Volkan Patladı Skype Coştu

İzlanda‘daki yanardağın neden olduğu kül bulutu Avrupa hava sahasını etkileyip geçtiğimiz hafta boyunca uçuşların iptal edilmesine, milyonlarca kişinin havaalanlarında ve gitmiş oldukları şehirlerde mahsur kalmasına yol açtı. Ancak bu durum havayollarının zarar etmesine neden olurken, internet sektörünün yükselmesini sağladı.

Ailesine ulaşamayan soluğu internet’te aldı

Skype’in yayınladığı bir araştırmaya göre, uçuşları iptal olan kişiler yanlarına gidemedikleri kişilere internetteki sohbet programlarıyla ulaştılar. Firmanın raporuna göre, uçağı iptal olduğu için havalanı ya da otellerde mahsur kalan kişiler WİFİ bağlantı noktalarına büyük ilgi gösterdi.

Bu 5 gün içerisinde sırf Skype‘den 20 milyon dakikalık görüşme yapıldığı belirtiliyor. Bahsi geçen süre zarfında ise,  Ay‘a yaklaşık olarak 2000 kez gidip gelmeye veya Londra‘dan New York‘a 2.5 milyon uçuş yapmak mümkün.

:: Bu tarz bir durumu yaşasanız sizde aynı şeyi yapar mıydınız?


HP Sanallaştırmanın Önemini Anlattı

HP düzenlediği basın toplantısıyla, BT departmanları için giderke önem kazanan sanallaştırma ve depolama hizmetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Firmanın açıklamasına göre sanallaştırmanın şirketlere en büyük avantajı tasarruf ve iş akışının hızlanması konusunda olacak.

HP’nin saptamalarına göre şirketler işgücünün yüzde 80‘inini iş geliştirme, teknik destek ve yeniden yapılandırma gibi faaliyetlere harcıyor. Firmanın toplantıda altını çizdiği nokta ise, sanallaştırma sayesinde bu iş gücünün yüzde 20’lere kadar düşürülebileceği.

HP’nin sunduğu sanallaştırma çözümünün en önemli özelliklerinden biri de mevcut veri merkezlerine uygulanması. HP bir veri merkezindeki farklı markalara ait farklı donanımları ve hatta farklı yazılımları tek bir sanallaştırma çatısı altında birleştiriyor.

Maaliyetini kısa sürede karşılıyor

Böylece, örneğin farklı şehirlerde ayrı veri merkezleri kurmak gerektiğinde müşteri kendisi için en avantajlı markayı seçebiliyor, ancak farklı veri merkezlerini bir arada kullanmak için ayrı bir yazılım satın almasına gerek kalmıyor. HP farklı sistemlerin tek noktadan yönetilerek operasyonel maliyetlerin azaltıldığı bu çözümü Tümleşik Altyapılar olarak adlandırıyor.

Sanallaştırma genişleme potansiyeli olan büyük ölçekli fiziksel mimarilerin yerine sanal ve modüler olarak birleştirilen birçok küçük donanımı destekliyor (örneğin 30 işlemcili bir sunucu yerine tek işlemcili 30 sunucu). HP’nin modüler Blade sunucuları ile firmalar sistemlerini sadece ihtiyaçları kadar genişleterek ilk yatırım maliyetlerini azaltabiliyor.

Dijital veri yükünün 18 ayda ikiye katlandığı ve büyük bir işletmenin yılda 10 petabaytlık veri artışıyla mücadele etmesi gerektiği dünyamızda sistemlerin ucuz parçalarla modüler olarak genişletilebilmesi işletmelere büyük ekonomik avantaj sağlıyor.

:: İş yerinizde hangi depoloma ve sanallaştırma çözümünü kullanıyorsunuz?

 

Türk Telekom’dan Basın Açıklaması

İnternet ortamında, Türk Telekom’un “TT Sesli Mesaj” ve “11811 Bilinmeyen Numaralar” gibi ürün ve hizmetleri ile ilgili olarak karalama amacı ile hazırlanmış, asılsız e-posta mesajlarının dolaştığı tespit edilmiştir. Türk Telekom söz konusu e-postaları kasıtlı olarak yayanlar, çeşitli sitelerinde yer verenler ile ilgili yasal süreçleri başlatmıştır. 

Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi Türk Telekom, iletişim hizmetlerini tüm müşterilerine her yöne en avantajlı ve ucuz fiyatlarla sunmaktadır. Sadece 2009 yılında 2.5 milyar TL konsolide yatırım yapan, Türkiye’nin 81 ilinde 30 bine yakın istihdam sağlayan bir şirket olarak, ürün ve hizmetlerimiz hakkında müşterilerimizin doğru bilgilenmelerini amaçlamaktayız. Bu açıdan ürün ve hizmetlerimiz hakkında gerçekleri yansıtmayan, karalama amaçlı e-posta mesajlarına itibar edilmemesi büyük önem taşımaktadır.

Türk Telekom grubunun geniş bir yelpazede sunduğu bireysel ve kurumsal hizmetleri hakkında detaylı bilgiye 444 1 444 Müşteri Hizmetleri Servisi, 0 800 314 44 44 TT Sesli Mesaj Yardım Masası ve www.turktelekom.com.tr web sitesinden ulaşmak mümkündür.

Saygılarımızla,
Türk Telekomünikasyon A.Ş.

:: Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın

 

Apple iPhone’da Google Android Çalıştırdılar

Apple iPhone telefonlarına Jailbreak ve Unlock yazılımları yazan Dev-team’in bir üyesi olan Planetbeing, iPhone 3G telefonuna Android işletim sistemini kurmayı başardı. Planetbeing, sadece Android kurmakla yetinmedi, Google’in işletim sistemini bu telefonda çalışır hale getirdi (Dördüncü Nesil iPhone Yakalandı!).

2008 yılında Linux Kernel 2.6 sürümünü iPhona’a kuran bu Hacker, Android işletim sistemi iPhone telefonunun videosunu internet’de yayınladı.

 

#http://video.shiftdelete.net/y/edc51b7ab9b7fc31a839d086fb108167.flv#

 

Burada ilginç olan bu telefonda sadece Android işletim sisteminin olmaması. Planetbeing, kendi telefonuna Dual Boot işlemini uyguladı. Yani telefon hem Android hem de iPhone’un kendi işletim sistemi ile açılıyor.

Planetbeing, müzik dinleyebiliyor, telefon açabiliyor ve internet’te gezinebiliyor. Fakat Android’in tüm fonksiyonlarını iPhone’da çalıştıramıyor. Hacker’in söylediklerine göre Android işletim sistemi, şimdilik sadece iPhone 3G cihazlarında çalışıyor (Porno İsteyen Android’e Geçsin).

:: iPhone’da farklı işletim sistemleri denemek ister miydiniz?

Facebook ve Microsoft’un Docs Projesi

Facebook ve Microsoft, sosyal ağ sitesinin kullanıcılarının Office 2010′un online versiyonu kullanarak belgeler oluşturup paylaşabileceği yeni bir site üzerinde anlaşma sağladılar.

Facebook for Docs adı verilen bu uygulama, Facebook’un San Fransisco’da düzenlediği F8 adlı konferansta CEO Mark Zuckerberg tarafından açıklandı. Microsoft’un geliştirdiği bu uygulama henüz beta aşamasında olsa da hali hazırda kullanılabiliyor.

Uygulama henüz beta aşamasında

Docs.com

Facebook kullanıcı adı ve şifresiyle girebileceğiniz Docs.com ile Office 2010 ile oluşturduğunuz belgeleri çok basit bir şekilde arkadaşlarınızla paylaşabiliyorsunuz.

Microsoft ve Facebook’un bu ortak çalışmasının Google’ın benzer hizmetlerine rakip olması bekleniyor. Microsoft ve Facebook’un ortak çalışması olan Docs’u buraya tıklayarak deneyebilirsiniz.

:: Bu yeni oluşum Google Docs’a rakip olabilir mi?

Acronis, Felaketten Kurtarıyor

Bu yıl 17.si düzenlenen ve açılışı Ulaştırma Bakanı Sn. Binali Yıldırım tarafından yapılan, Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri’ne destekleyici sponsor olarak katılan Acronis, burada katılımcılara en yeni ve en üstün sanal makine yedekleme teknolojilerini tanıttı (Şifrelerinizi Telefonunuzda Saklayın).

Acronis Backup & Recovery 10 Advanced Server Virtual Edition adlı ürün, sanal ortamdaki sunucu ya da bilgisayarların yedeklerinin (backup) çok kolay ve esnek bir şekilde alması ve gerekirse başka makinelere aktarılmasını sağlaması ile ilgi çekti.

Alınan yedekler, Acronis Backup & Recovery 10 ürünleri sayesinde rahatlıkla sanal makineden başka bir sanal makineye (örneğin, Hyper-V’den Vmware’e), fizikselden sanala, sanaldan fiziksele ya da fizikselden fiziksele aktarılabiliyor olması ve bu yedeklerle kolayca veri kurtarma (recovery) işlemi yapılabiliyor olması ilgi ile izlendi.

 

Acronis, felaketten kurtarma çözümleriyle dikkatleri üzerine çekti.

 

Katılımcılara tanıtılan bir diğer ürün olan Acronis Universal Restore. Universal Restore adı verilen teknolojisi ile varolan bir Acronis imaj dosyası çok rahat bir şekilde başka bir donanıma geri yüklenebildi (Nero’ya Ücretsiz Rakip).

Firma standında yaptığı bu teknolojiye yönelik test çalışmalarıyla katılımcıların yoğun ilgisini çekti. Kurumlar çok önemli görevlerde kullandıkları sunucuları risklerini azaltabilme anlamında ürüne ve testlere çok ilgi gösterdiler.

:: Acronis’in hangi ürününü tanıyorsunuz?

Tüm Gerçekleriyle SAR Dosyası!

Teknolojinin hızla mobilleştiği şu günlerde olabildiğine bağımsız cihazlar, radyo dalgalarını kullanarak tüm iletişim ihtiyaçlarını görmeye çalışıyor. Kabloların kalkması özgürlük anlamında pozitif bir etki ancak radyo sinyallerine daha fazla ihtiyaç duyulması, vücudun radyasyon emilim oranını paralele bir şekilde artırıyor. Hâl böyle olunca teknoloji, insan sağlığına karşı önemli bir tehdit unsuru haline geliyor.

Mobil cihazların özellikle baz istasyonları ile iletişimi esnasında açığa çıkan radyo dalgası enerjisinin bir kısmı vücudumuz tarafından da absorbe edilir. SAR olarak adlandırılan da, bu enerji miktarının ölçü birimini ifade eder. (SAR: Spesific Absorbation Rate) SAR değeri çoğunlukla W / kg şeklinde ifade edilmektedir. Daha açıklayıcı bir ifadeyle doku başına emilen radyasyon oranını gösterir.

{pagebreak::SAR Değerinin Yasal Sınırları Ne Olmalı?}

SAR Değerinin Yasal Sınırları Ne Olmalı?

SAR değeri konusunda tıp dünyasında varılmış kesin bir sonuç olmamakla birlikte 0,08 W / kg değerin sağlık için olumsuz bir sonuç teşkil etmeyeceği konusu yaygın bir görüştür. Yasal sınırlara baktığımızda ise bu rakamın kat kat üstünde değerlerin makul kabul edildiğini görüyoruz. Amerika’da 1.6 W / kg olan üst sınır Avrupa’da 2 W / kg ile sınırlanmış. Avrupa Birliği Standartları gereği ülkemizde de bu sınır yasalar çerçevesine 2 W / kg.

Ancak konunun uzmanları yaptıkları açıklamalarda 2 W / kg değerinin çok uç bir limit olduğunu ve satın alınacak yeni bir telefonun 1 W/ kg’nin altında olmasına dikkat çekiyor. Ülkemizdeki pazarda etkin rol oynayan birçok markanın zaten bu değerlerin altında cihazları kullanıcılara sundukları görülürken özellikle “Çin Malı” diye tabir edilen çift hatlı telefonların 2 W / kg’ın da üstüne çıktığı görülüyor. Bilhassa yurda kaçak yollarla girmiş ve üzerine bandrolü bulunmayan cihazlarda bu durum sıkça gözleniyor.

{pagebreak::SAR’ın Zararlı Etkilerinden Korunma Yolları – 1}

SAR’ın Zararlı Etkilerinden Korunma Yolları – 1

Öncelikle alacağınız telefonda SAR değerine bakmakta fayda var. Özellikle çocuklarda bu etkilerin daha fazla gözlendiği biliniyor. Bu nedenle çocuğunuza aldığınız cihazlarda bu değerlere daha da fazla önem vermenizde fayda var.


Uzun görüşmelerde kulaklık kullanmak oldukça faydalı.

Telefonların SAR değeri sürekli sabit değildir. Fabrika verileri cihaz için tüm şartlar uygun olduğu takdirde yaydığı radyasyon oranını kullanıcılar ile paylaşır. Bu nedenle göz ardı edilmemesi gereken bir takım hususlar mevcut. Öncelikle telefonunuzun şebekeden uzaklaştıkça daha fazla enerji sarf ettiğini ve daha yüksek SAR değerlerine ulaştığını unutmayın. Bu yüzden şebeke sinyallerinin düşük olarak telefonunuza ulaştığı bir yerdeyseniz kulaklık kullanmaya özen gösterin.

{pagebreak::SAR’ın Zararlı Etkilerinden Korunma Yolları – 2}

SAR’ın Zararlı Etkilerinden Korunma Yolları – 2

Bir başka detay da cihazın etkin anlarında yaydığı SAR değerlerindeki farklılık. Özellikle telefon ilk çaldığı anlarda, konuşma esnasındaki değerlerin neredeyse iki katına çıkar. Bu yüzden arama esnasında telefon çalarken telefonu hemen kulağa götürmek yerine karşın tarafın açmasını beklemek faydalı olacaktır.


Radyasyon özellikle çocukları daha fazla etkiliyor.

Kapalı telefon sıfır SAR değeri yayacaktır diye bir kural olamaz. Telefonların bataryası takılı olduğu durumlarda da dinlenebildiğini muhakkak duymuşsunuzdur. Bu durum bir şehir efsanesi değil. Telefonlar yeterli enerjiye sahip oldukları tüm durumlarda baz istasyonuna belirli periyotlarda sinyal gönderir. Bu sinyal de kıyasla daha düşük olsa da radyasyon yaymaya devam eder. Bu yüzden kapalı dahi olsa telefonu yatarken başucunuza koymamanızda fayda var.

:: Telefon alırken SAR değerine dikkat ediyor musunuz?

YouTube Hitler’i Kovdu

YouTube‘u sürekli ziyaret edenler site kullanıcılarının özel bir eğlence anlayışı olduğunu bilir. Bazı şeyleri protesto etmek ya da insanlara şaka yapmak için, üyeler özel videolar hazırlar. İşte bu video çeşitlerinden birinde Hitler’in Çöküşü filminin en etkileyici sahnelerinden biri bulunuyordu.

Adolf Hitler‘in kurmaylarına sakin sakin bir şey anlatırken, bir anda sinirlenip onları azarladığı bu video başarısız oyun ya da filmleri protesto etmek için kullanılıyordu. Almanca olan bu klibe kullanıcılar istedikleri gibi altyazı ekleyip, olayı mizahi hale getiriyordu.(En İyi Video Siteleri)


Hitler’i sinirlendirip olayları protesto etme dönemi bitti

Diktatör mizahın silahı olmuştu

Ancak, video sitesi YouTube, geçtiğimiz gün beklenmedik bir kararla artık sitenin simgelerinden biri haline gelen Hitler parodilerini sansürleme yoluna gitti. Site üzerinden bu tarz bir parodi izlemeye çalışan kullanıcıların karşısına sadece siyah bir ekran çıkıyor.(YouTube Yeni Bir Yıldız Doğurdu)

Bir süre sonra ise bu siyah ekranda filmin yapımcısı Constantin Film AG isteği üzerine videonun yasaklandığını açıklayan bir yazı beliriyor. YouTube’un bu yasağı koyma nedeni ise filmin yapımcısına telif hakkı ödememek istemesinden kaynaklanıyor. 

:: Bu parodi videolarını beğeniyor muydunuz? Sizce YouTube simgelerinden birini mi kaybetti?

 

Adım Adım Time Adjuster

Dizi ve filmler için alt yazı bulmak bazen tam anlamıyla dert oluyor. Zira bulduğunuz alt yazı, görüntüye tam oturmayıp, birkaç saniye hatta dakikalık fark ile ekrana gelebiliyor. Peki bu sorunun çok basit bir çözümü olduğunu biliyor muydunuz? Bu adresten indirebileceğiniz Time Adjuster 3.1 ile bu problemin kolaylıkla üstesinden gelebilirsiniz.

Adım 1: Kurulum Ve Çalıştırma

Time Adjuster 3.1’in yaklaşık 1 MB’lık setup dosyasını indirdikten sonra kolayca kurabilirsiniz. Hatta sadece “Next”e tıklarsanız bile birkaç saniye içinde yazılım çalışmaya hazır hale geliyor. İlk açılışta ekran gelen Tip of the Day seçeneği sayesinde, yazılımın kullanımıyla ilgili detaylara ulaşabiliyorsunuz.

{pagebreak::Adım 2: Kullanım}

Adım 2: Kullanım

Elinizde, video dosyanız ile senkronu tutmayan bir alt yazı dosyanız varsa, yapmanız gereken şu: Öncelikle video dosyanızdaki ilk konuşmanın başladığı anı, media player’ınızın saatine bakarak bir yere not alın. Ardından videonun sonundaki konuşmanın saat ve dakikasını da bir yere kaydedin. Bu iki veri az sonra işinize yarayacak.

Time Adjuster 3.1’i açın. Sol üst kısımdan File‘a, oradan da Open‘a tıklayarak, problemli olan alt yazı dosyasını seçin. Ekrana “Source File” başlığında bir pencere geliyor. İçeriğinde alt yazıları ve zamanlamalarını görebilirsiniz. Burada yapmanız gereken, ilk konuşma repliğine mouse’un sağ tuşuyla tıklayıp, açılan menüde Synchronize‘ı seçmek.

{pagebreak::Adım 3: Alt Yazıyı Senkronize Etmek}

Adım 3: Alt Yazıyı Senkronize Etmek

Ekrana gelen “Synchronizing text with video…” penceresinde, alt yazı dosyasının iki parçaya bölünmüş olarak karşınıza çıkıyor. İlk %50’lik bölümün ilk repliğini seçip, hemen sağ tarafta yer alan “hh:mm:ss“, yani saat, dakika ve saniye seçeneklerini aktif edin. Buradaki verilere, ikinci adımın başında kaydettiğiniz ilk veriyi, yani ilk konuşmanın yapıldığı anı girmeniz gerekiyor. Örneğin üçüncü dakikanın yirminci saniyesi ise, değerler şu şekilde olmalı: 00|03|20.

Son olarak, alttaki kutucuğa geçip (Yani alt yazının ikinci yarısı), buradaki son repliği seçmeniz gerekiyor. Yine ikinci adımda kaydettiğiniz son konuşmanın anını, hemen sağ taraftaki kutucuğa girerek aşağıda yer alan “OK” butonuna basarsanız, yeniden senkronlanmış bir alt yazı dosyası oluşturuluyor. Öncekinin hemen yanında yer alan bu dosya penceresine tıklayıp, “Save As“i seçerseniz, hem farklı bir adla, hem de farklı formatta yeni alt yazı dosyanızı kullanabilirsiniz.

{pagebreak::Adım 4: Alt Yazıyı Kullanmak}

Adım 4: Alt Yazıyı Kullanmak

Bu aşamada video dosyanız ile alt yazınızı beraber kullanmanız gerekiyor. Hemen hemen her video oynatıcıya bu iki dosyayı sürükleyip bıraktığınızda otomatik olarak eş zamanlı açılıyor olmalarına karşın, böyle bir destek sağlamayan bir oynatıcıya denk gelirseniz, yapmanız gereken yine de basit.


Örnek olarak Gom Player’da alt yazı dosyasını Subtitle Explorer seçeneği üzerinden ekrana taşıyorsunuz

Video oynatıcı yazılımınızın menülerinden “Open“a tıklayıp video dosyasını açın. Ardından da alt yazı dosyanızı, yine player’ın menülerinde yer alan Subtitle başlığı altından açarak, çalıştırın. Böylelikle alt yazı eşliğinde videonuz aktif olacaktır.

:: Alt yazılarınızda senkron kayması yaşadığınızda bu problemi nasıl çözüyorsunuz?

iPad Sahipleri Denizlere Açılacak

Discovery Channel desteğiyle, aynı adlı televizyon programından esinlenilerek hazırlanan Deadliest Catch oyununun ilk videosu yayınlandı. Denizlere açıldığımız yapımda, zorlu doğa şartlarıyla mücadele ediyoruz. Yengeç avlayarak para kazandığımız oyunda, yakıttan yanımıza alacağımız elemanlara kadar birçok konuda para harcamamız gerekiyor…

Zorlu Doğa Şartları

#http://trailers-ll.gametrailers.com/gt_vault/13074/t_deadliestcatch_debut.flv#

Apple Store‘dan satışa sunulan yapım, ilk etapta iPhone ve iPod Touch kullanıcıları için satışa sunulmuş olsa da, Deadliest Catch, iPad‘e de uyumlu olarak hazırlanmış.

:: Discovery Channel’da yayınlanan Deadliest Catch’i izliyor musunuz?

Hepsiburada’dan Al Kapıda Öde

Türkiye’nin en hızlı ve en güvenilir e-alışveriş sitesi hepsiburada.com, müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda yeni işbirlikleri hayata geçirerek onların hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor (İndirimleri Sosyal Ağlardan Takip Edin).

Bugüne kadar üyelerine EFT/Havale, kredi kartı, telefon, CepBank ve Canlimiti ile ödeme seçenekleri sunan hepsiburada.com, Yurtiçi Kargo ile yaptığı işbirliği sayesinde artık ‘kapıda ödeme’ kolaylığı sağlıyor.

Hayata geçirilen yeni hizmet kapsamında, hepsiburada.com üyeleri 100 TL ile 5.000 TL arası alışverişlerini kapıda nakit olarak ödeme şansına kavuşuyor. Bu sayede üyeler ödemelerini, sipariş ettikleri ürününün teslimatı gerçekleştiği zaman yapabiliyor.

#video_5136#

Kapıda ödeme 10. gününde…

  • Şu anda kapıda ödeme ile gelen sipariş oranı toplam siparişin yüzde 6’sını oluşturuyor,
  • Sipariş veren müşterilerin yüzde 50’si yeni üye ve hepsiburada.com’dan ilk siparişini verdi,
  • Uygulamayı ağırlıkla üniversite öğrencileri, emekliler, ev hanımları tercih ediyor,
  • Kapıda ödemeyi kullanan müşterilerin yüzde 50’si erkek, yüzde 50’si kadın ve site genelindeki tüm alternatif ödeme seçeneklerinde kadınlar ilk defa bu kadar yüksek bir orana sahip,
  • Kadınlar; sağlık güzellik, spor, anne bebek çocuk ve mutfak ürünlerini tercih ederken, erkekler; bilgisayar, spor, otomobil, fotoğraf, kamera ve bahçe kategorisindeki ürünleri satın alıyor. Bu da gösteriyor ki; erkekler, kadınlara oranla daha pahalı ürünler satın alıyor,
  • 20 yaş altı erkeklerin oranı 20 yaş altı kadınların 2 katı,
  • Kadınlarda ağırlıkla 27 – 30 yaş arası müşteriler sipariş veriyor. Bu kitle aynı zamanda toplamın 35‘ini oluşturuyor,
  • Erkeklerde ise toplamın yüzde 35‘ine denk gelen 28 – 32 yaş arası müşteriler sipariş veriyor.

:: Kredi kartı ile internet’de alışveriş yapıyor musunuz? Bu yeni servis hakkında ne düşünüyorsunuz?