Netflix, bünyesinde barındırdığı dizi ve filmler ile bu alanda en popüler djital yayın platformlarından bir tanesi. ABD’li şirket uzun süredir kendi dizi ve filmlerini yayınlayarak seyircilere birçok farklı alternatif sunuyor. Şirket şimdi ise oyun alanındaki ilk büyük hamlesini yaptı.
Oxenfree II: Lost Signals, Netflix bünyesinde geliştirilen ilk oyun oldu
Netflix, şirketin kendi bünyesinde geliştirdiği ilk oyunu Oxenfree II: Lost Signals’ı piyasaya sürdü. Şirketin kendi bünyesinde geliştirdiği ilk oyun, Netflix aboneleri tarafından Android ve iOS cihazlar üzerinden oynanabilecek. Yeni oyun aynı zamanda Windows, PlayStation 5, PlayStation 4, Nintendo Switch üzerinden de oynanabilecek.
🔺 Welcome to Camena. Hope you brought your radio. OXENFREE II: Lost Signals is AVAILABLE NOW.
— Night School Studio | OXENFREE II Out Now! (@nightschoolers) July 12, 2023
Netflix’in ilk oyunu sahip olduğu korku teması ile öne çıkıyor. Doğaüstü anlatı odaklı bir oyun olan ve 2016 yılın yayınlanan Oxenfree’nin devamı niteliğinde olan yeni oyun Night School Studio tarafından geliştirilmeye devam ediyor. Netflix, ise oyunlara yönelmesinin önemli bir adımı olarak 2021 yılında Night School Studio’yu satın almıştı.
Steam, Türkiye'de haftanın en çok satanlarını kısa süre önce açıkladı. CS:GO, liderliği sürdürdü. İşte sıralam...
Oxenfree II, ürkütücü ortamı ve manzaları ile önceki oyunun izinden gidiyor. Arkadaşınızla beraber çeşitli bulmacaları çözmeye devam edeceğiniz oyunda orijinal oyunun temasının bozulmadığını görüyoruz. Ancak serinin ikinci oyununda yeni karakterler ve yeni mekanlar bizleri karşılıyor.
Oyundaki tek korku içeriği sadece ortamlar değil tabi ki. Geçmiş travmalarını ve gelecekteki korkularını size aktaran karakterler gerçekten korkutucu olabiliyor. Her bir karakter hakkında bilgi edinirken, onları uzaklaştırmak veya rahatlatmak ise size düşüyor.
Netflix’in yeni oyunu Oxenfree II: Lost Signals, korku temalı içerikleri seven ve insan psikolojisine meraklı olanlar için oldukça güzel bir seçenek olabilir. Peki siz Netflix’in yeni korku temalı oyunu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Özellikle daha önce hiç Linux tabanlı bir sistem kullanmadıysanız, Windows’tan Ubuntu’ya geçiş ilk başta göz korkutucu olabilir. Bununla birlikte, geçiş için uygun şekilde hazırlanırsanız, herhangi bir zorluk veya sürprizle karşılaşma olasılığınız büyük ölçüde azalacaktır. İşte Windows’tan Ubuntu’ya geçerken dikkat etmeniz gereken 8 şey!
Windows’tan Ubuntu’ya geçiş öncesi bilmeniz gereken 8 şey!
1. Ubuntu’yu doğrudan USB sürücünüzden çalıştırabilirsiniz
Ubuntu’nun en öne çıkan özelliklerinden biri, onu önyüklenebilir bir USB sürücüde taşıyabilme ve karşılaştığınız herhangi bir bilgisayarda çalıştırabilme yeteneğidir. Bu yetenek, tamamen bir kurulum yapmadan önce size onu test etme şansı verir. Bu durumda Ubuntu’nun tüm özelliklerini deneyimleyebilir ve sizi tatmin etmezse Windows ile çalışmaya devam edebilirsiniz.
Bu sayede daha sonra fikrinizi değiştirirseniz tüm işletim sistemini kurmakla harcayacağınız zamandan tasarruf etmiş olacaksınız. Bu özellik, bir arkadaşınızın bilgisayarını, dosya ve programlarına erişmeden ödünç almak istediğinizde de işe yarar.
Eski bilgisayarlara Windows 11 işletim sistemi kurmak mümkün. İşte eski bilgisayara Windows 11 kurma işlemi için gereken adımlar.
2. Ubuntu’yu Windows’un yanına sorunsuz bir şekilde kurabilirsiniz
Eğer hala bilgisayarınızda Windows’u kullanmaya devam etmek istiyorsanız, yanına Ubuntu’yu çift önyükleme sistemi olarak kurabilirsiniz. Çift önyükleme sistemini iki işletim sistemini bir arada çalıştıran bir bilgisayar gibi düşünebilirsiniz. Bu sayede iki işletim sisteminde de işlem yapma olasılığınız doğar.
Ubuntu kurulum işlemi sırasında yeni işletim sistemini Windows ile birlikte kurmayı tercih ederseniz bunu yapmak kolaydır. Kurulumunuz tamamlandığında, ilk açılışta her zaman Windows’u mu yoksa Ubuntu’yu mu başlatacağınızı seçebilir ve görevlerinizi herhangi bir işletim sisteminde gerçekleştirebilirsiniz.
3. Windows’tan Ubuntu’ya geçişin en zor kısmı: Terminali kullanmak!
Windows’tan Ubuntu’ya geçiş yaparken alışmanız gereken en büyük değişikliklerden biri, bazı işlemleri terminal komutlarını kullanarak gerçekleştirmektir. Daha önce Windows Komut İstemi’ni sıkça kullandıysanız, pek bir sıkıntı yaşamazsınız. Ancak, daha önce hiç terminal komutları kullanmadıysanız gözünüzü korkutabilir.
Diğer birçok karmaşık görevin yanı sıra uygulama yükleme, sistem güncellemeleri gerçekleştirme ve uygulamaları kaldırma gibi temel görevleri gerçekleştirmek için Ubuntu terminaline ihtiyacınız olacak. Hızlı bir Google araması, her zaman size ilk aşamalarda yapmanız gerekenleri gösterir. Ubuntu sistemi üzerinde çalışmaya alıştıktan sonra, her şey sizin için çok kolay olacaktır.
Google, aldığı yeni patent ile birlikte telefonlarımızda kullandığımız uçak moduna yeni bir soluk getirecek. İşte detaylar...
4. Ubuntu eski bilgisayarınızda sorunsuz çalışabilir
Eski bilgisayarların çoğu en son Windows sürümünü çalıştırmakta zorlanır. Ubuntu ile bilgisayarınız, sisteminizden önemli ölçüde daha az kaynak talep ettiği için Windows’a göre daha kolay çalıştırılır. Öyle ki Ubuntu’yu bir Chromebook’ta bile çalıştırabilirsiniz.
Eski bir bilgisayar ile çalışıyorsanız, benzer deneyime ve işlevselliğe sahip Ubuntu’dan bile daha hafif Linux dağıtımları bulmanız da mümkün. Eski bir bilgisayarınızı kullanılabilir hale getirmenin yanı sıra, bu Linux dağıtımlarını kullanmanın başka birçok avantajı vardır.
5. Ubuntu sizi güncelleme yapmaya zorlamaz
Windows’tan farklı olarak, Ubuntu sizi sisteminizi güncellemeye zorlamaz; güncellemeleri daha sonra gerçekleştirmek isterseniz görmezden gelebileceğiniz bir açılır pencere hatırlatıcısı alırsınız. Güncellemeyi yüklemek istediğiniz zaman ise terminal aracılığıyla veya manuel olarak yapabilirsiniz. Bir güncelleme yüklemeye karar verdiğinizde, bilgisayarınızı yeniden başlatmanıza gerek kalmadan kullanmaya devam edebilirsiniz.
Windows’ta, sistemin sizi bir güncelleme için yeniden başlatmaya zorlaması durumunda çalışmanızı bir saatten fazla beklemeye almak zorunda kalabilirsiniz. Güncelleme ne kadar büyük olursa, o kadar uzun süre beklemeniz gerekir. Ancak Ubuntu’da böyle bir durum söz konusu değildir.
Firefox 116.0'ın yayınlanması ile birlikte Windows 7 ve Windows 8 kullanıcıları Genişletilmiş Destek Sürümü'ne (ESR) geçiş yapacak.
6. Oyun oynama hevesiniz varsa Ubuntu bunu kaçırabilir
Bu madde oyuncuları üzecek olsa da ne yazık ki durum böyle. Çoğu bilinen bilgisayar oyunu geliştiricisi, Ubuntu gibi Linux tabanlı sistemler için optimize edilmiş oyunlar üretmez. Ancak çaresi var. Eğer oyunsuz yapamam diyorsanız Ubuntu’yu Windows ile birlikte kurmak sizin için çok iyi bir fikir olabilir. Bu sayede oyun oynamak istediğinizde Windows sistemini çalıştırabilirsiniz.
7. Windows programlarını Ubuntu üzerinde çalıştırabilirsiniz
Oyun oynamanın aksine Windows uygulamalarını Ubuntu’da çalıştırmak daha kolay. İhtiyacınız olursa Microsoft Office gibi çoğu Windows programını çalıştırmaya devam edebilirsiniz. Windows programlarını Ubuntu’da çalıştırmak için WinApps adlı bir uygulamaya ihtiyacınız olacak. WinApps’in yanı sıra, Wine, Bottles ve Vineyard adlı uygulamalara da göz atabilirsiniz. Ubuntu’da en sevdiğiniz Windows programlarına erişme olanağı sizin bu işletim sistemini yükleme hevesinizi arttırabilir.
8. Ubuntu Windows’a göre daha güvenlidir
Windows’ta, sisteminizi güvende tutmak için bir antivirüs programı yüklemeniz gerekebilir. Yaygın olarak kullanılması, Windows’u kötü niyetli oyuncuların kötü amaçlı yazılım oluşturma ve Windows sistemlerine saldırma teşvikine sahip olduğu anlamına gelir. Windows ayrıca, tek tuşla kapanabilen güvenlik duvarları yüzünden kötü amaçlı uygulamaları bilgisayara yüklemenizi kolaylaştırabilir.
Ubuntu’da, her uygulama yüklediğinizde veya sistemde değişiklik yaptığınızda yönetici parolanızı girmelisiniz. Parola gerektirmesi, sisteminize saldırmak için gönderilen bir yükün siz açık izin vermediğiniz sürece kurulmayacağı anlamına gelir. Ancak bu, bilgisayarınızın yenilmez olduğu anlamına gelmez. Her zaman potansiyel olarak kötü amaçlı dosyalara dikkat etmeli ve güvenilir olmayan web sitelerinden kaçınmalısınız.
iPhone fiyatları günümüzde bu kadar zamlanmışken ülke ülke asgari ücret ve iPhone 14 Pro Max fiyatlarını karşılaştırdık!
Ubuntu, özellikle daha önce Linux tabanlı bir sistem kullanmadıysanız size başta çok yabancı gelebilir. Ancak buna zamanla alışabilirsiniz. Açık kaynaklıdır, yani Windows’tan farklı olarak basitçe indirebilir ve ücretsiz olarak kullanmaya başlayabilirsiniz. Özet olarak kaçıracağınız tek şeyin Windows’taki geniş oyun kitaplığı olacağını söyleyebiliriz.
Ay’a yeniden dönmek için kolları sıvayan NASA, Artemis görevi kapsamında çalışmalarını sürdürüyor. 2030 yılına kadar Ay’a tekrar insan yollamayı planlayan uzay ajansı, geçtiğimiz gün ise farklı bir tanıtıma imza attı. NASA, astronatları Kennedy Uzay Merkezi’ndeki fırlatma rampasına taşıyacak üç yeni tamamen elektrikli aracı tanıttı.
Astronotlar uzaya giderken bu araçlarla taşınacak
California merkezli elektrikli otomobil girişimi olan Canoo Technologies tarafından tasarlanan çevre dostu minivan, fırlatma uzay kıyafetlerini giymiş dört astronotu taşıyabilecek. Yeni elektrikli araç ayrıca Artemis görevleri için gerekli ekipmanı taşımak için de kullanılacak.
Önümüzdeki yıl boyunca, yeni elektrikli araç filosu tesisteki astronot eğitim tatbikatları için kullanılacak. Daha sonra ise Kasım 2022’de gerçekleştirilmesi planlanan Artemis II görevinde yer alacak dört astronotu SLS roketine taşıyacak. Astronotlar yeni ‘Astrovan’ların da yardımıyla 50 yıl sonra ilk mürettebatlı ay uçuşu için Orion uzay aracına ulaşacaklar.
LTT9779 b olarak adlandırılan ötegezegen yörüngesinde döndüğü yıldızdan gelen ışığın yüzde 80'ini yansıtabiliyor.
Artemis II görevi, 1973’ten sonra ilk kez Ay’a ayak basılmasının önünü açacak. NASA, Artemis görevleri sonunda Ay’ı Mars’a yapılacak ilk insanlı görev için bir üs olarak kullanmayı planlıyor. Uzay ajansı, uydumuza kalıcı bir astronot üssü inşa etmeyi planlıyor.
NASA ilk olarak Kasım 2024’te mürettebatlı olarak Ay’a oldukça yakın bir uçuş gerçekleştirmeyi planlıyor. Uzay ajansı devam eden yıllarda ise ilk kadın ve siyahi insanı da Ay’a taşımayı hedefliyor. NASA’nın Ay görevi kapsamında sonraki yıllarda ise Artemis III ve Artemis IV görevlerini gerçekleştirecek. Artemis V görevi ile birlikte ise Ay’a uzun yılların ardından ilk insanlı iniş yapılacak.
NASA’nın Ay görevi kapsamında bu araçlarında küçük de olsa bir katkısı olacak. Peki siz NASA ve astronotlar için sunduğu yeni aracı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Dünyanın en büyük dijital oyun platformu Steam, kısa süre önce Türkiye’de haftanın en çok satan oyunları açıkladı. Listeye göz attığımızda, geçtiğimiz günlerde başlayan ve kısa bir süre sonra sona erecek Yaz İndirimlerinin önemli bir katkısı olduğunu görüyoruz. İşte Steam’de en çok satanlar…
Steam’de en çok satanlar!
Steam tarafından paylaşılan verilere göre Türkiye’de en çok satan oyun, FPS türündeki CS:GO oldu. 2012 yılında piyasaya sürülen yapım, o günden bu yana popülerliğini halen sürdürüyor. Ülkemizde hatrı sayılır bir oyuncu kitlesi bulunuyor.
Öte yandan sıralamanın ikinci sırasında ise indirimler sırasında öne çıkan ELDEN RING yer aldı. Hemen ardından ise onu, geçtiğimiz aylarda zamlanarak oyuncuları üzen Red Dead Redemption 2 takip etti. Listenin geri kalanına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Steam listelerini altüst eden Dave the Diver nedir? 98 bin anlık oyuncuya ulaşan bağımsız yapım, basit bir macera oyunu olarak öne çıkıyor.
İşte Steam’de haftanın en çok satanları:
Sıra
Oyun
Fiyatı
1
Counter-Strike: Global Offensive (CS:GO)
Free To Play
2
ELDEN RING
489,30 TL (-30%)
3
Red Dead Redemption 2
379,50 TL (-67%)
4
EA SPORTS FIFA 23
174,99 TL (-75%)
5
Euro Truck Simulator 2
37,25 TL (-75%)
6
Grand Theft Auto 5
276,00 TL (-62%)
7
Forza Horizon 5
299,50 TL (-50%)
8
Rust
206,36 TL (-33%)
9
God of War
197,40 TL (-40%)
10
Call of Duty: Modern Warfare 2
604,45 TL (-45%)
11
Mount & Blade 2: Bannerlord
209,99 TL (-40%)
12
Marvel’s Spider-Man Remastered
334,33 TL (-33%)
13
Sekiro: Shadows Die Twice – GOTY Edition
144,50 TL (-50%)
14
Dying Light 2 Stay Human
159,03 TL (-57%)
15
Cyberpunk 2077
399,50 TL (-50%)
16
Ready or Not
79,20 TL (-20%)
17
Sons Of The Forest
224,00 TL (-20%)
18
DAVE THE DIVER
171,00 TL (-10%)
19
NARAKA: BLADEPOINT
129,99 TL
20
Forza Horizon 4
65,67 TL (-67%)
21
Hogwarts Legacy
559,20 TL (-20%)
22
Assassin’s Creed Valhalla
174,75 TL (-75%)
23
UNCHARTED: Legacy of Thieves Collection
299,40 TL (-40%)
24
BattleBit Remastered
180,00 TL
25
Apex Legends
Ücretsiz
26
STARFIELD
899,00 TL
27
Hunt: Showdown
43,60 TL (-60%)
28
Tom Clancy’s Rainbow Six Siege
91,60 TL (-60%)
29
Black Desert
9,50 TL (-50%)
30
Hearts of Iron 4
102,00 TL (-70%)
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Listede görmeyi beklediğiniz bir oyun var mıydı? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Son yıllarda akıllı telefon pazarında yükseliş trendine giren Vivo, kısa süre önce Y27 5G modelini sessiz sedasız, hiçbir tanıtım yapmadan piyasaya sürdü. Giriş-orta segment kataloğuna giriş yapan model, vadettkleri ile öne çıktı. İşte Vivo Y27 5G özellikleri…
Vivo Y27 5G özellikleri!
Vivo’nun resmi web sitesinde listelenen Vivo Y27 5G modeli; 6.64 inç boyutunda ve 2388 x 1080 piksel çözünürlükte olan LCD bir ekrana sahip. Yüksek görüntü kalitesi ile iddialı olan bu ekran, maksimum 600 nit parlaklık sunuyor.
Öte yandan cihazın kalbinde ise MediaTek tarafından üretilen Dimensity 6020 yonga seti yer alıyor. Ayrıca akıllı telefonun 4 GB / 6 GB RAM‘li versiyonları bulunuyorken, depolama tarafındaysa 128 GB şeklinde tek bir seçenek bulunuyor. Cihazda 6 GB‘a kadar sanal RAM desteği olduğunu da belirtmekte fayda var.
Android 14 tabanlı FuntouchOS 14 güncellemesi alacak Vivo modelleri hangileri? Sizlerle şu ana kadar belli olan tüm modelleri paylaşıyoruz.
Ön tarafında 8 Megapiksel çözünürlüğünde bir özçekim kamerasına sahip olan akıllı telefonun arka kasasında ise iki tane kamera bizleri karşılıyor. Bunlar sırasıyla 50 Megapiksel ana kamera ve 2 Megapiksel derinlik sensörü şeklinde.
Android 13 tabanlı Funtouch OS 13 işletim sisteminde çalışan akıllı telefonda 15 W hızlı şarjı destekleyen 5.000 mAh kapasitesinde bir batarya bulunuyor. Söylenenlere göre bu batarya, 16 saatten fazla video izlemeyi ve neredeyse 6 saat oyun oynamayı mümkün kılıyor.
Son olarak Vivo Y27 5G modelinde güç düğmesine yerleştirilen parmak izi okuyucusu ve 5G, Wi-Fi, Bluetooth 5.1, NFC bağlantı seçeneklerinin olduğunu da belirtmekte fayda var. Telefonun geri kalan tüm özelliklerine aşağıdaki tablodan ulaşabilirsiniz.
Vivo Y27 5G teknik özellikleri:
Özellikler
Açıklama
Ekran:
6.44 inç LCD, FHD+ çözünürlük, 600 nit parlaklık
Arka kamera(lar):
Arka: 50 MP ana sensör + 2 MP derinlik lensi
Ön kamera:
Ön: 8 MP özçekim kamerası
İşlemci:
MediaTek Dimensity 6020
RAM:
4 GB / 6 GB (+6 GB sanal RAM desteği)
Depolama:
128 GB
Batarya:
5.000 mAh 15 W hızlı şarj desteği
Yazılım:
Android 13 tabanlı Funtouch OS 13
Bağlantı:
5G, USB Type-C, 3.5 mm kablolu kulaklık girişi, Wi-Fi, Bluetooth, NFC
Diğer:
Güç düğmesine yerleştirilen parmak izi okuyucusu
Boyut ve ağırlık:
164.06 mm x 76.17 mm x 8.07 mm 190 gram
Renkler
Mystic Black, Satin Purple
Vivo Y27 5G modelinin fiyatı şimdilik belli değil. Fakat önümüzdeki günlerde belli olması bekleniyor. Tahminler, maksimum 250 dolar fiyatlandırmaya sahip olacağı yönünde. Bunu hep birlikte göreceğiz.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Akıllı telefonun özelliklerini nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Microsoft, uzun beklentilerin ardından 2021 yılında Windows 11 işletim sistemini nihayet kullanıma sundu. Aradan geçen 2 yılın ardından ise şirket, çıkışıyla birlikte kullanıcıları çileden çıkaran pek çok problemi çözüme kavuşturmuş durumda. Zira yeni özellikler üzerinde çalışmaya da başlandı. Bugün ise Microsoft, bazı Windows 11 sürümleri için güncelleme desteğinin kesileceğini açıkladı.
ilk Windows 11 sürümleri için güncelleme desteği kesiliyor!
Microsoft, Windows 11’i ilk kullanıma sunduğunda kullanıcılar tarafından şikayet yağmuruna tutuldu. Zira bazı programlarda hata vardı. Yazılım genelinde de can sıkan sorunlar oldukça fazlaydı. Şirket, bunları zamanla çözüme kavuşturdu. Tabii bu doğrultuda işletim sisteminin kullanıcı sayısı da bir hayli yükseldi. Ancak Microsoft tarafından yapılan son duyuru, kullanıcıları ilk günlerindeki gibi yine üzecek gibi görünüyor.
Microsoft, yakın zamanda resmi web sitesi üzerinden yaptığı duyuru ile birlikte Windows 11’in ilk sürümleri için güvenlik güncellemesi desteğinin kesileceğini açıkladı. Şirketin bu kararı, kullanıcılar tarafından pek sıcak karşılanmadı.
Eski bilgisayarlara Windows 11 işletim sistemi kurmak mümkün. İşte eski bilgisayara Windows 11 kurma işlemi için gereken adımlar.
İşte güvenlik güncellemesi desteği kesilecek Windows 11 sürümleri:
Windows 11 Home – 21H2
Windows 11 Pro – 21H2
Windows 11 Pro for Workstations – 21H2
Windows 11 Pro Education – 21H2
Microsoft’un paylaştığı bilgilere göre Windows 11’in 21H2 sürümü, 10 Ekim 2023 tarihinden itibaren artık güvenlik güncellemesi almayacak. Güvenlik ile ilgili destek almak isteyen kullanıcıların işletim sistemini daha yüksek bir Windows 11 sürümüne geçirmeleri gerekecek.
Microsoft’un neden böyle beklenmedik bir karar aldığı ise bilinmiyor. Fakat şirketin Windows 10 kullanıcılarına sürekli şekilde Windows 11’e geçiş yapmaları konusunda bildirimler yolladığını düşünecek olursak, bu da daha yeni sürümlere geçişi hızlandırmak için alınan bir karar olabilir.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Deprem felaketinin yaşandığı günlerde sürdürdüğü çalışmalarla ve seçim öncesinde söyledikleriyle gündem yaratan OğuzhanUğur, popüler bir medya kuruluşunun yönetim kuruluna dahil edildi. Mütevazı kişiliği ve esprili diliyle özellikle gençlerin sevgisini kazanan fenomenle ilgili bu gelişmeye sosyal medyadan yüzlerce destek mesajı geldi.
Yeni bir ‘Acun’ mu doğuyor?
2019 yılı itibarıyla hizmet vermeye başlayan medya platformu GAİN, Oğuzhan Uğur’un yönetim kurulu üyeliğine atadı. İlk günden beri hem kendi platformunda dizi ve film yayınlayan, hem de bağımsız içerik üreticilerine destek vererek gençleri video üretimine teşvik eden platformun bu kararı, medya dünyası için büyük bir sürpriz niteliği taşıdı. Oğuzhan Uğur’un yönetim kurulu olarak atandığı haberi yayımlandıktan dakikalar sonra sosyal medya coştu.
An itibarıyla GAİN platformunun yönetim kurulu üyesiyim. Bu unvan beni daha olgun ve yaşlı hissettiriyor ama çok sevdim. BabalaTV son sürat içeriklerine devam ederken, GAİN ile de yeni sezonda sizlere muazzam diziler, pek iddialı filmler ve uzun soluklu içerikler sunmak için… pic.twitter.com/fTtfwx2B18
Bir süredir ses getiren Youtube içerikleriyle gündem yaratan Oğuzhan Uğur, şarkıcı ve oyuncu kimlikleriyle de tanınıyor. Özellikle seçim döneminde “Mevzular Açık Mikrofon” adlı programda gündemdeki siyasetçileri ağırlayan ve milyonlarca izleme oranına ulaşan Uğur, sosyal medyada “Geleceğin Acun’u” olarak lanse ediliyor. Yönetim kurulu üyeliğine getirilmesinin ardından birçok esprili mesajla desteklenen ünlü Youtuber’ın sıradaki işinin Acun Ilıcalı gibi bir futbol takımı almak olacağı dile getiriliyor.
Semaver Kumpanya topluluğu tarafından yıllardır sahnelenen Metot adlı tiyatro oyunu şimdi GAIN dizisi haline geliyor. Dizinin yönetmenliğini usta oyuncu Serkan Keskin üstlenecek.
Yayın hayatına Güzel Ahlak İyi Niyet sloganıyla başlayan ve milyonlarca dizi izleyicisinin favorisi olan bazı dizileri platforma taşıyan GAİN, Oğuzhan Uğur kararıyla büyük sempati toplamış gibi görünüyor. Ayak işleri gibi sevilen dizinin yanı sıra, psikoloji seanslarını dizi tadında sunan Terapist gibi yayınlar çok seviliyor. Ayrıca Motor ve Dayı gibi dizileri bünyesinde barındıran platforma son gelişmeler sonrası birçok yeni abone geçeceği konuşuluyor.
GAİN yönetim kurulu üyeliğine getirildiğini kendi Twitter hesabından açıklayan ünlü Youtuber ise mütevazi mesajıyla gönülleri bir kez daha fethetti. Açıklamasında göreve gelişini videolu bir paylaşımla duyuran Uğur, mesajında “An itibarıyla GAİN platformunun yönetim kurulu üyesiyim. GAİN ile yeni sezonda sizlere muazzam diziler, pek iddialı filmler ve uzun soluklu içerikler sunmak için kolları sıvadık.” dedi.
Peki, sizler bu konuyla ilgili olarak neler düşünüyorsunuz? Sizce Oğuzhan Uğur, sosyal medya kullanıcılarının esprili söylemleriyle ifade ettikleri üzere “Geleceğin Acun’u” olabilir mi? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz.
Electronic Arts, son yıllarda popülaritesini kaybeden Need for Speed serisini canlandırmak için yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Buna göre ilk olarak 2005 yılında oyuncularla buluşan Need for Speed: Most Wanted’ın remake’i geliştirilme aşamasına girdi. Peki NFS Most Wanted Remake nasıl olacak?
NFS Most Wanted Remake 2024’te duyurulabilir
Need for Speed serisinin sevilen oyunu Most Wanted’ın yeniden geliştirileceğine dair söylentiler ortaya çıktı. İlk oyunda polis memuruna ses veren Simone Bailly’nin sosyal medya paylaşımları, yeni oyunun 2024’te görücüye çıkacağını gösteriyor.
Çeşitli platformlarda 16 milyon satış gerçekleştiren Most Wanted, tüm zamanların en popüler yarış oyunlarından biri olarak kabul ediliyor. Yeni NFS oyununun remake olacağı ve Most Wanted’a odaklanacağı bildirildi. Ancak Electronic Arts ve serinin geliştiricisi olan Criterion Games’ten herhangi bir açıklama gelmediğini belirtelim.
Half-Life 2 Lego modu artık gerçek. 20 yaşındaki bilim-kurgu yapımı, Lego silahları ve karakterlerine dönüşüyor.
Rockport isimli bir bölgede geçen yarış oyunu, ayrıca polis kovalamacasına yer veren ilk NFS yapımıydı. 2005’ten sonra duyurulan diğer oyunlar için ikonik bir özellik haline gelen polis kovalamacasının remake ile yeniden tasarlanacağı bildirildi.
Remake ile ilgili henüz detaylar belli değil. Ancak ana haritaya ve arabalara sadık kalarak, grafik kalitesinde yükseltmeler yapılması bekleniyor. Ayrıca araç sürüş dinamiğinin de daha gerçekçi hale getirilmesi mümkün.
Need for Speed serisinin son yapımı olan Unbound, 2022 yılında tanıtıldı ve oyunculardan olumlu yorumlar almayı başardı. NFS Most Wanted remake’in ise iki yıllık aranın ardından tanıtılması oldukça mantıklı görünüyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Elon Musk’ın son zamanlarda yapay zekaya yönelik ilgisi gözden kaçmıyordu. Nisan ayında yapay zeka odaklı bir şirket kurduğunun sinyalini veren Musk, nihayet hedefini açıkladı. Elon Musk tarafından kurulan xAI, yapay zeka teknolojisi ile “evrenin temel doğasını bulmayı” amaçlıyor.
Elon Musk’ın xAI ile hedefi ne?
Elon Musk, Twitter’dan yaptığı açıklamayla xAI isimli yapay zeka şirketini resmen tanıttı. xAI’ın hedefleri kesin olarak bilinmese de, insanlığın yararına olması için eğitileceği aktarıldı. Şirket, Google DeepMind ve OpenAI’ın eski çalışanlarını barındırmasıyla ilgi odağı oldu.
Musk’ın yapay zekaya yönelik ilgisi, Twitter şirketi üzerinden binlerce ekran kartı satın alınmasıyla ortaya çıktı. Bu satın alımların xAI ile bağlantılı olup olmadığı şu anda bilinmiyor. Ancak Musk, yapay zeka ile hedefinin büyük olduğunu gösterdi.
OpenAI süper zeka alanında yeni bir ekip kurdu. Superalignment adlı bu takım, yapay zekanın insanlığı "yenmemesi" için çalışacak.
Konuyla ilgili tweet’inde Musk, “Gerçeği anlamak için xAI oluşumunu duyuruyorum” ifadelerini kullandı. Ayrıca şirketle ilgili daha fazla bilginin 14 Temmuz’da düzenlenecek bir Twitter Space oturumda paylaşılacağı aktarıldı.
Musk’ın yanı sıra xAI’nin önemli üyeleri arasında Igor Babuschkin, Manuel Kroiss ve Yuhuai (Tony) Wu gibi isimler yer alıyor. Bu kişilerin daha önce Google PaLM ve GPT dil modellerinin geliştirilmesinde rol aldığını göz ardı etmemek lazım.
Announcing formation of @xAI to understand reality
Apple, ilk kez WWDC 23’te tanıttığı işletim sistemlerinin yeni sürümlerinin public beta (herkese açık) sürümlerini bugün yayınlıyor. Bu da çok kısa bir süre sonra asıl sürümlerin tüm Apple kullanıcıları için paylaşılacağı anlamına geliyor. Fakat isteyen herkes erkenden indirerek şimdiden kullanmaya başlayabilir.
iOS 17, iPadOS 17, watchOS 10 ve macOS 14 için Public Beta sürümleri yayınlandı!
Apple, işletim sistemlerinin nihai sürümlerini herkesle paylaşmadan önce beta olarak sundu. Burada ortaya çıkacak gözden kaçan olası hatalar giderildikten sonra önümüzdeki ay içerisinde tüm cihazları için yayınlaması bekleniyor.
Apple Public Beta sürümü nasıl yüklenir?
Herkese açık (public beta) sürümünü indirmek için buraya tıklayarak Apple Beta Software sayfasına giderek Apple kimliğiniz ile giriş yapmanız ve beta programına kaydolmanız yeterli olacaktır. Daha sonra ek bir dosya indirmenize gerek yok.
İlk olarak 2004 yılında görücüye çıkan Half-Life 2, ikonik yapımlardan biri olarak sayılıyor. Bugüne kadar oyun için birçok mod geliştirilmiş olsa da, yeni mod oyuna ilginç bir hava katıyor. Half-Life 2 Lego modu oyunu baştan aşağı değiştiriyor ve efsane karakterleri Lego’ya dönüştürüyor.
Half-Life 2 Lego modu oyun dünyasını birbirine kattı
Valve’ın efsane oyunu için hazırlanan yeni mod, klasik yapımı Lego’ya dönüştürdü. Oyunun tüm karakterlerini Lego figürleriyle değiştiren bu özelleştirme, oyuna tamamen farklı bir görünüm kazandırdı. Steam Atölyesi’nde yayınlanan mod, kısa sürede büyük yankı uyandırdı.
Hala geliştirilme aşamasında olsa da, Lego modunu şu anda indirip test edebilirsiniz. Yaklaşık 20 yaşındaki Half-Life 2’ye ilginç bir hava katan özelleştirme, oyuncular tarafından karışık yorumlar aldı. Ancak birçok oyuncu, mod ile “ilk kez Half-Life 2 oynuyormuş” hissine kapıldığını söyledi.
18 yaşındaki Half-Life 2, Unreal Engine 5 ile yeniden hazırlansa nasıl görünürdü? İşte göz kamaştıran Half-Life 2 Remake konsepti.
Half-Life 2 Lego modu, karakterleri değiştirmenin yanı sıra, oyunun haritasında da bazı değişiklikler yapıyor. Örneğin, duvarlar ve zeminler Lego tuğlalarıyla değişiyor. Ayrıca bazı silahlara da Lego tarzı dokular kazandırıyor.
Geliştirilme aşamasında olduğunu düşünerek modun bazı kusurları olduğunu unutmamak lazım. Örneğin, bazı oyuncular Lego modellerinin oyunun çökmesine yol açtığını bildirdi. Ayrıca haritalardaki tuğla kaplamasının kaybolduğunu ve dokunun bozulduğunu aktardı.
Öte yandan bir süre önce Half-Life 2, Unreal Engine 5 ile yeniden tasarlanmıştı. Half-Life 2 Remake görüntüleri, serinin takipçilerini kendisine hayran etmeyi başardı. Oyundaki klasik sahneleri Unreal Engine 5 ile makyajlayan konsept çalışması, oyunculardan büyük alkış toplamıştı.
Uçak ya da herhangi bir hava aracı üretiminde en önemli süreçlerden biriside sertifikasyondur. Her ne kadar üretim aşamasında çok özel ve hassas testler yapılıyor olsa da ilgili otoriteden gerekli sertifikaları alıp hava aracının kendini ispatlaması gerekir. Dikey kalkış ve iniş yapabilen elektrikli hava aracı Alman Lilium Jet önemli bir sertifikayı daha almayı başardı. Gelin konuya yakından bakalım.
Lilium, hem ABD hem de AB’den sertifika aldı!
Dikey kalkış ve iniş yapabilen Lilium 2020’de kendisi için birincil uçuşa elverişlilik otoritesi Avrupa Birliği Havacılık Güvenliği Ajansı’ndan (EASA) ilk sertikasını almıştı. Almanya merkezli şirket, ABD’nin havacılık otoritesi olan aynı zamanda havacılık emniyeti alanında dünyadaki en eski ve en önemli kurumlardan birisi olma özelliğini taşıyan Federal Havacılık İdaresi’nden (FAA) de tip sertifikası doğrulaması için gerekli (FAA) G-1 sertifikası aldı.
AB ve ABD’de çift sertifika almak isteyen birkaç eVTOL şirketinden birisi olan Lilium, aldığı sertifikalarla küreselleşme yolunda önemli bir adım attı. Lilium İcra Kurulu Başkanı Klaus Roewe,” FAA G-1’i almak, Lilium Jet’in havacılık düzenleyicileri tarafından küresel kabule giden yolunu ve devrimci Lilium Jet için 2025’in sonlarında küresel operasyonların beklenen başlangıcını gösteriyor” dedi.
Havacılıkta güvenlik konusu hepimiz için büyük öneme sahip. Peki paraşütle inebilen Cırrus Vision Jet uçağından haberiniz var mı?
Hava ulaşımında yeni bir sayfa!
Almanya Münih merkezli girişimin ürettiği Lilium, havacılık endüstürisi için önemli bir sorunu ortadan kaldırarak dikey iniş ve kalkış yapabiliyor. Bu özelliği sayesinde uçakların kalkış ve iniş yapması için ihtiyaç duyulan uzun pistlere gerek kalmıyor. Böylece şehir kullanımına daha uygun hale geliyor. Ayrıca Lilium hava taksi tamamen pilotsuz olarak uçabiliyor. Hava aracının ilk testi 2019 yılında yapıldı.
Eletrikli hava taksi Lilium Jet gibi hava araçları gelecekte önemli bir yer edinecek gibi gözüküyor. Kim bilir belki de ilerleyen yıllarda bugünkü taksi sorunlarına benzer meseleleri hava taksiler içinde konuşacağız . Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.