Boğaziçi Teknopark gelişmeye tam gaz devam ediyor

0

Boğaziçi Üniversitesinin eğitim ve araştırma kampüslerinin hemen yanında konumlanan yeni teknopark, akademik bilgiyle girişimcileri buluşturan stratejik bir merkez olarak üniversitenin birikimini toplumsal değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yeni teknopark, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri için de endüstriye açılan bir kapı işlevi görecek.

Boğaziçi Teknopark sayesinde, Boğaziçi Üniversitesi’nin teknolojik birikimini ve girişimcilik kültürünü yalnızca öğrencilerine değil, tüm iş dünyasına aktaran bir inovasyon köprüsüne dönüştüğünü belirten Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Boğaziçi Üniversitesinin akademik birikimiyle teknoloji ve inovasyona odaklanarak Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini büyütüyoruz.”

Boğaziçi Üniversitesinin sadece birkaç yıl önce 700 m² olan teknopark alanı, bu yeni yatırımla birlikte 20 kat büyüyerek, Türkiye’nin önde gelen teknoparkları arasında üst sıralara yükselmiş ve ülkemizin en önemli üniversite-sanayi iş birliği projelerinden biri hâline gelmiş olacak. İlan edilen teknopark alanı ile birlikte Boğaziçi Teknopark 20.000 m²’lik bina kapasitesi kazanmış olacak; böylece, araştırma laboratuvarları, Ar-Ge merkezleri ve çok sayıda kuluçka firmasını barındıracak kapasiteye ulaşacak.

Teknoparkın Yeni Hedefi: Sadece Daha Büyük Değil, Daha Etkili Bir Ekosistem

Yeni teknopark alanı yalnızca ofisler, araştırma laboratuvarları ve Ar-Ge merkezleri değil, aynı zamanda bilgi paylaşımı, mentorluk ve sektör buluşmaları için bir iş birliği platformu olmayı hedefliyor. Boğaziçi Teknopark Genel Müdürü Dr. Cem Duran, yeni dönem vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:“Yeni dönemle birlikte Boğaziçi Teknopark sadece fiziksel olarak değil, stratejik olarak da büyüyor. Akademi, girişimcilik ve sanayiyi bir araya getiren bir inovasyon üssü olma hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.”

Yeni teknopark binasında yer alacak 1.200 m²’lik geniş girişimcilik kuluçka merkezi, tüm Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine tamamen ücretsiz olarak hizmet verecek. Bu merkez; fikir aşamasından itibaren tüm süreçleri destekleyen, mentorluk ve yatırımcı erişimi sağlayan bir girişimcilik üssü olacak.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine ve akademisyenlerine sunulan bu imkân, üniversitenin bilimsel birikimini girişimlerle bir araya getirerek Türkiye’nin Ar-Ge ekosistemine ve teknoloji üretim kapasitesine doğrudan katkı sağlamayı amaçlıyor.

11.11’de Hepsiburada’da Saniyede 22 Ürün Satıldı

0

Hepsiburada’nın Efsane 11.11 İndirimleri, rekor seviyede trafik ve ziyaretçi sayısıyla büyük bir ilgi gördü. Hepsiburada’yı ziyaret sayısı geçen seneye kıyasla %10, sipariş sayısı yaklaşık %20 arttı. Efsane 11.11’de 100 bin yeni kullanıcı Hepsiburada mobil uygulamasını indirdi. 

Efsane 11.11’in Öne Çıkan Alışveriş Tercihleri

Kampanya döneminde çocuk kitapları, sıvı çamaşır deterjanları, sporcu besinleri, temizlik ürünleri ve kişisel bakım ürünleri yoğun ilgi gördü. En çok görüntülenen ürün cep telefonu oldu. Geçen yıla kıyasla en hızlı büyüme gösteren kategoriler arasında cep telefonu, tablet, bilgisayar, düdüklü tencere ve hava temizleme cihazı bulunuyor.

Teknoloji ve Günlük Yaşam Ürünleri İlgi Odağında

Bu yılın elektronik ve mobil kategorilerinde cep telefonu, robot süpürge, kablosuz süpürge en çok tercih edilen ürünler olurken müşteriler altın alımı için de e-ticareti seçti.

Giyim kategorisinde çorap ve eşofman takımı, spor kategorisinde elektrikli scooter, koşu bandı ve termos öne çıktı. Ev-yaşam kategorisinde uyku seti ve yastık, kozmetikte ise cilt bakım seti, dudak ürünü ve fondöten tercih edildi. En çok aranan markalar arasında Roborock, Dyson, Fissler, Stanley, Jack Wolfskin, Philips ve Lego yer aldı.

Türkiye’nin Alışveriş Ritmini Efsane 11.11 Belirledi

Efsane 11.11’de kullanıcıların yüzde 88’i alışverişini Hepsiburada mobil uygulaması üzerinden gerçekleştirdi. Kadın kullanıcılar giyim, temel tüketim ve kozmetik kategorilerine yönelirken; erkek kullanıcılar küçük ev aletleri, temel tüketim ve sağlık & güzellik kategorilerinde yoğunlaştı.

Şehir bazında incelendiğinde, üç büyük ilin dışında en fazla alışveriş Bursa, Kocaeli ve Antalya’da yapıldı. 

Hepsiburada Efsane Kasım öncesinde iş ortaklarına satışlarını artıracak pek çok çözüm sundu. Pazarlamadan ticari desteğe, lojistikten kargoya kadar pek çok destek iş ortaklarına sunuldu. Bu kapsamda en çok satış gerçekleştirilen iller yine üç büyük ilin dışında Kocaeli, Kayseri ve Bursa oldu. Akdeniz ve Ege bölgesi 11.11’de en çok cep telefonu kategorisinden alışveriş yaparken, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu, Karadeniz ve Marmara Bölgeleri küçük ev aletlerine yoğun ilgi gösterdi. 

Hepsiburada Premium 11.11’de Fark Yarattı

Hepsiburada Premium’un kampanyadaki etkisi bu yıl da belirgin şekilde hissedildi. Siparişlerin yüzde 70’i Premium üyeler tarafından gerçekleştirildi. Premium kullanıcılar, 11 Kasım günü diğer kullanıcılara göre 1,2 kat daha fazla alışveriş yaptı.

Kia Picanto’ya Yoğun İlgi

Hepsiburada, Efsane 11.11 kapsamında bu yıl da geleneksel kategorilerin ötesine geçerek Kia Picanto’yu özel bir fiyatla satışa sundu. 11 Kasım günü saat 10.00’da satışa çıkan Kia Picanto, kampanyanın başlangıcından itibaren yoğun talep gördü. Araçların satışı aynı gün içinde tamamlandı. En yüksek talep üç büyük il ve çevresinden geldi.

Efsane Kasım Fırsatları Devam Ediyor

Hepsiburada, 11.11’de kırdığı rekorun ardından Kasım ayı kampanyalarına hız kesmeden devam ediyor. E-Ticaret Haftası’na özel düzenlenecek kampanyayla moda, teknoloji, ev-yaşam, süpermarket ve kişisel bakım kategorilerinde avantajlı alışveriş fırsatları müşterilerle buluşturulacak. Ayın son haftasında başlayacak Efsane Cuma döneminde ise kullanıcıları, geniş ürün yelpazesinde avantajlı teklifler bekliyor.

Google Mesajlar etiketleme özelliğine kavuşuyor

Google, mesajlaşma servisi Google Mesajlar için önemli bir güncelleme üzerinde çalışıyor. Şirket, RCS tabanlı grup sohbetlerinde “bahsetme” (mention) özelliğini test etmeye başladı. Bu fonksiyon, yılın başlarında geliştirme aşamasına girmişti ve şimdi beta kullanıcıları için kademeli olarak dağıtılıyor. Yeni özellik, grup içerisinde belirli kişilerin dikkatini çekmeyi kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Google Mesajlar için önemli güncelleme: Grup sohbetlerine @Bahsetme geliyor

Grup sohbetlerinde bir kullanıcıdan bahsetmek için “@” sembolünün kullanılması yeterli olacak. Bu özelliğin en dikkat çekici yanı ise bildirim ayarlarından bağımsız çalışabilmesi. Google Mesajlar, bahsettiğiniz kişinin grup bildirimleri sessize alınmış olsa bile bu özel bahsetmeyi görmesini sağlayacak. Böylece, acil veya önemli konularda ilgili kişiye ulaşmak çok daha verimli hale gelecek.

Yeni özelliğe dair ilk raporlar Reddit üzerindeki kullanıcılar tarafından paylaşıldı. Özelliğin aktif olduğu kullanıcılar, grup sohbetinde “@” yazdıklarında kişilerin listelendiği bir menü ile karşılaşıyor. Ayrıca, “Dikkatini çekmek için @ dene” şeklinde küçük bir bilgilendirme istemi de görünebiliyor.

Google Mesajlar, RCS, bahsetme, etiketleme, grup sohbet

Bahsetme sırasında görünen isim, sizin cihazınızdaki Google Kişiler uygulamasında kayıtlı olan addan alınıyor. Ancak Google, kullanıcılara bu konuda bir esneklik de sunuyor. Gönderilecek mesajda, kişinin adını düzenleme seçeneği bulunuyor. Örneğin, bir kişinin soyadını herkesin göreceği mesajdan kolayca kaldırabiliyorsunuz.

Google Mesajlar’a Yapay Zeka Destekli Yeni Özellik

Google Mesajlar’a Yapay Zeka Destekli Yeni Özellik

Google yaptığı duyurularla birlikte Google Mesajlar için yapay zeka destekli yeni Remix özelliğini duyurdu.

Bu yeni @bahsetme özelliği, şimdilik Google Mesajlar beta programı aracılığıyla (20251103_00_RC00 sürümü) test ediliyor. Özelliğin henüz geniş çaplı bir kullanıma açılmadığını ve kısıtlı sayıda beta kullanıcısına ulaştığını belirtmek gerekiyor.

Google, son zamanlarda grup sohbeti deneyimini iyileştirmek için çeşitli adımlar atıyor. Şirket, Haziran ayında grup sohbetleri için özel simgeler belirleme yeteneğini tanıtmıştı. Nisan ayında ise kullanıcıların davet bağlantıları ve QR kodları aracılığıyla gruplara katılmasına izin verecek çalışmalar fark edilmişti.

Peki siz Google Mesajlar uygulamasını aktif olarak kullanıyor musunuz? Sizce bu yeni @bahsetme özelliği, grup sohbetlerini daha işlevsel hale getirecek mi? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Google Pinterest benzeri özelliğini yayınladı

Google, teknoloji dünyasındaki yeniliklerine bir yenisini ekledi. Şirket, Google uygulamasına Pinterest benzeri yeni bir “Görseller” sekmesi getiriyor. Bu yeni sekme, kullanıcıların ilgi alanlarına göre görseller keşfetmesini, paylaşmasını ve kaydetmesini sağlıyor. Özellik, hem Android hem de iOS platformlarındaki Google uygulaması kullanıcılarına sunulacak.

Google uygulamasına Pinterest benzeri yeni ‘Görseller’ sekmesi geliyor

Yeni “Görseller” sekmesi, ilk olarak bu yılın Mayıs ayında keşfedilmiş ve Haziran ayında beta kullanıcıları tarafından test edilmeye başlanmıştı. Aylarca süren test sürecinin ardından, özellik şimdi Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) tüm kullanıcılara dağıtılmaya başlandı. Dağıtım şu anda sadece ABD ile sınırlı. Özelliğin küresel pazarlara veya Türkiye’ye ne zaman geleceği konusunda ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Bu yeni sekmenin temel amacı, kullanıcılara ilgi alanlarına göre kişiselleştirilmiş bir görsel akışı sunmak. Kullanıcılar uygulamayı ilk açtıklarında, ilgilerini çeken konuları seçmeleri istenecek. Google, bu seçimlere dayanarak Google Arama’daki halka açık görselleri kullanarak kişisel bir akış oluşturacak. Kullanıcılar bu akışta gezinebilir, ilham aldıkları görselleri bulabilir veya daha fazlasını arayabilir.

Google’dan Android uygulama yüklemesi için yeni karar!

Google’dan Android uygulama yüklemesi için yeni karar!

Google, kullanıcı geri bildirimleri sonrası Android uygulama yükleme kısıtlamalarını esnetiyor. İşte detaylar.

Yeni sekme, kullanıcılara çeşitli etkileşim seçenekleri sunuyor. Bir görsele uzun basıldığında, onu paylaşma, koleksiyona kaydetme veya Google Lens ile aratma seçenekleri çıkıyor. Ayrıca, kullanıcılar akışlarında görmek istemedikleri görselleri gizleme imkanına da sahip olacaklar. Bu sekme, uygulamanın alt kısmındaki mevcut “Ana Sayfa”, “Arama”, “Bildirimler” ve “Etkinlik” sekmelerinin yanına eklenecek.

Firma, özelliğin ABD’deki dağıtımının önümüzdeki birkaç hafta içinde tamamlanacağını belirtti. Bu yeni Pinterest benzeri özelliğin, görsel arama ve keşif alışkanlıklarını nasıl etkileyeceği merak konusu. Peki siz Google uygulamasında böyle bir görsel akışı sekmesini kullanışlı buluyor musunuz?

Windows 11 kullanıcıları yapay zeka yüzünden öfkeli

Microsoft’un Windows ve Cihazlar bölümünün başkanı Pavan Davuluri, Windows 11’in geleceğine dair yaptığı bir açıklamayla tepkilerin odağına oturdu. Davuluri, işletim sisteminin “ajan özellikli bir işletim sistemine (agentic OS)” dönüştüğünü ifade etti. Bu yorum, Microsoft’un yapay zekayı (AI) Windows’un merkezine yerleştirme planlarının bir devamı olarak görülse de, kullanıcılar arasında büyük bir olumsuzluk dalgası yarattı.

Temel sorunlar dururken yapay zeka ısrarı: Microsoft kullanıcıları dinlemiyor mu?

Davuluri’nin X (eski adıyla Twitter) platformundaki paylaşımının ardından, sosyal medya forumları öfkeli kullanıcı yorumlarıyla doldu. Gelen tepkilerin ortak noktası, Microsoft’un Windows 11’in temel sorunlarını çözmek yerine, sürekli olarak yapay zeka ve “agentic” gibi moda sözcükleri dayatmasından duyulan bıkkınlık oldu. Birçok kullanıcı, şirketin artık son kullanıcıların geri bildirimlerini dikkate almadığını düşünüyor.

Eleştirilerin odaklandığı temel nokta, Windows 11’in mevcut sorunları. Kullanıcılar, yavaş çalışan sağ tık menüleri, verimsiz arama işlevi ve Windows 10’da olan ancak Windows 11’de kaldırılan görev çubuğunu taşıma gibi temel işlevselliklerin düzeltilmesini bekliyor. Ancak Microsoft’un bu sorunlar yerine yapay zeka özelliklerine öncelik vermesi, kullanıcıları hayal kırıklığına uğratıyor.

Windows, Microsoft, yapay zeka, agentic os

Yapay zeka entegrasyonuyla ilgili endişeler sadece performansla sınırlı değil. Bazı kullanıcılar, bu yeni “AI ajanlarının” işletim sistemini gereksiz yere şişireceğinden (bloat) korkuyor. Daha da önemlisi, bu ajanların kötü niyetli kişiler için yeni saldırı yüzeyleri oluşturabileceği ve güvenlik açıklarına yol açabileceği endişesi dile getiriliyor. Microsoft’un güvenlik vaatlerine rağmen, Windows 11’de sıkça karşılaşılan hatalar, kullanıcıların bu konudaki güvenini zayıflatıyor.

Windows 11’e geçerken dikkatli olun!

Windows 11’e geçerken dikkatli olun!

Windows 11 TPM atlatma aracı Flyoobe'un sahte bir sitesi ortaya çıktı. Geliştirici, kötü amaçlı yazılım riskine karşı kullanıcıları uyardı.

Tepkilerin bir diğer boyutu ise reklam ve satış kaygısı. Kullanıcılar, bu “ajanların” sadece yardım etmekle kalmayıp, aynı zamanda Microsoft servislerini veya anlaşmalı üçüncü parti ürünleri satmak için kullanılacağından şüpheleniyor. Hâlihazırda ücreti ödenmiş bir işletim sistemi olan Windows 11’de görülen reklam ve promosyonlar zaten tepki çekerken, yapay zeka ile bu durumun daha da artmasından korkuluyor.

Windows, Microsoft, yapay zeka, agentic os

Sosyal medyadaki yorumlarda, bazı kullanıcıların Microsoft’un bu tutumu nedeniyle artık alternatiflere yöneldiği açıkça görülüyor. Birçok kişi, Windows 11’in gidişatının kendilerini Linux veya macOS gibi işletim sistemlerine geçiş yapmaya zorladığını belirtti. Kullanıcılar, Microsoft’un temel kullanıcıları dinlemek yerine hissedarları ve kurumsal satışları memnun etmeye odaklandığını düşünüyor.

Pavan Davuluri’nin bu açıklaması aslında kurumsal müşterilere yönelik bir konferans kapsamında yapılmış olsa da, Microsoft’un “her Windows 11 PC’yi bir AI PC yapma” vizyonunun tüm kullanıcıları kapsadığı biliniyor. Copilot+ cihazlardaki Ayarlar menüsünde bulunan sohbet botu gibi yapay zeka ajanları zaten sistemde yerini almaya başladı.

Görünen o ki Microsoft, yapay zeka devriminde öncü olmakta kararlı. Ancak bu kararlılık, işletim sisteminden temel düzeyde performans ve stabilite bekleyen sadık kullanıcı kitlesiyle şirketin arasını açıyor. Peki, siz Microsoft’un Windows 11’e yapay zeka entegre etme konusundaki bu ısrarcı tutumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Stablecoin Visa ile İçerik Üreticisi Ekonomisinde

Visa, 11-12 Kasım 2025 tarihinde San Francisco ve Lizbon’da gerçekleşen Web Summit’te işletmelerin ve platformların doğrudan stablecoin cüzdanlarına ödeme gönderebilmesine imkân tanıyan yenilikçi bir pilot uygulamayı açıkladı. Visa Direct kullanan işletmeler ödemelerini itibari para birimiyle yaparken, alıcılar USDC (USD Coin) gibi stablecoin’lerle ödeme alabiliyor. Ayrıca, Visa Direct’in kapsama alanını genişleterek içerik üreticilerine, serbest çalışanlara ve dijital pazaryerlerine; para birimi dalgalanmalarının yaşandığı veya bankacılık altyapısının sınırlı olduğu pazarlarda dahi, istikrarlı bir değer koruma imkânı ve fonlara hızla erişebilme avantajı sağlıyor.

Geçtiğimiz yıl Visa, içerik üreticilerini küçük işletmeler kapsamına aldığını duyurmuştu. Visa bu kapsamda, küçük işletmelerin kolay ve güvenli bir şekilde ödemelerini yönetmelerine, sermayeye erişmelerine ve işletmelerini büyütmelerine destek oluyor. Dünya genelinde küçük işletmelere sunduğu destekleri, içerik üreticilerine de sunuyor. 

İçerik üreticilerinin %57’si dijital ödemeleri hız avantajı nedeniyle tercih ediyor

Visa Direct üzerinden USD destekli stablecoin ödemelerinin doğrudan dijital cüzdanlara gönderilebilmesiyle, içerik üreticileri ve serbest çalışanlar ödemelerine, 7/24 daha hızlı ve güvenli erişecek. Visa tarafından gerçekleştirilen Monetized: Visa 2025 İçerik Üreticisi Ekonomisi araştırmasına göre, içerik üreticilerinin %57’si ödemelerini anında alabilmeyi, dijital ödeme yöntemlerini tercih etmelerindeki en önemli neden olarak gösteriyor. 

Stablecoin tabanlı bu yeni sistem de, finansal erişimi artırarak dijital ekonomide daha hızlı, güvenli ve küresel ölçekte esnek para hareketlerinin önünü açıyor.

Visa Direct ile stablecoin ödemelerinde yeni bir dönem başlıyor

Visa Direct kapsamında geliştirilen stablecoin ödemeleri ilk aşamada ABD’de kullanıma sunulacak. Pilot uygulama, seçili iş ortaklarıyla başlatılırken; 2026’nın ikinci yarısında kullanıcı talebinin artması ve düzenleyici çerçevelerin ilerlemesiyle birlikte kapsamının genişletilmesi planlanıyor.

Visa Direct Stablecoin Ödemelerinde Öne Çıkanlar

  • Sürekli kolaylık: Tüketiciler, içerik üreticileri ve serbest çalışanlar, stablecoin ödemelerine neredeyse anında erişebilecek.
  • Dijital çağda sınırı olmayan para birimi: Stablecoin’ler, bankacılık hizmetlerine erişimi sınırlı olan bölgelerde veya USD banka hesaplarının bulunmadığı yerlerde erişim imkânı sağlıyor.
  • Artan şeffaflık: Her işlem blok zincirinde kalıcı olarak kaydedilir; bu da denetlenebilirlik, uyumluluk ve makbuz onayını destekler.

Pilot uygulama seçili iş ortaklarıyla ABD’de başlatılıyor. Müşteri talebi arttıkça ve kanuni düzenlemeler izin verdikçe 2026’nın ikinci yarısında daha geniş bir yayılım planlanıyor.

Eski Vine videolarını diVine ile izleyin

2016 yılında kapatılmasına rağmen hala nostaljiyle anılan kısa video platformu Vine, yeni bir hizmet sayesinde geri dönüyor. Eski Vine içeriklerini bir araya getiren diVine adlı servis, hem web sitesi hem de iOS/Android beta uygulamalarıyla kullanıma sunuldu. Bu projenin arkasında, Twitter’ın kurucularından Jack Dorsey’in desteği yer alıyor. Elon Musk’ın Vine’ı geri getirme girişimlerine rağmen hayata geçen bu yeni servis, diVine Vine içerikleri ile eski popüler dönemi yeniden canlandırmayı hedefliyor.

diVine Vine İçerikleri ve Yapay Zeka Engeli

Vine, 2012’de kurulmuş ve kısa sürede 200 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaşarak kendi fenomenlerini yaratmıştı. Platformun kapanmasından bu yana geçen sürede birçok kez geri getirilmesi gündeme gelmişti, hatta Elon Musk bu konuda anketler yapmış ve yapay zeka formunda geri getireceğini bile ima etmişti. Ancak Musk’ın bu konudaki son açıklaması, Vine video arşivini bulduklarını ve videolara yeniden erişim sağlamak için çalıştıklarını belirtmekle sınırlı kalmıştı.

100 Binden Fazla Video Arşivlendi

Yeni servis diVine Vine içerikleri arşivini yaklaşık 100 binden fazla eski Vine videosunu bir araya getirerek oluşturdu. Platform, sadece eski videoları sergilemekle kalmıyor; aynı zamanda kullanıcıların profil oluşturmasına ve 6 saniyelik formatta yeni videolar paylaşmasına da imkân tanıyor. Servisin önemli bir özelliği ise, yapay zekâ üretimi (AI) videoların paylaşılmasını engellemeye yönelik özel bir altyapıya sahip olmasıdır. Bu sayede platform, orijinal ve organik içeriğe odaklanmayı amaçlıyor.

Jack Dorsey Desteğiyle Güçlendi

Vine’ın eski popüleritesini geri getirmeyi amaçlayan diVine, Twitter’ın kurucularından Jack Dorsey’in desteği sayesinde önemli bir güç kazandı. Bu destek, platformun güvenilirliğini ve teknik altyapısının sağlamlığını artırıyor. Kullanıcılar, artık mobil uygulamalar ve web sitesi üzerinden doğrudan nostaljik Vine videolarına erişebilir, aynı zamanda kendi yaratıcı içeriklerini de toplulukla paylaşabilirler. Servis, Musk’ın aksine, eski platformun ruhunu doğrudan canlandırmayı başaran ilk girişim oldu.

Huawei XMAGE 2025’te bir Türk!

Huawei XMAGE 2025’te bir Türk!

Huawei XMAGE 2025 ödüllerinin kazananları Paris'te açıklandı. Mehmet Emin Coruş, dünya ikincisi oldu. İşte detaylar.

Peki, eski Vine içeriklerini geriye getiren diVine hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Valve onayladı: Android oyunları Steam’e geliyor

Valve, oyun dünyasında önemli bir adım atarak Android oyunlarına Steam platformunun kapılarını açtığını duyurdu. Bu gelişme, şirketin yeni tanıttığı Steam Frame başlığıyla eş zamanlı olarak ortaya çıktı. Daha önce Steam Frame’in Android uygulama dosyaları olan APK’ları yandan yüklemeyi (sideloading) destekleyeceği bilgisi paylaşılmıştı. Ancak Valve’ın yaptığı son açıklama, bu desteğin resmi olarak Steam mağazasına taşınacağını doğruladı.

Valve Steam Frame ile Meta Quest’e rakip oluyor: Android APK desteği açıklandı

Valve yetkilileri, The Verge’e yaptıkları açıklamada Steam Frame’in, geliştiricilerin halihazırda mobil cihazlar ve Meta Quest VR başlıkları için kullandıkları APK dosyalarını doğrudan destekleyeceğini belirtti. Meta Quest platformunun da modifiye edilmiş bir Android sürümü kullandığı biliniyor. Bu strateji, Meta başlıklarında bulunan oyunların Steam’e kolayca taşınmasının (port edilmesinin) önünü açıyor. Böylece geliştiriciler, oyunlarının Steam Frame sürümünü oluşturmak için ekstradan zaman harcamak zorunda kalmayacak.

Valve, Steam Frame, Android, APK, oyun

Valve çalışanı Jeremy Selan, kullanıcı deneyimine vurgu yaptı. Amaçlarının, kullanıcıların “hangi oyunun hangi platformdan geldiğini düşünmek zorunda kalmaması” olduğunu belirtti. Kullanıcıların oyunlarını Steam’den indirip doğrudan oynamaya başlamasını hedeflediklerini söyledi. Selan ayrıca bu oyunların Steam Frame üzerinde harika bir performans sunacağını ifade etti. Cihazın Arm tabanlı Snapdragon 8 Gen 3 yonga seti kullandığını ve oyunların da Arm kodunu doğal olarak çalıştıracağını belirtti. Şirket, bu doğal çalışmaya rağmen deneyimi daha da iyileştirmek için Proton uyumluluk katmanını uygulamaya devam edecek.

Valve, Steam Frame ve Steam Controller donanımlarını duyurdu

Valve, Steam Frame ve Steam Controller donanımlarını duyurdu

Valve, donanım ailesini genişletiyor. Merakla beklenen yeni Steam Frame ve Steam Controller resmi olarak duyuruldu.

Bu gelişme sadece Steam Frame ile sınırlı kalmayabilir. Valve’dan Pierre-Loup Griffais, The Verge’e yaptığı açıklamada Steam Frame’in, SteamOS işletim sisteminin “daha geniş bir Arm cihaz yelpazesinde” çalışmasının önünü açtığını belirtti. Griffais, özellikle dizüstü bilgisayarlara işaret etse de, Arm mimarisinin gelecekteki el konsolları için de “büyük potansiyele” sahip olduğunu ekledi.

Bu yorumlar, Valve’ın bu yılın başlarında CES fuarında yaptığı açıklamalarla da örtüşüyor. Şirket o dönemde, Arm tabanlı bir SteamOS cihazıyla (örneğin bir el konsoluyla) “kesinlikle ilgilendiklerini” ancak o sırada “Arm üzerinde çalışmak için bir yolları olmadığını” belirtmişti. Steam Frame’in Arm tabanlı mimarisi, Valve’ın bu önemli teknolojik engeli aştığını ve gelecekte farklı donanımların bizi beklediğini gösteriyor. Valve’ın Android oyunlarını Steam’e getirme hamlesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Huawei XMAGE 2025’te bir Türk!

Huawei’nin 2017 yılından bu yana düzenlediği mobil fotoğrafçılık alanındaki en prestijli yarışmalarından biri olarak kabul edilen Huawei XMAGE Mobil Fotoğrafçılık Ödülleri’nin 2025 yılı kazananları, Paris’teki Grand Palais’de düzenlenen törenle açıklandı. 170’ten fazla ülkeden yüz binlerce eserin katıldığı yarışmada, Tokatlı fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş, dünya ikincisi seçilerek “Yılın Fotoğrafçısı” finalistleri arasına girdi.

Mehmet Emin Coruş, bu önemli başarıyı Tokat’ın Pazar ilçesinde çektiği fotoğrafla elde etti. Ödüle layık görülen kare; yeni doğmuş bir manda buzağısını soğuktan korumak için barınağa taşıyan bir çiftçiyi ve onları gözlerini yavrusundan ayırmadan takip eden anne mandayı konu alıyor. Coruş’un fotoğrafı, insan, hayvan ve doğa arasındaki saf bağı ve sessiz iş birliğini yansıtması nedeniyle jüri tarafından övgüye layık görüldü.

Coruş’un fotoğrafçılık yolculuğu, Tokat’taki bir fırın ustası olarak çalışırken kendisine hediye edilen bir Huawei telefonla başladı. Daha önce 2021 ve 2022 yıllarında XMAGE Ödülleri Türkiye ayağında birincilikler kazanan Coruş, bu yıl elde ettiği küresel ikincilik ile başarısını uluslararası arenaya taşıdı.

Ödül törenine katılamayan Mehmet Emin Coruş, kaydettiği videoda, “Bir zamanlar hamur yoğururken, köyde gezerken hayal kurardım. Şimdi o hayaller, bir Huawei telefonun kamerasından dünyaya uzanıyor. Bu ödül, sadece bana değil; elindekilerle yetinmeyip, kalbiyle üreten herkese ait. Bazen kilometreler ötesinden bir ışık yakarsın. Bugün bu ışığı ulaştırmada adeta bir fener olan Huawei’ye ve bana inanan herkese teşekkür ederim” diyerek törende bulunan katılımcılara seslendi.

Türkiye’den İki İsim Daha “XMAGE 100” Listesinde

Huawei XMAGE Ödülleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’den yoğun ilgi gördü. Türkiye, yarışmaya en yüksek katılım gösteren ülkeler arasındaki yerini korudu. Mehmet Emin Coruş’un küresel ikinciliğinin yanı sıra, Türkiye’den fotoğrafçılar Hürdoğan Keskin ve Koray Özpalamutçu da “XMAGE 100” seçkisine girerek dünyanın en iyi 100 fotoğrafı arasında yer alma başarısını gösterdi.

Küresel Yaratıcılık Platformu: XMAGE Ödülleri

2017’den bu yana yaklaşık 5 milyon fotoğraf başvurusuna ulaşan Huawei XMAGE Ödülleri, mobil fotoğrafçılığı demokratikleştirmeyi amaçlıyor. Yarışma, Huawei’in optik sistemler, görüntü işleme algoritmaları ve tescilli teknolojilerini kapsayan XMAGE Ar-Ge markasının sanatsal bir yansıması olarak konumlanıyor. 

Google’dan Android uygulama yüklemesi için yeni karar!

Google’dan Android uygulama yüklemesi için yeni karar!

Google, kullanıcı geri bildirimleri sonrası Android uygulama yükleme kısıtlamalarını esnetiyor. İşte detaylar.

Yarışmanın 2025 jürisinde, Pulitzer ödüllü fotoğrafçılar ve Paris Photo Direktörü Florence Bourgeois gibi alanında saygın isimler yer aldı. “Yılın Fotoğrafçısı” seçilen üç büyük ödül sahibine, gelecekteki projelerini desteklemek amacıyla 10.000 ABD Doları tutarında ödül takdim edildi.

Vine geri döndü: diVine nedir?

Twitter’ın kurucu ortağı Jack Dorsey, altı saniyelik efsanevi videoların platformu Vine’ı geri getirecek bir projeyi finanse ettiğini duyurdu. Perşembe günü kullanıma sunulan “diVine” adlı yeni uygulama, Vine’ın kapatılmasından önce yedeklenen 100.000’den fazla arşivlenmiş videoyu erişime açtı. Bu hamle, üretken yapay zeka içeriklerinin sosyal medya uygulamalarını hızla doldurduğu bir dönemde geldi.

Efsanevi Vine arşivi kurtarıldı: Yeni uygulama diVine tanıtıldı

Uygulama, kullanıcılara sadece geçmişe dönük bir nostalji yaşatmayı vaat etmiyor. Aynı zamanda kullanıcıların kendi profillerini oluşturmalarına ve altı saniyelik yeni videolar yüklemelerine de olanak tanıyor. Ancak diVine’in en dikkat çekici özelliği, geleneksel sosyal medya platformlarının aksine, yapay zeka tarafından üretildiğinden şüphelenilen içerikleri tespit edip işaretleyecek ve platformda yayınlanmasını engelleyecek olması.

Vine, diVine, Jack Dorsey, yapay zeka, video

DiVine’in geliştirme süreci, Jack Dorsey’in Mayıs 2025’te kurduğu kâr amacı gütmeyen “and Other Stuff” kuruluşu tarafından finanse edildi. Bu kuruluş, sosyal medya ortamını dönüştürme potansiyeline sahip, deneysel ve açık kaynaklı projeleri desteklemeyi amaçlıyor. Uygulamayı geliştiren isim ise Twitter’ın ilk çalışanlarından olan ve şu anda “and Other Stuff” bünyesinde yer alan Evan Henshaw-Plath (Rabble) oldu.

Vine, diVine, Jack Dorsey, yapay zeka, video

Projenin temeli, Twitter’ın 2016’da Vine’ı kapatacağını açıklamasının ardından “Archive Team” adlı bir grup tarafından yedeklenen videolara dayanıyor. Bu arşiv, sıradan kullanıcıların erişemeyeceği 40-50 GB’lık devasa ikili dosyalar halindeydi. Henshaw-Plath, bu erişilemez arşivi alıp, hem eski içerikleri sunacak hem de yeni bir sosyal deneyim başlatacak bir mobil uygulama temeli haline getirip getiremeyeceğini test etmek istedi.

Vine, diVine, Jack Dorsey, yapay zeka, video

Rabble, TechCrunch’a verdiği demeçte, amacının hem nostaljik bir deneyim sunmak hem de kullanıcılara sosyal medyanın ilk dönemlerini hatırlatmak olduğunu belirtti. Kullanıcıların algoritmalar üzerinde kontrole sahip olduğu, kronolojik akışları tercih edebildiği ve izledikleri videonun gerçek bir insan tarafından kaydedildiğinden emin olduğu bir platform hedeflediğini vurguladı. Rabble, bu eski dosyaları, kullanıcı profillerini, görüntüleme sayılarını ve hatta yorumların bir kısmını yeniden yapılandırmak için aylarca komut dosyaları üzerinde çalıştı.

Vine, diVine, Jack Dorsey, yapay zeka, video

Kurtarılan arşiv, yaklaşık 60.000 içerik üreticisinden 150.000 ila 200.000 arasında video içeriyor. Rabble, bunun en popüler Vine’ların “iyi bir yüzdesini” kapsadığını ancak platformun tamamını temsil etmediğini belirtiyor. Örneğin, milyonlarca K-pop odaklı videonun o dönemde hiç arşivlenmediği ifade edildi.

Vine geri geliyor!

Vine geri geliyor!

Çılgın girişimci Elon Musk, Vine platformunu geri getirmeye hazırlanıyor. Bu hamle birçok kişiyi heyecanlandırdı.

Telif hakları hâlâ kendilerinde olan eski Vine içerik oluşturucuları, videolarının kaldırılması için DMCA talebinde bulunabilecek. Dileyenler ise eski Vine biyografilerinde yer alan sosyal medya hesaplarının kontrolünün hâlâ kendilerinde olduğunu kanıtlayarak hesaplarını geri alabilirler. Yeni yüklenen videoların ise insan yapımı olup olmadığı, Guardian Project’in akıllı telefon kaydını doğrulayan teknolojisiyle kontrol edilecek.

Vine, diVine, Jack Dorsey, yapay zeka, video

Uygulama, Jack Dorsey’in desteklediği merkeziyetsiz bir protokol olan Nostr üzerine inşa edildi ve tamamen açık kaynaklı. Dorsey, yaptığı açıklamada, Nostr’un geliştiricilere risk sermayesi veya “toksik iş modelleri” olmadan yeni nesil uygulamalar yaratma gücü verdiğini belirtti. Kâr amacı gütmeyen kuruluşunun da “kurumsal bir sahibin keyfi kararlarıyla kapatılamayacak” protokollerin potansiyelini göstermek için kurulduğunu ekledi.

Elektrikli Nissan Juke görüntülendi

Elektrikli Nissan Juke görüntülendi

Elektrikli Nissan Juke test sürüşlerine başladı. Araç, otomotiv sektöründe büyük ses getirebilir.

X’in (eski adıyla Twitter) şu anki sahibi Elon Musk da Ağustos ayında eski Vine arşivini bulduklarını duyurarak platformu geri getirme sözü vermişti, ancak şu ana kadar somut bir adım atılmadı. DiVine ekibi, çevrimiçi bir arşivden gelen içeriği kullanmanın “adil kullanım” olduğuna inanıyor. Rabble, OpenAI’nin Sora’sı gibi yapay zeka araçlarının popülaritesine rağmen, insanların algoritmalardan ziyade topluluk kurmaya odaklanan, yapay zeka içermeyen sosyal deneyimlere hâlâ güçlü bir talep duyduğuna inanıyor.

Yeni diVine uygulaması iOS ve Android platformları için diVine.video adresi üzerinden kullanıma sunuldu. Peki siz eski Vine videolarını özlüyor muydunuz? Yapay zeka karşıtı bu yeni platform hakkındaki ilk düşünceleriniz neler?

Elektrikli Nissan Juke görüntülendi

Nissan, ikonik modeli Juke’u tamamen elektrikli hale getiriyor ve yeni versiyonu Avrupa yollarında test etmeye başladı. Juke’un bu yeni elektrikli versiyonu, markanın Leaf modeliyle birlikte yürüttüğü elektrikli dönüşüm stratejisinde kilit bir rol oynuyor.

Elektrikli Nissan Juke ortaya çıktı

Japon üretici, Ford Puma Gen-E ve Kia EV3 gibi kompakt elektrikli SUV’lara doğrudan rakip olacak elektrikli Juke’un üretimine önümüzdeki aylarda İngiltere’deki Sunderland tesisinde başlamayı planlıyor. Bu tesis aynı zamanda yeni nesil Leaf ve Qashqai modellerinin de üretim merkezi konumunda yer alıyor.

Yeni Leaf artık bir crossover formuna evrildi ve 4.35 metre uzunluğuyla neredeyse Juke ile aynı boyutlara ulaştı. Ancak Nissan’ın üst düzey yöneticisi Guillaume Cartier, iki modelin müşteri kitleleri açısından tamamen farklı profillere hitap ettiğini vurguluyor.

Juke’un alışılagelmiş, cesur tasarım anlayışı elektrikli versiyonda da korunacak. Marka, bu sayede hem diğer modellerinden hem de piyasadaki rakiplerinden farklı, iddialı bir karakter sunmayı hedefliyor.

İspanya yollarında kamuflajlı şekilde görüntülenen test prototipleri, mevcut modelin temel oranlarını koruduğunu gösteriyor ancak daha agresif hatlara ve belirgin detaylara sahip bir gövdeye sahip. Özellikle Hyper Punk konseptinden ilham alan keskin çizgiler ve özgün LED aydınlatma imzası, elektrikli Juke’un tasarımında öne çıkan unsurlar olacak.

Yeni elektrikli Juke, Leaf ile birlikte CMF-BEV platformunu kullanacak. Bu platform sayesinde modelin 560 km’nin üzerinde menzil ve 214 beygire kadar güç sunan tek motorlu versiyonları bekleniyor.

Ayrıca, Nissan Avrupa Ar-Ge Başkanı David Moss, modelin Leaf’ten farklı bir süspansiyon geometrisine sahip olabileceğini ve bu yolla daha “dinamik” bir sürüş karakteri amaçladıklarını belirtti. Nissan, elektrikli Juke’un fiyatını mevcut içten yanmalı versiyonuna mümkün olduğunca yakın tutmak istiyor. Şirket, bu hedefin zorlayıcı olduğunu kabul etse de elektrikli Juke’un “erişilebilir” bir araç olmasını amaçlıyor.

Google’dan Android uygulama yüklemesi için yeni karar!

Google, Android ekosistemine yönelik yeni geliştirici doğrulama gereksinimlerini duyurduktan sonra, özellikle ileri düzey kullanıcıların tepkileri üzerine bu kuralları revize etti. Şirket, bu gereksinimlerle kullanıcıları karmaşık dolandırıcılık ve kötü amaçlı yazılımlardan korumayı hedefliyordu. Ancak gelen geri bildirimler, uygulamaları Google Play Store dışından (sideloading) yükleme esnekliğini koruma ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu doğrultuda Google, Android uygulama yükleme kısıtlamalarını hafifleten önemli değişiklikler yapacağını duyurdu.

Android Uygulama Yükleme Kısıtlamaları Nasıl Değişiyor?

Başlangıçta, 2026’dan itibaren yürürlüğe girmesi planlanan kurallar, sertifikalı Android cihazlara yalnızca doğrulanmış geliştiricilerden gelen uygulamaların yüklenmesini zorunlu kılıyordu. Bu katı önlem, özellikle Güneydoğu Asya gibi bölgelerde artan ve kullanıcıları kandırarak zararlı yazılımları yükleten dolandırıcılık türleriyle mücadele etmeyi amaçlıyordu. Fakat Google, bağımsız geliştiriciler ve güç kullanıcılarının geri dönüşlerine yanıt olarak, Android’in esnekliğini koruyacak bir “Gelişmiş Akış” (Advanced Flow) oluşturdu.

Deneyimli Kullanıcılara Özel Gelişmiş Akış

Uygulama yükleme serbestliğini önemseyen deneyimli kullanıcılar için tasarlanan bu yeni akış, Google tarafından doğrulanmamış yazılımları yükleme riskini kabul etmelerine olanak tanıyor. Google, bu sürecin sosyal mühendislik taktiklerine karşı dayanıklı olması için özel olarak tasarlandığını belirtiyor. Yani, dolandırıcıların kullanıcıları baskı altında güvenlik kontrollerini atlatmaya zorlaması zorlaşacak. Süreç, kullanıcının yükleme ile ilgili riskleri tam olarak anlaması için açık uyarılar içerecek. Bu yeni yöntem, ADB (Android Hata Ayıklama Köprüsü) gibi teknik çözümlerden daha kolay bir alternatif sunmayı amaçlıyor.

Android uygulama

Hobi Amaçlı Geliştiricilere Destek Geliyor

Google, sadece aile veya arkadaş çevresi için uygulama geliştiren öğrenci ve hobi amaçlı yazılımcılarla ilgili endişeleri de ele aldı. Bu kısıtlı dağıtımı amaçlayan geliştiricilerin, kimlik doğrulama gerektiren tam doğrulama sürecini tamamlamak zorunda kalmaması için özel bir hesap türü üzerinde çalışılıyor. Bu, yeni yeteneklerin Android ekosistemine kolayca girmesini sağlayacak.

Ayrıca, Google’ın bu güvenlik önlemlerini alma nedeninin, kullanıcıları banka dolandırıcılığı gibi, kişinin korkuyla kandırılıp güvenlik uygulamalarını indirmeye zorlandığı gelişmiş tehditlerden korumak olduğu da belirtildi.

15.000 TL fazladan vermeye değer mi? iPhone 13 vs iPhone 15 karşılaştırması!

15.000 TL fazladan vermeye değer mi? iPhone 13 vs iPhone 15 karşılaştırması!

iPhone 13 vs iPhone 15 karşılaştırması ile karşınızdayız. Bakalım 15.000 TL fiyat farkına iPhone 15'e geçmeye değer mi?

Peki, Google’ın Android uygulama yükleme kısıtlamaları konusundaki bu esnek adımı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!