Hazine ve Maliye Bakanlığı, Yapay Zeka ile Sahte Faturayı Avlayacak!

Hazine ve Maliye Bakanlığı, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede teknolojinin tüm imkanlarını seferber ediyor. Kamuoyunda sahte belge düzenleme faaliyetlerine karşı geliştirilen yapay zeka destekli analiz programı KAŞİF resmen kullanıma sunuldu.

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından TÜBİTAK iş birliği ile geliştirilen bu yeni sistem, günde yaklaşık 4 milyon mükellefin verilerini tarayarak şüpheli işlemleri anında tespit ediyor. Eski kural tabanlı sistemlerin aksine makine öğrenmesi teknolojisini kullanan uygulama, mükelleflerin davranış değişikliklerini analiz ederek riskli durumları raporluyor.

KAŞİF Sistemi Usulsüzlükleri Anında Tespit Ediyor

GİB Teknoloji ve TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü ortaklığıyla hayata geçirilen proje, büyük veri platformları üzerinde çalışıyor. Herhangi bir ön tanım veya sabit kurala bağlı kalmadan işleyen sistem, terabaytlarca veriyi işleyerek ticari hayatın olağan akışına aykırı durumları ortaya çıkarıyor.

Sistem, fatura hareketlerinden ithalat ve ihracat verilerine, çalışan sayısından işletme kapasitesine kadar onlarca farklı parametreyi eş zamanlı olarak izliyor. Bu sayede sadece kağıt üzerinde var olan ve gerçek bir ticari faaliyeti bulunmayan paravan şirketler, kuruldukları gün bile tespit edilebiliyor.

Milyarlarca Liralık Usulsüzlük Ortaya Çıkarıldı

Uygulamanın devreye girmesiyle birlikte çarpıcı sonuçlar elde edilmeye başlandı. Son üç ay içinde kurulan ve herhangi bir ticari faaliyeti olmamasına rağmen toplam 276 milyar lira tutarında fatura düzenleyen 2 bin 550 mükellef riskli olarak işaretlendi. Ayrıca bir şirkette ücretli çalışan adına kurulan 7 farklı paravan şirket üzerinden 246 milyon liralık sahte fatura trafiği yönetildiği belirlendi.

Çinliler Türkiye’ye Otomobil Satamıyor!

Çinliler Türkiye’ye Otomobil Satamıyor!

Çin otomobil ihracatı 2025'te rekor kırdı. Hangi ülkeler zirvede? Elektrikli araçların payı ne? Türkiye listede var mı?

Riskli Mükellefler İçin Yasal Süreç İşliyor

Sistemin riskli olarak belirlediği mükellefler, detaylı inceleme için Vergi Denetim Kuruluna sevk ediliyor. Yapılan yoklamalar ve komisyon kararları neticesinde, sadece sahte belge düzenlemek amacıyla kurulduğu anlaşılan işletmelerin mükellefiyet kayıtları re’sen kapatılıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kayıt dışılıkla mücadelede yeni bir döneme girildiğini belirterek, yapay zeka teknolojileri sayesinde usulsüzlüklerin anında tespit edildiğini vurguladı. Bakan Şimşek, rekabet eşitliğini sağlamak adına denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi.

Peki, KAŞİF sistemi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Tesla Supercharger İstasyonu İzmit’te Hizmete Girdi!

Tesla, Türkiye’deki şarj altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Marka, Afyonkarahisar’dan sonra şimdi de Kocaeli’de yeni bir Tesla Supercharger istasyonu açarak elektrikli araç sahipleri için önemli bir adım attı. Bu yeni yatırım, şirketin Türkiye pazarındaki büyüme hedeflerini ve kullanıcı deneyimini ne kadar önemsediğini bir kez daha gösteriyor.

Tesla Supercharger İstasyonu Ağı Türkiye’de Büyüyor

Tesla, Türkiye’deki elektrikli araç kullanıcılarının en büyük ihtiyaçlarından biri olan hızlı şarj altyapısını genişletme konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Kısa süre önce Afyonkarahisar’da açılan istasyonun ardından, şimdi de sanayi ve ulaşım ağının kalbinde yer alan İzmit, yeni bir Supercharger lokasyonuna ev sahipliği yapıyor. Bu hamle, özellikle İstanbul ile Anadolu arasındaki güzergahı kullanan Tesla sahipleri için büyük bir kolaylık sağlayacak.

Şirket tarafından yapılan resmi duyuruya göre, yeni istasyonun tam adresi “Ömer Türkçakal Blv. İzmit, Kocaeli 41040” olarak paylaşıldı. Stratejik bir konumda bulunan bu istasyon, sürücülerin seyahatleri sırasında araçlarını hızlı ve verimli bir şekilde şarj etmelerine olanak tanıyor.

Yeni İstasyonun Teknik Özellikleri ve Kapasitesi

İzmit’te faaliyete geçen yeni Supercharger istasyonu, modern teknolojisiyle dikkat çekiyor. Toplamda 8 adet şarj ünitesine sahip olan lokasyon, aynı anda birden fazla aracın şarj olabilmesine imkan veriyor. Ayrıca, her bir ünitenin 250 kW’a kadar güç sağlayabildiği belirtiliyor. Bu yüksek güç kapasitesi, uyumlu Tesla modellerinin bataryalarını dakikalar içinde önemli ölçüde doldurarak uzun yolculuklardaki bekleme süresini minimuma indiriyor.

Tesla’nın resmi X hesabı üzerinden yapılan paylaşım ile yeni istasyonun açılışı tüm dünyaya duyuruldu. İşte o paylaşım:

Bu gelişme, geçtiğimiz haftalarda Afyonkarahisar’da 12 ünite ile açılan istasyonu takip ediyor. Tesla’nın Türkiye’deki şarj ağını ne kadar hızlı bir şekilde genişlettiğinin en net göstergelerinden biri de bu ardı ardına gelen açılışlar oldu.

Supercharger ağından sorumlu üst düzey yönetici Max De Zegher, daha önce yaptığı bir açıklamada Türkiye’ye yönelik iddialı hedeflerini ortaya koymuştu. Zegher, kişisel X hesabından yaptığı paylaşımda, “Altı yeni lokasyon ve altmış yeni şarj noktası şu anda yapım aşamasında ve çok yakında hizmete girecek! Türk müşterilerimiz için ‘Plaid’ modundayız.” ifadelerini kullanmıştı. İzmit istasyonu, bu vaatlerin somut bir adımı olarak öne çıkıyor ve gelecekte daha fazla lokasyonun hizmete gireceğinin sinyalini veriyor.

https://shiftdelete.net/otomobil/elektrikli-otomobil

Peki, Tesla’nın Türkiye’deki Supercharger yatırımları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

iPhone 5s, iPhone 6 ve iPhone 6s Güncelleme Aldı! Androidciler Kıskandı!

Apple, teknoloji dünyasını şaşırtan bir hamleyle, yıllardır güncel işletim sistemi desteği almayan eski iPhone ve iPad modelleri için kritik bir iOS 12.5.8 güncellemesi yayınladı. Bu beklenmedik yazılım paketi, yeni bir özellik getirmese de milyonlarca kullanıcının cihazlarını sorunsuz bir şekilde kullanmaya devam etmesini sağlayacak hayati bir sertifika yenilemesi içeriyor. Bu hamle, Apple’ın eski ürünlerine olan uzun vadeli desteğini ve kullanıcı deneyimine verdiği önemi bir kez daha gözler önüne seriyor.

iOS 12.5.8 Güncellemesi Neden Bu Kadar Önemli?

Modern işletim sistemlerine yükseltilemeyen cihazlar için yayınlanan bu güncelleme, ilk bakışta küçük bir bakım paketi gibi görünebilir. Ancak, içeriği oldukça kritik bir amaca hizmet ediyor. Apple’ın resmi sürüm notlarına göre, bu güncelleme temel olarak iMessage, FaceTime ve cihaz aktivasyonu gibi özelliklerin sorunsuz çalışması için gereken bir sertifikayı uzatıyor. Bu sertifikanın süresi Ocak 2027’de dolacaktı ve yenilenmemesi durumunda, bu temel iletişim servisleri eski cihazlarda kullanılamaz hale gelecekti.

Bu nedenle, iOS 12.5.8 güncellemesi aslında bir ‘hayat öpücüğü’ niteliği taşıyor. Apple, bu güncellemeyle milyonlarca kullanıcının sevdikleriyle iletişim kurmaya devam edebilmesini ve cihazlarını ilk kez kurarken herhangi bir aktivasyon sorunu yaşamamasını garanti altına alıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde veya ikinci el pazarında hala yaygın olarak kullanılan bu modeller için bu destek, cihazların işlevselliğini doğrudan etkiliyor.

Hangi Cihazlar Bu Güncellemeyi Alacak? Tam Liste

Apple’ın bu önemli güncellemeyi sunduğu cihazlar, bir zamanlar teknoloji dünyasına damga vurmuş ikonik modellerden oluşuyor. Eğer siz veya bir yakınınız hala bu cihazlardan birini kullanıyorsanız, güncellemeyi en kısa sürede yüklemeniz tavsiye edilir. İşte iOS 12.5.8 ve iPadOS 12.5.8 güncellemelerini alan cihazların tam listesi:

  • iPhone 5s: Touch ID parmak izi okuyucusunu tanıtan devrimci model.
  • iPhone 6: Daha büyük ekran tasarımıyla iPhone serisinde yeni bir dönem başlatan model.
  • iPhone 6 Plus: Apple’ın ilk ‘phablet’ denemesi olarak büyük ekranlı telefon pazarında yerini alan model.
  • iPad Air: İnceltilmiş ve hafifletilmiş tasarımıyla tablet dünyasında standartları yeniden belirleyen ilk nesil iPad Air.
  • iPad mini 2: Retina ekranı küçük boyuta taşıyarak büyük beğeni toplayan model.
  • iPad mini 3: Touch ID özelliğini mini serisine getiren model.
  • iPod touch (6. nesil): Müzik ve uygulama deneyimini bir arada sunan son nesil iPod touch modellerinden biri.

Bu cihazların ortak noktası, Apple’ın A7 ve A8 işlemcilerini kullanmaları ve iOS 13 güncellemesini alamamış olmalarıdır. Apple’ın bu kadar eski donanımlar için hala destek sunması, markanın ürün yaşam döngüsü konusundaki felsefesini de ortaya koymaktadır.

Güncellemeyi Nasıl Yükleyebilirsiniz?

Güncellemeyi yüklemek oldukça basit bir işlemdir. Cihazınızın Wi-Fi ağına bağlı ve şarjının yeterli olduğundan emin olduktan sonra aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

  1. Cihazınızda Ayarlar uygulamasını açın.
  2. Genel menüsüne dokunun.
  3. Yazılım Güncelleme seçeneğine gidin.
  4. Cihazınız güncellemeyi kontrol edecek ve iOS 12.5.8’i bulacaktır.
  5. İndir ve Yükle seçeneğine dokunarak işlemi başlatın.

Sertifikaların son kullanma tarihine henüz uzun bir süre olsa da, Apple’ın bu güncellemeyi şimdiden yayınlaması, olası sorunların önüne geçmek ve kullanıcıların hazırlıksız yakalanmasını engellemek içindir. Ayrıca, bu tür güncellemeler bazen küçük hata düzeltmeleri de içerebildiğinden, cihazınızın kararlılığı için yüklemeniz faydalı olacaktır.

iOS 26.2.1 Güncellemesi Yayınlandı!

iOS 26.2.1 Güncellemesi Yayınlandı!

Apple, yeni AirTag desteği ve hata düzeltmeleri içeren iOS 26.2.1 güncellemesini yayınladı. İşte detaylar.

Peki, Apple’ın eski cihazlara yönelik bu desteği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Resident Evil Requiem PS5 Pro’da 4K/60 FPS Olacak

Oyun dünyasının merakla beklediği Resident Evil Requiem PS5 Pro sürümünün teknik yetenekleri hakkında ilk resmi bilgiler Capcom tarafından paylaşıldı. Yapılan açıklama, yeni nesil konsolun gücünü sonuna kadar kullanacak olan oyunun, serinin hayranlarına hem görsel bir şölen hem de akıcı bir korku deneyimi sunacağını müjdeliyor. Capcom, Resident Evil Requiem’in PlayStation 5 Pro üzerinde korku atmosferini yeni bir seviyeye taşıyacak iddialı performans hedefleriyle geldiğini doğruladı.

Resident Evil Requiem PS5 Pro Performans Hedefleri Neler?

Capcom’un yaptığı detaylı sunuma göre, Resident Evil Requiem PS5 Pro sürümü oyunculara farklı önceliklere hitap eden iki temel performans modu sunacak. Bu modlar, görsel kaliteyi en üst düzeye çıkarmak isteyenler ile akıcılığı her şeyin önünde tutan oyuncular arasında seçim yapma imkanı tanıyacak. Bu esneklik, oyunun daha geniş bir kitleye hitap etmesini sağlarken, PS5 Pro donanımının potansiyelini de gözler önüne seriyor.

İlk ve en çok dikkat çeken mod, ışın izleme (ray tracing) teknolojisini aktif hale getiren kalite modu. Bu modda oyun, 4K çözünürlükte stabil 60 FPS hedefini tutturacak. Işın izleme teknolojisi, özellikle Resident Evil gibi atmosferin kilit rol oynadığı oyunlarda büyük bir fark yaratıyor. Gerçek zamanlı olarak hesaplanan ışık yansımaları, ultra gerçekçi gölgeler ve ortam aydınlatması, oyunun geçtiği klostrofobik koridorları ve tekinsiz mekanları her zamankinden daha ürkütücü hale getirecek. Su birikintilerinden yansıyan loş ışıklar veya bir yaratığın koridorun sonundaki gölgesi, bu teknoloji sayesinde çok daha inandırıcı olacak ve gerilimi doruk noktasına taşıyacaktır.

Bununla birlikte, akıcılığa öncelik veren ve yüksek yenileme hızına sahip monitör veya televizyon kullanan oyuncular için bir performans modu da bulunacak. Bu modda ışın izleme kapatılarak, işlem gücü tamamen kare hızına odaklanacak. Capcom, bu modda oyunun 120 FPS’e kadar destek sunabileceğini ve ortalama olarak 90 FPS civarında bir performans sergileyeceğini belirtiyor. Bu denli yüksek bir akıcılık, özellikle ani yaratık saldırılarından kaçarken veya nişan alırken kontrol hassasiyetini önemli ölçüde artırarak, hayatta kalma mücadelesini daha dinamik ve tepkisel bir hale getirecek.

Yeni Nesil Korku Deneyimi: RE Engine ve PS5 Pro Sinerjisi

Resident Evil Requiem’in bu iddialı teknik hedeflere ulaşmasının arkasındaki en büyük güç, Capcom’un ödüllü oyun motoru RE Engine. Resident Evil 7 ile başlayan ve sonrasında Devil May Cry 5, Resident Evil Village ve Resident Evil 4 Remake gibi oyunlarda rüştünü ispatlayan bu motor, fotorealistik görselleri ve mükemmel optimizasyonuyla tanınıyor. RE Engine, karakter modellemelerinden çevre detaylarına kadar yüksek bir görsel kalite sunarken, bunu stabil performansla birleştirmeyi başarıyor.

PlayStation 5 Pro’nun artırılmış GPU gücü, daha hızlı bellek bant genişliği ve yapay zeka destekli yükseltme teknolojileri gibi donanımsal avantajları, RE Engine’in potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkaracak. Bu güçlü donanım ve optimize edilmiş yazılım birlikteliği (sinerji), geliştiricilerin hem 4K çözünürlükte ışın izlemeli görseller sunup hem de 60 FPS gibi yüksek bir kare hızını korumasına olanak tanıyor. Bu durum, Resident Evil Requiem’in sadece serinin yeni bir halkası değil, aynı zamanda yeni nesil konsol teknolojileri için bir vitrin oyunu olacağının da sinyallerini veriyor.

Hikaye, Karakterler ve Serinin Geleceği

Teknik özelliklerinin yanı sıra Resident Evil Requiem, hikayesiyle de seriye taze bir soluk getirmeyi amaçlıyor. Serinin dokuzuncu ana oyunu olarak konumlanan yapım, oyuncuları Grace Ashcroft adında yeni bir ana karakterle tanıştıracak. Hikayenin, serinin ikonik mekanlarından biri olan Raccoon City’de yaşanan karanlık olaylarla bir şekilde bağlantılı olacağı söyleniyor. Bu durum, serinin kökenlerine bir saygı duruşu niteliği taşırken, eski hayranlar için de nostaljik bir merak unsuru yaratıyor.

Oyunun “Requiem” alt başlığı ise hikayenin tonu hakkında ipuçları veriyor. Bu ismin, serideki önemli bir karakter veya dönemin sonuna işaret edebileceği yönünde spekülasyonlar mevcut. Capcom, hikaye detayları konusunda şimdilik sessizliğini korusa da, hem yeni karakterler hem de Raccoon City bağlantısı, derin ve katmanlı bir anlatı vaat ediyor.

Sonuç olarak, Resident Evil Requiem, PlayStation 5 Pro’nun gücünü arkasına alarak seriyi hem teknik hem de atmosferik olarak bir sonraki seviyeye taşımaya hazırlanıyor. 27 Şubat’ta PlayStation 5, Xbox Series X|S, Nintendo Switch 2 ve PC platformları için piyasaya sürülmesi beklenen oyun, özellikle PS5 Pro sahiplerine unutulmaz bir korku deneyimi yaşatacak gibi görünüyor.

Peki, Resident Evil Requiem’in PS5 Pro performansı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

iOS 26.2.1 Güncellemesi Yayınlandı!

Teknoloji devi Apple, 2026 yılının ilk işletim sistemi güncellemesini kullanıcılarına sundu. Aralık ayındaki büyük sürümün ardından gelen iOS 26.2.1, özellikle yeni tanıtılan donanımların ekosisteme entegrasyonuna odaklanıyor.

iOS 26.2.1 Güncellemesi Neler Sunuyor?

Haftalar süren sessizliğin ardından yayınlanan bu ara güncelleme, temel olarak bugün tanıtılan ikinci nesil AirTag modeline destek sağlamak amacıyla geliştirildi. Apple, iPhone kullanıcılarının yanı sıra iPad ve Apple Watch sahiplerini de unutmadı; iPadOS 26.2.1 ve watchOS 26.2.1 sürümleri de eş zamanlı olarak indirmeye sunuldu.

Şirket genellikle bu tür ara güncellemeleri, bir sonraki büyük sürüme kadar bekleyemeyecek acil güvenlik yamaları veya yeni ürün uyumlulukları için kullanıyor. Bu sürümde de odak noktası performans iyileştirmelerinden ziyade donanım uyumluluğu oldu.

Yeni Donanımlar Ve Uyumluluk

Güncellemenin zamanlaması tesadüf değil. Apple, daha hassas konum takibi ve güçlü hoparlör özelliklerine sahip yeni AirTag modelini ve Apple Watch Unity Connection Braided Solo Loop kordonunu tanıttı. Özellikle yeni takip cihazının eski işletim sistemlerinde sorunsuz çalışabilmesi için bu yazılım güncellemesi zorunlu hale geldi.

Apple Yeni AirTag Modelini Tanıttı!

Apple Yeni AirTag Modelini Tanıttı!

Apple yeni AirTag modelini tanıttı. Daha geniş kapsama alanı, daha yüksek ses ve gelişmiş hassas bulma özellikleri dikkat çekiyor.

Resmi sürüm notlarında güncellemenin AirTag 2. nesil desteği ve çeşitli hata düzeltmeleri içerdiği belirtiliyor. Beta süreci olmadan doğrudan son kullanıcıya sunulan bu paket, sistemin kararlılığını artırmayı hedefleyen küçük çaplı iyileştirmeler de barındırıyor.

Peki, iOS 26.2.1 güncellemesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

PlayStation 4 El Konsolu Oldu!

Bir teknoloji tutkununun aylar süren yoğun çalışması, oyun dünyasında büyük yankı uyandıran bir projeyi hayata geçirdi. Reddit üzerinde “Wewillmakeitnow” kullanıcı adıyla tanınan bu kişi, standart bir PlayStation 4 Slim konsolunu tamamen işlevsel bir PlayStation 4 Slim el konsolu haline getirmeyi başardı. Bu proje, taşınabilir oyunculuk hayalini gerçeğe dönüştürmesiyle dikkat çekiyor.

Özel Yapım PlayStation 4 Slim El Konsolu ve Teknik Detayları

Bu etkileyici cihaz, sadece bir kasaya yerleştirilmiş standart parçalardan oluşmuyor. Geliştirici, konsolun taşınabilir formata sığabilmesi için özel bir anakart ve verimli bir soğutma sistemi tasarlamak zorunda kaldı. Bu nedenle cihazın kasası, piyasadaki diğer el konsollarına göre oldukça kalın bir yapıya sahip. Ancak bu kalınlık, içerisinde gerçek bir PS4 donanımını barındırmasının doğal bir sonucu.

Cihazın teknik özellikleri de oldukça iddialı. Taşınabilir konsolda 7 inç boyutunda 1080P çözünürlüklü bir OLED ekran bulunuyor. Bu ekran, PS4 oyunlarının canlı renklerini ve keskin detaylarını başarılı bir şekilde yansıtıyor. Ayrıca, cihazın batarya ömrü normal kullanımda yaklaşık 3 saat olarak belirtilirken, tam yük altında bu süre 1,5 saate kadar düşebiliyor. En önemli özelliği ise, herhangi bir akış (streaming) teknolojisine ihtiyaç duymadan tüm PS4 oyunlarını yerel olarak çalıştırabilmesi.

PlayStation 4 Slim el konsolunun görünümü

Sony’nin El Konsolu Stratejisi Bu Projeden Etkilenir mi?

Bu proje, Sony’nin mevcut el konsolu stratejisiyle ilginç bir tezat oluşturuyor. Sony, şu anda oyunculara yalnızca bir PS5’ten oyun akışı yapabilen PlayStation Portal cihazını sunuyor. Portal, kendi başına oyun çalıştıramayan bir aksesuar niteliğinde. Buna karşın, bu özel yapım PS4 el konsolu, donanımı içinde barındırarak gerçek bir taşınabilirlik sunuyor.

Bununla birlikte, teknoloji kulislerinde Sony’nin geleceğe yönelik planları hakkında bazı söylentiler dolaşıyor. İddialara göre şirket, PlayStation 6 ile birlikte hem PlayStation 4 hem de PlayStation 5 oyunlarını çalıştırabilecek yeni ve güçlü bir el konsolu üzerinde çalışıyor. “Wewillmakeitnow” kullanıcısının projesi, böyle bir cihaza olan talebin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Peki, bu özel yapım PS4 el konsolu hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Tekrar Oynanabilirliği Yüksek Dövüş Oyunları

Bir dövüş oyununu gerçekten unutulmaz kılan nedir? Göz alıcı grafikler mi, akıcı kombolar mı, yoksa geniş karakter yelpazesi mi? Tüm bunlar önemli olsa da, bir oyunu yıllar sonra bile raftan indirip oynamamızı sağlayan asıl sihirli bileşen, tekrar oynanabilirliktir. İşte bu yüzden, tekrar oynanabilirliği yüksek dövüş oyunları, oyuncular için her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Bu oyunlar, tek oyunculu modları, derinlemesine mekanikleri, rekabetçi çevrimiçi arenaları ve bitmek bilmeyen içerikleriyle bizleri saatlerce, hatta yıllarca ekran başına kilitlemeyi başarır.

Piyasada sayısız dövüş oyunu bulunsa da, çok azı zamanın testini geçerek defalarca oynanacak kadar zengin bir deneyim sunar. Bu listede, ister tek başınıza zorlu görevleri tamamlayın, ister arkadaşlarınızla kıyasıya rekabete girin, sizi asla sıkmayacak ve her oynadığınızda yeni bir şeyler keşfetmenizi sağlayacak en iyi 10 dövüş oyununu bir araya getirdik.

Tekrar Oynanabilirliği Yüksek En İyi 10 Dövüş Oyunu

Bir dövüş oyununun tekrar oynanabilirliğini belirleyen birçok faktör vardır. Geniş ve dengeli bir karakter kadrosu, oyuncuların farklı dövüş stillerini denemesine olanak tanırken, zengin kişiselleştirme seçenekleri ve kilidi açılabilir içerikler, sürekli bir ilerleme hissi yaratır. Ayrıca, sürükleyici hikaye modları, zorlayıcı kuleler (tower) ve rekabetçi çevrimiçi ligler gibi ek oyun modları da bir yapımın ömrünü önemli ölçüde uzatır. İşte bu kriterleri en iyi şekilde karşılayan o unutulmaz oyunlar:

10. Star Wars: Episode III – Revenge of the Sith

Bir Film Uyarlamasından Çok Daha Fazlası

Genellikle film uyarlaması oyunlar vasat bir deneyim sunar, ancak Star Wars: Episode III – Revenge of the Sith bu kuralı yıkan nadir örneklerden biridir. Oyun, şaşırtıcı derecede derin ve tatmin edici bir dövüş mekaniği sunarak, Star Wars evrenindeki en iyi dövüş oyunu olarak kabul edilir. Özellikle ışın kılıcı dövüşlerinin animasyonları için filmin dublör koordinatörü Nick Gillard ile çalışılmış olması, dövüşlerin ne kadar otantik hissettirdiğini kanıtlar niteliktedir.

Star Wars Episode 3 oyununda Obi-Wan ve General Grievous dövüşü

Oyunun iki oyunculu Versus modu, arkadaşlarınızla efsanevi Star Wars karakterleriyle kapışmanıza olanak tanır. Bununla birlikte, filmin aksiyon dolu sahnelerini yeniden yaşatan hikaye modu ve kilidini açabileceğiniz Yoda gibi bonus karakterler, oyuna tekrar tekrar dönmek için harika bir sebep sunar. Soulcalibur serisine benzer serbest hareket imkanı sunan dövüş sistemi, onu standart 2D dövüş oyunlarından ayırır.

9. Killer Instinct

Unutulmuş Bir Efsanenin Muhteşem Geri Dönüşü

Rare tarafından geliştirilen klasik Killer Instinct serisi, Xbox One için özel bir oyun olarak yeniden doğdu. Bu modern versiyon, serinin ruhunu korurken üzerine eklediği yenilikçi mekaniklerle türe taze bir soluk getirdi. Özellikle kombo kırma (combo breaker) mekaniği ve her karaktere özel “Instinct Mode” gibi özellikler, maçlara stratejik bir derinlik katıyor. Başlangıçta içerik olarak zayıf olsa da, yıllar içinde gelen güncellemeler ve DLC’ler ile devasa bir oyuna dönüştü.

Killer Instinct oyunundan bir dövüş sahnesi

Oyunun en dikkat çekici özelliklerinden biri olan “Shadow Lab” modu, tekrar oynanabilirliği zirveye taşıyor. Bu modda, kendi dövüş tarzınıza dayalı bir yapay zeka “Gölge Savaşçısı” yaratabilir ve diğer oyuncuların gölgeleriyle çevrimiçi olarak savaşabilirsiniz. Bu, hem kendinizi geliştirmeniz hem de sürekli yeni rakiplerle karşılaşmanız için eşsiz bir sistemdir.

8. Ultimate Marvel vs. Capcom 3

Kaosun ve Eğlencenin Mükemmel Birleşimi

Oyun dünyasının en büyük crossover etkinliklerinden biri olan Marvel vs. Capcom serisinin zirve noktası şüphesiz Ultimate Marvel vs. Capcom 3‘tür. Marvel ve Capcom evrenlerinden toplam 50 ikonik karakteri bir araya getiren bu oyun, hızlı, kaotik ve inanılmaz derecede eğlenceli 3v3 dövüşler sunar. Her karakterin kendine özgü yetenekleri ve takım sinerjileri, denenecek yüzlerce farklı kombinasyon olduğu anlamına gelir.

Ultimate Marvel vs. Capcom 3 oyununda Wolverine ve Chun-Li

Wolverine, Frank West ve Nova’dan oluşan bir takım mı kurmak istersiniz? Yoksa She-Hulk, Magneto ve Nemesis ile mi ortalığı kasıp kavurmak? Seçim tamamen size ait. Oyunun “Heroes & Heralds” modu gibi ek içerikleri ve dünyanın sonunu getiren Galactus olarak oynayabildiğiniz özel modu, tekrar oynanabilirliği yüksek dövüş oyunları arasında neden bu kadar sevildiğini açıkça gösteriyor.

7. Tekken 8

Sinematik Anlatımın Zirvesi

Bandai Namco’nun efsanevi serisi Tekken, Tekken 8 ile adeta küllerinden yeniden doğdu. Bugüne kadar geliştirilmiş en sinematik dövüş oyunu olma hedefiyle yola çıkan yapım, bu hedefine “The Dark Awakens” adlı ana hikaye moduyla ulaşıyor. Mishima ailesinin destansı ve trajik hikayesini sonlandıran bu mod, tek başına bile oyunu oynamak için yeterli bir sebep.

Tekken 8 oyunundan bir karakter dövüş pozu

Ancak Tekken 8‘i özel kılan asıl şey, “Arcade Quest” modu. Bu modda kendi avatarınızı yaratarak sanal bir atari salonu dünyasını keşfediyor, turnuvalara katılıyor ve kendi dövüşçü hayaletinizi (ghost) oluşturuyorsunuz. Bu mod, hem yeni başlayanlar için harika bir öğrenme aracı hem de deneyimli oyuncular için sonsuz bir içerik sunarak oyunun ömrünü inanılmaz derecede uzatıyor.

6. Soulcalibur VI

Karakter Yaratma Sanatı

Silah tabanlı dövüş oyunlarının kralı Soulcalibur, altıncı oyunuyla serinin köklerine geri dönüyor. Soulcalibur VI, hem yeni başlayanlar hem de serinin müdavimleri için mükemmel bir giriş noktasıdır. Oyunun “Soul Chronicle” modu, ilk oyunun hikayesini yeniden anlatırken, “Libra of Soul” modu ise tekrar oynanabilirliğin tanımını yeniden yapıyor. Bu modda kendi özel dövüşçünüzü yaratıp, seviye atlayıp, yeni silahlar ve ekipmanlar kazanarak RPG benzeri bir maceraya atılıyorsunuz.

Soulcalibur VI oyununda Mitsurugi ve Sophitia karşı karşıya

Oyunun karakter yaratma sistemi o kadar derin ve esnektir ki, oyuncular yıllardır bu modu kullanarak Sonic’ten Deadpool’a kadar akla gelebilecek her türlü karakteri tasarlıyor. Sadece bu özellik bile, Soulcalibur VI‘yı saatlerce oynamak için yeterli bir sebep.

5. Mortal Kombat 11

İçerik Dolu Bir Vahşet Şöleni

NetherRealm Studios’un modern Mortal Kombat üçlemesinin son halkası olan Mortal Kombat 11, serinin en dengeli ve içerik dolu oyunlarından biridir. Zaman yolculuğu temasını işleyen sinematik hikaye modu ve Aftermath DLC’si ile gelen devam hikayesi, oyunculara dallanıp budaklanan bir macera sunuyor. Verdiğiniz kararlar hikayenin sonunu etkileyebiliyor, bu da modu tekrar oynamak için bir teşvik sağlıyor.

Mortal Kombat 11 oyununda Sheeva ve Robocop

Oyunun tekrar oynanabilirliğini asıl artıran unsurlar ise “Krypt” ve “Towers of Time” modlarıdır. Krypt modunda Shang Tsung’un adasını keşfederek yüzlerce kostüm, bitirici hareket ve konsept çizimi açabilirsiniz. Towers of Time ise sürekli güncellenen, farklı zorluklara ve değiştiricilere sahip kulelerle sonsuz bir tek oyunculu içerik sunar. Her karakter için yüzlerce kozmetik eşya bulunması, oyuncuları sürekli oynamaya teşvik eder.

4. Injustice 2

DC Evreninin En İyi Dövüş Oyunu

Mortal Kombat‘ın geliştiricilerinden gelen Injustice 2, ilk oyunun başarısını alıp her yönüyle daha da ileriye taşıyor. Superman’in zalim rejimine karşı savaşan Batman’in hikayesini devam ettiren oyun, Brainiac’ın istilasıyla daha da karmaşık bir hal alıyor. Hikaye modu, dallanan yolları ve alternatif sonlarıyla tekrar oynanmaya değer.

Injustice 2 karakter seçim ekranı

Ancak Injustice 2‘nin asıl cevheri, Gear System (Ekipman Sistemi) ve Multiverse modudur. Oyuncular, maçları tamamlayarak karakterleri için seviye atlayabilir ve onlara yeni yetenekler kazandıran, istatistiklerini değiştiren ve görünümlerini tamamen kişiselleştiren ekipmanlar kazanabilir. Sürekli değişen zorluklar ve ödüller sunan Multiverse modu, oyunculara neredeyse sonsuz bir içerik sunarak oyunu yıllarca taze tutmayı başarıyor.

3. Street Fighter 6

Sokak Dövüşünün Geleceği

Street Fighter 6, dövüş oyunu türünü yeniden tanımlayan devrim niteliğinde bir yapımdır. Geleneksel 2D dövüş mekaniklerini korurken, üzerine eklediği “World Tour” ve “Battle Hub” modları ile bambaşka bir deneyim sunuyor. World Tour modunda, kendi yarattığınız avatarla Metro City’nin sokaklarında dolaşıp, efsanevi Street Fighter karakterlerinden ders alarak RPG tarzı bir maceraya atılıyorsunuz.

Street Fighter 6 oyununda Kimberly ve Luke dövüşüyor

Battle Hub ise dev bir sanal atari salonu gibi işliyor. Burada diğer oyuncuların avatarlarıyla sosyalleşebilir, dostluk maçları yapabilir ve hatta klasik Capcom oyunlarını oynayabilirsiniz. Bu iki mod, geleneksel dövüş oyunu kalıplarını kırarak oyunculara sürekli yapacak yeni bir şeyler sunuyor ve tekrar oynanabilirliği yüksek dövüş oyunları listesinin en üst sıralarını hak ediyor.

2. Brawlhalla

Her Platformda Ücretsiz Eğlence

Super Smash Bros. serisinden ilham alan Brawlhalla, platform dövüşü türünün en popüler ve erişilebilir örneklerinden biridir. Ücretsiz olması ve PC, konsollar ve mobil cihazlar arasında tam çapraz platform desteği sunması, onu milyonlarca oyuncu için vazgeçilmez kılıyor. Oynaması kolay ama ustalaşması zor olan oyun mekanikleri, her seviyeden oyuncuya hitap ediyor.

Brawlhalla karakterleri Ben 10 haritasında dövüşüyor

Oyun, sürekli güncellenen karakter rotasyonu, yeni eklenen efsaneler ve Assassin’s Creed‘den Ben 10‘e kadar uzanan sayısız crossover etkinliği ile içeriğini her zaman taze tutuyor. Rekabetçi sıralamalı modları, haftalık özel oyun modları ve kilidi açılabilir kozmetik ürünler, Brawlhalla‘yı yıllarca sıkılmadan oynayabileceğiniz bir oyun haline getiriyor.

1. Super Smash Bros. Brawl

Tüm Zamanların En Kapsamlı Dövüş Oyunu

Listenin zirvesinde, Nintendo’nun efsanevi serisinden bir başyapıt yer alıyor: Super Smash Bros. Brawl. Serinin diğer oyunları da şüphesiz harika olsa da, Brawl‘u tekrar oynanabilirlik açısından eşsiz kılan iki temel özelliği var: “The Subspace Emissary” hikaye modu ve “Stage Builder” (Sahne Yaratıcısı).

Super Smash Bros. Brawl oyunundan bir sahne

The Subspace Emissary, bir dövüş oyununda görülen en destansı ve sinematik tek oyunculu maceradır. Nintendo’nun ve hatta Konami (Solid Snake) ile Sega’nın (Sonic) en ikonik karakterlerini bir araya getiren bu mod, saatler süren bir platform ve dövüş deneyimi sunar. Sadece bu mod bile oyunu defalarca oynamaya değer. Bunun üzerine, kendi dövüş sahnelerinizi tasarlamanıza olanak tanıyan Stage Builder özelliği eklendiğinde, Brawl‘un neden hala türünün en unutulmaz oyunlarından biri olduğu anlaşılıyor.

Peki, tekrar oynanabilirliği yüksek dövüş oyunları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Intel Apple’ın Tahtını Sallamaya Geldi!

Uzun süredir Apple Silicon karşısında rekabet mücadelesi veren Intel, yeni nesil işlemcileriyle dengeleri değiştirmeyi başardı. Şirketin resmi adıyla Core Ultra Series 3 olarak bilinen yeni Panther Lake işlemcileri, yapılan ilk testlerde Apple’ın M5 çipini geride bıraktı. Wired tarafından 26 Ocak 2026 tarihinde yayınlanan test sonuçlarına göre, serinin amiral gemisi Core Ultra X9 388H, çok çekirdek performansında Apple M5 işlemcisinden %33 daha yüksek performans gösteriyor. Bu sonuç, Apple’ın 2020 yılında M1 çipini piyasaya sürmesinden bu yana Intel’in kazandığı ilk büyük rekabet avantajı olarak görülüyor.

Intel’den Apple’a Büyük Yanıt: Panther Lake İşlemciler Performans Liderliğini Aldı

Yapılan detaylı incelemelerde, hem MSI Prestige 14 Flip modelindeki Core Ultra X7 hem de Lenovo IdeaPad modelindeki Core Ultra X9 işlemciler test edildi. Her iki işlemci de dört performans, sekiz verimlilik ve dört düşük güç tüketimli verimlilik çekirdeği olmak üzere toplam 16 çekirdekli bir yapılandırmaya sahip. Cinebench 24 çoklu çekirdek testinde X9 modeli 1.285 puan alarak, 922 puan alan Apple M5’e belirgin bir fark attı. Daha alt seviye bir model olan X7 bile 968 puan alarak Apple’ın temel işlemcisini geçmeyi başardı. Intel, bu yeni seriyle önceki nesle kıyasla çoklu işlem performansında %60, oyun performansında ise %77 artış vadediyor.

Intel Panther Lake, Core Ultra Series 3, Apple M5, Intel 18A, Core Ultra X9 388H, işlemci performansı, Cinebench 24, oyun performansı, pil ömrü

İşlemcilerin grafik performansı da dikkat çekici bir sıçrama yapmış durumda. Entegre Arc B390 grafik birimi, harici bir ekran kartına ihtiyaç duymadan ince dizüstü bilgisayarlarda oyun oynanmasına olanak tanıyor. 3DMark Steel Nomad Light testinde X9 işlemcisi 5.883 puan alırken, Apple M5 5.077 puanda kaldı. Yapılan gerçek dünya testlerinde Cyberpunk 2077 oyununun orta ayarlarda saniyede 55 kare hızında çalıştığı görüldü. Ayrıca Intel, bu yeni mimari sayesinde 27 saate varan pil ömrü sunulduğunu belirtiyor.

Intel Panther Lake ile Dizüstünde %77 Performans Artışı!

Intel Panther Lake ile Dizüstünde %77 Performans Artışı!

Intel Panther Lake ile teknoloji dünyasına yeni bir soluk geliyor. CES 2026'da tanıtılan bu işlemciler devrim yaratıyor.

Bu yeni işlemciler, Intel’in Arizona’daki Fab 52 tesisinde geliştirilen ve üretilen 2-nanometre sınıfı Intel 18A teknolojisiyle üretiliyor. Bu gelişme, şirketin en gelişmiş üretim süreci kullanılarak tamamen Amerikan topraklarında üretilen ilk büyük tüketici ürünü olması nedeniyle büyük önem taşıyor. ABD hükümeti, yerli yarı iletken üretimini canlandırmak amacıyla Ağustos 2025’te şirkete 8,9 milyar dolarlık yatırım yaparak %9,9 hissesini satın almıştı. Haftada 10.000’den fazla plaka işleme kapasitesine sahip olan bu tesis, stratejik bir öneme sahip.

Intel Panther Lake, Core Ultra Series 3, Apple M5, Intel 18A, Core Ultra X9 388H, işlemci performansı, Cinebench 24, oyun performansı, pil ömrü

Aralık 2024’te görevinden ayrılan eski CEO Pat Gelsinger’ın “geri dönüş stratejisinin temel taşı” olarak nitelendirdiği bu teknoloji, şirketin vizyonunu doğruluyor. Core Ultra Series 3 işlemcili bilgisayarlar, MSI, Lenovo ve ASUS gibi ortakların 200’den fazla tasarımıyla 27 Ocak 2026’dan itibaren küresel olarak satışa sunulacak. Apple halen tek çekirdek performansında avantajını korusa ve yakında M5 Pro ile M5 Max modellerini tanıtacak olsa da, Intel yıllar sonra ilk kez verimlilik ve çoklu iş yüklerinde rakibini yakalamış görünüyor.

Apple Intel İş Birliği Ufukta

Apple Intel İş Birliği Ufukta

Apple Intel iş birliği ile çip üretiminde TSMC'ye rakip mi oluyor? iPhone ve Mac işlemcileri için olası ortaklığın tüm detayları haberimizde.

Intel’in Apple karşısında elde ettiği bu performans artışı ve uzun pil ömrü değerleri dizüstü bilgisayar pazarındaki rekabeti oldukça kızıştıracak gibi duruyor. Siz bir sonraki bilgisayar tercihinizde Intel’in bu yeni işlemcilerine şans vermeyi düşünür müsünüz, yoksa Apple ekosisteminde kalmayı mı tercih edersiniz?

Apple Yeni AirTag Modelini Tanıttı!

Teknoloji devi Apple, en çok satan aksesuarı olan takip cihazını güncelledi. Şirket bugün yaptığı duyuruyla, daha güçlü bağlantı özelliklerine ve artırılmış bulma yeteneklerine sahip yeni nesil AirTag modelini kullanıcıların beğenisine sundu. Yeni model, genişletilmiş menzili ve daha yüksek ses seviyesiyle kayıp eşyaların bulunmasını kolaylaştırmayı hedefliyor.

Yeni AirTag İle Hassas Bulma Özelliği Ve Menzil Artıyor

Cihazın kalbinde, iPhone 17 serisi ve Apple Watch Ultra 3 gibi yeni nesil cihazlarda da kullanılan ikinci nesil Ultra Geniş Bant çipi yer alıyor. Bu yeni donanım sayesinde Hassas Bulma özelliği, önceki modele kıyasla yüzde 50 daha uzak mesafeden çalışabiliyor. Kullanıcılar artık Apple Watch Series 9 veya daha yeni modelleri kullanarak bileklerinden doğrudan yönlendirme alabiliyor.

Yenilenen iç tasarım, hoparlör performansına da önemli bir katkı sağlıyor. Yeni cihaz, önceki nesle göre yüzde 50 daha yüksek ses çıkarabiliyor. Bu geliştirme, koltuk minderlerinin arasına sıkışmış anahtarların veya evden çıkarken aceleyle aranan cüzdanların bulunmasını önemli ölçüde kolaylaştırıyor.

Eşya Konumu Paylaşma Ve Güvenlik

Yeni model, Eşya Konumu Paylaş özelliği ile havayolları gibi üçüncü taraflarla güvenli entegrasyon sunuyor. Apple, 50’den fazla havayolu şirketiyle yaptığı anlaşma sayesinde kayıp bagajların bulunma sürecini hızlandırıyor. SITA verilerine göre bu özellik, bagaj gecikmelerini yüzde 26 oranında azaltırken, tamamen kaybolan bagaj oranını yüzde 90 oranında düşürüyor.

Katlanabilir iPhone, iPhone 17e, iPad Air, MacBook Pro ve Tüm Yeni Apple Ürünleri!

Katlanabilir iPhone, iPhone 17e, iPad Air, MacBook Pro ve Tüm Yeni Apple Ürünleri!

Yeni Apple ürünleri sızıntıları heyecan yaratıyor! Katlanabilir iPhone'dan yeni nesil MacBook'lara, akıllı ev cihazlarına kadar 20'den fazla yeni ürün bekleniyor.

Fiyat Ve Çevresel Sorumluluk

Apple 2030 hedefleri doğrultusunda çevre dostu malzemelerle üretilen cihaz, yüzde 85 oranında geri dönüştürülmüş plastik içeriyor. Orijinal modelle aynı form faktörüne sahip olan yeni takip cihazı, mevcut aksesuarlarla tam uyumluluk gösteriyor. Fiyatlandırma konusunda bir değişikliğe gitmeyen şirket, cihazı tekli olarak 29 dolar, dörtlü paket halinde ise 99 dolar etiketiyle satışa sunuyor.

Peki, AirTag hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Londra’da BETT Fuarındayız! Yerli Girişimlerimiz ve Teknolojileri

Londra’da düzenlenen dünyanın en büyük eğitim teknolojileri fuarı BETT Show’da Türk girişimcilerin heyecanına ortak oluyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın desteğiyle kurulan dev stantta, Türkiye’den gelen onlarca startup eğitim dünyasını değiştirecek projelerini sergiliyor. Fuarda yer alan yerli girişimlerimizin sunduğu teknolojiler, sadece Türkiye’de değil dünya genelinde eğitim standartlarını yükseltmeyi hedefliyor.

Fuar boyunca tanıştığımız girişimciler, yapay zeka destekli dil öğrenme uygulamalarından öğrenci ve öğretmenlerin işini kolaylaştıran dijital yönetim sistemlerine kadar geniş bir yelpazede çözümler sunuyor. Kamera destekli interaktif oyunlar, fiziksel oyuncaklarla kodlama eğitimi ve laboratuvar imkanı olmayan okullar için geliştirilen dijital deney setleri gibi projeler, eğitimin geleceğinin ne kadar parlak olduğunu gösteriyor. Yerli yazılımlarımızın sınav değerlendirme süreçlerini saniyeler içine indirmesi ve kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimi sunması fuar ziyaretçileri tarafından büyük ilgi görüyor.

Kurumsal destekler de bu başarının arkasındaki en büyük güçlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Teknopark İstanbul, ODTÜ Teknokent ve T3 Vakfı gibi kurumlar, girişimcilerimizin uluslararası pazarda rekabet edebilmesi için gereken altyapıyı ve desteği sağlıyor. Deneyap Kart gibi yerli donanım projeleri ve eğitim robotları, Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir ülke olma yolundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’nın girişimcileri Londra ve Dubai gibi merkezlere taşıyarak dünyaya açma vizyonu, sektörün geleceği adına umut verici görünüyor.

Bu yılki BETT Show’un en çok konuşulan başlığı hiç şüphesiz yapay zeka oldu. Eğitim modellerinin içine yapay zekanın entegre edilmesi, her öğrencinin ihtiyacına göre adaptif bir öğrenme süreci geçirmesine olanak tanıyor. Türk girişimciler de bu trendi yakından takip ederek, otizmli çocukların eğitiminden okul yönetimine kadar her alanda yapay zekanın sunduğu fırsatları en iyi şekilde değerlendiriyor. Yapay zekanın bir araçtan öte, doğru amaçlarla kurgulandığında eğitimi ne kadar verimli hale getirebileceğini bu fuarda bir kez daha görmüş olduk.

Londra’da Türk bayrağını ve projelerimizi bu kadar güçlü bir gövde gösterisiyle görmek bizleri son derece gururlandırdı. Eğitim teknolojileri alanında dünya devleriyle yarışan girişimcilerimizin her birinin hikayesi ayrı birer ilham kaynağı niteliğinde. Bu videoda tanıştığımız ve projelerini dinlediğimiz tüm ekiplerin bilgilerine açıklama kısmındaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. Sizler de Türk girişimcilerin bu küresel başarısı hakkında neler düşündüğünüzü yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın.

Microsoft 2026’ya Sıkıntılı Başladı

Microsoft’un 2026 yılındaki ilk Windows 11 güncellemesi, teknoloji devi için oldukça sıkıntılı bir süreci beraberinde getirdi. Şirket, yayınladığı Ocak 2026 güncellemesindeki hataları düzeltmek için kısa süre içinde planlanmamış iki farklı acil durum güncellemesi yayınlamak zorunda kaldı. Kullanıcıların yaşadığı sorunlar, işletim sisteminin son yamalarındaki istikrarı konusunda soru işaretleri oluşturdu.

Windows 11 Ocak 2026 Güncellemesi Hatalarla Geldi: Mavi Ekran ve Çökme Sorunu

Sorunlar zinciri, ilk olarak bazı bilgisayarlarda rapor edilen kapanma problemleriyle başladı. Microsoft, özellikle Windows 11 sürüm 23H2’nin Enterprise ve IoT edisyonlarını etkileyen bu hatayı gidermek için geçtiğimiz hafta sonu ilk acil durum yamasını yayınlamıştı. Ancak şirketin mücadelesi bu düzeltmeyle sınırlı kalmadı.

Windows 11, Microsoft, Ocak 2026 güncellemesi, mavi ekran hatası, OneDrive sorunu, acil durum yaması, Windows 11 sorunları

Tam bir hafta sonra, yazılım üreticisi ikinci bir olağandışı düzeltme paketi daha sunmak zorunda kaldı. Bu yeni güncelleme, Windows 11’in en güncel 24H2 ve 25H2 sürümlerinde OneDrive ve Dropbox uygulamalarında yaşanan çökmeleri ve tepkisiz kalma sorunlarını gidermeyi hedefliyor. Tıpkı ilk yamada olduğu gibi, bu güncellemenin de hafta sonu yayınlanması, özellikle kurumsal sistem yöneticileri için yoğun bir mesaiye neden oldu.

Windows 11 Çalıştıran Telefon Geliyor: NexPhone

Windows 11 Çalıştıran Telefon Geliyor: NexPhone

NexDock'un yeni harikası NexPhone, Android, Linux ve tam sürüm Windows 11 çalıştıran akıllı telefon olarak geliyor.

Öte yandan Microsoft, şu anda Ocak 2026 güvenlik güncellemesiyle ilişkili olabilecek çok daha ciddi bir sorunu araştırıyor. Şirket, bazı cihazlarda önyükleme hatalarının (boot failures) yaşandığına dair raporlar aldığını açıkladı. Gelen bilgilere göre güncelleme sonrası bazı bilgisayarlar, “UNMOUNTABLE_BOOT_VOLUME” durdurma koduyla mavi ekran hatası veriyor ve Microsoft bu cihazların manuel olarak kurtarılması gerekebileceği konusunda uyarıyor.

Windows 11, Microsoft, Ocak 2026 güncellemesi, mavi ekran hatası, OneDrive sorunu, acil durum yaması, Windows 11 sorunları

Microsoft, önyükleme hatalarına dair soruşturmasını henüz tamamlamadı. Bu nedenle sorunun kesinlikle bu güncellemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı şu an için netleşmiş değil. Geçtiğimiz yıl benzer bir güvenlik güncellemesi başlangıçta SSD sorunlarına neden olmakla suçlanmış, ancak sorunun asıl kaynağının eski donanım yazılımları ve anakart BIOS sürümleri olduğu sonradan ortaya çıkmıştı.

Windows 11 için Acil Güncelleme!

Windows 11 için Acil Güncelleme!

Microsoft, Windows 11'de Outlook çökme sorununu gideren acil bir güncelleme yayınladı. OneDrive ve dosya hatalarını çözen yamanın detayları haberimizde.

Siz son Windows güncellemelerini yükledikten sonra bilgisayarınızda herhangi bir yavaşlama, uygulama çökmesi veya açılış hatası ile karşılaştınız mı? Deneyimlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

HONOR Magic 8 Pro AnTuTu’ta Şaşırttı

HONOR’un Türkiye pazarına sunmaya hazırlandığı yeni amiral gemisi akıllı telefonu HONOR Magic 8 Pro, performans testleriyle teknoloji dünyasının gündemine oturdu. HONOR Magic 8 Pro performansı, popüler benchmark platformu AnTuTu’da ortaya çıkan sonuçlarla beklentileri aştı. Cihaz, elde ettiği 3.919.972 puan ile üst segmentteki en iddialı modellerden biri olacağını kanıtladı.

HONOR Magic 8 Pro Performansı AnTuTu’da Nasıl Bir Sonuç Verdi?

Akıllı telefonların işlemci, grafik, bellek ve kullanıcı deneyimi gibi kritik bileşenlerini ölçen AnTuTu testinde alınan bu yüksek skor, cihazın sadece ham güçte değil, aynı zamanda yoğun kullanım senaryolarında da istikrarlı bir deneyim sunacağının sinyallerini veriyor. Bu sonuç, Magic8 Pro’yu test edilen birçok rakibinin önüne taşıyor.

AnTuTu sonuçlarının detaylarına bakıldığında, cihazın dengeli bir donanım mimarisine sahip olduğu görülüyor. HONOR Magic 8 Pro’nun test dökümü şu şekilde:

  • İşlemci (CPU): 1.178.601 puan
  • Grafik (GPU): 1.426.733 puan
  • Bellek (MEM): 508.921 puan
  • Kullanıcı Deneyimi (UX): 805.717 puan

Bu puanlar, cihazın oyunlardan yüksek çözünürlüklü video düzenlemeye kadar her alanda akıcı ve güçlü bir performans sergileyeceğini gösteriyor.

Bu etkileyici performansın arkasındaki en büyük güç ise Snapdragon 8 Elite Gen 5 mobil platformu. Yeni nesil işlemci, GPU ve NPU’nun (Yapay Zekâ İşlem Birimi) uyum içinde çalıştığı bir mimari sunuyor. Ayrıca bu yapı, yapay zekâ destekli süper çözünürlük ve kare oluşturma gibi modern teknolojileri destekleyerek özellikle oyun ve grafik performasını bir üst seviyeye taşıyor.

Kamera ve Yapay Zekâ Yetenekleri de Dikkat Çekiyor

HONOR Magic 8 Pro, sadece performansıyla değil, aynı zamanda kamera özellikleriyle de iddialı. Cihazda yer alan 200 MP Ultra Night Telephoto kamera, özellikle düşük ışık koşullarında bile yüksek detay koruması vaat ediyor. Bununla birlikte, AiMAGE Kamera Sistemi, yapay zekâ destekli görüntü işleme algoritmalarıyla fotoğraf kalitesini artırıyor. Magic Color renk motoru ise 16,77 milyon rengi analiz ederek daha canlı ve doğru renkler sunuyor.

Yazılım tarafında ise YOYO Agent adı verilen yapay zekâ asistanı, kullanıcıların tekrar eden görevlerini otomatikleştirerek akıllı bir deneyim sağlıyor. Cihaz üzerinde bulunan özel Yapay Zekâ Tuşu ise bu özelliklere anında erişim imkânı tanıyor. Yüksek performansı ve gelişmiş özellikleriyle dikkat çeken HONOR Magic8 Pro, 3 Şubat itibarıyla Türkiye’deki teknoloji meraklılarıyla buluşacak.

Çinliler Türkiye’ye Otomobil Satamıyor!

Çinliler Türkiye’ye Otomobil Satamıyor!

Çin otomobil ihracatı 2025'te rekor kırdı. Hangi ülkeler zirvede? Elektrikli araçların payı ne? Türkiye listede var mı?

Peki, HONOR Magic8 Pro’nun bu performansı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!