Oyun dünyasının en büyük dijital platformu Steam, düzenli olarak dünya çapında en çok satan oyunları listeliyor. Bu durum, hiç kuşkusuz kullanıcılara oyun seçerken fikir oluşturuyor. Şirket, yine bu hafta en çok satılan oyunları hem tüm dünya için hem de Türkiye için listeledi. İşte bu hafta en çok satanlar…
FC 24, Steam Türkiye’de çok satanlar listesinde 7. sırada
Türkiye ve küresel listelemeye baktığımızda Counter-Strike: Global Offensive ya da kısa adıyla CS:GO oyununun uzun bir süredir olduğu gibi yine birinci sıraya yerleştiğini görüyoruz. 2012 yılında piyasaya sürülen FPS oyunu, günümüzdeki popülerliğini halen sürdürüyor.
Listelerde dikkatleri çeken bir başka yapım ise EA Sports tarafından yapılan ve ilk kez sahne alacak olan FC 24 oyunu oldu. Yapım, henüz 1.199,99 TL’den ön siparişte. FC 24, ön sipariş hızıyla 7. sıradan Steam Türkiye listesine giriş yaptı. Küreselde ise 45. sırada kendine yer buldu. İşte listeler;
Günümüzde artık pek çok ülke Ay yolculuğuna çıkma hazırlığı yapıyor. Bu ülkeler arasında ismini yazdıranlardan biri de Hindistan oldu. Hindistan, Chandrayaan-3 adını verdiği görevle birlikte bugün, aracını fırlattı. Ülke, Ay’a kontrollü iniş yapan dördüncü ülke olmak istiyor. İşte detaylar!
Hindistan, Ay yolculuğundan umutlu!
Uzay çalışmalarının geliştiği bugünlerde birçok ülke Ay’a iniş yapmak istiyor. Bu ülkelerden biri olan Hindistan, ilk adımını bugün attı. Ülke, Sanskritçede “Ay aracı” anlamına gelen Chandrayaan-3 adını verdiği aracıyla önemli bir ana tanıklık etti.
Güney Andra Pradeş eyaletindeki Sriharikota’daki Satish Dhawan Uzay Merkezi’nden yerel saatle 14.30’dan hemen sonra fırlatma işlemi gerçekleşti. Bu anı canlı bir şekilde izlemek isteyenler ise uzay merkezinde toplandı. Bunu yanı sıra 1 milyondan fazla kişi de YouTube üzerinden uçuşu canlı olarak takip etti.
NASA, astronatları Kennedy Uzay Merkezi'ndeki fırlatma rampasına taşıyacak üç yeni tamamen elektrikli aracı tanıttı.
Hindistan Uzay Araştırma Örgütü geç saatlerde Twitter’da bir açıklama yaptı. Açıklamada Chandrayaan-3’ün “kesin yörüngede” olduğunu ve “Ay yolculuğunun başladığını” doğruladı. Ayrıca uzay aracının durumunun normal seyirde olduğunu de sözlerine ekledi.
Hindistan Başbakanı da söz konusu adımla ilgili açıklama yaptı. Açıklamasında Hindistan’ın uzay macerasında yeni bir bölüme başladığını belirtti. Hindistan Uzay Araştırma Kuruluşu (ISRO) tarafından geliştirilen Chandrayaan-3; iniş aracı, itme modülü ve gezici araçtan oluşuyor.
Uzay aracının amacı ise Ay yüzeyine güvenli bir şekilde inmek, veri toplamak ve Ay’ın bileşimiyle ilgili daha fazla bilgi edinmek. Bu bilgileri edindikten sonra ise birçok bilimsek deney gerçekleştirmek. Şu ana kadar yalnızca üç ülke Ay’a yumuşak iniş yapmayı başardı: ABD, Rusya ve Çin.
Peki, siz Hindistan Ay girişimi ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce başarılı bir iniş olacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Android güncellemesini en hızlı dağıtan şirketlerin Samsung, Android 14 tabanlı One UI 6.0 için planlarını oluşturdu. Birçok Samsung kullanıcısı merakla yeni güncellemeyi bekliyor. Ocak 2021’de sahne alan Samsung S21 serisinin durumu da belli oldu.
Galaxy S21 serisi, Kasım ayında One UI 6.0’ya kavuşacak
Galaxy S21, Galaxy S21+, Galaxy S21 Ultra ve Galaxy S21 FE modellerinden oluşan seri, söz verildiği gibi Android 14 alacak. Samsung, yıllardır benzer tarihlerde ürünlerini tanıtıyor. Gelen bilgilere göre bu yıl da takvim değişmeyecek.
Galaxy S20 serisi, Android 14 One UI 6.0 güncellemesi almayacak. Seri, geçtiğimiz yıl Android 13 almıştı. Benzer bir takvim izlendiğini varsayarsak Galaxy S21 serisi, Kasım ayında Android 14 tabanlı One UI 6.0 güncellemesi alacak. Aynı şekilde Galaxy S20 serisi, Eylül ayında Beta programına dahil edilmişti. O yüzden S21’in Beta programı için Eylül ayını işaret edebiliriz.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizin Samsung telefonunuz da yeni sürümü alacak mı? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz
Bugün Avrupa Konseyi (AB) tarafından onaylanan bir karar gündeme oturdu. Konsey, değiştirilebilir telefon bataryalarını zorunlu kılan yeni düzenlemeleri onayladı. Bu kararla birlikte AB, telefonlarındaki pillerin kullanıcılar tarafından değiştirilebilmesi sağlamayı amaçlıyor. İşte detaylar!
Tüm telefonlar 2027 yılına kadar değiştirilebilir bataryaya sahip olacak
Avrupa Birliği (AB) Konseyi, bugün değiştirilebilir telefon pillerini zorunlu kılan yeni düzenlemeleri onayladı. Bu karar, AB Parlamentosu onayını takip ediyor. Ayrıca konsey bu kararla birlikte özel bir araç veya bilgiye gerek kalmadan pilleri kolayca değiştirmeyi amaçlıyor.
Karar hem Parlamento hem de Konsey tarafından kabul edilmesinden sonra ve AB’nin Resmi Gazetesi’nde yayımlandıktan sonraki 20 gün içerisinde yürürlüğe girecek. Ayrıca AB üye ülkelerinde satılan tüm telefonların 2027 yılına kadar değiştirilebilir bataryaya sahip olması gerekiyor.
Ortaya çıkan son patentler Apple'ın katlanabilir ekranlı iPhone konusunda farklı planları olduğunu ortaya koyuyor.
Şu anda baktığımızda pek çok akıllı telefon, kullanıcıların değiştirmesi zor olan bataryalara sahip. Bundan dolayı da pil ömrünün dolmasıyla birlikte kullanıcılar ya telefonu atıyor ya da ücretli pil değişimi yapıyor. Yeni düzenlemeler ise kullanıcıların yalnızca cihazlarının bataryalarını değiştirerek telefonların kullanım ömrünü artırmaya yardımcı oluyor.
Söz konusu kurallar sonrasında Samsung ve Apple gibi tüm üreticilerin kurallara uyması gerektiği anlamına geliyor. Ancak bazı iddialara göre Apple ve bazı şirketler bu düzenlemelere karşı duracak. Çünkü değiştirilemez bataryaların asıl olayı “maliyet” oluyor.
Ayrıca alınan karardaki önemli noktalardan biri de üreticilerin atık pilleri toplaması için belirli bir hedeflerinin olması. Buna göre 2027 yılının sonuna kadar yüzde 63, 2030 yılının sonuna kadar da yüzde 73’lük bir hedef yer alıyor.
Peki, siz değiştirilebilir batarya düzenlemesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu karar faydalı olacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Uzun bir süredir oyun dünyasını meşgul eden Activision Blizzard olayı nihayet çözüme kavuşuyor. Microsoft, oyun sektöründe daha güçlü hale gelmek için Activision Blizzard’ı 69 milyar dolara satın almıştı. Bu satın alma süreci, birçok soruşturma sürecinden geçti. Bu durum karşısında Türkiye’nin de kararı belli oldu.
Türkiye, Microsoft-Activision anlaşmasına onay verdi
Microsoft, FTC (ABD Federal Ticaret Komisyonu) ile girdiği dava sürecini geçtiğimiz günlerde kazandı. Activision Blizzard‘ın CCO’su Lulu Cheng, attığı Tweetle ülkemizin tutumunu açıkladı. Buna göre Türkiye, Microsoft-Activision anlaşmasına onay verdi. İşte atılan Tweet’te yer alan ifadeler;
Bugün Türkiye Microsoft ile birleşmemize koşulsuz onay verdi. Şimdi başka bir ülke, pazar liderinin yerleşik hakimiyetinden ziyade tüketicileri ve rekabeti koruyan düşünceli bir karara varmıştır.
Baştan sona süreçte neler yaşandı?
2022’nin başlarında Microsoft’un 69 milyar dolarlık Activision Blizzard’ı satın alma girişimi, oyun dünyasında adeta bomba etkisi yaratmıştı. Bu hamlenin ardından sektördeki diğer şirketlerin hisselerinde büyük düşüşler gözlemlenirken birçok şirket ve ülke bu anlaşma için itiraz etti. 3 adet önemli inceleme süreci başlamış oldu.
PS5 Slim fiyatı ve çıkış tarihi sızdırıldı. Microsoft'un hazırladığı belgeler, nispeten daha hafif yeni konsolu ortaya çıkardı.
Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve ABD komisyonlarında süren incelemeler sonuca ulaştı. İlk olarak Birleşik Krallık anlaşmanın özellikle bulut oyun sektöründeki rekabete büyük bir darbe vuracağına, anlaşmanın şirketlerden başka kimseye faydası olmayacağını söyleyerek satın alma işlemini onaylamamıştı.
Microsoft ile Activision Blizzard, bu karara itiraz etti. Ancak şirketler için diğer bir incelemeden sevindirici haber geldi. Avrupa Birliği (AB) komisyonu, satın alma işlemini onayladı. Onaya ilişkin yapılan açıklamada anlaşmanın hızlı şekilde büyüyen bulut oyun sektörüne zarar verebileceği ancak fakat şirketin verdiği tavizlerin antitröst endişelerini hafifletmek için yeterli olduğunu söylendi.
Bu noktadan sonra rüzgar adeta tersine döndü. Aradan geçen 1.5 yılın ardından dava Microsoft lehine sonuçlandı. Activision alımından karlı çıkması beklenen Microsoft, çok çeşitli fikri mülkiyet ve oyun geliştirme kaynaklarına sahip olacak. Blizzard Entertainment ve Treyarch gibi büyük oyun stüdyolarının yanı sıra Call of Duty, World of Warcraft ve Candy Crush gibi oyun serilerini Xbox Game Pass gibi hizmetlerine entegre edebilecek.
Son birkaç yılda pazardaki hakimiyet alanını artırmayı başaran Vivo, özellikle bütçe dostu akıllı telefon modelleriyle dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Geçtiğimiz haftalarda Vivo Y36, TWS kulaklık ve +1 yıl ek garanti kampanyasıyla birlikte ön siparişe açıldı. Bugün de resmen satışa çıktı. İşte Vivo Y36 fiyatı ve özellikleri…
Satış başladı: Vivo Y36 fiyatı ve özellikleri!
Vivo Y36, fiyatı ve özellikleri itibariyle giriş-orta segment arasına konumlanıyor. Cihazda Qualcomm’un Snapdragon 680 işlemcisi bulunuyor. RAM ve depolama tarafında ise 8 GB bellek ve 128 GB ile 256 GB hafıza seçenekleri sunuluyor.
Vivo, kısa süre yeni Y27 5G akıllı telefonunu sessiz sedasız piyasaya sürdü. İşte Vivo Y27 5G özellikleri...
Ekran özelliklerine baktığımızda ise ilk olarak 6,64 inç boyutundaki büyük ekranı bizleri karşılıyor. 2388×1080, yani Full HD+ çözünürlükle gelen bu ekranda LCD panel kullanıldığını görüyoruz. Tasarım tarafındaysa 2.5D kenarları yuvarlatılmış-kavis verilmiş cam kullanılıyor.
Birçok kişi için alım sürecini belirleyecek kamera özelliklerine de yakından bakalım. Cihazın ön tarafında 16 Megapiksel çözünürlüğünde f/2.45 diyafram açıklığına sahip bir özçekim kamerası bulunuyor. Arka tarafında ise 50 Megapiksel f/1.8, 2 Megapiksel f/2.4 Bokeh ve 2 Megapiksel f/2.4 Makro olacak şekilde üçlü bir dizilim görüyoruz.
Vivo Y36, 5.000 mAh bataryası ile tüm gün sürecek pil ömrüne ve 44W hızlı şarj desteğine sahip olduğunu söyleyelim. Ayrıca kutudan Android 13 işletim sistemi tabanlı Funtouch OS 13 arayüzüyle geldiğini de belirtelim.
Bilgi toplumunun vazgeçilmez unsurlarından birisi olan dijitalleşmenin yaşama geçirilmesinde, inanılmaz boyutlardaki verinin, işlenmek üzere veri merkezlerinde toplanması büyük önem taşıyor. Sanal dünyanın gerçek dünyayla bağlantı noktası olan veri merkezi işletmecileri, gerek Avrupa’da gerekse de Türkiye’de, yıllardan bu yana, tekel konumundaki bir uluslararası şirketlerin haksız ve hukuka aykırı işlemleriyle mücadele etmek zorunda bırakılıyorlar. TELKODER de bu nedenle Microsoft’u mahkemeye verdi. İşte detaylar…
TELKODER, Microsoft’u mahkemeye verdi!
2017 yılından bu yana üyesi veri merkezi işletmecilerin özellikle yazılım lisansları temelinde Microsoft ile yaşanan sorunlarını çözme konusunda çalışma yürüten Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği’nin (TELKODER), Avrupa’daki Bulut Altyapı Hizmetleri Sağlayıcıları (CISPE) temsilcileriyle geçtiğimiz günlerde yaptığı toplantı, hem Türkiye hem de Avrupa’da bulut altyapı hizmetleri alanında adeta kanayan yara olan lisans ücretleri ve rekabet alanına etkisine tekrar dikkat çekerken, Microsoft’un Türkiye’deki veri merkezi işletmecilerine yönelik güncel uygulamaları ve özellikle CISPE tarafından yeni açıklanan bir rapor ile tartışma tekrar alevlenmiş oldu.
Microsoft, yetkilendirdiği KPMG üzerinden erişim sağladığı veri merkezi işletmecilerinden müşterilerine dair detaylı bilgiler talep ederken, veri merkezi işletmecilerinin hukuki güvence haklarını yansıtır gizlilik sözleşmesi gibi metinleri imzalamaktan kaçınıyor.
Huawei'in ilk yerel bulut servisi Huawei Cloud tanıtıldı. Üstelik Ankara'da yer alacak yeni bir afet müdahale merkezi de yolda.
Öte yandan, hem veri merkezi işletmecilerine yazılım hizmeti sunan Microsoft’un hem de perakende seviyede bulut hizmeti sunuyor olması ve dikey bütünleşme üzerinden, mevcut tekel konumunu kötüye kullanmasının önünde hiçbir yasal engel/güvencenin olmaması, sürecin çözümsüz kalmasına neden oluyor.
Bu durum, benzer şekilde Avrupa’da da yaşanıyor. Microsoft’un bu haksız uygulamaları ile Avrupa çapında mücadele eden CISPE tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan bir rapor, haksız uygulamaların toplumsal maliyetlerinin de oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.
Profesör Jenny tarafından hazırlanan rapora göre, Avrupalı işletmeler ve kamu sektörü, sahip oldukları yazılımı istedikleri bulut altyapısında çalıştırabilmek için her yıl Microsoft’a milyarlarca Avro “ek vergi” ödüyorlar.
Profesör Jenny, Microsoft SQL Server’ın, bağımsız bir bulut hizmet sağlayıcısı ile Microsoft Azure Bulutu üzerinde çalışmasının lisanslama maliyetlerini karşılaştırmış ve Microsoft Azure Bulutu dışında bir bulut hizmetini seçenlerden ek ücretlerin alındığını ve bu rakamın 2022 yılı için Avrupa ekonomisine 1 Milyar 10 Milyon 394 bin 489 € ek maliyet getirdiğini hesapladı.
Aynı modeli, yaygın olarak kullanılan Office 365 Suite’e de uyguladığında, Microsoft Azure Bulutu dışı bulutlarda kullanım için Microsoft’a ödenen ek ücretlerin yılda 560 Milyon € daha fazla olduğunu tespit etti. Bu sonuçlar, üçüncü taraf bir bulut hizmet sağlayıcısından kullanılan yazılım lisansına göre %28 ek kazanç veya “vergi” anlamına geliyor.
Bu Microsoft “vergisi”; büyüme, yenilikçilik, daha hızlı ve daha etkili bir dijital dönüşüm yerine haksız yazılım lisans ücretlerine gitmekte ve bu haksız maliyetler büyük olasılıkla tüketicilerin daha yüksek fiyatlarla bu yazılımları almasına yol açıyor.
Çözüm için hukuki süreçler başlıyor
CİSPE, Profesör Jenny’nin raporundan yola çıkarak, Avrupa Komisyonu’nu bu haksız, gereksiz ve tek taraflı uygulanan yazılım lisansı “vergilerine” son vermek için hızla harekete geçmesi için göreve davet ederken, konuya ilişkin açıklama yapan TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci şunları söyledi:
“TELKODER olarak uzun süredir sektörümüzde rekabetin sağlanması, üyemiz şirketlerin ülkemizin dijital dönüşümüne maksimum katkıyı sağlaması adına çalışıyoruz. Son yıllarda bulut altyapı hizmetleri alanında problemli lisans ücretleri ve bazı uygulamalar konusunda muhatabımız Microsoft’dan herhangi bir olumlu adım göremedik. İşin önemli noktalarından biri de aynı sorunların Avrupa genelinde de yaşanıyor olması ve konunun CISPE tarafından hukuki boyuta taşınmış olmasıdır.
Microsoft Hizmet Sağlayıcı Lisans Sözleşmesinin (SPLA-Service Provider License Agreement) çerçevesi öncelikle müzakereye açık hale getirilmeli, sonrasında karşılıklı diyalog ortamında, veri merkezi işletmecilerinin kamuyla ilgili yükümlülükleri ve hizmet sunum yöntemleri ile uyumlulaştırılmalıdır.
Microsoft’un, ülkemiz koşullarını, sözleşmelerin rekabete uygunluğunu ve sektörün sürdürebilirliği açısından elverişliliğini gözeten bir yaklaşım içinde olması bekleniyor. Ama geldiğimiz nokta pek ümit vermediği gibi ülkemiz için de ciddi bir toplumsal maliyet doğurmaya başladı. Biz de artık konuyu Avrupalı meslektaşlarımız gibi hukuki alana taşımaya hazırlanıyoruz”
Film endüstrisinin kalbi haline gelen Hollywood’da Oyuncular Sendikası’nın (SAG) da katılımıyla birlikte son yılların en büyük grevi başladı. Grevde sinema ve dizi sektöründe görevli olan binlerce senaristin ardından oyuncular da katıldı. Peki Hollywood grevi neden çıktı? İşte detaylar!
Birçok ünlü isim greve destek veriyor
Dünya sinema sektörünün merkezi olarak görülen Hollywood, bugün yeni bir haberle güne uyandı. Olayın başına bakmak gerekirse sektörde, senaristler ile yayın platformları arasında ücret anlaşmazlıkları meydana geldi ve herhangi bir sonuca bağlanamadı. Bununla birlikte senaristler yıllar sonra bir kez daha grev kararı aldı.
Senaristler için 2 Mayıs’ta başlayan iş bırakma eyleminden sonra eylem daha da büyümeye başladı. Bugünkü haberlere göre 160 bin üyeye sahip olan Oyuncular Birliği (SAG) ve Amerikan Televizyon ve Radyo Sanatçıları (AFTRA) da bu eyleme katıldı.
Türkiye'de en fazla izlenen dijital platformlar belli oldu! Yerli platform Netflix'i solladı. İşte en çok izlenen platform ve detaylar...
SAG ve AFTRA, işi garantisi ve maaş güvencesi isteğiyle televizyon yapımcısı şirketlerle görüşmeden sonuç almamalarından dolayı bu greve katılma kararı aldıklarını açıkladı. Sendika ise Amazon ve Netflix gibi platformlardan adaletli kâr dağıtımı istiyor.
Bununla birlikte daha iyi çalışma şartları istediklerini ifade ettiler. Ayrıca yapay zekanın yapımlarda kullanılmasına kısıtlamalar getirilmesini de talep ettiler. Grev kararıyla birlikte 160 bin performans sanatçısı iş bırakacak.
Bunların yanı sıra greve destek veren pek çok ünlü isim de var. Bu isimler arasında Margot Robbie, Meryl Streep ve Dwayne Johnson yer alıyor. Disney CEO’su Bob Iger konuyla ilgili bir açıklama yaptı. “Greve giden senarist ve oyuncuların beklentileri gerçekçi değil ve bu beni çok rahatsız ediyor.”
Ayrıca dün akşam Londra’da Oppenheimer filminin galası oldu. Gala sırasında grevin başlamasından dolayı Cillian Murphy ve Emily Blunt’ın geceden erken ayrıldığı iddia ediliyor.
Peki, siz Hollywood grevi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce hangi taraf haklı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Huawei Türkiye Bulut Zirvesi, 12 Temmuz’da gerçekleştirildi. Huawei bu etkinlikte, ilk yerel bulut servisi Huawei Cloud’un da tanıtımını yaptı. Huawei Cloud ekosistemi; veri, yapay zeka ve yerel bulutu kapsayan 78 bulut hizmeti ile beraber, Ankara’da yer alacak yeni bir afet müdahale merkezini de içeriyor. İşte detaylar…
Huawei Cloud neler getiriyor?
Huawei’in Türkiye’deki yerel bulut servislerinin tanıtıldığı ‘Huawei Türkiye Bulut Zirvesi’, 12 Temmuz’da, İstanbul Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Zirveye, kamu yetkilileri, farklı sektörlerin üst düzey yöneticileri ve basın mensupları katıldı. Huawei yöneticileri etkinlik kapsamında yaptıkları konuşmalarda, endüstriler için bulut servislerinin öneminin ve faydalarının altını çizdi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Verinin çok hızlı tüketilmeye başladığı bu dönemde, veri merkezleri ihtiyaçlara çok hızlı bir şekilde yanıt vermek zorunda. Bunun da sürekli verinin arttığı bir dünyada yapılması gerekiyor. Dünyada veri trafiğini saklayan, yönlendiren, irili ufaklı merkez sayısının 10 milyona yaklaştığı ve bu merkezlerin iki milyar metrekareye yakın fiziki bir alanı kapladığı tahmin ediliyor.
Veri merkezleri ve bulut bilişimin güvenliği hem kurumlar hem de bireyler açısından büyük önem taşıyor. Bulut bilişim sistemlerinde yeterli önlemler alınmadığında büyük saldırılar yapılabiliyor. Sistemlerin bütününe zarar verilebilmekte, tahsis edilen kaynaklar kullanıcıların bilgisi dışında değiştirilebilmekte ve hassas verilere yetkisiz erişim sağlanabilmektedir.
Bulut bilişim hizmet sağlayıcıları tarafından kullanıcılarının güvenliklerinin sağlanmasına yönelik teknik ve hukuki önlemlerin alınması, risklerin etkilerinin azaltılması açısından önem arz ediyor. Ülkemizde de veri merkezleri büyük bir hızla büyüyor. Yakın gelecekte veri merkezlerinin büyüklüğünün 400.000 metrekareye ulaşması bekleniyor.
Bu önemli teknolojik hizmetler, yerel dijitalleşme sürecini hızlandırmak için daha eksiksiz bir dijital altyapı ve yetenek ekosistemi oluşturmaya devam ediyor. Huawei’ye bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Kurulan veri merkezinin sektörün diğer aktörleri için de örnek olmasını ve ülkemizde kısa süre içinde daha çok veri merkezinin kurulmasını temenni ediyorum. Uluslararası şirketlere de buradan çağrı yapmak istiyorum. Biz Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı diyoruz. Lütfen Türkiye’de bulunan veri merkezlerinin sayısını artıralım”
Kablosuz iletişim için bir devrim olması beklenen Li-Fi standardı yayınlandı. Işıkla kablosuz veri transferi yapma dönemi başlıyor.
Huawei Avrupa Başkanı Jim Lu da zirvenin açılış konuşmasında şunları söyledi:
“Türkiye öncü ve yenilikçi bir ülke. Türkiye ve Huawei’in 20 yılı aşkın süredir birlikte büyümesinden gurur duyuyoruz” dedi. Lu sözlerine şöyle devam etti: “İşletmelerin buluta geçişlerini hızlandırmalarına ve bulut özelinde inovasyon yapmalarına yardımcı olmaya hazırız.
Huawei Cloud Türkiye’de hizmet vermeye başladığından bu yana, günden güne daha fazla müşteriyle buluştuk. Tüm bu müşterilerimizle iş ortağı olmaktan ve dijitalleşmelerine yardımcı olmaktan onur duyuyoruz.”
Huawei Avrupa Başkanı Jim Lu
Huawei Türkiye Genel Müdürü Kaya Shi, açılış konuşmasında şunları söyledi:
“Türkiye’de, Türkiye için” sloganına vurgu yaptı. Shi şunları söyledi: “Dijital bir Türkiye için bulut temelini inşa etmek, Huawei Cloud’un Türkiye’ye yönelik önemli taahhütlerinden birini yerine getirmesi açısından önemli bir girişimidir.
Türkiye bugün, genel bulut çağına adım attı. Huawei, 21 yıldır bu topraklarda hizmet veriyor ve Türkiye’nin bilişim altyapısına katkıda bulunmak üzere kararlı bir şekilde çalışıyor. Huawei’in, İstanbul ve Ankara’daki ofislerinde, %90’ından fazlası yerel çalışanlardan oluşan 1.700’den fazla personeli bulunuyor.
Huawei böylece, dolaylı olarak Türkiye’de 8 binden fazla kişiye istihdam yaratıyor. Türkiye, Huawei’in vizyonuyla da son derece uyumlu bir biçimde, ‘yeşil ve dijital’i ulusal stratejisinin merkezinde konumlandırıyor.”
Huawei Cloud Avrupa Başkanı Tim Tao ise konuşmasında şunları söyledi:
““”Yeni bulut servisleri, üç ay içinde kullanıma hazır hale gelecek. Günümüzün hızla gelişen teknolojik ortamında, Türkiye’deki kamu ve özel sektör işletmeleri için; bulut bilişim, 5G bağlantısı ve yapay zeka gibi dijital teknolojiler, geleceği yeniden şekillendirecek.
Dijital ekonomi, GSYH’nin yaklaşık üçte birini, genel büyümenin ise üçte ikisini oluşturuyor. Günümüzde dijital teknolojiye yapılan 1 dolarlık bir yatırım, dijitalleşme sürecinde 3 dolarlık bir büyüme yaratma potansiyeline sahiptir.
Dijital teknolojinin kurumsal gelir üzerindeki etkisi de aynı derecede önemlidir. 8.300 şirketten oluşan küresel bir örneklemde, dijital teknolojiyi benimseme konusunda ön sıralarda yer alanlar, en alttaki %25’lik gruba kıyasla gelir artışında beş kat gibi önemli bir artış elde ediyor.”
Huawei Avrupa Bulut İş Grubu Başkan Yardımcısı Frank Ma, yaptığı değerlendirmede işletmelerin buluttan en iyi şekilde yararlanmalarına yardımcı olacak veri, yapay zeka, uygulama modernizasyonu ve yerel bulut hizmetleri gibi Huawei Cloud kapsamında yer alan dijital uygulamaların önemine değindi. Ayrıca, Huawei Cloud’un Ankara’da devreye almayı planladığı afet müdahale merkezi hakkında da bilgi verdi.
Huawei Türkiye Bulut Zirvesi kapsamında, Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yöneticileri de Huawei Cloud ve yerel bulut ekosistemine yönelik değerlendirmelerini paylaştılar. Huawei Cloud yöneticileri zirve boyunca, ‘Her Şeyi Bir Servis Olarak Dijitalleştirme’ vizyonuna vurgu yaptı. Huawei yeni bulut servisleriyle, Türkiye’nin dijital gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.
Gittikçe büyüyen elektrikli otomobil pazarında Hyundai de IONIQ modelleri ile adından söz ettirmeyi başarıyor. IONIQ 5 ile geçtiğimiz yıl Dünya’da Yılın Otomobili ödülünü kazanan üretici, IONIQ 6 modeliyle de dikkatlari üzerine çekmeyi başardı. Güney Koreli üretici şimdi de yüksek performanslı elektrikli IONIQ 5 N ile karşımıza çıkıyor.
Hyundai IONIQ 5 N, 650 beygirlik motoru ile öne çıkıyor
Hyundai, yüksek performanslı ilk elektrikli modeli IONIQ 5 N’i İngiltere’de düzenlenen Goodwood Hız Festivali’nde tanıttı. Güney Koreli üretici, IONIQ 5 N ile elektrikli otomobillerin de eğlenceli olabileceğini kanıtlama niyetinde.
Bu güçlü elektrikli otomobil, N Grin Boost devredeyken 478 kW / 650 PS güç üretiyor. 21.000 devir çevirebilen otomobilde, batarya, motor yağı ve akü soğutucusu ile gelişmiş termal yönetim sistemine de ev sahipliği yapıyor.
CMF-EV plaformunu Megane E-Tech Electric ve Nissan Ariya ile paylaşan yeni Scenic, artık bir SUV olarak karşımıza çıkacak.
Bağımsız radyatörler kulanarak yüksek performanslı kullanımda maksimum soğutma sunulan IONIQ 5 N, Hyundai’nin en güçlü fren sistemini temsil eden N markalı frenlerle dizginleniyor. Bu fren sisteminde dört pistonlu, monoblok kaliperli 400 mm çapındaki ön disklere 360 mm’lik arka diskler eşlik ediyor.
Ödüllü E-GMP platformu kullanılarak üretilen IONIQ 5 N, standart versiyondan hem dış tasarımda hem de iç mekanda sportif detaylarla farklılaşıyor. “Günlük Spor Otomobil” temasıyla yola çıkan IONIQ 5 N, sportif tasarım ögeleri ve güçlü motorunun yanı sıra güçlendirilmiş şasisi ile öne plana çıkıyor.
Güçlendirilmiş şasisi sayesinde hızlı girilen virajlardaki yol tutuşu artan IONIQ 5 N’de motor ve bataryalar da aracın rijitliğini koruyacak şekilde konumlandırılıyor. Markanın Dünya Ralli Şampiyonası’ndan edindiği tecrübe sayesinde ön ve arka akslar da daha dayanıklı bir şekilde karşımıza çıkıyor.
Aracın her anlamda eğlenceli bir sürüş sunmasını isteyen Hyundai mühendislerinin, direksiyon tepkilerini daha iyi hâle getirmek için de fazladan mesai harcadıkları ifade ediliyor. Gelişmiş tork geri besleme için özel olarak ayarlanmış bir N R-MDPS (Motor Tahrikli Servo Direksiyon) sistemi ile sunulan IONIQ 5, bu sayede daha doğrudan ve tepkili bir direksiyon deneyimi sunuyor.
Hyundai’nin yeni yüksek performanslı elektrikli otomobili birçok farklı özelliği de bünyesinde barındırıyor. Bunlardan ilki ise N Pedal. IONIQ 5 N’de bulunan bu akıllı yazılım, geliştirilmiş gaz kelebeği hassasiyeti sağlıyor. i-Pedal’ın rejeneratif fren sistemindeki gibi benzer teknolojiden yararlanan N Pedal, enerji verimliliği yerine hızlı ve heyecan verici viraj almaya öncelik veriyor.
Özel drift sistemi
N Drift Optimizer ise araç kontrolünü dengeleyerek kayma açısının korunmasına yardımcı oluyor. Gelişmiş elektronik kontrol teknolojisi sayesinde sunulan Entegre Torque Kick Drift işlevi de sürücünün daha dengeli drift yapmasına olanak tanıyor.
IONIQ 5 N, entegre N e-shift ve N Active Sound + aracılığıyla da iddialı bir vites değiştirme ve yarış otomobili sesi de sunuyor. N e-shift, güç iletimi ve vites değiştirme arasında dengeyi belirlerken, N Active Sound ise sürüş keyfini benzinli motor tınılarıyla artırmak için devreye giriyor.
N gövde kiti, N siyah iç mekan ve sportif detaylarıyla performans tutkunlarının dikkatini çeken Hyundai IONIQ 5 N, satışa sunulacağı tüm pazarlarda elektrikli modellere farklı bir bakış açısı getirecek gibi görünüyor. Peki siz Hyundai ve yüksek performanslı elektrikli otomobili hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Günümüzde mükemmel grafikler, gerçekçi mekanikler ve harika bir oynayış barındıran oyunlar olsa da bazılarımızın gönlü hala eski oyunlarda kaldı. Bu oyunları ise artık bulmak ve oynamak zor hale geldi. Bulut oyun platformu Antstream ise buna bir çare olmaya geldi. Öyle ki Antstream Arcade Xbox’lar için çok sayıda retro oyun sunacak. Peki bu nasıl olacak?
Xbox’lar retro oyunlarla donatılacak!
Antstream Arcade şirketi, Xbox One ve Series X/S’de Space Invaders, Metal Slug ve Bubble Bobble gibi önemli oyunlarla birlikte 1.300’den fazla retro oyun sunacak. Şirket, bu oyunların bulut oyun platformu aracılığıyla ek indirme veya kurulum olmaksızın anında oynanabileceğini ve her hafta daha fazla oyun ekleneceğini söylüyor. Yani indirme ihtiyacı duymayan bir retro Game Pass gibi düşünebilirsiniz.
Ayrıca Antstream ayrıca Xbox’taki ilk üçüncü taraf oyun akış hizmeti olacak. Hizmet, bulut tabanlı oyun kayıtlarını, çevrimiçi bir puan tablosunu ve oyununuzu birden fazla cihazdan oynama özelliklerini destekleyecek. Antstream Arcade, Mac, PC, Linux, Android TV, Firestick ve Samsung TV’lerde zaten mevcut. Ancak bu gelişme ile beraber ilk defa oyun konsoluna geliyor.
Antstream, orijinal oyunları modlamak için “benzersiz teknolojisini” kullandığını ve şirketin hem yeni hem de zamanında oynamış emektar oyuncular için yeni mini oyun zorlukları yaratmasına izin verdiğini söylüyor. Örneğin, ana amacın noktaları toplamaktan kaçınmak olduğu değiştirilmiş bir Pac-Man haritası oynayabilirsiniz. Orijinal Pac-Man oyununda ise bu durum tersidir.
Sony herkes için oyun sloganı kapsamında engelli oyuncular için geliştirilen özel Access oyun kolu tanıtıldı! İşte detaylar...
Oyuncular, bu değiştirilmiş haritalar ve oyun modlarında turnuvalara katılabilecek, diğer oyuncularla düello yapabilecek veya en yüksek skor için yarışabilecek. Microsoft’un zaten kendi Xbox Cloud Gaming akış hizmeti bulunuyor. Ancak daha çok modern oyunları konsolunuzdan oynamaya yarıyor. Antstream Arcade ise sizin yalnızca nostaljik duygularınıza hitap etmeye çalışacak.
Antstream Arcade fiyatı ne kadar?
Xbox’taki Antstream Arcade, bugünden itibaren Xbox mağazasında ön siparişe açıldı. 21 Temmuz tarihinde ise kullanılabilir hale gelecek. Fiyatlandırma yıllık 29,99 dolardan başlayacak ve bir kerelik ömür boyu 79,99 dolara satın alma seçeneği sunulacak. Şu an Türkiye ön siparişinde ise sadece ömür boyu versiyonu aktif. Bu sürümün fiyatı ise şu an için 272,50 TL. Şirket, hangi satın alma seçeneğini seçerseniz seçin, gelecekteki tüm oyunların ve yeni özelliklerin buna dahil edileceğini söylüyor.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii TUSAŞ yerli ve milli eğitim uçağı teslimatlarına devam ediyor. TUSAŞ tarafından Türk mühendisliğinin sonucu olarak üretilen yerli ve milli eğitim uçağı HÜRKUŞ dünya ülkelerine ihraç edilmeye, diğer ülkelerin hava sahalarında boy göstermeye devam ediyor. TUSAŞ tarafından üretilen çok maksatlı yerli eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRKUŞ 3 farklı ülkeye ihraç ediliyor. İşte detaylar…
HÜRKUŞ Nijerya, Libya ve Çad hava kuvvetlerinin göz bebeği oldu!
TUSAŞ tarafından üretilen hafif taarruz ve eğitim uçağı HÜRKUŞ teslimatları devam ediyor. Türkiye için ilk etapta 40 ardında 14 adet ek sipariş ile toplamda 54 adet teslimat gerçekleştirilmesi beklenen yerli eğitim ve savaş uçağı HÜRKUŞ 3 ayrı ülkeden de sipariş aldı.
— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) July 14, 2023
Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii şirketlerinden Türk Havacılık ve Uzay Sanayii TUSAŞ, HÜRKUŞ teslimatlarına devam ediyor. Bu kapsamda geçtiğimiz günlerde Çad Hava Kuvvetlerine 3 adet HÜRKUŞ ve 2 adet ANKA uçağı teslim edildi. Düzenlenen törenle teslimatları yapılan uçaklar TUSAŞ’ın resmi Twitter hesabında da boy gösterdi.