Microsoft, Bing’den sonra SwiftKey’e de ChatGPT getirdi!

Yapay zeka kullanarak Android ve iOS kullanıcılarının yazacağı sonraki kelimeyi tahmin edebilen, kaydırarak yazma, sesle yazma, emoji tahmini ve çoklu dil desteği gibi özellikler sunan popüler klavye uygulaması SwiftKey, ChatGPT destekli Microsoft Bing sohbet botuyla entegre oluyor.

SwiftKey, ChatGPT ile daha da akıllanıyor!

SwiftKey, kullanıcının yazma stilini öğrenmek ve tahminleri kişiselleştirmek için makine öğrenmesini, yani yapay zekayı kullanıyor. Bu da daha hızlı ve doğru tahminleri sunmasına büyük katkı sağlıyor. Ayrıca klavyeyi görsel olarak çekici hale getirmek için tema ve özelleştirme seçenekleri de sunuyor.

Tabii bu uygulama Microsoft tarafından geliştirilmedi. Büyük bir popüleriteye ulaştıktan sonra 7 yıl önce, 2016 yılında, 250 milyon dolara satın alındı. Fakat sonrasında da bağımsız bir uygulama olarak çalışmaya devam etti ve marka adını korudu.

Microsoft ile yapay zekayı ve bulut ekosistemini konuştuk!

Microsoft ile yapay zekayı ve bulut ekosistemini konuştuk!

Microsoft ile bulut ekosistemini ve Open AI ile beraber Microsoft'un yapay zekayı hangi alanlarda kullanacağını konuştuk!

Ancak bu durum önümüzdeki günlerde sonlanacak. Zira Microsoft, direkt olarak uygulamanın gelişimine müdahale etmeye başladı. Bunu da ilk adımda Bing tarayıcısına getirdiği ChatGPT-4 destekli sohbet botunu belli bir ölçüde SwiftKey’e entegre ederek yapacak.

Bugün itibariyle Android SwiftKey uygulamasının Beta kullanıcıları, tuşların üzerindeki bir düğmeye dokunarak sohbet botuna erişebilirler. Üstelik bu entegrasyon, sohbet botuna tek tıklama erişimi sağlamakla kalmıyor.

Aynı zamanda kullanıcıların farklı tonlarda yazmasını sağlayarak metin mesajlarını geliştirmelerine olanak tanıyor. iOS uygulamasına ne zaman geleceği ise belirsizliğini koruyor. Fakat şirket şimdiden üzerinde bu baskıyı hissettiği için bu ay gelmesi bekleniyor.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Yeni AirPods’un kimsede olmayan özelliği belli oldu!

Apple, AirPods kulaklıklarının kullanıcı deneyimini iyileştirmek için “Sanal Dinleme Ortamının Ölçülmesi” adlı yeni bir patent aldı. Bu teknolojiyle birlikte kulaklıkların akustiğini farklı ortamlara göre dinamik olarak ayarlayarak kullanıcılara daha iyi bir dinleme deneyimi sunmayı hedefliyor.

Yeni AirPods modellerinde Sanal Dinleme Ortamının Ölçülmesi özelliği olacak mı?

AirPods’un ses kalitesi, zengin basları ve net tizleriyle genel olarak iyi, hatta çok iyi olarak kabul ediliyor. Ayrıca bu kulaklıklar özel tasarlanmış bir çip kullanarak, ses kalitesini artırıyor ve Apple cihazlarıyla sorunsuz bir bağlantı sağlıyor.

Kulaklıklar, arka plan gürültüsünü azaltan ve telefon görüşmeleri ile sesli komutlar sırasında ses netliğini artıran mikrofonları barındırıyor. Ayrıca, optimal ses kalitesi için kullanıcının kulağının şekline göre müziği otomatik olarak ayarlayan bir adaptif ekolayzere sahip.

App Store’da sahte uygulama tehlikesi: Apple’a dava açıldı!

App Store’da sahte uygulama tehlikesi: Apple’a dava açıldı!

Baidu, sohbet botu Ernie'nin sahte uygulamaları yüzünden Apple'a dava açtı. App Store'da onlarca sahte uygulama bulunuyor.

Şirket şimdi de gelecekteki AirPods için yeni geliştirmeler üzerinde çalışma sürecine başladı ve en son patent, şirketin bunu yapma planlarını ortaya koyuyor. Dijital sinyal işleme teknolojileri, mikrofonlar ve uzamsal ses işlevleri kullanarak binaural sesi daha iyi işlemeyi umuyor.

Apple, 8 Nisan’da Amerika Birleşik Devletleri Ticari Marka ve Patent Ofisi’nden (USPTO) “Sanal Dinleme Ortamının Ölçülmesi” adlı teknik bir patent aldı. Bu teknoloji kulaklıkların akustiğini farklı ortamlara göre dinamik olarak ayarlayarak kullanıcılar için dinleme deneyimini iyileştirmeyi amaçlıyor.

Patent açıklamasında kullanıcıların arabada, çimde, sınıfta, trende veya oturma odasında gibi çeşitli ortamlarda ses veya video içeriği dinleyebilecekleri senaryoların anlatıldığını görüyoruz. Bunu da mikrofonları ve uzamsal ses işlevlerini kullanarak binaural sesi daha iyi işleyip kulak zarında gerçek hayattan sesleri simüle etmeyi umuyor.

Bunun sonucunda kullanıcılar için “etkileşimli” bir ses deneyimi sunulacağı belirtiliyor. Bu da ses içeriğini daha üç boyutlu ve çekici hissettirerek bir alan ve derinlik hissi yaratacağı anlamına geliyor. Bu “Sanal Dinleme Ortamının Ölçülmesi” isimli özelliğin AirPods Pro 3. nesil modellerinde gelmesi bekleniyor.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın.

The Last of Us Part 1 inceleme!

Naughty Dog tarafından geliştirilen ve Sony Interactive Entertainment tarafından yayınlanan bir aksiyon-macera hayatta kalma korku oyunu olan The Last of Us Part 1, dünya çapında büyük bir hayran kitlesi kazanmış ve yılın en iyi oyunlarından biri olarak kabul edilmiştir. PC’ye gelen The Last of Us Part 1 inceleme sizlerle.

The Last of Us Part 1 inceleme!

Oyun, Joel adlı bir adamın, virüs tarafından etkilenen bir dünyada, hayatta kalmak için genç bir kız olan Ellie’yi korumasını konu alıyor. Oyun, oyunculara, karakterleri ve hikayeyi olağanüstü bir şekilde birleştiren akıllıca tasarlanmış bir oynanış sunuyor.

Grafikler, oyunun atmosferiyle mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor. Her ayrıntı, harika bir şekilde tasarlanmış bir dünya yaratıyor. Oyuncular, karakterlerin duygularını mükemmel bir şekilde yansıtan müthiş bir performans sergiliyorlar. Oyunda, oyuncuların karşılaştığı düşmanlar oldukça zorlu ve oyuncuları keskin ve akıllıca taktikler kullanmaya zorlayacak kadar zorlu.

Hikaye, insanlığın sonunu getiren bir salgının ardından hayatta kalmak için mücadele eden insanların dramatik bir hikayesi. Joel ve Ellie’nin yolda karşılaştıkları zorluklar, oyunculara duygu dolu anlar sunuyor. Oyun, oyunculara aksiyon dolu anlar, karakterler arası ilişkiler ve yoğun duygusal anlar sunuyor.

Sonuç olarak, The Last of Us Part 1, kusursuz bir oyun. Grafikler, hikaye, karakterler ve oynanış mükemmel bir şekilde birleşiyor. Oyun, oyunculara benzersiz ve unutulmaz bir deneyim sunuyor ve türünde bir başyapıt olarak kabul ediliyor. Eğer henüz oynamadıysanız, The Last of Us Part 1’i kesinlikle oynamanızı öneririm.

WhatsApp nasıl kuruldu? WhatsApp’ın kuruluş hikayesi

WhatsApp, açık ara dünyanın en çok kullanılan mesajlaşma platformlarından biri olarak yer alıyor. Uygulama, dünya çapında biliniyor ancak uygulamayı kimin nasıl kurduğu bilinmiyor. Bizler de bu yazımızda pek çok kullanıcının merak ettiği “WhatsApp nasıl kuruldu?” sorusunu sizler için hazırladık. İşte detaylar!

WhatsApp nasıl kuruldu? WhatsApp kuruluş hikayesi

Anlık mesajlaşma platformu WhatsApp Messenger, akıllı telefonlar için geliştirilen haberleşme platformu olarak karşımıza çıkıyor. Uygulama, eski Yahoo! Çalışanları olan Jan Koum ve Biran Acton tarafından ABD’nin Kaliforniya eyaletinde yer alan Santa Clara’da kuruldu.

WhatsApp nasıl kuruldu WhatsApp'ın kuruluş hikayesi

Jan Koum, platform için WhatsApp adını seçti. Bunun nedeni de kulağa “what’s up” (naber) gibi gelmesi. Öncelikle Koum, uygulamayı 24 Ocak 2009’da kurdu. Bir ay sonra ise Koum, doğum günü olan 24 Şubat 2009’da WhatsApp Inc.’i kurdu. Ağustos ayında ise platformu iPhone için App Store’da yayınladı.

Telefonsuz bilgisayardan WhatsApp’a girme rehberi 2023

Telefonsuz bilgisayardan WhatsApp’a girme rehberi 2023

Bazı kullanıcılar WhatsApp'ı akıllı telefon olmadan kullanmak istiyor. Telefonsuz bilgisayardan WhatsApp kullanma rehberi ile karşınızdayız.

Ekim ayında ise bir diğer kurucu olan Brian Acton, eski Yahoo! arkadaşlarını 250 bin dolar yatırmaları ve statü kazanmaları için ikna etti. Bunun ardından platforma ilk olarak fotoğraf ve video dosyası gönderme özelliği geldi. Sonrasında da grup özellikleri gelmeye başladı.

2010 yılının ağustos ayında ise WhatsApp, Android sisteminde de yer aldı. 2013 yılında sesli mesaj özelliği ile karşımıza çıkan platform, zamanla daha farklı özelliklerle kendini geliştirmeyi başardı. Günümüzde de yeni özellikler gelmeye devam ediyor.

WhatsApp nasıl kuruldu WhatsApp'ın kuruluş hikayesi

İlk olarak iPhone, sonrasında da Android ve Windows gibi işletim sistemlerine gelen platformun popülaritesi gün geçtikçe artış gösterdi. Türkiye’de ise genel olarak 2010 yılında yaygın olmaya başladı. Ülkemizde hızla popüler olan WhatsApp, kısa zamanda milyonlarca kullanıcıya ulaştı. Popülerliğini korumaya devam eden platform hem iş hem de sosyal hayatta önemli bir role sahip.

– WhatsApp kuruluş hikayesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Cumhuriyetin 100. yılına özel otomobiller!

Türk Otomobil Fabrikası Anonim Şirketi Tofaş, cumhuriyetin 100. yılını kutluyor. Tofaş 2023 yılı içerisinde Türkiye’de üretilen Egea, Fiorino ve Doblo model araçlarda “Cumhuriyetin 100. yılı” imzalı logolar kullanacak. 1 ve sonsuzluk işareti ile yapılmış 100 ibaresi bulunan logolar bu yıl üretilen otomobillere özel olacak. İşte konuyla ilgili detaylar…

Cumhuriyetin 100. yılına özel Egea, Doblo ve Fiorinolar!

Türkiye’de üretim yapan ve Türk mühendisliğinin emeği olan birçok markanın böyle bir atılımda bulunması bekleniyordu. Bunlardan ilki Tofaş’tan geldi. Marka 2023 yılında üretilen tüm yerli üretim otomobillerde “Cumhuriyetin 100. yılı” logosunu kullanacak. Marka hem ülkemizin gurur kaynağı Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyor hem de bu serideki otomobillere sahip müşterilerini özel hissettiriyor.

Tofaş

Tofaş buna benzer uygulamaları aslında daha öncelerde de yaptı. Marka özellikle ülkemizde ve dünyada “efsane” veya “tutulan” lakapları ile anılan modellerine bu tarz özel seriler çıkarttı. En son 2020 yılında Doblo’nun 20. yılı şerefine özel bir seri çıkartıldı. Doblo 20. yıl özel seri olarak adlandırılan bu sınırlı sayıdaki versiyon sadece 2020 adet üretildi. Aracın içine ve dışına özel bronz detaylar eklendi ve 20. yıl paketinde koltuklar değişti.

TOFAŞ, 5 farklı markanın hafif ticari modelini Bursa’da üretecek!

TOFAŞ, 5 farklı markanın hafif ticari modelini Bursa’da üretecek!

Tofaş, Fransız Stellantis Grubunun Türkiye haklarını satın almasının ardından Bursa'da 5 farklı markanın ticari araçlarını üretme kararı aldı.

Bir döneme damga vuran kuş serisinde de aynı şekilde özel paketler sunuldu. Bu paketler özel seri olmaktan daha çok kullanıcı ihtiyaçlarına göre opsiyonlanmış otomobillerdi. Kullanıcı gözünden alınan veriler ışığında düzenlenen yeni paketlerdi diyebiliriz. Bu sayede birçok farklı kod isimde kuş serisi otomobil piyasaya çıktı.

Cumhuriyetin 100. yılına özel logolu araçlardaysa iç veya dış mekanlarda bir değişiklik yok. Sadece marka bu yıl üretilen araçların kapı direklerinin olduğu kısımlara özel logoları ekliyor. Bunun dışında marka otomobillerde başka bir değişiklik yapmıyor. Gelen kullanıcı yorumlarıysa bu özel seride kırmızı-beyaz renklerde koltuk ve kapı döşemeleri tasarımlarının olabileceği yönde.

Tofaş

Peki bu özel seri otomobiller hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Sizce Cumhuriyetin 100. yılı özel serisi olarak adlandırılan otomobillere başka neler eklenebilirdi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın! Aşağıdaki bağlantılara tıklayarak ShiftDelete.Net YouTube kanalına ulaşabilirsiniz…

Türkiye’nin ilk yerli gözlem uydusu İMECE için geri sayım başladı!

Türkiye’nin uydu teknolojilerinde yurt dışına bağımlılığını azaltacak İMECE Uydusu’nun uzay yolculuğunda geri sayım başladı. Dünyanın herhangi bir yerinden hiç bir kısıtlama olmaksızın yüksek çözünürlüklü uydu görüntüsü çekebilme özelliğine sahip İMECE, 11 Nisan’da uzay taşımacılığı yapan Space X tarafından yörüngesine fırlatılacak. İşte ayrıntılar…

Türkiye’nin ilk yerli gözlem uydusu İMECE için geri sayım başladı!

Esenboğa Havalimanından fırlatmanın gerçekleştirileceği Vandenberg’e gönderilen uydu; nem, titreşim ve zararlı ışın gibi her türlü riske karşı koruyucu ve yerli olarak üretilen temiz oda özelliğine sahip kabin sayesinde güvenli bir yolculuk yaptı.

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirildi ve metrealtı çözünürlükte görüntü çekme kabiliyetine sahip. 2017 yılında başlayan İMECE projesi, 6 yılda gelecek nesil uydu platformlarına temel oluşturacak önemli kazanımlar elde etti.

2 yıl önce uzaya gitmişti: SpaceX rakibi şirket iflas etti!

2 yıl önce uzaya gitmişti: SpaceX rakibi şirket iflas etti!

Virgin Orbit için iflas başvurusunda bulunuldu. Yeni yatırımcıları çekemeyen roket firması, 2 yıl önce milyarder kurucusunu uzaya fırlatmıştı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB) ve TÜBİTAK 1007 programı ile desteklenen, Milli Savunma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı koordinasyonu ile yürütülen proje kapsamında geliştirilen İMECE Uydusu, yörüngedeki testleri tamamlandıktan sonra Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine dahil olacak.

Fırlatma töreni

TÜBİTAK Uzay tarafından geliştiren İMECE için 11 Nisan Salı günü Ankara’da bulunan TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsünde fırlatma töreni düzenlenecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın video mesajıyla katılacağı törende, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise yer istasyonunda bulunacak. Geri sayım ile başlayacak fırlatmanın, Türkiye saati ile yaklaşık 09.50’de gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Türkiye’nin ilk internet fenomenleri!

İnternet ülkemizde 90’lı yılların sonu 2000’li yılların başında geldi. O dönem insanlar internetin ne olduğunu, nasıl kullanılacağını ve internet üzerinde nasıl vakit geçirebileceklerini bilmiyorlardı. ShiftDelete.Net ailesi olarak Türkiye’nin internet haberciliği çağına öncü olan internet sitemizi 2005 yılında kurduk. O dönemlerde biz fenomen değildik belki ama Türkiye ilk internet fenomenlerini çıkarmaya başlamıştı. İşte karşınızda Türkiye’nin ilk internet fenomenleri…

Türkiye internet tarihine damga vuran ilk fenomenler

1- İnternet Mahir

İnternet Mahir lakaplı Mahir Çağrı 1999 yılında kurmuş olduğu I Kiss You internet sitesi ile hem Türkiye’nin hem de dünyanın ilk internet fenomeni oldu. Kurmuş olduğu internet sitesinde mütevazi ingilizcesi ile kendini tanıtan İnternet Mahir kısa süre içerisinde milyonlarca insana ulaştı ve tüm dünyada sevilen biri oldu.

Dünya genelinde sadece ona özel partiler, kutlamalar düzenlendi çeşitli içeriklerde film teklifleri aldı. Bu teklifleri reddedip ülkesin geri dönen İnternet Mahir şu an evli ve mutlu bir hayat sürmekte. İnternet Mahir’in internet sitesi Yahoo’nun 10. yılında hazırladığı “akıllarda yer eden 100 internet olayı” listesinde 3. sırada yer almıştır.

O bir dönemin efsanesiydi: MSN’in aramızdan ayrılışının 10. yıl dönümü!

O bir dönemin efsanesiydi: MSN’in aramızdan ayrılışının 10. yıl dönümü!

Bir dönemin efsanesi 10 yıl önce bugün kullanıma kapandı. Evet o isim MSN Messenger. İşte sizi geçmişe götürecek haberin detayları...

2- Noel Dayı

“Ben Noel Dayı’yım delikanlıyım. Hediyemi beğenmeyeni sakatlarım, heyt!” sloganına sahip Noel Dayı aslında bir çizgi tasarım. Grafi2000 adlı sitede ünlenen Noel Dayı, flashberk nickname sahip bir kullanıcı tarafından yaratıldı. Kendine has tarzı olan Noel Dayı, animasyon videoları ile kullanıcılarla buluşmuştur. Ardından internet aleminde asla silinmeyecek bir iz bırakmıştır.

3- Ayça_22

Özellikle MSN kullanıcıları tarafından Ayça_22 internet alemine yeni girmiş her erkek kullanıcının ilk aşkıdır. Ayça_22 aslında bir internet virüsü. O dönem bir kullanıcının fotoğraflarını izinsiz kullanan kişiler Ayça_22 oturum açtı şeklindeki MSN benzeri virüslü reklamlar yaptılar. Bu reklamlara tıklayanlarınsa bilgisayarlarına birçok virüs bulaştı. Ayça_22’nin kim olduğu uzun yıllar çözülemedi.

4- Karate Kamil

Noel Dayı gibi hayali bir karakter olan Karate Kamil, Mimar Sinan Üniversitesi Grafik Tasarımı mezunu Cemre Özkurt’un hayal gücüyle yaratılmış bir karakterdir. İlk olarak fıstık adlı internet sitesinde ortaya çıkan Karate Kamil, 2001 yılında Avrupa Flash Festivali’nde adaylardan biri olmuştur. Bir internet çizgi filmi serisi olarak yayınlanan Karate Kamil’in ilk 4 bölümü yayınlanmıştır. Fakat 5. bölüm asla gelmemiştir.

Peki siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!

Uzun ömürlü yeni batarya tenolojisi tanıtıldı!

Lityum-iyon bataryalar, elektrikli otomobillerden akıllı telefonlara kadar hemen her yerde kullanılıyor. Oldukça geniş bir kullanım alanı olmasına rağmen bu bataryaların da belli başlı sorunları bulunuyor. Bu sorunların önüne geçebilmek adına ise yeni batarya teknolojileri için çalışmalar devam ediyor.

Oksijen-iyon bataryalar birçok farklı avantaja sahip

Batarya teknolojileri konusunda araştırmalarına devam eden Viyana Teknik Üniversitesi, önemli avantajlara sahip oksijen-iyon piller geliştirmeyi başardı. Lityum-iyon bataryalar kadar yüksek enerji yoğunluklarına sahip olmasalar da bu piller yenilenebilir özellikleri ile depolama kapasitesini zamanla geri kazanabiliyor. Böylece bu bataryalar son derece uzun bir hizmet ömrü sağlayabiliyor.

Nadir elementler olmadan üretilebilen oksijen-iyon pillerin bu sayede herhangi bir tedarik sıkıntısına da yol açmayacağı belirtiliyor. Yanmaz malzemelerden yapılıyor olması da bu yeni teknolojinin bir diğer önemli avantajı olarak öne çıkıyor.

Bu yat sınırsız menzile sahip: AQUON One!

Bu yat sınırsız menzile sahip: AQUON One!

Güneş panelleri ve hidrojen yakıt hücreleri ile donatılan AQUON One, sürdürülebilirlik konusunda oldukça iddialı bir yol izliyor.

Yeni batarya teknolojisi için Viyane Teknik Üniversitesi İspanya’daki işbirliği ortaklarıyla birlikte şimdiden bir patent başvurusu yapmış durumda. Oksijen-iyon bataryaların özellikle yenilenebilir kaynaklardan üretilen büyük enerji depolama sistemleri için mükemmel bir çözüm olabileceği düşünülüyor.

Metaller yerine seramik malzemeler ile batarya üretmeyi başaran Viyana Teknik Üniversitesi ekibinin üzerinde çalıştığı malzemeler, iki kat negatif yüklü oksijen iyonlarının hareketi ile enerji depoluyor. Yeni bataryarlarda bulunan oksijen iyonları uyarıldığında bir seramik malzemeden diğerine geçerek elektrik akımı üretiliyor.

Seramiklerin yanıcı olmaması ile lityum-iyon bataryalardaki yangın riskini ortadan kaldıran yeni teknoloji, aynı zamanda kolayca yenilenebilir olmasıyla da uzun ömürlü bir kullanım vadediyor. Düşük enerji yoğunluğu ise bu yeni teknolojinin tek dez avantajı olarak görülüyor.

Bu yüzden oksijen-iyon piller telefonlar ya da otomobiller için değil ancak daha büyük çaplı enerji depolama sistemleri için uygun olabilir. Güneş veya rüzgar enerji santralleri için bu teknolojinin kullanılabileceği ifade ediliyor. Peki siz yeni batarya teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Güneş paneli sistemi nasıl kurulur? Maliyetini hesaplama!

iPhone 15 Pro Max’ten yeni görüntüler geldi!

Apple, eylül ayında düzenleyeceği etkinlik ile birlikte iPhone 15 modellerini tanıtmaya hazırlanıyor. Yeni modellerin geliştirme çalışması devam ederken, şimdiye kadar yeni modeller hakkında birçok bilgiye ulaşmayı başardık. Ortaya çıkan yeni görseller ise iPhone 15 Pro Max hakkında daha fazla fikir sahibi olmamızı sağlıyor.

iPhone 15 Pro Max tasarımı yavaş yavaş ortaya çıkıyor

Bir kılıf üreticisi tarafından oluşturulan tasarım görselleri ShrimpApplePro tarafından sızdırıldı. Ortaya çıkan yeni görüntüler iPhone 15 Pro Max tasarımına açıdan bakmamızı sağlıyor. Ortaya çıkan görsellerin yanı sıra telefonun ölçüleri hakkında da bilgiler sunuluyor.

Sızdırılan bilgilere göre yeni iPhone modelinin kamera çıkıntısı selefine göre daha fazla olacak. ShrimpApplePro, yeni modelin kamera çıkıntısının iPhone 14 Pro Max versiyonundan 3,78 mm ile yaklaşık yüzde 5 daha büyük olacağını iddia ediyor.

iPhone 15 Pro render görüntüleri sızdırıldı! İşte detaylar

iPhone 15 Pro render görüntüleri sızdırıldı! İşte detaylar

Geçtiğimiz haftalarda teknik özellikleri sızdırılan Apple iPhone 15 Pro tasarımı ortaya çıktı. İşte detaylar...

Kamera çıkıntısının artacağını iddia eden analist aynı zamanda kamera halkası çaplarının da 16,2’ye ulaşacağını belirtiyor. Diğer yandan telefonun flaş çapı ise 6,7 mm ile mevcut nesile göre 0,2 mm daha az olacak. Ayrıca mikrofon çapının da 1,15 milimetreden 0,75 milimetreye düşeceği yapılan iddialar arasında. Dynamic Island boyutunun ise aynı kalacağına inanılıyor.

Tüm bunlarla birlikte Apple’ın iPhone 15 ile birlikte fiziksel tuşlara veda edeceği neredeyse herkes tarafından onaylanmış durumda. Yapılan son sızıntıda kılıf üreticisinin tuşlar üzerine eklediği yeni bir madde de bu iddiaları doğruluyor. Apple’ın suya dayanıklılığı artırmak için ses açma/kapama ve sessize alma tuşlarını iPhone 7 serisinde yer alan haptic motora benzer bir teknolojiyle değiştireceği söyleniyor.

Ortaya çıkan görsellerin bir kılıf üreticisinden alındığını düşünürsek, bu rakamların doğru olduğuna dair kesin bir yargıya varamıyoruz. Ancak yine de yeni nesil iPhone modelleri hakkında fikir veriyorlar. Peki siz iPhone 15 Pro Max tasarımı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

iPhone 15 nasıl olacak?

1.800 TL’ye AirPods Pro 2 olur mu?

Apple AirPods Pro 2’nin tıpatıp aynısı olan yepyeni bir kulaklık deneyimi için Wiwu Airbuds Pro 2F ile karşınızdayız. 1.800 TL olan fiyatı ile ilgi çeken Wiwu Airbuds Pro 2 inceleme videosu ile sizlerleyiz. 1.800 TL’ye AirPods Pro 2 olur mu?

1.800 TL’ye AirPods Pro 2 olur mu?

Wiwu Airbuds Pro 2F satın almak için buraya tıklayın

Bluetooth 5.2 teknolojisi ile donatılan bu kulaklık, müzik dinleme deneyiminizi tamamen değiştiriyor. Aktif Gürültü Önleyici özelliği sayesinde gürültüyü dengelemek için buna eşdeğer bir gürültü dalgası yayarak gürültüyü hapsediyor. Bu sayede dışarıdaki sesleri bloke ederek müzik keyfinizi kesintisiz yaşamanızı sağlar.

Ayrıca, şeffaflık modu sayesinde dış dünya ile iletişiminizi koparmıyor oluşu ile sizi tamamen savunmasız bırakmıyor. Islık veya elektrikli aletler gibi yüksek seslerin yoğunluğunu azaltabilen dış ses girişine izin vererek dinleyebilirsiniz. Böylece, Wiwu Airbuds ile örneğin yolda yürürken trafikte dikkatinizi dağıtmamış olacaksınız.

Kulaklık, farklı kulak şekli gereksinimlerini karşılamak için değiştirilebilir 4 silikon kulaklık ucu ile birlikte gelir. Böylece kulaklığın kulağınıza tam olarak uyum sağlamasını sağlarken, size en rahat ve en iyi deneyimi sunar.

Wiwu Airbuds Pro 2F, uzun pil ömrü sayesinde, 180 saat bekleme süresi, 6 saat müzik dinleme süresi ve 5 saat konuşma süresi sunuyor. Dokunarak açma/kapama, çağrı cevaplama ve sonlandırma, Siri’yi başlatma, durdurma ve oynatma, sonraki veya önceki parçaya geçme gibi özellikleri kullanabiliyorsunuz. Kulaklık ayrıca, HIFI orjinal ses deneyimi ve 13mm kompozit titanyum kaplı diyafram bobin ile yüksek bass kalitesi sunuyor.

Mercedes EQG, menzilini ikiye katlayacak! İşte detaylar

Mercedes, gelecek yıl tanıtılması beklenen EQG elektrikli modeli için çalışmalarını tamamladı. Mercedes, EQG modelinde Titan Silikon adı verilen batarya türünü kullanacaklarını açıkladı. İşte detaylar…

Mercedes EQG, Titan Silikon batarya ile gelecek

Elektrikli araçlarda kullanılan batarya teknolojileri, günümüz ihtiyaçlarını ne yazık ki karşılayamıyor. Daha uzun menzil ve yüksek şarj kapasitesi için çalışma yürüten Sile Nanotechnologies, Titan Silikon adını verdiği pil teknolojisini geliştirdi.

Mercedes EQG, Titan Silikon batarya ile gelecek

Sila Nanotechnologies ile işbirliği yapan Mercedes, şirketin geliştirdiği yeni nesil bataryaları kullanan ilk şirket olacak. Konu hakkında açıklama yapan Sila Nanotechnologies yetkilileri, “Elektrikli araçların performansını önemli ölçüde artırmak için geliştirdiğimiz Titan Silikon piller, diğer teknolojilere kıyasla daha güvenli. Ayrıca Titan Silikon, grafite kıyasla kWh başına yüzde 50 ila yüzde 75 daha az karbondioksit tüketiyor.” ifadelerine yer verdi.

Vergisiz hali 4.5 milyon TL: Mercedes-Benz S 63 AMG E Performance tanıtıldı!

Vergisiz hali 4.5 milyon TL: Mercedes-Benz S 63 AMG E Performance tanıtıldı!

Mercedes-Benz S 63 AMG E Performance Edition 1 tanıtıldı. İşte sportif lüks Mercedes hakkındaki detaylar...

Mevcut pil teknolojilerine kıyasla daha yüksek menzil sunan Titan Silikon teknolojisi, şarj hızlarında da ciddi artış ile karşımıza çıkıyor. Bununla birlikte, yeni teknolojinin grafitten 10 kat daha fazla enerji depolayabildiği iddia ediliyor.

Sila, Titan Silicon malzemesinin 2028 yılına kadar 1 milyon EV’ye güç sağlaması için çalışmalarını hızlandırdıklarını açıkladı. İlk olarak Mercedes işbirliği ile otomobil tutkunlarının beğenisine sunulacağı belirtilen Titan Silikon teknolojisi, EQG’nin giriş seviyesi varyantına 500 kilometreden fazla menzil sağlayacak.

Siz Titan Silikon batarya teknoloisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşabilirsiniz.

Nvidia RTX 50 serisi için kritik eşik aşıldı! İşte detaylar

Nvidia, gelecek yıl tanıtılması beklenen RTX 50 serisi için çalışmalarını hızlandırdı. Blackwell mimarisiyle piyasaya sürüleceği belirtilen Nvidia RTX 50 ailesinin bazı teknik özellikleri ortaya çıktı.

Nvidia RTX 50 ailesinin özellikleri netleşiyor

Sızdırılan bilgilere göre Nvidia, yeni nesil ekran kartlarında TSMC tarafından 3nm teknolojisiyle üretilen transistörlere yer verecek. 2022’nin dördüncü çeyreğinde 3nm üretimini hızlandıran TSMC, üretim maliyetlerinin 5nm teknolojisine göre yüzde 25 arttığını açıkladı. Nvidia CEO’sunun, TSMC ile yeni nesil ekran kartları için erkenden 3nm teknolojisini güvence altına alma konusunda konuşmak üzere Tayvan’ı ziyaret ettiğini belirtmekte fayda var.

Nvidia RTX 50 özellikleri netleşiyor

Şirket, RTX 50 serisinde monolit yapı ile karşımıza çıkacak. Ünlü analist Kopite7kimi, Blackwell mimarisinin hem son kullanıcı hem de sunucu için tasarlandığını iddia etti.

GeForce RTX 4070 Geekbench’te görüldü! İşte tüm bilinenler

GeForce RTX 4070 Geekbench’te görüldü! İşte tüm bilinenler

NVIDIA'nın fiyat performans ürünü GeForce RTX 4070 ekran kartı hakkında bilgiler gelmeye devam ediyor. İşte ayrıntılar...

RedGamingTech tarafından yayınlanan rapora göre Nvidia, Blackwell ekran kartları için CUDA mimarisinde önemli değişiklikler ile karşımıza çıkacak. İddialara göre şirket, görsel iyileştirme ve RayTracing için kullanılan donanımlarda optimizasyon yapacak.

Samsung’un daha da iyi performans ve daha yüksek kapasiteler sağlaması gereken yepyeni GDDR6W DRAM üzerinde çalıştığı biliniyor. Ancak Nvidia’nın GDDR7 bellek teknolojisini kullanacak olması RTX 50 ailesi ile ilgili bir diğer önemli sızıntı olarak karşımıza çıkıyor. GDDR7 teknolojisi ile 36 Gbps’e kadar veri aktarım hızlarına ulaşılabildiğini belirtmekte fayda var.

Blackwell GeForce RTX 50 serisinin PCIe Gen 5 arayüzü kullandığı ve 3GHz’den daha yüksek saat hızı sunduğu söylentiler arasında yer alıyor. Son olarak, yeni nesil ekran kartlarının performans konusunda Ada GPU’lara göre 2 kat daha fazla olduğu söyleniyor.