Akıllı telefon dünyasının iki devi Apple ve Google arasındaki rekabet, yenilikçi özelliklerin ortaya çıkmasına ve kullanıcı deneyiminin gelişmesine katkı sağlıyor. Son yıllarda iPhone’da sunulan “Canlı Etkinlikler” özelliği, kullanıcıların belirli bilgilere ekranın üst bölümden erişmesini mümkün kılıyor. Şimdi ise Google, Android ekosistemine benzer bir işlevsellik kazandırmak için kolları sıvadı.
Android 16, iPhone bildirimlerinden ilham alan özellikle geliyor
Android 16, iPhone’larda yer alan “Canlı Etkinlikler” özelliğine benzer bir yenilikle karşımıza çıkabilir. İşletim sisteminin kodunda görülen bazı değişikler, Android 16 için “Zengin Sürekli Bildirimler” adlı özelliği gözler önüne serdi. İddiaya göre bu özellik, önemli bilgilerin durum çubuğunda sürekli görünür kalmasını sağlayacak.
Araştırmacıların paylaşımına göre sürekli bildirimler, durum çubuğunda simge olarak görünecek ve özel arka planlar ve metinler içerebilecek. Örnek tasarımlar, bir Uber aracının tahmini varış zamanının durum çubuğunda nasıl görünebileceğini gösterdi.
Akıllı telefon pazarı zora giriyor. ARM, Qualcomm ile olan lisans anlaşmasını sonlandırma kararı aldı. İşte ayrıntılar!
Zengin Sürekli Bildirimler, Apple’ın iOS’ta sunduğu Canlı Etkinlikleriyle benzer şekilde çalışacak. Canlı Etkinlikler, iPhone’un kilit ekranında ve bildirimlerin üzerinde çeşitli bilgileri görüntüleyebiliyor. Dynamic Island’a sahip iPhone’lar ayrıca özel widget’lara da sahip.
Bu bildirimlerde yemek siparişini, taksi ve parkmetre süresi gibi birçok bilgiyi görmek mümkün. Bu özellik, iOS’tan Android’e geçiş yapan kullanıcıların bildirim konusunda sorun yaşamamasını da sağlayacak gibi görünüyor.
Togg, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı özel bir kampanya ile kutluyor. Togg Trugo, T10X sahiplerine 101 kWs’lik ücretsiz hızlı şarj hediye ediyor. Bu sayede T10X kullanıcıları, bayram günü ücretsiz şekilde şarj imkanına kavuşacak.
Togg Trugo’dan Cumhuriyet Bayramı’nda 101 kWs’lik şarj hediyesi
Türkiye’nin yerli otomobili Togg, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yılına özel olarak T10X kullanıcıları için bir kampanya başlattı. Türkiye genelindeki 719 DC ve 268 AC şarj istasyonunda geçerli olacak kampanya kapsamında, T10X sahipleri 101 kWs’lik ücretsiz şarj hakkı kazanacak.
Türkiye’nin 81 ilindeki 719 DC, 268 AC istasyonumuzda 29 Ekim günü, Cumhuriyetimizin 101.yılına özel 101kWs şarj hediyesi T10X kullanıcılarını bekliyor. 🔋
Yalnızca Togg T10X kullanıcılarına özel şarj hediyesi bakiyesi, 29 Ekim 00:00'da kullanıcılarımızın Trugo hesabına… pic.twitter.com/P0204qZ9xy
Hediye şarj bakiyesi, 29 Ekim günü kullanıcıların Trugo hesaplarına tanımlanacak ve aynı gün 23:59’a kadar geçerli olacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen Togg T10X kullanıcılarının Trugo uygulamasını ziyaret etmeleri yeterli olacak.
Son günlerde iyice dillendirilmeye başlanan ve yerli ve milli otomobil TOGG cephesinde gelişen dedikodulara yanıt geldi.
Togg, bu kampanyayla Cumhuriyet Bayramı coşkusunu T10X kullanıcılarıyla paylaşmak istediğini söyledi. Ayrıca Türkiye’nin elektrifikasyon yolculuğundaki rolünü bir kez daha vurgulamayı hedefliyor.
Öte yandan Türkiye’nin önde gelen şarj ağı sağlayıcılarından Trugo, elektrikli araç kullanıcılarına daha kapsamlı bir hizmet sunmak amacıyla EVbee ile iş birliğine gitti. Bu iş birliği kapsamında EVbee’nin geliştirdiği mobil şarj istasyonları Trugo markası altında hizmet verecek.
Başlangıçta 6 mobil şarj istasyonu ile hizmet verecek olan Trugo, yıl içerisinde bu sayıyı en az 20’ye çıkarmayı hedefliyor. Uzun vadeli planlar arasında ise mobil şarj istasyonu hizmetini 81 ilin tamamına yaygınlaştırmak bulunuyor.
Son yıllarda teknolojiyle birlikte insansız uçak alanında da önemli ilerlemeler kaydediliyor. Bu gelişmenin bir parçası olarak Çin merkezli havacılık şirketi Air White Whale, W5000 adlı ilk insansız nakliye uçağını duyurdu. Peki bu uçak neler sunuyor? İşte özellikleri…
Dünyanın en büyük insansız nakliye uçağı W5000: Neler sunuyor?
Geçtiğimiz günlerde Çin’in Jiangsu eyaletinin Changzhou kentinde düzenlenen etkinlikte duyurulan W5000, çift turboprop motorlu olmasıyla dikkat çekti. Maksimum kalkış ağarlığı 10.8 metrik ton, taşıma kapasitesi ise 5 ton.
Şirket tarafından paylaşılan bilgilere göre uçak, verimli ve düşük maliyetli ortak kargo platformu, üst kanatlı, dikdörtgen gövdeli ve düşük HTP tasarımına sahip. Sol ve sağ kanatların her birinde bir turboprop motor bulunuyor.
Dünyanın en iyi savaş uçağı hangisi? İşte sizin için hazırladığımız dünyanın en iyi savaş uçakları listesi ve detayları...
Ön kısımda üç noktalı geri çekilebilir iniş takımı bulunuyor. Ana iniş takımı ise gövde üzerine yerleştirilmiş. Bu sayede hava alanlarına kolay bir şekilde iniş kalkış yapabiliyor. Öte yandan 2600 kilometre menzile sahip olan bu uçak, maksimum 6000 metre seyir yüksekliğinde uçabiliyor. Maksimum seyir hızı ise saatte 326.8 mil (526 km/s) olarak belirtildi.
Avantajları neler?
W5000’in öne çıkan avantajları arasında otonom uçuş ve yer izleme sistemleri sayesinde uçuş ekiplerinin aynı anda 6-7 aracı birden takip edebilmesi yer alıyor. Bu sistem, operasyon maliyetlerini ciddi ölçüde düşürerek benzer sınıftaki uçakların maliyetlerinin yalnızca onda biri seviyesine indiriyor. Ayrıca ton-kilometre başına maliyet de yüzde 40 oranında daha düşük. Bu da W5000’e rekabet açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Üretici tarafından aktarılan bilgilere göre W5000, Güney Doğu ve Orta Asya ülkelerine hizmet verecek. Bunun yanında Rusya ve Japonya’ya da ulaşabilecek.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Teknoloji dünyası, Apple ve Samsung’un Intel’i satın almak için rekabete girmesiyle çalkalanıyor. İki şirket, iddialara göre Intel’in çip üretim teknolojisine sahip olarak rakiplerine karşı önemli bir avantaj elde etmeyi hedefliyor.
Apple ve Samsung, Intel’in çip teknolojisi için rekabet ediyor
Akıllı telefon çiplerini daha güçlü hale getirme yarışı kızışırken, Apple ve Samsung gibi devler avantaj sağlamak için alışılmadık ortaklara yöneldi. Birden fazla rapora göre iki şirket, Intel’i satın almakla ilgileniyor.
Intel uzun süredir masaüstü CPU pazarına liderlik ediyor, ancak mobil alanda başarılı olamadı. Yine de şirketin çip üretim teknolojisi, Apple ve Samsung’un akıllı telefon sınırlarını zorlaması için ihtiyaç duyduğu teknolojiye sahip olabilir.
Samsung, Galaxy S25 Ultra için beklenmedik bir karar aldı. Cihazda, M14 yerine M13 paneli kullanılacak. İşte sebebi...
Özellikle Apple, çip üretim kapasitesini TSMC’den sağlamak için uğraşıyor. Ancak TSMC bile Apple’ın 2nm çip için belirlediği zaman çizelgesini karşılayamayabilir. Intel’i satın almak, Apple’a gelişmiş üretim için yeni kaynak yaratabilir.
Samsung da yeni nesil Exynos çiplerini geliştirirken zorluklarla karşılaştı. 1.4nm mimarisi için verimlilik oranlarının oldukça düşük olduğu bildirildi. Intel mühendislerini bünyesine katmak, Samsung’un sorunları aşmasına ve Qualcomm Snapdragon’a olan bağımlılığını azaltmasına yardımcı olabilir.
Intel’in satın alınması, yonga seti dünyasında yeni bir dönem aralayabilir. Tabii fiyatların da değişkenlik gösterebileceğini unutmamak lazım. Kendi çiplerinin tek üreticisi olarak Apple ve Samsung, maliyetleri belirlemede esnek davranabilir.
Elektrikli araç devrimi hız kazanırken, bataryaları hakkındaki endişeler de gündeme geliyor. Çevresel etkileri, hammadde tedariki ve geri dönüşüm olanakları gibi konular tartışmalara yol açıyor. Peki temiz ulaşımda bataryalar ne kadar geri dönüştürülebilir?
Elektrikli otomobil bataryaları gerçekten çevreye zararlı mı?
Elektrikli araçlar yollarda giderek yaygınlaşırken, bataryalarının çevresel etkisiyle ilgili endişeler de artıyor. Lityum, kobalt ve nikel gibi batarya malzemelerinin nasıl çıkarıldığı ve bataryaların ömrünün sonunda gerçekten geri dönüştürülebilir olup olmadığı eleştiri konusu haline geldi.
Bataryalar ile ilgili gerçekler ise sürekli iddia edilen efsanelerden daha karmaşık duruyor. Örneğin nadir toprak elementleri, elektrikli araç bataryalarının küçük bir kısmını oluşturuyor. Lityum ve kobalt gibi daha önemli malzemeler ise 2030’a kadar üretim ihtiyacını karşılayabilecek.
Panasonic, elektrikli araçlar için önemli bir yenilik olan 4680 lityum-iyon pilleri tanıttı. Peki yeni piller neler sunuyor?
Geri dönüşüm cephesinde ise lityum iyon piller, mevcut tekniklerle yüzde 50 veya daha yüksek oranlarda geri dönüştürülebiliyor. Yeni hidrometalurjik yöntemler, malzemelerin yüzde 80-90’ını geri kazanma konusunda daha büyük umutlar vadediyor.
Örneğin Mercedes-Benz, elektrikli araç bataryalarından bileşenlerin yüzde 96’sından fazlasını geri kazanabilen Avrupa’nın ilk büyük ölçekli batarya geri dönüşüm tesisine sahip. Tabii elektrikli araç pazarı henüz yeni büyüdüğü için şu anda kullanılmış bataryaların yüzde 5’i geri dönüştürüldü.
Buna göre AB, kritik malzemelerin yeniden kullanımı için 2030 yılına kadar atık bataryaların en az yarısının toplanmasını ve işlenmesini hedefliyor. Yani batarya malzemelerinin yarattığı zorluklar, sürdürülebilir bir şekilde ele alınabilecek.
Volkswagen Grubu’nun yeni gözdesi Cupra, yepyeni elektrikli aracı Raval ile kompakt otomobil pazarına gümbür gümbür girmeye hazırlanıyor. Gelecek yıl piyasaya sürülmesi planlanan 25 bin Euro’luk Raval, test aşamasında görüntülendi. Peki, bu aracı bu kadar özel kılan başka hangi özellikleri var? Detaylar haberimizde…
Volkswagen’in MEB Entry platformu üzerine inşa edilen Cupra Raval son testlerde!
Fotoğraflar, aracın tasarım detaylarını ortaya çıkarırken, aracın Nürburgring civarında yapılan testlerde çok az kamuflajla görüntülenmesi, geliştirme sürecinin son aşamalarında olduğunu gösteriyor. Tasarım açısından bakıldığında, Cupra Raval, markanın daha önce tanıttığı UrbanRebel konseptinden izler taşıyor.
Ancak bu konseptin agresif hatlarının yerini, biraz daha yumuşatılmış ve günlük kullanım için uygun hale getirilmiş bir tasarım almış. Örneğin, aracın ön yüzü UrbanRebel’e göre daha sade bir yapıya sahip, ancak yine de Cupra’nın sportif karakterini yansıtmaya devam ediyor.
Aerodinamik olarak optimize edilmiş alaşım jantlar ve gövdeye entegre kapı kolları gibi dokunuşlar da gözden kaçmayan detaylar arasında. Arka kısmında yer alan tavan spoyleri ve difüzör, Raval’ın dinamik yapısını ortaya çıkarmış.
Cupra Raval, Volkswagen’in MEB Entry platformu üzerine inşa ediliyor. Bilmeyenlerimiz için bu platform, Volkswagen ID.2 ve Skoda Epiq gibi diğer kompakt elektrikli araçlarla da paylaşılıyor ve Raval’ın yaklaşık 4 metre uzunluğunda bir gövdeye sahip olmasını sağlıyor.
İç mekanda geniş bir dijital gösterge paneli ve büyük bir bilgi-eğlence ekranı görüyoruz. Güç ünitesi tarafında ise Raval, tek motorlu bir seçenekle 166 kW (226 beygir gücü) sunacak. Ancak, kulislerde daha güçlü bir çift motorlu ve dört çeker versiyonun da gelebileceği konuşuluyor.
Eğer bu seçenek piyasaya sürülürse, Raval sadece bir şehir otomobili değil, güçlğ bir spor otomobil olarak da karşımıza çıkabilir. Yeni Cupra Raval’ın üretimi, markanın İspanya’daki Martorell fabrikasında gerçekleştirilecek ve söylentilere göre Avrupa pazarına hızlı bir şekilde entegre edilecek.
Bir süredir sızıntılarla gündemden düşmeyen Spider-Man 4 için resmi açıklamayı Tom Holland yaptı. Ünlü oyuncu filmin vizyon tarihini açıkladı ve senaryoyla ilgili ilk yorumlarını paylaştı. Peki Zendaya MJ olarak geri dönecek mi?
Spider-Man 4, 24 Temmuz 2026’da çıkacak
Tom Holland, dördüncü Spider-Man filminin 24 Temmuz 2026’da vizyona gireceğini doğruladı. Jimmy Fallon’un sunduğu The Tonight Show programına katılan Holland, ismi henüz belli olmayan Spider-Man filminin çekimlerine 2025’in ortalarında başlanmasının planlandığını açıkladı.
Konuyla ilgili açıklamasında Holland, “Gelecek yaz çekimlere başlıyoruz. Her şey yolunda gidiyor – neredeyse hazırız. Çok heyecan verici. Sabırsızlanıyorum” ifadelerini kullandı.
Filmin yönetmen koltuğunda, daha önce Shang-Chi ve On Halka Efsanesi filmini yöneten Destin Daniel Cretton oturacak. Cretton, daha önceki üçlemeyi yöneten Jon Watts’tan Spider-Man serisini devralmış olacak.
Hayranlar tarafından büyük heyecanla beklenen Spider-Man 4 için heyecan artıyor. Tom Holland, senaryo ile ilgili konuştu.
Spider-Man 4 ayrıca 1 Mayıs 2026’da vizyona girecek olan Avengers: Doomsday’den kısa bir süre sonra izleyiciyle buluşacak gibi duruyor. Bu, Avengers: Endgame’den birkaç ay sonra gösterime giren 2019 yapımı Spider-Man: Far from Home filmindeki benzer bir stratejiyi takip ediyor.
Holland, yakın zamanda verdiği bir röportajda Spider-Man 4’ün senaryosunu okuduğunu ve yazarların ilerleme kaydettiğini söyledi. Ancak senaryoyla ilgili daha fazla çalışılması gerektiğini dile getirdi. Holland daha önce Marvel-Sony iş birliğinde üç filmde Spider-Man karakterini canlandırdı. Zendaya’nın MJ rolüyle geri dönüp dönmeyeceği henüz belirsiz.
Teknoloji dünyasında yeni bir donanım, yeni bir sorunla birlikte geliyor. ASUS, son zamanlarda tanıttığı Intel Z890 anakartlarının Windows 11 24H2 güncellemesiyle uyum sorunu yaşadığını resmen kabul etti. Üstelik bu sorun yalnızca ASUS’un başını ağrıtmıyor. Diğer büyük oyuncular da benzer zorluklarla karşı karşıya. Yani, eğer yeni bir Intel Z890 anakarta sahipseniz ve Windows 11’in son güncellemesini yüklemek istiyorsanız, biraz dikkatli olmanızda fayda var.
ASUS ve Intel Z890 anakart sahiplerine önemli uyarı: Windows 11 24H2 uyumluluk sorunu çözüm bekliyor
Sorunu bilmeyenlerimiz için, ASUS’a göre problem yeni nesil Ultra 200S serisi işlemcilerin entegre grafik birimi ile Windows 11 24H2 arasında yaşanıyor. ASUS, kullanıcılarını uyarmakta gecikmedi ve hızlı bir çözüm olarak yeni bir BIOS güncellemesi yayınladı.
Ancak, Windows 11’in son sürümüne geçmeden önce bu BIOS güncellemesini yüklemek şart. Aksi takdirde, uyum sorunları nedeniyle çeşitli performans problemleri ve sistem hatalarıyla karşılaşabilirsiniz.
Microsoft Windows 11'in yeni güncellemesiyle ilgili önemli bir uyarı yayınladı. Mavi ekran sorunu yaşanıyor.
Bu sorun sadece ASUS’la sınırlı değil. Gigabyte, MSI ve ASRock gibi diğer büyük anakart üreticileri de benzer uyumsuzlukları yaşadı. Ancak, bu markalar henüz ASUS gibi doğrudan bir açıklama yapmamış olsalar da, arka planda yoğun bir şekilde BIOS güncellemeleri üzerinde çalışıyorlar.
Eğer bu markalardan birine ait bir anakart kullanıyorsanız, üreticinizin web sitesini sık sık kontrol etmenizde fayda var. Ayrıca, bu geçici süreçte kullanıcılar, Windows 11 24H2’yi yüklemeden önce Ultra 200S serisi işlemcilerin entegre grafiklerini devre dışı bırakarak geçici bir çözüm bulabilirler. Bu sayede, güncellemelerden kaynaklanan performans düşüşlerinden korunabilirsiniz.
Bu tür sorunlar, donanım sektöründe sıkça karşılaşılan bir durum. Yeni nesil donanımlar ve yazılımlar arasında uyum sağlamak her zaman kolay değil. Ancak ASUS’un hızlı bir şekilde harekete geçmesi, kullanıcılar açısından takdir edilesi bir durum.
Türk savunma sanayii şirketleri büyük bir inovasyon ile gelişime devam ediyor. Özellikle son yıllarda yapay zeka ve donanım tarafında yaşanan ilerlemeler sayesinde bazı kapıların kilidi açıldı. Bu sayede artık hayaller çok daha kolay gerçeğe dönüşebiliyor.
Ayrıca Türkiye’de veya yurt dışında ortaya çıkan yeni teknolojiler çok hızlı şekilde geliştirilip sistemlere entegre edilebiliyor. Bu alanda birçok kişi henüz nasıl bir faydası olacağını bilmediği için göz ardı etse de en büyük gelişmeler arasında robotlar yer alıyor. Biz de sizlerle Türkiye’deki son gelişmeleri paylaşacağız.
Sarsılmaz, Sarbot Gözcü ve Öncü robot köpeklerini tanıttı!
Sarsılmaz Sarbot robot köpeklerini anlatmadan önce robot köpek nedir, ne işe yarar konusuna açıklık getirmek istiyoruz. Ayrıca olası kullanım alanları ve askeri açıdan nerelerde nasıl kullanılabileceğine de değineceğiz.
Sarsılmaz Sarbot Gözcü ve Öncü
Robot köpekler için uzun yıllar boyunca birçok çalışma yapılmış olsa da ilk somut örnekleri ABD’de Boston Dynamics ve Çin’de benzer işler yapan şirketler tarafından geliştirilmeye başlandı. Dört ayaklı yapısı sayesinde denge sistemlerini kurmak çok daha kolay olduğu için önce robot köpekler, sonra da insansı versiyonları üzerinde çalışıldı.
Tabii şu anda bu türdeki en gelişmiş modeller yine Boston Dynamics tarafından geliştiriliyor. Öyle ki tıpkı gerçek köpek veya insan gibi yürüyor, koşuyor, zıplıyor, takla atıyor ve daha önemlisi verilen görevleri yerine getirebiliyor.
Şuan için bu görevler ağır bir kutuyu taşımak veya bir bölgede devriye gezmek gibi oldukça basit seviyede. Tabii bu işin sivil tarafı. Bu robot köpeklerin şu anda satışı yapılıyor. Fakat uzaktan kumandalı oyuncak araba alıp onu kontrol etmekten daha farklı değiller.
Bir de işin askeri tarafı mevcut. Oldukça basit ve etkili bir örnek ile bu robot köpeklerin faydasını sizlere açıklayabiliriz. Videomuzda yer alan iki versiyon üzerinden örneğimizi verelim. Askerlerin teröristler ile çatıştığı ve mağaralarını bastığı bir senaryo düşünün.
Burada her ne kadar çelik yelek ve kask giyiyor olsa da bir askerin küçük bir delikten geçerek tamamen savunmasız şekilde teröristlerin saklandığı yuvaya girmesi oldukça tehlikeli olacaktır. Fakat teslim olmalarını beklerlerse de saldırıya açık bir pozisyonda kalacaklar.
Ancak Sarsılmaz Sarbot Gözcü gibi robot köpekleri kumandasından kontrol ederek girişi ne kadar dar olsa da tüm mağaralara sokabilir, gece görüşü, Lidar sensörü ve yüksek çözünürlüklü kameraları sayesinde içerideki tüm teröristleri, patlayıcı tuzakları ve engelleri görebilirsiniz.
Hatta Gözcü ile birlikte Öncü’yü de beraberinde mağaraya gönderebilirsiniz. Zaten birbirlerine entegre sistemler oldukları için Gözcü’nün sahip olduğu tüm bilgiler Öncü ile de paylaşılıyor. Bu sayede içeriye hem gözünüz hem de silahınız olacak iki robot köpeği gönderebiliyorsunuz ve gerekli durumlarda olası hedefleri imha edebiliyor veya etkisiz hale getirebiliyorsunuz.
Tabii bu yalnızca mağara olmak zorunda değil. Herhangi bir meskun mahal baskını veya açık havada yaşanacak çatışmalarda da geçerli ya da basit bir şekilde sınırlarımızda devriye görevlerini üstlenebilirler.
Öncü’nün bugün karşılaştığımız versiyonu 50 adet 9mm kurşun kapasitesine sahip. Üstelik yapay zeka sayesinde hedefini tam 12’den vurabiliyor. Dolayısıyla hem saldırı hem de savunma senaryolarında tıpkı bir asker gibi rol oynayabilir.
Günün sonunda yaşanacak en büyük kayıp ise sahip olduğunuz teknolojinin imha edilmesi olacaktır. Fakat genelde bu tip robotlar ya sensör ya da motoruna isabet alıp saf dışı kalacağından, oldukça düşük tamir masrafları ile tekrar göreve kazandırılabilirler.
Bu tip teknolojilerin fiyatlarını duyduğu zaman insanlar ilk olarak çok pahalı veya kullanmaya değer mi şeklinde düşünebiliyor. Ancak iyi bir askerin (SAT Komandosu vb.) yalnızca eğitim maliyetinin o robotun onlarca katı olduğunu bilmiyorlar. Ayrıca insan canının, özellikle de Türk askerinin canının kıymetinin paha ile ölçülemeyeceğini söyleyelim.
EA Games’in popüler yarış oyunu F1 24, PS5 Pro için özel olarak optimize edildi. Yeni güncelleme, oyuna ray tracing teknolojisinde önemli iyileştirmeler ve PlayStation’ın PSSR (PlayStation Spectral Super Resolution) yükseltme teknolojisini getiriyor. İşte diğer detaylar ve bilmeniz gerekenler…
F1 24, PS5 Pro’da çok daha güzel görünüyor
Standart PS5’te bile etkileyici performans sunan F1 24, PS5 Pro’da çıtayı daha da yükseltiyor. Oyun, hem Kalite hem de Performans modlarında önemli iyileştirmeler sunuyor. Ayrıca, 8K ekranlarda kullanılabilen özel bir ‘Çözünürlük’ modu da eklendi.
Bunun yanı sıra, en dikkat çekici gelişme, 60 FPS’de çalışan Kalite modunda görülüyor. EGO oyun motorunun ray tracing özellikleri artık yarış esnasında da aktif olarak kullanılıyor. Bu, PS5 Pro’nun %67 daha fazla hesaplama birimi ve %28 daha hızlı bellek hızlarına sahip GPU’su sayesinde mümkün oluyor.
Ray Tracing İyileştirmeleri:
Yarış sırasında üç önemli ray tracing özelliği aktif olarak çalışıyor:
Cam gibi saydam yüzeylerde gerçekçi yansımalar
Daha doğal dolaylı gölgelendirme için ortam kapatma
Yüzeyler arası ışık yansımalarını simüle eden dinamik dağınık global aydınlatma (DDGI).
Steam, 3 günlüğüne özel ve sevilen bir oyun için ücretsiz deneme süreci başlattı. İşte oyunu denemeniz için yapmanız gerekenler...
Islak pistlerde özellikle etkileyici sonuçlar görülüyor. Standart PS5’teki ekran-uzayı yansımalar (SSR) yerine, PS5 Pro’da ray tracing kullanılarak daha gerçekçi yansımalar elde ediliyor. Pist yüzeyindeki pürüzlü dokular ve su birikintileri çok daha doğal görünüyor.
PS5 Pro’da ray tracing özelliklerini 60 FPS’de çalıştırabilmek için dinamik çözünürlük 1440p ile 1080p arasında değişiyor. Ancak Sony’nin makine öğrenmesi tabanlı PSSR teknolojisi sayesinde, görüntü kalitesi neredeyse 4K’ya yakın bir seviyede algılanıyor. Karmaşık pistlerde, örneğin Monaco’da, çözünürlük 1224p’ye (4K’nın %56’sı) kadar düşebiliyor.
PSSR teknolojisi, düşük çözünürlükteki görüntüyü başarılı bir şekilde yükseltiyor, ancak bazı ince detaylarda ve hareketli sahnelerde küçük bozulmalar görülebiliyor. Buna rağmen, pist geometrisi ve araç modellerinde etkileyici bir 4K görüntü yapısı elde ediliyor.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yayınlanan video hoşunuza gitti mi? Görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz.
Star Trek evreninin en değerli isimlerinden, Star Trek: Voyager’ın yaratıcılarından Jeri Taylor, 86 yaşında hayata gözlerini yumdu. Uzun yıllar boyunca Star Trek serisine unutulmaz katkılarda bulunan Taylor, özellikle Captain Janeway karakterinin şekillenmesinde büyük rol oynamıştı.
Jeri Taylor’a son veda…
1938 doğumlu Taylor, televizyon dünyasına Little House on the Prairie ve The Incredible Hulk gibi popüler dizilerde senaryo yazarak adım attı. Ancak asıl çıkışını, Star Trek: The Next Generation’ın dördüncü sezonunda süpervizör yapımcı olarak katıldığında gerçekleştirdi.
Jeri Taylor…
Dizinin final sezonunda showrunner görevini üstlenen Taylor, Star Trek evreninin en önemli ırklarından Cardassian’ların ilk kez ekranda göründüğü ‘The Wounded’ bölümü de dahil olmak üzere, birçok unutulmaz bölüme imza attı.
Taylor’ın en büyük başarılarından biri, Rick Berman ve Michael Piller ile birlikte Star Trek: Voyager’ı hayata geçirmesi oldu. Dizinin ilk dört sezonunda yönetici yapımcı olarak görev yapan Taylor, üçüncü ve dördüncü sezonlarda showrunner pozisyonunu üstlendi. Emekliliğinden sonra bile, halefi Brannon Braga’ya danışman olarak destek vermeye devam etti.
Hayranlar tarafından uzunca bir süredir beklenen oyun, ön sipariş performansıyla Star Wars Outlaws'tan bile kötü bir performans çiziyor.
Star Trek evrenine olan katkıları sadece televizyonla sınırlı kalmadı. ‘Unification’ bölümünün novelizasyonu, Voyager’ın ön hikâyesini anlatan ‘Mosaic’ ve ‘Pathways’ adlı romanlarıyla da Star Trek literatürüne önemli eserler kazandırdı. Bu romanların bazı unsurları, günümüzde Nickelodeon’da yayınlanan Star Trek: Prodigy’de bile referans olarak kullanılıyor.
Star Trek belgesellerinin yapımcısı David Zappone, yakında yayınlanacak Voyager odaklı bir belgeselde Taylor’ın önemli bir yer tutacağını ve Star Trek evrenine katkılarının asla unutulmayacağını açıkladı.
Son yıllarda akıllı telefon sektöründe önemli gelişmeler yaşanıyor. Markalar, daha fazla satabilmek için önemli adımlar atıyor. Bu da sektördeki pazar paylarını doğrudan etkiliyor. Son olarak Çin’de en çok satan akıllı telefon üreticileri belli oldu. Görünen o ki ABD’li teknoloji devi Apple, pazarda kan kaybediyor.
En çok satan akıllı telefon üreticileri
Teknoloji pazar araştırma şirketi Canalys tarafından 2024’ün üçüncü çeyreğine ilişkin açıklanan verilere göre üç aylık dönemde toplamda 69.1 milyon telefon satıldı. Bu rakam, bir önceki yılın aynı çeyreğinde 66.7 milyondu.
vivo, 13 milyon sevkiyat ile pazarda yüzde 19’luk bir paya ulaşarak lider konumuna yerleşti. ABD’nin uzun süredir uyguladığı yaptırımların etkisi altında olan Huawei ise 10,8 milyon satış ve yüzde 16 pazar payı ile ikinci oldu. Son iki yıl içinde attığı stratejik adımlar sayesinde bu yaptırımların etkisini hafifleten Huawei, pazardaki varlığını sürdürmeyi başardı.
Samsung‘un Ekim 2024 güvenlik güncellemesini alan son model Galaxy S20 FE oldu. İşte güncellemeyle ilgili ayrıntılar!
Bir zamanlar Huawei’nin alt markası olan HONOR ise 10.3 milyon satış ve yüzde 15 pazar payıyla en çok satan üçüncü telefon üreticisi oldu. Onu pazarın yüzde 15’ine hakim olan ve 10.2 milyon satış yapan Xiaomi takip etti.
ABD merkezli Apple ise beşinci sırada. 10 milyon sevkiyatla yüzde 14 pazar payını elinde tutan şirket, son yıllarda Çin pazarında önemli bir gerileme yaşıyor. Bu düşüşün devam edip etmeyeceğini önümüzdeki çeyrek raporunda göreceğiz.
2024’ün üçüncü çeyreğinde Çin’de en çok satan akıllı telefon üreticileri şu şekilde sıralandı;