Vivo, geçtiğimiz yıl kullanıcıların beğenisine sunduğu Vivo Pad’inhalefi üzerindeki çalışmalarına son hız devam ediyor. Tabletle ilgili bugüne dek fazla detay ortaya çıkmadı ve bu nedenle akıllarda nasıl bir deneyim sunacağına dair birçok soru işareti var. Ancak son dönemde ortaya çıkan sızıntılarla bu durum yavaş yavaş değişmeye başladı. Peki cihaz kullanıcılara neler sunacak? İşte Vivo Pad 2 özellikleri!
Vivo Pad 2 kilit özellikleri belli oldu
Vivo‘nun fiyat performans odaklı yeni tablet VivoPad2 için geri sayım artık başladı. Son olarak sektörde sızıntılarıyla bilinen Digital Chat Station, cihazla ilgili yeni teknik detayları paylaştı. Buna göre tablet, 8 GB / 16 GB RAM ve 128 / 256 / 512 GB dahili depolamayla kullanıcıların karşısına çıkacak. Bunun dışında 44W hızlarında şarj olan bir bataryaya sahip olacak.
Vivo Pad 2 12 inç 144 Hz yenileme hızı sunan LCD bir panelle gelecek. Öte yandan MediaTek Dimensity 9000 işlemcisinden güç alacak. 4 nm fabrikasyon süreciyle üretilen yonga seti; 1x 3.05 GHz ARM Cortex-X2, 3x 2.85 GHz ARM Cortex-A710 ve 4x 1.8 GHz ARM Cortex-A510 çekirdeklerine ek olarak Mali-G710 MC10 grafik birimine ev sahipliği yapacak. Cihazla ilgili sızıntılar şimdilik bu kadar, önümüzdeki süreçlerde daha fazla detayın ortaya çıkması bekleniyor
Kullanıcılara fikir vermesi açısından geçen yıl tanıtılan Vivo Pad modelinin teknik özellikleri şöyle;
Ülkemizi derinden etkileyen depremlerin üzüntüsünü yaşamaya devam ediyoruz. Depremin yaralarını sarmak ve felaketlerin önüne geçmek için kurumların alacağı önlemlere ek olarak kişilerin de deprem farkındalığının artması ve olası depremlerde alabileceği önlemleri bilmesi büyük önem taşıyor. Yüzde yüz Petrol Ofisi iştiraki Petrolig Games’in geliştirdiği ‘Tatbikat’ isimli eğitici deprem bilinçlendirme uygulaması 7’den 70’e herkesin depreme yönelik bilincini artırmayı hedefliyor.
Petrolig Games, ‘Tatbikat’ ile deprem farkındalığını artırmayı hedefliyor
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Petrol Ofisi Grup CEO’su Mehmet Abbasoğlu “Petrol Ofisi Grubu olarak ana iştigal alanımız ve amiral gemimiz akaryakıt dağıtımının yanında ekosistemimizdeki tüm oluşumlarımızla da felaketin üzerine hassasiyetle eğilmeye devam ediyoruz. Sorumluluklarımızın farkındayız, tüm grup şirketlerimiz ve iştiraklerimizle kalıcı, fayda sağlayan ve uzun vadeli çözümler için çalışıyoruz.
Bu çerçevede, grubumuzun oyun teknolojileri şirketi Petrolig Games’in tamamen sosyal sorumluluk bilinci ve gönüllülük esasıyla depremin peşi sıra hayata geçirdiği Tatbikat da bu adımlardan biri. Petrol Ofisi Grubu olarak tüm kılcallarımızla afete yönelik bilinçlendirme çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
Petrolig Games, oyun sektöründeki yeni teknolojiler ve oyuncu deneyimine yönelik yatırımlarına devam ediyor.
Petrolig Games Genel Müdürü Burçin Cafer de “Tatbikat’ı bir sosyal sorumluluk projesi olarak depremlerin ardından ülkemizde böylesine büyük acıların bir kez daha yaşanmaması umuduyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetimi Enstitüsü öğretim üyeleri, pedagoglar ve 3.3 milyonu aşkın Sosyal Lig Fantezi Futbol oyuncusunun katkılarıyla geliştirdik. Eğitim, her konuda olduğu gibi depreme karşı da bizleri koruyacak en etkin araçların başında geliyor. ‘Tatbikat’, deprem bilinci kazandırırken olası depremlere karşı hazırlıklı olmanın yollarını da öğretmeyi amaçlıyor” diyor.
Deprem felaketinin acısını ülkece yaşamaya devam ederken bir yandan da depremin yaralarını el ele vererek sarmaya devam ediyoruz. Bir kez daha böylesine büyük bir felaket yaşamamak hem kurumların hem de kişilerin alacağı tedbirlerle mümkün. Kişisel anlamda alınabilecek bu tedbirlerin başında eğitim ve farkındalık geliyor. Petrol Ofisi Grubu’nun oyun teknolojileri şirketi Petrolig Games, ‘Tatbikat’ ile deprem farkındalığını artırırken herkesi bilinçlendirmeyi amaçlıyor.
Olası bir depreme karşı hazırlıklı olmayı öğretiyor
İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsü öğretim üyeleri ve pedagogların katkılarıyla geliştirilen uygulama, olası bir depremde hem kendinizi hem de sevdiklerinizi güvende tutmak için yapılması gerekenleri interaktif bir şekilde öğretiyor.
Depremde güvende kalmanın yollarını öğreten ‘Tatbikat’, 7’den 70’e herkese hitap eden eğitici bir oyun uygulaması. Tatbikat, ‘Depreme hazırlık, deprem anı ve deprem sonrası’ olmak üzere 3 aşamadan oluşuyor. Her aşamada deprem konusunda bilinç kazandırmayı amaçlayan farklı görevleri yerine getirerek oyun tamamlanıyor.
Gönüllü olarak geliştirilen bir sosyal sorumluluk projesi
Petrolig Games Genel Müdürü Burçin Cafer, “Petrol Ofisi, depremlerin hemen ardından afet bölgesindeki arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarının kesintisiz sürdürülebilmesi için bölgeye yardım için harekete geçmişti. Deprem gerçeğinin yadsınamayacağı ülkemizde, geleceğe ışık tutacak ve olası depremlerin sebep olacağı hasarların önüne geçebilecek uzun vadeli ve kalıcı çözümler üreten projelere imza atmak ve toplumda deprem bilincini oluşturmak önem kazandı.
Bizler de hem Petrol Ofisi Grubu’nun bir parçası hem de bir oyun teknolojileri şirketi olarak bu konuda neler yapabileceğimiz üzerine düşünmeye başladık ve Tatbikat’ı ortaya çıkardık. Proje, tamamen arkadaşlarımızın gönüllü katılımıyla ve sosyal sorumluluk duygusuyla çok kısa bir sürede hayata geçirildi. Uygulamamızdaki bilgilerin uygunluğu ve geçerliliği konusunda danışman pedagoglar ile İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsü’ndeki kıymetli öğretim üyelerine danıştık.
Umuyoruz ki ülkece bir daha böylesine büyük bir felaketle karşılaşmayız. Depremlerde hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet; aileleri ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar dileriz” dedi. Tatbikat, App Store ve Google Play’den ücretsiz indirilebilir.
Tesla uzun zamandır elektrikli arabalarını uygun fiyatlı yapmaya çalışıyor. Ancak hem ABD-Çin arasındaki gerilim hem de lityum bazlı bataryaların zamlanması, Tesla için yeni zorluklar yarattı. Şirket artık demir bazlı lityum demir fosfat (LFP) pillerinin kullanımını genişletmeye hazırlanıyor.
Tesla, lityum demir fosfat (LFP) pil teknolojisine geçiş yapacak
Tesla CEO’su Elon Musk, Çinli tedarikçiler tarafından popüler olarak tercih edilen, lityum demir fosfat (LFP) pil teknolojisinin kullanımını savunuyor. Elektrikli otomobil devi, araçlarında daha ucuz demir bazlı piller için harekete geçti.
ABD ile Çin arasındaki gerilimler, Çinli tedarikçilerin ABD’de pil fabrikaları kurmasını zorlaştırdı. Bu yüzden Tesla da farklı bir pil teknolojisini yaygınlaştırmak istiyor. Son raporlar, Semi adlı elektrikli kamyonlarda LFP pillerinin kullanılacağını ortaya koydu.
Tesla Model Y için ön sipariş süreci başladı. Peki Tesla Model Y nasıl alınır? İşte Tesla Model Y Türkiye fiyatı, opsiyonları...
Tesla’nın “orta ölçekli modeller” olan Model 3 ve Model Y için LFP pillerini kullanmak istediği belirtildi. Bu, hem daha fazla araç üretilebileceği hem de daha uygun fiyatlı olabileceği anlamına geliyor. Ayrıca motor gücü konusunda daha küçük olacak 53 kWh’lı yeni modelde bu pil yer alacak. Model Y ve Model 3’de 75 kWh olduğunu belirtelim.
Tesla şu anda Model 3 ve Model Y’lerin çoğunda nikel bazlı pilleri tercih ediyor. LFP hücreleri, nikel bazlı hücrelerden daha büyük ve ağır olmasına rağmen daha az enerji harcıyor. Ayrıca yangın konusunda daha az riskli.
Tesla, LFP pillerini ABD’de fabrikası olmayan Çinli CATL firmasından temin ediyor. Ancak şirketin bir diğer ortağı olan LG Energy Solution, ABD’deki fabrikasında LFP pilleri üretmeyi planlıyor. Şirket ayrıca Meksika gibi çevre ülkelerden de bu pili satın almak istiyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Türkiye’deki otomobil fiyatları her geçen gün artıyor. Bunun en büyük nedeni ise ne yazık ki artan dolar kuru ve ülkemizdeki yüksek vergi oranları. Tam anlamıyla “korkunç” olarak tanımlanan bu piyasa şartlarında birkaç model, sahip olduğu özellikler ve fiyat ile öne çıkmayı başarıyor. Chery’nin Omada modeli ise bunlardan biri. Mart ayında Türkiye pazarında satışa sunulan yeni seri, farklı otomobil segmentlerini tek bir gövdede sunarak, “Cross” araçların geleceğine bugünden hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Geleneksel sedan, SUV ve MPV özelliklerini bir arada sunan Chery Omada kullanıcıların değişen gereksinimlerine yanıt veriyor. İşte ayrıntılar…
Chery Omada, kullanıcılarına neler sunuyor?
Chery Omada 5, “cross platform, cross işlev ve cross tasarım” gibi özelliklere sahip bir model olarak pazarın yeni gereksinimlerini karşılama amacı ile ortaya çıkarıldı. Genç kullanıcılara daha fazla sürüş keyfi sunması ve genç kullanıcıların isteklerine, gereksinimlerine tam olarak cevap vermesiyle dikkat çekiyor. Chery’nin Omada olarak adlandırdığı seri, kurulduğu andan itibaren, pazarı derinlemesine analiz etmek ve kullanıcıların ihtiyaçlarını anlamak için dünya genelinde 20’nin üzerinde ülkede/bölgede 1.000’in üzerinde anket gerçekleştirdi.
“Kullanıcı odaklı ve küresel modeli birlikte yaratma” konseptiyle, tüm dünyadaki kullanıcılardan gelen gerçek geri bildirimlere dayanarak, tasarım, güç-aktarma sistemleri, teknoloji yapılandırması ve hatta ürün ismi dahil olmak üzere pek çok önemli süreç, bu veriler doğrultusunda şekillendirildi. Ayrıca “Art In Motion” tasarım konsepti de yine kullanıcılardan elde edilen geri bildirim doğrultusunda oluşturuldu.
Hatta OMODA ismi bile dünya çapında 600’ün üzerinde öneri arasından, yine kullanıcılar tarafından seçildi. OMODA, “Modern” yaşam tarzı nedeniyle güzel görünümü ve ileri teknoloji algısını ön plana çıkarıyor. Kullanıcıların birlikte yaratma ruhunu temsil ediyor, ayırt edici, şık ve geleceğin ileri teknolojisini, moda trendine yönelik benzersiz anlayışı gösteriyor
Sony, PlayStation tarafında Dualsense ile pek çok yeni özellik sunuyor. Geçtiğimiz aylarda üst üste yeni patentler alan şirket, bu patentler sayesinde oyun deneyimini artırmayı planlıyor. Yeni Dualsense ile sunduğu tetik direnci ve titreme algoritması ile kontrolcüyü yüksek seviyelere çıkaran Sony, şimdi ise devrimsel bir teknolojinin peşinde. Haberin detaylarına hep birlikte göz atalım.
Sony, Dualsense ile oyundaki sıcaklığı iletecek patenti satın aldı!
Sony’nin satın aldığı patent ile Dualsense, oyunda bulunduğunuz ortamın ya da tuttuğunuz bir nesnenin sıcaklığını oyuncuya iletebilecek. Patente göre mevcut PS5 DualSense kontrolcülerinde kullanılan plastiğin yerini deforme olabilen bir elastik sensör veya jel benzeri bir malzeme alacak. Bu sayede Dualsense, bulunduğunuz ortamdaki sıcaklığı oyuncuya yansıtabilecek.
Özellikle kontrolcü kısmında Dualsense ile yepyeni teknolojiler sunan Sony, bu konuyu oldukça ciddiye alıyor gibi gözüküyor. Tetik direnci kısmında oldukça iyi işler başaran şirket, aynı durumu yüzme, toprak alanda araç sürme gibi farklı alanlarda farklı titreşimler sunarak oyun deneyimini oldukça artırdı. Özellikle Call of Duty oyunlarında oldukça dikkat çeken her silaha farklı tetik direnci özelliği bu duruma doğrudan etkili oldu.
Counter Strike 2 NVIDIA Reflex özelliğine sahip olacak! Bu özellik sayesinde oyun içinde gecikme büyük ölçüde azalacak.
Yine de patentinin alınması bu özelliğin kesinlikle geleceği anlamına gelmediğini belirtelim. Sony son zamanlarda pek çok yeni patent aldı ve bu patentlerin hiçbiri gerçekleşmese bile şirketin ilerlemek istediği yol açısından oldukça bilgi verici durumda. Bunlar arasında daha sezgisel ebeveyn denetimleri için patent, reşit olmayan PlayStation VR kullanıcılarının yetişkinlere yönelik içeriğe erişmesini engelleyen bir sistem gibi özellikler bulunuyor.
Peki siz bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Sony, sıcaklık özelliğini Dualsense’e eklerse başarılı olabilir mi? Görüşlerinizi Yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
OpenAI’ın popüler sohbet botu ChatGPT için ilk kez dava açıldı. Avustralya’da görülen davaya göre sohbet botunun, bir Belediye Başkanı’na yönelik sahte bilgi ürettiği ve dezenformasyona yol açtığı ifade edildi. Bu, doğrudan yapay zekaya karşı açılmış ilk davayı temsil ediyor.
OpenAI için Avustralya’da ilginç bir soruşturma başlatıldı. Avustralya’da Victoria bölgesinin Belediye Başkanı olan Brian Hood, ChatGPT’nin kendisi hakkında yanlış iddialar paylaştığını söyledi. Iddiaya göre yapay zeka, Hood’un rüşvet almakla suçlandığını ve hapse atıldığını yazıyor.
Belediye Başkanın avukatları, OpenAI’a bir şikayet göndererek yanlış bilgilerin kaldırmasını talep etti. Şirkete 28 gün süre verdiklerini söyleyen avukatlar, aksi takdirde para cezası uygulanacağını bildirdi. Avustralya’da iftira tazminatı ödemeleri genellikle 200 bin dolar civarında.
Google CEO'su Sundar Pichai, sahip oldukları kullanıcı sayısı ile birlikte sohbet robotları Bard'ın daha üst seviyeye çıkacağını söyledi.
Belediye Başkanı Hood, ChatGPT’nin 2000’lerin başında yaşanan bir olayı yanlış aktardığını ve kendisini suçlu olarak gösterdiğini söyledi. Hood, o dönem rüşvet konusunda yetkililere bilgi verdiğini ve hiçbir zaman suçla itham edilmediğinin altını çizdi.
Belediye Başkanı Hood’un avukatları, “Bu iftira, yapay zekanın uygulanması anlamında potansiyel bir dönüm noktası olabilir” dedi. Ancak henüz davanın sonuçlanmadığını belirtmek gerekiyor.
OpenAI, ChatGPT davasıyla ilgili olarak açıklamada bulunmadı. Ancak daha önce paylaştığı bir yazıda, platformda yanlış bilgi olabileceğini kabul etmişti. Kullanıcıların girdiği metinlere göre arama yaptığını ve “en alakalı” sonucu sunduğunu söylemişti.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Dünyanın en büyük dijital oyun satış mağazası olan Steam, düzenli olarak en çok satılan oyunları paylaşıyor. Her hafta güncellenen liste, 100 oyundan oluşuyor ve kıyasıya rekabet barındırıyor. Şimdi ise 28 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında Steam en çok satan oyunlar listesi belli oldu. Haberin detaylarına hep birlikte göz atalım.
Steam en çok satan oyunları açıkladı! CS:GO hala zirvede
Geçtiğimiz günlerde tüm zamanların eş zamanlı en çok oyuncu sayısı rekorunu kıran yapım, Counter Strike 2’nin duyurulmasıyla birlikte büyük bir patlama yaptı. Kasa açılışlarında bile zirve noktasına ulaşan oyun, yıllara meydan okuyarak en çok satan oyunlar listesinde zirvede yer alıyor.
İkinci sırada ise 700 TL’den 209 TL’ye düşen EA SPORTS FIFA 23 yer alıyor. Bu sene FIFA ile EA’in anlaşması sona eriyor, bu nedenle bu oyun EA SPORTS tarafından yapılan son FIFA oyunu statüsüne sahip. Gerek FUT, gerekse Ultimate Team modlarıyla FIFA 23, oldukça büyük bir oyuncu kitlesine sahip ve listede ikinci sırada yer alıyor.
Geçtiğimiz günlerde Counter Strike: Global Offensive, yeni oyununun duyurusuyla birlikte oldukça yükselişe geçti. Öyle ki pek çok oyuncunun heyecanla beklediği Counter Strike 2’nin duyurulması sayesinde CS:GO çıkışından 10 yıl sonra bile anlık oyuncu sayısı rekoru kırdı. Şimdi ise açıklamaya göre Counter Strike 2 NVIDIA Reflex desteği alacak. Haberin detaylarına hep birlikte göz atalım.
Counter Strike 2 NVIDIA Reflex desteğine sahip olacak!
NVIDIA Reflex teknolojisi, farenizden tıkladığınız tuşun etkisini monitörden görmenizdeki gecikmeyi azaltmak için tasarlandı. Bugüne kadar pek çok rekabetçi oyunda kullanılan teknolojiyi CS:GO oyuncuları uzun süredir bekliyordu. Bugün ortaya çıkan habere göre Valve, Counter Strike 2’ye Reflex özelliğini eklemek için NVIDIA ile beraber çalışıyor.
Rekabetçi oyunlarda gecikme oldukça önemli bir durumda. Bu sebeple neredeyse tüm rekabetçi oyunlarda kullanılan Reflex özelliği, gecikmeyi yüzde 35 gibi yüksek bir değerle azaltabiliyor. GeForce 900 serisi ekran kartları ve üzeri Counter Strike 2’de Reflex teknolojisini etkinleştirebilecek.
Star Wars Jedi: Survivor oyunu merakla beklenirken oyun için minimum ve tavsiye edilen sistem gereksinimleri de açıklandı.
NVIDIA gecikme üzerindeki iyileştirmeleri vurgulayabilmek için bir görsel paylaştı. Bu görsele göre GTX 1060’ta gecikme, Intel Core i9-12900K ile donatılmış ve 1440p’de çalışan bir bilgisayarda 26 ms iken 17 ms’ye düşüyor. RTX 3060 ile aynı makinede gecikme 16ms’den 11ms’ye ve henüz duyurulmamış olan RTX 4070’te bu durum 10ms’den 8ms’ye geriliyor.
Apex Legends, Call of Duty: Warzone 2.0, Destiny 2, Escape from Tarkov, Fortnite, Overwatch 2, Tom Clancy’s Rainbow Six Siege, Valorant gibi oyunların tamamı NVIDIA Reflex teknolojisini kullanıyor. Bu sebeple günümüzde çıkacak olan bir rekabetçi aksiyon oyununun aynı şartlarda yarışabilmesi için bu özellik bir hayli önemli.
Peki siz bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi Yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Geçtiğimiz yılın sonunda OpenAI tarafından kullanıma sunulan ChatGPT tüm dünyaya yapay zekanın gelmiş olduğu son noktayı gösterdi. ChatGPT’nin bu başarının ardın büyük şirketler de kendi yapay zeka sohbet robotlarını sunmaya başladı. Bu konuda Bing ile iddialı olan Microsoft’un ardından Google’dan da önemli bir hamle geldi.
Google CEO’su yeni sohbet robotu konusunda iddialı
Google, geçtiğimiz günlerde Bard isimli sohbet robotunu tanıtmıştı. İlk etapta bekleneni veremeyen Bard’ı geliştirmeye devam eden Google’ın önemli aşama kaydettiği belirtiliyor. Sohbet robotu yapılan geliştirmeler ile birlikte çok yakın zamanda önemli özelliklere kavuşacak.
Google yapılan çalışmalar ile birlikte kullanıcıları yakın zamanda tıpkı ChatGPT’de olduğu gibi Bard ile de sohbet edebilecekler. Şirket CEO’su Sundar Pichai yapılan bir röportajda bu durumu doğrularken ekiplerin önemli aşama kaydettiğini dile getirdi.
Bill Gates yapay zeka hakkında ne düşünüyor? Yapay zekadaki hızlı gelişime dikkat çeken Gates, asıl sorunun göz ardı edildiğini söyledi.
Kullanıcıların çok yakın zamanda Bard ile sohbet edebileceklerini aktaran Pichai, oldukça iddialı konuştu. Toplam arama motoru pazarının yüzde 93’ünden fazlasını ellerinde bulundurduklarını belirten Google CEO’su bu sayede ChatGPT ve Bing’den çok daha etkili olacaklarını ifade ediyor.
Bing’e oranla çok daha fazla kullanıldıklarının altını çizen Pichai, artan kullanım oranı ile birlikte yapay zeka dil modellerinin çok daha hızlı bir şekilde gelişeceğine inanıyor. Çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini aktaran CEO, yakın zamanda Bard’ın sahneye çıkacağını ifade etti.
Pichai, yeni yapay zeka destekli sohbet robotları hakkında ise tarih vermekten kaçındı. Ancak ChatGPT’nin gösterdiği başarının yanı sıra CEO’nun açıklamalarının ardından bu bekleyişin uzun sürmeyeceğini düşünüyoruz. Peki siz yapay zeka destekli sohbet robotları hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Türkiye’nin ilk elektrikli otomobili Togg T10X geçtiğimiz gün yapılan tören ile birlikte yollara çıktı. Elektrikli otomobiller şanslı sahiplerine ulaştırılırken, bir yandan da çekilişte ismi çıkmayan kişilerin ön sipariş için ödedikleri ücretler merak edilmeye başlanmıştı.
Togg T10X ön sipariş bedellerinin iadesi tamamlandı
Togg, Trumore Twitter sayfası üzerinden yaptığı bir açıklama ile birlikte ön sipariş bedellerini yatıran kişileri rahatlattı. Yapılan açıklamaya göre Togg T10X satın almak için çekilişe katılan ve çekilişte isimleri çıkmayan kişilere ön sipariş bedellerinin iade işlemi tamamlandı.
Bilindiği gibi Togg T10X sahibi olmak için 177 binden fazla kişi başvurmuştu. Yapılan çekiliş sonucunda ise 20 bin asil ve 20 bin yedek olmak üzere 40 bin kişi belirlendi. Çekilitşte ismi çıkan ilk 20 bin kişiye araçların 2023 yılında teslim edilmesi planlanırken, yedek listedeki kişiler ise otomobillerine 2024 yılının ilk yarısında kavuşacak.
Togg kura sonuçları nasıl sorgulanır? Togg çekiliş sonucu sorgulama! İşte konuyla ilgili detaylar ve kura sonuçları sorgulama ekranı...
Yapılan çekilişi sonucunda geride kalan 137 binden fazla kişi ise 60 bin TL’lik ön sipariş bedellerinin iade edilmesini bekliyordu. Twitter üzerinden yapılan açıklama ile tüm iadelerin tamamlandığı ifade edildi. Yapılan açıklama şu ifadeler yer alıyor:
“16-27 Mart tarihleri arasında T10X çekilişine katılmak için yatırılan ön sipariş bedellerinin iade süreci tamamlanmıştı. İadeler kullanıcılarımızın Trumore e-Cüzdanlarına, takiben banka hesabı ve kredi kartlarına yapılmıştır. İade işlemlerinin hesabınıza yansıması banka işlem sürelerine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Süreci bankanız ile takip etmenizi rica eder, anlayışınız için teşekkür ederiz.“
Ön sipariş bedellerinin iade edilmesinin ardından artık gözler araçların teslimine çevrilmiş durumda. Togg T10X’in uzun menzilli versiyonu için teslimatlar Nisan ayı ile birlikte başlarken, V2 donanım seviyesine sahip kısa menzilli versiyonun teslimatlarının temmuz ayında başlaması planlanıyor. V1 donanım seviyesine sahip kısa menzilli Togg için çekilişe katılanlar ise kasım ayını beklemek zorunda kalacak.
Togg T10X özellikleri!
Motor
160 KW/ 320 KW
Beygir gücü
218 HP/430 HP
0-100 hızlanma
<7.6 sn/ <4.8 sn
Menzil
314 km/ 523 km
Otonom sürüş
2. seviye
Aks açıklığı
2890 mm
Euro NCAP
5 yıldız hedefleniyor
Motor seçenekleri
Arkadan itişli/ Dört çeker
Batarya seçenekleri
Standart menzil(52,4 kWh) / Uzun menzil (88,5 kWh)
Elektrik tüketimi–WLTP
16,7 kWh/100 km – 16,9 kWh/100 km
Şarj
Rapid şarj teknolojisi 2023’te28 dakikada yüzde 20’den 80 dolum 2025‘te 8 dakikada yüzde 80 dolum
Togg T10X fiyatları şu şekilde:
V1 RWD Standart Menzil: 953 bin TL
V2 RWD Standart Menzil: 1 milyon 55 bin TL
V2 RWD Uzun Menzil: 1 milyon 215 bin TL
Teslimat sayısının artması ile birlikte önümüzdeki dönemde daha fazla Togg’u yollarda görmeyi bekliyoruz. Peki siz Togg T10X hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Otomobil üreticileri zaman zaman bazı sıkıntılar nedeniyle araçlarını geri çağırma yoluna gidebiliyor. Bu geri çağırma işlemlerinde sorunlu parçalar değiştirilirken araçlar sahiplerine sorunsuz bir şekilde teslim ediliyor. Araçlarında yaşanan sorun nedeniyle geri çağırma işlemi yapan son marka Honda oldu.
564 bin Honda CR-V geri çağırılıyor
Honda son gelen bilgilere göre yaklaşık 564 bin aracını geri çağırıyor. 2007 ile 2011 yılları arasında üretilen ABD’deki CR-V modellerini kapsayan geri çağırma işleminin nedeni ise buz çözücü maddelerin pencere çerçevesinde meydana getirdiği korozyon olarak gösteriliyor.
Honda, ilk olarak 2019’da Kanada’da benzer bir geri çağırma işlemi yaptıktan sonra sorun hakkında kapsamlı bir araştırma yapmıştı. Yapılan araştırma sonrasında Japon üretici, ABD’de satılan arabaların Kanada pazarındaki araçlarla aynı aşınmaya maruz kalmayacağını belirlemiş ve bu nedenle muhtemelen araçlarda herhangi korozyon olmayacağı sonucuna varmıştı.
Ford OTOSAN ve Türk mühendisliği ürünü olan yeni elektrikli Courier tanıtıldı. İşte yeni elektrikli hafif ticari ile ilgili detaylar...
Eylül 2018 ile Mart 2023 arasında bu sorun ile ilgili 61 müşteri şikayeti aldığı belirtilen Honda, geri çağırma işlemi ile bu sorunu çözmeyi hedefliyor. Yetkili servisler, geri çağırılan araçları korozyon açısından inceleyecek ve arızalara karşı koruma sağlamak için bir takviye elemanı takacak ya da sorunun çok ilerlediği araçları geri almayı teklif edecek.
8 Mayıs’ta başlaması beklenen geri çağırma işlemlerinin ABD’nin Connecticut, Delaware, Illinois, Indiana, Iowa, Kentucky, Maine, Maryland, Massachusetts, Michigan, Minnesota, Missouri, New Hampshire, New Jersey, New York, Ohio, Pensilvanya, Rhode Island, Vermont, Virginia, West Virginia, Wisconsin ve Washington D.C. eyaletlerini kapsayacağı açıklandı.
Honda, 500 bini aşan geri çağırma işlemi ile CR-V modelinde meydana gelen sorunları çözmeyi hedefliyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
İçinde bulunduğumuz 2022 yılında piyasa değeri en yüksek teknoloji şirketleri sıralamasında zirvede bulunan Apple logosunun yıllar içinde yaşadığı değişimi inceliyoruz. Ayrıca bu logo için verdiği fakat az bilinen hukuki mücadelesini de sizlerle paylaşıyoruz.
Apple logosunun yıllar içerisinde değişimi
Apple logosunun yıllar içerisindeki değişimi sizleri çokta şaşırtmaya bilir. Zira günümüzdeki ısırılmış elma ile oldukça benzerler. Fakat 1976 yılında Steve Jobs ve Ronald Wayne tarafından tasarlanan elma ağacı altında oturan Isaac Newton’ın bulunduğu ilk logo pek çok kişi tarafından bilinmiyor.
1976 yılındaki Apple logosu
Newton’ın ardından ise ilk olarak 1977 yılında yani 1 yıl sonra ısırılmış elma logosuyla karşılaşıyoruz. İçerisinde gökkuşağı renklerinin bulunduğu bu logo 1998 yılına kadar kullanılmaya devam ediyor. Fakat Jobs tarafından tanıtılan iMac G3 modeliyle birlikte yarı saydam su rengini alıyor.
Apple, acil durum servislerinin kabusu hâline gelen kaza algılama özelliği için kullanıcılarına yeni bir uyarıda bulundu.
G3 modeliyle birlikte gelen logonun ömrü çok uzun olmuyor. Zira aynı yıl içerisinde Apple simsiyah bir elma logosu kullanmaya başlıyor. Her ne kadar bu logo oldukça beğenilmiş olsa da 2001 yılında iTunes ve iPod’un piyasaya sunulması ile birlikte onlara uygun yeni bir tasarıma geçiliyor.
Tahmin edebileceğiniz gibi bu yeni tasarım da 2007 yılında hayatımıza giren ve akıllı telefon kavramını baştan yaratan iPhone modelleriyle birlikte güncelleniyor. Fakat daha sonra Apple, 1998 ile 2000 yılları arasında kullandığı tek renk siyah logoya geçme kararı aldığı için 2014 yılında nihai bir karar vererek günümüzdeki halini oluşturuyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!