Pixel 8 ve 8 Pro’nun yüz tanıma sistemi sınıfta kaldı!

Kısa süre önce piyasaya sürülen Google Pixel 8 ve 8 Pro, en yüksek Android biyometrik standardına sahip olduğunu iddia ediyor. Ödemeler için Yüz Tanıma Kilidi sağlayan bu yeni özellik, bir Reddit kullanıcısının bildirdiğine göre sınıfta kaldı.

Pixel 8 Pro, kayıtlı olmamasına rağmen sahibinin kardeşinin yüzünü tanıdı ve kilidi açtı

Reddit kullanıcısının Pixel 8 Pro’sunun Yüz Tanıma Kilidi, ikisi oldukça farklı görünmesine rağmen kardeşini sürekli olarak tanıdı. Yüz Tanıma Kilidi önceki seriyle birlikte yeniden kullanıma sunulmuş olsa da yeni Pixel modelleri kimlik doğrulama için büyük ölçüde makine öğrenimine ve yapay zeka geliştirmelerine dayanıyor.

google pixel 8

Etkilenen kullanıcı, babalarında benzer bir hata yapmamasına rağmen Pixel 8 Pro’nun kardeşleri yanlışlıkla ikiz olarak tanımlayabileceğini tahmin ediyor. Bu münferit bir olay gibi görünüyor, bu nedenle büyük bir güvenlik endişesi olarak etiketlemek için erken.

7 yıl güncelleme, OIS kamera: Google Pixel 8 Pro tanıtıldı! İşte fiyatı ve özellikleri

7 yıl güncelleme, OIS kamera: Google Pixel 8 Pro tanıtıldı! İşte fiyatı ve özellikleri

Google, yeni Pixel 8 Pro akıllı telefonunu kullanıcı karşısına çıkardı. İşte Google Pixel 8 Pro özellikleri ve fiyatı...

Kullanıcının, yakındaki güvenilir Pixel cihazları için kilit açma sürecini kolaylaştırmak üzere tasarlanmış bir özellik olan Extend Unlock’un etkinleştirilmediğini de söyleyelim.

Google’ın özel bir donanım olmadan bile Yüz Tanıma Kilidi ile yüksek güvenlik seviyelerine ulaşma başarısı kayda değer. Ancak daha önceki örneklerde de görüldüğü üzere, Apple’ın Face ID’si gibi özel donanıma sahip sistemler bile belirli koşullar altında kandırılabiliyor.

google pixel 8

Apple, gelişmekte olan yüz özellikleri nedeniyle kardeşler veya 13 yaşın altındaki çocuklarla yanlışlıkla eşleşme olasılığının daha yüksek olduğunu kabul ediyor.

Pixel 8 serisinin de benzer durumlarla karşılaşabileceği düşünülebilir, özellikle de bu olayın bir aile üyesiyle ilgili olduğu göz önünde bulundurulduğunda. Yine de bir sonuca varmak için henüz erken. Daha fazla insan cihazın ön siparişlerine eriştiklerinde daha fazla bilgi ortaya çıkabilir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Bilim insanları, antik bir güneş patlamasının kalıntılarını ortaya çıkardı

Bilim insanları, 14.300 yıl önce Dünya’yı vuran ve “Miyake Olayı” olarak bilinen eşi benzeri görülmemiş bir güneş patlamasının kanıtlarını ortaya çıkardı. Bu tür olaylar sırasında Güneş, Dünya atmosferine doğru büyük miktarlarda güneş parçacıkları ve radyasyon yayarak ağaç halkalarında depolanan radyokarbon seviyelerinde artışa neden olur.

Bu keşif, devasa bir güneş patlamasına işaret ediyor

The Royal Society’nin Philosophical Transactions A dergisinde yayınlanan araştırma, devasa güneş fırtınalarının teknolojimiz üzerindeki potansiyel yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor.

Leeds Üniversitesi’nde profesör olan Tim Heaton, bu tür fırtınaların Dünya üzerinde yaratabileceği yıkıcı etkiler konusunda uyarıda bulundu. Elektrik şebekelerindeki transformatörlere kalıcı olarak zarar verebileceklerini ve bunun da aylarca süren yaygın elektrik kesintilerine yol açabileceğini açıkladı.

Bir ilk: Psyche uzay aracı SpaceX Falcon Heavy roketiyle fırlatıldı!

Bir ilk: Psyche uzay aracı SpaceX Falcon Heavy roketiyle fırlatıldı!

NASA tarihinde bir ilk yaşandı. İlk kez Psyche uzay aracı SpaceX'in Falcon Heavy roketiyle fırlatıldı. Üstelik tüm aksiliklere rağmen.

Mesela 1989’da Güneş’te meydana gelen bir koronal kütle atımı sırasında önemli bir kesinti yaşanmıştı. Bu olay Kanada’nın Québec kentinde milyonlarca kişinin elektriğinin kesilmesine yol açarak insanlığın elektrik altyapısının ne kadar kırılgan olduğunu göstermişti.

1989’daki bu olay sırasında, koronal kütle atımı 12 Mart’ta Dünya’nın manyetik alanına çarptı ve dakikalar içinde Québec’in tüm elektrik şebekesi çökerek 12 saatlik bir kesintiye yol açtı. Miyake Olayı’nın 14.300 yıl önceki gibi potansiyel etkisinin daha da şiddetli olması bekleniyor.

Araştırmacılar, MS 993 ve MS 774’tekiler de dahil olmak üzere, ağaç halkaları ve buz çekirdeklerinde bulunan kanıtlar aracılığıyla dokuz Miyake Olayı kalıntısı tespit ettiler. Ancak yeni keşfedilen 14.300 yıllık bu fırtına, daha önce bilinen olayların yaklaşık iki katı büyüklüğüyle şimdiye kadar bulunanların en büyüğü olarak öne çıkıyor.

Bu bulgu, devasa güneş fırtınalarının modern teknolojik altyapımız için yarattığı potansiyel tehlikeleri keskin bir şekilde hatırlatmaktadır. Dolayısıyla bu da akıllara birkaç soru getiriyor.

James Webb uzay teleskobu, uzayda yaşam sinyallerini arıyor!

James Webb uzay teleskobu, uzayda yaşam sinyallerini arıyor!

Evrende yalnız olup olmadığımız tüm insanlığın merak konusu. NASA'nın James Webb uzay teleskobu uzayda hayatı araştırıyor.

Örneğin insanlık olarak uzaya gidip orada koloni kurmaya harcayacağımız gücü ve maddiyatı, halihazırda yaşanabilir bir gezegen olan Dünya’mız için harcasak daha iyi olmaz mı? Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Microsoft’tan 32 yıl sonra bir garip kılavuz: Eski sürümlere destek mi geliyor?

Son günlerde Microsoft’un kafası biraz karışmış olabilir. Bilindiği üzere Linux 1991 yılında piyasaya sürülen bir işletim sistemi. Hatta birçok kişinin aklına Linux logosu da olan Penguen gelmiştir. Peki ne oldu da Microsoft, Linux işletim sisteminin bilgisayarınıza nasıl kuracağınıza dair bir kılavuz yayınladı? Eski işletim sistemelerine destek vermeye mi karar verdi? İşte detaylar…

Microsoft, Linux için bir kurulum kılavuzu yayınladı!

Microsoft tarafından yayınlanan makalede bundan tam 32 yıl önce piyasaya sürülmüş olan Linux işletim sistemi için bir kurulum kılavuzu yer alıyor. Bu makaleye göre Microsoft Linux’a teşvik eder gibi bir tavırla kurulum kılavuzu ve sihirbazı yayınladı. Bunu gören kullanıcıların aklınaysa “acaba eski Windows sürümleri için bir destek paketi mi geliyor?” geldi.

Linux

Konuyla ilgili Microsoft tarafından bir açıklama veya destek paketi içerikli bir yazılı metin paylaşılmadı. Sadece Linux için bir kullanım kılavuzu paylaşıldı hepsi bu. Dünya genelinde kullanıcı bazlı bakıldığında kaç kişi bu işletim sistemi ile hayatına devam ediyor sorusuna verilecek cevap çok az sayıda kişiden öteye gitmiyor.

Yarardan çok zararı oldu: Apple AirTag mağdurları artıyor!

Yarardan çok zararı oldu: Apple AirTag mağdurları artıyor!

Apple AirTag mağdurları gün geçtikçe artıyor. Konuyla ilgili hem dünya hem de kullanıcılar ikiye bölündü. Yararlı mı zararlı mı?

Fakat her gün kullandığınız para çekme makineleri, otobüs bileti satın aldığınız kiosklar, ulaşım kartı doldurduğunuz yükleme makineleri vb. cihazlar Windows XP, Linux gibi işletim sistemlerini kullanıyorlar. Bu sistemler piyasa genelinde tüm artı ve eksi yönleri bilinen, neredeyse tüm hataları giderilmiş, büyük sistem gereksinimleri beklemeyen işletim sistemleri olduğu için tercih ediliyor.

Burada sorulacak en uygun soru aslında “Microsoft uzun yıllardır bu işletim sistemleri ile hizmet veren makineleri artık Linux’a taşımak mı istiyor?” sorusu olmalı. Bu konuda tam bir fikir birliği olmasa da Microsoft artık tarih olan işletim sistemlerini ortadan kaldırmak istiyor olabilir. Bankalar vb. bu tarz makineleri kullanan kurumlar için nasıl bir etkisi olur henüz belirsiz olsa da Microsoft’un isteği bu yönde olabilir.

Hem şık hem konforlu! xDrive Business Konak inceleme!

İster ofis olsun ister ev ortamı herkes kaliteli ve rahat bir çalışma koltuğuna sahip olmak ister. Ancak tüm bu kombinasyonları bir araya getirdiğinizde hangi koltuğu seçmeniz gerektiği bir bilmece haline geliyor. Sizler için bu videomuzda xDrive markasının şık ve konforlu tasarımı ile öne çıkan Business Konak çalışma koltuğunu inceledik. İşte detaylar ve videomuz…

İster ofiste ister evde her an konforlu bir çalışma ortamına sahip olun!

Fizyoterapi ve ortopedi alanında uzman kişilerle işbirliği yaparak geliştirilen çalışmada, oturmanın vücudun baş ve boyun kısımlına yönelik basınç ve temas dağılımının ne kadar önemli olduğu tespit edilmiş. Bu tespit, baş ve boyun desteğinin tasarımının ne kadar kritik olduğunu vurgulamaktadır. Bu bağlamda, baş ve boyun kısmına dengeli bir destek sunabilmek için özgür, rahat ve yenilikçi bir kullanım deneyimi sağlamak amacıyla lastikli yukarı-aşağı ayarlanabilir bir destek sistemi geliştirilmiş.

Bununla birlikte, çalışma sırasında kişilerin bel ağrılarından muzdarip olduğunu gözlemlemişler. Her bireyin kendine özgü mekanizması sayesinde bel kıvrımına ve oturma alışkanlığına uygun dahili bel destek sistemi tasarlanmıştır. Bu sistemin, bel ağrılarını minimize etmek ve ergonomik bir oturum sağlamak konusundaki etkisi büyük öneme sahip.

Böylesini görmediniz: xDrive Business Konak çalışma koltuğu!

Böylesini görmediniz: xDrive Business Konak çalışma koltuğu!

Sizlerle ev ve ofisleriniz için alabileceğiniz xDrive Business Konak çalışma koltuğu hakkında tüm detayları paylaşıyoruz.

Ayrıca, ürünlerin konforunu ve dayanıklılığını artırmak için yüksek kalite sünger ve mekanizmalar kullanılmış. XDrive ürünleri, sünger yoğunluğunu ve kalınlığını Avrupa standartlarına uygun olarak tasarlamıştır, bu da uzun süreli kullanım sırasında maksimum konforu garanti eder.

Özgürce çalışmak isteyenlere! PODA nedir?

Özgürce çalışmak isteyenlere! PODA nedir?

Bu yenilikçi ofisler, 1,4 metrekarelik alanlar sunarak kullanıcılara verimli bir çalışma deneyimi sunuyor. İşte PODA Özgür Ofisler hakkında merak edilenler.

Koltuğun mekanizması da ayrı bir öneme sahip. 90° ile 135° arasında çeşitli konumlar kilitleme özelliği sunar ve 130 kg’ye kadar taşıma kapasitesine sahiptir. Bu mekanizma, kullanıcının koltuğu istediği açıda kilitlemesine olanak tanır ve oturumun tam kontrolünü sağlıyor.

Üst kalite 4Class amortisör sistemi, boy ölçüsüne uygun bir konumda koltuğun boyunu ayarlayabilir ve ergonomik bir duruş elde etmeyi kolaylaştırır. Ayrıca, ürünlerin dayanıklılığını ve uzun ömürlülüğünü sağlamak için metal alaşımlar ve dayanıklı malzemeler kullanılıyor.

Yarardan çok zararı oldu: Apple AirTag mağdurları artıyor!

Bugüne kadar birçok yararlı ve zararlı teknoloji ürününden bahsettik. Genel anlamda bu ürünlerin hepsi için “çok faydalı ancak kötü insanların eline geçtiğinde çok da zararlı” şeklinde ifadelere yer vererek sizlere anlattık. AirTag için de maalesef işin sonu bu noktaya çıktı. Apple, mağdurlar ile hukuk mücadelesi içerisine girdi. İşte AirTag mağdurları hakkında detaylar…

Takip edilme paranoyasına AirTag sebep oluyor!

Yurtdışı kaynaklı bir rapora göre AirTag’ler birçok farklı amaca hizmet ediyor. Bunlardan en basiti çocuğunun nerede olduğunu kontrol etmek isteyen bir anne, motorunun çalınmasına karşı önlem alan bir Harley Davidson sahibi iken bir de kurbanını takip eden seri katiller var. Onlarda Apple Store’dan aldıkları AirTag ile bu işlemi gerçekleştiriyor.

AirTag

Burada fark etmeniz gereken şey dünyanın belki de en basit teknolojilerinden biri insanların hayatına kaç farklı noktadan dokunuyor olması. Görüldüğü üzere birçok farklı kişi bu ürünü satın alıyor ve bu ürünleri kendi yaşamlarında farklı amaçlara hizmet etmek için kullanıyor. Dünyadan gelen üzücü bir rapora göre birçok seri katil kurbanlarını takip etmek için AirTag ürünlerini kullanıyor.

Android telefonlarda kamera değişiyor! Artık ismi…

Android telefonlarda kamera değişiyor! Artık ismi…

Google karışıklıkların önüne geçmek için kamera uygulamasını yeniledi. İşte karşınızda Pixel Camera uygulaması...

Bu sebeple Apple takip konusunda müzdarip olan 40’a yakın kişi tarafından mahkemeye verildi. Bunlardan bazıları takipçisinden kurtulmak için yaşadığı yeri değiştirirken bazıları takıntılı eski sevgili/eşler tarafından çanta astarlarına atılmış AirTag’leri saatler süren aramalar sonucunda buldu. Bilindiği üzere AirTag oldukça küçük bir ürün ve saklaması da oldukça kolay.

Arabanızda bulunduğunu bildiğiniz bir AirTag’i bulmak için bile bir tamirciye yüklü miktar para ödemeniz gerekebilir. Zira bu ürünleri bulmak için arabanızın sökülmemiş vidası kalmaması gerekebiliyor. Apple dava ile ilgili red isteğini 27 Ekim’de mahkemeye sunacak. Mahkemenin nasıl sonuçlanacağı ile ilgili bir bilgi henüz yok. Tahmin edilebilen tek şey Apple’ın red isteğini teknolojilerini sağlıklı düşünebilen insanlar için ürettikleri konusunda bir savunma yapacakları.

Android telefonlarda kamera değişiyor! Artık ismi…

iPhone’ların yeni gelen 15 serisi ve iOS 17 ile birlikte değişim içinde olmasına alıştık. Yeni iPhone’lar ve iOS 17 serisini alan iPhone serileri radikal değişikliklerin yanı sıra yeni özellikleri ile de öne çıkmaya başladı. Android cephesinde de bu değişimlere özenen bir grup var diyebiliriz. Bu değişimlerden biri de Google tarafından üretilen Pixel serisi akıllı telefonlarda görülmeye başlandı. İşte Pixel Camera ve detayları…

Google Pixel telefonlarda kamera uygulamasının adı değişiyor! İşte detaylar…

Google, sadece Pixel serisi akıllı telefonlarında ve tabletlerinde bulunan Google Camera uygulamasının adını değiştirdi. Bununla birlikte uygulama içerisinde de çok ufak değişiklikler yapan Google aslında bir nevi yanlış anlaşılmanın da önüne geçmiş oldu. Bu sayede uygulamaya gelen yorumlardaki kötü yorumlarda da bir nebze azalma bekleniyor.

Pixel Camera

Google Camera olarak Google Play Store’a yüklenen uygulama ilk etapta tüm Android cihazlarda kullanılabilir gibi geliyor. Fakat aslında bu uygulama sadece Google tarafından üretilen Pixel serisi cihazlarda bu uygulama çalışıyor. Bu sebeple indiren bazı kullanıcılar “uygulama açılmıyor” gibi kötü yorumlarda bulunuyordu.

Altay Tankı’nın üretim tarihi netleşti! Yerli ama…

Altay Tankı’nın üretim tarihi netleşti! Yerli ama…

Altay Tankı seri üretim tarihi netleşti! Konuyla ilgili gelen açıklamalarda yerli motora dair hususlarda anlatıldı. İşte detaylar...

Google Camera yerine Pixel Camera olarak adlandırılan yeni uygulama sayesinde bu karışıklıkta gideriliyor. Böylece uygulamanın sadece Pixel serisi akıllı cihazlarda kullanılabileceği belirtilmiş oluyor. Uygulamanın açıklama kısmında önceden Google Camera olarak belirtilen isim de Pixel Camera olarak değişti ve “Tamamen yeniden tasarlanan Pixel Kamera ile hiçbir anı kaçırmayın ve Portre, Gece Görüşü, Hızlandırılmış Çekim ve Sinematik Bulanıklık gibi özellikleri kullanarak harika fotoğraflar ve videolar çekin.” olarak düzenlendi.

Google’ın Pixel Camera olarak yenilediği yeni uygulama Android 14 sürümü ve üstündeki Pixel serisi cihazlarda kullanılabiliyor. Peki siz bu değişim hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…

3 kameralı drone mu? İşte Mavic 3 Pro, Inspire 3 ve dahası!

Türkiye distribütörlüğünü görüntü teknolojilerinde yıllara dayanan tecrübesiyle Karfo Karacasulu’nun üstlendiği sivil drone ve yaratıcı kamera üreticisi DJI, teknoloji dünyasına inovatif ve fark yaratan modeller kazandırmaya devam ediyor. Sinema drone’u Inspire 3 ve dünyanın ilk 3 kameralı drone’u Mavic 3 Pro ile DJI sınırları aşmaya devam ediyor.

Kendini hava fotoğrafçılığı ve film yapım ekipmanı ve platformlarını dünyanın her yerindeki yaratıcılar ve yenilikçiler için daha erişilebilir, güvenilir ve kullanımı daha kolay hale getirmeye adayan DJI, drone sektörü başta olmak üzere aksiyon kameralar, el gimbalları, kodlanabilir robotlar olmak üzere görüntü teknolojilerinde dünya liderliğini koruyor.

Global pazarda yaklaşık yüzde 80 pazar payına ulaşan Çin menşeili DJI, dünyanın dört yanında teknoloji severlere ulaşıyor. DJI’ın Türkiye’deki tek resmi distribütörü Karfo Karacasulu dünya devi markanın en yeni teknolojilerini aynı anda Türk tüketici ile buluşturuyor.

Sinema sektörü profesyonelleri için geliştirilen Inspire 3, Ronin 2, Ronin 4D ve fotoğraf ve video dünyasında profesyonelleşen kullanıcılar için üretilen Mavic 3 Pro, Türkiye’deki teknoloji marketlerde ve yetkili mağazalarda satışa çıktı.

Yeni sinema drone’u Inspire 3 hakkında her şey!

DJI, hepsi bir arada, modern, hassas, tam kare 8K DJI Inspire 3 ile sinematik kalitede havadan çekim sistemleri için yeni bir standart belirledi. Üst düzey film prodüksiyonlarının ihtiyaçlarını karşılayacak tüm teknik özelliklere sahip sinema drone’u Inspire 3, şık entegre tasarımı, 161° ultra geniş FOV gece görüş FPV’si ve O3 Pro iletim ve kontrol sistemi, sınıfının en iyi uçuş performansını ve en büyük film setlerine
sorunsuz bir şekilde entegre edilebilecek tam bir profesyonel ekosistem sunuyor.

DJI Inspire 3

Inspire 3, uçuş görevlerini her zamankinden daha güvenli ve daha yüksek hassasiyetle gerçekleştirmek için hem RTK destekli Waypoint Pro’yu hem de çok yönlü algılamayı destekleyen, DJI’ın tek sinema sınıfı drone’u.

Inspire 3 yeniden tasarlandı

Inspire 3 portatif bir forma sahip hafif, entegre bir gövde ve drone’un profesyonel görünümünü vurgulayan sağlam ve dönüştürülebilir bir çerçeve sunuyor. FPV kamera, görsel sensörler, konumlandırma antenleri ve depolama kartı yuvası, minimalist bir görünüm ve modern endüstriyel estetik için gövdeye kusursuz bir şekilde entegre edildi.

Tamamen gelişmiş tasarım, yeni eklenen Tilt Boost’un yanı sıra 360° Pan yapılarını da destekliyor. İniş takımı indirildiğinde gimbal engelsiz 80° yukarı açılı çekimi destekleyerek görüntü yönetmenlerinin çarpıcı derecede yenilikçi çekimler yapmasına olanak tanıyor.

Tamamen yeni, çalışırken değiştirilebilir TB51 akıllı ikili pilleri, 28 dakikaya kadar uçuş süresi sağlar. Güçlü tahrik sistemi, 94 km/saat’e kadar uçuş hızı, 8 m/s’ye kadar yükselme ve alçalma hızı ve hatta 10 m/s’ye kadar dalış hızı sağlıyor.

Sinema sınıfında tam çerçeve ve 8K görüntüleme!

Inspire 3, DJI’ın en yeni görüntü işleme sistemi CineCore 3.0’a sahip, 8K/25 fps’ye kadar CinemaDNG videonun yanı sıra 8K/75 fps’ye kadar Apple ProRes dahili kaydını destekleyen, şimdiye kadarki en hafif tam çerçeve Zenmuse X9-8K Air Gimbal Kamera ile donatıldı.

RAW video, birinci sınıf film ve televizyon yapımlarının ihtiyaçlarını karşılıyor. S&Q modunda X9-8K Air, tam kare 4K/120 fps’ye kadar ProRes RAW videonun kırpma olmadan dahili kaydını destekleyerek daha yaratıcı düzenleme seçenekleri sunuyor.

X9- 8K Air, çift yerel ISO’yu destekliyor. Tam kare 30 fps ve altında, film yapımlarında yaygın olarak görülen 24 fps’yi, ticari ve televizyon yapımlarında kullanılan 25 fps’yi destekleyen EI 800/4000 sunuyor. 30 fps’nin üzerinde EI 320/1600 mevcut. Bu, düşük ışıklı sahneler için zengin ayrıntılara sahip ultra net görüntüler sunuyor.

X9-8K Air, gün doğumu ve gün batımı gibi karmaşık aydınlatma senaryolarında zengin vurgu ve gölge ayrıntılarını yakalayan 14’ten fazla duraklı dinamik aralığı kapsıyor. Yüksek dinamik aralık, önemli pozlama ayarlamalarından sonra bile orijinal renkleri koruyarak sonradan düzenleme için daha fazla olanak sağlıyor.

Görüntü yönetmenlerine daha fazla yaratıcı özgürlük sunmak ve DJI’ın tescilli DL yuvasını devralmak amacıyla X9-8K Air, ek bir 18 mm F2.8 tam çerçeve ultra geniş lens ve 8K hava sinematografisi için özel olarak üretilmiş yeni telefoto lensle de uyumlu. Havadan çekim düşünülerek tasarlanan birinci sınıf tam çerçeve 24 mm, 35 mm ve 50 mm lenslere sahip.

DJI’ın olgun renk bilimi ve teknolojisini temel alan DJI Sinema Renk Sistemi (DCCS), X9-8K Air’in havadan sinematografinin görünümünü yeniden tanımlayan özgün renkleri korumasını sağlıyor. Bu özellik doğal ortamlar ve şehir manzaraları için geçerli olurken ayrıca farklı ortamlarda ve aydınlatma koşullarında cilt tonlarını doğru şekilde yakalıyor.

DCCS, X9-8K Hava ve DJI Ronin 4D gibi yer tabanlı sinema kameraları arasında zahmetsiz renk eşleştirmesi sağlayarak, film prodüksiyonu sonrası düzenleme iş akışlarının ihtiyaçlarını karşılamak için havadan yere tutarlı renk stili sunuyor.

Birlikte verilen DJI PROSSD 1 TB, 1100 MB/sn’ye kadar yazma hızı ve 900 MBps’ye kadar okuma hızı sağlıyor ve kolay dosya paylaşımı ve kusursuz iş akışları için USB-C kablosuyla doğrudan bir bilgisayara bağlanabiliyor.

İlk üç kameralı Drone: İşte Mavic 3 Pro

Hasselblad Geniş Açılı Kamera, Orta Tele Kamera ve Tele Kamera, her zamankinden daha yaratıcı çekim seçenekleri için birleşiyor. DJI Mavic 3 Pro, farklı odak uzaklıklarına sahip üç kamerayı barındırarak havadan içerik yakalamada yeni bir çağ başlatan üçlü kamera sistemi ile yeni bir çağ başlatıyor.

Mavic’in ünlü Hasselblad kamerası, iki tele kamerası, 43 dakikalık maksimum uçuş süresi, DJI’nin imzası olan Çok Yönlü Engel Algılama ve 15 km HD Video Aktarımı özelliklerine sahip Mavic 3 Pro, yaratıcıların yaratıcılıklarının sınırlarını zorlamalarına olanak tanıyor.

Bir Drone, üç lens

Mavic 3 Pro, birden fazla odak uzaklığına (24 mm/70 mm/166 mm) sahip üçlü kamera sistemi sayesinde, kullanıcıların çoklu senaryo yetenekleriyle yaratıcı vizyonlarını tam olarak ifade etmelerine olanak tanıyan üst düzey görüntüleme performansı sunuyor.

İster ortamın geniş açıyla oluşturulması, ister orta tele ile belirli bir konuma gelinmesi ve ardından belirli bir alana veya karaktere odaklanılması olsun, her kamera, kullanıcıya benzersiz görsel hikayelerini anlatma konusunda tam kontrol sağlıyor.

Dünyanın ilk 4 eksenli sinema kamerası: DJI Ronin 4D!

Profesyonel film yapımcılarının titiz standartlarına göre tasarlanan ve üretilen DJI Ronin 4D, üst düzey prodüksiyonları daha verimli hale getirirken muhteşem kamera hareketlerini en uygun şekilde mümkün kılıyor ve yaratıcı profesyonellerin hikayelerini tamamen yeni bir görsel dil ile anlatmalarını sağlıyor.

DJI’ın şimdiye kadar yarattığı en güçlü sinematik görüntüleme sistemi olan Ronin 4D, amiral gemisi
tescilli bir yonga seti, hassas renk üretimine sahip dahili bir 8K RAW codec bileşeni, yüksek performanslı bir AI motoruyla gelişmiş yardımcı işlevler ve düşük gecikmeli görüntü işleme ile çoklu bağlantı izleme ve kontrol sunan akıllı bir görüntü işleme sistemi olan CineCore 3.0’ı besliyor.

Görüntüleme sistemini tamamlayan yepyeni, tam çerçeve Zenmuse X9 gimbal kamerası sinematografların tam sinema kalitesinde çekim yapmasına olanak tanıyor. DJI Ronin 4D, yaygın olarak kullanılan H.264 codec bileşenine ek olarak, hem X9-8K hem de X9-6K, Apple ProRes ve ProRes RAW’ı dahili olarak kaydedebiliyor ve böylece postta düzenleme için daha fazla serbestlik bırakıyor.

Zenmuse X9-6K, 6K/60fps ve 4K/120fps’ye kadar ve Zenmuse X9-8K, 8K/75fps’ye kadar destekliyor ve içerik oluşturuculara sinema kalitesinde çekim yapmak için birden fazla seçenek sunuyor. Sürükleyici, atmosferik çekimler oluşturmak için 800/5.000 çift yerel EI ve 14 duraktan fazla dinamik aralık, çekim senaryosu ne olursa olsun zengin renk dereceleriyle sahneleri yakalamaya yardımcı oluyor.

DJI Ronin 4D’nin tescilli DJI Sinema Renk Sistemi (DCCS), karmaşık aydınlatma koşullarında bile doğal cilt tonları ve farklı sinema kameraları kullanıldığında proje genelinde zahmetsiz ton tutarlılığı sağlıyor. Kameranın yerleşik dokuz duraklı fiziksel ND filtreleri, özellikle dışarıdayken büyük ölçüde değişen aydınlatma koşullarına uyum sağlamayı kolaylaştırıyor.

Hayal kırıklığı: Google, Tensor G3’ün hızını bilerek düşürdü!

Google, yeni Tensor G3 yonga seti ile yeni Pixel 8 ve Pixel 8 Pro’yu yakın zamanda piyasaya sürdü. Tabii bu yeni çip chipsetin önceki Tensor G2’den daha iyi olması beklenen bir durumdu. Ancak Google’ın kendi isteğiyle bu işlemciyi kısıtlaması herkesi şaşırttı.

Google, Tensor G3 işlemcisinin tepe frekansını düşürdü!

Geçtiğimiz dönemde karşımıza çıkan Tensor G3 özellik sızıntıları, Google’ın yeni bir CPU bloğuna ve daha yüksek tepe frekanslarına sahip yeni bir çekirdek düzenine geçeceğini söylüyordu. Ancak Google tarafından gönderilen son Tensor G3, çok daha düşük frekanslarla geldi. Anladığımız kadarıyla bir plan değişikliği oldu. Nitekim Pixel 8’in kaynak kodu da aynı şeyi gösteriyor.

Google başlangıçta Tensor G3’te çok daha yüksek bir tepe frekansı kullanmayı planlamış olsa da şu anda Pixel 8 telefonlarda bulunan daha düşük değerlere geçiş yaptığı net bir şekilde gözüküyor. Hatta Pixel 8 Pro’nun kaynak kodunda, tüm çekirdekler için frekansları düşüren bir dizi kodlamayı görebiliriz.

Performans tarafında üzüyor: Google Pixel 8 ailesi Geekbench testine tabi tutuldu!

Performans tarafında üzüyor: Google Pixel 8 ailesi Geekbench testine tabi tutuldu!

Google Pixel 8 modelleri performans testlerinde görüntülendi. Görünüşe göre Google Pixel 8 ailesi performans tarafında üzüyor.

İşte Pixel 8 Pro’daki Tensor G3’ten bildirilen frekanslar (Referans için, şu anki tepe frekansları ile sızdırılan özellikler arasında karşılaştırma tablosu):

Tensor G3Gerçek Tepe FrekansıSızdırılan Tepe Frekansı
1x Arm Cortex-X32.91GHz3.0GHz
4x Arm Cortex-A7152.37GHz2.45GHz
4x Arm Cortex-A5101.70GHz2.15GHz

Bu CPU frekanslarının düşürülmesinin çeşitli nedenlere dayalı olabileceğini düşünülüyor. Google, daha yüksek frekansların hiçbir zaman kullanılmasını istemiyor olabilir veya daha yüksek frekanslar kararlı olmamış veya başka sorunlar yaratmış olabilir.

Daha önceki Tensor G3 benchmark testlerinde de belirtildiği gibi Tensor G3, ham performans yerine güç verimliliği odaklı gibi görünüyor. Sürekli hızlı performans arayanlar Pixel 8 serisinden memnun olmayabilir ve uzun süreli stres testleri için uygun bir telefon değil. Ancak buna karşılık olarak olumlu tarafı; Pixel 8 serisinin pil ömrü web ve video oynatma testlerinde çok daha iyi performans sergiliyor.

Son olarak, dikkatli okuyucular yukarıdaki ekran görüntüsünde Tensor G3’ün 5nm üretim mimarisine sahip olduğunun belirtildiğini görmüş olabilirler, ancak genel olarak bu 4nm bir yonga seti olarak kabul ediliyor. Zira CPU bilgi uygulamaları, veri giriş hatalarına sahip olabilir ve her zaman doğru bilgileri vermeyebilir.

Ne yaptılarsa olmadı: Huawei, bir kez daha zirvede!

Hukuki ve düzenleyici araştırmacılığı şirketi LexisNexis, Qualcomm ve Samsung gibi büyük isimlerin de yer aldığı oldukça rekabetçi bir 5G patent yarışında Huawei’nin önde olduğunu iddia etti. Peki gerçekten öyle mi?

Huawei, 5G patent yarışında lider konumda!

LexisNexis, yıllık patent portföyleri ve ilgili pazar değerleri araştırma raporunun son versiyonunda haftalık olarak 1 milyon ile 100 milyon dolar arasında değişen 5G anlaşmalarının yapıldığını açıkladı, ancak şeffaflık eksikliği nedeniyle miktarları ve pazar paylarını tanımlamanın zor olduğunu söyledi.

Aslında LexisNexis, yükselen 5G pazarında hangi standart-temel patentlerin hakim olmaya en uygun olduğunu inceledi. Bu araştırma sonucunda Huawei, Qualcomm ve Samsung’ı sırasıyla miktar ve kalite açısından en üst sıralarda yer alan üç firma olarak sıraladı. Ericsson, Nokia, LG Electronics, ZTE, Oppo, NTT ve InterDigital ise hemen arkalarında yer aldı.

Türkiye 5G’ye ne zaman geçiyor? Tarih açıklandı!

Türkiye 5G’ye ne zaman geçiyor? Tarih açıklandı!

Daha önce sıkça gündeme gelen Türkiye 5G teknolojisine ne zaman geçiyor? sorusunu bu kez ULAK Haberleşme AŞ Genel Müdürü Metin Balcı yanıtladı.

Analizi yapan şirket, uzmanların ilan edilen 5G standart-temel patentlerin yüzde 10 ila yüzde 20’sini gerçekten temel olarak sınıflandırdığını belirtti. Aynı zamanda patent değerlerinin iç değerlendirmesi ve 3GPP standartlarına katkıları ile “saf” ilan sayımları yoluyla en iyi 50 patent satıcısını sıraladı.

Bunun sonucund Huawei, Ericsson ve Nokia, 5G standartlarına en güçlü katkı sağlayan firmalar arasında yer aldı. Küresel olarak ise ABD’nin 28. binden fazla 5G patent ailesine, Çin’in yaklaşık 26 bin ve Avrupa’nın tamamının ise neredeyse 15 bin patente sahip olduğu gözlemlendi.

Genel toplama baktığımızda; Temmuz 2023 itibarıyla ilan edilen 5G patent ailelerinin sayısı 60 bini geçti. Bunların yaklaşık 30 bini de Avrupa ve ABD’de ait. Yani yıllık yaklaşık olarak 5 bin artış yaşandığı gözlemleniyor. Öte yandan bu alanda liderlik Çin’in ve şirket olarak da Huawei’nin elinde.

Bir ilk: Psyche uzay aracı SpaceX Falcon Heavy roketiyle fırlatıldı!

NASA’nın Psyche uzay aracı, bugün erken saatlerde SpaceX Falcon Heavy roketiyle havalandı. Uzay aracının hedefine ulaşması için epey uzun bir yolu var. Resmi olarak metal açısından zengin bir asterit olan Psyche Asteroiti’ne doğru yola çıktı. Bu misyon ilklere ev sahipliği yapıyor. NASA ilk kez bilim misyonununda fırlatma için SpaceX’in daha büyük roketini kullandı. İşte detaylar…

Psyche uzay aracı, asteroitine doğru yola çıktı!

NASA’nın yeni Psyche misyonuna günler kala olumsuz hava koşulları yüzünden fırlatmanın erteleneceği konusunda haberler çıktı. Ancak hiçbir şey bu misyonu durduramadı. Psyche uzay aracı, SpaceX’in Falcon Heavy roketiyle fırlatıldı.

Falcon Heavy, NASA’nın Kennedy Uzay Merkezi’nden saat 10:19’da havalandı. Uzay aracı, kalkıştan bir saatten biraz fazla bir süre sonra roketin üst kısmından başarıyla ayrıldı. Ayrıca NASA mühendisleri öğle saatlerinden kısa bir süre önce onunla iletişim kurmayı başardı.

Asteroit yolcusu kalmasın: NASA’nın Psyche uzay aracı yola çıkacak!

Asteroit yolcusu kalmasın: NASA’nın Psyche uzay aracı yola çıkacak!

NASA ilk defa yüzeyinde yoğun miktarda metal bulunan bir asteroiti incelemek için Psyche uzay aracını gönderecek. Hava koşulları izin verirse

Psyche uzay aracı şimdi Mars ve Jüpiter arasındaki ana asteroit kuşağında bulunan görevin ismini de aldığı asteroide doğru yola çıktı. Yolculuğu epey uzun olacak. Altı yıl sürecek, 2,2 milyar millik bir yolculuktan bahsediyoruz. 

Uzay aracı hedefine ulaşmadan NASA’nın önemli bir görevini de gerçekleştirecek. Uydu sayısının artması sinyal konusunda uzay ajansını endişelendirdi. Bu yüzden Derin Uzay Optik İletişim deneyi uydu- yer sistemleri projesi için önem arz ediyor. Başarılı olması halinde, optik iletişimin Dünya-ay sisteminin ötesine taşınacak.

Minibüs büyüklüğündeki uzay aracı, 2026 yılının mayıs ayında Mars’a ulaşacak. Kendisini hedef asteroide itmek için o gezegenin çekim alanını kullanacak. Psyche oraya vardığında, metal yüzeye sahip bir asteroiti inceleyecek.

Ayrıca bu görev için metal açısından zengin asteroidin yörüngesinde 26 ay geçirecek. Uzay aracı çok bantlı görüntüler çekecek. Bu sayede asteroidin yüzeyinin haritasını çıkaracak. Ayrıca uzay aracı, kimyasal ve mineral bileşimini inceleyecek. Uzay aracı, asteroitin yerçekimi alanını ve yüksek enerjili parçacıkları incelemek için radyo anteni ve spektrometre gibi aletlerini kullanacak.

Yalnızlığa son: İşte Meta’nın yeni yapay zeka sohbet botları!

Yapay zeka her yerde. Hayatımızın her alanına girmeye de devam ediyor. Meta’dan çağın gerekliliklerinden bir yenilik daha geldi: Yapay zeka sohbet robotları. Denemek ise çok kolay. Üstelik denemek için yapay zekaya özgü herhangi bir şeyi indirmenize bile gerek yok. Aslında bunu doğrudan Instagram’dan yapabilirsiniz. Meta, kendi çatısı altındaki platformlara bu özelliği sunacak. Artık yapay zeka sohbet robotlarını Instagram, WhatsApp ve Messenger’da kullanabilirsiniz. İşte detaylar…

Meta, kendi platformlarına yapay zeka sohbet robotu özelliğini getiriyor!

Meta, geçtiğimiz ay Meta Connect 2023 etkinliği düzenledi. Bu etkinliğin gündeme bomba gibi düşen gelişmesi ise yapay zeka sohbet robotlarıydı. Şirket 28 botun tamamını kullanıma sundu. Bu botlar şirketin Llama 2 açık kaynaklı büyük dil modeli (LLM) ile geliştirildi. Ayrıcasorularınıza güncel yanıtlar vermek için Bing aracılığıyla internete bağlanabiliyor.

28 sohbet botunun kendine özgü kişilikleri var. Meta, farklı sohbetler için farklı botlarla sohbet etmenize imkan sunuyor. Örneğin şirket, yaklaşan bir geziyle ilgili ipuçları ararken seyahat uzmanıyla konuşabilirsiniz. Ya da akşam yemeği için yeni bir şeyler yapmayı düşünürken yemek pişirme uzmanıyla sohbet etmenizi edebilirsiniz.

Reklamsız abonelik rüzgarı sürüyor: Meta yüksek ücretli plan için geri sayımda!

Reklamsız abonelik rüzgarı sürüyor: Meta yüksek ücretli plan için geri sayımda!

Sosyal medya devi Meta, reklamsız abonelik tufanına katılmaya hazırlanıyor. Görünen o ki şirket, ciddi bir maddi gelir elde etmek istiyor.

Bu sohbet robotlarının on beşi aslında ünlülere dayanıyor. Meta bu yapay zeka sohbet robotlarının aktörlere, şeflere, sporculara ve şahsiyetlere, benzemesi ve ilginç bir deneyim sunmak için para ödedi. Botlar şimdilik yalnızca metin kullanıyor. Ancak ünlülerle yüzyüze görüşmek pek mümkün değil. Mesela Tom Brady ile yüz yüze gerçek bir görüşme yapamazsınız. Buradaki fikir ünlü ile mesajlaşmak.

Meta’nın sohbet edebileceğiniz AI botlarının tam listesi:

  • Lorena (Padma Lakshmi): Seyahat uzmanı
  • Bru (Tom Brady): Kendine güvenen spor tartışmacısı
  • Zindan Ustası (Snoop Dogg): Maceracı hikaye anlatıcısı
  • Tamika (Naomi Osaka): Anime fanatiği
  • Billie (Kendall Jenner): Sür ya da öl ablası
  • Amber (Paris Hilton): Suç çözen dedektif
  • Max (Roy Choi): Tecrübeli aşçı yardımcısı
  • Coco (Charli D’Amelio): Dans tutkunu
  • Luiz (Isreal Adesanya): MMA uzmanı
  • Perry (Chris Paul): Yaklaşılabilir golf profesyoneli
  • Dylan (LaurDIY): İlginç DIYer
  • Victor (Dwayne Wade): Motivasyonel triatlet
  • Zach (Bay Canavar): Kardeş şakacı
  • Sally (Sam Kerr): Özgür ruhlu arkadaş
  • Angie (Raven Ross): Fitness tutkunu

Ayrıca ünlü olmayan AI sohbet robotlarıyla da sohbet edebilirsiniz:

  • Meta Yapay Zeka: Yapay Zeka Asistanı
  • Thalia: Fantastik macera rehberi
  • Brian: Sıcak kalpli büyükbaba
  • Izzy: Gelecek vadeden şarkıcı-söz yazarı
  • Scarlett: Heyecan verici kadın kanka
  • Becca: Fedakar köpek annesi
  • Uzaylı Alvin: İlginç uzaylı
  • Robot Bob: Alaycı robot
  • Lily: Yaratıcı yazarlık ortağı
  • Carter: Pratik flört koçu
  • Jane Austen (lol): Düşünceli yazar
  • Aslan: Kariyer koçu
  • Jade: Hip-hop takıntılısı
  • Liv: Açık kalpli anne

Yakında Meta’nın sohbet robotları tüm uygulamalarda yayında olacak. Sohbet robotlarıyla konuşmak için ilk olarak Instagram, Messenger veya WhatsApp’ı başlatın. Ardından yeni bir sohbet başlatın. Ancak kişilerinizden birini seçmek yerine Yapay Zeka Sohbeti’ni seçin. Açılır pencerede Devam’ a dokunduğunuzda, “Yapay zekayla sohbet edin” penceresiyle karşılaşacaksınız. Burada, Meta’nın yapay zeka asistanı da dahil olmak üzere sohbet etmek için tüm yapay zeka karakterleri arasından seçim yapabilirsiniz.

Yapay zeka, beyin tümörü tedavilerinde devrim yaratıyor!

Günlük yaşamımızın birçok kısmında aktif olarak karşı karşıya kalmaya başladığımız yapay zeka teknolojisi, sağlık sektöründe de insanlığa önemli avantajlar sağlamaya devam ediyor. Yürütülen bir çalışma, beyin tümörü için yapılan cerrahi operasyonlar için umut aşılıyor. İşte detaylar…

Yapay zeka, ziyadesiyle titiz bir çalışma yürütüyor!

Hollanda’da sürdürülen bir akademik çalışma neticesinde geliştirilen yapay zeka sistemi, beyin tümörünün teşhis sürecinde aktif bir şekilde rol alarak eksik/hatalı teşhislerin önüne geçiyor. Bununla birlikte, cerrahi operasyonlar esnasında alınacak kritik kararlar için detaylı risk analizleri yapan sistem, tedavilerin başarı şansını arttırıyor.

Sturgeon

Sturgeon ismi verilen sistem temel olarak;

  • Beyinde yer alan tümörleri tespit ediyor.
  • Tespit edilen tümörlerin DNA’larını segment segment analiz ederek bu tümörlerin türünün belirlenebilmesini sağlıyor.
  • Türünü belirlediği tümörlerle ilgili atılabilecek adımlarla ilgili tavsiyelerde bulunuyor.
ChatGPT hiç de iyi durumda değil: Toparlanabilecek mi?

ChatGPT hiç de iyi durumda değil: Toparlanabilecek mi?

Teknoloji devi OpenAI'ın geliştirdiği yapay zeka modeli ChatGPT, zor günler geçiriyor. Şirket, bu zor günleri atlatabilecek mi?

Henüz test aşamasında olan yapay zeka sistemi, süreç içerisinde analiz ettiği 45 hasta arasından 40’ının tümörünü başarıyla tespit edebildi. Sistem; operasyonlar esnasında da aktif olarak kullanılarak tümöre nasıl müdahale edilmesi gerektiği, -şayet alınacaksa- tümörün ne kadarlık bir kısmının alınması gerektiği ile ilgili sunduğu rehberlikten faydalanıldı.

Sturgeon ile ilgili ilk izlenimler, oldukça umut verici nitelikte. Gelecekte çok daha önemli başarılar kaydedebileceğine inanıyoruz. Peki, sizler bu sistemle ilgili olarak neler düşünüyorsunuz? Sizce gelecekte beyin tümörü için izlenen tedavi protokolünde önemli bir konuma sahip olabilir mi? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmından paylaşabilirsiniz.