığının baş harflerinden oluşan bu kısa isme sahip olan bu yeni cihazda 6000 adet vakumlu tüp bulunuyordu ve kendi güç istasyonuna sahipti.

{pagebreak::MESM ve zorluklar}

MESM ve zorluklar

Sadece 3 kHz hızında çalışan MESM’in performansının o döneme göre bile düşük olduğunu söylemek gerek. Projede çalışan ve hala yaşayan birkaç kişiden biri olan Rostislav Chernjak, 2005 yılında bir radyo ile yaptığı röportajda yaşadıkları zorlukları anlatmıştı.

Lebedev ve ekibi Moskova’nın gözünden uzakta, Kiev’in Feofania kasabasında bir manastırda çalıştılar

MESM adı verilen bilgisayarın çalışmak için yaklaşık 7 kW güce ihtiyaç duyduğunu belirten Chernjak soğutmanın büyük bir sorun olduğunu söylüyordu.

Bunun için cihazın bulunduğu kattaki odanın bir duvarını yıktıklarını belirten Chernjak, daha sonra bunun yetmediğini ve çatıyı sökmek zorunda kaldıklarını açıklamıştı.

{pagebreak::Hata kimde?}

Hata kimde?

Chernjak’ın söylediği önlemler işe yaramış olacak ki, MESM ilk başarılı testini 6 Kasım 1950 tarihinde yaptı. Cihazın doğru çalıştığını anlayabilmek için iki matematikçi çağırıldı. Matematikçilere ve MESM’e aynı problem sunularak, cihazın doğru sonuca ulaşıp ulaşamayacağı anlaşılacaktı.

MESM ilk testini başarıyla geçmişti

Ancak testin sonucunda matematikçilerin elde ettiği ile MESM’in elde ettiği sonuçlar farklı çıkınca Lebedev tüm akşam boyunca hatanın nerede olduğunu anlamaya çalıştı. En sonunda iki matematikçinin de aynı yerde yanlış yaptığı anlaşıldı. MESM ilk testini başarıyla geçmişti.

1951 yılında devlet tarafından resmen kullanılmaya başlanan MESM, doğu bloğunun ilk dijital bilgisayarı olma unvanını elde etmişti.

{pagebreak::Nükleer silah hesapları}

Nükleer silah hesapları

Görev süresi boyunca MESM, devletin çeşitli kollarından birçok araştırmacının karmaşık hesaplarını yaptı. Bunlar arasında en önemlilerini elbette nükleer silahlarla ilgili olanlar oluşturuyordu.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllarda gücün en büyük sembolü nükleer silahlardı ve Stalin en güçlü olmayı kafasına koymuştu.

Daha güçlü silahlar için, daha güçlü bilgisayarlar gerekliydi

Nükleer fizik problemleri günümüzün süper bilgisayarlarını bile zorluyor. 1950′lilerde ise bu hesapları yapmak çok daha zordu. Çok güçlü nükleer silahlar yapabilmek için gereken hesaplamaları gerçekleştirmek için MESM’in kapasitesinin artırılması gerekiyordu.

{pagebreak::Avrupa’nın en hızlısı}

Avrupa’nın en hızlısı

MESM’den sonraki adım BESM serisi modeller oldu. 1953 yılında tamamlanan BESM-1, Avrupa’daki en hızlı bilgisayardı. 39-bit kayar nokta işlemleri yapabilen ve her biri 30 bin kelime kapasiteli dört adet manyetik birime sahip olan BESM-1, döneminin yıldızıydı.

BESM-1, Avrupa’daki en hızlı bilgisayardı

1953 yılında BESM’in dışında Strela adı verilen bir cihaz daha geliştirildi. Moskova Bilgisayarlı Analiz Makineleri Tesisi tarafından geliştirilen Strela tam anlamıyla bir devdi.

300 m2 yer kaplayan cihaz 43-bit ikili kayar nokta işlemi yapabiliyordu. Ancak makinenin güç tüketimi inanılmaz seviyedeydi. Strela’nın sadece CPU’su tek başına 75 kW güç tüketiyordu. Soğutma sistemi ve diğer cihazlar eklenince Strela’nın harcadığı güç 150 kW’ı aşıyordu.

{pagebreak::Strela’yı kim kullanacak?}

Strela’yı kim kullanacak?

Strela modellerinin ilk üyeleri daha çok hedef belirleme ve patlama etkileri ile ilgili hesaplamalarda kullanılıyordu. Yedi tane üretilen Strela modellerinin tümü daha sonra Rusya Bilim Akademisi’ne taşınarak sadece nükleer ve balistik füzelerle ilgili hesaplamalarda kullanılmaya başlandı.

Strela’nın boyutları devasaydı

Bilgisayarların sadece askeri amaçlarla kullanılıyor olması sivil bilim adamlarının önünü tıkıyordu. 1955 yılında kurulan Bilim Akademisi Bilgisayar Merkezi, sivil bilim adamlarının da Strela’larla çalışmasına olanak tanıdı. Ancak nükleer silah araştırmalarının, füze ve uzay araçları ile ilgili çalışmaların başındaki isimler olan Igor Kurchatov ve Sergei Korolev, sivil bilim adamlarının zaman kaybı olduğunu düşünüyordu.

Kozmonot Gregori Grechko anılarında, bilgisayarların gündüz Kurchatov’un adamları, akşamları da Korolev’in adamları tarafından kullanıldığını, sivil bilim adamlarının ise bilgisayarları sadece birkaç dakika kullanabildiğini anlatıyordu.

{pagebreak::Seri üretim BESM-2}

Seri üretim BESM-2

Bu sıralarda Gizli Laboratuar Numara 1′de Lebedev’in ekibi BESM-2′yi tamamlamışlardı. BESM-2, Lebedev’in geliştirdiği ilk seri üretim bilgisayardı. 150 adet üretilen BESM-2′ler Çin’e bile gönderilmişti.

BESM-2 sadece SSBC’de değil müteffik ülkelerde de kullanıldı

1960′lara gelindiğinde Sovyet askeri yetkilileri BESM-2′nin planlama, lojistik ve savaş simülasyonu konusundaki potansiyelini tam olarak kavramıştı.

Ancak her zaman daha fazla güç isteyen hükümet, BESM-2′den çok daha fazla şeyler bekliyordu. Bunun üzerine Lebedev yeniden tasarım masasına oturdu.

{pagebreak::BESM-6 ve IBM ilişkisi}

BESM-6 ve IBM ilişkisi

1967 yılında BESM-6 ile geri dönen Lebedev, bu sefer daha öncekilerinden çok daha ileri seviyede bir bilgisayar üretmişti. 10 MHz hıza ulaşabilen BESM-6, ön bellek kullanılan ilk model olmasının yanı sıra aynı anda 14 farklı işlemi gerçekleştirebiliyordu.

BESM-6 kendinden öncekilerin çok ötesinde bir makineydi

Ancak BESM-6′nın en önemli özelliği, sahip olduğu teknolojilerin büyük kısmının IBM’den çalınmış olmasıydı.

1960′lı yıllarda Sovyet bilim adamlarına batıyla yarışmak yerine, onlar ne yaparsa aynısının kopya edilmesi emredilmişti. Bunun için ise o dönemde herkesin yüreğine korku salan bir kurum görevlendirilmişti: KGB.

{pagebreak::KGB devreye giriyor}

KGB devreye giriyor

1968 yılında, Sovyet bilim adamları KGB’nin yardımları ile IBM’in o dönemdeki en güçlü modeli olan IBM System/360′ın bir benzerini yapmaya başladılar. Bu bilgisayar insanoğlunun Ay’a ilk adım attığı projede kullanılmıştı.

ES EVM adlı bu kopya cihazın hemen hemen her yeri batıdan çalınan bilgilerle yapılmıştı. Cihaz, kısa sürede tüm ülkede askeri üslerde yaygın halde kullanılmaya başlandı.

ES EVM, IBM System/360’ın bir kopyasıydı

Bu dönemden sonra Sovyetler Birliği 1980’lerin ortalarına kadar bilgisayar teknolojilerinin tümünü KGB aracılığıyla batıdan çalmaya devam etti.

{pagebreak::Oyun ortaya çıkıyor}

Oyun ortaya çıkıyor

Sovyetlerin bu araklama operasyonları 1981 yılında ABD ve Fransa’nın düzenlediği ortak bir operasyonla ortaya çıktı. Fransızlar bir KGB ajanını kendi taraflarına çekerek, hangi bilgilerin çalındığını ve nerelerde uygulanıldığını öğrenmeye başladı.

Rusların IBM’den çaldıkları bir diğer bilgisayar olan EV PEVM

KGB’nin birçok devlet dairesine ve bilgisayar şirketine sızdığını öğrenen ABD yetkilileri bunu ortaya çıkarmak yerine çok daha akıllıca bir planı uygulamaya koydular.

Bu plan öyle akıllıcaydı ki bazı uzmanlar bunun Sovyetler Birliği’nin çöküşünü hızlandırdığını iddia ediyor.

{pagebreak::CIA’in sinsi planı}

CIA’in sinsi planı

CIA’in o dönemdeki başkanı olan Bill Casey, KGB’nin çalmaya devam etmesine izin verilmesini fakat çalınacak şeylere zaman içinde ortaya çıkacak hatalar yerleştirilmesini emretti. Böylece, hiçbir şeyden haberi olmayan KGB ajanları hatalı teknolojileri ülkelerine götürmeye başladılar. Bunun dışında sahte bilgiler de sızdırılmaya başlandı.

Ruslara kurulan tuzak sonucunda boru hattı büyük hasar görmüştü

Çalınan teknolojilerle üretilen işlemciler birkaç ay boyunca düzgünce çalıştıktan sonra bir anda sebepsiz yere bozuluyor, Sovyet altyapısını derinden etkiliyordu. Öyle ki, 1980′lerin başlarında Sibirya’da bir petrol boru hattı inşa eden Ruslar, bunun düzenini sağlayacak bilgisayar ve yazılım teknolojisini ABD’den çalmışlardı.

Sonradan ortaya çıkacak hatalarla dolu olan yazılım daha sonra petrol boru hattının infilak etmesine ve dağıtım altyapısının çökmesine neden olmuştu.

{pagebreak::Hırsızlığın bedeli}

Hırsızlığın bedeli

1984 ve 85 yıllarında ABD, bu durumdan vazgeçerek tespit ettiği tüm KGB ajanlarını hapse attırdı. Kendi içinde geliştirilen bilgisayarlara desteği kesip güçsüz kalmalarına yol açan, çalınan teknolojilerle yapılan birçok cihazı ise her an bozulmaya hazır olan Sovyetler Birliği’nin altyapısı çökme noktasına gelmişti.

Sovyetler Birliği 1991 yılında dağıldı

Kendi içinde emin adımlarla ilerleyen bilgisayar teknolojisine yeterli desteği vermeyen ve ABD’nin hızına yetişmek için teknoloji hırsızlığını tercih eden Sovyetler Birliği daha sonra bunun vebalini 1991 yılında dağılarak ödeyecekti.

:: Yakın tarihte yaşanan bu olaylardan çıkarılacak ders sizce nedir?

Matbaacılardan 2 Milyon Dolarlık Yatırım

İngiltere’nin Birmingham şehrinde, 18-25 Mayıs 2010 tarihleri arasında düzenlenen IPEX 2010′a, gösterdikleri ilgi ve yaptıkları yatırımlarla Türk matbaacılar damga vurdu (İnsan Yazıcı İlişkisi).

Dünyanın pek çok yerinden binlerce kişinin katıldığı fuarda, Türkiye’den gelen sektör temsilcileri ofset baskı teknolojilerinden çok dijital baskı teknolojilerine yoğun ilgi gösterdi. Xerox Türkiye, fuar esnasında yaklaşık 2 milyon dolarlık dijital baskı sistemi satışı gerçekleştirdi.

Dijital baskı sektörünün en üst düzey seviyedeki ürünlerinden Xerox iGen4, Xerox’un geçtiğimiz günlerde tanıtımını gerçekleştirdiği Xerox Color 800/1000 tam renkli baskı sistemleri, Xerox Nuvera 288 ve Xerox DocuColor 8002 gibi ürünler öne çıktı.

 

IPEX 2010’a Türkiye’den katılan sektör temsilcilerinin en çok ilgi gösterdiği ürünler, yüksek kapasiteli dijital baskı sistemleri oldu.

 

Üzerinde yaklaşık 400 ayrı teknolojik patent bulunan Xerox iGen4, matbaacılar, yayıncılar, baskı merkezleri, fotoğraf stüdyoları veya doğrudan pazarlama ajansları gibi özellikle baskı işi olan kuruluşlara çok önemli gelir ve yeni iş fırsatları vaad ediyor.

Ofset ve fotoğraf kalitesinde saatte 6.600 sayfa tam renkli baskı hızı sunan Xerox iGen4; 7.0 metre uzunluğunda, 2.30 cm yüksekliğinde dev bir makine (Daha Yeşil Yazdırmak Elinizde).

Xerox’un yüksek kapasiteli ürün ailesine eklediği son ürün olan Xerox Color 800/100 ise, ileri düzey dijital baskı teknolojilerine ihtiyaç duyan, baskı hacmi nispeten daha küçük işletmelerin kullanımı için geliştirildi. Ara renk tonlarını ve ince ayrıntıları mükemmel şekilde basabilen Xerox Color 800/1000, ayrı bir işleme gerek duyulmadan baskı esnasında kısmi ve değişken lak atabiliyor.

:: Baskı teknolojisinde lider kim?

 

Oyun Keyfi Doludizgin Devam Ediyor

En yeni ve hızlı ASUS bileşenlerini içeren özel tasarım ASUS Oyun PC’leri ve dünyanın ilk 3D oyun dizüstü bilgisayarı olan ASUS G51J’lerden oluşan bu oyun standi ile kullanıcılar en çarpıcı oyun deneyiminin keyfini yaşıyorlar (iPad Benzeri Ürünler).

 

Oyun keyfini doya doya yaşamak isteyen herkesi bu etkinliğe davetli.

 

Keyifli oyun oynamanın sıra birbirinden güzel hediyeler kazanabilme şansına sahip olunan bu standın 28 Mayıs Cumartesi gününe özel sürprizi Formula 1 yarışı için 2 kişilik bilet kazanma şansı.

Dünyaca ünlü yarış oyunu Colin McRae DIRT 2 ile en hızlı skoru yapan bir kişi Formula yarışı için 2 kişilik bilet kazanıyor. Ayrıca kendi PC’ni topla standında PC toplayan herkes, küçük ASUS hediyeleri kazanıyor (Asus EeeTop PC ET2010 ile Hepsi Bir Arada).

:: Oyunları 3D gözlük ile oynamak ilginizi çekiyor mu?

South Park Facebook’u Rezil Etti

Sivri dili ve garip animasyon tekniğiyle South Park hem mizahın hem de televizyonluğun değişmez bir parçası haline geldi. Popüler olayları kendi bakış açısıyla yorumlayan dizinin bu sezonki bölümlerinden biri de Facebook ve sosyal ağ kavramanını eleştiriyordu.(Facebook Güvenliği Yarın Basitleşecek)

#video_5176#

 

Sosyal ağlar ne kadar gerekli?

Hayatımızın değişmez bir parçası haline gelen Facebook‘un olumsuz yanlarıyla dalga geçen bu bölüme ait kısa görüntüleri internette mutlaka görmüşsünüzdür.(Facebook Güvenliği Kolaylaştıracak)

Dizinin Türk hayranları tarafından alt yazı eklenen bu bölümün en komik ve can alıcı yerlerini montajlayıp sizin için özel bir video yaptık.(Facebook’a Türk Düzeni Geldi)

İşte South Park‘ın gözüyle Facebook olayı…

:: Dizinin ünlü sosyal ağlayla ilgili yaptığı eleştirilere katılıyor musunuz?

 

Microsoft SideWinder X4 Video İnceleme

Microsoft sadece yazılım işiyle uğraşmıyor. Dünyaca ünlü firma yazılım ürünlerinin haricinde klavye, fare ve buna benzer cihazlar da üretip satmasıyla biliniyor.

Microsoft ve klavye kelimeleri yan yana geldiğinde akla gelen ilk şey ise SideWinder oluyor. Uzun süredir başarılı ürünleriyle bilinen bu serinin en son üyesi olan SideWinder X4 de bu geleneği devam ettiriyor.

Microsoft’un SideWinder serisine eklediği en son ürün olan SideWinder X4′ün neler yapabildiğini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

#video_5175#

{pagebreak::Teknik özellikler}

Teknik özellikler

Microsoft SideWinder X4

Klavye

Arabirim: USB 
Tuş Dizilimi: Q İngilizce
Makro tuşu:  6 adet (3 adet profil)
Renk: Siyah
Alttan ışıklandırma: Var
Multimedya tuşları: Var

Bilgi için: Microsoft Türkiye
Web: http://www.microsoft.com/tr/tr/
Fiyat: 105 TL

:: Microsoft Sidewinder serisi ürünlerden kullandınız mı?

Geleceği Tahmin Edecek Bilgisayar

Avrupa Birliği’nin desteklediği FuturIcT adlı bir girişimdeki bilim adamları dünya üzerindeki tüm hayatı, ekonomik sistemler ve toplumsal yapıları dahil olmak üzere, birebir yansıtacak bir yazılım geliştirmeyi hedefliyorlar.

Bunun için dünyanın en güçlü süper bilgisayarlarını bir arada kullanmayı hedefleyen bilim adamları Living Earth Simulator adını verdikleri bu projeyi, mevcut bazı projeleri birleştirip, üzerine eksik olanları ekleyerek yapmayı planlıyorlar.

Tüm dünyanın simülasyonunu yapmak mümkün mü?

Örneğin, ETH Zurich adlı grubun oluşturduğu ve 7,5 milyon İsviçre vatandaşının trafik aktivitelerini hesaplayan bir uygulama Living Earth Simulator’un parçalarından birini oluşturacak.

Bunun dışında elde edebilecekleri tüm verileri bu projeye aktarmak isteyen bilim adamları, böylece tüm dünyanın yapay bir halini oluşturarak, felaket ve kriz durumlarını önceden tahmin etmeyi hedefliyorlar.

:: Sizce bu projenin başarıya ulaşma ihtimali var mı?

4 Yıl Sonra Her Şey 3D

3D görüntü teknolojisi son dönemin en büyük olaylarından biri. Önce sinema ile hayatımıza adım atan bu teknoloji yavaş yavaş evlerimize de girmeye başladı. Dünyanın önde gelen televizyon üreticileri, 3D görüntü destekli modellerini piyasaya sürüyor. Özellikle Dünya Kupası maçlarının üç boyutlu olarak yayınlanacak olması, bu pazarın büyümesini sağlıyor. (Samsung’un 3D TV modelleri)

3D monitör modelleri yaygınlaşıyor

Öte yandan bilgisayarlar da elbette bu rüzgardan nasibini alıyorlar. NVIDIA’nın geliştirdiği 3D VISION kitleri ile birlikte buna destek veren monitörler de yaygınlaşmaya başladı. Sektörün uzmanları da bilgisayarlarda 3D teknolojisinin önümüzdeki yıllarda büyük bir patlama yapacağını düşünüyor. (ViewSonic 3D monitör inceleme)

Pazar araştırma şirketi Jon Peddie Research’ün yayınladığı rapora göre 3D destekli bilgisayar bileşenleri pazarı 4 yıl içinde 34 milyar $’lık bir büyüklüğe erişecek. 2010 yılında bugüne kadar 1 milyon adetten daha az satılan bu tip bileşenlerin 2014 yılında 75 milyon birime ulaşacağı tahmin ediliyor.

:: 3D görüntü desteği olan bir monitör almayı düşünür müsünüz?

Tom Clancy’s HAWX 2 Galerisi

Uçuş temalı oyunların müdavimleri, Ubisoft‘un HAWX‘ını mutlaka duymuştur. Gayet başarılı olan yapımın devamı şu sıralar geliştirilme aşamasında. Firma, HAWX 2’nin yeni materyallerini yayınladı. Çıkış tarihi henüz belli olmayan oyunun gerçekçi ekran görüntüleri göz dolduruyor. İşte Tom Clancy’s HAWX 2 galerisi!

Bu Uçaklar Çok Gerçekçi

{pagebreak::2}

{pagebreak::2}

{pagebreak::2}

{pagebreak::2}

{pagebreak::2}

{pagebreak::2}

{pagebreak::2}

:: HAWX 2’nin görsellerini beğendiniz mi?

HP 2010 Yılını Değerlendirdi

HP‘nin 3 ayda 1 düzenlediği CIO Forumlarının 10. toplantısıa Perini Navi İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Burak Akgül ve HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar konuşmacı olarak katıldı. Yöneticiler toplantısı kapsamında HP‘nin kaydettiği gelişmeleri, son dönemde açıklanan satın almalar hakkında bilgi verdi.

Toplantıda konuşma yapan yöneticiler HP‘nin geçtiğimiz yıla kıyasla bu yıl oldukça iyi bir gelir elde ettiğinin altını çizdi. Şirketin verilerine göre firma, Kuzey ve Güney Amerika’da gelirimiz yüzde 11 artarak 13,5 milyar dolar seviyesine ulaştı. Gelirimiz Avrupa, Ortadoğu ve Afrika‘da yüzde 11, Asya-Pasifik’te yüzde 19 artarak sırasıyla 11,8 milyar dolar ve 5,5 milyar dolar düzeyine ulaştı.

Arge’ye büyük yatırım yaptılar

Yöneticiler, gelirleriinin döviz kuruna göre düzeltildiğinde Kuzey ve Güney Amerika’da yüzde 9, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da yüzde 7, Asya-Pasifik’te yüzde 10 arttığını bahseti. ABD dışındaki ülkelerden elde ettiğimiz gelirimiz HP’nin toplam gelirinin yüzde 66’sını oluşturdu ve Brezlya, Rusya, Hindistan ve Çin‘den elde ettiğimiz gelir yüzde 25 artarak toplam HP gelirinin yüzde 10’una ulaştığını bahsetti. 

Firma 3Com şirketini satın alarak 2500 kişilik Arge ekibini de bünyelerine kattıklarını belirtti.

:: HP’nin yeni yatırımları sizce firmayı teknoloji pazarında daha güçlü kılacak mı?

Mafia II NVIDIA PhysX Videosu

24 Ağustos’ta PC, PS3 ve X360 için raflarda yer bulacak olan Mafia II‘nin yeni bir trailer’ı yayınlandı. 2K Czech stüdyosu tarafından geliştirilen yapım, uzun zamandır bekleniyordu. İlk kadar sürükleyici bir yapımın hayalini kuran fan’lar, aradıklarını bulacak mı bilinmez fakat teknolojik anlamda gayet başarılı bir oyun geliyor gibi görünüyor. Yayınlanan NVIDIA PhysX trailer’da, Mafia II’nin fizik öğelerini ve grafiklerini görebilirsiniz.

Bu Videoyu Kaçırmayın

#http://trailers-ll.gametrailers.com/gt_vault/5403/t_mafia2_physx.flv#

Mafia II’nin ön incelemesine ulaşmak için tıklayın.

:: Mafia II’nin fizik öğeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

İntihar Etmek Yasak

Foxconn’un Çin’in Shenzen kentindeki fabrikalarında son dönemde yaşanan intihar olaylarının yarattığı yankıları sizlerle paylaşmıştık. Apple iPad, iPhone ve iPod’ların büyük kısmının üretiminin yapıldığı devasa fabrikalarda yaklaşık 400 bin kişi çalışıyor. (Çin’de ölüm fabrikası)

Son dönemde yaşanan olaylardan sonra tepkilerin artması üzerine Foxconn yeni bir önlem daha aldı. Tüm çalışanlarına bir sözleşme imzalatan firma intihar etmeyi yasakladı.

İşte bahsi geçen sözleşme

Sözleşmede işçilerin kendilerine ve başkalarına zarar vermeyeceğini taahhüt etmesi ve kaza dışında intihar ve kendini yaralama gibi durumlarda şirketin bir sorumluluğu olmadığının kabul edilmesi ve bu sebeple dava açılamayacağı maddeleri bulunuyor.

{pagebreak::İntihar etmek nasıl yasaklanır?}

İntihar etmek nasıl yasaklanır?

İntihar etmek nasıl yasaklanabilir diye sorabilirsiniz fakat işçilere imzalatılan bu belgenin intihar olaylarını azaltacağı düşünülüyor. Bunun sebebi ise gayet ilginç. Foxconn daha önce fabrikada kaza geçirip ölenlerin yanı sıra intihar edenlerin de ailelerine yaklaşık 15 bin $’lık bir ödeme yapıyordu.

İnsanların ailesine tazminat ödenmesi için de intihar ettiği belirtiliyor

15 bin $’lık ödeme ayda 150 $ kazanan birinin ailesi için çok büyük bir miktar. Ailesinin durumunu daha iyi hale getirmek için insanların kendisini feda ettiği biliniyor. Foxconn’da yaşanan intihar olaylarının bir kısmının sebebinin bu olduğu belirtiliyor.

İşçilere imzalatılan bu sözleşme ile intihar edenlerin ailesine bir ödeme yapılmayacağı ve bunun için dava açılamayacağı garanti altına alınmış oluyor.

:: Bu sözleşme intihar olaylarını azaltabilir mi?

Portal Ücretsiz Olunca Talep Arttı

Valve‘nin geliştirdiği Portal, The Orange Box‘ın içinden çıkmasına karşın diğer yapımlardan sıyrılıp, ayrı bir fan kitlesi yaratmıştı. Dahice bir oynanış fikriyle karşımıza gelen Portal‘ın gördüğü büyük ilgi sayesinde, Valve’dan devam oyunu beklenmeye başladı. Son yıllarda oyun çıkartmak konusunda bir hayli cimri davranan (Half-Life 2: Episode Three’ye ne oldu?) firma, Portal 2’den bir haber vermese de, ilk oyunu bedava indirime sundu.

Steam üyesi Mac kullanıcıları için download’a açılan yapım, 1,5 milyon kişi tarafından indirildi! Görünen o ki, Portal 2’yi bekleyen epey kullanıcı mevcut.

:: Portal’ı hangi sebepten ötürü beğendiniz?