Büyük Savaşa Hazır mısınız?

Sega Europe, daha önce ertelenen Total War serisinin yeni oyunu olan Empire Total War‘un 4 Mart tarihinde dünya genelinde satışa sunulacağını müjdelerken, Steam üzerinden aktivasyon gerektiren yapımın minimum sistem gereksinimlerini de açıkladı. Buna göre Empire Total War oynayabilmek için en az şöyle bir sistem gerekiyor:

İşletim Sistemi: Windows XP SP2 ya da Windows Vista
İşlemci: 2,4 GHz tek çekirdekli işlemci
Bellek: 1 GB (Vista için 2 GB)
Ekran Kartı: 256 MB DirectX 9.0c uyumlu(shader 2.0 ve üstü)
Disk alanı: 15 GB

:: Sisteminiz bu özellikleri karşılıyor mu?

Bilgi İçin : Empire Total War

Resimleri Karşılaştırarak Tercihinizi Yapın

0

Bilgisayarınızda bulunan resimlerin çiftlerini silmek için boşuna zaman harcamayın. Image Comparer otomatik olarak tüm klasörlerinizdeki aynı resimleri bularak karşınıza getiriyor. Size kalan tek şey ise hangisinin silinip, hangisinin bilgisayarınızdaki yerini korumaya devam edeceği.

Kıyaslama Sihirbazı

Türkçe dil destekli olarak kullanabileceğiniz yazılımda Kıyaslama Sihirbazı ile işlemlerinizi adım adım ve zorlanmadan yapabiliyorsunuz. Resim arşivi oldukça geniş olan kullanıcıların işine yarayacak olan Image Comparer’da çifti bulunan resimler ana pencerede karşınıza getiriliyor. Resimlerin alt tarafında ise onlara ait boyut, biçim, büyüklük gibi bazı özellikler sıralanıyor. Hem bu özelliklere bakarak hem de resimlerin önizlemelerine dayanarak seçiminizi anında yapabilir ve diğer resmi geri dönüşüm kutunuza gönderebilirsiniz.

İndirin

Programın bu sürümü 30 günlük bir kullanım kısıtlamasıyla geliyor. Yazılımı 30 günden sonra da kullanabilmek için  29,95 dolar ödemeniz gerekiyor.

:: Yazılımı indirmek için tıklayın. (3,3 MB)

 
::
Yazılım hakkındaki sorunlarınızı SDN forumlarında cevaplıyoruz.

Bilgi için: BolideSoft

Network Attached Storage Nedir?

0

Bilişim sektörü network yani ağ kavramıyla tanıştıktan sonra doğan ihtiyaçlarından biri olan depolama ihtiyacı artık NAS çözümleri ile karşılanıyor. NAS, yani Network Attached Storage ürünler olmazsa olmazlar arasında hızla yerini alıyor.


Merak etmeyin, NAS ürünleri bu kadar yer kaplamıyor…

Bu ürün ve çözümlerin temel amacı sondaki kelimede saklı aslında, yani storage/depolama kelimesinde. Zaman içerisinde bilginin ve verinin değerinin artmasıyla bunları depolama ve saklama ihtiyacı doğdu. İşte bu ihtiyacı gideren ürün ve çözümlere Network Attached Storage (ağa bağlı depolama), yani NAS adı veriliyor.

{pagebreak::Kısa NAS Tarihi}

Kısa NAS Tarihi

Sadece NAS’ı değil, ağ depolama kavramını değerlendirdiğimizde bilişim dünyası için uzun denebilecek bir geçmişe sahip oldukları görülüyor. Ağ depolama kavramını günümüzden çeyrek yüzyıl önce Novell ortaya atıyor. Novell’in NetWare adlı işletim sistemi ve NCP (NetWare Core Protocol) protokolü ilk örnek olarak karşımıza çıkıyor. Bu firmayı Sun Microsystems, 3Com ve yazılım tarafında Microsoft takip ediyor. 3Com ve Microsoft’un birlikte geliştirdiği LAN Manager günümüzdeki NAS kullanımının önünü açıyor.


NAS’ın geçmişi tahminlerden çok geriye, 80’lere kadar gidiyor.

2000’lerin başlarında bu firmalara alternatif ürünler birer birer piyasaya çıkmaya başlıyor. Günümüzde NetApp’in bünyesinde bulunan Spinnaker Networks, 2007’de HP tarafından satın alınan PolyServe ile Exanet, IBRIX ve Isilon markaları bu dönemde ortaya çıkıyor.

{pagebreak::NAS Nerelerde Kullanılıyor?}

NAS Nerelerde Kullanılıyor?

NAS ürünleri depolama ihtiyacı olan tüm ağlarda kullanılabiliyor. Miktarı her geçen gün yükselen dijital verilerin daha verimli olarak kullanılabilmesi ve korunabilmesinin öneminin arttığı bir dünyada NAS’ın kullanım alanları da oldukça çeşitleniyor.


Zyxel NSA-220, ülkemizde en tutulan NAS ürünlerinden biri.

Günümüzde NAS’lar büyük ölçekli terabyte ve petabyte seviyesinin dışında küçük şirketlerin de gündemine girmiş durumda. Burada önemli olan belirttiğimiz gibi bilgilerin korunması ve saklanması. Bir ağ ortamındaki tüm bilgisayarlarda kullandığınız NAS cihazlar sayesinde, bilginin hazırlandığı bilgisayarda değil, daha güvenli bir ortamda saklanmasını sağlayabiliyorsunuz. Bu sayede bilgisayarların sabit disklerinde meydana gelebilecek bir sorun nedeniyle oluşabilecek veri ve bilgi kaybı önlenebiliyor.

NAS Türleri

NAS cihazlarını temelde kapasitelerine ve kullanım alanlarına göre ayırabilmek mümkün. Örneğin Türkiye’de bu konuda ürünleri bulunan Zyxel, orta ve üstü büyüklükteki şirketler için Business Network Storage sınıfında 4 SATA sabit disk desteği, 3 TB’a kadar depo kapasitesi, SSL şifreleme ve 106.95Mbps’e kadar performans sunan NSA-2400 adlı bir modeli sunarken; ev ve küçük çaplı firmalar için de Home Network Storage sınıfında 2 terabyte’a kadar kapasite sunan, çok katmanlı veri korumaya sahip, tek bir dokunuşla harici depolama cihazlarından anında veri yedekleme imkanı sunan NSA-220 adlı bir ürünle de yer alıyor. Elbette daha büyük çaptaki şirketler için de terabyte cinsinden yüksek kapasiteli NAS ürünleri bulabilmek mümkün.

NAS Üreticileri

Günümüzde özellikle donanım tarafında pek çok üretici bulunuyor. Bu firmalardan ülkemizde de tanınan bazıları Addonics, Time Capsule ile Apple, BlueArc, Linksys markasıyla Cisco, D-Link, EMC, Exanet, HP, Hitachi, LaCie, NetApp, Plextor, Sun Microsystems, US Robotics, Western Digital, VIA ve Zyxel olarak sıralanıyor. Ürün portföylerine baktığımızda birden fazla bilgisayarın bulunduğu evler için üretilenlerden tutun onbinlerce çalışana sahip global firmaların ihtiyacını karşılamaya yönelik geniş bir seçenek listesi karşımıza çıkıyor.

{pagebreak::Nasıl Çalışır?}

Nasıl Çalışır?

Tabii ki bir işletim sistemiyle. Onları bildiğimiz sabit disklerden ayıran en büyük özellikleri de bu zaten. Kullanılan sistemler eğer özel bir üretim değilse genelde benzer. Düzgün çalışması ve az sorun çıkarması için Linux türleri tercih ediliyor. En çok kullanılanları listelemek istersek FreeBSD’den türetilen açık kaynak kodlu FreeNAS’ın ilk sırada olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışında NASLite, NexentaOS veya OpenSolaris de tercih ediliyor.


FreeBSD’den türetilen FreeNAS, en çok tutulan sistemlerden biri.

İşletim sistemleri dışında önemli gereksinimlerden biri de kullandıkları ağ protokolleri. SMB (Server Message Block), NFS (Network File System), FTP, HTTP, UPnP (Universal Plug and Play), AFP (Apple Filing Protocol), rsync, SSH, Unison, AFS ve iSCSI ilk akla gelenler olarak karşımıza çıkıyor. Kullanılan işletim sistemleri, sisteme bağlı olan diskleri formatlayabilme ve RAID oluşturma gibi teknik işleri halledebilmenizi sağlıyor. Kendi arabirimleriyle gelen bu işletim sistemlerini kullanarak bilgilerinizi NAS aracılığıyla çok daha rahat bir şekilde yönetebilme olanağı bulabiliyorsunuz.

{pagebreak::Her Eve Lazım (mı?)}

Her Eve Lazım

Şimdilik değil belki ama çok uzak olmayan bir gelecekte NAS kavramıyla daha sık karşılaşacağımızı söylemek yanlış olmaz. Artık bazı evlerde biri masaüstü, diğeri dizüstü olmak üzere 1’den fazla bilgisayar bulunuyor. Bu da bilginin ve verinin önemine paralel NAS sistemleri kullanma ihtiyacını arttırıyor. Sadece iki bilgisayarlık bu mini ağ bile NAS türü bir çözüme gereksinim duyabiliyor.

T-Mobile’dan Yepyeni Bir Telefon

0

Küçük bir gecikmeyle de olsa T-Mobile yeni Shadow adlı Windows Mobile telefonunu piyasaya sürdü. Google mobil platformu Android’in ilk üyesini piyasaya sürerek büyük sükse yapan T-Mobile şu günlerde Amerika’da bu kez Windows Mobile telefonu ile dikkatleri çekiyor.

 


T-Mobile’ın yeni Windows Mobile telefonu

Shadow II ve Shadow 2009 adıyla da bilinen yepyeni T-Mobile Shadow’un özelliklerinde beklenenden farklı değil. Bu ayın başlarında Las Vegas’ta gerçekleştirilen CES 2009’da sergilendiği gibi Windows Mobile 6.1 standart işletim sistemine sahip olan Shadow II, 320 x 240 piksel ekran ile 2 MP kamera sunuyor.

1100mAH pili bulunan cihazın veri alışverişi için sadece EDGE desteği bulunuyor. Neyse ki cihaz Wi-Fi desteğine de sahip. Böylece bağlantı konusunda Windows Mobile’ın elini kolunu bağlamıyor. Yeni Shadow Amerika’da beyaz ve siyah renklerde kontratlı 199 dolar + aylık ödemeyle T-Mobile tarafından satışa sunuldu.

:: T-Mobile bu işi bilmiyor. Ben olsam…

 

LG Electronics Gaza Bastı!

0

Formula 1 ve LG Electronics arasında imzalanan üst düzey işbirliği uyarınca LG, Formula 1‘in resmi tüketici elektronik sistemleri, cep telefonu ve veri işlemcisi olarak özel unvanlara ve pazarlama haklarına sahip oldu. Anlaşma 2009 yılı Ocak ayı itibariyle yürürlüğe girdi.

 

“Formula 1, kesinlikle teknolojik yenilik, stil ve tasarımın doruk noktasını temsil ediyor ki bu, aynı zamanda bizim de LG Electronics markası için benimsediğimiz vizyondur” diyen LG Electronics‘in Pazarlamadan Sorumlu Başkanı Dermot Boden sözlerini şöyle sürdürdü: “F1’in heyecanı ve enerjisine hiçbir spor dalı yaklaşamaz ve biz de LG’de aynı tutku ve enerjiyi hissediyoruz.”

{pagebreak::Bernie Ecclestone Konuşması}

Formula 1 Grubu İcra Kurulu Başkanı Bernie Ecclestone ise yaptığı konuşmada “LG kendi alanında bir lider; yenilikleri ve mükemmel özellikleri şık bir paket dâhilinde sunan, üstün teknoloji alanında bir öncü. Formula 1 de tamamen bundan ibaret. LG ile ortak çok noktamız var. İş birliğimize başlamaktan dolayı çok heyecanlıyım. LG’nin bize sunacağı teknolojik çözümleri de sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

 

 

Formula 1‘in resmî veri işlemcisi olan LG, Formula 1 organizasyonlarındaki resmi canlı takip hizmeti ve verilerle ilgili TV grafiklerinde yer alacak. Marka aynı zamanda Formula 1 markasıyla bağlantılı olarak dünya çapında kapsamlı bir üst düzey pazarlama hakkı paketinin de sahibi olacak.

:: LG sizce Formula 1’e iyi bir sponsor olabilir mi?

Bilgi İçin:  LG

Her Şeyi Hızlı Başlata Ekleyin

Opera, kullanıcılara birçok özelliği herhangi bir eklentiye ihtiyaç duymadan sağlayan, geniş kullanıcı kitlesine sahip bir tarayıcı. Opera’nın açılış sayfası ise özelleştirilerek istediğini yer imlerinin atanabildiği kutucuklara (hızlı başlat, speed dial) sahip olabiliyor. Burada bulunan yer imi sayısını isterseniz artırabiliyorsunuz ve bu şekilde daha fazla kısa yolu hızlı başlatma kısmına ekleyebiliyorsunuz. Bunu nasıl yapacağınızı hazırladığımız animasyonda adım adım anlatıyoruz.

Animasyonu İzlemek İçin Tıklayın

 

:: Opera artık daha kullanışlı oldu mu?

Yazan: Bircan Caner Toygu

Türkiye’deki İlk Android, Bu Yazıda!

0

Okyanusun öte yanında, uzak kıta Avustralya’dan haber beklediğimiz olası ikinci Android telefonu Kogan Agora‘nın su koy vermesinden sonra nihayet ciddi bir ikinci Android telefonu tanıdık bir markayla karşımızda.

Ülkemizde Gençcell’in distribütörlüğünde çift hatlı telefonlarıyla üst düzey marka bilinirliğine sahip markalardan olan General Mobile, 3 hafta sonra Barselona’da gerçekleştirilecek olan 2009 Mobile World Congress‘te (Mobil Dünya Konferansı – Eski adıyla 3GSM Konferansı) ilk çift hatlı, dünyanın ikinci Android platformuna sahip telefonunu tanıtacak.


General Mobile’ın Android telefonu G1’den çok daha alımlı

{pagebreak:: Ne Zaman Türkiye’de?}
Ne Zaman Türkiye’de?

General Mobile’ın dual-SIM destekli DSTL1 adlı cihazı 2009’un 3.çeyreğinde Amerika’da, kuvvetle muhtemel son çeyrekte de ülkemizde satışa çıkacak.

Telefonun değişmesi ve gelişmesi olası özellikleri arasında Tri-Band GSM/EDGE desteği, 3 inç WQVGA dokunmatik 260k renkli ekran, 624MHz Marvell PXA 310 işlemci, 802.11b/g WiFi desteği, Bluetooth, 135g ağırlık, 112 x 54 x 16mm boyut, Sharp’ın geliştirdiği 5 megapiksel otomatik odaklamalı flaşlı kamera yer alıyor.


GM DSTL1 modeli 5 MP kameraya sahip

Resimde gördüğünüz telefonun render’lanmış bir görseli. Tasarımda Android işletim sisteminin ihtiyaç duyduğu bazı ek düğmelerin yerleştirilmesi gibi kozmetik değişiklikler dışında büyük bir farklılık olmayacaktır.

:: Ülkemize ilk Android telefonu markası sizce kim olacak?

Kablolu Ağlara Giriş

0

Günümüzde kullanımı git gide azalsa da hala sık sık karşılaştığımız kablolu ağları biraz daha yakından tanıyalım ister misiniz? Kişisel bilgisayarınızın diğer bilgisayarlarla arasında dosya aktarımı yapmak, oyun oynamak, medya paylaşmak veya internete bağlanıp her şeyi yapmak için ihtiyaç duyduğumuz ağ bağlantılarını üç ayrı başlık altında inceliyoruz: Local Area Network (LAN), Ağ Topolojileri ve Ethernet.

{pagebreak::Local Area Networking}
Local Area Networking

Türkçe’ye Yerel Ağ Bağlantısı olarak çevrilmiş olan Local Area Networking, birden çok bilgisayar ve yazıcı gibi aygıtların birbirleriyle yüksek hızda iletişim kurmasını sağlar.

 

 

Bilgisayar ile yazıcı arasında sadece bir resim veya metin gibi basit verilerin alışverişi olabiliyorken, bilgisayarlar arasında devasa dosyaların paylaşımı, anlık görüntü ve ses aktarımı, çok kişili oyunların paket verileri gibi büyük ve karmaşık verilerin aktarımları gerçekleşebiliyor.

{pagebreak::Topolojiler}

Ağ Topolojileri

Bilgisayar ağı birden çok şekilde oluşuyor olabilir. Gündelik hayatta en çok kullanılan ağ topolojisi Star‘dır. Bu topolojide bilgisayarlar ve diğer aygıtlar bir huba bağlıdır. Bütün veriler hub üzerinden geçer. İnternet kafelerde kullanılan ağ topolojisi budur.

 

Nadiren bilinen Ring topolojisinde ise bilgisayarların birbiriyle olan bağlantısı daireseldir. Veri bir bilgisayardan başka bir bilgisayara gönderilirken, bir veya birden çok bilgisayar üzerinden geçebilir. Bu nedenle bu tür ağlara bağlı olan bilgisayarlardan bir tanesinin bozulması, bütün ağın çökmesi anlamına gelir.

Bus topolojisinde ise bütün bilgisayarlar bir tek kabloya bağlı bulunur. Bilgisayarlar veri alışverişini koaksiyel bir kablo üzerinden sağlar. Aynı anda sadece bir bilgisayar veri gönderebilir, yavaştır.
{pagebreak::Ethernet}
Ethernet

Ethernet kartı, bilgisayarların ağa bağlanması için kullanılan bir aygıttır. BNC konektörlü ve RJ-45 konektörlü olmak üzere iki çeşidi vardır. BNC konektörleri koaksiyel kablo kullanarak 10 Mbps hızına çıkabiliyorken, RJ-45 konektörü 10, 100 ve 1000 Mbps hızlarına ulaşabiliyor. Bir kaç sene önce –fiyatı uygun da olsa– ayrıca satın alınabilen ethernet kartları, artık hemen hemen bütün anakartların üzerinde dahili olarak bulunmaktadır.

Ethernet ile hedef cihaz arasındaki bağlantıyı 4 çeşit kablodan biri sağlayabilir. Bu kablolar ince koaksiyel kablo, kalın koaksiyel kablo, UTP ve fiber optiktir. UTP kablolar, yeterli hızda ve ucuz olması sebebiyle en çok tercih edilen kablo çeşididir.

Nokia’dan Mükemmel Üçlü

Nokia, üç yeni cep telefonu daha geliştirdiğini duyurdu. Nokia 6700 classic, Nokia 6303 classic ve Nokia 2700 classic model cep telefonları, Nokia’yı mobil telefonlarda dünya lideri yapan formüle dayanıyor. Yeni üçlü, günümüzün yoğun temposunda ihtiyaç duyulan işlevselliği ve kullanıcı deneyimini bir araya getiriyor.

Özgün tasarımları ve malzemeleri ile de Nokia’nın bugüne kadar ürettiği en güzel modeller olarak gösteriliyor ve son derece rekabetçi fiyatlarla satışa sunuluyor.

{pagebreak::Nokia 6700 Classic}

Nokia 6700 Classic

Yeni koleksiyonun lider ürünü Nokia 6700 classic, Nokia’nın en başarılı ürünlerinden Nokia 6300’ın mirasını sürdürüyor. Nokia yetkilileri, konu hakkında şunları söylüyorlar: “Nokia 6300, 2006’da sunulduğunda tasarım ve malzeme anlamında çıtayı yükseltmiş ve orta seviye cep telefonlarında bütün satış rekorlarını kırmıştı. Nokia 6700, bu çıtayı daha da yükselterek, güzel ve zarif bir tasarım ile son derece dengeli bir kullanım deneyimi sunuyor. Yeni ürünümüz, Nokia 6300 ile aynı ‘DNA’yı paylaşıyor. Bu modelin, 2009’da en iyi satış yapacak cihazlarımızdan biri olmasını bekliyoruz.”

Nokia 6700 classic, pürüzsüz yüzeyler, zengin malzemeler ve itinayla işlenmiş parçaların yanı sıra tamamen metal bir klavye ve kusursuz bir kaplama sunuyor. Bir önceki modelin bütün özelliklerini bir adım ileriye taşıyan Nokia 6700, 5 megapiksel kamera, Nokia Maps destekli GPS navigasyonu ve yüksek hızlı veri erişimi ile birlikte geliyor.

 

{pagebreak::Nokia 6303 Classic}

Nokia 6303 Classic

Nokia 6303 classic, Nokia 6300 classic’in sunduğu değerlerin farkında olan kullanıcılar için ideal bir alternatif sunuyor. 3,2 megapiksel kamerası ve 2,2 inç geniş ekranı ile dikkat çekiyor. Ürün, önceden yüklü Nokia Maps ile birlikte geliyor.

Nokia 6303 classic, uzun bir özellikler listesini mükemmel pil performansıyla birleştiriyor. Bütün bunlara ek olarak, kullanıcılar, herhangi bir müzik aksesuvarını standart 3,5 mm jack çıkışına bağlayabiliyorlar. Ayrıca, binlerce şarkının saklanabileceği tam gelişmiş bir mobil müzik çalar da sunuluyor.

{pagebreak::Nokia 2700 Classic}

Nokia 2700 classic

Nokia 2700 classic ise Nokia’nın uygun maliyetli ve tam özellikli ürünleri arasında yer alıyor. Hafıza kartı yuvası sayesinde 2 GB’ye kadar saklama kapasitesi sunan model, dahili bir dijital müzik çalara ve 2 megapiksel kameraya sahip. Böylece, görüntüleme ve müzik dinlemeyi aynı derecede kolay hale getiriyor.

Nokia yetkilileri, konu hakkında şu açıklamayı yapıyorlar: “Bu özellikler sayesinde, Nokia’nın online servisi Share on Ovi ya da başka web siteleri aracılığıyla yüzlerce formatta dosyaya erişmek, bunları kaydetmek ve paylaşmak mümkün oluyor. Nokia 2700 classic, zengin özellikleri ve kolay arayüzü ile, kullanıcılarına çok özel bir internet deneyimi sunuyor.”

:: Nokia’nın yeni 3 telefonu sizce nasıl?

Bilgi İçin: Nokia Türkiye

Atlantik’in Ortasında Cepten Mesaj Gönderin

British Airways, yeni duyurduğu servisle Atlantik Okyanusu üzerinde kısa mesaj gönderebilme olanağını yolcularına sunmaya başlıyor. Londra’daki City Airport ile New York’taki JFK Havalimanı arasındaki uçuşlar için 2009 sonlarında başlaması planlanan servisle British Airways’in business class sınıfında uçan yolcuları cep telefonlarını özgürce kullanabilecek.


British Airways yolcuları yakında uçaktan kısa mesaj göndermeye başlıyor.

Picocell adı verilen bu teknoloji temelde uçaklarda cep telefonlarının kullanılabilmesine olanak tanıyor. Bu sayede yolcular gökyüzünde cep telefonlarını kullanmaya devam edebilirken, sinyallerin uçakların elektronik sistemlerine olan zararı da önlenebiliyor.

Uçakta Alo Demek Nasıl Mümkün Oluyor?

British Airways’in kullanacağı bu servis OnAir adlı bir şirket tarafından veriliyor. OnAir bu iş için Inmarsat ile işbirliğine gitmiş durumda. Inmarsat-4 adlı uydu yörüngedeki dolaşımını sürdürürken uçak yolcuları da cep telefonlarını kullanabilmenin keyfini yaşayacak.

Bilet Fiyatı Ne Kadar Etkilenir?

British Airways bu hizmet için ne kadar ek ücret talep edeceğiyle ilgili bir bilgi vermiyor. Ancak nispeten pahalı olması, diğer havayolu şirketlerince kullanılmaya başlanıp yaygınlaştıktan sonra ucuzlaması bekleniyor.

:: Bu uygulama uzun uçuşları daha keyifli hale getirir mi?

Virüslere Karşı Ekstra Koruma

Herhangi bir güvenlik yazılımı kullanıyorsanız, kötücül yazılımların bilgisayarınızda yaptığı değişiklikler büyük ihtimalle otomatik olarak temizleniyordur. Ancak fazladan bir gözün hiçbir zararı olmaz. Software Dragon tarafından sunulan FixUp Restrictions, kötücül yazılımların bilgisayarınızda yaptığı değişiklikleri geri almaya yarayan ücretsiz, kolay kullanımlı ve sistem dostu bir program.

Portatif olarak USB belleğinizde de taşıyabileceğiniz bu faydalı yazılımı buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

Güncelleme: 31.01.2009

Fixup Restrictions, virüs içermemekle birlikte(Softpedia bile böyle söylüyor), içerdiği Ask.com çubuğu nedeniyle güvenlik yazılımları tarafından Adware olarak damgalanıyor. Bu da eğer farklı bir güvenlik yazılımınız mevcutsa, kurulum esnasında Ask.com toolbar sorgusunu es geçmenize ve reklam yazılımının bilgisayarınıza yüklenmesine neden olabilir. Bu sorunu çözmek için en pratik yöntem şu şekilde:

Kurulum dosyasına sağ tıklayıp, içeriğini 7-zip veya benzeri bir program ile herhangi bir klasöre aşağıdaki seçenekleri kullanarak çıkarın.

FixupSetup klasöründe yer alan Fixup.exe dosyasını çalıştırın. 

Dilerseniz TempIMAGE klasörünü tamamen silebilirsiniz. Zira Ask.com ile ilgili kurulum burada yer alıyor ve diğer güvenlik yazılımları, bu dosyalar bilgisayarda bulunduğu sürece kullanıcıya rahat vermiyor. Aynı yöntem ile Fixup Restrictions yazılımını USB belleğe atıp portatif olarak kullanmanız da mümkün.

:: Yazılımla ilgili görüşlerinizi forumda paylaşın.

Bilgi İçin : Software Dragon

Mirror’s Edge’i Farklı Açıdan Oynayın

3

Parkour tarzını başarılı bir şekilde birinci kişi görünümüne(FPS) döken Mirror’s Edge oyununu bir de Faith‘in omuzlarının arkasından görerek oynamak için, basit bir kopyala-yapıştır işlemi yapmanız gerekiyor.

Öncelikle şu klasörde bulunan TDInput dosyasını açın:

C:DocumentsEA GamesMirror’s EdgeTdGameConfig

“Bindings=(Name=”F5″” yazan satırın hemen üstüne, aşağıdaki kodu aynen kopyalayıp yapıştırın:

Bindings=(Name=”F4″,Command=”FreeFlightCamera”,Control=False,Shift=False,Alt=False)

Kaydedip kapatın ve oyunu açın. Herhangi bir göreve girdiğinizde, F4 tuşu ile kamera açıları arasında geçiş yapabilirsiniz. İstediğiniz üçüncü kişi görünümünü yakalayana kadar F4’e basmaya devam edebilirsiniz.

:: 3. kişi görünümlü Mirror’s Edge’i beğendiniz mi?