NASA’nın uzay ile ilgili ütopik projeleri bulunduğu herkesin malumu. Ajans, uzun vadede insanoğlunu Ay ve Mars’a çıkarmak, orada koloni kurmak istiyor. Elbette bu düşüncelerin bazı büyük sorunları var. Yiyecek ve solunacak hava da bunlardan birkaçı. Ancak bilim insanları bu sorunlar için çözüm arayışında.
Fotoelektrokimyasal sistemi (PEC), güneş radyasyonundan oksijen üretebilmeyi hedefliyor
NASA ve diğer uzay ajansları mürettebatlı Mars görevleri için uzun vadede önemli projelere imza atıyorlar. Ancak aylar boyunca Mars’ta veya Ay’da bir insanın kalabilmesi için gerekli olan oksijeni taşımak oldukça maliyetli ve zor bir iş olarak karşımıza çıkıyor. Bilim insanları, bu sorunla başa çıkmak için kolları sıvadı.
Warwick Üniversitesi’nden yapılan yeni araştırma, oksijen üretmek için fotoelektrokimyasal cihazlara yönelerek gerçekleştirilebilecek bir projenin ayrıntılarını içeriyor. PEC tabanlı oksijen üretimi, elektrik üretmeden doğrudan güneş enerjisinden suyu hidrojen ve oksijen gazına ayırmak için yarı iletken malzemeler kullanan bir sistem olarak karşımıza çıkıyor. Yayınlanan makalede şu ifadelere yer verildi.
PV ile çalışan elektrolizör sistemlerinin aksine, fotoelektrokimyasal (PEC) cihazlar, ışık absorpsiyonu, yük ayrımı ve aktarımının yanı sıra kataliz işlemlerini de entegre eder. Son zamanlarda, şu anda Dünya’da sürdürülebilir güneşten kimyasal enerjiye dönüşüm süreçleri için geliştirilen PEC cihazlarının, karasal cihaz verimliliklerinde mikro yerçekimi ortamlarında hidrojen üretmek için kullanılabileceği gösterilmiştir
NASA, Ay görevi kapsamında çalışmalarını tüm hızıyla devam ettiriyor. Uzay ajansı, SLS roketini Ay'a taşıyacak motorları test ediyor.
Uluslararası Uzay İstasyonu’nda Oksijen Jeneratörü Düzeneği (OSA), yer alıyor. Aslında sistem, istasyon için oksijen üretmede yeterince iyi. Ancak Mars ve Ay gibi uzun soluklu projeler için yetersiz kalıyor. Makalede Fotoelektrokimyasal sistemi (PEC) geliştirilmesine ilişkin ayrıntılar verilirken OSA’nın yetersiz kaldığına değiniyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Lütfen görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşınız.
Apple, geçtiğimiz günlerde teknoloji dünyasının merakla beklediği WWDC 2023 etkinliğini gerçekleştirdi. Burada yeni elektronik ürünlerini ve yepyeni özelliklerle dikkatleri üstüne çeken yazılımları tanıttı. Etkinliğe ShiftDelete’yi temsilen katılan Hakkı Alkan ise WWDC 2023’te olanları anlattı.
Apple’ın bugüne kadar geliştirdiği en büyük ve en iyi çip olma özelliği taşıyan M2 Ultra, Mac Studio ve Mac Pro’yu şimdiye kadarki en güçlü Mac masaüstü bilgisayarlar haline getiriyor. Ayrıca cihaz, Apple’ın UltraFusion teknolojisinden yararlanıyor ve bu sayede M2 Max’i birbirine bağlayarak performansı iki katına çıkarıyor.
134 milyar transistör içeren M2 Ultra, 192 GB’a kadar bellek kapasitesini destekleyen birleşik bellek mimarisi ile, M1 Ultra’dan yüzde 50 daha fazla kapasiteye sahip. Öte yandan 800 GBps ile M2 Max’e kıyasla iki kat daha fazla bellek bant genişliği sağlıyor.
Sanal gerçeklik gözlüğü olan Vision Pro, özellikleri ile dikkat çekiyor. Çevrenizdeki insanlarla etkileşim kurmanıza olanak tanıyan ve toplantılara erişmeyi daha kolay hale getiren AR/VR gözlük, toplantıdaki katılımcılarla kolayca iletişim kurmanıza da yardımcı oluyor.
Sahip olduğu kameralar ile kayıt alma özelliği de sunan Vision Pro ile anılarınızı da kaydedebiliyorsunuz. Apple’ın yeni AR/VR gözlüğü bu anlamda da fark yaratıyor.
M2 Ultra’lı Mac Pro
Alışageldik rende tasarım ve metal cephesiyle sahne alan Mac Pro, M2 Ultra işlemcisine sahip. Bununla beraber sekiz Thunderbolt bağlantı noktası ve altı PCI genişletme yuvası da bulunuyor. Ayrıca en fazla 76 çekirdekli GPU ve 192 GB bellekle yapılandırılabilir.
6 bin 999 dolar fiyat etiketi ile tanıtılan Mac Pro, üç adet USB-A bağlantı noktası ve iki adet HDMI bağlantı noktasına ev sahipliği yapıyor. HDMI, en fazla 8K çözünürlük ve 240 Hz’ye kadar kare hızlarını destekliyor. Öte yandan iki adet 10 Gb Ethernet bağlantı noktasına sahip olan Mac Pro’da bir adet kulaklık girişi de mevcut.
Performans alanında sahip olduğu üstün nitelikler ile dikkat çeken yeni Mac Studio modelleri, M2 Max ve M2 Ultra işlemcileri ile sahne aldı. 1 bin 999 ABD doları fiyat etiketiyle tanıtılan modeller, Türkiye’de ise 57,999 Türk Lirası başlangıç fiyatına sahip.
Apple, gerçekleştirdiği WWDC23 etkinliğinde gelişmeleri aktarmaya devam ediyor. Tanıtılan Mac Studio yenilikleri, heyecan uyandırıyor.
15 inç MacBook Air
15 inç MacBook Air, M2 yongası ve 8 çekirdekli bir CPU’yu bünyesinde barındırıyor. 10 adede kadar çekirdekle yapılandırılabilen GPU ile gelen cihaz, bu noktada yüksek performanslı media engine ile daha fazla sayıda 4K ve 8K ProRes video akışıyla çalışma imkanı sunuyor.
18 saate kadar pil ömrüyle uzun süreli kullanım sağlayan cihaz, batarya konusunda bir sıkıntı yaratmıyor. Öte yandan 11,5 mm inceliğindeki MacBook Air, dünyanın en ince 15 inç laptopu konumunda. Benzer seviyedeki laptoplara kıyasla yüzde 40 daha ince ve 0,22 kg daha hafif olmasıyla dikkat çekiyor.
WWDC 2023 resmen başladı. Etkinlikte merakla beklenen 15.3 inç MacBook Air modeli tanıtıldı. 15.3 inç MacBook Air özellikleri ve fiyatı!
iOS 17
iOS 17, bir dizi yeni arayüz değişikliği ve etkileyici bir multitasking özelliğini beraberinde getirdi. Öte yandan Telefon, iMessage, AirDrop, Cüzdan ve Sağlık uygulamaları da önemli güncellemelerle kullanıcıların karşısına çıktı.
SDN Kurucusu Hakkı Alkan'ın yerinden takip ettiği etkinlikte Apple, iPhone modelleri için iOS 17 sürümünü tanıttı. İşte iOS 17 özellikleri.
iPadOS 17
iPadOS 17, widgetlar ve yeni Kilit Ekranı özellikleri ile tanıtımda şov yaptı. Yeni widgetlar sayesinde akıllı ev sisteminize direkt olarak tek tuşla bağlanabilirsiniz. Ayrıca ışığı ve müziği de artık kontrol edebilirsiniz.
iPadOS 17, makine öğrenimi modelleri sayesinde bir PDF’deki imza gibi alanları tanımlayabiliyor. Hatta kamera ile taranan belgeler üzerinde çalışmayı da mümkün kılıyor.. Bu sayede parmakla veya Apple Pencil ile belgelerinizi imzalamayı mümkün kılıyor.
Apple, bugün ABD'de düzenlediği WWDC 23 etkinliğinde yeni işletim sistemlerini tanıttı. İşte iPadOS 17 ve alacak iPad modelleri...
watchOS 10
watchOS 10 güncellemesiyle birlikte birçok uygulama yeniden tasarlandı ve Apple Watch sahipleri artık iPhone’lardaki gibi widget desteğine kavuştu. Bu yeni widget’lar sayesinde istediğiniz bilgileri ana ekranda görüntüleyebilirsiniz. Ayrıca, arka plan rengi artık saatin saat dilimine göre otomatik olarak değişecek. Örneğin, akşam saatlerinde karanlık temada bir renk kullanılacak.
watchOS 10, Palet ve Snoopy adında iki yeni saat kadranıyla birlikte geliyor. Ayrıca, Antrenman uygulamasına Pusula ve Haritalar entegre edildi. Bu sayede Bisiklet Sürme özelliği daha da gelişti. Öte yandan artık Antrenman aktivitelerinizi iPhone’da Canlı Etkinlik olarak takip edebilmek mümkün.
Apple, bugün düzenlediği WWDC 2023 etkinliğinde Watch akıllı saatleri için yeni işletim sistemini tanıttı. İşte watchOS 10 özellikleri...
macOS 14 (Sonoma)
macOS 14 için duyurulan güncellemeler arasında masaüstü için widget desteği, göz alıcı yeni ekran koruyucular, Oyun Modu ve güncellenen Safari, oldukça dikkat çekiyor. Apple, heyecan verici bir Oyun Modu sunuyor.
Bu yeni mod, Apple Silicon çiplerini daha optimize hale getirerek oyunlarda daha yüksek FPS (Kare Hızı) sunmayı hedefliyor. Ayrıca, AirPods ve Xbox/PlayStation kontrolcülerindeki gecikmeyi azaltarak oyun deneyimini geliştiriyor. Death Stranding Director’s Cut gibi birçok oyun da macOS 14 ile birlikte Mac’e geliyor.
WWDC 2023 kapsamında macOS 14 tanıtıldı. Mac bilgisayarlara ufak dokunuşlar ekleyecek yeni sürüm hakkında tüm detaylar haberimizde.
tvOS 17
Apple TV kullanıcıları, tvOS 17 ile birlikte yenilenmiş bir arayüzle karşılanacak. Bu güncelleme, iPad’leri anımsatan zarif ve sade bir tasarıma sahip olan bir arayüz sunuyor. tvOS 17 ile birlikte FaceTime, Apple TV’ye ekleniyor. Artık evinizin rahatlığında, büyük bir televizyon ekranı üzerinden toplantılar yapabilir veya sevdiklerinizle görüntülü olarak iletişim kurabilirsiniz. FaceTime çağrılarını iPhone ve iPad üzerinden başlatabilmek mümkün.
Apple Tv kullanıcılarının heyecanla beklediği haber sonunda geldi. tvOS 17 sürümü tanıtıldı. Peki yeni neler var? İşte detaylar...
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Apple’ın yeni ürünlerini ve yazılımları ile gelen özellikleri nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Elektriklenme yolunda ilerleyen Ford yeni bir teknolojinin peşinde. Marka bu hafta yeni patent başvurularında bulundu. Yapılan başvurulara baktığımızda elektrikli otomobillerdeki şarj ömrünün 2 katına çıkacağını söyleyebiliriz. İşte Ford tavan bataryası patenti ile ilgili detaylar…
Yeni patent: Elektrikli otomobiller için Ford tavan bataryası!
Tamamen elektrikli F-150 Lighting, E-Transit ve Mustang Mach-E modelleri ile piyasada bulunan Ford yeni bir patent başvurusunda bulundu. Başvurunun içeriğine bakıldığında akla gelen ilk soru “Türk ustalar bunu nasıl düşünemedi ya?” oldu. Ford elektrikli otomobillerin tavanına monte edilebilen yedek bataryayı üretmeyi planlıyor.
İlk olarak Lightning Owners forumunda bir kullanıcı tarafından fark edilen patent başvurusu incelendiğinde pratikte oldukça basit görünen bir teknoloji söz konusu. Araçların tavanına monte edilen port bagaj yapısına benzeyen bir yedek batarya düşünün. Bununla birlikte, kutunun arkasından bir şarj kablosu çıkıyor ve bu da onu bir akıllı telefonu şarj etmek için kullanılan bir yedek pil gibi gösteriyor. Elektrikli otomobiller için üretilen bir powerbank gibi.
Clio'nun üvey kardeşi Mitsubishi Colt artık sahnede! İşte tasarım özellikleri ve diğer detayları haberimizde...
Ancak patent ilk etapta çok mantıklı gelse de diğer etkenler düşünüldüğünde biraz korkutucu oluyor. Öncelikle güvenlik. Otomobillerin altındaki bataryalar uzun çalışmalar sonucunda güvenli bir hale getirildi. Ayrıca araç içerisinde belirli muhafazaların içerisinde. Ancak aracın tavanında bir batarya taşıyor olmak ne kadar güvenli? Özellikle takla atılması vb. kaza durumlarında.
Ford patent ile ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Ancak patent içerisinde yer alan özelliklere bakıldığında bu bataryanın kendine ait bir koruma muhafazasına sahip olacağı görülüyor. Ayrıca bataryanın aşırı ısınması vb. durumlarını önlemek için çeşitli hava kanalları da muhafazada yer almakta.
Bataryanın patent fotoğraflarında bir Ford Bronco yer alıyor. Bronco bir arazi aracı ve ağır arazi şartlarında off-road yapmak amacıyla kullanılıyor. Fakat bir off-road aracı üzerinde gerçekten ağır bir Lityum-iyon pilinin yerleştirmesi ne kadar avantajlı olabilir?
Şarj kitinin araç yolda giderken şarj edip edemeyeceği belli değil. Yani kesintisiz şekilde yola devam etmenizi sağlayıp sağlamayacağı tam olarak belli değil. Fakat bu yeni batarya kiti rotanız üzerinde veya gideceğiniz yerde elektrikli otomobil şarj istasyonu alt yapısına sahip değilseniz oldukça işinize yarayacaktır.
Peki siz Ford tavan bataryası patenti hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın…
Gelişen teknolojinin ürünü yapay zeka, son yıllarda yükseliş trendine girdi. Öyle ki hayatımızın hemen yer yerinde yer edindi ve edinmeye de devam ediyor. Şu anda bu konuyla ilgili çalışmalar yürüten OpenAI ve Google gibi dev şirketler var. Bugün ortaya çıkan bir rapora göre Samsung da kendi yapay zeka dil modelini geliştiren şirketler arasına giriyor. İşte ayrıntılar…
Samsung, kendi yapay zeka dil modelini geliştiriyor!
Teknoloji dünyasında şu anda OpenAl’nın ChatGPT’si ve Google’ın Bard yapay zeka araçları öne çıkıyor. Öyle ki şimdiye kadar pek çok web sitesine, sosyal medya platformuna ve mobil uygulamaya da bu araçlar çoktan entegre edilmiş durumda ve entegrasyon sayısı da gittikçe artıyor.
Geçtiğimiz günlerde Samsung‘un ChatGPT benzeri bir yapay zeka dil modeli geliştirmeyi düşündüğü, şirket içerisinden sızdı. Bugün ise teknoloji devinin, LLM yani Large Language Model (Büyük Dil Modeli) tabanlı yapay zeka için çalışmalara başladığı ortaya çıktı.
Google CEO'su Sundar Pichai son olarak yaptığı bir paylaşım ile Bard'ın artık çok daha yetenekli olacağını açıkladı.
Sammobile’in haberine göre Samsung, bunun için büyük bir insan gücü ve kaynak yatırdı. Aktarılan bilgilere göre şirket, dil modelini eğitmeye başlamak için bütün GPU kaynaklarını ayırdı ve iki ay içerisinde bu eğitimi tamamlamayı hedefliyor.
Paylaşılan bilgilere göre Samsung, eğitim çalışmaları biterse, iki ay sonra yapay zeka dil modelini duyuracak. Belge özetleme, yazılım geliştirme ve dil çevirisi gibi amaçlarda kullanılacak olan bu yapay zeka dil modelinin herkese sunulup sunulmayacağı ise belli değil. Belki de şirket, kendi projeleri için kullanmayı hedefliyor olabilir.
Aslına bakacak olursak Samsung, bundan önce ChatGPT gibi üçüncü taraf, yani kendisine ait olmayan yapay zeka çözümlerini kullanılıyordu. Hatta Google, Microsoft, Naver ve OpenAI gibi çeşitli şirketlerle görüşmeler de yürütmüştü.
Ancak Samsung, bazı personellerin ChatGPT üzerinden önemli verileri sızdırmasının ardından üçüncü taraf yapay zeka araçlarını yasakladı. Bunun üzerine şirket, kendi yapay zeka dil modelini geliştirmeye karar verdi. Bu, Samsung’un Bixby sesli asistanı için bir son olabilir. Zira şirketin, hedeflerini gerçekleştirebilirse, daha iyi bir çözümle kullanıcı karşısına çıkacağı düşünülüyor.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Kuantum bilgisayarlar uzun yıllardır tartışılıyor ve geliştiriliyor. Bu kapsamda halen daha tam anlamıyla bir kuantum bilgisayar teknolojisine sahip değiliz belki ama Nvidia ve Rolls Royce bu konuda ciddi adımlar atıyor. İki marka yaptıkları ortaklık ile Nvidia ekran kartlarını Rolls Royce’un jet motoru üretimi esnasında kuantum bilgisayarlarda kullanıyor ya da diğer bir ifadeyle taklit ediyor. İşte konuyla ilgili detaylar…
Nvidia ve Rolls Royce kuantum teknolojisi için birlikte çalışıyor!
Grafik kartları ile ön plana çıkan Nvidia kuantum bilgisayar teknolojileri için Rolls Royce ile birlikte çalışıyor. İki firma güçlerini birleştirerek jet motoru üretiminde bir kuantum bilgisayarı taklit ediyorlar. Evet taklit ediyorlar çünkü şu anki teknoloji tam anlamıyla bir kuantum bilgisayar üretimine yetmiyor. Fakat bir kuantum bilgisayarın neler yapabileceğini görebiliyoruz.
Rolls Royce uçaklar için ürettiği jet motorlarının üretiminde bu kuantum bilgisayarlar kullanmaya çalışıyor. Çünkü şu an piyasada bulunan en güçlü bilgisayarlar bile bir jet motorunun ürettiği güç ile uçağın nasıl havalandığını hesaplarken zorlanıyor. Bu yüzden kuantum bilgisayar teknolojisinin özellikle havacılık sektöründe yer alması zorunlu.
Norveçli Hurtigruten firması, geçtiğimiz gün türünün ilk örneği olan sıfır emisyonlu gemi planlarını açıkladı.
Rolls Royce ilk etapta kullandığı kuantum bilgisayarları için Nvida’nun A-100 adlı GPU’larını kullandı. Şu an için isim olarak kuantum bilgisayar unvanını alabilirler. Ancak donanım olarak baktığımızda gerçek anlamda kuantum bilgisayar olduklarını söylemek zor. Daha çok kuantum bilgisayarcık gibi. Bunun sebebiyse gerçek kuantum bilgisayarlara kıyasla bu cihazların sadece birkaç düzine kuantum bitlerinin bulunması. Bu da yapılan hesaplamalara tam olarak güvenilir dememize engel oluyor.
Fakat iş Rolls Royce’un algoritmasına geldiğindeyse gerçekten bir kuantum temeli diyebiliriz. Markanın sahip olduğu HHL tabanlı algoritma CFD simülasyonlarını önemli ölçüde hızlandırma potansiyeline sahip ancak henüz onu çalıştıracak bir kuantum bilgisayarımız yok. Bu sebeple Nvidia ile yapılan ilk testler ve iş birliği büyük önem arz ediyor.
Peki siz kuantum ve kuantum bilgisayar teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce geleceğin mühendislik temelleri bu bilgisayarlar mı olacak? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…
Sosyal medya ve YouTube’da oldukça sevilen Kafalar ekibinin ofisini bastık. Atakan Özyurt, Bilal Hancı ve Fatih Yasin bu baskına nasıl karşılık verdi, neler yaşandı? Hepsi videomuzda.
SDN editörü Samet Jankovic, Kafalar ekibinin ofisini gezerek onlara ekipman ve teknolojilerini sordu. İçerik oluştururken teknolojiyi nasıl kullandıkları, haftalık içerik planlama süreçleri gibi bilgileri paylaşan ekip, daha sonra ofisin internet hız testini yaptı.
Bu testten sonra ofisin mutfak, giriş gibi diğer bölümlerini gezdik. Ofiste bulunan kurgu ve diğer işler için toplanan bilgisayarların oldukça güçlü olduğu ön plana çıkan gezimizde, ekip için çeşitli hediyelerimiz de oldu.
Dünyanın en popüler dijital müzik servisi Spotify, her geçen gün yeni özelliklerle donatılmaya devam ediyor. Kullanıcı deneyimini yükseltmeyi hedefleyen Spotify, şimdi ise internet bağlantısı yavaş olan kullanıcılar için Offline Mix özelliği üzerinde çalışıyor.
Spotify’ın yeni Offline Mix özelliği nedir?
Dışarıdayken kimi zaman internet bağlantınız aniden yavaşlayabiliyor veya tamamen kesilebiliyor. Bu da özellikle şarkı dinleyen kişileri çilededen çıkarmak için yeterli oluyor. Spotify ise tam da bunun için Offline Mix özelliği üzerinde çalışıyor.
We’ve been testing out a new feature called "Your Offline Mix" – a playlist designed for those times when you might not be online ✈️
Spotify’ın CEO’su Daniel Ek, bugün resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımla yeni Offline Mix özelliğini duyurdu. Ek’in söylediğine göre bu özellik, internet bağlantısı yavaş olduğu sırada veri tasarrufu yaparak müzikten kopmamanızı sağlıyor.
Spotify, 26 Mayıs ile 1 Haziran tarihleri aralığında Türkiye'nin en popüler şarkılarını açıkladı. İşte sıralama...
Offline Mix özelliği, en son dinlediğiniz şarkıları “Your Offline Mix” adında bir çalma listesine otomatik olarak ekliyor. Bu çalma listesinin süresinin maksimum 3.5 saat olacağı ve internet bağlantısı zayıfladığı zaman devreye gireceği belirtiliyor.
Özelliğin tam olarak nasıl çalıştığı hakkında bir bilgi mevcut değil. Ancak internet bağlantısı yavaş olan kullanıcılar için geliştirildiği için, bu çalma listesindeki şarkıların telefona otomatik indirileceği düşünülüyor. Bu çevrimdışı olarak dinlemeyi ve veri tasarrufu yapmayı mümkün kılıyor.
Peki Offline Mix ile Çevrimdışı Dinleme özelliği arasında ne fark var? Zira görünene göre ikisi de internet bağlantısı olmadan şarkı dinlemeye olanak sunuyor. Bu da kullanıcıların kafasında bir soru işareti yaratıyor.
Söylenene göre ikisi arasındaki fark, Office Mix’in sizin seçtiğiniz değil, yalnızca en son dinlenen şarkıları otomatik olarak indirmesi. Zira Çevrimdışı Dinleme özelliğinde müzikleri, siz seçiyorsunuz. Spotify, yakın zamanda daha fazla ayrıntı paylaşacaktır.
Spotify, Offline Mix özelliğini şu anda test ediyor ve aktarılanlara göre bazı kullanıcılar için yayımlandı. Sizler de uygulamaya giriş yaparak bunu kontrol edebilirsiniz. Öte yandan herkesin kullanımına ne zaman sunulacağı ise bilinmiyor.
Spotify, internet bağlantısı yavaş kullanıcılar için geliştirdiği bu özellik ile kullanıcı deneyimini yükseltmeyi hedefliyor. Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Yeni Offline Mix özelliğini nasıl buldunuz? Sizce yararlı olacak mı? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Apple, bir hafta içerisinde iPhone, iPad, Apple Watch, MacBook ve AirPods modelleri başta olmak üzere tüm ürünlerine 2 kere zam yaptı. Fakat birçok kez sattığı uygun fiyatlı cihazlarla gündeme gelen A101, bu zamdan etkilenmemişe benziyor. Zira an itibariyle altı fiyata iPhone satıyor. İşte A101 tarafından satılan iPhone modelleri…
A101, piyasa altı fiyata iPhone satıyor!
İlk olarak A101 kataloğunda paylaşılan iPhone modellerine bakalım. Burada şu anda 35 bin 999 TL’ye satılan iPhone 13’ün 29 bin 499 TL’ye ve 21 bin 999 TL’ye satılan iPhone SE 3. Nesil’in 16 bin 599 TL’ye satıldığını görüyoruz.
iPhone 11 128 GB: 19 bin 499 TL
iPhone 13 128 GB: 29 bin 499 TL
iPhone SE 3. Nesil 64 GB: 16 bin 599 TL
Fakat satılan tüm Apple ürünleri bu katalogda yer almıyor. Buraya tıklayıp ulaşabileceğiniz sayfada da görebileceğiniz gibi iPhone 14 Pro Max’ten iPhone 12’ye kadar birçok model çevrim içi olarak satılıyor. Hatta büyük indirimler de söz konusu.
Yurt dışı iPhone 14 fiyatları ne kadar? Hangi ülkeden almak daha mantıklı. Tüm ülkelerdeki fiyat listelerini sizlerle paylaşıyoruz.
Örneğin Apple tarafından 69 bin 499 TL’ye satılan iPhone 14 Pro Max 512 GB modeli 64 bin 999 TL’ye satılıyor. Yani arada 4 bin 500 TL gibi bir fiyat farkı bulunuyor. Ancak hepsi katalog ürünü olmadığı için genel itibariyle piyasa altı olsa da yakın fiyata satılan modeller de mevcut.
Hatta stok durumu nedeniyle iPhone 12 64 GB Beyaz renkli versiyonu Apple ile aynı, 31 bin 999 TL fiyata satılırken iPhone 12 128 GB Mavi renkli versiyonu 33 bin 699 TL yerine 64 GB modelinden de ucuza, 30 bin 999 TL’ye satılıyor. Bu nedenle alırken tüm seçeneklere göz attığınızdan emin olun.
Genel olarak A101 tarafından satılan iPhone fiyatları şu şekilde:
Apple iPhone 14 Pro 512 GB Gümüş: 64 bin 999 TL
Apple iPhone 14 Pro 256 GB: 57 bin 999 TL
Apple iPhone 14 Plus 128 GB: 46 bin 499 TL
iPhone 12 128 GB Mavi: 30 bin 999 TL
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Apple, uzun süren meraklı bekleyişin ardından M2 Ultra çipe sahip yeni bir Mac Pro versiyonunu duyurdu. Bu da Apple Silicon geçişinin tamamlanmış olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte Apple, artık herhangi bir Intel Mac satmıyor. İddialara göre ise macOS, Intel Mac’leri desteklemeyi bırakacak. İşte detaylar!
Apple, Mac’lerin hepsini Apple Silicon’a geçirdi
Kasım 2020’de Apple, Apple Silicon için yeni bir bölümün başlangıcını ifade eden M1 çipini piyasaya sürdü. Şirket başlangıçta geçişi iki yılda tamamlamayı planladı ancak birçok nedenden dolayı gecikme oldu.
İlk Intel Mac, Ocak 2006’da duyuruldu ve Intel’e geçiş Ağustos 2006’da tamamlandı. Bir sonraki yıl ise PowerPC Mac’leri destekleyen işletim sisteminin son sürümü olan Mac OS X Leopard’ı piyasaya sürdü. 2009’da ise Mac OS X Snow Leopard, bu Mac’ler için desteği resmi olarak bıraktı ve Intel işlemci gerektiren ilk sürüm oldu.
Sosyal medyada paylaşılan iddialara göre Apple, Vision Pro için hedeflediği özellikleri sağlayamadı. İşte detaylar
Zaman geçtikçe şirket, daha verimli ve güçlü işlemciye ihtiyaç duydu. Bunun üzerine iPad ve iPhone için kendi çipleri üzerinde çalıştı. 2020’de de Mac’in mimarisini Intel’den Apple Silicon adını verdiği ARM yongalarına değiştirdiğini ifade etti.
İlk Apple Silicon Mac’ler Kasım 2020’de M1 çipi ile tanıtıldı. Şirket ise bu geçişin 2022 yılında tamamlanmış olacağını söyledi. Ancak görünüşe göre biraz uzun sürdü. Şimdi ise şirket tüm Mac serisini Apple Silicon yongalarına geçirdi. Bu durum da akıllara şirketin Intel Mac’ler için macOS güncellemesi sağlayıp sağlamayacağını getirdi. Bugünkü haberlere göre Apple, bazı Intel Mac’ler için desteği sonlandırdı.
Şu anda en yeni macOS sürümü tarafından desteklenen Intel Mac listesi şu şekilde:
2017 iMac Pro
2018 Mac mini
2018 MacBook Air
2018 MacBook Pro
2019 MacBook Air
2019 MacBook Pro
2019 iMac
2019 Mac Pro
2020 MacBook Air
2020 MacBook Pro
2020 iMac
Peki, Apple Intel Mac konusu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Nokia, son yıllarda 5G altyapısı konusunda önemli yatırımlar yapıyor. Bu konu yüzünden şirket, geçtiğimiz yıllarda BBK Electronics çatısı altında markalaşan bazı şirketlerle dava sürecine gitti. Bu bağlamda dava sürecinde olan Oppo ve OnePlus’a aynı çatı şirketinden Vivo da ekleniyor.
Vivo, Nokia davası yüzünden Almanya’da satış yapamayacak
Vivo, Nisan ayında Mannheim Bölge Mahkemesinde bir mahkeme süreci geçirdi. Mahkeme, markanın satışlarının ülkede yasaklanmasına karar kıldı. Vivo, Nokia davası nedeniyle verilen kararı uygulayarak ülkede satış yapmayı bırakıyor.
Ne olmuştu?
Nokia‘nın 5G altyapısı konusunda önemli yatırımlar yaptığını belirtmemiz gerek. Hatta geçtiğimiz yılın sonlarına doğru ortaya çıkan raporlara göre bu yatırımlar 129 milyar euro seviyelerini buldu. Şirket, ilk olarak Oppo ile patent anlaşmazlıkları yaşadığı için istediği adımları atamıyordu. Bu durum yargıya taşındı. Ardından Oppo ve OnePlus geçtiğimiz yılın Temmuz ayında haksız bulunarak Almanya’da yasaklandı.
Ailelerin direği, hepimizin kıymetlileri olan babalarımızın Babalar Günü’nü vivo’nun şık ve kaliteli akıllı telefonları Y35 ve Y22s ile kutlayın.
Nokia, Oppo ve OnePlus’a (İkisi de BBK çatısı altında yer alıyor) 4 ayrı ülkede 4G ve 5G patentleri için dava açtı. Aynı şekilde OPPO da Nokia’ya 9 farklı ülkede açtığı davayla cevap verdi. Hatta yukarıda da belirttiğimiz gibi temmuz ayında konuyla ilgili önemli bir gelişme yaşandı ve iki Çinli üretici patent ihlali gerekçesiyle Almanya’da yasaklandı.
BBK çatışı altında yer alan diğer markalar için de ipler bir hayli gergindi. Şimdi de Vivo, Nokia patentleri için talep edilen lisans ödemelerini yapmayı reddettiği için konu mahkemeye taşındı. Şirket, şu anda mahkeme kararını uygulayarak resmi sitesinden satışları durdurdu.
Ankastre set, mutfaklarda sıklıkla kullanılan fırın, ocak ve davlumbaz gibi cihazların mutfaklara yerleştirildiği bir sistemdir. Ankastre set mutfakta daha fazla alan kazanılır ve daha modern bir görünüm elde edilir. Ayrıca setlerin temizliği de oldukça kolaydır ve mutfakta daha düzenli bir görünüm sağlar.
Pratik kullanımı ve estetik görünümü sayesinde bu setler mutfaklara fonksiyonellik ve şıklık katar. Ankastre ürünlerini tek ya da set halinde satın alabilmeniz mümkündür. Farklı hacim ölçülerine sahip ürünler siyah, beyaz, inox, silver gibi renklerde satışa sunulur. Setlerin içinde yer alan modeller cam ve çelik malzemelerden üretilirler. Gazlı ve elektrikli olarak üretildikleri için kullanıcılara tercih kolaylığı da sağlarlar.
Ankastre set özellikleri nelerdir?
Ankastre set modelleri modern mutfakların vazgeçilmez parçalarından biridir. Bu setler genellikle ocak, fırın ve davlumbaz gibi cihazları içerir. Modellerin özellikleri arasında ise tamamen entegre edilmiş olmaları, yüksek kapasiteleri ve kullanımı kolay kontrol sistemleri yer alır. Ayrıca modern setlerin pek çok ek özelliği de bulunur.
Pişirme programları, otomatik temizleme fonksiyonları, dokunmatik ekranlar bunlardan bazılarıdır. Bu özellikler kullanımını daha pratik, konforlu ve keyifli hale getirir. Mutfağınızın özelliği ve cihazı konumlandıracağınız alana göre bir modeli seçmeniz gerekir.
Ankastre set fiyatları ve modelleri
Setlerin fiyatları model ve özelliklerine göre değişiklik gösterebilir. Pişirme programları, otomatik temizleme fonksiyonları ve dokunmatik ekranlar gibi ek özellikler fiyat üzerinde belirleyici unsurlardır. Ancak diğer yandan daha temel özelliklere sahip bir set daha uygun bir fiyatlara satın alınabilir ve her bütçeye uygun bir seçenek bulunabilir. Önemli olan, hangi özelliklerin ihtiyacınıza en uygun olduğunu belirlemek ve fiyatları karşılaştırmaktır.
Ankastre setler 2’li ve 3’lü set olmak üzere ikiye ayrılır. 3’lü setlerde 60 lt, 80 lt ve retro setler yer alır. 2’li setlerde ise davlumbaz & ocak setler, fırın & ocak setler ve fırın & davlumbaz setler bulunur. Hangi modeli seçeceğiniz tamamen kullanım ihtiyacınıza bağlıdır. Modeller arasından ihtiyacınıza uygun olanı hemen seçebilirsiniz. Siz de birbirinden uygun fiyatlara sahip Simfer ankastre set modellerine göz atarak mutfağınıza uygun modeli satın alabilirsiniz.
Primate Labs tarafından geliştirilen ve cihazların performansını ölçen dünya çapında popüler uygulama Geekbench için önemli bir güncelleme yayınlandı. Geekbench 6.1 sürümü sayesinde test yapılan cihazlar artık daha az ısınacak ve yüzde 10’a kadar daha iyi ölçüm sağlanacak. İşte detaylar…
Geekbench 6.1 güncellemesi neler getiriyor?
Geekbench 6.1 güncelleme notları şu şekilde:
Clang 16’ya yükseltme: Geekbench 6.1, tüm platformlarda Clang 16 ile oluşturulmuştur. Geekbench’in oluşturulmasında kullanılan optimizasyon anahtarları da iyileştirilmiştir.
İş yükü farkını artırma: Geekbench 6.1, iş yükleri arasındaki bekleme süresini (pause) iki saniyeden beş saniyeye çıkarmıştır. Artan iş yükü farkı, özellikle Samsung Galaxy S23 gibi yeni akıllı telefonlarda termal throttling’i en aza indirger ve çalışmadan çalışmaya olan değişkenliği azaltır.
SVE komutlarını destekleme: Geekbench 6.1, birkaç görüntü işleme ve makine öğrenimi fonksiyonunun SVE uygulamalarını içermektedir.
AVX512-FP16 komutlarını destekleme: Geekbench 6.1, birkaç görüntü işleme fonksiyonunun AVX512-FP16 uygulamalarını içermektedir.
Sabit noktalı matematik desteği: Geekbench 6.1, bazı görüntü işleme fonksiyonlarının sabit noktalı uygulamalarını tanıtmaktadır. Geekbench, FP16 komutları olmayan sistemlerde bazı görüntü işleme fonksiyonlarını uygulamak için sabit noktalı matematik kullanır.
Çok çekirdekli performansı iyileştirme: Geekbench 6.1, Arka Plan Bulanıklığı ve Yatay Çizgi Algılama iş yüklerinin çok çekirdekli uygulamalarını özellikle 12 ve 16 çekirdekli AMD Ryzen, AMD Threadripper ve Intel Xeon gibi yüksek performanslı masaüstü işlemcilerde iyileştirir.
Bu değişiklikler sayesinde Geekbench 6.1, tek çekirdekli skorları yüzde 5’e kadar, çok çekirdekli skorları ise Geekbench 6.0 skorlarına göre yüzde 10’a kadar yüksek olabiliyor. Skorlar üzerinde önemli bir etkisi olan bu yöntem farklılıkları nedeniyle Geekbench 6.1 skorlarını Geekbench 6.0 skorlarıyla karşılaştırmamanız öneriliyor.
Performans konusunda iddialı olacağı belirtilen Samsung Galaxy S23 FE Geekbench skoru ortaya çıktı. İşte detaylar...
Ars Technica’dan Andrew Cunningham, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Geekbench, on yıldan uzun bir süredir test paketimizin sabit bir parçası olan, bugün altıncı büyük sürümünü yayınlayan bir CPU ve GPU hesaplama performans testidir. Küçük, ücretsiz ve kolay çalıştırılabilir olması; Primate Labs’ın milyonlarca cihazda yapılan milyonlarca test çalışmasını kapsayan devasa bir aranabilir veritabanını sürdürmesi; ve neredeyse her türlü platformda çalışabilmesi nedeniyle, Geekbench, İnternet’in en çok kullanılan (ve en çok tartışılan) performans ölçme araçlarından biri haline gelmiştir.”
Qualcomm Technologies, Inc. tarafından yapılan açıklamada şunlar söylendi:
“Geekbench, Snapdragon platformlarımızın mimari tasarımı ve uygulamasında ekibimizin önemli bir performans testidir ve olmaya devam edecektir.”
MediaTek Inc. tarafından yapılan açıklamada şunlar söylendi:
“Geekbench, MediaTek tarafından çapraz platform sonuçlarını kolayca karşılaştırmak için kullanılan ve adil bir şekilde kullanılan önemli bir benchmarktır. Ar-Ge, farklı işlemci mimarilerindeki yazılım farklarını kontrol etmek için daha az çaba harcar ve gerçek donanım darboğazlarını belirlemeye daha fazla odaklanır. Geekbench 6, sistem hizmetlerinin etkisini azaltır. Bu, rekabet üzerindeki performans farklarını bizim ve müşterilerimizin daha iyi analiz etmesine yardımcı olur.”