Apple, iPhone 16’nın piyasaya sürülmesinden sonra gelen eleştirilere kulak verdi ve beklenen iyileştirmeleri içeren iOS 18.2 güncellemesini paylaştı. Özellikle satış sürecinde öne çıkarılan Apple Intelligence yetenekleri, bu güncellemede resmen devreye alındı. İşte iOS 18.2’nin en iyi yenilikleri.
iOS 18.2 ile gözden kaçanlar
Apple, iPhone kullanıcılarına Apple Intelligence dahil olmak üzere yeni özellikleri getirmek amacıyla iOS 18.2 güncellemesini devreye aldı. Beklenen birçok özellikle gelen güncelleme; bir süredir eleştirilen Apple Intelligence’ın eksikliğini gidermeye odaklanıyor.
Güncellemeyle gelen en dikkat çekici yeniliklerden biri, metin tabanlı istemlerle özel görseller oluşturulmasını sağlayan Image Playground uygulaması oldu. Bu özellik, yapay zeka destekli görsel oluşturma araçlarına benzer şekilde görsel oluşturma imkanı tanıyor. Ayrıca Image Wand özelliği sayesinde kullanıcılar Notlar uygulamasında yapay zekalı görseller oluşturabiliyor.
iOS 18.2 beta ile pil sağlığı özellikleri detaylandırılacak. Buna göre Apple, şarj süresini tahmin edecek.iOS
Genmoji özelliği de iOS 18.2 ile kullanıma sunuldu. Kullanıcılar artık metinden görsele dönüştürme yeteneklerini kullanarak kendi emojileri oluşturabilecek. Çeşitli uygulamaların Dynamic Island’a entegre edilmesi de özellikle bekleniyordu. Bu navigasyon ve araç hareketiyle ilgili bilgileri Dynamic Island’da görme imkanı tanıyor.
Siri de iOS 18.2 ile önemli güncellemeler aldı. ChatGPT entegrasyonu sayesinde, sanal asistanda daha doğal etkileşimler mümkün hale geldi. Ayrıca Siri artık görsel tabanlı yanıtlar da verebiliyor.
Ses seviyesi sınırlama, varsayılan uygulama ayarlama ve App Store ve Safari gibi temel uygulamaları silme (şimdilik yalnızca Avrupa Birliği’nde) gibi özellikler de güncellemeyle birlikte geliyor.
Apple, profesyonel kullanıcılar için geliştirdiği yeni MacBook Pro modelini tanıtarak yüksek performanslı donanım ve gelişmiş özelliklerle bir kez daha dikkatleri üzerine çekiyor. Özellikle içerik üreticileri, yazılımcılar ve multimedya çalışanları için üst düzey iş akışını mümkün kılan yeni MacBook Pro, M4 Pro işlemcisi ve gelişmiş teknolojileriyle göz dolduruyor. İşte bu yeni modelin öne çıkan özellikleri ve sunduğu avantajlar.
Apple MacBook Pro kutudan çıkıyor! M4 Pro işlemcili canavar!
Yeni MacBook Pro’nun kalbinde yer alan M4 Pro işlemci, performans açısından önceki nesillere kıyasla büyük bir sıçrama sağlıyor. Apple, bu yeni işlemci ailesinin sunduğu hız ve verimliliği, ağır iş yüklerinde bile kesintisiz bir kullanıcı deneyimi sunmak için optimize etmiş. Özellikle video düzenleme, 3D modelleme ve kodlama gibi yüksek performans gerektiren alanlarda kullanıcıların işlerini büyük ölçüde kolaylaştırmayı hedefliyor.
Nano texture ekran teknolojisi, ışık yansımalarını minimize ederek özellikle yoğun ışık altında daha net bir görüntü sağlıyor. Bu özellik, hem renk doğruluğunu artırıyor hem de kullanıcıların göz yorgunluğunu azaltıyor. Thunderbolt 5 bağlantı desteği ise yüksek hızda veri transferi ve çoklu monitör kullanımını destekleyerek daha geniş bir çalışma alanı sunuyor.
Dolby Atmos destekli ses sistemi ve yüksek çözünürlüklü kamera, MacBook Pro’yu multimedya deneyimi açısından da güçlü bir seçenek haline getiriyor. Bu özellikler, profesyonel ses ve görüntü kalitesine ihtiyaç duyan kullanıcılar için büyük avantajlar sağlıyor. Online toplantılarda veya içerik üretiminde, net ses ve yüksek kaliteli görüntü imkanı sunarak cihazın kullanım alanlarını genişletiyor.
Apple Intelligence ile gelen yapay zeka destekli özellikler, cihazın performansını daha da ileri taşıyor. Yapay zekanın gücünü kullanarak çeşitli görevlerde verimliliği artırmayı başaran bu model, kullanıcıların günlük işlemlerini hızlandırarak zaman kazandırıyor. Ayrıca, bu yeniliklerle birlikte gelecekte yapay zekanın daha fazla işlev kazanması bekleniyor.
Uzun pil ömrü ve hızlı şarj özellikleri, kullanıcıların uzun süre priz aramadan çalışabilmesini sağlıyor. Apple, yeni modelde batarya performansını maksimuma çıkararak, yoğun iş yükleri altında bile kullanıcıları yarı yolda bırakmayan bir deneyim sunuyor. Özellikle mobil çalışanlar veya sürekli seyahat eden profesyoneller için bu özellikler önemli bir değer sağlıyor.
Apple’ın çevre dostu tasarım anlayışı, yeni MacBook Pro’da da kendini gösteriyor. Cihazın geri dönüştürülebilir materyallerden üretilmiş olması, çevreye duyarlı bir tercih sunuyor. Aynı zamanda, şarj adaptörü ve kablo tasarımında yapılan iyileştirmeler, kullanıcının iş akışını kolaylaştırmaya yönelik olarak düşünülmüş.
Yüksek fiyat etiketine rağmen, sunduğu performans ve işlevsellik göz önüne alındığında, yeni MacBook Pro’nun profesyonel kullanıcılar için önemli bir yatırım aracı olduğu belirtiliyor. Özellikle zaman ve iş gücünden tasarruf sağlayarak iş süreçlerini optimize edebilecek bir cihaz arayışında olan kullanıcılar için değerli bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Yeni MacBook Pro, güçlü donanım özellikleri, gelişmiş yapay zeka desteği ve kullanıcı dostu tasarımı ile profesyonel dünyadaki yerini sağlamlaştırıyor. İçerik üretimi, yazılım geliştirme ve multimedya işlemlerinde yüksek performans sunan bu model, profesyonellerin iş akışını bir üst seviyeye taşıyor. Apple’ın yenilikçi yaklaşımı ile piyasaya sürdüğü bu model, geleceğin iş dünyasında dijital üretim süreçlerinde önemli bir rol üstlenmeye aday görünüyor.
M4 MacBook Pro teknik özellikleri
İşlemci ve Grafik:
CPU: 12 çekirdekli (8 performans ve 4 verimlilik çekirdeği) M4 Pro çip.
Teknolojinin gelişmesi ile beraber hayatımızda önemli bir yer edinen mesleklerden bir tanesi de bilgisayar mühendisliğidir. Gelecek hayatında ODTÜ bilgisayar mühendisliği bölümünü olmak isteyen kişiler bu konu hakkında detaylı bilgi almak istiyor. Sizler için merak edilen tüm detayları paylaşıyoruz…
ODTÜ bilgisayar mühendisi ne iş yapar?
Bilgisayar mühendisi, bilgisayar için başta olmak üzere farklı uygulamalara erişmek için yazılım ve programları geliştiren kişilerdir. Ayrıca mühendisler bilişim ve bilgisayar sistemlerinin analizinde de görev alır.
ODTÜ ülkenin en saygın mühendislik programlarından biri olarak kabul edilir. ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, dünya standartlarında eğitim sunarak bu alanda öne çıkmayı başarmıştır. Üniversite öğrencilerini hem akademik hem de iş hayatlarında başarılı olmaları için gerekli eğitimi vermeye devam etmektedir.
ODTÜ bilgisayar mühendisi olmak için kaç puan almak gerekir?
Mühendislik fakültesine kabul edilmek için istenilen YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) puanını almak gerekir. ODTÜ’nün bilgisayar mühendisliği bölümü Türkiye’nin en yüksek puanla öğrenci alan bölümlerinden biridir. Üniversite en son ‘545’ puanla öğrenci kabul etmiştir.
ODTÜ bilgisayar mühendisliği ilk kaç bin?
2024 yılı itibariyle ODTÜ bilgisayar bölümüne yerleşmek için gereken başarı sıralaması güncellendi. Üniversitenin örgün öğretim başarı sıralamaları ve taban puanları her yıl değişim göstermektedir. 2023 yılında paylaşılan sıralama şu şekildedir;
BÖLÜM / PROGRAM
2023 YKS TABAN GENEL KONTENJAN
2023 YKS TAVAN GENEL KONTENJAN
Mühendislik Fakültesi
Puan Türü
2023 Kontenjanı
Puan
Sıralama
Puan
Sıralama
Bilgisayar Mühendisliği
SAY
105
545
716
555
35
Yukarıda yer alan her yıl değişebilir. ODTÜ bilgisayar mühendisliği, Türkiye’nin en yüksek başarı sıralaması isteyen bölümlerinden bir tanesidir. Her yıl bölüme başvuran öğrenci sayısı ve öğrencilerin genel başarı sıralaması puanları değiştirebilir.
Kimler bilgisayar mühendisliği okumalıdır?
Bilgisayar mühendisliği alanında kariyer yapmak isteyenlerin ilk olarak sayısal derslere ilgisi olması gerekir. Matematik dışında, algoritma tasarımı, yazılım geliştirme, sistem analizi gibi konularda kendisini geliştirmelidir.
Bilgisayar mühendisleri donanım ile yazılımın entegrasyonunda kritik bir rol oynar. Bu nedenle mühendisler sadece kod yazmakla kalmayıp, aynı zamanda fiziksel cihazların nasıl çalıştığı hakkında da bilgi sahibidir.
Bilgisayar mühendisi için iş imkanları nelerdir?
Diğer meslek gruplarına göre çok daha fazla çalışma imkanına erişen bilgisayar mühendisleri başta özel sektör olmak üzere kamu kurumları dahil farklı alanlarda görev alabiliyor. Bu bölümü okumak için öğrencilerin özellikle mühendisliğe ilgi göstermesi gerekiyor.
Teknolojiye tutkuyla bağlı ve problem çözmeyi seviyorsan, bilgisayar mühendisliği senin için mükemmel bir kariyer yolcuğu olabilir. Bu alandaki eğitim ve kariyer yolculuğuna ise ODTÜ bilgisayar mühendisliği okuyarak başlayabilirsiniz. Puanlar ve sıralamalarla ilgili güncel bilgileri ODTÜ’nün web sitesinde görebilirsiniz. Site üzerinde bölüm kontenjanları, taban puanları ve başarı sıralamaları hakkında detaylı bilgiler yer almaktadır.
Yazılım devleri ürünlerini güncelleyerek kullanıcılarına daha iyi bir deneyim sunmayı hedefliyor. Ancak bu güncellemeler her zaman kullanıcıların beklentilerini karşılamıyor. Buna göre Microsoft klasik Windows Mail, Takvim ve Kişiler uygulamalarının desteğini sonlandıracağını duyurmasıyla tartışma yarattı.
Windows Mail, Takvim ve Kişiler iptal edilecek
Microsoft; Windows Mail, Takvim ve Kişiler uygulamalarının desteğini 31 Aralık 2024’te sonlandıracağını duyurdu. Bu, kullanıcılar eski uygulamaları kullanmaya devam etseler bile belirtilen tarihten sonra e-posta gönderip alamayacakları anlamına geliyor.
Microsoft’un güncellenmiş destek dokümanlarına göre şirket, kullanıcıları yeni Outlook for Windows uygulamasına taşımayı hedefliyor. Destek süresinden sonraki süreçte ise eski UWP (Evrensel Windows Platformu) sürümleri olan Mail, Takvim ve Kişiler, e-posta ve takvim işlevlerini yerine getiremeyecek.
Windows Intelligence için planlar ortaya çıktı. Microsoft, yapay zeka ürünlerini bu marka altında birleştirebilir.
Microsoft; yeni Outlook uygulamasının en iyi özellikleri ücretsiz sunduğunu belirtti. Ancak birçok kullanıcı bu zorunlu geçişten memnun değil. Güncellenen Outlook hem yavaş hem de web tabanlı bir uygulama olmasıyla eleştiriliyor. Ayrıca klasik Windows uygulamalarına kıyasla daha farklı bir arayüze yer vermesi nedeniyle beğenilmedi.
Eski Windows Mail, Takvim ve Kişiler uygulamalarının kapanışı, kullanıcıların yıl sonunda e-postalarını, takvimlerini ve kişilerini yönetmek için alternatif çözümler bulmaları gerektiği anlamına geliyor. Microsoft, uygulamaların son tarihinden önce kullanıcı verilerini taşıyacağını da söyledi.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşmayı unutmayın.
Google, yeni nesil amiral gemileri olan Pixel 11 ve Pixel 11 Pro ile performans odaklı rakiplerinin izlediği yolu bırakıp daha farklı bir strateji izlemeye karar vermiş gibi görünüyor. Ortaya çıkan son sızıntılara göre, Pixel 11 serisinde yer alacak Tensor G6 işlemci ile cihazlar, yüksek performans artışlarından ziyade batarya ömrünü artırma ve ısınma sorunlarını azaltmaya odaklanacak. İşte detaylar…
Google Pixel 11 ve Pixel 11 Pro’da yeni strateji: Daha uzun batarya ömrü ve daha iyi ısı yönetimi için performanstan feragat edebilir
Aslında, Google’ın Pixel serisi, uzun zamandır performans yarışına katılmadan yenilikçi özelliklerle dikkat çekiyor; bu stratejiyle Google, performanstan ziyade diğer özelliklere daha çok odaklanıyor. Yeni Tensor G6 işlemcisinin, TSMC’nin 3nm N3P üretim teknolojisiyle daha küçük bir yapıda üretileceği belirtiliyor.
Bu mimari sayesinde, cihazın daha az enerji tüketmesi ve dolayısıyla daha uzun pil ömrü sunması bekleniyor. Tensor G6’nın, mevcut işlemci mimarisindeki üçlü küme sisteminden vazgeçip, altı ARM Cortex-X730 çekirdeği ve bir Cortex-X930 prime çekirdeği ile iki kümeli bir yapı benimsemesi planlanıyor.
Google Pixel 9 serisi yeni piyasaya çıkmışken, önümüzdeki iki yılda piyasaya sürülecek Pixel 10 ve Pixel 11 ile ilgili ilk bilgiler geldi.
Bu düzenleme, performanstan bir miktar ödün verse de, günlük kullanımda akıcılığı korurken cihazın ısınma sorununu büyük ölçüde çözecek. Grafik tarafında ise, Google’ın Tensor G4 için planladığı 3 çekirdekli IMG CXT GPU’yu Tensor G6’ya entegre edeceği söyleniyor. Bu GPU, daha düşük güç tüketimi ve daha iyi ısı dağılımı sağlayacak.
Google’ın bu seçimle, cihazın aşırı ısınmasını önleyerek uzun süreli kullanımlarda bile konforlu bir deneyim sunmayı hedeflediğini söyleyebiliriz. Ayrıca, daha az sistem önbelleği kullanımı sayesinde cihazın genel güç tüketiminin de azalması bekleniyor, yani pil ömrü açısından da büyük bir avantaj sağlayacak.
Herkese açık Wi-Fi ağlarına bağlanma deneyimi, çoğu zaman can sıkıcı bir süreç olabiliyor. Özellikle kafe, havaalanı, otel gibi mekanlarda internete erişirken karşımıza çıkan sayfalar, kullanıcı adı ve şifre gibi bilgileri tekrar tekrar girmemizi gerektiriyor. Google ise yeni Android güncellemesiyle bu sorunu çözmeyi planlıyor.
Android, Wi-Fi bağlantısında artık bu ekranı gösterecek
Google, Android kullanıcılarının Wi-Fi ağlarına bağlanma deneyimini kolaylaştırmak için önemli bir adım atıyor. Buna göre herkese açık Wi-Fi ağlarına bağlanırken karşılaşılan “Captive Portal” sayfaları, standart Android WebView yerine daha gelişmiş Android Custom Tabs üzerinden açılacak.
Bilmeyenler için Captive Portal; birçok herkese açık Wi-Fi ağının, cihazlara internete erişim izni vermeden önce kullanıcıların giriş yapmasını gerektiren web sayfalarını oluşturuyor. Mevcut sistemde bu sayfalar, kullanıcıların oturum açma bilgilerini ve kişisel verilerini her seferinde manuel olarak girmelerini gerektiren, sınırlı özelliklere sahip Android System WebView üzerinden açılıyor.
Android 16 ile Wi-Fi ve Bluetooth ayarları tek bir dokunuşla açılıp kapatılabilecek. Google, kullanıcı şikayetlerini ele aldı.
Yeni güncellemeyle birlikte Captive Portal sayfası Android Custom Tabs üzerinden açılacak. Bu sayede kullanıcılar, otomatik doldurma verilerine, kayıtlı şifrelerine ve diğer kişisel bilgilerine erişebilecek. Bu da herkese açık Wi-Fi ağlarına bağlanma sürecini çok daha hızlı hale getirecek.
“Captive_portal_cct” etiketiyle Android Açık Kaynak Projesi’ne (AOSP) eklenen paketler, Captive Portal Login uygulamasına Custom Tabs desteği getirecek. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, giriş bilgilerini daha hızlı girebilecek ve ağa daha çabuk bağlanabilecek.
Tabii bu değişikliğin güvenlik açısından önemli geliştirmeler sağlaması söz konusu değil. Yani kötü niyetli Wi-Fi erişim noktası saldırılarının devam edebileceğini, herkese açık ağlara bağlanırken dikkatli olmanız gerektiğini hatırlatalım.
Apple’ın M4 çipli yeni Mac mini 2024 modeli, modüler depolama ve performans yükseltmeleriyle dikkat çekiyor. En küçük Mac modeli olarak lanse edilen cihaz, bazı incelemelerde şimdiye kadarki en iyi Mac olarak da nitelendiriliyor. Kullanıcılar bu kompakt bilgisayarı daha yakından inceledikçe, daha da etkileyici detaylar ortaya çıkıyor.
M4 Mac mini modüler SSD’ye sahip
iFixit’in paylaşımına göre, yeni Mac mini’nin dahili SSD depolaması modüler olarak geliyor. Bu, önceki Mac modellerinde anakarta yerleştirilen SSD’nin aksine, yeni modelde SSD’nin çıkarılabildiği anlamına geliyor. Bu da kullanıcıların depolama alanını yükseltmelerine olanak tanıyor.
Mac Studio (M2 Ultra) modelinde de benzer bir modüler depolama sistemi bulunuyor, ancak depolama yükseltmesi yapmak oldukça zor. Apple’ın özel SSD kullanması, standart SSD’lerin takılmasını engelliyor. Mac mini (M4)’te de aynı kısıtlamaların olup olmadığı ise henüz net değil.
Apple M4 Ultra çipi hakkında yeni raporlar ortaya çıktı. İddialı performansıyla dikkat çeken çip, NVIDIA RTX 4090'ı geride bırakabilir.
Apple kullanıcıları, cihazı 2TB’a yükseltmeyi başardı ve Apple’da ise 8TB’a kadar konfigürasyonlar mevcut. Daha uygun fiyatlı ve erişilebilir depolama yükseltme olanağı, Mac mini serisinin onarılabilirliği için önemli bir adım.
Başka bir ilginç tasarım ise 256GB’lık Mac mini (M4) modelinin bile iki SSD modülü kullanması oldu. Bu tasarım seçeneği, daha hızlı okuma ve yazma hızlarına olanak tanıyarak farklı depolama konfigürasyonları arasında performans farkı olmamasını sağlıyor.
Realme, amiral gemisi GT 6 modeli için Android 15 tabanlı yeni Realme UI 6.0 güncellemesini Erken Erişim programı ile kullanıcılara sundu. Yeni sürümle Realme, birbirinden önemli özellikler sunuyor. Bugünden itibaren Realme GT 6 kullanıcılarının, Android 15’in getirdiği yenilikleri ilk deneyimleyenler arasında olacağı duyuruldu. Peki, kullanıcıları neler bekliyor?
Realme GT 6, UI 6.0 ile birlikte Android 15 beta sürümünü ilk deneyen model oluyor
GT 6, özellikle yüksek performans ve uygun fiyat dengesiyle zaten gündemde olan bir cihazdı. Bu güncelleme de, cihazın yeteneklerini daha da artıracak gibi görünüyor. Realme UI 6.0, GT 6 için hem arayüz olarak hem de işlevsel olarak birçok yenilikle geliyor. İlk göze çarpan özelliklerden biri, arayüzdeki yenilenen animasyonlar ve daha akıcı geçişler.
Ayrıca, Dynamic Island benzeri canlı bildirim özelliği de artık bazı uygulamalar için destekleniyor. Bu özellikle beraber, kullanıcılar gerçek zamanlı bildirimleri daha etkileşimli bir şekilde takip edebiliyor. Realme UI 5.0’dan gelen yeniliklerin üzerine eklenen kilit ekranı, her zaman açık ekran ve ana ekran kişiselleştirme seçenekleri de mevcut. Yeni arayüz, kullanıcılara tıpkı OnePlus’ın Trinity Engine’inde olduğu gibi daha kararlı ve hızlı bir sistem performansı sunmayı planlıyor.
Android tarafında popüler amiral gemisi modellerinden Realme GT6 kullanıcılara neler sunuyor? İşte detaylı inceleme...
Bu güncellemeyle birlikte Realme, GT 6 kullanıcılarına kozmetik dışında performans anlamında da bir dizi iyileştirme vadediyor. Bu arada, Realme’den yapılan açıklamada bu sürümün bir beta olduğuna dikkat çekiliyor; dolayısıyla bazı hata ve veri kaybı risklerinin var olduğu belirtiliyor. Beta sürümü yüklemek isteyenlerin, olası teknik sorunları göz önünde bulundurması lazım.
Realme GT 6, uygun fiyatı ve yüksek performansıyla tanınan bir model olarak Android 15 Beta’yı deneyimleyen ilk Realme cihazı olmanın yanı sıra, markanın gelecekteki güncelleme stratejisini de şekillendirebilir. Çünkü, Realme UI 6.0’ın kullanıcılardan alacağı geri dönüşler, Realme’nin diğer modellerine de yol gösterici olacak.
Maalesef bir deprem ülkesiyiz. 6 Şubat 2023’te Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde meydana gelen ve binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği deprem durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu kapsamda, yıllardır adından söz edilen ve uzmanların önlem alınması gerektiğiyle ilgili önemli uyarılarda bulunduğu büyük Marmara depremiyle ilgili çalışmalar sürüyor.
Büyük Marmara depremine karşı deprem ivmeölçer sensörü geliştiriliyor
İstanbul Avrupa Yakası’nın elektrik altyapısını beklenen Marmara depremine hazırlamak amacıyla Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) arasında önemli bir iş birliği anlaşması imzalandı.
“MASS Haberleşme Protokolüne Uyumlu Deprem İvmeölçer Sensörü Geliştirilmesi” projesi kapsamında trafo merkezlerinin depreme dayanıklılığı önceden belirlenirken, anlık olarak alınacak olan ivmeölçer verilerinin kaydedilmesi ve bu verilerin bilimsel analizlerde kullanılması sayesinde İstanbul’un deprem risk haritasının çıkarılacağı söyleniyor. Bu sayede gerekli önlemler alınabilecek.
Kısa bir süre önce Malatya'da korkutan bir deprem oldu. Peki, 5,9 büyüklüğündeki deprem sonucunda can ve mal kaybı yaşandı mı?
Proje kapsamında ilk etapta 50 adet ivmeölçer sensörü üretilecek ve bu sensörlerin sayısının İstanbul’da 1500’e çıkması, ardından ise tüm Türkiye’ye yayılması hedefleniyor.
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, bu projeyle beklenen Marmara depremine hazırlıklı olmak ve doğru verilerle tehlike ve risk analizleri yapmak için yenilikçi teknolojiler kullanılacağını belirtti. Proje kapsamında MASS protokollü sayaçlar ile çalışacak bir ivmeölçer ve sismik hız ölçer prototipi kullanılacağının da altını çizdi.
Son olarak ise bu tür ivmeölçerlerin kamu ve enerji kuruluşlarıyla birlikte geliştirilmesinin, yapay zekâ ile sürekli izlenen geniş bir ağ haline getirilmesinin ve toplumun doğru verilerle bilgilendirilmesinin oldukça kıymetli bulduklarını sözlerine ekledi.
Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Otomobil pazarının başarılı oyuncularından Chery, ülkemiz dahil tüm dünyada aktif bir şekilde faaliyet göstermeye devam ediyor. Çinli üretici kısa bir süre önce Tiggo 7 modelinin önemli bir eşiği aştığını duyurdu. İşte ayrıntılar!
Chery Tiggo 7’nin ihracatı 1 milyon adede ulaştı
Chery‘nin yaptığı açıklamaya göre, 1 milyonuncu Tiggo 7 modeli1 Kasım 2024tarihinde Çin’in Wuhu limanından yola çıktı ve bu gelişme şirket için önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Şirketin üst düzey yöneticilerinden Yin Tongyue, aracın ihracat rakamlarında kritik eşiği aşmasının ardından yaptığı açıklamada markanın tüm ürünlerinin dünya çapında güvenilir ve itibar sahibi modeller olduğuna vurgu yaptı.
Bununla birlikte, Tiggo 7 modelinin üst üste üç yıl Çin A segment SUV ihracatında zirveye yerleştiğini ve uluslararası pazarlarda önemli başarılara imza atmaya devam ettiği ifade edildi.
SON Teknoloji programı, ShiftDelete.Net kurucusuHakkı Alkan’ın sunumuyla saat 15:15’te üçüncü bölümüyle Habertürk’te izleyicilere kapılarını açtı. Yeni teknolojilerin, gelişmelerin ve hayatımızı kolaylaştıracak dijital çözümlerin nabzını tuttuğumuz programın yeni bölümünde neler yaşandı. Peki, üçüncü bölümde neler yaşandı? Gelin hep beraber yakından bakalım…
SON Teknoloji 3. bölümde neler oldu?
Teknoloji tutkunları, “Son Teknoloji” programının üçüncü bölümü nihayet yayınlandı. Yeni bölümde iPhone 16’nın Endonezya’da yasaklanma sebebini, savunma sanayisindeki gelişmeleri ve yapay zekanın günlük hayatımıza etkisi gibi birçok konuyu ele alıyoruz.
Programımızın en çok öne çıkan konusu Endonezya’nın ülke genelinde iPhone 16 satışını ve kullanımını yasaklaması. Apple ile Endonezya hükümeti arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle ülkenin Sanayi Bakanı iPhone 16’nın ülke genelinde satışının ve kullanımının yasa dışı olduğunu duyurdu. Sadece bunlarla sınırlı değil. Zira, iPhone 16 Pro modelleri ve Apple Watch series 10 gibi şirketin birçok ürünü yasaklandı.
SON Teknoloji programı, ShiftDelete.Net kurucusu Hakkı Alkan’ın sunumuyla ikinci bölümüyle izleyicilere kapılarını açtı.
Eski televizyonları akıllı hale getiren cihazlara da programda yer verdik. Xiaomi TV Box ile eski televizyonları, video izleme platformlarına ve uygulamalara erişim sağlayabilen akıllı cihazlara dönüştürmenin maliyet avantajları gösterdik.
Android sistemiyle çalışan bu cihazın kurulumu, sesli asistan desteği ve Dolby Atmos gibi ses kalitesini artıran özellikleri detaylıca anlattık. Tak-çalıştır özelliği sayesinde kolay kurulumu ve HDMI dönüştürücü kablosuyla eski televizyonlarda bile kullanılabilmesiyle izleyiciler için pratik bir çözüm olarak sunduk.
Türkiye’nin savunma sanayinde geldiği noktayı gösteren yerli projelere geniş bir yer ayırdık. Saha Expo etkinliğinde tanıtılan TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan ve Baykar gibi şirketlerin en yeni teknolojilerini yerinde inceledik.
Türk mühendislerinin geliştirdiği kamikaze insansız deniz aracı ile Deniz Kuvvetleri’nin envanterine girmeye hazırlanan projelerin, Türkiye’nin savunma gücünü artırmadaki önemini anlattık. Denizde keşif ve saldırı yapabilen kamikaze insansız deniz aracının gündüz kameraları ve sensörleriyle hedef tespiti yapabilmesi, radarlardan kaçabilme özellikleri detaylı olarak ele aldık.
TUSAŞ standında sergilenen diğer projelerden, ses hızını aşabilen Hürjet, Türkiye’nin ilk yeni nesil savaş uçağı Kaan ve silahlı insansız hava aracı Anka 3 gibi gelişmiş projeler izleyicilere gösterdik. Ayrıca, ASELSAN’ın lazer güdüm kiti, Roketsan’ın füzeleri ve TÜBİTAK’ın Bozdoğan füzesi gibi Türk savunma sanayinin en yeni teknolojik başarılardan da bahsettik.
AMD, 2024’ün üçüncü çeyreğinde masaüstü işlemci pazarında %28.7’lik bir pazar payına ulaşarak şirket tarihindeki en yüksek seviyeyi gördü. Mercury Research’ün yayınladığı rapora göre, AMD bu dönemde pazar payını bir önceki çeyreğe göre %5.7, geçen yılın aynı dönemine göre ise %9.6 artırdı. Peki bu başarının sırrı ne?
AMD yine gündemde: Bu kez masaüstü işlemci pazarında rekor pay elde etti!
Aslında, şirketin bu büyük başarısında, özellikle 3D V-Cache modelleri ve kısa süre önce piyasaya sürülen Ryzen 9000 serisi işlemcilerin güçlü satışları etkili oldu. AMD’nin masaüstü işlemcilerden elde ettiği gelirde de büyük bir sıçrama yaşandı; şirketin masaüstü işlemci gelir payı %27.3’e yükselerek geçen yıla göre %7.7 artış gösterdi. Bu oranlara bakılırsa, AMD’nin yüksek performans odaklı işlemcilerle pazarda büyük bir ilgi çektiğini ve kullanıcıların bu ürünlere yöneldiğini söylemek mümkün.
AMD’nin başarısı yalnızca masaüstü segmentiyle de sınırlı değil; mobil ve sunucu pazarında da dikkat çeken büyüme kaydedildi. AMD’nin mobil işlemci pazarındaki payı bir önceki çeyrekte %20.3 iken, üçüncü çeyrekte %22.3’e yükseldi. Mobil işlemci segmentinde AMD’nin gelir payı da %19.2’ye çıkarak %17.7’den daha yüksek bir seviyeye ulaştı.
AMD, sınırları kaldırarak Strix Point işlemci serisi güncellemesiyle RAM hızını LPDDR5X-8000'e yükseltti...
Bu büyümede, Ryzen AI 300 serisi APU’lar gibi yenilikçi ürünlerin büyük payı bulunuyor. AMD’nin yapay zeka destekli işlemcileri, şu sıralar hem performans hem de enerji verimliliği açısından kullanıcıların beğenisini bir hayli toplamış durumda. Sunucu pazarında ise AMD, Intel’e karşı büyük bir zafer kazandı.
Şirketin sunucu segmentindeki pazar payı %24.2’ye çıkarken, gelir payı ise %33.9’a ulaştı. Daha etkileyici olan ise, AMD’nin veri merkezi gelirlerinde 3.549 milyar dolar elde ederek Intel’in 3.3 milyar dolar gelirini geçmesi oldu. AMD’nin veri merkezi alanındaki bu başarısı, yapay zeka ve bulut bilişim gibi hızla büyüyen alanlarda Intel’e karşı ciddi bir rekabet avantajı sağlıyor.
Intel tarafında ise bu pazar payı düşüşünün, bazı müşterilerde yaşanan stok ayarlamaları nedeniyle meydana geldiği ve yılın son çeyreğinde toparlanma bekledikleri ifade ediliyor. Kısacası, yüksek performans sunan işlemcileriyle hem bireysel kullanıcıların hem de veri merkezi müşterilerinin dikkatini çeken AMD, Intel’e karşı masaüstü, mobil ve sunucu pazarlarında güçlü bir rakip haline geldi. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?