Elon Musk, Twitter ‘Resmi’ etiketi özelliğini kaldırdı!

Elon Musk’ın Twitter’ı almasının ardından sular bir türlü durulmuyor. Popüler sosyal medya platformunu satın aldıktan sonra Elon Musk mavi tik özelliğinin ücretli olacağını duyurmuştu. Bugün ise bir Twitter yöneticisinin yaptığı açıklama ile mavi tik özelliğine ek olarak ‘Resmi (Official)’ etiketi getirilmişti.

Twitter ‘Resmi (Official)’ etiketi başlamadan bitti

Henüz “Resmi (Official)” etiketi haberi soğumadan Elon Musk’tan bir hamle daha geldi. Son dönemde birçok kez gündeme gelen iş insanı, yaptığı açıklama ile birlikte ‘Resmi (Official)’ etiketi özelliğinin kaldırıldığını duyurdu.

Elon Musk gün içinde duyurulan kararı iptal ederek yine gündem olmayı başardı. Tesla, SpaceX ve Twitter CEO’su yaptığı açıklamada ise şu ifadeleri kullandı:

Twitter’ın önümüzdeki aylarda pek çok aptalca şey yapacağını lütfen unutmayın… İşe yarayanları koruyacağız ve işe yaramayanları ise değiştireceğiz.

Twitter’dan mavi tik alternatifi: “Resmi” etiketi geliyor

Twitter’dan mavi tik alternatifi: “Resmi” etiketi geliyor

Twitter, belirli şartları yerine getiren Blue abonelerinin profilinde "Resmi" etiketi yer alacağını açıkladı.

Elon Musk’ın bu ani karar değişikliğine neden olduğunu ise bilmiyoruz. Ancak Twitter üzerinde ‘Resmi (Official)’ etiketine sahip olan bir hesap kalmadığını hatırlatmakta fayda var. Kullanıcıların mavi tik sahipleri ile gerçekten onaylı hesapları nasıl ayırt edeceklerini ise bundan sonra bekleyip göreceğiz.

Bilindiği üzere Twitter’ın ürün yönetim direktörü Esther Crawford yaptığı açıklama ile birlikte sosyal medya platformuna “Resmi (Official) ” etiketi özelliğinin geleceğini duyurmuştu. Yapılan açıklamada şirketin bu yeni doğrulama özelliğini belli başlı hesaplar için sunacağı ifade edilmişti.

Crawford, yeni onaylama ifadesinin yalnızca “devlet kurumlarına, şirketlere, büyük medya kuruluşlarına, yayıncılara ve bazı tanınmış kişilere” verileceğini belirtiyordu. “Resmi” etiketinin ise satın alınamayacağını vurgulayan Crawford, herkesin bu onaya ulaşamayacağının da altını çizmişti.

Elon Musk ise ani bir karar ile Resmi etiketi özelliğini kaldırdıklarını açıkladı. Bakalım bu kararın ardından Twitter kullanıcılarının tepkisi nasıl olacak? Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Android neden güncelleme konusunda iOS’un gerisinde?

Bir zamanlar akıllı telefon pazarında Windows Phone ve BlackBerry OS gibi oyuncular olsa da günümüzde Android ve iOS şeklinde tam anlamıyla ikiye bölünmüş durumda. Her iki tarafında birbirlerine göre bazı avantaj ve dezavantajları mevcut. Android kullanıcılarının canlarını en çok sıkan durum ise güncelleme konusunda iOS’un gerisinde olmaları. Peki bu durum neden böyle?

iOS, güncelleme konusunda Android işletim sistemini nasıl geride bırakıyor?

iOS işletim sisteminin yaratıcısı olan Apple, bu yazılımı günümüzde yalnızca piyasaya sürdüğü iPhone modellerinde kullanıyor. Bir zamanlar iOS kullanan iPad modelleri ise artık iPadOS isminde yeni bir yazılımı çalıştırıyorlar.

Android güncelleme

Buna ek olarak Apple, iPhone 5S modeline kadar her yıl yalnızca 1 cihaz çıkarıyordu. iPhone 6 ile birlikte 2 cihaza, iPhone 8 ve X ile de dolaylı olarak 3 cihaza çıktı. Sonrasındaysa iPhone 12 serisinde aramıza katılan mini modelleriyle birlikte 4 cihaz tanıtmaya başladı. Tabii bu cihaz da yerini tekrar Plus’a devretti.

Neden iOS yerine Android tercih etmelisiniz?

Neden iOS yerine Android tercih etmelisiniz?

Pazarın büyük bir kısmına hakim olan Android işletim sistmeinin iOS'a göre avantajlarını sizler için bir araya getirdik.

Fakat bu yılın cihazları daha yeni satışa çıktığı için geçtiğimiz yıla bakacak olursak, iPhone SE 3’ü piyasaya sürmeye karar veren şirket aynı yıl içerisinde toplamda 5 yeni modelini piyasaya sürmüş oldu. Bununla birlikte 2015’te yani 7 yıl önce piyasaya sürdüğü iPhone 6S modeline dahi iOS 15 güncellemesini sundu. Yani toplamda 24 modelini güncel tuttu.

Öte yandan Android tarafına baktığımız zaman amiral gemisi cihazların 2 veya 3 yıl, giriş ve çoğu orta segment modelin ise ancak 1 yeni Android güncellemesi aldığını görüyoruz. Tabii bu yıl bazı markalar yeni çıkaracağı tüm modellere 4 yıl yazılım, 5 yıl da güvenlik güncellemesi paylaşacağını söyledi. Ancak bugüne kadar çıkan cihazlara baktığımızda arada uçurum olduğunu görüyoruz.

Android güncelleme

Bu durumun ise 3 farklı sebebi olduğu yönünde genel bir algı mevcut. Bunlardan ilki yazılımın direkt olarak akıllı telefon üreticilerine değil Google’a ait olmasından kaynaklanıyor. Ortada yapılan bazı anlaşmalar olsa da Google kaynaklı en ufak bir gecikme direkt olarak markaları etkileyebiliyor. Ayrıca her yeni gelen güncellemenin üzerine One UI ve MIUI gibi farklı arayüzlerin yapılandırılması da hem zaman hem de iş gücü gerektiriyor.

İkinci sebep olarak donanım parçalarının dışarıdan temin edilmesi gösteriliyor. Örneğin Apple kendi işlemcisini ve yazılımını ürettiği için ne kadar süre bu cihazı aktif tutmak istediğini kendisi belirleyebiliyor. Fakat Qualcomm veya MediaTek gibi çip üreticilerinden işlemci alan markalar ister istemez sınırlandırılmış oluyor. Bu durumun özellikle giriş ve orta segment cihazlarda kendini belli ettiğini görüyoruz.

Neden Android yerine iOS tercih etmelisiniz?

Neden Android yerine iOS tercih etmelisiniz?

Piyasada çok sayıda Android cihaz bulunuyorken, neden iOS işletim sistemine sahip iPhone'lar en çok satanlar arasına giriyor?

Üçüncü sebep ise cihaz sayısının çok olması. Android akıllı telefon üreticileri her yıl piyasaya onlarca yeni cihaz sürüyor. Örneğin Samsung’a baktığımızda son yıllarda her ne kadar bu sayıyı azaltmış olsa da S, Note, Z, A, J ve F serileri gibi her birinde en az 3 veya 4 model bulunan serilere sahip. Yani her yıl, Apple’ın son 7 yılda piyasaya sürdüğü kadar cihazı satışa sunuyor.

Benzer bir durum Xiaomi için de geçerli. Şirket, Mi serisine ek olarak Redmi, Redmi Note, Redmi K, POCO M, POCO F, POCO C ve Black Shark gibi serilerin altında her yıl onlarca yeni modelini piyasaya sürüyor. Üstelik bunların bir kısmına Android 12, bir kısmına da Android 11 üzerinde geliştirdiği MIUI sürümünü veriyor.

Ayrıca Xiaomi, diğer markalardan farklı olarak bir ülkede POCO markası altında sattığı cihazı diğer ülkelerde Redmi veya Mi isimlendirmesiyle satabiliyor. Örneğin geçtiğimiz dönemde Türkiye’ye de gelen Redmi Note 11 Pro Plus 5G modeli aslında Hindistan’da Xiaomi Mi 11i olarak satılan cihazın ta kendisi. Hindistan’da satışa sunduğu Pro Plus modeli ise aslında ülkemize Note 11 Pro ismiyle geldi.

Dolayısıyla bu noktada sorunun asıl kaynağının Google ve işlemci üreticilerinden ziyada akıllı telefon üreticileri olduğunu söyleyebiliriz. Samsung ve Xiaomi markalar her yıl 6-7 farklı seride 20’den fazla cihaz üretmeye devam ettikleri sürece yazılım konusunda Apple’ı yakalamaları bir hayli zor gözüküyor.

Siz Android işletim sisteminin güncelleme paylaşımı hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Volvo elektrikli kamyonlar Türkiye’de! İşte modeller

Ülkemizde ağır hizmet tipi ve tamamen elektrikli dört yeni kamyon modelinin satışına başlayacak olan Volvo Trucks, karayolu ağır yük taşımacılığında elektrikli araçlara geçişi hızlandırmak istiyor. Tüketicilerin karbonsuzlaştırma ve daha çevreci nakliye seçeneklerini tercih etmeleri ve iklim hedeflerini dikkate alan Volvo Trucks dört yeni elektrikli kamyonu ile Türkiye yollarındaki dönüşümün öncüsü olmayı amaçlıyor. 

Türkiye pazarında satışa sunulacak dört farklı elektrikli Volvo kamyon modeli bulunuyor. 

Volvo FH Electric, şehirler arası taşımacılık için geliştirilen sessiz ve sıfır emisyona sahip bir ağır yük kamyonu. Bu kamyon, 35. yaşını kutlayan FH modelinin gelecekteki temsilcisi olarak görülüyor. 

Volvo FM Electric, işlevselliği, geniş görüş açısı ve manevra kabiliyeti ile bölgesel taşımacılık ve şehir içi taşımacılık için çevreci, sessiz ve ekonomik bir çözüm sunuyor. Volvo FMX Electric, kentsel inşaat projeleri için sıfır emisyona sahip, sessiz ama çok güçlü ve sağlam bir iş kamyonu olarak hizmet veriyor.

Volvo FL/FE Electric modelleri ise esneklik, güvenlik ve manevra kabiliyeti gerektiren şehir içi taşımacılık ihtiyaçlarına ekonomik, güvenli ve çevreci çözümler sunuyor.

Volvo Trucks elektrikli kamyon dönüşümünü başlatıyor

Toplantıda konuşan Temsa İş Makinaları Kamyon Satış ve Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Kıvanç Kızılkaya, taşımacılık sektörünün en büyük dönüşümüne öncülük etmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.

Elektrikli kamyon modelleriyle gerçekleşecek büyük dönüşümün hem taşımacılık sektörüne hem de topluma fayda sağlayacağından emin olduklarını söyleyen Kıvanç Kızılkaya, 2017 yılından beri satış ve satış sonrası hizmetlerde gerçekleştirilen yatırımlardan bahsederek;

“Tüm Türkiye’de yetkili satıcı ve servis ağımızı genişleterek sektördeki gücümüzü gün geçtikçe artırıyoruz. Genişleyen ağımız ve işimizdeki uzmanlığımızla müşterilerimizin çözüm ortağı olmak, ihtiyaçlarınıza özel hizmetler sunmak ve taşımacılık sektörüne değer katmak için çalışıyoruz” dedi.

Kızılkaya sözlerini “Volvo Trucks olarak insan hayatına verdiğimiz değerle tanınan bir markayız. Son yarım asırda bu değerli vizyona çevreyi de dahil ederek; hem iklim hem doğal kaynaklar hem de insanlık için sürdürülebilir teknolojiler geliştirmeye odaklandık.

Gelecek için belirlediğimiz hedef ise ‘Sıfır Emisyon’. 2040 yılına ulaştığımızda Volvo Trucks markasını taşıyan tüm araçların yollarda sıfır emisyonla hareket etmesini öngörüyoruz. Bizi bu sürdürülebilirlik hedefimize taşıyacak en önemli adım elektromobilite olacak” diye sürdürdü.

Toplantıda, yakın dönemde kamyon taşımacılığında elektrikli araçlara geçilmesi konusunda büyük bir potansiyel olduğunu belirten Volvo Trucks Uluslararası Elektrikli Kamyon Segment Geliştirme Direktörü René Müller, elektrikli kamyonların 2030 yılına kadar satışlarının yarısını oluşturmasını hedeflediklerini ileterek;

“Bu yıl itibarıyla üretimde olan toplam altı elektrikli kamyon modeliyle Volvo Trucks, küresel kamyon endüstrisinde şehir içi dağıtımdan kamuya, inşaat araçlarından bölgesel nakliyeye kadar tüm segmentleri kapsayan eşsiz bir elektrikli ürün yelpazesine sahip.

Küresel bayi ağımız ve servislerimiz aracılığıyla sunduğumuz bu eksiksiz elektrikli taşımacılık çözümleri, müşterilerimizin başarıları açısından da hayati bir role sahip” açıklamasında bulundu.

Günümüz itibarıyla Volvo Trucks, seri üretimdeki altı farklı modelle sektördeki en geniş elektrikli kamyon ailesine sahip bulunuyor.

Kripto paranızı güvende tutun! Ledger Nano S Plus inceleme

Kripto para yatırımcılarının güvenilir saklama alanı olarak sıkça kullandıkları kripto para cüzdanları her geçen gün popülerliğini artırmaya devam ediyor. Biz de sizler için fiyatı ve özellikleri ile öne çıkan Ledger Nano S Plus modelini inceledik.

Ledger Nano S Plus özellikleri!

Ledger; katıştırılmış güvenlik, kripto para ve girişimcilik alanlarında deneyime sahip olan ve de blok zinciri uygulamaları için güvenli çözümler oluşturmak amacıyla bir araya gelen sekiz uzman tarafından 2014 yılında kuruldu. 8 yılda ise bine yakın çalışanı ve dünyanın farklı yerlerinde şubeleri olan büyük bir yapıya dönüştü.

Yerli kripto para/Dijital Türk Lirası test aşamasında! İlk alışveriş ne zaman?

Bugün ise Ledger’ın seleflerine göre daha fazla depolama alanı, büyük ekran, yenilenmiş tasarım ve NFT desteği (şeffaf imzalama) gibi özellikleri beraberinde getiren Nano S Plus isimli kripto para cüzdanını inceliyoruz.

Ledger Nano S Plus özellikleri:

  • Kapasite: 100’e kadar uygulama desteği
  • Depolama alanı: 1,5 MB
  • Live uyumluluğu: Masaüstü ve Android’de USB ile
  • Bağlantı: USB-A’dan USB-C’ye kablo
  • Ekran: 128×64 piksel çözünürlük
  • Sertifikalar: CC EAL5+ sertifikalı güvenli çip, ANSSI-CSPN hedefleniyor
  • Cihazı satın almak için burayı tıklayabilirsiniz.

Kripto para cüzdanı nedir?

Kripto para cüzdanı, internet üzerinde bir dijital para olarak kabul edilen Bitcoin ile hayatımızda yerini almıştır. Kripto para cüzdanları, halka açık ve özel anahtarları depolayan, kripto para transferine izin veren fiziksel, yazılım veya donanım araçlardır.

Kripto para borsasının yöneticisinden FTX açıklaması!

Son dönemde kripto para dünyasının ana gündeminde Binance – FTX savaşı yer alıyor. Binance CEO’sunun FTX CEO’sunu hedef gösteren paylaşımlar yapması ve ellerindeki FTX’leri satacaklarını açıklaması sonrasında ortaya çıkan gerilim diğer kripto para birimlerini de etkiledi.

Bu konuda hakkında kripto para yatırımcıları ve uzmanlar tarafından onlarca farklı yorum yapılırken, kripto para borsalarından Bitget’in Global Yönetici Direktörü Gracy Chen bu yorumlara bir yenisini ekledi.

CZ tam bir zafer kazanmış gibi görünüyor olsa da, Binance’in FTX’i almayı başarmasının pek olası görünmediğini ve endüstrinin uzun vadeli çıkarlarına zarar vermenin bedelini ödeyeceğini dile getiren Gracy Chen konu hakkında yorumuna şu şekilde devam etti;

Gracy Chen, Binance – FTX ve piyasalar hakkında konuştu!

“Ortak açıklama bize bir gerçeği söylüyor: FTX’in ciddi likidite sorunları ve hatta iflası var, o kadar ciddi ki artık onu kurtarmak isteyen insanları bulamıyor ve sadece bu savaşı başlatan rakibine dönebiliyor.

BN neden onu almak için para harcasın ki?

FTX’in ABD lisansı yok (bu nedenle ABD uyumluluğu elde etmek için FTX almak mantıklı değil) Kullanıcılarını mı yoksa teknoloji sistemini mi elde ediyor? (hah. FTX öldü ve kullanıcıları doğal olarak BN’ler.) FTX’in twitter gibi yeri doldurulamaz bir değeri yok.

SBF ve CZ, bu bağlayıcı olmayan anlaşmanın dönemi boyunca kendi düşüncelerine sahip olabilir. Sam bir nefes alır ve Wall St’den yardım almaya devam eder. Tuhaf bir durum. Ancak Sam bunu yaparsa, CZ yine de FTX’i yok edebilecektir. CZ ayrıca anlaşmayı iptal edebilir.

Güven ve şeffaflık, sektördeki sürdürülebilir kalkınmanın iki önemli ayağıdır. Biz ise bu zorlu dönemde güven oluşturmak için şimdiden 200 milyon ABD doları koruma fonu başlattık.

Ve yakında şeffaflığı göstermek için merkle-tree rezerv kanıtlarımızı paylaşmaya hazır olacağız. CEX için kapsamlı denetimler gereklidir.

Kötü niyetli rekabet yerine daha iyi bir gelecek yaratmak için neden güçlerimizi birleştirmiyorsunuz?”

NVIDIA RTX 4080 12GB’ın yeni adı ortaya çıktı!

NVIDIA, 20 Eylül’de düzenlediği GTX 22 etkinlikte oyuncuların uzun zamandır beklediği yeni GeForce RTX 4000 serisi ekran kartlarını tanıttı. Ada Lovelace mimarisini temel alan bu yeni cihazlar seleflerinin çok daha üzerinde performans vadediyor. Fakat RTX 4080 modelinin 2 farklı versiyonu olması büyük eleştiri aldı. Bu nedenle NVIDIA, isim değişikliğine gitme kararı aldı.

NVIDIA RTX 4080 12 GB yerine: RTX 4070 Ti geldi!

NVIDIA etkinliğinde 3 yeni ekran kartı tanıtıldı. Bunlar sırasıyla RTX 4090, RTX 4080 16 GB ve RTX 4080 12 GB. Fakat aynı isimde 2 yeni modeli piyasaya sürüyor olması müşteri tarafında ters tepti. Özellikle ikili arasındaki performans farkı hoş karşılanmadı.

RTX 4080 adı

Zira her ne kadar isimleri ve tasarımları dışarıdan bakıldığında birebir aynı olsa da oyunlarda ve testlerde performans farkı yüzde 30’a kadar çıkabiliyor. Dolayısıyla insanlar bu iki karttan birinin daha alt seviye ya da diğerinin Ti benzeri üst seviye adlandırmaya sahip olması gerektiğini söyledi.

Devlerin kapışması: AMD RX 7900 XTX vs NVIDIA RTX 4080!

Devlerin kapışması: AMD RX 7900 XTX vs NVIDIA RTX 4080!

NVIDIA RTX 4080 sonrasında AMD cephesinden RX 7900 XTX ile güçlü bir yanıt geldi. Peki hangisini almak daha mantıklı?

Bunun üzerine NVIDIA, 12 GB belleğe sahip olan modelin çıkış tarihini askıya aldı. 16 GB versiyon ise beklendiği gibi 16 Kasım’da 1199 dolar fiyat etiketiyle satışa çıkacağını söyledi. Bugün ortaya çıkan bilgilere göre NVIDIA RTX 4080 Ti isimli bir kartı hazırda tutuyor.

Bu nedenle askıya alınan model RTX 4070 Ti adıyla satışa sunulacak. Fiyatının ise ilk açıklandığı şekilde kalacağı ve 899 dolar olacağı tahmin ediliyor. Özellikleri ise şu şekilde:

ÖzelliklerRTX 4070 TiRTX 4080
CUDA sayısı76809728
Saat hızı2.31 GHz2.21 GHz
Boost saat hızı2.61 GHz2.51 GHz
Bellek12 GB GDDR6X16 GB GDDR6X
Veriyolu 192 bit256 bit
Işın izleme çekirdekleri3.nesil3.nesil
Tensör çekirdekleri4.nesil4.nesil
DLSSDLSS 3DLSS 3
En yüksek çözünürlük7680 X 43207680 X 4320
Monitör desteği44
TDP285W320W
Önerilen PSU700 W750 W
Fiyat899 dolar1.199 dolar

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Oculus kurucusu çıldırdı: Bu VR başlığı öldürüyor!

Facebook tarafından 2014 yılında satın alınan sanal gerçeklik teknoloji ve yazılım ürünleri şirketi Oculus VR’ın kurucularından Palmer Luckey, oyunda ölünce gerçek hayatta da öldüren bir VR başlığı yaptı. Peki bu çılgın projenin ardında yatan gerçek ne?

Öldüren VR başlığı gerçek oldu!

Sanal gerçeklik dünyası insanların uzun zamandır erişmeye çalıştığı kızıl elma olarak teknoloji sektörünün başında yer alıyor. Günümüzde ise birçok şirket tarafından sunulan donanım ve yazılımlar sayesinde artık evlerimize kadar girdi.

Öldüren VR başlığı
Palmer Luckey tarafından tasarlanan VR başlığı – OQPNVG

Bilimkurgu hayranlarının bileceği üzere birçok sinema filminde sanal gerçeklik dünyasında ölen kişiler gerçek hayatta da ölüyor. Bunun nedeni ise filmlerde yer alan gelişmiş VR başlıklarının yalnızca görüntü aktarımı değil, beynimizi ve vücudumuzu dijital ortama bağlama konusunda da oldukça iyi iş çıkarmasından kaynaklanıyor.

Apple karma gerçeklik başlığı ile ilgili yeni iddia!

Apple karma gerçeklik başlığı ile ilgili yeni iddia!

Sızdırılan bilgilere göre Apple, karma gerçeklik başlığı için çalışmalarını hızlandırdı. Yeni ürün, 2023 yılında tanıtılacak.

Bugün ise filmlerde yer alan bu senaryonun ilk kısmı gerçek oldu. Facebook tarafından 2014 yılında satın alınan Oculus şirketinin kurucularından Palmer Luckey, öldüren VR başlığı üretti. Bu sayede kullanıcının oyunda veya sanal gerçeklik dünyasında avatarı ölünce kendisi de ölüyor.

Tabii bu satışa çıkması için tasarlanan bir cihaz değil. Luckey, bu öldüren VR başlığı hayranı olduğu Sword Art Online serisine atıfta bulunmak için geliştirdi. Zira 6 Kasım 2022 tarihinde geçen hikayede gelişmiş VR başlığı kullanan kişiler oyunu kaybettiğinde gerçek hayatta da ölüyor.

Palmer Luckey tarafından yapılan açıklamada şunlar söylendi:

“Bu bir oyun olabilir, ama oynadığın bir şey değil. 6 Kasım 2022’deki Sword Art Online’ı anmak için, kullanıcıyı öldürebilen ilk sanal gerçeklik cihazı olan OQPNVG’yi yaptım. Oyunda ölürseniz gerçek hayatta da ölürsünüz.

Genellikle farklı bir proje için kullandığım patlayıcı şarj modüllerinden üçünü kullandım ve bunları ekranın belirli bir frekansta kırmızı yanıp söndüğünü algılayabilen dar bantlı bir fotosensöre bağlayarak geliştirici tarafında oyun entegrasyonunu çok kolaylaştırdım . Uygun bir oyun sonu ekranı görüntülendiğinde, şarjlar ateşlenir ve kullanıcının beynini anında yok eder.

Gerçek hayatı sanal avatara bağlama fikri beni her zaman büyüledi. Riskleri anında maksimum seviyeye çıkarıyorsunuz ve insanları sanal dünya ve içindeki oyuncularla nasıl etkileşime girdiklerini temelde yeniden düşünmeye zorluyorsunuz. Güçlendirilmiş grafikler, bir oyunun daha gerçek görünmesini sağlayabilir. Ancak yalnızca ciddi sonuçların tehdidi, bir oyunun size ve oyundaki diğer herkese gerçek hissettirebilir.

Bu elbette mükemmel bir sistem değil. NerveGear gibi başlığı çıkarmayı veya yok etmeyi imkansız kılacak bir kurcalamaya karşı mekanizma için planlarım var. Fakat meydana gelebilecek ve kullanıcıyı yanlış zamanda öldürebilecek çok çeşitli arızalar var.

Bu yüzden onu gerçekten kullanmak için hazırlamadım. Ayrıca SAO’da olduğu gibi, son tetiklemenin gerçekten sonlandırma koşullarının olup olmadığını kolayca belirleyebilen yüksek istihbaratlı bir ajana bağlı olması gerektiğine ikna oldum.

Bu noktada, sadece ofis sanatının bir parçası, oyun tasarımında keşfedilmemiş yolların düşündürücü bir hatırlatıcısı.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

iOS’u büyük kullanmak isteyenlere müjde!

Apple, herkes için aralık ayında sunmaya hazırlandığı iOS 16.2 sürümünün ikinci betasını yayınladı. Bu güncellemede Freeform işbirliği uygulamasını ve Ev uygulamasına iyileştirmeler bulunyor. Bu iki özelliğin yanı sıra iPhone ve iPad için “aerodinamik” bir deneyim sağlayacak yeni bir “Özel Erişilebilirlik Modu” üzerinde çalışıldığı ortaya çıktı.

iPhone ve iPad’lere Özel Erişilebilirlik Modu

Kod adı “Clarity” olan bu yeni mod, temel olarak Springboard’u (ana iOS arabirimi) daha akıcı bir modla değiştiriyor. Mevcut beta sürümünde henüz kullanıcılar tarafından kullanılamayan özellik, çok karmaşık gelebilecek kullanıcılar için iPhone ve iPad arayüzünü daha kullanıcı dostu hale getirmeyi amaçlayan bir erişilebilirlik seçeneği olarak sunulacak.

Apple, Özel Erişilebilirlik Modu’nu “iPhone ve iPad’inizi kullanmanın özelleştirilebilir, basitleştirilmiş bir yolu” olarak tanımlıyor. Yeni özellik bazı yönlerden kullanıcıların cihazlarını tek bir uygulamaya kilitlemesine olanak tanıyan mevcut Kılavuzlu Erişim moduna benzer şekilde çalışıyor. Ayn zamanda Özel Erişilebilirlik Modu, kullanıcıların sistemde bazı kısıtlamalarla gezinmesine izin verecek.

Apple bizi gözetliyor! Araştırmacılardan tartışma yaratacak rapor

Apple bizi gözetliyor! Araştırmacılardan tartışma yaratacak rapor

Siber güvenlik araştırmacıları, Apple'ın iPhone analizi özelliği kapalı olsa da kişisel verileri kendi sunucularına gönderdiğini açıkladı.

Örneğin kullanıcılar, Kullanıcı Arayüzü ve daha büyük metin, Ana Ekranda bulunan uygulamalar, izin verilen kişiler ve Özel Erişilebilirlik Modu etkinleştirildiğinde donanım düğmelerine erişim gibi şeyleri ayarlayabilecek. Başkalarının bu ayarları değiştirmesini önlemek için de bir şifre ayarlanabilecek. Yan düğmeye veya Ana Sayfa düğmesine üç kez tıklamak, Özel Erişilebilirlik Modunu hızla etkinleştirecek veya devre dışı bırakacak. Bu özelli hali hazırdaki sürümde Denetimli Erişim olarak kullanılıyor.

Özel erişilebilirlik modu

Bu mod etkinleştirildiğinde, uygulamaların arayüzü son derece basitleşiyor. Aşağıda görebileceğiniz gibi daha büyük öğelerle değişiyor:

Özel erişilebilirlik modu

iOS 16.2 sürümünün aralık ayında tüm iPhone ve iPad kullanıcıları için sunulması bekleniyor.

Türkiye’de akıllı telefon kullanan kişi sayısı belli oldu!

Bugün ortaya çıkan bir araştırmayla birlikte tüm dünyada ne kadar akıllı telefon satıldığı ortaya çıktı. Aynı zamanda ülkelere göre aktif kullanıcı sayısı da belli oldu. Peki Türkiye’de kaç kişi akıllı telefon kullanıyor? İşte son verilere göre akıllı telefon kullanıcı sayısı…

Ülkelere göre akıllı telefon kullanıcı sayısı!

Paylaşılan verilere baktığımızda 2021 yılı içerisinde tüm dünyada 1 milyar 433 milyon adet akıllı telefon satışı gerçekleştiği belirtiliyor. Tabii sürekli olarak yukarı doğru çıkan bir grafik çizilse de pandeminin etkisi nedeniyle beklentilerin altında olduğunu görüyoruz.

Pandemi öncesine baktığımızda ise 2018 yılı hala 1 milyar 556 milyon adet telefon satışı ile rekoru elinde tutuyor. Tabii 2009 ila 2015 arası grafiğe baktığımızda üç katı aşan bir artış görüyoruz. Yani uzun vadede mevcut rekorun da kırılacağını net bir şekilde söyleyebiliriz.

2022’nin üçüncü çeyreğinde akıllı telefon pazarının lideri belli oldu!

2022’nin üçüncü çeyreğinde akıllı telefon pazarının lideri belli oldu!

Yeni raporla birlikte 2022'nin üçüncü çeyreğinde akıllı telefon sevkiyatlarını sonuçları açıklandı. İşte lider isim!

Öte yandan ülkelere göre akıllı telefon kullanıcı sayısı grafiği konuyu biraz daha aydınlatıyor. Zira nüfusa göre kıyaslama yapabiliyor ve hangi ülkelerin zirveyi çektiğini görebiliyoruz. Türkiye’nin de içinde bulunduğu liste şu şekilde:

  • Çin: 953 milyon
  • Hindistan: 492 milyon
  • ABD: 273 milyon
  • Endonezya: 170 milyon
  • Brezilya: 118 milyon
  • Rusya: 102 milyon
  • Japonya: 83 milyon
  • Meksika: 74 milyon
  • Vietnam: 66 milyon
  • Almanya: 66 milyon
  • Bangladeş: 61 milyon
  • İran: 57 milyon
  • Türkiye: 55 milyon
  • Birleşik Krallık: 54 milyon

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Microsoft, Activision konusunda kararlı! Şirketten yeni açıklama

Microsoft’un Activision Blizzard satın alma sürecinde başlatılan Avrupa Komisyonu ve Federal Ticaret Komisyonu soruşturmalarında yeni bir gelişme yaşandı. Microsoft, Activision Blizzard soruşturması ile ilgili açıklama yaptı.

Microsoft: “Activision Blizzard oyunları tüm platformlarda olacak.”

Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası başta olmak üzere birçok resmi kuruluş, Activision Blizzard’ın satın alımına karşı çıktı. Sonucu kendi lehine çevirmeye çalışan Microsoft, kamuoyuna Sony’nin pazarın lideri olduğunu hatırlattı.

Microsoft: "Activision Blizzard oyunları tüm platformlarda olacak."

Basın açıklamasına göre, yeni soruşturmanın sonuçlanması için 23 Mart 2023’e kadar 90 iş günü var. Komisyon, Microsoft’un satın alınmasının pazardaki dengeyi bozarak rekabette azalmaya neden olabileceğinden endişe duyduğunu iddia ediyor.

599 TL’lik futbol oyunu Xbox Game Pass’e geldi!

599 TL’lik futbol oyunu Xbox Game Pass’e geldi!

8 Kasım'da oyuncularla buluşan Football Manager 2023, Xbox Game Pass'e eklendi. Game Pass sahipleri, oyuna çıktığı gün erişebilecek.

Komisyonun ön araştırma raporunda, “Satın alım gerçekleşirse çoklu oyun abonelik hizmetleri ve/veya bulut oyunu akış hizmetleri dahil olmak üzere konsol ve PC video oyunlarının dağıtımı ve PC işletim sistemleri için pazarlardaki rekabeti önemli ölçüde azaltabileceğini gösteriyor.” ifadeleri yer alıyor.

Avrupa Komisyonu, Microsoft’un Activision Blizzard’ın başarılı oyunlarından bazılarında işletim sistemi kısıtlamasına gitme potansiyelini özellikle vurguladı. Bugünkü soruşturma duyurusuna yanıt olarak Microsoft, Sony’nin pazar lideri olduğunu kabul ederek soruşturmanın seyrini değiştirmek için adım attı.

The Verge ile söyleşi yapan Microsoft, “Sektör lideri Sony, Call of Duty konusunda endişeli olduğunu söylüyor ancak aynı oyunu hem Xbox hem de PlayStation’da aynı gün kullanıma sunmaya kararlı olduğumuzu söyledik. İnsanların oyunlara daha az değil, daha fazla erişimi olmasını istiyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Microsoft’un Activision Blizzard satın alma süreci halen belirsiz durumda. AB’ye ek olarak, İngiltere’nin Rekabet ve Piyasa Otoritesi (CMA) ve dünyadaki diğer düzenleyici kurumların da kendi soruşturmalarını yürüttüğünü belirtmekte fayda var.

Siz Microsoft’un Activision Blizzard hamlesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz.

Musk kendi ayağına sıktı! Tesla borsada çakıldı

Son günlerde Twitter satın alımı ve şirket için yaptığı düzenlemeler ile gündeme gelen Elon Musk bir kez daha Tesla hissesi sattı. Fakat bu kez hem kendi hem de hissedarlar için pahalıya patladı. Zira hisse değeri yere çakıldı.

Tesla hisse değeri yüzde 50 düştü!

Dünyanın en zengin adamı olarak bilinen Elon Musk, Tesla’dan SpaceX’e kadar birçok şirkettin en büyük yatırımcısı olarak karşımıza çıkıyor. Son olarak Twitter’ı satın alarak borsadan çekti. Fakat bunu yaparken yüklü miktarda Tesla hissesi sattı.

Tesla hisse değeri

Son olarak değeri 3.95 milyar doları aşan 19,5 milyon Tesla hissesi satışını gerçekleştirdiği ve geçtiğimiz nisan ayından bu yana toplamda 20 milyar dolarlık hisse sattığı biliniyor. Dolayısıyla bir tweet ile kripto para piyasasını silkeleyen Musk’ın bu hamlesi şirketin değerinin düşmesine neden oldu.

Twitter hisseleri New York borsasından kaldırılıyor!

Twitter hisseleri New York borsasından kaldırılıyor!

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na yapılan başvuruya göre, Twitter'ın hisseleri New York Menkul Kıymetler Borsası'ndan çıkarılacak.

Yaklaşık olarak 1 yıl önce Tesla piyasa değeri 1 trilyon doları geçti. Hisse değeri ise 410 dolar seviyesine kadar çıktı. Fakat Musk’ın peş peşe yaptığı satışlar nedeniyle şu anda 190 dolara kadar gerilemiş durumda. Şirketin piyasa değeri ise 599 milyar dolara düştü.

Tesla hissedarlarının ve yöneticilerinin bu durumdan memnun olmadığı biliniyor. Fakat Musk’ın serveti sahip olduğu nakit para değil, şirketlere yaptığı yatırımların değerlenmesinden kaynaklandığı için vergi öderken bile hisse satması gerekiyor.

Tabii bu duruma birde bardağın dolu tarafından bakan yatırımcılar mevcut. Şirketin değer kaybının kötü gidişat ile değil, Musk’ın şahsi kararları nedeniyle olduğunu dolayısıyla tekrar yükselişe geçeceğini dile getiriyorlar. Fakat Elon Musk hakkında kesin olarak söylenebilecek tek şey bir sonraki hamlesinin belirsiz olmasıdır.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Piyasayı sallayan iddia: ÖTV indirimi mi geliyor?

Bugün ortaya çıkan otomobil fiyatlarında ÖTV indirimi veya matrah güncellemesi yapılacağı yönündeki iddia sosyal medyanın ve haber sitelerinin gündemine bomba gibi düştü. Öyle ki ikinci el otomobil almak isteyen binlerce vatandaşın gözünde sıfır seçeneği belirdi. Peki gerçekte durum nasıl? Bir indirim veya güncelleme gelecek mi?

ÖTV indirimi mi matrah güncellemesi mi?

Kur değişimi, yüksek enflasyon, küresel çip ve tedarik krizi gibi birçok etken nedeniyle teknoloji fiyatları her geçen gün artmaya devam ediyor. Bu durumdan en çok etkilenen ülke Türkiye, sektör ise otomotiv oldu.

ÖTV indirimi matrah güncellemesi

Bu nedenle otomobil alacak vatandaşlarda indirim beklentisi ortaya çıktı. Bunu sağlayabilmenin de iki yolu bulunuyor. İlk olarak yapılacak olası ÖTV indirimi fiyatlara direkt etki edebilir. İkinci olarak da matrah güncellemesi ile geçerliğini yitiren kademelerin yeniden faaliyete dönmesi fiyatları düşürebilir.

ÖTV olmasaydı araba fiyatları nasıl olurdu?

ÖTV olmasaydı araba fiyatları nasıl olurdu?

Birçok marka ve modelin satıldığı ülkemizde en popüler otomobillerin ÖTV'siz fiyatlarını bir araya getirdik.

Tabii eğer bir müdahale yapılacaksa bu noktada matrah güncellemesinin tercih edileceğini varsaymak daha mantıklı olacaktır. Nedenini daha iyi anlayabilmek için aşağıda yer alan 12 Ocak 2022’de yürürlüğe giren matrah düzenlemesine bakabiliriz.

  • Motor silindir hacmi 1600 cc geçmeyenler
    • ÖTV matrahı 120 bin TL‘yi aşmayanlar – Yüzde 45
    • ÖTV matrahı 120 bin TL‘yi aşıp 150 bin TL‘yi aşmayanlar – Yüzde 50
    • ÖTV matrahı 150 bin TL‘yi aşıp 175 bin TL‘yi aşmayanlar – Yüzde 60
    • ÖTV matrahı 175 bin TL‘yi aşıp 200 bin TL‘yi aşmayanlar – Yüzde 70
    • Diğerleri – Yüzde 80
  • Motor silindir hacmi 1600 cc üzeri olan ve 2000 cc altında kalanlar
    • ÖTV matrahı 130 bin TL‘yi aşmayanlar – Yüzde 45
    • ÖTV matrahı 130 bin TL‘yi aşıp, 210 bin TL‘yi aşmayanlar – Yüzde 50
    • Diğerleri – Yüzde 80

Yukarıda yer alan tabloya baktığımızda daha net görebileceğimiz gibi, ülkemizde 200 bin TL altında baz fiyata sahip olan otomobil kalmadığı için tüm araçlar en yüksek seviye olan yüzde 80 ÖTV uygulamasına tabii oluyor.

Yani ÖTV indirimi yapmak kademelerde meydana gelen boşluğu doldurmayacaktır. Fakat matrah güncellemesi yapılması durumunda; Örneğin yüzde 50’lik dilimin 120 bin TL ila 150 bin TL aralığı yerine 400 bin TL ila 450 bin TL aralığına çekilmesi durumunda bu kademeler tekrar hayata dönecek ve fiyatlar düşecektir.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!