ZoneAlarm Anti-spyware

Hacker’lardan korunmak için ne kadar önlem alırsanız alın, kullandığınız işletim sistemlerinden tutun da popüler  yazılımlara kadar birçok kaynaktan dolayı tehlike altında kalabiliyorsunuz. Önemli verilerinizin kötü amaçlı kişilere ulaşmasını engellemek için Firewall (Güvenlik Duvarı) yazılımları, size tam çözüm sunar. Konu "Firewall" olunca da şüphesiz, aklagelen ilk isim, ZoneAlarm oluyor.

ZoneAlarm Anti-spyware ne yapar?
ZoneLabs firmasının yeni ürünü ise internet siteleri üzerinden sık sık indirilmeye başlandı bile. ZoneAlarm Anti-spyware adını taşıyan bu program, hem verilerinizin güvenliğini sağlıyor.


ZoneAlarm’a eklenen ve kolay kullanılabilen casus avcısı araç

Bunların yanı sıra, e-posta eklerini de güvenlik çemberi içine alıp, tehlike anında size uyarı mesajı vererek gereken önlemi almak için çözüm yolu da sunacaktır.

Nasıl çalışır?
Aslında ZoneAlarm’ı daha önce kullananlar, bu yazılımı kurduklarında neyin değiştiğini farketmekte zorlanabilirler.

Eskiden alıştığınız yazılıma bir de casus avcısı (anti-spyware) eklenmiş. Çalışma mantığında da bir değişme yok.

Program, sistem çubuğunda yer alarak bilgisayarınızı mercek altında tutar. Herhangi bir yazılım, internete bağlanmaya çalıştğında sizi uyarır ve sizden onay ister.

Eğer sizden gelen onay olumlu ise, veri alışverişinie izin verir. Siz, izin vemezseniz o zaman söz konusu program ne yaparsa yapsın, tek bir Kilobyte bile dışarıya çıkamaz veya bilgisayarınıza giremez.

Firewall özelliklerine ek olarak, sisteminizde bulunan casus yazılımlar da ZoneAlarm Anti-spyware‘den kaçamıyor.  Amacı sizin özel bilgilerinizi almak veya reklam amaçlı olarak bilgisayarınızda yer bulmak da olsa, ZoneAlarm, hemen sizi uyaracak ve bu uygulamayı engelleyerek, uygulamaya neden olan dosyaların da icabına bakacaktır.

Programın Künyesi

Firma:
ZoneLabs
Web sayfası:
http://www.zonealarm.com
Fiyatı:
29,95$
İşletim Sistemleri:
Windows 98/ME/2000/XP
Dosya boyutu:
8,7 MB

Animasyonu izleyin
SDN editörleri tarafından hazırlanan ve ZoneAlarm Anti-spyware‘i web sitesinden indirmekten tutun da nasıl kullanıldığına dair birçok uygulamayı anlattığımız bu animasyonu izleyerek, en kısa sürede ve kolayca bilgi sahibi olun.

:: Animasyonu izlemek için tıklayın.

SDN

Ağlarsa Kablosuz Ağlar…

19

Kablosuz
ağlar her ne kadar kablolu ağların yerini almamış ve tamamen
alamayacak olsa da artık çok yaygın. Hatta ADSL modemler
bile tümleşik kablosuz ağ özellikleri ile geliyorlar.

Hâl
böyle olunca sizlere bir sıkça sorulan sorular tadında
bir rehber hazırlayalım dedik. Tahminen size ulaşana kadar
yazması birkaç gün alacak. Bunu okuyorsanız zaten size
ulaşmış demektir ya neyse. Zaten SDN’nin SDR olması yönünde
öneriler var: Son Derece Rahatsız! Baksanıza, kendi kendime
konuşuyorum.

Konumuz,
kablosuz ağlar. Kablosuz ağların temel anlamları, çalışma
mantıkları ve basitçe kullanılacak ürünlere göz
atacağız. Tabii ki çıkıntılık namına ve gölgelerin
gücü adına karşılaşacağınız (karşılaşabileceğiniz
değil, doğru okudunuz) sorunlara veya tatminsizliklere de
değineceğiz.

Soru:
Nedir bu kablosuz ağ olayı?

Cevap:
Kablosuz ağlar başlı başına bir olay. Her ne kadar diz üstü
bilgisayarlardaki sözde Centrino "teknolojisi" ile
yaygınlaşan bu kablosuz ağ, hayatın her alanında
kullanılabilecek bir "olay".

Kablosuz
ağ dediğimiz şey, basitçe bir telsiz tertibatıdır ve

bas-konuş/bırak-dinle sistemiyle çalışan bir veri iletim
şeklidir. Bu veri iletim biçimi tabii ki telsiz örneğindeki
gibi analog bir yöntem değil. Veriler, olası kayıpları
engellemek için standartlar dahilindeki kodlamalarla
iletiliyorlar.

Soru: Şu kısaltmalar ne peki? 802 diye başlayan bir şeyler var.

Cevap:
Standartların isimleri. 802.11a artık kalmadı gibi bir şey.
802.11b, 11 mbit/s teorik iletim hızına sahip bir standart. Bunun
bir üstü de 802.11g oluyor. O da teorik olarak 54 mbit/s
iletim hızına sahip.

Soru:
Neden ısrarla teorik diyorsun? Açık konuş!

Cevap:
Nasıl desem, yani onlar etikette yazanlar. Örneğin, hiç
6 saat uyku kipi haricinde çalışan ve üzerine iş
yapılabilen bir dizüstü bilgisayar gördünüz
mü? Görenlerin +90212…. öhm, neyse. Teorik iletim
hızı genellikle N.Ş.A.’da asla gerçekleşmeyecek "en
iyi ihtimaller" ile ilintili bir durumdur ve geliştirilmiş
olan teknolojinin en üst sınırını verir. Tabii şunu
düşünebilirsiniz: teknoloji ne kadar üstünse
çalışma esneklikleri o kadar artar. Örneğin 11b
sistemi ile 11g sistemleri arasında bir teknoloji farkı vardır ve
11g sistemleri daha yüksek iletim gücüne sahiptir.
Yani daha "kirli" ortamlarda (iletim hızlarını düşürerek
de olsa) daha esnek şekilde çalışabilirler.

Soru:
Tamam, sakin ol. Seni anlıyorum. Peki neden kablosuz ağa
ihtiyaç duyayım?

Cevap:
Her ne kadar bu teknoloji taşınabilir bilgisayarlarla yaygınlaşmış
olsa da illa onlar için ve onlarla beraber kullanılmasına
gerek yok. Ev içindeki kablo karmaşasına son vermek veya en
başından hiç ağ için kablo döşeme işine
bulaşmamak için kablosuz ağ kullanabilirsiniz.

Kablosuz
ağ ile iki bilgisayarı birbirine bağlayabileceğiniz gibi bir
erişim noktası kullanarak genişlemeye müsait tam anlamıyla
bir yerel ağ oluşturabilirsiniz. Bu şekilde bilgisayarlarınız
belirli sınırlar dahilinde nerede olursa olsun yerel ağ ve
İnternet’ten faydalanabilir. Bu iş için de kablo çekmeniz
veya bilgisayarı özel olarak bir yere yerleştirmeniz gerekmez.

Diğer
taraftan yerel ağdan yüksek başarım ile üstün ve
sabit iletim hızı bekliyorsanız, kablosuz ağ kötü bir
tercih olacaktır. Merak etmeyin, ağ üzerinden bir kaç
kişi Quake, Unreal, WarCraft veya Counter-Strike gibi oyunlar
oynayabilirsiniz ve çok büyük engeller olmadığı
ve sağlıklı bir iletim hızında olduğunuz sürece ağınızda
gecikme süreleri konusunda bir sıkıntı olmaz.


Soru:
Ne kadar alanda sinyal alabilirim peki? Örnek verirsen
sevinirim, açık alanda şu kadar metre deme, ev açık
bir alan değil.

Cevap:
Evet haklısın, bu en kafa karıştırıcı soru. En nihayetinde
elimizde bir radyo dalgası var ve bu radyo dalgası da çevreden
çok etkileniyor.

Öncelikle
ağ sinyallerinin, ulaşmaları gereken yer ile hemen arasında ve
kaynağa çok yakın bir engel varsa bundan çok
etkilendiklerini söyleyerek başlayalım. Sinyalin
bilgisayarlara doğru geçeceği yönde birer metrelik
boşluklar bırakılması erişim noktasını (access point)
rahatlatacaktır. Tabii ki en iyi ihtimal için bahsedilen "şu
kadar metrelik erim" yalan oluyor; fakat ortalama bir erişim
noktası ile bilgisayar arasına en elverişsiz şart olarak ev
içinde 10 metre mesafe, 3 duvar, 1 insan ve 1 gömme dolap
girdiğinde sistem 11 Mbit hızına düşerek ve size sinyalin
"düşük" olduğunu belirterek çalışıyor.
Tabii bu, makinenizde kullandığınız ağ kartının ve kablosuz
erişim noktasının sinyal algılama güçlerine de bağlı;
fakat bu güç farkları ev gibi radyo sinyalleri için
çok uygunsuz bir yerde en fazla bir metrelik bir fark
yaratıyor.

Soru: Peki neye ihtiyacım var?

Cevap:
Tam olarak nasıl bir ağ kuracağınıza bağlı. Eğer yalnızca
iki bilgisayarı birbirine bağlayacaksanız her makinede birer
kablosuz ağ kartı yeterli. Bunları birbirini görecek şekilde
yapılandırabilirsiniz. Eğer bilgisayarları aynı ağa tek bir
kablosuz erişim noktası üzerinden bağlamak ve Internet
erişimini bu sistem üzerinden dağıtmak istiyorsanız işiniz
daha da kolay. Özellikle ADSL kullanımının artmasından sonra
ADSL modem ile kablosuz erişim noktası birleşimden oluşan bir çok
ürün piyasada mevcut. Bunlardan bir tanesi özellilikle
de ADSL kullanıyorsanız çok işinize yarayacaktır.

Alacağınız
ürünler zaten kendi içlerinde bahsettiğimiz
standartlara göre üretilmiş olacaklardır. Falanca ürün
filancayla uyumlu mudur diye sormanıza gerek yok. Yalnız, Windows
haricindeki işletim sistemlerine pek destek verilmeyebiliyor. Eğer
bir GNU/Linux veya Mac kullanıcısıysanız bu konulara dikkat
etmenizi öneririz.

Soru:
Peki ileride çıkacak
ürünler geriye doğru uyumlu mu? Kehâneti alalım.

Cevap:
Bu soruyu cevaplamak için kâhin olmaya gerek yok.
Firmalar bu ürünleri geriye dönük uyumlu
yapmadıkları takdirde peynir ekmek gibi satamayacaklarını
biliyorlar. Gerçi şimdilerde de peynir ekmek gibi
satmıyorlar; ama teknolojik sürekliliği satış sürekliliğine
çevirebilmek için bu gerekli.

Soru:
Tamam, ağı kurdum diyelim. Ya başkaları girerse bu ağa? Ne
yapabilirim?

Cevap:
Bu tür bir girişi iki türlü engelleyebilirsiniz.
İsterseniz MAC kimlik numaralarından hangi ağ kartlarının
sisteme bağlanıp bağlanamayacağını seçebilirsiniz,
isterseniz de WEP kullanabilirsiniz.

MAC
ID denilen şey, her bir ağ bileşenine verilmiş eşsiz bir
numaradır. Bu numara ile bağlandığınız ağlara tanıtılırsınız
ve veri paketleri sizi bu şekilde bulur. Erişim kısıtlaması
seçeneklerinden sisteme bağlanacak bilgisayarların MAC
ID’lerini girer ve yalnızca onlara izin verirseniz yalnızca bu
bilgisayarlar ağınıza kablosuz olarak erişebileceklerdir. Tabii
ağınızda gidip gelen veri şifrelenmeden havada süzüleceği
için "dinlenebilir".

Dilerseniz
ikinci seçenek olarak da WEP (wired equivalent privacy)
şifreleme kullanabilirsiniz. Bu şekilde verileriniz daha da güvende
olur. Tabii "ne gerek var, devlet sırrı mı taşıyorum?"
yaklaşımı, çevrenizde sizi gözetleyen birileri yoksa
daha ılımlı bir düşünce olacaktır.

Tüm
bunlara rağmen kablosuz ağ içine sızılabilir bir
oluşumdur, en azından veri paketlerinin havada yakalanması
mümkündür.

Soru:
Sorun ve tatminsizlikler demiştin? Onlar neler?

Cevap:
Öncelikle ev içindeki sinyal gücü, erişim
noktasıyla dip dibe durmadığınız sürece fazla yüksek
olmayacak. Eğer arada çok mesafe varsa ve sinyal gücü
bu sebeple düşükse, önünden birileri geçtiğinde
ağın kopup tekrar bağlanma ihtimali de var. Özellikle bu ev
içinde çıldırmanıza sebep olabilir.

Bazı
ismini vermek istemeyeceğimiz kablosuz ağ geçidi ürünlerinde
ise, sabit yazılım güncellemelerine rağmen 802.11g
standardında çalışma esnasında sık sık ısınmadan veya
başka şeylerden kaynaklanan kopmalar yaşanabiliyor. Bu konuda
alacağınız önlem ise ilk adımda bu ürünleri,
çevrenize ve diğer kullanıcılara danışarak tercih
etmemek. Eğer aldıysanız da 802.11b olarak çalıştırarak
bu sorunların kısmen üstesinden gelebilirsiniz. Tabii
aldığınız firmaya ürünü hayır dualarınızla
beraber geri götürmeniz de mümkün.

Soru:
Bu kadar mı?

Cevap:
Evet, şimdilik girişi yapmış olduk. Okuyucularımızdan
gelecek tepkilere göre konuyu detaylandıracağız. Bizi
okuduğunuz için teşekkürler.

SDN


What The Flock

7

Mozilla, Internet Explorer programcılarının gecelerine kabus gibi çöken Firefox gibi başarılı bir tarayıcıdan sonra bir yenisini daha, Flock‘u çıkardı. Bu tarayıcı da Firefox’a çok yabancı değil. Ancak kurulumla beraber gelen bazı özellikler var ki, belki de sizin ihtiyaçlarınızı karşılayarak, web alışkanlıklarınızla en uyumlu tarayıcıyı tanıtıyor olabiliriz.

Flock ile neler yapılabilir?

Bir tarayıcı ile ne yapılırsa Flock ile de aynısı yapılabilir. Durun! Sanıyoruz, diğer tarayıcılara kıyasla biraz daha fazlasını da yapabilir. İşte Flock kurulumu ile beraber kolayca yapabilecekleriniz;

– Blog’unuzu kolayca yönetmek
– Favori siteleri paylaşmak
– Fotoğraflarınızı paylaşmak

Şimdi bunların nasıl yapıldığına geçmeden önce Flock‘u bilgisayarımıza kuralım.

Kurulumu

Programın kurulum dosyasını aşağıdaki bağlantılardan işletim sisteminize uygun olanına tıklayarak hemen gerçekleştirebilirsiniz.

Kurulum dosyasını kısa sürede indirdikten sonra (Hani Türk Telekom en az 512 kbps yaptı ya 🙂 ondan hızlı diyoruz) çalıştırın ve hayatınızın bir parçası olan “Next, next, next,…,finish” durumlarına geçin.

Flock’u kullanmaya başlıyoruz Programın kurulumunu kolayca tamamladıktan sonra sıra geldi yazılımı kullanmaya. Masaüstüne yerleşen kısayol ile veya kurulumun hemen sonrasında Flock‘u başlatabilirsiniz.

İlk başlangıçta o anda kullandığınız diğer tarayıcıdan bilgileri alabileceğini hatırlatacaktır. Bu adımda şunu hatırlatmakta fayda var; Flock, IE ve Mozilla’dan sık kullanılanlar ve diğer kişisel bilgileri alırken, bunu Firefox’tan yapmıyor.

İthal etme işlemi (import) bittikten sonra Flock, karşımızda zuhur eyleyecektir.

İlk bakışta aşk Flock başladığında heyecandan boğazınız düğümlenmesi, göz bebekleriniz büyümesi, iç organlarınızın yer değiştirmesi gibi eylemler gerçekleşmeyebilir ama yine de göze güzel bir arabirim bizi karşılayacaktır.Tasarım konusunda bu adamlar gerçekten çok iyi. Bu arada bu adamlar derken, tarayıcıyı programlayan ve geliştirmeye devam eden ekibin fotoğraflarına baktığınızda, “bunlar geliştirmeyecek de ben mi geliştireceğim?” diyebilirsiniz.

Ailemizin tarayıcısı Firefox‘a çok benzediğini göreceksiniz. Zaten yine bir Mozilla ürünü olduğu için Flock da Firefox üzerinden geliştirilmiş. Birazdan anlatacağımız yetenekleri ile Firefox’tan biraz daha ayrılıyor.

Tarayıcıda butonların, adres satırının, arama çubuğunun ve bazı kısayolların olduğunu göreceksiniz. Tamam, bu kısmı fazla uzatmıyoruz. Zira, Firefox’u duymayan kalmadı.

Blog’unuzu Flock ile yönetin Flock‘un tercih edilme nedenleri arasında belki de ilk sırayı bu özelliği alır. Flock, sahibi olduğunuz Blog’unuzu, web sayfasına girmeye gerek kalmadan kolayca yönetebilirsiniz. Ama her blog sitesini desteklemiyor. En popüler blog siteleri olan

– WordPress
– TypePad
– Blogger

blog sitelerinden birinde hesabınız varsa işlem tamamdır. Bu arada blog demişken hemen hatırlatalım.

David Copperfield, gösterisinde dokunmadan hamile bırakamadı ama biz bu yazımızda Blog sitemize girmeden Blog’umuza yeni bir konu açacağız. Aşağıdaki adımları takip edin;

– Programı başlatın.
– “Tools” menüsünden “Blog Editor” seçeneğine tıklayın.
– Karşınıza aşağıdaki pencere gelecektir.
– Buraya Blog adresinizi yazmanız gerekiyor. Yazın ve “Next” butonuna basın.
– Siz de bizim gibi bir Google ürünü olan Blogger üyesi iseniz, ve biraz önceki adres satırına http://….blogspot.com yazdıysanız sizi kullanıcı adı ve parolanızı soran aşağıdaki menü karşılayacaktır.

– Bu alana kullanıcı adınızı ve parolanızı girdiğinizde kısa bir denetleme işleminden sonra, bir e-posta iletisi gönderirken görmeye alışık olduğunuz pencere göreceksiniz. Kısa zaman içerisinde kullanıcı adı ve parolasını girdiğiniz Blog’un içerdiği başlıklar listelenecektir.

Blogunuza yazmak için hemen işe koyulabilirsiniz. Tıpkı e-posta yazar gibi. Bir internet kullanıcısını blog’una bizim hakkımızda yazı yazarken yakaladık ve görüntüledik.

Tıpkı Blog sitenizde olduğu gibi iletinizi, burada da dilerseniz daha sonra dilerseniz de anında yazınızı yayınlanabilir hale getirebilirsiniz.

(İstanbul gibi çok mübarek insanların yaşadığı bir yerde olağanüstü olaylara şahit olup Sırlar Dünyası’nı sık sık izlesek de yine de bu yazdıklarımızın Blog sitemizde gerçekten yayınlanacağına inanamadık ve programa olan güvenimizi bir kenara bırakıp hemen Blog’u kontrol ettik. Doğruymuş. :$ Biz ettik sen etme Flock. Hem daha anlatacaklarımız var.)

Flock ile Blog sitenizi yönetmeniz bu kadar kolay. Bir iletiyi silmek için ise pencerede listelenen konu başlıklarının üzerine fare imlecini getirip sağ tuşu tıklayarak “Delete” seçeneğini işaretlemeniz durumunda konuyu da uçurmuş olacaksınız.

Yazdığınız mesaja resim eklemek için Flickr araç çubuğunu kullanabilirsiniz. Bunun için, mesaj yazdığınız penceredeki “TOPBAR” butonuna tıklayın ve açılan menü içerisinden “Flickr Topbar” seçeneğine tıklayın.

Aramalarda kolaylık
Arama çubukları artık tarayıcıların vazgeçilmez bir parçası. Her ne kadar, MS bunu IE 7‘de anlamış olsa da (IE’yi “iyh Eğh” şeklinde okumanız bizi sevindirir). Flock‘ta da bir arama çubuğu bulunuyor.

Dilerseniz Yahoo‘yu dilerseniz de Google‘ı veya diğer arama motorlarını birincil arama motoru olarak tayin edip daha sonra kolayca arama yapabiliyorsunuz. Diğer tarayıcılarda olmayan bir özellik ise; arama geçmişini de anında göstermesi.

Aramalarda beğendiğimiz bir diğer özellik te, araç çubuğu içerisine anahtar kelimeleri yazdıktan sonra aramayı başlattığımızda, sonuçların varolan sayfada değil, yeni bir sekmede açılıyor olması.

Ve diğerleri
Bunların yanı sıra web üzerinden bazı paylaşımları da Flock ile kolayca yapabilirsiniz. Bunlar; resim ve favori web sitelerinden oluşuyor.

Türkiye’de bu alanlara katılım hemen hemen yok gibi. “Yok, ben katılırım” diyorsanız Flock, her zaman yanınızda.

Ayrıca RSS bağlantılarına tıkladığınızda, diğer sitlerdeki gibi anlamsız siteler yerine düzenlenmiş bir sayfa göreceksiniz.

Sonuç
Flock‘u “sosyal tarayıcı” olarak duymuşsunuzdur. Geliştirilmesine devam ediliyor. Blog’unu güncel tutanlar için oldukça kullanışlı. Firefox’la izleyebildiğiniz siteleri sorunsuz izleyebiliyorsunuz.

Türkiye’de e-Dönüşüm

Programa göre Intel, Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika‘da teknoloji
yeteneklerinin teşvik edilmesine, bilgi transferine ve istihdam
yaratılmasına yardımcı olmak için, dört önemli alandaki yatırımını
artıracak: Yerel Girişimcilik, Eğitim, Bilgisayar Kullanımının Artması
ve Özel Teknik Uzmanlıklar.

Ne dediler?
Intel Başkan Yardımcısı ve EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) Genel
Müdürü Brian Harrison, "’Türkiye ve Orta Doğu e-Dönüşüm İnisiyatifi’,
bizim için çok önemli olan Türkiye ve Orta Doğu pazarlarında yeni
teknoloji merkezleri geliştirme konusundaki çabalarımızın,
çalışmalarımızın göstergesidir.

Intel, dünyadaki gelişen pazarlarda
teknoloji yatırımlarında öncülük yaptı. Hızlı büyüyen bölgelerde
teknolojik gelişmelerde büyük bir umut gördük. ‘e-Dönüşüm İnisiyatifi’
programında üstlendiğimiz projeler, daha ileri sermaye yatırımlarının
kritik yapı taşlarıdır.

Stratejik ve sistemli bir planlama dahilinde
geliştirilen yatırımlarla Intel, bölgede ekonomik gelişmeyi ve insan
yaşamının kalitesini artırmayı teşvik ederek, teknolojinin
getirebileceği tüm kazançları bölgeye taşımayı hedeflemektedir
" dedi.

Intel META (Ortadoğu, Türkiye ve Afrika) Bölge Direktörü Ayşegül
İldeniz
ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada; "Intel şu anda, Türkiye,
Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki çeşitli ülkelerde önemli Bilgi 
<img src="http://cdn.shiftdelete.net/img/article/images/stories/
2005/10/aysegulildeniz.jpg|right||1|Ay

Apple Günleri: Yorumlar

Apple Günleri, Apple IMC ve genellikel Apple ile doğrudan bağı olan firmaların katılımlarıyla düzenleniyor. Tabii bazen çok ilginç bağlar da kurulabiliyor, bunu da anlatacağız. Anlatacağız dedik; fakat en iyisi tabii ki sizin gidip görmeniz. En güzel tarafı neredeyse bütün Apple ürünlerini birebir kullanarak deneyebilmeniz.

Kullandığımız giriş resmi size biraz garip gelebilir; tabii aşağıdaki tam fotoğrafı gördüğünüzde bu garipliği çözeceğinizi düşünüyoruz.

Fuarda Coca-Cola’nın hayatımızdaki yerini irdeleyen bir sergilik de vardı: iCoke Internet Caf

Canon, Pilleri Değiştiriyor

Canon da diğer lider elektronik devleri gibi, şu an kullanılan bataryaların yetersiz olduğunu savunarak yakıt pili konusunda araştırma geliştirme faaliyetleri sürdürüyordu. Çalışmalar, ilk meyvelerini vermeye başladı ve Canon, prototipin hazır olduğunu bildirdi. Böylece günümüzde, uzun ömürlü olarak bilinen bataryalardan çok daha fazla güç depolayabilen bu sistem ile taşınabilirlik (mobilite) kavramı da daha bir önem kazanacağa benziyor.  

<img src="http://cdn.shiftdelete.net/img/article/images/stories/
jeneriklogo/pil_uzun.jpg|right||1|Eski piller tarihe kar

MS, Süper Spamcıların Peşinde

Bugün bir şirketin araştırmasına göre farklı bölgelerdeki bilgisayarları
kötü amaçlı kodlarla yasa dışı faaliyetler için kullanan "zombi
bilgisayarlar
"ın, spam önleyicileri engelleyip büyük miktarda junk posta
geçirdiğini öğrenmesi üzerine, bunları kullanan gruplar hakkında dava
açıldı.

<img src="http://cdn.shiftdelete.net/img/article/images/stories/
jeneriklogo/spam_yan_buyuk.jpg|right||1|

Apple Günleri’nden Canlı


Apple Günleri, Harbiye Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda, Rumeli Salonunda dün başladı. Bizler de SDN’yi temsilen bu etkinliğe bugün katılalım dedik. Hatta gitmişken de oradan ilk izlenimleri, akşamı beklemeden aktaralım dedik.


Öncelikle buraya gelmeye değecek kadar Apple ürününü bir arada görebiliyorsunuz. Bu bile başlı başına bir albeniyken, bir çok ilgili ilgisiz firmayı da burada görmek göz zevkimize zevk katıyor.

Kimler Var?

Kim yok ki! Kendi ürettiği resmi mukallit iPod’ları satamayan HP’den tutun da BOSE gibi önemli bir ses sistemleri üreticisine kadar bir çok firma burada. Özellikle eğitim kurumu olarak da Bİlge Adam ve benzeri firmalar da fuarda yer edinmiş. Hatta bir ara Koç Allianz sigorta şirketini bile gördük. Görmezden gelecektik ki editörümüz Kaan Bölük sergiliğe gidip "Hayırdır, ne iş?" dedi ve bizi koparan cevabı almamızı sağladı: "Fuar varmış, biz de geldik stand açtık!". Teşekkürler Koç Allianz…

Hah, tabii bir de fuarın esas firması olan Apple IMC Türkiye var. Açıkçası etrafta bir sürü iMac, iBook ve PowerBook var. Bu ürünleri gelip görmek isterseniz uzun süre başında durup kurcalamak isterseniz, bu fuarı kaçırmayın. Biz de bu haberi bir PowerBook G4 kullanarak giriyoruz.

Apple Günleri, Harbiye’de Lüfti Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda iki gün daha devam edecek. Apple Günleri,  Cumhuriyet bayramı tatilinden istifade etmek isteyenler için iyi bir gün vaat ediyor.


SDN Olay Yeri İnceleme Ekibi


Yeni ADSL Fiyatları ve SSS

Adsl hizmetinin geniş kitlelere ulaştırılması ve hizmet standartlarının yükseltilmesi
amacıyla minimum adsl bağlantı hızı 01.11.2005 tarihi itibariyle teknik imkânlar
dâhilinde, garanti edilmemek koşuluyla 512/128 kbps’e kadar yükseltilmiştir.

Yeni ADSL Tarifesi

SINIRSIZ (LİMİTSİZ) ADSL İNTERNET ERİŞİMİ
TARİFESİ
Paket Adı
Hızı (Kbps)
Bağlantı Ücreti
Aylık Ücret
512 Kbps’e kadar
512/128
59.000.000 TL
99.000.000 TL
1 Mbit’e kadar
1024/256
59.000.000 TL
169.000.000 TL
2 Mbit’e kadar
2048/512
59.000.000 TL
269.000.000 TL

KULLANIMA BAĞLI (LİMİTLİ) ADSL İNTERNET
ERİŞİMİ TARİFESİ
Paket Adı
Hızı (Kbps)
Bağlantı Ücreti
Aylık Ücret
Aylık (Kota) GB
Limitin Aşan Her MB İçin
512 Kbps’e kadar
3 GB limitli
512/128 59.000.000 TL 29.000.000 TL 3 10.000 TL
512 Kbps’e kadar
6 GB limitli
1024/256 59.000.000 TL 49.000.000 TL 6 10.000 TL
512 Kbps’e kadar
9 GB limitli
2048/512 59.000.000 TL 69.000.000 TL 9 10.000 TL

 

Eski Uygulama Yeni Uygulama
Hız Fiyat (YTL) Hız Fiyat (YTL)
256 Kbps 3 GB limitli 29 512 Kbps’e kadar 3 GB limitli 29
256 Kbps limitsiz 49 256 Kbps’e kadar limitsiz* 49
512 Kbps 5 GB limitli 49 512 Kbps’e kadar 6 GB limitli 49
512 Kbps’e kadar 9 GB limitli** 69
512 Kbps limitsiz 99 512 Kbps’e kadar limitsiz 99
1024 Kbps 169 1024 Kbps’e kadar limitsiz 169
2048 Kbps 269 2048 Kbps’e kadar limitsiz 269

* 256 Kbps limitsiz müşterilerimiz için bir değişiklik yapılmamış olup bu hızda
yeni müşteri kaydı da yapılmayacaktır.
Bu müşterilerimiz istekleri doğrultusunda herhangi bir hız/tarife seçeneğine
geçebilirler.
** Bu paket yeni tarife ile birlikte 01.11.2005 tarihinden itibaren uygulanmaya
başlanacaktır.

Sıkça sorulan sorular

:: 256 Kbps’e kadar 3 GB Limitli ADSL kullanıcıları 512Kbps’e kadar bağlantı hızına
geçmek için ne yapmalıdır?

– 256 Kbps’e kadar 3 GB Limitli ADSL müşterilerimizin bağlantı hızları; tarifeleri
ve kullanım miktarları aynı kalmak kaydıyla ücret farkı vermeden otomatik olarak
512 Kbps’e kadar yükseltilecektir. 256 Kbps’e kadar Limitli ADSL müşterilerimizin
herhangi bir işlem yapmasına gerek yoktur.

:: Mevcut 256 Kbps’e kadar Limitsiz ADSL kullanıcılarının durumu ne olacak?
– Halihazırdaki 256 Kbps’e kadar Limitsiz ADSL müşterilerimiz, mevcut hızlarında
hizmet almaya devam edebilecekleri gibi, talep etmeleri halinde yürürlükteki
tarifelerden herhangi birine geçebilecektir.

01.11.2005 tarihinden sonra 256 Kbps’e kadar Limitsiz abone kaydı yapılacak
mı?

– Yeni tarifenin yürürlüğe girmesiyle birlikte 256 Kbps’e kadar bağlantı hızında
yeni abone kaydı yapılmayacaktır.

:: Mevcut 512Kbps’e kadar 5 GB Limitli ADSL kullanıcılarının bir değişiklik olacak
mı?

– Mevcut 512 Kbps’e kadar 5 GB Limitli ADSL müşterilerimizin; tarifeleri aynı
kalmak kaydıyla kotaları 6 GB’a yükseltilecektir.

:: 
L
imitsiz 512Kbps’e kadar, 1024 Kbps’e kadar ve 2048 Kbps’e kadar tarifelerinde
herhangi bir değişiklik var mı?

– 512 Kbps’e kadar Limitsiz, 1024 Kbps’e kadar Limitsiz ve 2048 Kbps’e kadar
Limitsiz müşterilerimizin bağlantı hızları ve tarifelerinde herhangi bir değişiklik
yapılmamıştır.

:: Öğrenci – Öğretmen Promosyonu, yeni tarifeyle beraber hangi hızlar için geçerli
olacaktır?

– 15.11.2005 tarihine kadar uzatılan Öğrenci-Öğretmen Promosyonu kapsamında,
01.11.2005 tarihinden itibaren 512 Kbps’e kadar hızında 3 GB ve 6 GB Limitli
ADSL aboneliği yapılacaktır. Mevcut promosyonlu müşterilerimizin bağlantı hızları
da yeni uygulama esaslarına göre değiştirilecektir.

::
01.11.2005 tarihinden önce promosyon kapsamında 256 Kbps’e kadar Limitsiz ADSL
abonesi olanların durumu ne olacak?

– 01.11.2005 tarihinden önce promosyon kapsamında 256 Kbps’e kadar Limitsiz
ADSL abonesi olanlar, 01.11.2005 tarihinden sonra mevcut hızlarında hizmet almaya
devam edebilecekleri gibi talep etmeleri halinde yürürlükteki tarifelerden herhangi
birine geçebilecektir.

:: 01.11.2005 tarihinden önce promosyon kapsamında 256 Kbps’e kadar Limitli ADSL
abonesi olanların durumu ne olacak?

– 01.11.2005 tarihinden önce promosyon kapsamında 256 Kbps’e kadar Limitli
ADSL abonesi olanların bağlantı hızları, 01.11.2005 tarihinden sonra tarifeleri
ve kullanım miktarları aynı kalmak kaydıyla ücret farkı vermeden otomatik olarak
512 Kbps’e kadar yükseltilecektir. 256 Kbps’e kadar Limitli ADSL müşterilerimizin
herhangi bir işlem yapmasına gerek yoktur.

:: Limitli ADSL internet erişimi seçenekleri nelerdir?
– Sadece 512 Kbps’ e kadar olan bağlantı hızında 3 GB, 6 GB ve 9 GB Limitli
tarifelerimiz mevcuttur.

:: Tarife paketi değişiklikleri ücrete tabi midir, nereye, nasıl başvurmak gerekir?
– Tarife paketi değişiklikleri ücrete tabi değildir; değişiklik için ilgili
Telekom Müdürlüğüne başvurulmalıdır. Sadece 256 Kbps’e kadar Limitsiz ADSL internet
erişimi müşterilerimizin 512 Kbps ‘e kadar bağlantı hızında 3 GB ve 6 GB Limitli
tarifeye geçiş talepleri ilgili Telekom Müdürlüğüne şahsen başvurulması, faks
çekilmesi veya 444 0 375 ADSL Destek Hattı’nın aranması yoluyla karşılanacaktır.

:: 
Limitli ADSL’in, Limitsiz ADSL’den farkı nedir?

– Limitsiz ADSL’de; alınan aylık ücret karşılığında kullanıcılar bir ay boyunca
30 gün, 24 saat sürekli internetten upload/download (veri gönderme/veri indirme)
yapabilir.

– Limitli ADSL’de, alınan aylık ücret karşılığında kullanıcılar bir ay boyunca
belirlenen download (veri indirme) kapasitesini kullanır, download (veri indirme)
kotasının aşılması halinde aşılan kısım için ilave ücret alınır.

:: Limitli ADSL’de kota aşımı nasıl ücretlendirilir?
– 512 Kbps’e kadar 3 GB/6 GB/9 GB Limitli tarifede belirtilen aylık ücretler
peşin alınır; kota aşımında her bir MB(Megabyte) için 0,01 YTL ( 10.000 TL)
üzerinden ücretlendirilir.


::
Bağlantı ücreti, Limitli ve Limitsiz ADSL internet erişiminde ne kadardır?
– ADSL internet erişimi tarifesinde “Bağlantı Ücreti peşin 59 YTL (59.000.0000
TL), taksitli 69 YTL (69.000.000 TL)’dir.

::
Bağlantı Ücreti bütün hızlar için aynı mıdır?

– Evet, bütün hızlar için aynıdır. “Bağlantı Ücreti peşin 59 Milyon TL, taksitli
69 Milyon TL (12×5.750.000TL)”dir.

::  Bağlantı ücreti için taksit seçenekleri var mıdır?
– Bağlantı ücreti için peşin veya 12 ay taksit seçenekleri mevcuttur. Bunlardan
birisi seçilebilir. Taksitli ödeme seçeneği seçildiğinde 69 YTL (69.000.000
TL) eşit şekilde (12×5,75 YTL) (12×5.750.000 TL) 12 ay taksitlendirilir.

:: Bağlantı ücreti taksitleri bitmeden abonelikten vazgeçilmesi halinde uygulama
nasıl olmaktadır?

– ADSL aboneliğinden vazgeçilmesi halinde kalan taksitler toplu olarak tahsil
edilir.

:: Bağlantı ücretinin taksitli olması durumunda vade farkı alınıyor mu? Ne kadar?
– Evet, 1 yıl için 10 YTL (10.000.000 TL)

:: Statik IP talepleri ücretli midir?
– Evet. Statik IP’nin aylık ücreti 3 YTL (3.000.000 TL)’dir.

::
Yeni ADSL kullanıcıları e-mail adreslerini ve şifrelerini internetten alabilirler
mi?

– Evet. http://dslmail.ttnet.net.tr internet adresinden e-mail adreslerini
ve şifrelerini alabilirler.

:: ADSL şifresi internet üzerinden değiştirilebilir mi?
– Evet. http://adslkota.ttnet.net.tr adresinden değişiklik yapabilirsiniz.
Güvenliğiniz açısından şifrenizi başka kişilerle paylaşmayınız.

Not: Yukarıda yazılanların olduğu orijinal belgeye buradan ulaşabilirsiniz.

SDN

WiMax için Düğmeye Basıldı

Microsoft ve Intel, WiMax Forumu‘nda biraraya gelerek bir açıklama yaptılar. Duyuruya göre iki şirket, WiMax için standart belirlemek üzere beraber çalışacaklar. WiMax, 802.16e olarak bilinen kablosuz veri iletişimini bulunduruyor. Nokia da daha önceden WiMax ürünleri için Intel ile beraber çalışacağını duyurmuştu.

WiMax nedir?
WiMAX
(Worldwide Interoperability for Microwave Access), IEEE 802.16
standartlarını kullanan aletler için bir sertifika işaretidir. IEEE
802.16, IEEE 802’nin 16 nolu kolu olup kablosuz hızlı internet erişimi
için öngörülmüştür.

Verici antenden yaklaşık 50 km mesafeye
kadar bir etki alanı ve 75 Mbps indirme hızı olması planlanan bir çeşit
kablosuz bağlantı sistemidir. 802.16 olarak da bilinen WiMAX
teknolojisinin 2006 yılında piyasaya tam olarak yayılması ve kablo veya
DSL internet bağlantılarına bir alternatif olması beklenmektedir (Wikipedia).

Tayvan, denemelere başlıyor
WiMax Forumu‘nda
verilen habere göre Tayvan hükümeti de bu teknolojinin gelecekte neler
getireceğini görerek erkenden karar almış.

2007’de bitirilmesi gereken
209 milyon dolarlık proje gerçekleşirse, tüm ülke kablosuz ve yüksek
hızda internete kavuşmuş olaca.

Türk Telekom ne yapıyor?
Bu
soruya "İyidir, sağolun, siz ne yapıyorsunuz?" şeklinde yanıt versek de
pek bir değişiklik olmazdı. Dünyada bu alandaki gelişmelere oranla
ülkemizde, belirgin bir çalışma bulunmuyor.

Ülkemizdeki kablosuz
internet bağlantısı hakkında daha fazla bilgi almak için http://www.winet.telekom.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

SDN

Onun Adı: Serene

Serene ismindeki yüksek kalitede
akustiğe ve yenilikçi tasarıma sahip yepyeni bir konsept telefonla sonuçlandı. Saf, sade ve yüksek kaliteye sahip telefon, "Serene"adıyla da bu
özelliklerini yansıtıyor. Telefonda Samsung mobil iletişim
teknolojisi ile Bang & Olufsen‘in, en ileri akustiğe sahip ve yüksek seviyede
verimlilik sağlayan patentli teknolojisi ”ICEpower” kullanılmış.

Yuvarlak klavye
Minimalist bir tasarıma sahip Serene, kolay ve sade kullanım
özellikleriyle dikkat çekiyor. Özel bir şekilde işlenmiş alüminyum bir menteşe ile birbirine bağlanmış iki
eşik parçadan oluşan Serene’de, ekran ve mikrofon alt kısımda bulunurken, yuvarlak
şekildeki klavye ve hoparlör de alt kısımda yer alıyor.

Mini laptop
Serene, özel olarak tasarlanmış üç köşeli bir şarj ünitesiyle birlikte geliyor.
Telefon şarj ünitesinde yer aldığında veya masa moduna getirildiğinde ekranı
180 derece çevrilerek mini bir laptop olarak kullanılabiliyor.

<img src="http://cdn.shiftdelete.net/img/article/images/stories/
2005/10/serene.jpg|||0|Ayn

Motorola’dan Tutkunun Devamı: V3X

SDN okurlarına tanıtacağımız bu yeni telefon da, burada tanıttığımız diğer telefonlar gibi bir devam serisi. Motorolanın bundan önceki RAZR V3’ün revize edilmiş sekli.  V3’te var olan özellikler ve duruş itibariyle yarattığı etkinin farkında olan tasarımcılar, bu telefonla birlikte daha birçok özelliği aynı telefona yerleştirerek stilin devamını getiriyorlar.

Boyutlarla beraber özellikler de artmış
RAZR V3X’in boyutlarında bir genişleme söz konusu: 99 x 53 x 19.6 mm , 125 g. Ama eklenen özellikler düşünülünce, bunun kimseye zararı olmayacağı kanısındayım. Bluetooth, Java, USB Port, GPRS sınıf 10, SyncML WAP 2.0, 3 bant desteği (GSM 900 / GSM 1800 / GSM 1900) ilkinde var olup ikincisinde de saklanan özellikler.

AAC+, MPEG4, WMV, WMA, MP3 ve Real Video dosyalarını çalabilen geliştirilmiş yeni media player ve artılmış pil (artılırmış fakat özellikler dolayısıyla daha az süre yeterli olacak, Stand-by maksimum:  250 saat, konuşma süresi maksimum: 5 saat) sayesinde geliştirilen alete ilkindeki VGA (640*480) kamera, UMTS desteğiyle birlikte video görüşme için aletin kapağının içine yerleştirilmiş.

Daha net resimler ve yükseltilebilir hafıza
Dışındaki VGA kamera, 2 megapiksellik bir kameraya dönüştürülmüş. 2 ekran, görüntü özelliklerini korumuş. Dış ekran (4096 renk, STN 96 x 80 piksel), iç ekran ( 256K renk,TFT,320 x 240 pixel),  SMS, MMS, E-posta desteği sunan telefona  ayrıca ilkindeki 5.5 megabyte’lık hafızayı yetersiz gören motorola teknikerleri bu hafızayı sabit tutarak son olarak 512 megabyte’a kadar destekli Transflash (MicroSD) kart desteğini eklemişler. Bununla birlikte telefonun farklı yapan özelliği olan muhteşem görüntüsü korunmuş ve telefonda teknolojinin getirdiği her türlü yenilik eklenmiş.

Bu telefonla birlikte Motorola da diğer telefon şirketleri gibi teknolojik özellikleri, yeni modellere aktarmak yerine,  eski ve çok satan modellerini revize ederek teknolojiyi sunma peşinde. Motorola V3ü çok beğendiyseniz, bu telefon size ondan fazlasını sunuyor. 
 
Bir dakika durmanızı tavsiye etmem fakat, telefonun çıkış zamanı (4. çeyrek, 2005) olarak gözüküyor.  Türkiye’ye gelme süresini de dikkate alırsak , biraz beklemeniz gerekecek. Bu telefonla birlikte telefonların mevcut teknolojiyi takip ettikleri, var olanı geliştirdikleri de gözlemlerimiz arasında.



Eğer, stil ve özelliklerin bir arada olduğu bir telefon arıyorsanız veya bir V3 tutkunuysanız V3X”in sizi tatmin edememesi düşünülemez.

:: Bilgi için: Motorola
:: Fiyat: Henüz belli değil
:: Yazar: burningbalde

SDN