Bu Şapkayı Takanın Yüzü Gülüyor

Sürekli mutsuz olan ve somurtan bir tanıdığınız varsa, onun yüzünü bu şapka ile güldürebilirsiniz. Ancak bu güldürme yönteminin alışılageldik metodlardan farklı olduğu konusunda sizleri uyarmamız gerek.

Mutluluk şapkası adı verilen bu ürünün ön tarafında yer alan algılayıcılar kullanıcının gülümseyip gülümsemediğini belirliyor. Eğer şapkayı takan kişi gülümsemiyorsa, arka tarafta bulunan bir iğne ufak bir elektrik şoku vererek, kullanıcıyı uyarıyor.

Böylece şapkayı takan kişi sürekli gülümsemek zorunda kalıyor, tabii mutlu olduğunu söylemek pek mümkün olmayabilir.

#y/hapiness-had.flv#

:: Bu şapkayı hediye etmek isteyeceğiniz biri var mı?

İstanbul, Telekom Merkezi Olacak

Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi Türk Telekom’un Invitel International’ı satın almasının ardından Türk Telekom Genel Müdürü Dr. Paul Doany ve Invitel International CEO’su Martin Lea ilk kez konuştu. Orta ve Güneydoğu Avrupa’da 16 ülkede 27 bin kilometrelik optik fiber ağı ile hizmet veren toptan data ve kapasite servis sağlayıcıları arasında yer alan Invitel International’ın hisselerinin yüzde 100’ünü 221 milyon euro karşılığında satın alımına ilişkin anlaşmayı imzalayan Türk Telekom, bu alım için yaklaşık 197 milyon euro ödeyecek.

Anlaşma, Türkiye’nin Orta Doğu ile Avrupa arasında karadan ses ve data köprüsü haline gelmesi açısından önem taşırken, Türk Telekom için Avrupa ve küresel pazara atılan güçlü bir adımı oluşturuyor. Coğrafi bir ”bağlantı merkezi” olma konusunda önemli konumda bulunan Türk Telekom, ”uçtan uca güvenilir hizmetler almaya önem veren” uluslararası data ve genişbant müşterileri ile arasındaki ilişkilerini anlaşma ile güçlendirecek.

Türk Telekom Genel Müdürü Dr. Paul Doany, “Invitel International’ın 16 ülkeyi kapsayan 27 bin kilometrelik optik fiber ağı, Türkiye’nin tıpkı boru hatlarında oldu gibi telekomünikasyon alanında da bulunduğu coğrafi bölgede merkez ülke haline gelmesi ve İstanbul’un gelecek nesil (XaaS) bölgesel hizmetler için potansiyel bir hub olma potansiyelinin güçlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor. İstanbul, bu alanda Frankfurt’a rakip olacak.” dedi.

:: Türk Telekom’un Invitel’i alması hakkında ne düşünüyorsunuz?

WebOS’de Yaprak Dökümü!

Sizlere burada yer alan yazılarımızda Palm’ın HP tarafından satın alınma sürecinden bahsetmiştik. 1.2 Milyar Dolar gibi bir rakam ile gerçekleşen bu satın alma işlemi, tüm dünyada ciddi ses getirmişti. Zira Palm ile Lenovo, Nokia, HTC gibi dev üreticilerin de yakından ilgilendiği biliniyordu. Satın alma sürecinin ardından gerek Palm gerekse HP tarafından yapılan açıklamalarda özellikle WebOS ekibinin aynı şekilde en azından bir süre daha çalışmaya devam edileceği belirtilmişti. Ancak bugün gelen haber, işlerin aslında beklenildiği gibi gitmediğinin önemli bir kanıtı gibi duruyor.

 

Palm’ın mobil kullanıcı arayüzü ekbinin lideri konumundaki Matias Duarte’in artık Palm bünyesinde çalışmayacağı açıklandı. Bu durumu daha da çekici kılan ise söylentilere göre Duarte’in Google ile anlaşmış olması. Android bünyesine geçeceği ve kendi ekibini oluşturarak geniş yetkiler ile görevlendirileceği konuşulan geliştiricinin, Android’e has bir kullanıcı arayüzü oluşturulması üzerinde çalışacağı gelen bilgiler arasında. Konu henüz ne Google ne de geliştiricinin kendisi tarafından doğrulanmış değil. Ancak böyle bir transferin Android’e çok şey katacağı muhakkak.

Dokunmatik ekran arayüzü ve kullanıcı deneyimi üzerine ciddi çalışmaları bulunan Duarte’in, Sidekick ve Helio kullanıcı arayüzleri mevcut WebOS sürümlerinde de kullanılmaya devam ediliyor.

:: WebOS’in kullanıcı arayüzünü beğeniyor musunuz?

Sonic Colours Gün Işığına Çıkıyor

1

SEGA tarafından duyurulan Sonic Colours, 2010 yılı sonunda Nintendo DS™ ve Wii™ için hazır olacak. Sonic Colours’ta olağanüstü bir eğlence parkı Sonic’in ana gezegen çevresinde görülüyor. Söylentilere göre benzersiz renkli enerjiye sahip yabancı bir ırk olan WISP’ler, orada kötü Dr. Eggman tarafından esir tutuluyor.

Sonic, eğlence parkına ulaştıktan sonra WISP’lerin kaçmalarına yardım edebilecek gizemli güçler kullanılabileceğini keşfediyor. Sonic Colours, Wii için hem 3D hem de klasik 2D oyun perspektiflerini birleştirirken, Nintendo DS versiyonu ikili ekran konsolunun tüm avantajlarını kullanıyor.

Sonic Colours’ta Sonic adrenalin dolu süper hızlara yükseliyor ve Sonic oyunlarında daha önce görülmemiş patlamalarla engelleri aşıyor. Sonic Colours’taki her yabancı WISP’in benzersiz “Renk Gücü” var ve bir kere serbest bırakıldığı zaman Sonic, ilham verici gezegenlerden hızlıca geçerken bu güçleri kendine katabiliyor.

Daha fazla bilgi için www.sega.com/soniccolours adresini ziyaret edebilirsiniz.

:: Sonic oyunlarını beğeniyor musunuz?

Genç Türk Dâhileri Ödülle Döndü

Türkiye’nin genç bilim insanları, 9-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında ABD’nin California eyaletinde San Jose kentinde düzenlenen geleneksel Intel Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı’ndan (ISEF) bu yıl dört farklı ödülle döndü. Bu yıl 61.si düzenlenen ISEF’te 59 ülkeden katılan yaklaşık 1600 öğrenciyle karşı mücadele eden gençlerimizin 7 projesinden 3’ü Türkiye’ye ödül getirdi (Hepsinin Yerini Alacak Bağlantı: Light Peak) .

TÜBİTAK Ortaöğretim Öğrencileri Arası Araştırma Projeleri Yarışması’nda derece alarak yarışmaya katılan Ankara Fen Lisesi öğrencisi 18 yaşındaki Bilge Zeren Aksu, “Oksijen Plazmasının Biyolojik Sistemler Üzerindeki Etkileri” başlıklı projesi ile ISEF’te Mühendislik kategorisi Bio-mühendislik alt kategorisinde Plazma Bilimi Koalisyonu (CPS) ve Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) tarafından iki ayrı birincilik ödülüne layık görüldü.

Projesi kapsamında günümüzde uygulanan tedavilerin aksine cilt kanserini sağlıklı hücrelere zarar vermeden daha hızlı yok eden bir plazma bulan Aksu, bu başarısıyla maddi ödülün yanı sıra tüm masrafları CERN tarafından karşılanmak üzere CERN’e bir geziye hak kazandı.

 

Bilge Zeren Aksu, “Oksijen Plazmasının Biyolojik Sistemler Üzerindeki Etkileri” başlıklı projesi ile katıldı.

{pagebreak::2}

INEPO tarafından seçilerek ISEF’e giden 15 yaşındaki İzmir Özel Fatih Fen Lisesi öğrencisi İdil Özdamar, “Yeni Nesil Güneş Pilleri için Üç Bölümden Oluşan Yarıiletken Nanokristallerin Sentezi” adlı projesiyle mühendislik kategorisi termodinamik ve güneş enerjisi alt kategorisinde üçüncülük elde etti.

Çevre dostu düşük toksik etkili ve yüksek verimli güneş pilleri elde etmek için CuInSe2, CuGaSe2, Cu(InGa)Se2 yarıiletken nanokristaller sentezleyen, bu maddelerin elektriksel özellikleri ve test sonuçlarını inceleyen Özdamar, güneş pillerinde kullanılacak en uygun materyalin CuInSe2 olduğunu belirledi, bu maddenin yeni nesil güneş pillerinde umut vaat ettiğini kanıtladı.

 

İdil Özdamar, “Yeni Nesil Güneş Pilleri için Üç Bölümden Oluşan Yarıiletken Nanokristallerin Sentezi” adlı projesiyle katıldı.

{pagebreak::3}

TÜBİTAK Ortaöğretim Öğrencileri Arası Araştırma Projeleri Yarışması’nda derece alarak Türkiye’yi ISEF’te temsil eden 17 yaşındaki Ankara Fen Lisesi öğrencisi Bayram Safa Çiçek de “Barisentrik Koordinatlar ve Uygulamaları” başlıklı projesi ile yarışmadaki en önemli ödüllerden birini kazandı.

Çiçek, Matematik kategorisi geometri alt kategorisinde Büyük Ödül dördüncülüğüne layık görüldü. Çiçek, cebirsel yollardan çözümü uzun ve zor olan soruların Barizantrik Koordinatlar’la kolay yollardan çözülebileceği gerçeğinden hareketle gerçekleştirdiği çalışma ile Barizantrik Koordinatlar yardımıyla bilinen teoremlerin yeni ve kolay ispatlarını yaptı ve üçgen geometrisinde bilinmeyen yeni özellikler elde etti.  

 

Bayram Safa Çiçek,  “Barisentrik Koordinatlar ve Uygulamaları” başlıklı projesi ile yarışmadaki en önemli ödüllerden birini kazandı.

 

ISEF’te ilk üç ABD’den

Dünyanın en büyük üniversite öncesi bilim yarışması olan ISEF’e bu yıl 59 ülkeden toplam 1.611 genç bilim insanı katıldı. Fuarda ödüle layık görülen projelere toplam 4 milyon dolarlık burs ve ödül verildi.

ISEF 2010’da ABD’nin Texas Eyaleti’nden Amy Chyao, kanserli hücreleri öldüren bir ilacı aktive etmek için ışık enerjisi kullanan yeni bir kanser tedavi yöntemi olan fotodinamik terapi için geliştirdiği fotosentez cihazı ile birincilik ödülünü ve Intel kurucusu ve eski CEO’su Gordon E. Moore’un onuruna bu yıl ilk kez verilen Gordon E. Moore Ödülü’nü almaya layık görüldü (10 Yıl Sonra Neler Olacak?).

Vancouver’dan Kevin Ellis çalışırken programları analiz ederek bilgisayar programlarını otomatik olarak hızlandıran, böylece işin birçok mikroişlemciye bölünmesini sağlayan projesi ile ikinci, Beaverton’dan Yale Fan de zorlu bilgiişlem süreçlerinde quantum bilgiişlemin avantajlarını ortaya koyan projesiyle üçüncü oldu.

:: 15 yaşında yaptığınız icaatları bizimle paylaşın.

AMD’den NVIDIA’ya Büyük Çalım

NVIDIA’nın PhysX ve CUDA bölümünün başkan yardımcısı olan Manju Hedge şirketten ayrıldığını açıkladı. Dünyaca ünlü firmaların üst düzey yöneticilerinin işlerini bırakması aslına bakılırsa çok da ender rastlanan bir olay değil, fakat Hedge’nin yeni işi ortalığı karıştırabilir.

NVIDIA’nın her zaman övündüğü PhysX ve CUDA teknolojilerinin en önemli yetkililerinden biri olan Manju Hedge’in yeni işvereni AMD olacak.

Manju Hedge artık AMD için çalışacak

AMD atılım peşinde

Bu geçiş PhysX ve CUDA konusunda belli bir olgunluğa erişen NVIDIA için çok büyük bir kayıp olmayabilir belki fakat AMD için iyi bir transfer gerçekleştirildiği kesin.

Manju Hedge’nin paralel işlemler ve fizik motorları alanında çalışmaya başlayacağı belirtiliyor. Hedge önderliğinde AMD’nin, NVIDIA’nın övündüğü alanlarda büyük atılım yapabileceği söyleniyor.

:: Sizce bu transfer iki şirketi nasıl etkiler?

En İyi Download Manager Yazılımları

Download yaparken hangi yazılımları kullanıyorsunuz? Sizler için bu programların en iyilerini derledik. Öne çıkan özellikleriyle, bu indirme yöneticileri çok işinize yarayacak.

8 Numara: GetGo Download Manager

En çok kullanılan download uygulamalarından biri olan GetGo Download Manager, özellikleriyle dikkat çekiyor. YouTube, Myspace, Facebook, Google Video, MetaCafe, DailyMotion, iFilm/Spike ve Vimeo gibi birçok sitedeki FLV formatındaki videoyu indirebileceğiniz bu yazılımın 4.5.0.576 numaralı sürümü yalnızca 4.39 MB. İndirmek için tıklayın.

{pagebreak::7 Numara: GetRight}

7 Numara: GetRight

Bir zamanların en popüler download yazılımlarından biri olan GetRight, hâlâ en kaliteli yazılımlardan biri. Basit arayüzü ve tarayıcılarla uyumlu çalışması ile GetRight göz dolduruyor. Torrent’lerinizi de indirebileceğiniz bu uygulama, bağlantı kopmalarında ya da elektrik kesilmesi halinde indirmekte olduğunuz dosyayı kurtarabiliyor. Böylelikle baştan değil, kaldığınız yere çok yakın bir noktadan başlıyorsunuz. 4.79 MB boyutundaki GetRight’ı indirmek için tıklayın.

{pagebreak::6 Numara: Free YouTube to MP3 Converter}

6 Numara: Free YouTube to MP3 Converter

Listedeki en sıra dışı yazılımlardan biri Free YouTube to MP3 Converter. Zira bu program standart bir download uygulaması değil, aynı zamanda bir converter. YouTube’da gördüğünüz ve müziklerini beğendiğiniz videoların link’ini programa yapıştırmanız halinde, o dosya bilgisayarınıza MP3 olarak iniyor. Yaklaşık 20 MB boyutundaki programı indirmek için tıklayın.

{pagebreak::5 Numara: YouTube Downloader}

5 Numara: YouTube Downloader

YouTube, Google Video ve Yahoo Video’dan dosya indirebileceğiniz YouTube Downloader’ın da en önemli özelliği convert, yani dosyaları çevirme işlemi yapabilmesi. Yazılım sayesinde iPod, iPhone, PSP, mobil telefon, Windows Media, XVid ve   formatlarına çevirme işlemi yapabilirsiniz.

{pagebreak::4 Numara: Internet Download Manager}

4 Numara: Internet Download Manager

MySpaceTV, YouTube, Google Video gibi sitelerden kolayca download yapma imkanı tanıyan Internet Download Manager, basit arayüzü sayesinde bir hayli popüler. Desktop’ınızın sağ alt köşesinde bir simge şeklinde gözüken bu uygulama, yalnızca Internet Explorer ve Firefox’a uyumlu. Kötü yanı, bilgisayarın açılışından kaldırmaya çalışsanız da, yeniden oradaki yerini alıyor olması. 3.06 MB boyutundaki uygulamayı indirmek için tıklayın.

{pagebreak::3 Numara}

3 Numara: Orbit Downloader

Myspace, YouTube, Imeem, Pandora ve Rapidshare‘den download desteği veren Orbit Downloader, kısa sürede hızla yayıldı. Sosyal medyalardan dosyaları kolaylıkla makinenize indiren yazılım, Internet Explorer, Firefox, Opera, Netscape gibi belli başlı tarayıcılara destek veriyor. Orbit’in bir başka artısı da, benzerlerinden daha kullanışlı ve basit arayüzü. 2.47 MB’lık yazılımı indirmek için tıklayın.

{pagebreak::2 Numara}

2 Numara: Download Accelerator Plus 9.4.0.6

Internet Explorer ve Firefox son derece uyumlu çalışan Download Accelerator Plus’ın en önemli özelliklerinden biri zaman ayarlı download yapabilmesi. Siz programın listesine indirmek istediklerinizi listeledikten sonra, yalnızca belirlediğiniz saat aralıklarında download yapılmasını planlayabiliyorsunuz. Renkli arabirimi sayesinde göze hoş gelen bu uygulamanın Türkçe dil desteği verdiğini de hatırlatalım. Klasik hemen hemen her indirme programının özelliklerine sahip olan 11 MB boyutundaki Download Accelerator Plus’ı indirmek için tıklayın.

{pagebreak::1 Numara}

1 Numara: FlashGet

En popüler download uygulamalarının başında gelen Flashget, sık güncellenerek her türlü yeniliğe kolayca adapte olabiliyor. Bağlantı kesilmelerine karşı dosyayı koruyan yazılım, hızlı download yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Rapidshare desteği sayesinde, şifrenizi bir kere yazılıma girdikten sonra kolaylıkla download yapabiliyorsunuz. Flashgot gibi Firefox eklentileriyle uyumlu çalışan 4.44 MB boyutundaki programı indirmek için tıklayın.

:: En beğendiğiniz download yazılımı hangisi?

Dünyanın En İlginç Aracı

Büyük şehirlerin trafik çilesini çözmenin en iyi yolu bisiklet gibi araçları kullanmak. Ancak günümüzün tembel insanı için otomobil rahatlığı varken bisiklet kullanmak işkenceden farksız.  Japonlar bu konuda ilginç bir buluşa imza attı. Ülkenin tarihi araçlarından biri olan ve bisikletli faytona benzeyen Washi günümüz teknolojisiyle birleşti.

#http://video.shiftdelete.net/y/6ba516088be1406c83c3c3b4324a7adb.flv#

Geçmiş ve gelecek bir arada

Bir girişimci tarafından hayata geçirilen proje 10 bin dolara mal oldu. Aracın yapısı, bambu ve bisiklet direksiyonu gibi geleneksel ürünlere sahip olurken aynı zamanda bir otomobil kadar rahat.

Bisiklet kadar çevik olan cihaz geriye de gidebiliyor. Videoda bu aracın ne kadar pratik ve eğlenceli olduğunu görebilirsiniz. Büyük şehirlerde olmasa daha ufak şehir ve tatil beldeleri içi bu araç aile ulaşımı için müthiş bir çözüm olabilir.

:: Bu aracın yaygınlaşmasını ister miydiniz?

İnternet Güvenliğinde Yeni Dönem

Symantec, VeriSign‘ın Secure Sockets Layer (SSL) Sertifika Hizmetleri, Public Key Infrastructure (PKI) Hizmetleri, VeriSign Trust Hizmetleri ve VeriSign Identitiy Protection (VIP) Authentication Hizmetleri’ni içereren “kimlik ve doğrulama iş birimlerini” bünyesine katmak üzere bir satın alma anlaşması imzaladığını kamuoyuna duyurdu.

Eylül çeyreği içinde kapanması ön görülen anlaşma süreci, düzenleyici onaylar da dahil olmak üzere uygulanagelen kapanış koşullarına tabi olacak. Anlaşma şartları gereğince Symantec, VeriSign Japonya’nın başlıca varlıklarını yaklaşık 1.28 milyar dolar nakit para karşılığında kendi bünyesine katacak.

Firma yeni hizmetleri ürünlerine uyarlayacak

Böylelikle, Symantec, dünyanın herhangi bir yerinden bilgiye kolay ve güvenli şekilde ulaşmak isteyen kişilere, kendi vizyonunu çok daha etkin şekilde aktarabilecek. Bilgi Teknolojilerinde Yeni Bir Vizyona Doğru: Kimlik Tabanlı Güvenlik Bu satın alma aracılığı ile Symantec, bulut bilişim, sosyal ağlar, mobil bilişim, kullanıcı cihazları gibi, hem müşteriler hem de çalışanlar için 5 farklı koruma sistemi geliştirecek.

{pagebreak::Symantec’den 5 noktalı güvenlik}

Symantec’den 5 noktalı güvenlik

 

  • Kimlik güvenliği: Orada olduğunu iddia eden kişi ve sitelerin kimliklerini ispatlamak zorunda kalacaklar.
  • Mobil ve diğer cihazların güvenliği: Mobil ve diğer cihazlar ve onlarda saklı tutulan, transfer edilen bilginin güvenliğinin sağlamak.
  • Bilgi güvenliği: Bilginin olası kayıplara, saldırılara, hırsızlık vakalarına ve yanlış kullanımlara karşı korunması ve veri kurtarma fonksiyonalitesinin etkin bir şekilde oluşutrmak.

  • Bağlam ve içerik: Kişilerin, hem kişisel hem de profesyonel yaşamlarında, ulaşmaları gereken bilgi içeriğine erişimlerini sağlamak.
  • Bulut Güvenliği: Hem genel hem özel bulutlarda gerçekleşen bilgi ve uygulama aktarımlarının güvenli şekilde yürütmeyi hedefliyor

:: VeriSign hizmetlerinden hiç faydalanız mı? Sizce bu yatırım günlük internet hayatınızı nasıl etkileyecek?

Çin’de Ölüm Fabrikası

Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin’deki işçilerin çalışma şartları hakkında sıkça kötü şeyler duyulur. Karın tokluğuna saatlerce çalıştırılan insanların işçi değil de birer köle olduğuna dair yorumlar yapılır.

Bunların ne kadarının doğru, ne kadarının abartı olduğunu tam olarak kestirmek güç olsa da, yaşanan son olaylar insanların kafasında bazı cevaplar oluşmasını sağlamış olabilir.

Foxconn’un tüm fabrikalarında yaklaşık 800 bin kişinin çalıştığı belirtiliyor

Dünyanın en büyük elektronik cihaz üreticilerinden Foxconn’un, Çin’in Shenzen şehrinde yer alan devasa fabrikalarında çalışanlardan son bir yıl içerisinde 9, son iki ay içerisinde ise 2 kişinin intihar etmesi, bir anda tüm dünyanın gözünü buraya çevirdi. (iPhone 4G yüzünden intihar eden Foxconn çalışanı)

{pagebreak::Çalışma şartları korkunç}

Çalışma şartları korkunç

Yaklaşık 400 bin kişinin çalıştığı bildirilen Foxconn’un Shenzen fabrikalarındaki çalışma şartları, Çin’in önde gelen haber sitelerinden Southern Weekend’in yaptığı bir araştırma ile ortaya çıkmıştı. Geçtiğimiz Nisan ayında site tarafından görevlendirilen bir kişi fabrikada işe girmiş ve işçilerin çalışma şartları hakkında bir rapor hazırlamıştı.

Zorunlu fazla mesai saatleri yasalarla belirtilenin üzerinde

Raporda yer alan şeyler ise gerçekten ürkütücü. Foxconn fabrikalarında işe girmek isteyen kişilere ayda 60 ile 100 saat arasında fazla mesai yapacağına dair bir sözleşme imzalatıldığı belirtiliyor. Bu süre, yasalarla belirlenen 36 saatten çok daha fazla.

Ayrıca 900 yuanlık (yaklaşık 208 TL) maaşın şirketin dünya pazarındaki yeri ile kıyaslandığında çok düşük kaldığı da söyleniyor.

{pagebreak::İşe girmek çok kolay}

İşe girmek çok kolay

Southern Weekend muhabirinin hazırladığı rapora göre Foxconn fabrikalarında işe girmek de gayet basit.

Tüm fabrikalarında yaklaşık 800 bin kişinin çalıştığı belirtilen Foxconn’un son üç ay içinde 150 bin kişinin işten ayrılmasıyla çok zor duruma düştüğü ve işe alım standartlarını iyice düşürdüğü söyleniyor.

İşe girmek için yaşıyor olmak yeterli

Buna göre, önceden işe girmek için orta okul mezunu olunması gereken fabrikalara artık sadece kimliğinizi gösterip girebiliyorsunuz. Yani Foxconn fabrikalarında çalışabilmeniz için yaşıyor olmanız yeterli.

{pagebreak::İş ortakları rahatsız}

İş ortakları rahatsız

Foxconn hakkında çıkan bu haberlerden sonra, firma ile çalışan dev şirketler de rahatsızlıklarını dile getirmeye başladılar.

Foxconn ile çalışan en büyük şirketlerden Dell ve Apple, fabrikalarda çalışanların şartlarının iyileştirilmesi gerektiği yönünde açıklamalar yaptılar.

Yaşanan intihar olayları üzerine Foxconn karşıtı gösteriler düzenlendi

Foxconn, içlerinde HP, Nokia, Dell ve Apple’ın da yer aldığı en büyük teknoloji firmalarının ürünlerini üretiyor. Bu konuda dünyanın en büyük isimlerinden biri olan Foxconn ayrıca kendi markası altında çeşitli ürünler de piyasaya sürüyor.

{pagebreak::Foxconn fabrikasında gezi}

Foxconn fabrikasında gezi

Bir anda tüm dünyanın gözlerinin üzerine çevrilmesi üzerine, Foxconn yetkilileri kendilerini temize çıkarmak için büyük bir basın toplantısı düzenleyerek Shenzen fabrikalarında bir gezi düzenlediler.

Foxconn CEO’su Terry Gou’nun katılımcıları bizzat gezdirdiği fabrikalarda çalışma ortamının iyi olduğu ve imkanların da çok geniş olduğu vurgulanmaya çalışıldı. Hatta Terry Gou işçilerin kullanabileceği yüzme havuzunu bile gösterdi.

Fabrikada çalışan 400 bin işçiden ikisi havuzda yüzüyor

Foxconn’un çalışanlarına destek olmak için elinden gelen her şeyi yaptığını belirten Gou, şirket bünyesinde 70 adet psikiyatrist ve 100 adet gönüllü işçinin psikolojik destek için çalıştığını söyledi.

{pagebreak::Çin standartları}

Çin standartları

Basın toplantısında bir açıklama yapan Foxconn üst düzey yöneticilerinden Tang Wenying, Foxconn fabrikalarının yaşanan tüm olaylara rağmen, çalışma şartları açısından Çin’in en iyilerinden olduğunu söyledi.

Foxconn CEO’su Terry Guo intihar olayları için özür diledi fakat olayların sorumluluğunun tamamını üstlenmedi

Wenying’in söylediği doğruysa, Çin’de bulunan adı bilinmeyen binlerce fabrika ve atölyede çalışanların, nasıl bir ortamda olduklarını hayal etmek bile zor olabilir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre Çin’de işçiler arasındaki intihar oranı 100 binde 14. Bu da dünya genelinin epey üzerinde bir oran olarak göze çarpıyor.

:: Sizce Çin’de fabrikalarda çalışanlar içşi mi köle mi?

Yüksek Lisans Sınavına Neden Giriyoruz?

Yenibiris.com, üyeleri arasında düzenlediği bir anket ile çarpıcı bir gerçeği ortaya çıkardı. 10 bin 114 kişinin katıldığı ankete göre Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavı‘na (ALES) girme nedenlerinin en başında iş bulamamaktan dolayı zamanın boş geçmemesi isteği geliyor.

Yüksek lisans (ALES) sınavına neden girdiniz?” sorusuna yüzde 27 oranında “İş bulamadım, zaman boşa gitmesin diye” yanıtı verildi (LYS İçin ÖSYM Çözümü).

İkinci sırada yüzde 21’lik bir kesim “Daha iyi bir iş bulmak için” sınava girdiğini belirtirken “Okulda kalmak için sınava girdim” diyenler %18,5’te kaldı. “Eğitimini gördüğüm alanın dışında bir dalda kariyer yapmak için” diye cevap verenler ise %17,5’lik bir oranla dördüncü sırada yer aldı. Askerlikten dolayı ALES’e girdiğini söyleyenlerin oranı %9 olurken, işinde zam almak/terfi etmek amacını taşıyanlar % 7’yi oluşturdu.

 

ALES’e başvuranların dörtte biri “İş bulamadım, zaman boşa gitmesin” diye düşünüyor.

 

Temel amacı akademik kariyer olmakla birlikte yüksek lisans, son yıllarda iş hayatında daha iyi bir konuma gelebilmek, daha iyi şartlarda çalışmak veya kariyerine bambaşka bir alanda devam etmek gibi sebeplerle giderek daha fazla kişinin tercih ettiği bir eğitim olarak karşımıza çıkıyor.

Çalışanlarının bu eğitimi almasını maddi olarak destekleyen, hatta mesai saatlerinde bunun için izin veren şirketlerin sayısında da artış sözkonusu. Ancak geçtiğimiz haftalarda yapılan sınava girme nedeninin başında, “iş ararken zaman boşa gitmesin” düşüncesinin gelmesi çarpıcı bir gerçeği gösteriyor (LYS’ye Başvuranlara Büyük Şok!..).

Özellikle iş arama süresi uzadığında, “madem evde oturuyorum bari yüksek lisans yapayım, özgeçmişimi de kuvvetlendirmiş olurum” düşüncesi ile kişiler ALES Sınavı’na yöneliyor.

:: SDN Soruyor. Yüksek lisans sınavına neden girdiniz?