Electro World, Navigasyonu Destekliyor

Ülkemizde yeni yeni keşfedilen ve hızla yükselen pazarlardan biri de Navigasyon. GPS verilerini alarak size yol tarif eden cihazlar, artık daha fazla iş yapabiliyorlar. Bu çözümlerin teknoloji tutkunlarına daha yakından tanıtılması için elini taşın altına koyan Electro World, bu teknoloji ve ülkemizdeki durumla ilgili son verileri paylaştı.

Videoyu İzleyin

#video_5112#

Electro World Türkiye Ülke Müdürü Bahadır Özbek ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, Electro World‘den son haberleri ve Navigasyon pazarı ile ilgili detayları izleyeceksiniz.

{pagebreak::Navigasyon Olmadan Olmaz}

Günlük Hayatımızın Yeni Parçası: Navigasyon

3 sene önce çok az kimse tarafından bilinen navigasyon cihazları, bugün binlerce kişinin gündelik hayatında önemli bir yere sahip.

Ülkemizde de bu bilincin oluşması için çalışmalar yapan markalardan biri olan Electro World, tıpkı dijital çerçeveler ve harici sabit disklerde yaptığı gibi etkili tanıtım çalışmalarına imza atıyor.

Ülkemize geç girmesine rağmen, artan bir ivme ile kendisine müşteri bulan bu cihazların sayısının 2012 yılında 60 milyon kullanıcısının olması tahmin edilirken, cep telefonundaki navigasyon çözümlerinin de dahil edilmesi durumunda bu rakamın 200 milyona ulaşacağı öngörülüyor.

Bu rakamlar analiz edildiğinde, 2006’daki rakamlara göre 2012’ye kadar sektörde 3 kat büyüme bekleniyor.

{pagebreak::Garmin GPS Cihazları}

Yeni Lider: Garmin

Dünyada ve Avrupa’da uzun süredir liderliği elinde tutan TomTom‘un karşısında artık Garmin gibi çok güçlü bir marka var. Aslına bakılırsa navigasyon çözümleri üreten 100’e yakın marka bulunuyor ve bu markaların neredeyse tamamı uzak doğulu.

TomTom ve Garmin’in ardından üçüncü sırayı ise Mio alıyor.

Amerika’da bu sistemleri kullanan kişilerin sayısı belli bir doygunluğa ulaşmışken ülkemizde henüz bu cihazlarla tanışmayan ok sayıda tüketici mevcut. Bu çözümlerin daha cazip hale gelmesi için sadece uydudan alınan bilgilerin kullanıcıya gösterilmesi yetmiyor.

Bununla beraber; sesli yönlendirmeler, en ekonomik yolun da bu cihazlar üzerinden tarif edilmesi, gidilecek yol üzerindeki trafik bilgilerinin verilmesi, teknoloji tutkunlarının epey ilgisini çekecek gibi görünüyor.

Daha Fazlası Var

Ülkemizde heyecanla beklenen bu yeni servisler içerisinde trafik durumu ön plana bulunuyor. Trafik bilgisi bu cihazlara iki şekilde iletiliyor.

Birisi belediyeler tarafından sunulacak olan radyo sinyalleri, diğeri ise cep telefonu operatörleri tarafından sim kartlar üzerinden sunulacak olan veriler.

Navigasyon cihazlarının satış rakamları, bu cihazların nasıl büyüdüğünü de açıkça ortaya koyuyor. 2008’de 9.900 adet satılırken 2009’da bu rakam 47.000’e ulaştı. 2010 beklentisi ise 90.000 civarında.

Tüketici elektroniği zincir mağazası Electro World‘de 24 farklı navigasyon cihazı bulmak ve bu cihazlar hakkında uzmanlardan bilgi almak mümkün.

:: Navigasyon cihazları kullanıyor musunuz?
Deneyimlerinizi forumda paylaşmak için tıklayın.

Sık Kullandıklarınızı Bir Araya Toplayın

0

Ekranınızda tamamen size ait ufak bir alan oluşturup, içerisini çeşitli kısayollar ile doldurabileceğiniz Mouse Extender tamamen ücretsiz ve ufak bir yazılım.

Bu program ile internet adreslerini bile sekmeler altında toplayıp, istediğiniz an istediğiniz sitelere veya dökümanlara ulaşabilirsiniz.

Sürükle-bırak mantığı ile çalışan Mouse Extender‘da bilgisayarı kapatma veya uyku moduna alma ikonlarını bile alanınıza sürükleyebilirsiniz.

:: Yazılımı indirmek için tıklayın.

:: Yazılım hakkındaki sorunlarınızı SDN forumlarında cevaplıyoruz.

Bilgi için: Codeplex

İnternette Saklanmak Çok mu Zor?

3

Güvenlik güçlerine yardımcı olmak üzere yapılan ihbarlar için farklı yollar mevcut. Telefon, posta, şahsi müracaat gibi seçeneklerin yanı sıra internet de bu iletişim için sunulan imkanlar arasında.

Hemen hemen her polis aracının üzerinde de görebileceğiniz 155@iem.gov.tr adresi, bu işler için ayrılmış durumda. Şu sıralar gündemi meşgul eden silah yüklü kamyonun ihbarının e-posta adresi üzerinden ihbar edilmesi üzerine söylenenler ise bu konuda ulusal basının aslında ne kadar bilinçsiz olduğunu da ortaya koyuyor.

Bu yazıda, ilk görülen IP adresinin her şey olmadığını açıklamaya çalışacağız.

E-postadan IP Adresi Nasıl Bulunur?

Size gelen bir e-postanın, nereden geldiğini görmeniz çok kolay. Hatta en çok kullanılan e-posta servislerinden biri olan Gmail’de bunun nasıl yapıldığını anlatalım;

 

  • Size gelen e-postayı açın.
  • Sağ üst tarafta yer alan aşağıya dönük ok işaretine tıklayın.
  • Açılan menüden “Show Original” seçeneğine tıklayın.
  • Yeni açılan sayfada, IP adresi de dahil tüm detayları göreceksiniz.

Bu işlemlerin bir benzerini Outlook gibi e-posta istemcilerinde de yapabiliyorsunuz.

Bu kaynakta da görebileceğiniz gibi, size gönderilen bu e-postanın hangi sunucudan, hangi IP üzerinden geldiğini görmeniz mümkün.

{pagebreak::IP Adresinden Yer Tespiti}

IP Üzerinden Adres Nasıl Bulunur?

Size gönderilen bu e-postadan elde ettiğiniz IP adresini takip etmeniz mümkün. Bunun nasıl yapıldığını kendi IP adresiniz üzerinden yola çıkarak açıklayalım.

Yaptığımız ilk denemede bu servis,
Sakarya’da olduğumuzu görebildi.

Kendi IP adresinizi öğrenmek için yapmanız gereken çok basit.

  • whatismyip.com adresine girin.
  • Açılan sayfadaki IP adresini kopyalayın.
  • ipaddresslocation.org adresine girin.

Karşınızda bu IP adresinin hangi internet servis sağlayıcısı tarafından hangi şehirde verildiğini görmeniz mümkün.

Elde edilen IP numarasının size kesin ve net sonuç verdiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Şimdi de bunun nedenlerini sıralayalım.

{pagebreak::İzi Silmek Mümkün}

Proxy ile Kandırmak Mümkün


Yüzlerce ücretsiz vekil sunucu (proxy) adresi

Takip edilmek istemeyen bir kullanıcı, bunu rahatlıkla yapabilir veya bulunmasını çok zor hale getirebilir. Akla gelen ilk saklanma yöntemi Proxy, yani vekil sunucu kullanmak. Bu, iletişimi başka bir yer üzerinden gerçekleştirmek anlamına geliyor.

proxy4free.com/page1.html adresinde görebileceğiniz sayısız Proxy sunucusu, bu hizmet için hazırda bekliyor. Bu sayfalarda listelenen bir ülkeden vekil sunucu seçerek işlem yaptığınızda, teknik uzmanların sizi Meksika‘da veya Japonya’da zannetmeleri çok kolay.

Ulaştıkları yerin bir Proxy servisi olduğunu anladıklarında ise işler daha da karmaşık hale geliyor ve bu servisten hizmet alan kişilerin bilgisi isteniyor. Bu da servisi sağlayan kişi veya kurumun insafına kalmış demektir.

{pagebreak::Geçici Adresler}

Geçici E-posta Adresleri

İz bırakmadan e-posta göndermenin bir diğer yolu da ömrü çok kısa olan e-posta hizmetlerinden faydalanmak. 10minutemail.com gibi bir servis, ömrü sadece 10 dakika olan bir e-posta adresi açıyor.

Bu hizmetin açılma nedeni ise istenmeyen mesajları (spam) engellemek. Diyelim ki bir forumdaki içeriğe ulaşmak için sizden üyelik isteniyor ve adresinizi de onlarla paylaşmak istemiyorsunuz.

Bu durumda 10 dakikalık e-posta servisinden faydalanarak kendinize geçici bir adres alıyorsunuz, bu adresi foruma veriyorsunuz, içeriğe ulaşıyorsunuz ve 10 dakika sonra bu e-posta hesabı ölüyor.

Böylece spam yapacak kişiler de hüsrana uğramış oluyor. Bu amaçlar için oldukça güzel bir servis gibi görünse de, izinin sürülmesini istemeyen kişiler, bu hizmetleri kötüye kullanabiliyorlar.

{pagebreak::Diğer Yollar}

Bir diğer Yol: Uzaktan Erişim

İz belli etmek istemeyen kişiler için bir diğer seçenek de uzaktan erişim. Bir hosting şirketinden alınan sunucuya uzaktan erişerek tüm işlemlerinizi o sunucuda gerçekleştirebilirsiniz.

Sizi bulmak isteyenlerin önce sunucuya, sonra sunucudaki kayıtlara ve o kayıtlardan sonra da size ulaşması gerekiyor.

Ele Geçirilen Bilgisayarlar

İz bırakmak istemeyen kullanıcılar, eğer biraz daha deneyim sahibi ise o zaman hacking yaparak da işlemlerini gerçekleştirebiliyorlar. Güvenlik açığı olan bilinçsiz kullanıcıların bilgisayarlarına erişim sağlayan hacker’lar, işlemleri bu bilgisayar üzerinden yapabiliyorlar ve daha sonra da iz bırakmadan yok olabiliyorlar. Tüm suç, hiç haberi olmayan kullanıcıya kalabiliyor.

İzin sürülmesini güçleştiren birçok nedeni saydık. Bu nedenler arasına bir de altyapı sahibi kurumun ne kadar iyi işlediğini eklemek gerekiyor. Ülkemizde bu hizmeti Türk Telekom yapıyor. Her ne kadar IP adreslerimizin hangi şehirlere ait olduğu bilgisi doğru olarak verilmese de bu kayıtlar çok daha detaylı verilerle Türk Telekom‘da saklanıyor.

Emniyet yetkililerinden aldığımız bilgiye göre, bulunmak istenen bir IP adresinin güvenlik güçlerine ulaşmasından en fazla yarım saat sonra ilgili IP adresine fiziksel olarak ulaşım sağlanılıyor.

Sonuç

Tüm bu bilgilerden sonra özetlemek gerekirse; internette yaptığımız her işlem bir şekilde kayıt ediliyor. Bu verilere ulaşmak, bazen mümkün iken bazen de imkansız hale gelebiliyor. En net verilere internet servis sağlayıcılarının ulaşabildiğini, bu sağlayıcılar dışında sizlere sunulan bilgilerin kesin olmadığını belirtelim.

:: İnternet üzerinden izlendiğinizi düşünüyor musunuz?

Yerine Bakarak Servet Yaptı

Ocak ayının başından Haziran ayına kadar sağlık sorunları sebebiyle Apple’dan izin alan Steve Jobs bu süre zarfında yerine Tim Cook‘un geçeceğini açıklamıştı.

Apple’da bir CEO gibi çalıştığı bu 6 aylık sürecin sonunda yönetici Tim Cook’a oldukça yüklü bir miktarda ikramiye verildi.

Hem maaşında yapılan artış hem de şirketin hisselerinden verilen paylarla bu ikramiye toplamda 5 milyon dolara çıktı.

6 aylık CEO görevinden karı 5 milyon dolar olan Tim Cook‘un Steve Jobs’un yokluğunu aratmadığı ve oldukça başarılı işlere imza attığı bildirildi.

:: 6 aylık geçici görev için bu kadar ikramiye sizce fazla mı?

Mozilla, Kullanıcılarını Zorluyor

Açık kaynak kodlu web tarayıcısı Firefox‘un 3.6 sürümü çıktığından bu yana yaklaşık 2 ay geçti. Bu süre zarfında bu son sürüm 100 milyondan fazla indirme sayısına ulaştı. Ancak Mozilla‘nın istatistiklerine göre tüm Firefox kullanıcıları henüz 3.6’ya terfi etmiş durumda değil.

Hala 3.0 ve 3.5 sürümlerini kullananlar için Mozilla, uyarı pencerelerini daha sık olarak aktifleştirmeye başladı. Bir süre tarayıcı açık olarak bekleyince yeniden görünen uyarı pencereleri eski sürümleri kullananları 3.6’ya geçmeleri için adeta zorluyor.

:: Siz en son sürümü indirdiniz mi? Yoksa uyarı pencereleri ile boğuşuyor musunuz?

Fotoğraflarınızı iPhone ile Etiketleyin!

Bol bol fotoğraf çeken ve sıkı bir iPhone kullanıcısıysanız, tam size göre bir uygulama geliştirildi. Galarina tarafından geliştirilen uygulamanın adı GeoLogTag.

Dijital fotoğraf makineniz ile iPhone arasında senkronizasyon sağladıktan sonra, fotoğraf makineniz ile çektiğiniz fotoğrafları iPhone üzerinden etiketleyebilmenizi sağlayan uygulama, aynı zamanda bu fotoğrafların log’larını, yani raporlarını da tutabiliyor.

Çektiğiniz fotoğrafları ayrıca Flickr gibi fotoğraf paylaşım sitelerine de yükleyebiliyorsunuz.

Uygulama açıldığında, en altta bulunan iki tuş aracılığıyla uygulamayı kullanabiliyorsunuz. Soldaki tuş GeoLog, sağdaki tuş ise GeoTag. Uygulamayı kullanmak bu kadar basit. Uygulama ayrıca iPhone’un batarya ömrü ile de senkronlu çalışarak, kullanıcıya batarya hakkında çeşitli bilgiler sunuyor.

4.99 Amerikan Dolarından satışa sunulan uygulama iTunes Mağazası üzerinden satın alınabilir.

:: GeoLogTag ilginizi çekti mi?

Playstation Move’dan Komik Talep

Sony, PS3’ün elini Nintendo Wii ve Xbox 360 Natal Projesine karşı güçlendirmek için, Playstation Move’u yarattı. Move, Wii’nin sistemine benziyor ama sesleri de algılayabiliyor. Yani, arkadaşlarınıza veya karakterinize sesle kontrol edebiliyorsunuz.

 

Şimdi işin eğlenceli kısmına geliyoruz: Bu kadar yetenekli bir sistem, Sony PS3’ten sadece 1 MB bellek talep ediyor. Sony PS3’ün belleğinin 256 MB olduğunu düşünülürse, olayın ilginçliği ortaya çıkıyor. Bize de Sony’i, yüksek teknoloji-az talep dengesini tutturduğu için kutlamak kalıyor.

:: 100 dolardan ucuza satılacak PS Move’u satın alacak mısınız?

iPad’in İlk 6 Saati Nasıl Geçecek?

Apple artık kolları sıvadı ve 3 Nisan‘ı beklemeye koyuldu. Dün de sizlere söylediğimiz gibi Apple 3 Nisan’da iPad’i resmi olarak piyasaya sürecek. Ürün için ön sipariş almaya da başlayan firma, iPad ile ilgili büyük umutlar besliyor.

iPad’in piyasaya çıktıktan sonraki ilk 6 saatinde satış rekorları kırmasını bekleyen Apple, bu süreç boyunca tam 54 Milyon Dolar gelir elde etmeyi planlıyor. Teknoloji uzmanları, Apple’ın planlarının tutmaması için bir sebep göremiyor zira Apple, iPad’in pazarlamasını da hayli iyi yaptı.

:: iPad’in 6 saat içerisinde 54 Milyon Dolarlık gelir elde edeceğini düşünüyor musunuz?

Cep Telefonları, Bilgisayarları Sollayacak

Cep telefonu pazarı oldukça ilginç ve heyecan verici bir pazar. Bilgisayar sistemleri küçülüp daha çok mobilite kazanırken, cep telefonları gün geçtikçe akıllanıyor.

Ekranları büyüyor, PC sistemlerinde kullanılan işlemciler entegre ediliyor ve bazı ürünler bir PC sisteminden farklı çalışmıyor. Bu da ister istemez cep telefonlarının satışını inanılmaz derecede artırıyor (En İyi Kameralı Telefonlar).

 

Dünya üzerinde 6.8 milyar insan yaşıyor. 2010 yılında 5 Milyar cep telefonu sözleşmesinin olacağı tahmin ediliyor.

 

2009’un dünyada satılan cep telefonu rakamlarına baktığımızda 1.211 milyar satış rakamı ile cep telefonu pazarını %0.9 küçüldüğünü söylemek mümkün.

2009 yılı cep telefonu üreticileri için bir hayli zor geçti. Senenin ilk iki çeyreği satışlardaki gerileme iyi sinyaller vermiyordu. Fakat 2009’un son çeyreğinde % 8.32’lük artış (340 Milyon adet) büyük umutlar vadediyor.Öyle ki, 2010 yılı için büyümenin %10’u geçmeyeceği fakat mutlaka bir artışın olacağı söyleniyor.

2008 yılında 1.222 milyar ürün satılmıştı. Gartner, 2009 yılında %0.67’lik bir gerileme ön görmüştü. Fakat küresel ekonomik kriz bu sayıyı %0.92’ye yükseltti. Esasında bu sayı daha da artabilirdi. Fakat artık akıllı telefonların rağbet görmesi ve özellikle giriş seviyesi telefonlarının birçok fonksiyona sahip olması pazarı tetikledi.

 

{pagebreak:: Cep Telefonları PC Sistemlerini Geçecek}

 

2009 yılının Ekim ve Aralık aylarına baktığımızda, 53.8 milyon akıllı telefon, yani Smartphone ürün satıldı. Akıllı telefonların 2009 satış rakamı 172.4 milyon adet. Satılan akıllı telefonların çoğu, Apple ve Blackberry daha doğrusu RIM markalarını taşıyordu.

Apple ve RIM cep telefonu pazarında %14.4 ile %19.9’luk bir paya sahip. Nokia, Motorola ve Sony Ericsson‘un buna karşın 2009 yılını pek iyi kapatamadıkları bir gerçek.

Cep telefonu satışında 1 numara olan Nokia, genelde 441 milyon ürün sattı. Bu epey büyük bir rakam. Fakat geçen sene ile kıyasladığımızda %2.2’lik bir düşüş söz konusu.

Motorola’da da durum pek farklı değil. Motorola’nın cep telefondaki %8.7’lik payı, 4.8’e düştü. Sony Ericsson’da %7.6’dan %4.5’e düştü (Apple’dan İlginç Patent Başvurusu).

Peki 2010 yılında ne olacak? Araştırmacılara göre donanım entegrasyonundan çok, hizmet ve servis sunan üreticiler kazanacak. Uygulamalar ve işletim sistemleri, pazarı belirleyecek.

 

Araştırmacıların tahminlerine göre 2013 yılında internete en çok telefonla girilecek.

 

Önümüzdeki üç yıl içinde 1.78 milyar adet bilgisayar eklenecek. 2013’de ise cep telefonlarında 1.82 milyar adetlik bir artış olacak. Yani 2013 yılında cep telefonların satışı bilgisayarları geçecek.

Buna esasında şaşırmamak gerekir. Çünkü insanlar bankacılık işlemlerini cep telefonları üzerinden yapmaya başladı. Bu da ister istemez cep telefonlarının satışını artıracak.

Araştırmacıların tahminlerine göre 2013 yılında internete en çok telefonla girilecek. Web siteleri ister istemez bir değişime uğrayacak. Site sahipleri mobil çözümler sunmaya mecbur kalacak. 2014 yılında 3 milyar insanın cep telefonuyla bankacılık işlemlerini yapacağı tahmin ediliyor.

{pagebreak:: 5 Milyar Adet Cep Telefonu}

Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ITU (International Telecommunication Union), 2009 yılında 4.6 milyar olan cep telefonu sözleşmesinin bu sene toplam 5 milyar adet cep telefonu sözleşmesine çıkacağı tahmin ediyor.

Bu bir hayli ilgi çekici bir tahmin. Çünkü aynı kurum, dünya üzerinde 6.8 milyar insanın olduğunu söylüyor.

Yapılan araştırmalarda, dünya üzerinde hakim olan ekonomik krize rağmen telekomünikasyon alanında yatırımların devam edeceği, herhangi bir kısıtlamanın olmayacağı ortaya çıktı.

Geçen ay Barcelona’da gerçekleşen Mobile World kongresinde (MWC) konuşan ITU Genel Sekreteri Hamadoun Toure, 2010 yılında servis ve hizmetlerin artacağını ve bu sayede de daha çok kişinin cep telefonu kullanacağını ve internete gireceğine emin olduğunu söyledi (Palm’dan Büyük Hamle).

 

ITU’nun tahminine göre, geçen sene 600 milyon olan yeni mobil sözleşme sayısı bu sene 1 milyarı bulacak.

 

Gelişmekte olan ülkelerde cep telefonu gün geçtikçe daha büyük önem kazanıyor. İnsanlar mobil ödeme ve sağlık sistemleriyle tanıştı. En basit cep telefonu insanın hayatını önemli derecede değiştirebiliyor.

Çok basit bir SMS mesajı kişilerin doktorlarla olan randevusunu hatırlattığı gibi, bazı hastalıklarla nasıl önlem alabilecekleri veya ilaçlarının nasıl alınması gerektiğini anlatabiliyor.

Cep telefonu ile yapacağınız iki işlem ile tüm faturalarınızı, vergilerinizi ve cezalarınızı yatırabiliyorsunuz. Ödemelerin gecikmesi tarihe karışıyor.

İşte bu özellik zaman kazandırdığı gibi tasarruf da sağlıyor. En önemlisi ise insanın hayatını önemli derecede olumlu bir şekilde değiştirmesi.

:: Konu ile ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşın?

Bu Ajan Kişisel Verileri Çalıyor

ESET’in gelişmiş raporlama ve takip sistemi ThreatSense.Net analizlerine göre hazırlanan, bilgisayarlara yönelik Şubat ayı Dünya Tehdit Raporu’nda ilginç bir yükseliş dikkat çekiyor.

Bilgisayarlara bulaşarak veri çalan Win32/Agent (ajan) adlı zararlı yazılım, gerek dünyada gerek Türkiye’de hızla yayılarak en büyük tehditler arasına girdi (Motorcuları Hedef Alan Solucan).

 

Kişisel Bilgilerle İlgileniyor

Hassas bilgileri açığa vuran “Win32/Agent” adlı bulaşıcı uygulama, internet üzerinden kullanıcının haberi bile olmadan bilgisayara bulaşıyor. ESET bu zararlı yazılımı, PC veri hırsızı kategorisinde değerlendiriyor.

Win32/Agent etiketi birçok taşıyıcıdan yararlanarak yayılan geniş bir yelpazedeki zararlıları tanımlıyor. Bu grubun üyeleri belli başlı davranış biçimleri ve önemli kullanıcı bilgilerini uzaktaki saldırgana yönlendirebilmeleri ile ayırt edilebiliyorlar.

Avrupa’da şimdiden %4 ile ilk üç arasında yer alan bu yazılım, dünyaya bakıldığı %3,57 ile en büyük dördüncü tehdite yükselmiş durumda.

 

ESET ThreatSense.Net raporlarına göre Türkiye’deki bilgisayar tehditleri. (Şubat 2010)

 

Durum Türkiye açısından da hayli riskli görünüyor. Win32/Agent, Türkiye’de %8.51 ile en büyük ikinci tehdit pozisyonunda (En Tehlikeli Virüs Hangisi ?).

Avrupa’da Durum

Bazı Avrupa ülkelerine bakıldığında Win32/Agent’ın Avusturya’nın (%4,54) birinci tehdidi durumunda olduğu görülyor. Bazı başka ülkelerde ise oranlar şöyle: Macaristan (%3,70), Polonya (%2,84), İsveç (%2,39), Danimarka (%4,16).

:: Bu ajan ile tanışma fırsatınız oldu mu?

Sony, Değişim için Düğmeye Bastı – VİDEO

0

Sony Eurasia A.Ş. Genel Müdürü Mohsen Noohi ve Sony Eurasia A.Ş. BRAVIA TV Ürün Müdürü Ersin Kösoğlu‘nun katılımıyla düzenlenen “Geleceğe Hoşgeldiniz” temalı toplantı ile gerçekleştirildi. Sony‘nin ev eğlencesi deneyimini yeniden tanımlayan tasarım ve teknolojilerinin yanı sıra gelecek hedefleri de paylaşıldı.

Hangi TV’yi Alalım? Yoksa Bekleyelim mi? İşte Cevabı!

ShiftDelete.Net izleyicilerine özel olarak konuşan Sony Eurasia A.Ş. BRAVIA TV Ürün Müdürü Ersin Kösoğlu, hem yeni ürünler hem de Sony’nin bize nasıl bir gelecek hazırladığını ilginç bilgilerle birlikte aşağıdaki videoda açıkladı. Mutlaka izleyin.

#video_5111#

{pagebreak::Türkiye Umut Veriyor}

Türkiye, Umut Veriyor


Sony Eurasia A.Ş. Genel Müdürü Mohsen Noohi

Son iki yıldır hem dünyayı hem de Türkiye‘yi derinden etkileyen krize rağmen, özellikle Türkiye pazarında son derece başarılı bir dönem geçirdiklerini vurgulayan Sony Eurasia A.Ş. Genel Müdürü Mohsen Noohi, “Türkiye, Sony için büyüyen pazarlar arasında en önemlisi. Biz de Sony olarak, her geçen gün bu ülkede etkinliğimizi daha da artırıyoruz. Yeni ürün kategorileri sunarak, pazarı canlandırmanın yanı sıra tüketicilere de farklı deneyimler yaşatıyoruz. Yeni Bravia TV serimiz, 2010’da tüketicilerimizle buluşturmayı hedeflediğimiz yeniliklerin sadece ilki” diye konuştu.

{pagebreak::Ev Eğlencesinin Geleceği}

Ev Eğlencesinin Geleceği


Sony Eurasia A.Ş. BRAVIA TV Ürün Müdürü Ersin Kösoğlu

Bravia TV 2010 serisinin, şimdiye kadarki TV izleme şeklini değiştirerek, tüketicileri, inanılmaz bir 3D yolculuğuna, online bir eğlence dünyasına, sinematik bir ekranın güzelliğinin keyfini çıkarmaya davet ettiğini belirten Sony Eurasia A.Ş. BRAVIA TV Ürün Müdürü Ersin Kösoğlu, “Yeni Bravia TV serisi, şimdiye kadar yarattığımız en ilginç ev eğlence deneyimini sunuyor. Full HD 3D gibi şaşırtıcı yeni teknolojileri, yenilikçi Monolithic Design konseptimizle yaratılan etkileyici tasarım ve online içerik dünyasına kolay erişimle birleştiriyoruz. Yeni Bravia TV serisi, oturma odalarını, ev eğlencesinin merkezi haline getiriyor” dedi.

{pagebreak::Yeni Özellikler}

İnternete Bağlanan Televizyonlar

BRAVIA Internet TV ile İnternet’ten yayın hizmetlerine erişimi kolaylaştırıyor. İnternete kablosuz bağlanarak, Dailymotion gibi sitelerden doğrudan tam ekran video akışı sağlanabiliyor. BRAVIA İnternet Araçları ile TV‘ye çevrimiçi uygulamalar da yüklenip, Twitter, Flickr, Facebook ve diğer pek çok sevilen sosyal medya ağları rahatlıkla takip edilebiliyor.

Kategorilere ayrılmış olan online servislere, Sony’nin ödüllü XrossMediaBar (XMB) TV menüsünden hızla erişilebiliyor. Bravia TV sahipleri, sadece bir düğmeye basarak, işaretlediği favori videoları sevdikleriyle de paylaşabiliyor.

Sinema, Oturma Odasında

Yeni Bravia TV, Full HD 3D ile yarattığı mükemmel görüntü kalitesine ek olarak, sinema ekranının güzelliğini ve detaylarını da doğrudan oturma odalarına getiriyor.

Sahip olduğu Image Blur Reduction (görüntü bulanıklığını azaltma) ve Advanced Motionflow 200 Hz PRO teknolojisi sayesinde son derece düzgün, gerçekçi ve akıcı hareketli görüntüler elde ediliyor.

Üstelik bu mükemmelliği, klasik 50 Hz’lik TV’lerden dört kat daha fazla performansla sağlıyor. TV’deki görüntülere gerçek sinema görüntüsü hissi vermek için ise yine Sony’ye ait olan yenilikçi LED arka aydınlatma teknolojisini kullanıyor.

:: Hangi TV markasına daha çok güveniyorsunuz?