Hayatımızın yeni alışkanlıklarından olan robot süpürgeler, giderek daha yetenekli hale geliyor. Bu videomuzda, hem süpürge hem de paspas yapabilen 360 S10 Vacuum Mop Pro robot süpürge inceleme videosu ile karşınızdayız. Özellikleri neler?
Robot süpürge 360 S10 Vacuum Mop Pro, ev temizliğini kolaylaştırmak için tasarlanmıştır. 3 saat süren çalışma özelliği, kullanıcılara ihtiyaç duydukları zamanı sağlar.
Çarpma önleme özelliği, robotun kendisini ve çevresindeki eşyaları zarar vermeden temizlemesine olanak tanır. 500 ml toz haznesi sayesinde temizliğe ara vermeden işlemi tamamlayabilirsiniz.
Ayrıca, otomatik şarj özelliği sayesinde robot şarj yuvasına kendisi geri döner ve bir sonraki temizlik için kendini hazırlar. Islak mop özelliği, alandaki tozları tamamen temizlemeye yardımcı olur.
Akıllı telefon pazarının yükselen isimlerinden Vivo, yakın zamanda en yeni S17e modelini tanıtmaya hazırlanıyor. Sızıntıları ile şimdiden merak uyandırmayı başaran telefon, kısa süre önce Vivo’nun resmi satış sitesinde yanlışlıkla listelendi. Fiyatı da görüldü. İşte Vivo S17e modelinin fiyatı ve özellikleri…
Vivo S17e fiyatı ne kadar olacak?
Vivo S17e, daha önce Geekbench performans testinde ve Google Play Console veri tabanında görüntülendi. Bizler de böylelikle cihazın sahip olacağı özellikler hakkında tahminler yürütebildik. O halde telefonun fiyatına geçmeden önce neler sunacağından bahsedelim.
Satış sitesindeki görsel
Vivo S17e‘nin 6.78 inç boyutunda ve 2400 x 1080 piksel çözünürlüğünde OLED bir ekrana sahip olacağı biliniyor. Öte yandan bu ekranın, 120 Hz yenileme hızı ile desteklenmesi bekleniyor. Buna ek olarak cihazın, MediaTek tarafından üretilen Dimensity 7200 işlemcisinden güç alacağı bilinenler arasında.
Yaklaşan Vivo S17 modelinin teknik özellikleri ortaya çıktı. Peki akıllı telefon kullanıcılara neler sunacak?
Sektörde sızıntıları ile bilinen DCS’ye göre Vivo S17e’nin arka tarafında 64 Megapiksel ana kamera ve 2 Megapiksel çözünürlüğünde yardımcı bir kamera yer alacak. Ayrıca cihaz 4.600 mAh kapasitesinde bir bataryaya sahip olacak. Bu bataryanın ise 80 W ve 60 W hızlarında iki seçenekli şarj desteği olacak. Bunlardan ilki kablolu, ikincisi ise kablosuz olabilir.
Akıllı telefonun RAM ve depolama bakımından sırasıyla 8 GB + 128 GB , 8 GB + 256 GB ve 12 GB + 256GB şeklinde üç versiyonla piyasaya sürülmesi bekleniyor. Son olaraksa modelin 7.4 mm kalınlıkta olduğu biliniyor.
Temsili
Vivo S17e, kısa süre önce Vivo’nun resmi Çin satış sitesinde, 2.499 yuan(359 dolar) fiyat etiketiyle yanlışlıkla listelendi. Daha sonra kaldırılsa da, bu biraz uzun sürdüğü için siteyi ziyaret eden kullanıcılar tarafından görüntülendi.
Telefonun Türkiye’de satılıp satılmayacağı bilinmiyor. Eğer satılırsa, vergi oranlarını da katarak tahmin yürütecek olursak, 14 bin – 15 bin TL civarında bir fiyat etiketiyle ülkemizde satışa sunulabilir. Tabii marka Türkiye’ye özel bir düzenleme yaparsa daha düşük veya yüksek bir fiyatla da karşılaşabiliriz.
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Vivo S17e modelinden neler bekliyorsunuz Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Dünyanın önde gelen akıllı telefon üreticilerinden Samsung, Galaxy S23 serisini Samsung Unpacked etkinliğinde tanıttı. Serinin en güçlü ismi olan Galaxy S23 Ultra, özellikleriyle tüm dikkatleri üzerine çekti. Birçok kişiye göre model, sektördeki en donanımlı telefon. Şirket, özel bir paketle tekrar sahne alıyor.
Samsung, bugün özel bir paket olan Samsung Galaxy S23 Ultra Limited Edition’ı tanıttı. Pakette Galaxy S23 Ultra’nın yanı sıra alaxy Watch 5 ve 15W kablosuz şarj cihazı bulunuyor. 15W şarj cihazı, kablosuz şarjlar göz önünde bulundurulduğunda oldukça hızlı bir olarak kabul edilebilir.
Galaxy S23 Ultra Limited Edition içerisindeki içindeki akıllı telefonun standart Galaxy S23 Ultra’dan hiçbir farkı yok. Sadece Fantom Siyahı adı verilen bir renk ile geliyor. Ayrıca cihaz, 8 GB RAM ve 256 GB depolama alanına sahip. Paket, 1.365 dolardan satışa sunuldu. İçindekileri ayrı ayrı almak 1.755 dolara mal oluyor.
Spor kordonlu zırhlı alüminyum kasa 44mm: Graphite, Sapphire ve Silver 40mm: Graphite, Pink Gold ve Silver
Cihazın boyutu
44mm: 43.3 x 44.4 x 9.8 mm, 33.5g 40mm: 39.3 x 40.4 x 9.8 mm, 28.7g
Ekran
Sapphire Crystal 44mm: 1.4 inç (34.6mm) 450×450 Super AMOLED 40mm: 1.2 inç (30.4mm) 396×396 Super AMOLED
İşlemci
Exynos W920 Dual-Core 1.18GHz
Bellek
1.5GB RAM
Depolama
16GB
Batarya
44mm: 410mAh 40mm: 284mAh
Şarj
WPC kablosuz şarj
İşletim sistemi
Wear OS 3.5
UI sürümü
One UI Watch4.5
Sensörler
Samsung BioActive (Optik Kalp Atış Hızı + Elektrik Kalp Sinyali + Biyoelektrik Empedans Analizi), sıcaklık, ivmeölçer, barometre, Gyro, jeomanyetik, ışık
Bağlantı
Bluetooth 5.2, Wi-Fi 802.11 a/b/g/n 2.4+5GHz, NFC, GPS/Glonass/Beidou/Galileo
Google I/O, Google’ın en son ürünlerini ve teknolojilerini tanıttığı yıllık bir geliştirici konferansı olarak her yıl düzenleniyor. Bu yılki etkinlik yapay zeka (AI) teknolojilerine odaklandı ve Google, arama motoru ve Fotoğraflar uygulaması gibi popüler çözümlerine AI destekli özellikler ekledi. Bunun yanı sıra akıllı telefon serisinde ise biri katlanabilir olmak üzere üç yeni model de kullanıcılara sunuldu. Google I/O 2023’te neler oldu?
Google’ın en büyük etkinliği Google I/O 2023’te neler oldu?
Pixel Fold: Google’ın katlanabilir cihaz pazarına girişi olarak nitelendirebileceğimiz cihaz, açıldığında 120 Hz’ye genişleyen 7,6 inç OLED panel ve dış kısmında 5,8 inç OLED panel içeriyor. Pixel Fold, Google Tensor G2 işlemci, 12 GB LPDDR5 RAM ve 256 GB veya 512 GB depolama alanı ile donatılmış. Ayrıca, 48 megapiksel ana kamera ve geniş açılı ve telefoto çekimleri için iki adet 10,8 megapiksel kamera bulunuyor. Pixel Fold’un fiyatı ise Amerika’da 1799 $.
Dış Ekran: 5.8 inç AMOLED, 120 HZ, 2092 x 1080 piksel – HDR
Ana Ekran: 7.6 inç – 120 Hz – 2208×1840 piksel – 380 ppi – HDR
İşlemci: Google Tensor G2
Bellek: 12 GB LPDDR5 RAM
Depolama: 256 GB veya 512 GB
Arka kamera: 48 Megapiksel f/1.7 geniş açılı ana, 10.8 Megapiksel f/2.2 ultra geniş ve 10.8 Megapiksel f/3.05 telefoto
Ön Kamera: 9.5 Megapiksel f/2.2 geniş açılı
Dahili Ön Kamera: 8 Megapiksel f/2.0 geniş açılı
Ağırlık: 283 gram
Pixel Tablet: Hoparlör görevi de gören manyetik şarj yuvası sayesinde hem tipik bir tablet olarak hem de akıllı bir ekran olarak kullanılabiliyor. Cihazın fiyatı 499 $. Pixel 7A: Pixel Fold ve Pixel Tablet ile aynı Google Tensor G2 işlemci tarafından desteklenen orta sınıf bir akıllı telefon olan 7a, 6,1 inç OLED ekran, 90 Hz yenileme hızı, 8 GB RAM, 128 GB depolama, 64 megapiksel ana kamera ve 13 megapiksel ön kamera özelliklerine sahip. 4385 mAh bataryası 20W hızlı şarj ile birlikte geliyor ve fiyatı 499 $.
152 x 72.9 x 9 mm boyutlar ve 193.5 gram ağırlık
6.1 inç – 90 HZ – 1080×2400 piksel – OLED ekran
5 nm fabrikasyon süreci ile üretilen ve 2.85 GHz hızında çalışan Google Tenor G2 işlemci
8 GB RAM ve 128 GB depolama alanı
64 Megapiksel f/1.9 geniş açılı ana ve 13 Megapiksel f/2.2 ultra geniş açılı kamera
13 Megapiksel f/2.2 ultra geniş açılı ön kamera
4385 mAh batarya, 20W hızlı şarj
Google, ayrıca Android 14 için AI destekli yeni özellikler de duyurdu. Magic Compose, Mesajlar’da yanıtlar önerirken, AI destekli üretilen görüntüler kullanarak cihazınızın duvar kağıdını özelleştirme yeteneğini de ekledi.
Ek olarak, Google, akıllı saatler için yeni bir işletim sistemi olan WearOS 4’ü tanıttı. Yeni işletim sistemi daha hızlı ve performans, daha uzun pil ömrü ve yeniden tasarlanmış bir Google Asistanı ve yeni bir Fitbit sağlık uygulaması gibi yeni özellikler sunacak şekilde tasarlandı.
Bir zamanlar telefon sektörünün en önemli isimlerinden birisi olan Nokia, akıllı telefon dünyasına geçiş yapamayıp adeta silinmişti. Eski günlerine kendine has tarzı ile dönmek isteyen şirket, piyasadaki modellerini de güncel tutmaya devam ediyor.
Android 13 alacak Nokia modelleri
Nokia dayanıklılık esaslı XR serisi ve G serileriyle önemli bir kitleye hitap ediyor. Şirket, geçtiğimiz günlerde Nokia G11’e Android 13 göndermişti. Şu anda büyük bir adım atan Nokia, Android 13 güncellemesini 11 farklı modeline daha gönderdi.
Google, ABD merkezli bir teknoloji devi olarak gerçekleştirdiği I/O etkinliği sırasında Android ekosistemiyle ilgili bazı açıklamalar yaptı. Android 14 Beta 2 yükledim!
Android 13 özellikleri
Android 13 Material You dizaynıyla geliyor.
Yenilenen medya kontrolü ve kilit ekranında müzik arayüzü
Google Wallet (Cüzdan) uygulaması tanıtıldı.
Uygulama özelinde dil seçeneği belirleme geldi.
Kullanıcılar simge teması ve rengini değiştirebiliyor.
Akıllı saat ile Acil SOS gönderilebilecek.
Kilit Ekranı’nda saat arayüzleri arasında geçiş sağlanabiliyor.
Yeni Güvenlik ve Gizlilik özellikleri
Uçtan uca şifreli RCS mesajlaşma özelliği (Google Mesajlar)
Cihazlar arası medya paylaşma özelliği getirildi.
Uygulamalar arası medya taşıyan Fotoğraf Seçici özelliği geldi.
İşletim sistemine Fast Pair (Hızlı eşleşme) dahil edildi.
Uyku Vakti modu ile sistem duvar kağıdını otomatik olarak karartacak.
Çince ve Japonca gibi diller için metin dönüştürme API’si getirildi.
Makine öğrenimi ve yapay zeka özellikleri geliştirildi.
Arayüz üreticileri için daha iyi entegrasyon sağlandı.
Son yıllarda Çinli otomobil üreticileri dünya pazarında giderek daha fazla varlık göstermeye başladı. Bu kapsamda, Chery Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ahu Turan ile röportaj gerçekleştirdik.
Bayiler neden pahalı satıyor? Chery Türkiye’ye sorduk!
Avrupa pazarı hakkında, adım adım ilerleyeceklerini ve acele etmediklerini belirttiler. Avrupa pazarının zorlu olduğunu ve doğru adımların atılması gerektiğini vurguladılar.
Avrupa’da karşılaşabilecekleri sorunlar konusunda, Avrupa’nın rekabetçi bir pazar olduğunu ifade ettiler. Alman üreticilerden ilham almaya çalıştıklarını belirterek özellikle Audi ve Volkswagen’i örnek gösterdiler.
Çin’de “Çin’de, Çin için” sloganını kullandıklarını söyleyen Chery yetkilileri, belki bir gün Türkiye ve Avrupa için de bir slogan kullanabileceklerini dile getirdi. Şimdilik yatırımın büyüklüğünü açıklamadılar ancak burada üretilecek modellerin satışlarının yüzde 15’ini kapsayabileceğini belirtti.
Chery, şu anda Türkiye’de 3 model satışı gerçekleştiriyor. Yakın gelecekte sedan modeli Arizzo 8’in yanı sıra elektrikli Omoda 5 ve Jetour modelleri de Türkiye pazarında yerini alacak. Ayrıca Tiggo 5 de B segmentinde piyasaya sürülecek.
Şirketin premium segmentteki temsilcisi Exeed’in Türkiye’ye gelip gelmeyeceği konusunda henüz bir planlama yok. Ancak öncelikle Türkiye’deki pazar paylarını yüzde 7’ye yükseltmeyi hedefliyorlar. Bu hedefe ulaştıktan sonra, Exeed’in pazarlanması için güçlü bir zemin oluşturmayı planlıyorlar.
Şirket, Omoda veya Tiggo gibi modelleri farklı markalar haline getirme düşüncesi taşımıyor. Ancak, model ailelerinin büyümesi durumunda bu seçeneğin masaya yatırılması mümkün olabilir. Özellikle spesifik bir ürün gamının talep görmesi, onu markalaştırmalarına yardımcı olabilir.
Chery, Avrupa pazarı için üretim yeri konusunda farklı planlar yapıyor ve Türkiye bu planların merkezinde yer alıyor. Ancak, yatırım için güçlü bir pazar payına ihtiyaçları olduğunu belirtiyorlar. Bölgede diğer üreticilerin de üretim yaptığı Türkiye’nin, yatırım için oldukça iyi bir seçenek olduğunu düşündüklerini de ekliyorlar.
ASELSAN’ın dünyadaki sistemlerden daha üstün performansa sahip olarak geliştirdiği Yakın Hava Savunma Sistemi Gökdeniz’in MİLGEM-5 Projesi kapsamındaki fabrika kabul testleri tamamlandı.
Gökdeniz Sistemi, fabrika kabul testlerinin tamamlanmasının ardından MİLGEM-5 Gemisine entegre edildi. Gökdeniz, anti-gemi füzelerinin yanı sıra helikopterler, uçaklar, insansız hava araçları ve su üstü araçları gibi tehditlere karşı da gemi savunmasını etkin şekilde gerçekleştirebiliyor.
Gökdeniz sistemi, yoğun bir rekabet yaşanan yurt dışı pazarda da rakiplerinden üstün özellikleri ile öne çıkıyor. Gökdeniz Sistemi, yurt dışında farklı ülkelerin Deniz Kuvvetleri tarafından büyük ilgi görürken, ihracat projelerine yönelik üretim ve kabul faaliyetleri yoğun şekilde sürdürülüyor.
Yakın alan hava savunma sistemleri ürün ailesinde yer alan Korkut ve Gökdeniz sistemleri tarafından kullanılan ATOM 35 mm Parçacıklı Mühimmat, sahip olduğu hassas zaman programlı tapa sayesinde hedef önünde parçalanarak yoğun bir parçacık bulutu oluşturuyor.
Bu özelliği sayesinde namlulu silahların küçük ve hızlı hava hedeflerine karşı yüksek etkinlik gösterebilmesini sağlıyor.
Prof. Dr. Görgün: Dünyadaki sistemlerden çok daha üstün
ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, Gökdeniz Sisteminin, ASELSAN’ın yakın alan hava savunma konusundaki derin tecrübesi ve bilgi birikiminin Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirildiğini kaydetti.
Gökdeniz’in tamamen yerli ve milli çözümlerle üretildiğini vurgulayan Prof. Dr. Görgün, “Gökdeniz Sistemi, yurt dışı bağımlılığını ortadan kaldırmakla kalmamış; muadil yurt dışı sistemlerden çok daha üstün bir performans ortaya koymuştur” dedi.
Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile birlikte diğer dost ve müttefik ülkelerin Deniz Kuvvetlerinin yakın hava savunma ihtiyaçlarının bu sistem ile etkin şekilde karşılanabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Görgün, “Gökdeniz Yakın Hava Savunma Sistemi, üzerinde konuşlu bulunduğu gemiyi hedef alan anti-gemi füzelerini imha edebilen nokta savunma sistemi olarak öne çıkıyor.
ASELSAN’ın geliştirdiği 35 mm Parçacıklı Mühimmat (ATOM) ile birlikte yüksek etkili menzile sahip olan sistem, parçacıklı mühimmat ve klasik tahrip mühimmatının aynı anda yüklenmesine ve hedef tipine uygun olarak istenen mühimmatın seçilmesine olanak sağlıyor” diye konuştu.
Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu ile hayatımıza dokunan teknolojilerin derin taraflarını konuştuk. Cube Beyoğlu ve 3. Etap Ofisler ne sunuyor?
Hayatımıza dokunan teknolojilerin derin tarafında neler oluyor?
Teknopark İstanbul 3. etap yeni ofisleri, 65.000 m² alana kurulu, 50 metrekareden 3.200 metrekareye kadar farklı büyüklükte ofislerin yer aldığı, yerleşkenin en büyük binası olma özelliği taşıyan yeni Ar-Ge binasıdır. Hem Teknopark İstanbul içerisinde büyümek isteyen firmalara hem de dışarıdan Teknopark İstanbul’a girmek, burada projelerini yürütmek isteyen teknoloji firmalarına yer verilecektir.
İçinde bulunduğu güçlü ekosistem, sunduğu sektörel ve akademik iş birliği fırsatlarının yanı sıra ıslak hacimli ve çeker ocaklı laboratuvarları, depo alanı, çok amaçlı salon, konferans salonları gibi sosyal imkanları ve Ar-Ge firmalarının farklı mekansal ihtiyaçlarını karşılayacak esnek tasarım ilkeleriyle oluşturulmuştur.
Sürdürülebilirlik kriterleri dikkate alarak tasarlanan bina, çevreye duyarlı, dönüştürülebilir yapıya sahip, kendi enerjisinin önemli bir kısmını güneş enerjisiyle kendisi karşılayabilecektir. Derin Teknoloji Merkezi Teknopark İstanbul, yer aldığı büyük Teknoloji Üçgeni içindeki konumunu 3. etabıyla daha da genişletecektir.
Artık günümüzde otomobiller o kadar yaygınlaştı ki kullanıcılar park yeri bulmakta dahi zorlanıyor. Özellikle İstanbul gibi kalabalık şehirlerde otomobil kullanmak ve onu park edebilecek yer bulmak oldukça zor. Peki bu denli hayatımıza girmiş sürekli kullandığımı otomobillerimizi ne kadar doğru tanıyoruz. Sizin için otomobiller hakkında doğru bilinen 5 yanlışı listeledik. İşte detaylar…
Otomobiller hakkında doğru bilinen 5 yanlış!
1- Motoru ısıtmak için 5 dakika motoru çalıştırın!
Eskilerin şoförleri bilirler evin küçüğüne arabanın anahtarıyla birlikte “arabayı çalıştır da motor ısınsın” emri önceden verilirdi. Birçok çocuk bu bahaneyle otopark içinde ileri geri yaparak otomobil kullanmayı öğrenmiştir. Ancak yeni teknoloji ile artık bunlara gerek yok. Dakikalarca otomobilinizi boş yere çalıştırmanız gerekli değil.
Otomobilinizin kullanım kitapçığına baktığınızda motorunuzun direkt enjeksiyon yöntemi ile çalıştığını göreceksiniz. Motoru ısıtmanın sebebi aracınızın en verimli yanmayı gerçekleştirmesi içindir. Fakat zaten enjeksiyonlu otomobiller bunu direkt olarak sağlamakta. Dakikalarca beklemek yerine aracınızı çalıştırdıktan sonra 20-25 saniye bekleyin ve sürün. Bu bekleme süresiyse yakıtın optimum sıcaklığa gelme süresi için.
Türkiye'de sıfır otomobil satışlarının mart ayı listesi yayınlandı. Peki en çok satılan sıfır otomobiller hangisi oldu? İşte marka listesi....
2- ABS normal frene göre daha kısa mesafede durur!
Aslında hayır. Buda bilinen diğer bir yanlıştır. ABS elbette güvenli bir sistem aracınızda sürekli olarak aktif olmasını tavsiye ediyoruz. Fakat sistemin çalışma mantığı tam olarak kısa mesafede durmak için tasarlanmadı. ABS fren yaparken aracınızın kaymasını önleyen bir sistemdir.
Bir cismin kayarken durması dönerken durmasından daha zordur. ABS kayma anlarında lastiklere giden fren gücünü değiştirerek aracınızın kaymasını önler. Bu kaymayı önlemesi pratik olarak evet fren mesafenizi kısaltır ancak sistemin ilk amacı bundan ziyade fren yaparken kontrolünüzü kaybetmenizi önlemektir.
3- Antifriz sadece kışın kullanılır!
Bu da halk arasında doğru bilinen bir yanlıştır. Kullanıcılar antifriz tanımından yola çıkarak bu çıkarımı yapmaktadırlar. Antifrizin ilk görevi motor soğutma sıvınızın donmasını önlemektir. Bu görevini Türkiye gibi yılda 4 mevsim yaşayan ülkelerde 3-4 ay sürdürür. Ancak bir de 12 ay boyunca sürdürdüğü görevi var. Siz yazın antifrizin boşa durduğunu düşünseniz de o aracınızın tüm sıvı giderlerini paslanmaya karşı korumaktadır. Bu yüzden yılın 12 ayı antifriz kullanın.
4- Lastik basıncını düşür daha iyi yol tutar!
Bahsi geçen bu madde tamamen şehir efsanesi ve fizik kurallarına aykırıdır. Bu tamamen ölçüm biçim yapılmadan ortaya atılmış bir iddiadır. Sebebini ise şuna yorarlar: lastiğin basıncı düşükse lastik asfalta daha çok oturur araba hem yolu daha fazla tutar hem de daha konforlu olur. Burada yoldan gelen tepki kuvvetleri, viraj içindeki merkezcil kuvvetler vs. her şeye zıt işlemler yapılır ve aracınızın yol dışına savrulması kolaylaşır. Ayrıca yakıttan tasarruf etmezsiniz.
Bu tarz hurafelere inanmak yerine aracınızın optimum lastik basıncı değerlerini koruyun. Peki en uygun lastik basıncı değerlerine nereden bakabiliriz?
Aracınızın depo kapağı içinde yazar.
Şoför kapısı içerisindeki etikette yazar.
Aracınızın kullanım kitapçığında belirtilir.
Bunlardan hiçbirine erişiminiz yoksa markanın internet sitesinde bulabilirsiniz.
5- Vites boştayken araç benzin yakmaz!
Listemizin son maddesiyse artan benzin ve motorin fiyatları sonrasında tasarrufsever takipçilerimiz için. Vites boştayken araç benzin yakmaz tamamen yanlış bir bilgidir. Vitesi boşa aldığınızda motor stop etmemek için rölanti devrinde çalışmaya devam eder. Bu sırada da yakıt yakar. Fakat aracınız vitesteyken ve siz o an gaz vermediğinizde -anlık tüketim tablosuna baktığınızda da göreceksiniz- aracınız yakıt yakmaz. Bu yüzden yokuş inerken aracınız viteste olursa yakıt tasarrufu sağlarsınız.
Peki siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
Güzelliğin göreceli bir kavram olduğu herkes tarafından bilir. Bazen bize güzel gözüken bir başkasına çirkin gelebilir. Ancak bu otomobiller için ortak bir karara varılabileceği aşikar. Bizde sizler için üreticilerini de pişman eden gelmiş geçmiş seri üretime geçen en çirkin 5 otomobilini listeledik. İşte karşınızda dünyanın en çirkin otomobilleri listesi…
Dünyanın en çirkin otomobilleri!
Güzellik göreceli bir kavram olduğu için sizlerin de yorumlarını merak ediyoruz. Sizde yorumlar bölümünde listedeki otomobilleri en çirkinden en güzele doğru tekrar sıralayın lütfen!
1- Fiat Multipla
Fiat Multipla temele bakıldığında bir ailenin ihtiyaç duyacağı her şeyi içerisinde barındırmayı başaran bir otomobil. Geniş iç hacmi, aynı anda aracın içinde 7 kişiye kadar oturma imkanı sunuyor. Ayrıca geniş saklama gözleri ve çocuk koltuğunu en verimli şekilde kullanmanızı sağlayan Multipla bu özellikleri sayesinde Avrupa’da yılın aile otomobili seçildi. Ancak bu ödülün ardından Avrupa’nın en çirkin otomobili ödülünü de aldı. Küçük çocuklar Fiat Multipla için “çirkin ördek yavrusu” lakabını taktı.
2- Nissan S-Cargo
Hangi sınıfa gireceği hala tartışılan Nissan S-Cargo aslında ilk çıktığında monospace sınıfına girmek istiyordu. Ancak tasarımcısı bir karikatürist miydi? Yoksa sadece kötü bir gününde mi bu otomobili tasarlandı bilinmez ancak otomobil bir çizgi filmden fırlamış gibiydi. 1989 yılında piyasaya sürülen S-Cargo sadece 3 yıl üretimde kaldı. Kendi ülkesinde de itibar görmeyen S-Cargo masrafını çıkaracak kadar bile satılmadan tarihin tozlu raflarına gömüldü.
3- Renault Vel-Satis
Aslında Vel-Satis için tam manasıyla üreticisini pişman etti demek doğru olmaz. Çıktığı dönem Renault’un premium segmentine oynayan Vel-Satis 3.5 litrelik motorları ile göz dolduruyordu. Yol tutuşu ve motor performansı konusunda uzmanlardan tam not alan Vel-Satis modelinin kusuru çok başkaydı. Otomobil arka ve yan profilden “eh işte” denilecek bir tasarıma sahipken ön taraf maalesef bir faciaydı. Renault, Vel-Satis modeline inanılmaz güveniyordu ancak o dönem işler istedikleri gibi gitmedi.
4- Pontiac Transport
Listemizin 4. sırasında bir Amerikan otomobili var. Aslında bu otomobili belirli bir sınıfa koymakta çok zor. Çünkü bir dolmuş mu yoksa MPV bir model mi belli değil. Görenler o dönem bir bilim kurgu filminden çıktığını sanıyordu. Uzay dolmuşu lakaplı Pontiac Transport tam karakteri oturmamış bir otomobildi diyebiliriz. Satışlarındaki düşüş nedeniyle de hızlıca piyasadan silindi gitti.
5- Suzuki X-90
Suzuki markası birçok kompakt ve küçük otomobille piyasada yer aldı. X-90 modeli de aslında bu modellerden biri olacaktı. Fakat işler çok garip yerlere gitti. X-90 için havalı bir roadster modeli desek değil 4×4 oluşuna baksak bir arazi aracı değil. X-90 içinde karakteri tam oturmamış desek yanlış söylemiş olmayız. Bir dönem Türkiye’de markaların reklam aracı olarak gözüken X-90 daha sonralarda yavaş yavaş piyasadan silindi gitti.
Artık ömrünün sonlarına yaklaşan Hızlı ve Öfkeli serisi 19 Mayıs günü vizyona 10. filmini sokmaya hazırlanıyor. Ardından önümüzdeki yıllarda çıkması beklenen 11. filmin ardından beyaz perdeye veda edeceği düşünülen serinin aslında 12. filminin de olduğu ortaya çıktı. Kısacası konuyla alakalı olarak Vin Diesel sürprizi bozdu diyebiliriz. İşte konuyla ilgili detaylar…
Hızlı ve Öfkeli serisine 12. filmde gelecek!
Hızlı ve Öfkeli serisi 2001 yılında ilk kez beyaz perde ile buluştu. Daha sonrasında ilk başta otomobil yarışlarını ön plana çıkartarak ilerleyen bir film serisi haline dönüştü. Aksiyon ve otomobilleri ana konu haline getiren Hızlı ve Öfkeli serisi 19 Mayıs günü vizyona 10. filminin girmesini bekliyor.
Hızlı ve Öfkeli serisinin ise 11. filmle beraber biteceği belirtilmişti. Yapımcılar 10. ve 11. filmin birbirlerinin devamı niteliğinde olacağını ve hikayenin tamamen sona ereceğini ifade ediyorlardı. Fakat Vin Diesel sürprizi bozdu diyebiliriz. Vin Diesel dün yaptığı bir açıklamada sürprizi tam anlamıyla ağzından kaçırdı.
Netflix, bugün yaptıkları paylaşım ile popüler yapım The Platform'un devam filmini doğruladı. İşte ilk görseller...
Serinin aile babası olarak bilinen Dominic Toretto’yu canlandıran Vin Diesel, Hızlı ve Öfkeli serisinin son filmlerinin bir üçleme şekilde olacağını belirtti. Yani 10., 11. ve sürpriz olarak gelen 12. filmin birbirlerini tamamlayacağını böylece 12. filminde Hızlı ve Öfkeli hayranlarıyla buluşacağını belirtti.
Serideki son filmlerle alakalı bilgileri derlersek eğer, 11. filmin çekimlerinin henüz başlamadığını belirtelim. 11. filmin yönetmen koltuğunda Louis Leterrier oturacak. Filmin senaryosunu ise Mortal Kombat ve Birds of Prey filmlerinin de yazarları olan Christina Hudson ve Oren Uziel tarafından yazılacak. Oyuncu kadrosunda 9. ve 10. filmdeki isimlerin bulunacağı belirtiliyor.
Serinin 10. filmine gelirsek 19 Mayıs 2023 günü vizyona girecek. Film serinin aile babası Dominic Toretto’nun, kötü karakter Cipher’dan korunmasını konu alacak. Cipher babasının ölümünden Toretto’yu sorumlu tutuyor. Bu yüzden de Toretto ve ailesine zarar vermenin peşinde. Kötü karakter Cipher’ı ise Jason Mamoa oynuyor.
Peki siz yeni Hızlı ve Öfkeli 10 filmi ve serinin üçlemesi şeklinde çıkacak olan 10., 11. ve 12. filmleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın!
Yüzyıllardır uzayı inceleyen insanoğlu şimdiye kadar birçok farklı inanılmaz olaya tanıklık etti. Diğer gezegenleri, galaksileri, yıldızları ve kara delikleri yıllardır inceleyen gök bilimciler uzayda birçok patlamaya da tanık oldu. Şimdiye kadar tespit edilen en büyük patlama ise AT2021lwx olarak isimlendiriliyor.
Uzaydaki en büyük patlama araştırılmaya devam ediyor
Süper kütleli bir kara delik tarafından parçalanan bir gaz bulutundan kaynaklandığı düşünülen AT2021lwx, ilk olarak 2020 yılında keşfedildi. Patlamayı tespit eden ekibin araştırması geçtiğimiz gün Monthly Notices of the Royal Astronomical Society‘de yayınlandı.
Devasa patlama, geçen yıl tespit edilen bir gama ışını patlaması olan BOAT patlamasını toplam enerji anlamında gölgede bırakıyor. BOAT, hala bilinen en parlak patlama olsa da bir yıldan fazla süren AT2021lwx şimdiye kadar tespit edilen en büyük patlama olarak tarihe geçmiş durumda.
Açıklanan bilgilere göre SpaceX, Los Angeles merkezli Vast ile dünyanın ilk ticari uzay istasyonu için çalışmalara başladı.
Bir kuasar kadar parlak olan patlamanın bir gaz bulutu ile süper kütleli bir kara delik arasındaki etkileşimlerden kaynaklandığına inanılıyor. Gök bilimciler, patlamaya kara deliğin yörüngesinde dönen ve süper yoğun nesneye düşen bir buluttan gelen düzensiz gazın veya tozun neden olduğunu düşünüyor. Patlamanın ise bundan yaklaşık 8 milyar yıl önce gerçekleştiği ifade ediliyor.
Önümüzdeki yıllarda devreye sokulacak olan Vera Rubin Gözlemevi’nin Eski Uzay ve Zaman Araştırma merkezi ile bunun gibi daha fazla olayın keşfedilmesi ve bu patlamalar hakkında fazla şey öğrenilmesi bekleniyor. Bu olayların açıklanması ile galaksilerin oluşumunun aydınlatılmasına da katkıda bulunacağı öngörülüyor.
Eski Uzay ve Zaman Araştırma Merkezi, her 15 saniyede bir gece gökyüzünü görüntülemek için dünyanın en büyük dijital kamerasını kullanacak ve dünyanın dört bir yanındaki gökbilimcilere sürekli değişen bir evrenin yeni dinamik bir görüntüsünü sunacak. Ekip, devasa patlamanın kökenlerini daha iyi anlamak için diğer ışık dalga boylarının yanı sıra patlamayla ilgili X-ışını verilerini toplamayı planlıyor.
Evrende bunun gibi birçok olay daha yaşanıyor ancak biz şimdilik sadece küçük bir kısmına tanık olabiliyoruz. Peki siz şimdiye kadar uzayda yaşanan en büyük patlama hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.