Facebook, Kod Yazarak Çevreyi Koruyor

Evvela üniversiteler arası iletişim sağlamak için geliştirilen ve şimdi dünyanın en popüler sosyal ağlarından biri olan Facebook’un 30.000 server’ı bulunuyor. Kullanılan bu cihazların yaydığı karbondioksit gazı miktarı ise astronomik.

Eğer Facebook, PHP kullandığı server’larında C++ diline geçerse, 30.000 makinenin yerini sadece 7.500 cihaz alacak. Dolayısıyla server’lar nedeniyle yayılan 49.000 ton karbondioksit gazının salınmasının da önüne geçilecek. Şu sıralar Facebook programcıları, bu uygulamayı hayata geçirmeyi düşünüyor.

:: Facebook’un bu uygulamasını destekliyor musunuz?

İşte Google’ın Androidlisinin Tüm Detayları

Google ile lider akıllı telefon üreticilerinden HTC firmasının ortak çalışmasının bir ürünü olan Androidli Nexus One ile ilgili olarak her geçen gün yeni bir iddia ortaya atılıyor. 2010 Ocak ayının ilk günlerinde ortaya çıkması beklenen cihazın, 5 Ocak’ta bazı merkezlerde satışa çıkmış olacağı da yaygın bir kanı olarak dikkat çekiyor. Üst düzey şirket çalışanlarına test için gönderildiği iddia edilen cihazların özellikleri de kısmen sızdırılmış durumda. Google’ın ısrarlı suskunluğuna karşın ortaya çıkan detaylar şu şekilde:

– 119 x 59.8 x 11.5mm boyutlar ve 130g ağırlık

3.7 inç WVGA AMOLED dokunmatik ekran

512 MB RAM bellek ve 32 GB’a kadar micro SD kart yuvası

– Qualcomm QSD 8250 1GHz işlemci

Otomatik odaklamalı 5 megapiksel kamera, LED flaş, 2x dijital zoom

– HSDPA ile 7.2 Mbps’e kadar download, HSUPA ile 5.76Mbps’e kadar upload

Wi-Fi (802.11 a/b/g/n), Bluetooth

GPS, ivme ölçer, magnometre, yakınlık ve aydınlatma sensörü

Android 2.1 İşletim Sistemi

1400 mAH batarya

:: Cihazın özellikleri piyasadaki dengeleri değiştirmeye yeter mi dersiniz?

Samsung i8910 HD Güncellendi

Samsung’un dokunmatik ekranlı ve Symbianlı ilk akıllı telefonu olan i8910 HD, çoklu ortam özellikleriyle oldukça popüler bir cihaz. İlk yayınlanan firmware versiyonlarındaki hatalar, kullanıcıları bezdirmiş olsa da yayınlanan güncellemeler ile sorunları gideren Samsung, bu kez meraklılarına fonksiyonel yetenekler içeren bir firmware sunuyor.

Daha hızlı ve etkin web arayüzünün yanı sıra kullanıcıların merakla beklediği Kinetic Scrolling özelliği de bu güncellemede yerini almış. Ayrıca çoklu ortam içeriklerinin daha hızlı ve sorunsuz görüntülenebilmesi için küçük optimizasyonlar da ihmal edilmemiş. Bunun yanı sıra kullanıcılar tarafından raporlanan hatalar ile dokunmatik ekran kullanımı konusunda iyileştirmeler, Güney Koreli üreticinin yeni firmwarea dahil ettiği detaylardan.

Samsung PC Stuido üzerinden yüklenebilen firmware henüz ülkemizde kullanılamıyor. Önceki birçok firmware güncellemesinde elini ağırdan alan Samsung, bakalım bu kez kullanıcılarını şaşırtacak mı?

:: Yeni firmwaredan beklentileriniz neler? SDN forumlarında tartışyoruz.

Ufukta 5 Megapiksellik iPhone Var!

Dördüncü nesil iPhone konusundaki gelişmeler merakla beklenmesine karşın, Apple cephesinin bu hususta sessiz kalması, söylentilerin de hızla artmasına neden oluyor. Son günlerde ortaya atılan çeşitli iddialara karşın, Apple’ın yeniden OmniVision ile irtibata geçmesi olasılıkların asılsız olmadığını kanıtlar nitelikte.

Buna göre OmniVision’dan 5 megapiksellik CMOS sensör isteğinde bulunan Apple’ın, bu sensörleri iPhone 4G’de kullanacağı kuvvetli bir olasılık. 45 milyon adet olarak belirlenen sipariş, iPhone’un bu yılki satış rakamlarının da neredeyse iki katı.

Konu hakkında ne Apple ne de OmniVision cephesinden bir açıklama gelmemesine karşın, iPhone 3G üzerinde yer alan 3.2 megapiksellik sensörlerin OmniVision imzası taşıması olasılıkları bir hayli güçlendiriyor.

Bunun yanı sıra 2009’un son çeyreğinde Foxconn, dördüncü nesil iPhone için Apple ile görüştüğünü doğrulamıştı. Hatırlanacağı üzere iPhone, Mac Mini ve iPod, Foxconn etiketini taşıyan ürünleri barındırıyor. Apple’ın iPhone 4G’yi 2010 yazının başında tanıtması bekleniyor.

:: iPhone 4G mobil standartları değişterecek özelliklerle gelir mi dersiniz?

Sony Ericsson’dan Android Atılımı

2010’un ilk günlerinde vitrinlerdeki yerini alması beklenen Android’li Xperia X10, güçlü donanımsal özelliklerinin yanı sıra, Sony Ericsson’un ilk Androidlisi olması açısından da büyük önem taşıyor. Bu konudaki iddialı açıklamalar yapmaktan geri durmayan firma, özel bir Android mağazası konusunda da çalışmalara başlamış durumda.


Katılımın ücretsiz olduğu mobil mağaza, geliştiricilere satılan yazılımların bedelinin %70’lik kısmını geliştiricilere ödüyor.

Mobil cihazlara özel içerik sunan PlayNow üzerinde, Android uygulamalarına da yer vereceğini açıklayan Sony Ericsson, mobil programları kabul etmeye başladığını da duyurdu. Geliştiricilere çağrıda bulunan Sony Ericsson, Xperia X10 yayınlanmadan önce PlayNow üzerindeki yerlerini almaları önersinde bulundu.

Siz de Android tabanlı yazılımlarınızın PlayNow üzerinden kullanıcılarla buluşmasını istiyorsanız buradan ilgili sayfaya gidebilir ya da buradan mobil mağazayı ziyaret edebiliyrsiniz.

:: Sony Ericsson’un PlayNow sayfasını kullanıyor musunuz?

Ülkeler Oyunları Niye Yasaklıyor?

Oyun dünyası günümüzün en gözde sektörlerinden biri. Tüm dünyayı saran ekonomik kriz hemen herkese zarar verirken, bu dijital sektör durumdan ufak sıyrıklarla çıkmaya başardı. Günümüzde Hollywood sektörünü bile imrendiren cirolarla birlikte, oyunlar neredeyse her 5 kişiden ikisinin evine giriyor.


Modern Warfare 2 yılın en çok satan oyunu

Tabii ki durumun böyle olması, oyunlar ve şiddet başlığı altında hükümetlerinde ilgisini çekmeye başladı. Eskiden hükümetler filmleri kötü örnek olduğu için yasaklıyordu. Ancak günümüzde, dijital yapımlar sansürcülükten ve engellemelerden nasibini alıyor.


Batman’in filmi yasaklanırken, oyunu sansürlerden kurtuldu

Üstelik bu olay bazı ülkelerde o kadar yaygın ki, devletler yasaklar için kırmızı çizgilerini bile çizmiş. Geçtiğimiz günlerde Aliens Versus Predator oyununa açılan yasaklama davalarıyla bu konu tekrar gündeme gelmiş oldu. Bizde, sizin için daha önce bu tarz popüler oyunlara açılan yasaklama davalarını ve nedenlerini araştırdık.

Ülkelerin bu konudaki davranışlarına göz attığımız zaman genelde hükümetler siyasi sebeblerden dolayı oyunlara sansür uyguluyor. Uyuştucu, cinsel içerik ve şiddet içerikleri ise en çok yapımın başını yakan sebeplerde ilk sıralarda yer alıyor. Bazı hükümetler yasağa toptan karşıyken, bazıları ise çocukça sebeblerden dolayı oyunların satışlarını durdurmuş. Bakın ülkeler, hangi oyunları ne sebepler göstererek sansürlemiş ya da yasaklamış?

 

{pagebreak::Avustralya}

Avustralya

Yasaklar konusunda en tecrübeli ülke Avustralya. Buradaki hükümetler tam olarak 33 popüler oyunu yasakladı. Bu yapımlara bir göz atarsak içlerinde, Left 4 Dead 2, Aliens Versus Predator, GTA serisi, Manhunt ve hatta çapkınlık oyunu Larry bile var. Avustralya hükümetinin bu yasaklar için nedenleri ise oldukça ilginç.


AVP’nin içeriği böyle olsaydı ülkeyle arası bozulmayacaktı

Aliens Versus Predator, Risen, GTA serisi, Postal 2, Manhunt 1-2 ve Fear 2 gibi yapımlar şiddet içeriği nedeniyle ülkede kara listeye alındı. Fallout 3, Blits The Legue, adlı oyunlar ise uyuşturucuya özendirdiği için yasaklandı.


Avustaralya bu adamı bile sevmiyor

7 Sins, Larry, BMX XXX, Risen ve yine GTA serisi de sex içeriği nedeniyle Avustralya yasalarına takıldı. Belki de en komik, yasaklama hikayesi de Voyeur adlı oyuna ait. Bu yapım sadece içerdiği cinsel içerikli bir diyalog yüzünden ülke sınırlarından sürüldü.

{pagebreak::Çin}

Çin

Teknolojiye yaktın bu millet her şeyi kopyalaması ve aldığı kararlarla dünya kamuoyunu kızdırmasıyla ünlü. Bu ülkenin oyun yasakları konusunda fazla bir sorunu yok. Ancak Çin hükümetinin filmler, kitaplar ve oyunlar konusunda asla değişmeyen bir çizgisi var. Ülke halkını küçük düşüren, ya da onların dış politikalarına uymayan her konu hemen sansüre maruz kalıyor.


Bu yasak, oyunu beceremeyen bir yöneticinin işi olabilir

Commmand & Conquer Generals, Çin ordusunu yanlış lanse ettiği için yöneticiler tarafından yasaklandı. Hatta hırsını alamayan hükümet o dönem EA’yi dava bile etmişti. Project I.G.I 2‘de yine halkı ve orduyu ülkenin çizdiği imajın dışında anlattığı için sansürden nasibini aldı. Asya’nın bu bol nüfuslu ülkesinin en komik yasak hikayesi ise Football Menager 2005 ve Hearts of Iron yapımlarıyla yaşandı.


Siyaset bu yapımın bile başını yaktı

Bir futbol oyunu olmasına rağmen, Football Menager 2005 ülkenin iç ve dış siyasetine uymadığı gerekçesiyle ülke topraklarından sürülmüştü. Bu garip durumun nedeni ise, oyunun Tibet’i bağımsız bir ülke gibi göstermesi. Yıllardır Budist’lerin bu kutsal mekanına gözünü diken Çin hükümeti, Tibet‘i tüm dünya medyasından silmek için elinden geleni yapıyor. Hearts of Iron ise ülkenin coğrafyasıyla ilgili dersine iyi çalışmadığı için ordunun ve devletin nefretini kazandı.

{pagebreak::Almanya}

Almanya

Avrupa Birliği’nin önemli üyelerinden biri olan bu ülke genelde demokrasi ve özgürlük yanlısı olarak bilinir. Ancak Alman‘ları kızdırmak için sadece 60 yıl önceye gitmek yeterli. Bu ülkede Nazi dönemiyle ilgili yapılan her görsel basılı medya büyük tepki çekiyor. Ayrıca Alman yasalarına göre, ülkede Nazi kelimesi tabu olduğu için, eğer yapımlarınızda Üçüncü Reich‘ı kullanmak istiyorsanız bu ülkeyi satış listenizden çıkartın.

Ufak bir unutkanlık Revan’ın başını yakıyordu

Alman hükümeti sadece Nazi içeriği olduğu için oyunları sansürlüyor ya da yasaklıyor. Geçtiğimiz aylarda çıkan Wolfenstein çok ufak bir hata yüzünden Almanya’yı kızdırmıştı. Normalde bu ülke için özel hazırlanmış yapımda, gamalı haçlı bayraklar sansürlenip sadece kırmızı ve beyaz renkler bırakılmıştı.

Ancak dalgın bir programcı, oyunun sadece bir bölümünde gamalı hacı unuttuğu için, Wolfenstein neredeyse hükümet tarafından dava ediliyordu. Yapımcı Raven, yapımın tüm kopyalarını toplattı ve yerine düzeltilmiş versiyonları ülkede dağıtmaya başladı.

Nazi’ler yüzünden bu yapım bile yasaklandı

Commandos, Mortyr ve Wolfenstein serileri açık açık Nazi dönemine referans verdiği için bu ülkenin sansürüne uğradı. Öte yandan, Mortal Kombat serisi ve Soldier of Fortune oyunu içerdiği şiddet ve halktan gelen tepki nedeniyle ülkede yasaklanmıştı.

{pagebreak::Suudi Arabistan}

Suudi Arabistan

Petrol rezervlerinin çoğunluğunu elinde tutan Arap ülkeleri aynı zamanda dünyanın en zengin topluluklarından biri. Paraları bol olduğu için, bu ülkeler birliğinde teknolojik ürünlere ilgi büyük oranda fazla. Ancak Suudi Arabistan‘da, şeriat kuralları gereği İslam’a uymadığını düşündüğü materyalleri yasaklıyor.


Şiddet ve Yunan tanrıları Arapları kızdırdı

Ayrıca Araplar siyasi düşman olarak gördükleri ülkelerin ürünlerinin de ülkelerinde satılmasını istemiyor. Her ne kadar kurallar sert olsa da, Suudi Arabistan’da yasaklanan oyunlar aslında Avustralya yanında çok az gözüküyor. God of War serisi, fazla şiddet içerdiği ve Yunan tanrılarını ön plana çıkarttığı için Araplar tarafından yasaklandı.


Haşhaşi’ler Arapların imajına uymuyor

Modern Warfare 1 yine şiddet içeriği ve Müslüman’ları terörist gibi gösterdiği için satışı durduruldu. Assassin’s Creed 1, şiddet içerdiği bahanesiyle ülke tarafından kara listeye alınmıştı. Ancak alt metinler biraz incelenince, oyunun çizdiği Arap imajının kral ve halk tarafından pek hoş karşılanmadığını görüyoruz. Pokemon serisine ait tüm oyunlar ise Zionist içeriği ve kumara (kart oyunları) alıştırdığı gerekçesiyle bu ülkeler birliği tarafından ülke sınırları içerisine alınmadı.

{pagebreak::Japonya}

Japonya

Bu sempatik teknoloji dehası insanları kızdırmak gerçekten zordur. Kültürleri ve inançları gereği Japon‘lar az sinirlenirler, ancak bu ufak yapılı insanları kızdırmayı başarırsanız yandınız demektir. Her ne kadar PlayStation ve Anime‘ler sayesinde oyun sektörünün büyük çoğunluğunu ellerinde tutsalar da Asya’nın bu en eski uygarlığı bile bazen sansür uyguluyor.


Atom bombası bu ülkede hala unutulmuyor

Kültürleri gereği milli birliğe çok önem veren Japon’lar aynı Alman’lar gibi kendilerine İkinci Dünya Savaşı‘nı hatırlatan şeylere pek hoş bakmıyorlar. Ülkede şimdiye kadar resmi olarak üç yapım yasaklandı. Bunlardan biri, şiddet içeriği ve nedeniyle GTA 3. Diğer iki tanesi ise geçtiğimiz yılın en çok satan yapımları.


Dedelerine saygısızlık ettiği için Japon’lar bu oyunu da yasakladı

Japon meclisi, Call of Duty: World at War atalarını doğru yansıtmadığı gerekçesiyle yapımcı firmaya bu sorunu düzeltmeleri konusunda bir uyarıda bulundu. Ancak yapımcılar bu konuda hiçbir geri adım atmayınca beklemeyen bir kararla oyun ülkede yasaklılar listesine alındı.

Fallout 3′ün bu listeye girme neden ise hem ilginç hem de üzücü. Oyunda atom bombasını fazlasıyla öven diyaloglar ve ülke halkına Hiroşima Nagasaki felaketini hatırlatan referanslar bulunduğu için yapımın ülkedeki satışı durduruldu.

{pagebreak::Bir de bu örnekler var }

Bir de bu örnekler var

Öte yandan yasakları sevmeyen ya da mecburiyetten bu işi yapamayan ülkeler de var. Örneğin, Yunanistan, hükümeti korsanın önüne geçmek için oyunlara sansür ya da yasak koymuyor. Kanada ise, kullandığı yaş sınırı sisteminden oldukça memnun. Devlet olarak geliştirdikleri bir anti oyun prensipleri yok. Manhunt gibi fazla şiddet içeren oyunları ise, sadece ulaşılması daha zor hale getiriyorlar ve yaş sınırını artırıyorlar.


Manhunt en sabırlı ülkeleri bile çileden çıkarttı

Yapımcıların başını en çok ağrıtan ülkelerden biri olan Amerika‘da resmi olarak oyunlara bir yasak getirmedi. Ancak farklı eyaletlerin farklı kanunlarına göre, GTA serisi gibi oyunların satışının durdurulduğu durumlar oldu. ABD sansür uygulamak yerine, PG sisteminin ve sosyal kuralların daha fazla uygulanmasına önem gösteriyor. Fransız kanunlarına göre, sansür ve yasakçılık yapmak neredeyse imkansız.

Ülke geliştirdiği PEGI sistemi sayesinde, şimdiye kadar hiçbir yapımın satışını engellemedi. Bunun yerine, fazla şiddet içeren oyunların satın alınabilmesi için bazı kurallar koydu. İtalya şimdiye kadar sadece Manhunt 2′yi yasakladı daha sonrada hükümet bundan vazgeçerek yapımın satışını yasal hale getirdi. Meksika‘da resmi olarak yasak politikası olmayan ülkelerden.

Ancak Tom Clansy’s Ghost Recon Advanced Warfighter 2‘de Meksika’nın başına bela olan terörist örgütler konu alındığı için, hükümet bu yapımın dağıtımını durdurdu. Tayland’da sadece Hentai ve erotik içerikli oyunlar yasak. İngiltere’de ise tıpkı, Amerika ve Fransa gibi hazırladığı yaş sınırı yasalarına güveniyor, bu yüzden orada da resmi bir yasak davası yaşanmadı.

Rusya ise Modern Warfare 2‘deki havaalanı sahnesi yüzünden bu oyunu neredeyse yasaklıyordu. Daha sonra hükümet ve yapımcılar bir anlaşmaya vardı.

{pagebreak::Yazarlarımız ne dedi?}

Yazarlarımız ne dedi?

Akhun Aktosun: Avustralya’yı kangurular yönetiyor olmalı.

Ecevit Bıktım: Bence bazı oyunlar gerçekten yasaklanmayı hak ediyor. Ancak bu işler Çin, Rusya ve Almanya örneği gibi olmamalı. Politikanın bu işe karışmaması lazım. Sadece oyun Manhunt gibi fazla şiddet içeriyorsa, o zaman sansürlenmeli. Ben, FPS‘lerin şiddet içerdiğini düşünmüyorum, zaten her şey çok çabuk olup bitiyor. Tabii ki, özgürlüğün de bir sınırı olmalı ama bunu ülkeler işleyen kanunlarla yararlı hale getirmeli.

Aykut Göker: Oyunlar yasaklanmayı hak ediyor mu? Bence ufak yaştaki kullanıcılar için zararlı içerik barındıran yapımlar mevcut. Kimi erotik içeriğiyle, kimi ise vahşet sahneleriyle küçük beyinlere zarar verebilir. Ancak yasağın adının nasıl konulduğu önemli.

Bir oyunun ülkede dağıtılması tamamen yasaklanmamalı. Onun yerine, zararlı içeriğe sahip olduğu düşünülen oyunlar, “yaş sınırı” koyularak yayınlanmalı. Sonuçta 18 yaş altı için problem teşkil eden bir yapım, neden 18 yaş üstü için de ulaşılamaz olsun? Sonra bunun ucu farklı yerlere gider…

Hakkı Alkan: Sanal ortamda sansüre karşıyım. Ancak suç teşkil edecek bir içerik varsa da buna yasalar doğrultusunda işlem yapılması taraftarıyım. Örnek olarak yurtdışındaki oyun inceleme sitelerinde Erotic Empire adlı bir oyunun videoları ve ekran görüntüleri çok ilgi görüyor. Bu ilgi gören oyunun burada satışa sunulması, kim ne derse desin epey tepki toplayacak.

Bu durum biraz da erotik dükkanlara benziyor. Yasak değiller ama satışı ve erişimi konusunda da yasal düzenlemelere uygun olarak ticari varlıklarını sürdürüyorlar. Oyunlarda ise hem satış hem de erişim konusunda takip yapmak çok zor. Microsoft, işletim sistemlerinde bu konuya oldukça önem veriyor.


Yasaklanması gereken oyunlara örnek: Erotic Empire

Aile koruma programı sayesinde hangi oyunların oynanabileceğine siz karar verebiliyorsunuz. Ama bu durumda da bilgisayarı yöneten kişinin çocuğun değil, ebeveynin olması gerekiyor. Oysa günümüzde bu görevi çocuklar üstlenmiş durumdalar ve Administrator olarak çocuklar yetkililer. Bu durumda da bu engelleri aşmak ve zararlı içeriklere ulaşmak çok kolay oluyor. Çözüm olarak ebeveynlerin bu konularda daha da yetkin olması gerekiyor.

:: Sizce oyunlar yasaklanmalı mı? Hangi oyunun yasaklanmasını istersiniz?

 

Assassin’s Creed II PS3 İnceleme

Puan: 10/9.3

Yıl 2012… Abstergo Enstitüsü, tuhaf deneylerine devam etmekte ve Desmond Miles‘ı hapis tutmaktadır. Bu deneylerin tek amacı vardır. Pieces of Eden isimli güçlü tılsımını elde etmek. Bu amaç doğrultusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınılmayacaktır. Bu fedakarlık başka bir insanın ölümü anlamına gelse bile…

Genetik hafıza diye bilinen yöntem sayesinde Desmond Miles, atası, suikastçı Altair’in hafızalarını görebilmekte ve hatta onları tekrar yaşayabilmektedir. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük suikastçılarından biri olan Altair, Pieces Of Eden‘ın yeri hakkında ipuçlarına sahiptir ama bu ipuçları tarihin sayfaları arasında kaybolmuştur. Tek umut, varisi Desmond Miles’a bu anıları tekrar yaşatmaktır. Önemli ipuçları elde edilmiştir ama bu yöntemin yan etkileri ortaya çıkmaya başlamıştır.

{pagebreak::Hikaye}

Hikaye

Desmond Miles, odasının duvarında kanla yazılmış mesajlar görmektedir. Gerçekten de mesajlar oradadır, Miles’ın karşısındaki şey halüsinasyon değildir. Eagle Vision adlı yeteneğin (Bu yetenekle, bir kulenin tepesinden etrafınızı kapsamlı biçimde inceleyebiliyordunuz), günlük hayata yansımasıdır. Duvardakiler de, “Subject 16” adlı, (Desmond Milles’tan önceki denek) tarafından kanla yazılmış mesajlardır.

Aslında her şeyin cevabı tarihin sayfalarındadır. Bundan yüzyıllarca önce Tapınak Şövalyeleri ve Suikastçılar, birbirleriyle savaştılar. Abstergo Enstitüsü, Tapınak Şövalyeleri’nin modern güne yansımasından başka bir şey değil. Eski Abstergo çalışanı Lucy ve modern zamanın suikastçileri biraraya gelerek Desmond Milles’ı kurtarır ve yeteneklerini kullanmayı öğretir. Animus versiyon 2.0 sayesinde Desmond Milles, diğer atası Ezio’nun hayatını tekrar yaşayacaktır. Ezio, ailesinin katledilmesi sonucunda suikastçı olmaya karar vermiştir ve güçlü tılsım’ın asıl anahtarı Ezio‘dadır…

{pagebreak::Şimdilik PS3 Ve X360 Sahipleri}

Şimdilik PS3 Ve X360 Sahipleri

Assasins’s Creed, inanılmaz öykü örgüsü, RPG ve aksiyon öğelerini tek potada eritmesi ve şaşırtıcı finaliyle, haklı olarak gönülleri fethetmeyi başarmıştı. Yapım, Ubisoft’un gururu haline gelmiş ve yaratıcılarına pek çok ödül kazandırmıştı. Yüksek satış rakamları da, diğer başarılara eklenince devamının yapılması kaçınılmaz hale gelmişti. Ubisoft da, çok geçmeden müjdeyi verdi. Assassin’s Creed II, 2010 yılını beklemeden piyasaya çıkacaktı. Ne yazık ki PC sahipleri biraz daha beklemek zorunda kalacak (2010 Mart’ına kadar) ama X360 ve PS3 sahipleri, bu büyük şölene şimdiden davetli.

Şölen, eskisinden daha kalabalık. Tarihin önemli şahsiyetleri de burada. Leonardo Da Vinci ve efsanevi uçuş makinesi, “zafere giden yolda her şey mübahtır” anlayışının mucidi Niccolo Machiavelli, Caterine Sforza ve Papa Alexander 6

{pagebreak::Neler Değişmiş?}

Neler Değişmiş?

Oyunun eğlenceli yapısı ve oynanabilirliği sürdürülmüş ve grafiksel açıdan üzerine pek çok artı konulmuş. Dev dünya, daha da büyütülmüş ve çok daha fazla yeri gezebilme imkanınız var. Atmosferin üzerine eklenen etmenler, hareket sayısının artması da diğer artı. Assassin’s Creed II’de yüzme imkanınız bile mevcut. Üstelik Ezio, Altair’den bile zengin bir karakter. Gelişimi daha gerçekçi ve bu da atmosfer faktörüne, bir diğer artı olarak geri dönüyor.

Altair ile Ezio arasındaki farklar ne? Altair, tam bir suikastçıydı. Gizemli, umursamaz ve karanlık… Ezio ise daha insani. Gelişimini izleyebiliyor ve duygularını adeta hissedebiliyorsunuz. Kendinizi onun yerine koyabiliyorsunuz ve yaptıklarını neden yaptığını anlayabiliyorsunuz. Hatta, “Ben de onun yerinde olsam ve ailem katledilse böyle tepki verirdim” diyebiliyorsunuz.

{pagebreak::Etkileşim Faktörü}

Etkileşim Faktörü

Etkileşim artırılmış ve oyunun içine “ekonomi” faktörü de sokulmuş. Şehirleri gezdiğinizde, çevrenizde gördüğünüz karakterler statik değil ve öncü yapıma göre çok daha dinamik. Herbiri sürekli paslaşıyor; yani konuşuyor, alışveriş yapıyor, çocuklarına bağırıyorlar ve size bir şeyler satmaya çalışıyor. Siz de boş durmuyorsunuz. Rüşvetle bilgi alabiliyor ve hakkınızdaki “Aranıyor” posterlerini yok edebiliyorsunuz. Öyle görünmeseler de, dilenciler şehrin bilgi merkezleri. Diyaloglar fazlalaştırılmış, hikaye örgüsü güçlendirilmiş.

Leonardo Da Vinci, öylesine görülen bir karakter değil. Yapım da, etkin rol oynuyor ve size silah temini yapıyor. Zehirli bıçaklar ve saklı silahlarınız, bu enteresan figür tarafından karşılanıyor. Peki Da Vinci, bunları neden mi yapıyor. Eh o kadarı sürpriz olsun… Ama şunu temin ederim ki, son derece hoşunuza gidecek gelişmelerle karşılaşacaksınız. Machievelli de, ortaya çıkış biçimiyle sizi epey şaşırtacak.

{pagebreak::Görsel Şölen}

Altair mi Ezio mu?

Ses efektleri ve görsellik de zenginleştirilen faktörler arasında. Grafik efektlerine ağırlık verilmiş. Yanınızda akan suya dokunabilecekmişsiniz gibi geliyor. Da Vinci’nin uçan makinesini kullandığınızda, rüzgarı yüzünüzde hissedebiliyorsunuz. Hareketleriniz daha akıcı hale gelmiş. Modellemelerin gücü ile birleşince, hele hele yüksek çözünürlüklü bir televizyonunuz varsa, farkı iyice hissediyorsunuz.

Açıkçası Ezio, akrobasi konusunda Altair kadar yetenekli sayılmaz. Altair, mübarek duvarlarda koşuyor, örümcek adam gibi oradan oraya zıplıyordu. Aksiyon severler için bu hoştu ama gerçekçiliği budayan bir faktördü. Ne olursa olsun Altair, bir insandı; süper bir varlık değil. Ezio’nun hareketleri ise çok insani. Hatta bu konuda gelmiş geçmiş en başarılı yapımlardan olduğu söylenebilir. Karakter modelleri buna göre düzenlenmiş ve iyi kurgulanmış. Bu açıdan bakıldığında, öncüsüne göre daha zor olduğunu söylemek mümkün. Ama bu zorluğun oynanabilirliğe eksisi değil, artısı oluyor.

{pagebreak::Bol Mühimmat}

Bol Mühimmat

Altair, açık dövüşlerde çok başarılı değildi. Ezio ise, gözünü budaktan sakınan bir tip değil. Böylece dövüşler daha enteresan geliyor. Bunda ailesinin katliamı rol oynuyor ve kaybedecek hiçbir şeyi yokmuşçasına kavgaya girişebiliyor. Muhafızların silahlarını da kullanabiliyorsunuz. Mızrak, geniş kenarlı balta ve daha nicesi. Hatta rol de yapabiliyorsunuz. Muhafızın yanına acı çekiyor veya sarhoş gibi yaklaşıp, onu durduğu yerde katledebiliyorsunuz. Enzo’nun cephanesi epey kalabalık anlayacağınız.

Daha önce bahsettiğimiz ekonomi faktörü de neyin nesi peki? Karşılaşacağınız yobaz yöneticileri, kötücül tiranları, ahlaksız tipleri bir kenara bırakın. Oyundaki en kötü karakterler, paranızı yutmak isteyen tüccarlar. Şaka bir yana, yemeğinden silahına kadar cebinizdeki paraya bakıyor. Peki bu parayı nasıl kazanacaksınız? Başarılı olduğunuz görevler, öldürdüğünüz muhafızlar, bulacağınız hazineler ve hırsızlık işlerine elinizin yatkın olması, harcayabileceğinizden daha fazla para elde etmeniz anlamına gelecek.

{pagebreak::Alışveriş Yapmak}

Alışveriş Yapmak

İşleri biraz daha ilginç hale getirmek için, köyünüze yatırım yapmak, rüşvet vermek hatta ve hatta doktora gitmek gibi seçenekler de mevcut. Yani harcama yapabileceğiniz tek yer mahallenin bakkalı, kasabı veya demircisi değil. Bu da, Assassin Creed II‘ye beklenmedik bir strateji faktörü katıyor. Bana biraz da Sid Meiers’ın Pirates’ını hatırlatmadı değil. Pirates, aksiyon ve stratejiyi bir araya getiren efsanevi bir yapımdı.

Kazandığınız paralarla, yerel yöneticilere rüşvet verebiliyor, filo kurabiliyor, iyi giyinip valinin kızıyla evlenebiliyordunuz. Sonuçta para konuşuyordu ve kendinizi basit bir korsan olmaktan çıkıp, vali olarak bulabiliyordunuz. Benzer bir yapıyı Assasins Creed II’de kullanmışlar (Hayır vali olamıyorsunuz). Böylece ortaya çıkan yemek doyurucu olmuş ve zengin vitaminlerle servis edilmiş. Assassin Creed II’de de, benzer şekilde kazandığınız paralarla, köyünüze bir kilise inşa edebilirsiniz.

{pagebreak::Doktora Gidin}

Doktora Gidin

Önceki satırlarda, doktordan bahsetmiştik. Bunu biraz açalım: Gerçekçilikle, atmosferi tavana vurduran ve oyunu birazcık da olsa zorlaştıran bir faktör bu. Sonuçta siz Wolverine veya Sylar değilsiniz. Yaralarınızın, durduğunuz yerde iyileşmesi pek de mantıklı sayılmaz. Öyleyse, gerçek bir insan gibi doktora görünmeniz ve dinlenmeniz şart. Size tavsiyem, düzenli ziyaretler yapıp, inventory’nizi ilaçlarla doldurmanız olacaktır.

Grand Theft Auto’yu oynamış veya en azından duymuşsunuzdur. Suç işledikçe yıldızlarınız artar ve sonra da şehrin tüm kolluk kuvvetleri peşinize düşer. Teknolojinin var olmadığı bir çağda, cep telefonu ve kameralarının yerinde, kovboy filmlerinde sıkça rastladığınız “Aranıyor: Ölü veya diri” posterleri vardır. Siz o anda hiçbir şey yapmasanız bile, önceki yapımdakinden çok daha zeki olan muhafız, “Aranıyor” posterine şöyle bir göz attıktan sonra peşinize düşebilir. Aranıyor posterlerini olabildiğince ortadan kaldırmanız şart. Onlar, sizin bol haneli yıldızlarınız. Cübbenizin başlığını tepeye çekmek yeterli değil.

{pagebreak::Altair’in Gizli Zırhı}

Altair’in Gizli Zırhı

Eski zamanların İtalya’sı pek de güvenli değilmiş. Yani dolu para keseleriyle ortada dolaşmak pek akıllıca sayılmaz. Suikastçı olmanız da bu tehlikeyi ortadan kaldırmıyor (Aslında sizden korkmaları daha mantıklı olabilirdi). Yani, ava giderken avlanabiliyorsunuz. Para, yapımın olmazsa olmazlarından olduğu için dikkat etmenizi tavsiye ediyorum.

Assassin’s Creed II’de, toplamda (Ana ve yan görevler) 200’den fazla quest var. Çeşitlilikleri de artırılmış. Eskiden, takip görevleri dövmek ve öldürmek üzerine kuruluydu. Şimdi, işin içine bir de koruma eklenmiş. Evet dövüp, öldürebiliyorsunuz ama sizin için önemli şahısları koruyabiliyorsunuz da. Üstelik görevler sadece şehirde geçmiyor, mezarlıklar ve mağaralar da uğrak alanınız haline geliyor. Bir de hoş sürpriz mevcut; eğer 6 adet Assassin sembolünü biraraya getirirseniz, Altair’in gizli zırhını elde edebiliyorsunuz. Geçmişe yönelik sağlam bir gönderme olmuş. Bir açıdan da Prince of Persia serisini çağrıştırmış.

{pagebreak::Son Sözler}

Son Sözler

Leonardo Da Vinci’nin size sağladığı ekipmanlar arasında, daha önceden fazla değinmediğim bir tanesi var: Duman bombası. Oyunun eğlencesini ikiye katlayan bir faktör. Etrafınızın kalabalık olduğunu veya muhafızların elllerinde mızraklarla çevrenizi kuşattığını düşünün. Diyelim epey önemli bir valiyi temizlediniz ve ortalık karıştı… Öyleyse, ninjutsu zamanı. Duman bombasını kullanarak bir karışıklık yaratabilir ve olabildiğince hızlı şekilde ortadan kaybolabilirsiniz. Sayıları sınırsız değil, akıllıca kullanmanızı öneriyorum.

Peki Assassin’s Creed II’nin hiç mi eksik yönü yok. “Kusursuz insan yoktur, sadece düşünceler vardır” sözünden harekete geçerek söylebiliriz ki, bazı ufak tefek kusurları var. Kamera açıları zaman zaman kafa karıştırabiliyor, görsel öğeler bulanık hale gelebiliyor, küçük bug’lar can sıkabiliyor. Ama olumlu yönlerle, olumsuz tarafları bir tartıya koyduğunuzda, çok daha ağır basan taraf pozitif yönler oluyor. Assassin’s Creed II, kesinlikle yılın en iyi yapımlarından ve satın alırsanız asla pişmanlık duymayacağınız bir ürün olmayı başarıyor.

Puan: 10/9.3

:: Assassin’s Creed II oyunuyla ilgili düşünceleriniz neler?

Yazan: Barış Terun

Turkcell Global Bilgi 10 Yaşında

İlk çağrı merkezini 1999 yılının Aralık ayında Halkalı binasında kuran ve 2005 yılında Türkiye’nin önde gelen müşteri ilişkileri yönetim merkezi olarak büyümeye devam eden Global Bilgi, bugün Türkiye’de 8, Ukrayna‘da 2 ve Belarus‘ta 1 merkezle, 50 milyon kişiye katma değer sağlıyor.

Global Bilgi’nin 10’uncu yaşını kutlama toplantısında bir konuşma yapan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Global Bilgi’nin Turkcell Grup şirketleri arasında önemli bir yeri olduğunu vurgulayarak, “Turkcell olarak, ekosistemimizle birlikte büyümemizi ve ekonomiye katkımızı sürdürüyoruz. Teknolojide, avantajda ve hizmette birinciyiz. Global Bilgi, bizim müşteri hizmetlerinde liderliğimizin devam etmesini sağlıyor. Bu nedenle Erzurum ve Diyarbakır’a yaptığımız yatırımlardan sonra, yeni çağrı merkezleri oluşturmak konusunda daha da heyecanlıyız” dedi.

 

Global Bilgi, farklılaşan hizmet anlayışıyla 3G hızlı mobil internet teknolojisiyle birlikte 4,5 ayda 9 bin görüntülü çağrıyı cevapladı, işitme engellilere ilk kez görüntülü çağrı merkezi hizmeti verdi.

 

Global Bilgi, Diyarbakır ve Erzurum Çağrı Merkezleri ile Türkiye’nin doğusuna ilk teknoloji yatırımını, Ukrayna Çağrı Merkezi ile de sektörün ilk yurtdışı yatırımını yaptı. Türkiye’de işitme engelliler için ilk görüntülü çağrı merkezi hizmetini veren Global Bilgi, 10 yıl içerisinde inovatif yaklaşımlarla sektöre yenilikçi teknolojileri de kazandırdı. Global Bilgi, son 4 yılda 22 uluslararası ödülün de sahibi oldu. 2009’da çağrı merkezi sektörünün dünya çapındaki en büyük organizasyonu olan “ContactCenterWorld.com”un “2009 Top Ranking Performers” değerlendirmesinde Avrupa’nın en iyi çağrı merkezi seçilerek, dünyanın en iyi çağrı merkezleri listesinde üçüncü sıraya yerleşti.

Rakamlarla Global Bilgi

► Global Bilgi sektördeki liderliğini rakamlarla da pekiştirdi. 10 yılda toplam 110 milyon TL yatırım yaptı, 7000 kişiye istihdam yarattı.

► Global Bilgi 10 yılda toplam 673 milyon çağrı cevapladı.

► Global Bilgi, 10 yılda çağrı yanıtlamaya tam 1 milyar 792 milyon dakika harcadı.

 

:: Turkcell’in çağrı merkezlerinden memnun musunuz?

 

Speak Kontör Hattı’yla Hediyeleri Kap

“Türkiye’nin satış alanına odaklı ilk ve tek dışkaynak firması” olan speak’in Turkcell Hazır kart ve Muhabbet Hat kullanıcılarına yönelik olarak geliştirdiği speak Kontör Hattı, yeni yılı muhteşem bir kampanya ile karşılıyor. Ücretsiz 755 44 44 no’lu çağrı merkezini arayan herkes birbirinden güzel hediyeler kazanma fırsatı yakalıyor.

Kullanıcılarının diledikleri zaman, diledikleri her yerden ve 7 gün 24 saat 150-250-500 ve 1000 kontör yüklemelerine olanak sağlayan speak Kontör Hattı’nın düzenlediği Yılbaşı Kampanyası kapsamında 1 adet Samsung plazma televizyon, 10 adet Casper Nirvana dizüstü bilgisayar ve 50 adet Nokia 2630 cep telefonu şanslı sahiplerini bekliyor.

Speak Kontör Hattı’nın ücretsiz 755 44 44 no’lu çağrı merkezini arayan herkes hem dilediği kadar kontör satın alıyor, hem de birbirinden güzel hediyeler kazanma fırsatı yakalıyor.

 

speak Kontör Hattı’nın ücretsiz 755 44 44 numaralı çağrı merkezini arayarak:

• 1 yıllığına üye olanlar ile 250 kontör yükletenlere 1 çekiliş hakkı
• 2 yıllığına üye olanlar ile 500 kontör yükletenlere 2 çekiliş hakkı
• 1000 kontör yükletenlere 3 çekiliş hakkı tanınıyor

Daha çok kontör yükletildikçe de sahip olunan çekiliş hakkı artıyor. 5 Şubat 2010 tarihinde yapılacak olan çekilişin sonuçları 8 Şubat 2010 tarihinde Taraf Gazetesi’nde ve www.speak.com.tr adresinde duyurulacak.

:: speak Kontör hattı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tatilde Çalışanlar Daha Çok Sohbet Ediyor

İş dünyasındaki herkesin en büyük kabusu resmi tatiller de bile mesaiye devam etmektir. Patronların, iş verimini artırdığını düşündüğü bu uygulamanın aslında tam tersi bir şekilde işlediği ortaya çıktı. Skype‘nin yaptığı araştırmaya göre, sanılanın aksine insanlar bu günlerde patron korkusuyla daha çok iş yapmak yerine, vakitlerini çoğunlukla sohbet programlarıyla geçiriyor.

Firma bu ilginç istatistiği, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Almanya, Polonya, Rusya ve Türkiye‘de toplam 7.017 online kişiyi inceleyerek gerçekleştirdi. Skype tarafından kiralanan RedShift şirketi, program kullanıcılarının dini bayram ve resmi tatillerdeki online olma sürelerini kontrol etti.

Ofis içinde ekran bakıp gülümseyen birisi varsa kesin sohbet ediyordur

Aynı bilgiler daha sonra normal iş günleriyle karşılaştırıldı. Çıkan sonuçlara göre, tatil günlerinde yüzde 91‘lik oranla en çok Fransız ve İspanyonlar çalışıyor. Türkiye’de ise bu rakam yüzde 80‘lere bile varabiliyor. Listenin en altında ise yüzde 60‘lık oranla İngilizler var.

Türkler işleri geciktirdiği için çalışıyor

Bu araştırmanın en ilginç yanı ise, Türklerin yüzde 76‘lık kısmının işlerini geciktirdiği için tatillerini feda ettiği gerçeği. Ülkemizde, fazladan çalışanların yüzde 80‘i ise sohbet programlarıyla vakitlerini geçiriyor. Bu kişilerin yüzde 49‘u internette sörf yapmayı tercih ederken, yüzde 38’i ise sosyal ağlarla ilgileniyor.


Patronuna kızan soluğu chat programlarında alıyor

Türklerin yüzde 20’si 1 Ocak günü yine çalışmak zorunda kalacak. Avrupa’da ise durum daha farklı. Buradaki insanların yüzde 45‘i tatil günlerinde çalışmaya gönüllü oluyor. Listeye göre izinden mahrum kalıpta en çok sohbet edenler ise yüzde 58’lik oranla Ruslar. Bu durumdan en çok şikayetçi olan ve özel günleri aileleriyle geçirmek isteyen millet ise yüzde 59 oranla Almanlar oldu.

:: Tatil günlerinde hiç çalışmak zorunda kaldınız mı? Bu araştırmaya katılıyor musunuz?

 

Pahalı İnternete Başbakan’dan Yanıt!

26

Kullanıcılardan gelen yoğun talep üzerine Adana Milletvekili Yılmaz Tankut tarafından 1 Ekim 2009’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yanıtlanması talep edilen soru önergesi şöyleydi;

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa’nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.

Yılmaz TANKUT
MHP Adana Milletvekili

Rekabet Kurulunun 18 Şubat 2009’da aldığı kararla Türk Telekomünikasyon A.Ş tarafından ADSL hizmeti bağlantısı için sabit telefon hattının zorunlu tutulmasının, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırı olduğu ve söz konusu şirket tarafından yalın ADSL uygulamasının başlatılması ve şikayet konusu uygulamaya son verilmesini teminen 3 ay içinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gerekli başvurunun yapılarak, Rekabet Kurumuna tevsik edilmesi kararlaştırılmıştır.

İletişim hizmetlerinin geliştiği günümüzde sabit telefon hattı kullanmak istemeyen vatandaşlarımızdan gelen taleplerden de anlaşılmaktadır ki, ADSL abonesi olmak isteyen tüketiciye sabit hat abonesi olmadan ADSL hizmet verilmesi istenmektedir.

Ayrıca yine bize ulaşan taleplerde, internet erişim fiyatlarının yüksekliğinden yakınan vatandaşlar için daha ekonomik bir tarifenin oluşturulması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu bilgiler çerçevesinde;

1– Sabit telefon hat abonesi olmadan ADSL hizmetinin verilmediği konusundaki bu sıkıntılardan haberdar mısınız?

2- Eğer haberdar iseniz vatandaşların bu sıkıntıdan kurtulması için ne gibi çalışmalar yapacaksınız?

3- Ayrıca internete erişmede ekonomik sıkıntı içerisindeki vatandaşlarımızın durumlarını dikkate alacak şekilde maliyeti düşürüp, internet hızının fazla önemli olmadığı, seçenekli tarifelerinde sunulması ve şimdiki tarifeden mümkün olan en ucuz fiyatlarla (9 ve 19 TL lik) seçeneklerin oluşturulması konusunda çalışmalarınız olacak mıdır?”

{pagebreak::Cevap – 1. Bölüm}

Verilen Cevap

17 Aralık tarihli belgede Başbakanlık adına Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından verilen cevap ise şöyle;

1. Sayfanın büyük hali için buraya tıklayın.

{pagebreak::Cevap – 2. Bölüm}

2. Sayfanın büyük hali için buraya tıklayın.

{pagebreak::Cevap – 3. Bölüm}

3. Sayfanın büyük hali için buraya tıklayın.

{pagebreak::Cevap – 4. Bölüm}

4. Sayfanın büyük hali için buraya tıklayın.

:: İnternet ucuzlar mı, yalın ADSL gelir mi? Forumda tartışıyoruz.

Microsoft’ta İşler Tıkırında

Geçtiğimiz günlerde çeşitli sektörlerden birçok uluslararası firma, müşteri ilişkileri yönetimi için Microsoft Dynamics CRM‘i seçtiğini açıkladı. Customer relationship management ( Müşteri İlişkileri Yönetimi) anlamına gelen CRM sayesinde, şirketler hedef kitlelerini daha iyi tanıyabiliyor.

Teknoloji ve yazılımların gücü sayesinde firmalar, müşterilerinin sanal profillerini oluşturuyor. Bu sayede, şirketler tüketicilerin, satın alma alışkanlıklarını, tercihlerini ve en çok hangi konularda memnun olup hangilerinden şikayet ettikleriyle ilgili istatistiklere ulaşabiliyor. CRM programları sayesinde, şirketler müşterilerine hem grup olarak hem de bireysel olarak daha uygun hizmet verebiliyor.

Uluslararası pazarda iş yapan birçok firmaya ek olarak IKEA, Kale Seramik, LC Waikiki, Vakıfbank gibi ülkemizde hizmet veren firmalar da bu hizmetin kullanıcıları arasında yer alıyor. Microsoft’un açıklamasına göre Dynamics CRM, 20.000’den fazla kuruma hizmet veriyor. Firma, toplam kullanıcı sayısının ise 1 milyonun üzerinde olduğunu iddia etti.

Öte yandan CRM çözümleri kriz zamanı da kullanıcıların rahat etmesini sağlıyor. Yapılan araştırmalar, özellikle ekonomik kriz dönemlerinde müşterilerin esnaf yöntemi tabir edilen, iş yaptığı kişilerle bireysel ilişkiye giren şirketleri daha çok tercih ettiğini gösteriyor. Kriz dönemlerinde CRM yazılımlarını kullanan şirketlerle ilgili daha öncede haber yapmıştık. Firmalar bu konudan gayet memnun olduklarını belirtiyorlar.

Dünyanın en büyük telekom şirketlerinden biri olan Saudi Telekom, geçtiğimiz günlerde CRM yazılımlarını kullanıp müşterilerine daha iyi bir hizmet vermek istediklerini açıklamıştı. Firma, bu şekilde 20 milyona yakın abonesinin kişisel alışkanlıklarını not tutacak. Ayrıca telekom şirketlerinin hedefleri arasında bu şekilde çok daha fazla kâr elde etmek de bulunuyor.

Microsoft Dynamics İş Çözümleri Grup Direktörü Ongun Aydın, Microsoft Dynamics CRM hakkında şunları söyledi:

Microsoft Dynamics CRM‘in sağladığı esneklik, şirketlerde müşteri bilgilerinin derinlemesine analizini sağlayarak uygun zaman ve maliyet koşullarında müşteriye yönelik katma değeri yüksek promosyon, kampanya vb. etkinliklerin düzenlenmesine imkan veriyor”.

Aydın, CRM hizmetleri sayesinde, firmaların kullanıcılarını çok daha iyi tanıyacağını belirtirken, bu şekilde hem reklam hem de halkla ilişkiler çalışmalarının hedefe yönelik bir şekilde yansıtılabileceğinin de altını çiziyor. Ayrıca, Ongun Aydın şirketinin sunduğu CRM hizmetlerinin basit bir kullanıma sahip olduğunu da iddia etti.

Direktör bu durumu şu cümleyle açıkladı; “Microsoft Dynamics CRM’in çalışanlar tarafından kolay kullanılabilmesi nedeniyle kurum genelindeki verimlilik artarken, müşteri başına karlılıkta da ciddi iyileşmeler görülebiliyor”. 

Dynamics geçtiğimiz aylarda, uçtan uca perakendecilik operasyonlarında satış noktaları dahil mağaza yönetimi, alım satım ve ERP becerileriyle göze çarpan LS Retail EHF ile Columbus IT Partner A/S‘nin bir şirketi olan To-Increase Denmark A/S’nden satın alınan çözümler sayesinde çalışma alanını da geliştirmişti.

Firma bir süre önce Dynamics hizmetlerini eğitim konusunda da kullanmaya başlamıştı. İşletmelerde insan kaynağı, makine, malzeme ve benzeri kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan ERP çözümlerinin kapsamlı bir biçimde öğretileceği ERP dersleri Microsoft ve Omni Teknoloji‘nin katkılarıyla Atılım Üniversitesi’nde başladı.

:: Bu konuyla ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşın