Valve’ın geliştirdiği ve ilk olarak 2017 yılında görücüye çıkardığı Team Fortress 2, ilginç bir başarıya imza attı. 16 yaşındaki online savaş oyunu, eş zamanlı oyuncuda kendi rekorunu kırarak 250 binden fazla kişi tarafından oynandı.
Team Fortress 2 eş zamanlı oyuncu sayısı zirvede
Team Fortress 2’nin piyasaya sürülmesinin üzerinden 10 yıldan fazla süre geçti. Ancak kendi eş zamanlı oyuncu rekorunu kırarak dikkat çekmeyi başardı. SteamDB verilerine göre, 13 Temmuz’da 253 bin 997 kişi aynı anda Team Fortress 2 oynadı. Bu da şimdiye kadarki en fazla oyuncu sayısına ulaştığını gösteriyor.
Valve tarafından geliştirilen ikonik FPS oyunu, şu anda 140 binden fazla eş zamanlı oyuncuya sahip. Ayrıca son 24 saatte ise 175 binden fazla Steam kullanıcısı tarafından oynanmış. Apex Legends’in şu anda 300 bine yakın kişi tarafından oynandığını düşünürsek, bu rakamlar 16 yıllık bir oyun için oldukça etkileyici görünüyor.
Steam listelerini altüst eden Dave the Diver nedir? 98 bin anlık oyuncuya ulaşan bağımsız yapım, basit bir macera oyunu olarak öne çıkıyor.
Team Fortress 2’nin oyuncu sayısındaki bu artışın Valve tarafından hazırlanan yaz etkinliğiyle yaşandı. Sınırlı süreli etkinlik; yeni haritalar, efektler, savaş boyaları ve karakter animasyonları dahil olmak üzere birçok yeni içerik getiriyor.
TF2’nin geliştirme ekibi tarafından yapılan bir duyuru, oyuncuların Steam Atölyesi’nde paylaştığı içeriklerin de bu güncellemeye dahil edildiğini ortaya çıkardı. Bu durum ise daha fazla oyuncunun TF2’ye merak duymasına yol açtı.
Oyunun PlayStation 3 sunucuları geçtiğimiz Nisan ayında kapatılmıştı. Buna rağmen Steam’de rekor kırıyor olması, Valve’ın bazı konularda acele etmiş olabileceği anlamına geliyor. Ancak TF2’nin Windows platformuna ve klavye+mouse oynanışına ağırlık verdiğini belirtelim.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Son yılların yükselen enerji kaynaklarından olan güneş enerjisi, elektrikli araçlar ve birçok sektörde kullanılmaya başlandı. Teknoloji ile birlikte giderek büyüyen bu sektörde Bakırlar Enerji’nin fabrikasında güneş panellerinin nasıl üretildiğine yakından baktık.
Türkiye’de güneş paneli nasıl üretiliyor?
Bakırlar Enerji, Bakırlar Tekstil’den gelen üretim tecrübesiyle 2023 başında üretimlerine başlamıştır. Şu anda entegre fabrikalarında güneş enerji santralleri bulunmaktadır ve otoparklarına yakın zamanda e-şarj istasyonu kurmayı planlamaktadırlar. Ayrıca yapımı devam eden sahalarıyla yaklaşık 50 MW kapasiteye sahip güneş enerji santralleri inşa etmektedirler. Kaliteli hammaddeler ve son teknoloji makine parkuru kullanarak güneş panelleri üretiyor.
Üretimde half-cut teknolojisi ve stringer makineleri kullanılmaktadır. Panel çerçeveleme işlemleri silikon kullanılarak yapılmaktadır. Şirket, tek yüzlü ve çift yüzlü paneller üretmektedir. Çift yüzlü panellerde şeffaf backsheet kullanarak daha hafif ve maliyeti daha düşük paneller üretmektedirler. AR-GE ekibiyle birlikte enerji sektörünü yakından takip etmekte olup, üretim kapasitesini 1.2 GWh’e çıkarmayı hedefliyor.
Yerli hücre üretimi ve Top-CON teknolojisine geçiş de önemli konular arasında yer almaktadır. Bakırlar Enerji, şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir olma konusunda iddialıdır. Yatırımcılara fabrikalarını tanıtmakta ve üretim süreçlerini göstermektedirler.
Bakırlar Enerji, 25 yıllık sanayi ve üretim tecrübesine sahip olan Bakırlar Tekstil’in enerji şirketi olarak hizmet veriyor. Şu anda devam eden bir saha projesiyle birlikte 50 MW kapasiteye sahip. Şirketin idari binasının kapalı otoparkının üstü güneş panelleriyle kaplanmış ve buraya şarj istasyonu eklenmesi planlanmaktadır. Toplamda 1300 çalışanı olan bir şirket grubuna sahiptir. Gelecek yıl içinde yıllık üretim kapasitesini 600 MW’dan 1.2 GW’a çıkarmayı hedeflemektedir.
Şirketin üretim sürecinde bazı avantajlara sahip; bunlar arasında antireflektif cam kullanımı, kompleks stringer makineleri, tahribatsız lazer kesim yöntemi ile half cut teknolojisi, homojen lehimleme işlemi sağlayan auto bussing makinesi, cam-cam panellere göre daha hafif ve saha maliyetlerini azaltan şeffaf backsheet kullanılan çift taraflı üretim yapabilen bifacial paneller, son teknoloji ve çift katlı laminasyon makineleri, tam yalıtkanlı panel üretiminde silikon kullanımıyla çift taraflı bant kullanmayan çerçeve makinesi, ve A++ ışık kaynağıyla güneşi daha iyi simüle eden IV test cihazı bulunmaktadır.
Chaos Vantage 2 uygulaması sayesinde kullanıcılar NVIDIA yapay zeka destekli gürültü giderme teknolojisinden yararlanarak daha kaliteli fotoğraflara sahip olabiliyor ya da NVIDIA RTX Direct Illumination teknolojisiyle oluşturulmuş direkt ışık rezervuar örneklerindenfaydalanabiliyor.
Chaos Vantage, V-Ray renderlama yazılımını kullanan sanatçıların büyük modellere dayanan devasa sahneleri kaldırabilen, yüksek kaliteli bir 3D görselleştirme aracı. Sanatçılar, Chaos Vantage kullanarak ışın izleme kullanılan bir ortamda hızlı bir şekilde eserlerini görebilir ve sergileyebilirler.
Vantage 2’nin sunduğu yeni NVIDIA yapay zeka destekli gürültü giderme teknolojisi sayesinde, yüksek kaliteli görselleri renderlarken otomatik olarak kumlanmadan kurtulacak, eklediği yeni direk ışık rezervuar örnekleri sayesinde dinamik ışık kaynaklarını ölçeği değişen sahnelere göre ayarlanabiliyor.
Yeni NVIDIA DLSS 3 eklenti desteği
NVIDIA, Unreal Engine 5 ile uyumlu olan DLSS 3 eklentisini çıkardı. Oyun geliştiricileri, oyun içi editör sayesinde hızlı bir şekilde düzenleme yapabiliyor ve belirli bir oynanış seviyesini inceleyebiliyor. Ayrıca DLSS 3 yapay zeka yükseltmesi sayesinde, GeForce RTX 40 Serisi Ekran Kartları üzerinde çok daha yüksek kare hızlarına ulaşmak mümkün.
Daha önce hiç deneyimlemediğiniz türden bir üretim sürecini deneyimlemek için Unreak Engine 5.2 için DLSS 3’ü siz de indirebilirsiniz.
Omniverse’e dair yeni haberler
3D giysi üretimi, düzenlenmesi ve kullanımı alanında uzmanlaşmış 3D yazılım uygulaması Marvelous Designer, Marvelous Designer NVIDIA Omniverse Connector’ı piyasaya sürdü. Kullanıcılar artık USD belgelerini direkt olarak Omniverse Nucleus serverından çekebilecek, farklı versiyonları, farklı 3D uygulamalarda kullanmak üzere aynı OpenUSD dosya formatında birleştirebilecek.
Bu ay bir 3D yaratıcı uygulaması olan Marvelous Designer, NVIDIA Omniverse Bağlantısı olan Into the Omniverse’ü çıkarıyor. Şimdi siz de yetenekli sanatçıların Universal Scene Description yapısından faydalanarak yaratıcı iş süreçlerini daha verimli hale getirmek için bağlantıdan nasıl yararlandıklarını öğrenebilirsiniz.
NVIDIA Studio’da sanat şöleni!
3D sanatçıları Minjin Kang ve Mijoo Kim’in kurduğu MUE Studio, her biri Adobe After Effects, Autodesk 3ds Max ve Unreal Engine 5 kullanılarak hayata geçirilmiş yaz temasındaki eserlerini ve 3D videoları, Somewhere In The World’ü göstermek üzere NVIDIA Studio’nun konuğu oluyor.
GeForce RTX 3090 grafik kartlı NVIDIA Studio laptoplarıyla, minimalist ve modern estetiğe sahip 3D görseller oluşturuldu. Bu işlem için Autodesk 3ds Max kullanılarak huzur verici eserlere şekil verildi ve modeller kurgulandı. Daha sonra doku uygulama, aydınlatma ve animasyonlar Unreal Engine 5 kullanılarak gerçekleştirildi. MUE Studio’nun muazzam sahnelerinin post prodüksiyon sürecinde kullandıkları başlıca uygulamalarıysa 30’dan fazla ekran kartı destekli efekt barından Adobe After Effects.
Uçan Kaplumbağa’nın Studio Ziyareti!
Kingsletter mahlaslı yetenekli 3D sanatçısı Amir Anbarestani, Zbrush, Adobe Substance 3D Painter ve Blender kullanarak yaptığı mükemmel eseri Space Turtle’ı göstermek üzere NVIDIA Studio’ya konuk oldu.
Kingsletter, ZBrush aracından faydalanarak eseri üzerinde çalışmış ve yüzey detaylarını oluştururken Adobe Substance 3D Painter’dan yararlandı. Daha sonrasında sahneye animasyon katmak, kaplumbağanın uçmasını sağlayan uzuvlarını ve uçuşunu betimlemek için Blender’ı kullanmış ve GeForce RTX 4070 ekran kartlarıyla güçlendirilmiş MSI Creator Z17 HX Studio A13V NVIDIA Studio laptopunun performansı sanatçının mütevazı beklentilerini aştı.
Blender Cycles’daki RTX hızlandırmalı ışın izleme teknolojisi ve RTX 4070 Ekran Kartı sayesinde görsellerin son haline çok daha hızlı ve pürüzsüz bir şekilde ulaşmış.
NVIDIA Studio teknolojileriyle nasıl yüzlerce saat tasarruf edilir?
Yetenekli bir kurgucu ve film yapımcısı olan Sara Dietschy, NVIDIA Studio’dayapay zeka destekli iş sürecinden ve NVIDIA Studio teknolojisinin kendisini nasıl fazladan yüzlerce saat çalışmaktan kurtardığını ve böylece kurgu sürecine daha fazla odaklanabildiğini anlatıyor.
Dietschy, Studio dizüstü bilgisayarları ve GeForce RTX 40 Serisi Ekran Kartlarıyla güçlendirilmiş bir masaüstü donanımı kullanıyor. Bu yapay zeka araçları, karmaşık düzenleme süreçlerini daha zorlu hale getirebilecek manuel süreçlerin üstesinden gelmesini sağlıyor. Dietschy, Davinci Resolve, AI Relighting, Video Text Editing gibi araçlardan yararlanarak her projede değerli zaman tasarrufu yaratıyor. Örneğin, bir saatten uzun süren bir 4K podcast’i sadece 14 dakikada dışa aktarabiliyor.
NVIDIA Studio ekibi yapay zekadan nasıl faydalandığını, teknolojinin sanatçıların üretim süreçlerinde ne gibi kolaylıklar sağladığını ve Studio platformunun yaratıcılığına ve video düzenleme süreçlerine nasıl katkı verdiğini öğrenmek için Dietschy’le görüştü:
Dietschy’nin hangi yapay zeka özelliği hakkında “mükemmel” dediğini öğrenmek için soru cevabımızı okumak ister misiniz? Dietschy hakkında daha fazla bilgi edinmek ve NVIDIA Studio teknolojisinin sanatçıların yaratıcı süreçlerine nasıl katkı verdiğini öğrenmek için, harici kaynakların da ekli olduğu NVIDIA Studio blog içeriğini okuyabilirsiniz.
Dietschy’nin, ASUS Zenbook Pro 14 OLED Studio laptop üzerinden oluşturduğu, “Bana 100’den fazla saat kazandıran 5 yapay zeka aracı” gibi üretim ve teknolojiye yönelik videolarıyla 900 binden fazla aboneye ulaştığı YouTube kanalı üzerinden daha fazla içeriğine göz atabilirsiniz.
Wooly Mamooth Omniverse’de
Deneyimli teknik sanatçı Keerthan, NVIDIA Studio’nun konuğu olarak, 3D alanında uzmanlaşmış ve etkileyici animasyonu Tiny Mammoth’u yaratmak için çeşitli 3D uygulamalarını bir araya getirdi. Sathya, NVIDIA Omniverse, Adobe Substance 3D Modeler ve Painter, Autodesk 3ds Max gibi araçları kullanarak eserini oluşturdu ve bu süreçte Universal Scene Description (OpenUSD) yapısından faydalandı. Bu yöntem, farklı uygulamalar arasında bir köprü görevi görerek, ayrıntılı ve hayranlık uyandıran bir animasyon ortaya çıkarmasını sağladı..
Sathya’nın hayvanların soylarının tükenmesi konusuna duyduğu ilgi onu benzersiz bir 3D hikayesi oluşturmak için bir çevre tasarımı yapmak için teşvik etti. Modellerini kusursuz bir şekilde 3D olarak modelleyebilmek için Adobe Substance 3D Modeler’dan ve bu süreçte materyal üretimini hızlandırmasına yardım edecek ekran kartı hızlandırmalı filtrelerden faydalanan NVIDIA RTX 5000 grafik kartlı bir NVIDIA Studio HP ZBook laptop kullandı.
Sathya, hayvanların soylarının tükenmesi konusuna duyduğu ilgiyle birlikte benzersiz bir 3D hikaye yaratmak için çevre tasarımına yönelik bir proje oluşturmaya karar verdi. Bu projede, modellerini kusursuz bir şekilde 3D olarak oluşturabilmek için Adobe Substance 3D Modeler kullanıyor. Ayrıca, materyal üretim sürecini hızlandırmak için NVIDIA RTX 5000 grafik kartlı bir NVIDIA Studio HP ZBook laptopunun ekran kartı hızlandırmalı filtrelerinden de yararlanıyor.
Haftanın sanatçısı ve Omniverse dünyası hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için ek kaynakların da ekli olduğu haftanın NVIDIA Studio blog içeriğine göz atmayı unutmayın.
Microsoft tarafından yapılan resmi duyuruyla birlikte Xbox Game Pass için yeni abonelik katmanı ortaya çıktı. Xbox Live Gold’u Game Pass Core ismiyle yeniden markalaştıran Microsoft, efsane hizmetini rafa kaldırmaya karar verdi. Live Gold’un fiyatı değişmezken, bir dizi önemli yükseltme yapılacak.
Xbox Live Gold gitti, Game Pass Core geldi
Microsoft’un yeni kararıyla birlikte Xbox Live Gold hizmeti resmi olarak sonlandırılıyor. Teknoloji devi, 14 Eylül’den itibaren Game Pass Core isimli yeni aboneliğini sunacak. Temelde aynı özelliklere sahip olacak bu aboneliğin fiyatı 79,99 TL/ay olacak.
Xbox Live Gold üyeleri 14 Eylül’den itibaren otomatik olarak Xbox Game Pass Core üyeliğine geçiş yapacak. Bu değişimin bir parçası olarak Games with Gold programı da sonlandırılacak. Ekim ayı, oyuncuların iki ücretsiz Xbox One oyunu aldıkları son dönem olacak.
Anılarınız canlanacak: Bulut oyun platformu Antstream Arcade, Xbox'a binden fazla retro oyun getiriyor. İşte detaylar...
Games with Gold’un yerine Microsoft, hem Xbox Series X/S hem de Xbox One’da yer alan Game Pass yapımlarını sunacak. Game Pass Core için yeni süreç 25’in üzerinde oyunla başlayacak. Şirketin açıklamasına göre hizmete yılda 2-3 kez ek oyunlar eklenecek.
Games Pass Core kapsamında sunulacak ilk oyunlar arasında Among Us, Dishonored 2, Doom Eternal, Fable Anniversary, Fallout 4, Fallout 76 ve Forza Horizon 4 gibi popüler yapımlar yer alıyor.
Microsoft ayrıca Game Pass Core hizmetinin bir parçası olarak özel fırsatlar ve indirimler sunacağını söyledi. Ancak Games with Gold ise 1 Eylül’den itibaren sona erecek.
Peki, siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte iletişim konusunda uydular dünyamızın en önemli parçası hâline gelmiş durumda. İletişim ağlarının gittikçe artması ile Dünya’nın çevresini de yüzlerce uydu kaplıyor. Ancak yıllar geçtikçe diğer her şeyde olduğu gibi bu uyduların da güncellenmesi gerekiyor.
GSMA ve Avrupa Uzay Ajansı güçlerini birleştiriyor
Bu konuda çalışmalarını yürüten GSMA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ise yeni nesil uzay ağlarını oluşturmak için bir araya geliyor. İki kuruluş, yenilikçi uydu ve karasal ağ teknolojileri üzerinde birlikte çalışmak adına niyet mektubu imzaladı.
Bu iki kurum bir araya gelerek hem mobil hem de uydu ağı endüstrilerini daha rekabetçi hale getirmeyi amaçlıyor. Yapılacak ortak çalışmalar sonucunda hem işletmeler hem de tüketiciler için tamamlayıcı çözümlerin geliştirilmesini hızlandırabilecek bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor.
Ortakların ayrıca uydu iletişiminin 5G ve yakında çıkacak 6G ağları ile entegrasyonuna ilişkin inovasyonu hızlandırması bekleniyor. GSMA’nin yakın tarihli araştırması, iletişim endüstrisinde uydu teknolojilerinin daha fazla benimsenmesinin ve entegrasyonunun, 2035 yılına kadar gelir kazançlarını 35 milyar dolar artırma potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.
İki kuruluşun bir araya gelmesi ile uydu endüstrisine 5G ve 6G merkezli yenilikçi çözümler ortaya konması hedefleniyor. Bu iki kurum, fikir ve test sonuçlarını paylaşarak 5G ve gelecekteki 6G iletişiminin karasal olmayan ağlarla entegrasyonu konusunda birbirlerine yardımcı olacaklar.
Yeni nesil uydu özellikli bağlantının devasa potansiyelini keşfetmek ve gerçekleştirmek için GSMA ile çalışmayı dört gözle beklediklerini aktaran ESA 5G ve 6G Stratejik Programı Uzay Başkanı Antonio Franchi, bu konuda çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Peki siz yeni nesil uydu ağı için güçlerini birleştiren ESA ve GSMA hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Hindistan, Çin ve ABD’den sonra dünyanın en büyük üçüncü otomobil pazarı. Birçok şirket bu pazardan pay alabilmek için Hindistan’a özel modeller üretiyor. Şimdi ise iki elektrikli otomobil üreticisi de bu pastadan yararlanabilmek adına Hindistan’a yatırım yapmaya hazırlanıyor.
Tesla ve BYD, Hindistan’a otomobil fabrikası kurmak istiyor
ABD ve Çin’de fabrikaları bulunan Tesla, son gelen bilgilere göre Hindistan’da da bir fabrika kurmak için ülkenin yetkilileri ile görüşme hâlinde. Yıllık 500 bin araç üretecek bir tesisin planlarını yapan Tesla, Hindistan’ı bir ihracat üssü olarak da kullanmayı hedefliyor. ABD’li şirket çevre ülkelere Hindistan üzerinden araç göndermeyi planlıyor.
Hindistan’da kurulacak tesis ile birlikte Tesla, 24 bin 400 dolarlık (2milyon rupi) fiyat etiketine sahip uygun fiyatlı elektrikli otomobiller üretecek. Bu fiya etiketi, Tesla’nın mevcut model gamındaki tüm modellerinde çok daha uygun fiyatlı. Şirket böylece başta Hindistan olmak üzere çevre ülkelerdeki satışını bir üst seviyeye çıkarmaya çalışacak.
KDV oranının yüzde 20'ye çıkarılması ile otomobil fiyatları bir kez daha artış gösterdi. İşte otomobillerdeki toplam vergi miktarları:
Hindistan’da üretilecek bir Tesla, Türkiye pazarı için de güçlü bir oyuncu olabilir. Bilindiği gibi Tesla ülkemizde sadece Model Y ile varlığını sürdürüyor. Elektrikli otomobil üreticisi, Çin’de üretilen araçlara uygulanan ekstra yüzde 40 gümrük vergisi nedeniyle, uygun fiyatlı Model 3‘ü ise maalesef ülkemizde sunmuyor.
Çin dışında üretilecek Tesla imzası taşıyan ucuz bir elektrikli model, ülkemizde oldukça ciddi satış rakamlarına ulaşabilir. Tesla’nın 24 bin 400 dolar olması beklenen elektrikli otomobili, üzerine eklenecek yüzde 10 ÖTV ve yüzde 20 KDV‘yi de hesaba kattığımızda bugünkü kurdan 846 bin 800 TL gibi bir fiyat ile karşımıza çıkabilir.
Diğer yandan Çinli BYD şirketi de yerel bir şirket olan Megha Engineering and Infrastructures ile ortaklaşa bir girişim yapmayı planlıyor. Şirket, Hindistan’a yapacağı 1 milyar dolarlık yatırım ile batarya üretiminin yanı sıra geniş bir elektrikli model gamı sunmayı hedefliyor.
Elektrikli otomobil pazarının iki büyük oyuncusu Tesla ve BYD, Hindistan pazarına girerek yeni ucuz modeller üretmenin planlarını yapıyor. Peki siz Tesla ve BYD tarafından üretilecek olası ucuz elektrikli otomobil modelleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Teknoloji dünyasının en büyük ismi Apple, iPhone 15 serisi için son dokunuşlarını yapıyor. Eylül ayında tanıtılması beklenen yeni nesil iPhone’larla ilgili sızıntı bilgiler gelmeye devam ediyor. Son olarak gelen rapor, serinin batarya teknolojisi hakkında.
iPhone 15, yığılmış pil kullanacak
Teknoloji dünyası hızla gelişiyor. Öyle ki cihazların geldiği noktada bataryaların da yeteri kadar gelişmesi büyük önem arz ediyor. Öte yandan pillerin gelişen teknolojiye ne kadar ayak uydurduğu tartışma konusu. Apple, akıllı telefon dünyasının en iyi oyuncusunun bataryalarını da güçlendirmek istiyor.
Daha önceki sızıntılar, iPhone 15 serisinde daha büyük bataryalar kullanılacağı yönündeydi. Görünen o ki Apple, bu alanda büyük bir gelişim göstermek istiyor. Akıllı telefon dünyasında sızıntılarıyla tanınan RgcloudS isimli kaynağa göre iPhone 15, yığılmış pil teknolojisine sahip olacak.
Apple, iPhone 15 modelini piyasaya sürmeye hazırlanırken, henüz jelatini üzerinde olan ilk iPhone ise dudak uçuklatan bir fiyata alıcı buldu.
Daha düşük ısı ve iyi bir pil ömrü vadeden yığılmış pil, aynı alanda daha fazla hücre sayısına sahip. Teknoloji, pil hücrelerinin birleştirme ve paketlemesinde kullanılan özel bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Tipik bir pil hücresinde, pozitif ve negatif elektrotlar “sarma” şeklinde paketlenir. Yığılmış pilde ise görselde olduğu gibi zikzaklı katmanlar halinde yer alır. Böylece boşluklar, pil hücreleriyle dolar.
Öte yandan yeni nesil iPhone modelleri, daha büyük bataryaya sahip olacak. Bir Foxconn çalışanı, telefonların batarya kapasitelerini de paylaştı. Buna göre iPhone 15 ve iPhone 15 Pro‘nun batarya kapasitesi 4.000 mAh’e yaklaşırken, 15 Pro Max ve 15 Plus ise 5.000 mAh sınırı zorlayacak.
Apple, ürettiği teknolojik ürünlerle sektörün zirvesinde yer almaya özen gösteriyor. Akıllı saat dünyasının en güçlü ürünlerinden birisi olarak gösterilen Watch Ultra, geçtiğimiz Eylül ayında tanıtılmış ve bütün dikkatleri üstüne çekmişti. Şirket, yeni nesil Apple Watch Ultra için çalışmalarını sürdürüyor.
Apple Watch Ultra 2, Eylül ayında tanıtılacak
Apple, ilk modelini geçtiğimiz yıl tanıttığı Watch Ultra’nın ikinci nesli için kolları sıvadı. Titanyum kaplamalı olarak gelecek yeni modelin seri üretim tarzında değişikliğe gidilecek. Ortaya çıkan son iddialara göre Apple, Watch Ultra 2 modelinin çıkışı beklenenden önce olacak.
İlk sızıntılar, akıllı saatin önümüzdeki yıl sahne alacağı yönündeydi. Daha sonra Apple sızıntılarıyla bilinen Ming-Chi Kuo, bu yıl içinde gelebileceğini belirten bir paylaşım yaptı. Son olarak da Bloomberg’den Mark Gurman, Apple Watch Ultra 2 modelinin bu yılın ikinci yarısında geleceğini söyledi. Apple’ın Eylül aylarında iPhone’ları tanıttığı etkinliği yapacağını düşünürsek akıllı saatin önümüzdeki Eylül ayında sahne alacağını söyleyebiliriz.
Rusya, devlet dairelerinde iPhone kullanılmasını yasaklıyor. Devlet memurları artık iş için Apple ürünlerini tercih edemeyecek.
Aslında ilk sızıntıların 2024’ü işaret etmesinin önemli bir nedeni var. Daha önce birçok önemli kaynak, yeni nesil Watch Ultra‘nın microLED ekrana sahip olacağını belirtti. Bunun için de 2024 işaret edildi. Ancak Apple, hemen öncesinde microLED ekrana sahip olmayan bir modeli çıkarma kararı aldı.
Öte yandan microLED ekranlı akıllı saat için daha fazla bekleyebiliriz. TrendForce’un ortaya çıkardığı bir detaya göre şirket, bu konuda bazı sorunlar yaşıyor. Rapor, microLED’li Apple Watch Ultra modelinin üretim planlamasının tedarik sorunları nedeniyle ertelendiğini söylüyor. Buna göre akıllı saat, 2024’te değil 2026’da gelecek. Şirketin bu süreçte microLED’li iPhone’lara yöneleceği belirtiliyor.
Intel’in yeni 14. nesil “Arrow Lake-S” masaüstü işlemci serisi, performans projeksiyonlarıyla heyecan yaratmaya başladı. Şirket, en yakın endüstri ortaklarına ve bazı iç kullanıcılara örnekler gönderdi ve işlemcinin beklenen performans artışı ortaya çıktı. İşte detaylar…
Kimi üzgün, kimi mutlu: Intel 14. nesil Arrow Lake-S serisi neler sunuyor?
Bugün ortaya çıkan projeksiyonlar (performans test sonuçları), mevcut “Raptor Lake-S” (Core i9-13900K) işlemciyle, önümüzdeki dönemde tanıtılacak “Raptor Lake Refresh” serisini (muhtemelen i9-14900K) kıyaslıyor.
Raptor Lake Refresh ailesinin çekirdek sayıları artarken, mevcut i9-13900 serisine kıyasla yeni Core i9 serisinin başarısının sınırlı olabileceği belirtiliyor. Ancak, aynı çekirdek yapılandırması ve güç sınırları varsayılarak Arrow Lake-S’te performans artışının yüzde 6 ila yüzde 21 arasında olması bekleniyor.
Bugün ortaya çıkan raporlara göre yeni Intel Core i5-14600K işlemcisi 8P+8E şeklinde 16 çekirdekle gelecek.
Bu yıl yeni seri işlemcilerin entegre grafikleri de önemli bir sıçrama sunacak. Xe-LPG grafik mimarisi ve 8 Xe çekirdeğiyle donatılan iGPU’nun mevcut modelden yüzde 240 daha iyi bir grafik performansı sunması bekleniyor.
Intel’in 2023’te “Raptor Lake Refresh” serisiyle LGA1700 platformunu tamamlayacağı düşünülüyor. Ancak şimdiden gözler 2024’e çevrildi. Şirketin bir sonraki masaüstü platformu ise yeni Socket LGA1851’i olacak ve yeni bir anakart gerektirecek.
Planların Meteor Lake-S serisiyle başlayıp başlamayacağı belirsiz olsa da, Arrow Lake-S’in seri üretimi 2024’ün ortalarında başlayacak ve ürün lansmanları 2024’ün ikinci yarısında gerçekleşecek. Yani yaklaşık olarak 1 yıl sonra satışa sunulacak.
14. nesil Intel Core Raptor Lake Refresh işlemcileri artık AIDA64’te destekleniyor
Yeni Intel masaüstü işlemcileriyle ilgili sızıntılarda henüz belirli modeller hakkında kesin bir ayrım yapamayan AIDA64’ün son yazılım sürümü sayesinde yaklaşan Raptor Lake yenilemesini, Intel Core i3/i5/i7 ve i9 işlemcilerini, tanımlayabildiği ortaya çıktı. Yani kullanılan yongaların 13. nesil mi yoksa güncellenmiş 14. nesil mi olduğunu gösterebilecek.
Bazı sızıntılar da Intel’in 14. nesil Core masaüstü işlemcilerini ekim ayında piyasaya sürmeyi planladığı ve bir ay önce gerçekleşecek olan inovasyon etkinliğinde duyurusunun yapılacağını söylüyor. Gelmesi beklenen işlemcilerin detaylı bilgisi için burayı tıklayabilirsiniz.
Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), insanoğlunu Ay’a gönderme hedefini taşıyan uzun soluklu projesi Artemis’in ikinci adımı için kolları sıvadı. Geçtiğimiz Aralık ayında Artemis-1 misyonunu başarıyla gerçekleştiren NASA, ikinci ve üçüncü yolculuklarında kullanacağı aracın görüntüsünü paylaştı.
Artemis II Kasım 2024’e planlandı
NASA, Artemis görevleri için kritik bir öneme sahip olan 3 adet Orion kapsülünü paylaştı. Görselde Artemis II için kullanılacak olan Orion aracı sağda, Artemis III aracı solda ve Artemis aracı ise IV ortada yer alıyor.
Orion üreticisi Lockheed Martin, fotoğrafı şu sözlerle paylaştı;
Orion uzay araçlarının geleceği oldukça iyi görünüyor! Artemis II, Artemis III ve Artemis IV görevleri için mürettebat modülleri, astronotları Ay’a geri götürmek için Kennedy Uzay Üssü’nde farklı üretim aşamalarında.
NASA, astronatları Kennedy Uzay Merkezi'ndeki fırlatma rampasına taşıyacak üç yeni tamamen elektrikli aracı tanıttı.
2024’te gerçekleştirilmesi beklenen Artemis II görevinde NASA astronotları Christina Koch, Victor Glover ve Reid Wiseman ile Kanada Uzay Ajansı astronotu Jeremy Hansen yer alacak. İkinci adımdaki planlar gereği astronotlar Ay yüzeyine iniş yapmayacaklar. Uzay aracı, sadece ay yüzeyine kısa bir mesafe yaklaşarak bir uçuş gerçekleştirecek.
Ay yüzeyine ilk kadını ve ilk siyahi insanı çıkarmaya çalışacak olan Artemis III’ün 2025 yılında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Orion kapsülü, SpaceX’in Super Heavy ve Starship araçlarıyla Ay’a taşınacak. Görevin son adımı olan Artemis IV ise 2028 için planlanıyor.
Monster Notebook markası genellikle oyuncu dizüstü bilgisayarlarıyla tanınıyor, ancak zaman zaman farklı ürünler de piyasaya sunuyor. Pusat Clutch Gamepad, mobil ve masaüstü sistemler için vazgeçilmez bir parça olacak şekilde tasarlanmış.
Monster Pusat Clutch inceleme
Pusat Clutch Gamepad çift bağlantı özelliği sunuyor. Bluetooth bağlantısı yanında gövdenin içine gizlenmiş nano alıcı ile 2.4 GHz bağlantısı da kuruluyor. Ayrıca, mobil cihazlar için bir tutucu standı da bulunuyor. Titreşimli geri bildirim özelliği ve Turbo Modu gibi özelliklerle donatılan Pusat Clutch Gamepad, gerçekçi bir oyun deneyimi sunmayı hedefliyor.
Pusat Clutch Gamepad, değiştirilebilir iki farklı D-Pad tuşu ve aksiyon tuşlarının her birinin farklı renklerde olmasıyla kişiselleştirilebilme imkanı sunuyor. XAYB tuşlarındaki RGB LED göstergeleri ise şık ve özgün bir oyun deneyimi katıyor.
Pusat Clutch Gamepad, hızlı şarj edilebilen dahili 700 mAh bataryası ve 12 saate kadar çalışma süresiyle oyunlardan en yüksek verimi almanızı sağlıyor. Pusat Clutch Gamepad’in fiyatı ise 1.229 TL ücretle alınabiliyor.
Peki siz Monster’ın oyun canavarı oyun kolu Monster Pusat Clutch Gamepad hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi ve ShiftDelete.Net YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!
Apple, ilk iPhone modelini tanıttığında akıllı telefon pazarını baştan aşağıya değiştirmişti. Apple’ın kurucu ortağı Steve Jobs, Ocak 2007’de MacWorld San Francisco’da ilk iPhone modelini tanıttı. Küçük 3,5 inçlik ekranı ve basit 2 megapiksel kamerası olan akıllı telefon, aynı yılın Haziran ayında 499 dolar (4GB) satışa ve 599 dolardan (8 GB) satışa çıkmıştı.
Jelatini bile açılmamış ilk nesil iPhone rekor fiyata satıldı
O tarihten bu yana iPhone modelleri piyasadaki iddiasını artırarak devam ettiriyor. Apple, eylül ayında iPhone 15 modelini piyasaya sürmeye hazırlanırken, henüz jelatini üzerinde olan ilk iPhone ise dudak uçuklatan bir fiyata alıcı buldu.
Geçtiğimiz mart ayının sonunda açık artırmaya çıkan orijinal iPhone, 158 bin 644 dolardan satıldı. 17 Temmuz itibarı ile bu fiyat tam tamına 4 milyon 164 bin 452 TL’ye tekabül ediyor. Böylece daha önce 63 bin dolardan alıcı bulan ilk iPhone modelinin rekoru da tarihe gömülmüş oldu.
Apple, iPhone serisindeki renk seçeneklerini arttırıyor. iPhone 15, pembe ve yeşil renklerde gelebilir. İşte ayrıntılar..
Rekor kıran iPhone modeli, 8GB’lık versiyona göre çok daha nadir olan 4GB depolama kapasitesine sahip. Apple, ilk iPhone modelini piyasaya sürdükten sadece iki ay sonra 4GB depolama alanına sahip versiyonun üretimini düşük talep nedeniyle durdurmuştu. Bu da 4GB’lık modelleri çok daha nadir kılıyor.
Telefonun jelatininin bile açılmamış olması onu değerli kılan bir başka detay. Yüzeyi ve köşeleri neredeyse hiç bozulmadan 16 yıl boyunca sağlam kalan bu iPhone’da Apple etiketleri ve mührü da aynen korunmuş görünüyor. Adeta 2007 yılında gibi duran kutusu ile orijinal iPhone modeli rekor fiyattan yeni alıcısına kavuşmuş oldu.
Orijinal kutusu ve jelatini ile bugüne kadar gelmeyi başaran iPhone’un yeni sahibinin rekor kıran telefonu ile ne yapacağı merak konusu. Ancak muhtemelen yeni sahibi da paketini bu şekilde koruyarak saklamaya devam edecektir. Peki siz rekor kıran iPhone ve fiyatı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.