Geçtiğimiz günlerde Çinli perakende satış sitesinde listelenen Intel Arc A380, performans testi sonuçlarıyla gündeme geldi. Nvidia ve AMD ile karşılaştırılan sonuçlar, kullanıcılar tarafından eleştirildi.
Intel, Arc A380 tanıtımında rakibi AMD’nin Radeon RX 6400 modelinden daha iyi sonuç elde ettiklerini iddia etmişti. Ancak League of Legends, PUBG, Grand Theft Auto V, Forza Horizon 5 ve Red Dead Redemption 2 gibi popüler AAA oyunlarıyla yapılan testlerde Arc A380 beklentileri karşılayamadı.
Nvidia GeForce RTX 40 güç tüketimi belli olmuş olabilir. İddilara göre RTX 4090'da 800W'lık maksimum sınır olacak. İşte detaylar.
Intel Arc A380 modeli, 4K çözünürlükte ve maksimum grafik ayarlarında yapılan League of Legends oyununu 135 FPS ile tamamladı. Radeon RX 6400 modeli 180 FPS, yaklaşık 3 yıl önce tanıtılan GTX 1650 ise 172 FPS sundu. Test sonuçlarına göre RX 6400, Intel’in Arc A380’ine yaklaşık yüzde 25 fark attı.
Radeon RX 6400, Forza Horizon 5’te Intel Arc A380’den yüzde 24 daha iyi performans ile karşımıza çıktı. Intel Arc A380, Grand Theft Auto V sonuçlarında ise hem RX 6400 hem de GTX 1650 modelinden yüzde 20 daha yavaş.
Intel, geçtiğimiz günlerde web sitesinde yaptığı güncellemeyle Arc A380 referans özelliklerini değiştirdi. Lansmanda belleği 16 Gbps olarak tanıtılan Arc A380 modeli, şirketin web sitesinde 15.5Gbps olarak güncellendi.
Intel Arc A380 modelinde Ray Tracing, DX12 Ultimate ve Vulkan 1.3 desteği mevcut. Bununla birlikte, Adaptive Sync ve Xe Display Engine teknolojisi de yer alıyor. Intel, yeni modelinde dört adet 4K 120Hz HDR ekran veya iki adet 8K 60Hz ekran kullanılabileceğini açıkladı.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında ve SDN Forum‘da paylaşabilirsiniz.
Tesla ve SpaceX kurucusu Elon Musk‘ın bir Dogecoin yatırımcısı olduğu artık herkes tarafından biliniyor. Bunu gizlemeyen ve Twitter üzerinden sık sık Dogecoin ile ilgili paylaşımlar yapan Musk’ın neden bu kripto parayı tercih ettiği ise bilinmiyordu. Uzun zamandır merak edilen bu konuya Elon Musk sonunda bir açıklık getirdi.
Elon Musk, Dogecoin’i destekleme nedeni olarak zengin olmayan insanları gösterdi
Geçtiğimiz gün Katar Ekonomi Forumu‘na katılan Elon Musk, gelen soruları yanıtladı. Bu sorulardan bir tanesi ise beklendiği gibi Dogecoin üzerine oldu. Uzun zamandır Dogecoin’in en büyük destekçisi olan başarılı iş insanından ise oldukça şaşırtıcı bir yanıt geldi.
Elon Musk için Dogecoin üzerinden yeni bir dava açıldı. 258 milyar dolar tazminat isteyen yatırımcı, Musk'ı dolandırıcılıkla suçladı.
Elon Musk, Dogecoin’i ‘zengin olmayan insanlar’ için aldığını açıklarken şu ifadelere yer verdi:
Sadece o kadar zengin olmayan, beni Dogecoin almaya ve desteklemeye teşvik eden birçok insan tanıyorum. Ben de bu insanlara yanıt veriyorum.
Dogecoin bu aşamada popüler iş insanının açıklamalarına göre hareket eder hâle geldi. Geçtiğimiz hafta kripto paralardaki çöküş sırasında Elon Musk Dogecoin’i desteklemeye devam edeceğini açıklamıştı. Şaka tokeni bu açıklamanın ardından yüzde 9 oranında yükselmeyi başardı.
Elon Musk kripto paraların fiyatlanmasında şu anda önemli etkenlerden biri olarak görülüyor. Tesla CEO’su daha önce attığı tweet’lerle piyasanın canlanmasına ya da çökmesine ön ayak olmuştu. Musk’ın kripto para portföyünde Bitcoin, Dogecoin ve Ether olduğu biliniyor.
Yaptığı açıklamalarla sık sık tepki çeken Musk, son olarak bir Dogecoin yatırımcısı tarafından dava edilmişti. Davacı, Elon Musk’ı ‘Dogecoin kripto para birimi yoluyla bir saadet zinciri kurmakla’ suçladı. Elon Musk, 258 milyar dolarlık dava hakkında ise açıklama yapmadı.
Dogecoin’i desteklemesinin nedeni olarak Tesla CEO’sunun sadece çevresindeki kişileri göstermesi büyük bir tartışma yaratmış durumda. Şaka tokeni bu saatlerde 0.062 dolar bandında seyrediyor. Peki siz Elon Musk ve Dogecoin hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Nükleer enerji santrallerinde radyoaktif maddeler kullanılarak elde edilen ısı enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülür. Oldukça büyük oranda enerji açığa çıkarabilen bu santraller kullanılan materyallerden dolayı ise önemli riskler de taşıyor. Bu riskleri en aza indirmek isteyen NASA ise Ay’da bir nükleer enerji santrali kurmayı hedefliyor.
NASA, Ay’da nükleer enerji santrali projesi için üç şirket seçti
NASA ve ABD Enerji Bakanlığı, nükleer enerji santralini Ay’da kurmak adına konseptler tasarlayan üç şirketle sözleşme imzaladı. Buna göre NASA’nın 14 yıldır üzerinde çalıştığı bir fisyon güç sisteminin tasarımını finanse etmek için Lockheed Martin, Westinghouse ve IX şirketlerine yaklaşık 5 milyon dolar verilecek.
Türk bilim insanı Parçacık ve Nötrino fizikçisi Dr. Emrah Tıraş, ANNIE dedektörü için önemli gelişmeyi duyurdu.
Üç şirket, ay yüzeyinde en az 10 yıl çalışabilen 40 kilowatt sınıfı bir fisyon güç sistemi geliştirmekle görevlendirimiş durumda. NASA, bu on yılın sonunda sistemi Ay’da test etmeyi umuyor. Testlerin başarılı olması durumunda, Artemis programının bir parçası olarak Ay ve Mars’ta nükleer enerji santralleri kurulmaya başlanabilir.
NASA’nın Uzay Teknolojisi Misyon Müdürlüğü müdür yardımcısı Jim Reuter konu hakkında yaptığı açıklamada ise şu ifadeleri kullandı:
Bu erken tasarımları geliştirmek, diğer dünyalardaki uzun vadeli insan varlığını güçlendirmek için zemin hazırlamamıza yardımcı olacak.
12 aylık sözleşmeler kapsamında Lockheed Martin, BWXT ve Creare şirketleri ile birlikte çalışacak. Westinghouse bu proje için Aerojet Rocketdyne ile birlikte çalışmayı planlıyor. IX (Intuitive Machines ve X-Energy’nin ortak girişimi) ise Maxar ve Boeing ile projeyi geliştirecek.
Lockheed Martin, geçen yıl Pentagon’un İleri Savunma Araştırma Projeleri Ajansı tarafından nükleer enerjili uzay aracı geliştirmek için seçilen üç şirketten biriydi. Savunma Bakanlığı ayrıca uzay araçları için nükleer tahrik sistemleri için de çalışmalarını sürdürüyor.
Peki siz NASA’nın Ay yüzeyindeki nükleer enerji santrali planları hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Otomobil ve akıllı telefon üreticileri başta olmak üzere birçok şirket, artan cevher maliyetleri ve tedarik sorunu nedeniyle geri dönüşüme yönelmeye başladı. Toyota, elektrikli araç bataryası geri dönüşümü için düğmeye bastı. Toyota, Tesla’nın kurucu ortağı tarafından yönetilen pil geri dönüşüm şirketiyle ortaklık kuracaklarını açıkladı.
Toyota, elektrikli araç bataryası geri dönüşümü yapacak
Redwood Materials adlı şirket ile anlaşma sağlayan Totoya, eski ve yıpranmış elektrikli araç bataryalarını yenileyecek. İşlevini yitirmiş bataryalardaki malzemelerin yeni batarya üretimi için parçalanarak çıkarılacağını belirten yetkililer, tam anlamıyla geri dönüşüm süreci oluşturmak istiyor.
Önde gelen pek çok otomobil üreticisinin vatanı Almanya, AB'nin fosil yakıt kararı hakkında beklenmeyen bir açıklama yaptı.
Redwood Materials, pil hücrelerinin ana bileşeni olan anotlar ve katotlar için malzeme üretimine başlayacak. Şirket, nihai hedeflerinin elektrikli araçlar için kapalı döngü tedarik zinciri olduğunu belirtti.
İlk uzun menzilli elektrikli aracını piyasaya süren Toyota, ana hedeflerinin yeni araçlar olmadığını duyurdu. Toyota ve Redwood Materials, 20 yaşın üzerinde olan ve kullanım ömürlerinin sonuna yaklaşan elektrikli araçlara odaklanacak.
Konu hakkında açıklama yapan Redwood Materials, “Toyota’nın yakın zamanda duyurduğu Kuzey Amerika batarya tesisinde çalışmalara başlayacağız. Şubat ayında Ford ve Volva ile ortaklık kurarak kullanım ömrünü tamamlamış elektrikli araçlar için incelemede bulunduk. Geri dönüşüm çalışmalarımızın orta vadede meyvesini vereceğini düşünüyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Redwood Materials, yılda yaklaşık 6 GWh değerinde batarya satın aldığını açıkladı. 2025 yılına kadar 100 GWh değerinde üretim gerçekleştirmek istediklerini belirten şirket, 2030 yılında bu değeri 500 GWh ile zirveye taşıyacak.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında ve SDN Forum‘da paylaşabilirsiniz.
Audi RS4 Avant ve Mercedes-AMG C63 Estate artık yalnız değil. BMW sonunda ilk station-wagon karosere sahip M3 modelini piyasaya çıkardı. Uzun zamandır beklenen BMW M3 Touring resmi olarak tanıtıldı. Hem kullanışlı hem de güçlü otomobil rakipleri ile mücadele etmeye hazır görünüyor. İşte yeni BMW M3 Touring’in özellikleri.
BMW M3 Touring hem performanslı hem kullanışlı
M3 Competition temel alınarak geliştirilen yeni M3 Touring, 510 beygir güç ve 650 Nm torka sahip. M3 tarihindeki ilk station-wagon model olma özelliği taşıyan araç 3.0 litrelik çift turbo beslemeli 6 silindirli motora ev sahipliği yapıyor.
SDN kurucusu Hakkı Alkan, yeni geçtiği BMW iX elektrikli aracından sonra eski BMW 5.20 aracını Otomerkezi ile 15 dakikada nasıl sattı?
Araçta güç standart olarak 8 ileri otomatik şanzıman ile M xDrive dört tekerlekten çekiş sistemine aktarılıyor. Bu güçlü station-wagon model 100 km/s hıza sadece 3.6 saniyede ulaşabiliyor. M3 Touring’in azami sürati ise 250 km/s ile sınırlandırılmış durumda. M Driver’s Paketi satın alındığında ise bu değeri 280 km/s’ye çıkarmak mümkün.
Bu özel modelde tabi ki güçlü bir motordan daha fazlası mevcut. Sportif ayarlara sahip süspansiyonla donatılan araçta aynı zamanda Active M diferansiyel de sunuluyor. Bu güçlü aracı durdurmak için ise gelişmiş fren sistemine yer veriliyor. Yeni model, isteğe bağlı olarak olarak sunulan karbon seramik fren disklerle de satın alınabilecek.
Tüm bu özellikleri ile birlikte M3 Touring, Nürburgring pistini 7 dakika 35.060 saniyede turlamayı başardı. M3 Touring bu süre ile pistteki en hızlı station-wagon olmayı başardı. Yeni model aynı zamanda pisttte yakaladığı süre ile M5 Competition ve ikinci nesil Acura NSX‘i de geride bırakmayı başararak ne kadar iddialı olduğunu kanıtlamış durumda.
Araç tasarım anlamında ise mevcut M3 modelinin izinden gidiyor. BMW’nin tartışma yaratan büyük ızgaralarına ev sahipliği yapan modelde, sportif tamponlar öne çıkıyor. Aerodinamik yan aynalar ve dörtlü egzoz çıkışı ise aracın karakterini ortaya koyuyor.
BMW M3 Touring tüm performans özellikleri ve sportif görünümü kullanışlılıkla birleştirmeyi de başarıyor. 500 litrelik bagaj kapasitesiyle aynı zamanda bir aile otomobili olduğunu kanıtlayan M3 Touring’de yükleme bölümünün hacmi arka koltuklar yatırıldığında ise bin 510 litreye ulaşıyor.
İç mekanda da yine M3 Sedan‘ın izinden gidildiğini görüyoruz. 12.3 inçlik dijital gösterge paneli ve 14.9 inç boyutundaki bilgi-eğlence sistemine sahip kavisli ekran düzeni M3 Touring’de de yer alıyor. Merinos deri spor koltuklar, spor direksiyon simidi ve kullanılan bolca karbon fiber malzeme ile aracın sportif karakteri iç mekanda da kendini gösteriyor.
BMW yeni modeli için sipariş almaya Eylül ayından itibaren başlayacak. Kasım ayında üretime girecek olan M3 Touring, Avrupa’nın yanı sıra birkaç pazarda daha satışa sunulacak. Yeni modelin ülkemize gelip gelmeyeceği ise henüz kesinlik kazanmış değil.
Sunduğu performans özelliklerinin yanı sıra kullanışlılığı da kenara bırakmayan BMW M3 Touring oldukça etkileyici görünüyor. Peki siz BMW’nin ilk station-wagon M3 modeli hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Yapay zeka destekli yüz tanıma teknolojileri, kişisel verilerin suistimaline açık olarak nitelendiriliyor. Kişisel veri konusunda eleştiri yağmuruna tutulan Microsoft, duyguları algılayabilen yüz tanıma teknolojisi için kararını açıkladı.
Microsoft, duyguları algılayabilen yüz tanıma projesini kapatacak
Microsoft tarafından geliştirilen projede yaş, cinsiyet ve saç gibi fiziksel detayların yanı sıra anlık duygu analizi de yapılabiliyor. Konu hakkında açıklama yapan şirket, bu tarz yapay zeka teknolojilerinin gizlilik sorunlarını gündeme getirdiğini ve ayrımcılık gibi suistimallere sebep olabileceğinin altını çizdi.
Yapay zeka gizli dil oluşturabilir mi? OpenAI şirketinin tasarladığı Dall-E 2 yapay zekasının şifreli sözcükler kullandığı belirtildi.
Duyguların tanımı konusunda henüz net bir fikir birliği bulunmuyor. Analistler, ifadeler ve duygular arasında genelleştirilmiş bir bağlantı kurmanın bir yöntemi olmadığını belirtiyor.
Microsoft ekosistemine yeni kayıt olan kullanıcılar, duyguları algılayabilen yüz tanıma teknolojisi erişimine sahip olamayacak. Mevcut kullanıcılar ise bu özellikleri 30 Haziran 2023 tarihine kadar kullanabilecek. Şirket, geliştirdiği teknolojiyi görme sorunu olan kişiler için Seeing AI benzeri kontrollü erişebilirlik araçlarında kullanmaya devam edeceğini açıkladı.
Geçtiğimiz yıllarda IBM, benzer sorunlar nedeniyle yüz tanıma teknolojisi projesinden vazgeçmişti. Geliştirdiği projenin kullanılırken insan haklarını ihlal edebileceğini belirten IBM, projeyi durdurma kararı aldı. Geleceğin teknolojisi olarak görülen yapay zeka destekli yüz tanıma teknolojileri, insan hakları endişesiyle şirketler tarafından sonlandırılıyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında ve SDN Forum‘da paylaşabilirsiniz.
Ryzen serisi ile işlemci pazarında son yıllarda büyük bir atağa kalkan AMD, Threadripper Pro 5000 WX ve Ryzen Gömülü R2000 serisi hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Temmuz 2022’den itibaren Threadripper PRO 5000 WX-serisi işlemcilerin dünya çapında satışa sunulacağı duyuruldu.
Threadripper PRO 5000 WX işlemciler başta olmak üzere, Threadripper platformu tek bir ortak altyapı kullanacak. Bir CPU yonga seti, soket olacak ve her işlemci, 128 hat PCIe Gen 4 ve 8 kanallı RDIMM desteği ile AMD Ryzen Threadripper PRO silikonunu kullanacak.
AMD Ryzen 7000 serisi hakkında merak edilen detaylar gelmeye devam ediyor. Son sızıntı, Ryzen 7000 işlemci isimleri ortaya koydu.
AMD Threadripper PRO 5000 WX ve R2000
Belirli ODM ortaklarından seçilen WRX80 anakartlar, iş istasyonlarının performansını sınırlarına kadar zorlamak isteyen kullanıcılar için hem bellek hem de CPU hız aşırtmasını destekleyecek. Threadripper PRO 5000 WX-Serisi ise WRX80 yonga setini kullanacak.
İşlemci
Çekirdek / İş Parçacığı
Çalışma Frekansı
TDP
AMD Ryzen Threadripper Pro 5995WX
64 / 128
4.5 / 2.7 GHz
280W
AMD Ryzen Threadripper Pro 5975WX
32 / 64
4.5 / 3.6 GHz
280W
AMD Ryzen Threadripper Pro 5965WX
24 / 48
4.5 / 3.8 GHz
280W
Mevcut bir WRX80 tabanlı anakarta sahip müşteriler, BIOS güncellemesi ile Threadripper PRO 5000 WX-serisi işlemcilere doğrudan yükseltme yapabilecek.
Bunlara ek olarak AMD, önceki nesle kıyasla hem işlemci hem de grafik performansında yüzde 81’e varan bir nesil artışı sunan ikinci nesil orta sınıf Ryzen Gömülü R2000 Serisi işlemcilerini duyurdu. Yeni işlemci serisi, günümüzün en popüler endüstriyel uygulamalarında (makine ve robotik) ve ayrıca IoT ve ince istemci cihazlarında kullanılmak üzere tasarlandı.
Gömülü R2000 Serisi, önceki nesle göre çekirdek sayısını iki katına çıkararak yeni bir performans düzeyi sunar ve 10 yıla kadar planlanmış ürün kullanılabilirliği, Windows 11 desteği ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle genişletilmiş ölçeklenebilirlik desteği sağlıyor.
AMD, bu hafta Embedded World’de AMD standında yeni Ryzen Gömülü R2000 Serisi işlemcilerini sergileyecek.
Avrupa Birliği, geçtiğimiz haftalarda fosil yakıt kullanımıyla ilgili yankı uyandıran bir karar almıştı. 2035 yılında benzin ve dizel motorlu yeni araç satışını engelleyecek yasa, pek çok ülke tarafından kabul gördü. Ancak Almanya Hükümeti, fosil yakıt kararına sıcak bakmayarak beklenenin tersi bir açıklamada bulundu.
AB’nin aldığı karar, çevreyi korumak adına fosil yakıtlı araçları yasaklayarak üreticileri yönlendirmeyi amaçlıyordu. Volkswagen ve Mercedes-Benz gibi dev markaların vatanı olan Almanya, AB’nin kararına karşı çıkarak elektrikli otomobil dönüşümünde bir sarsıntı yaratabilir.
Türkiye'de satılan en ucuz otomobil olma unvanını taşıyan Citroen Ami, 25 dakika içerisinde tükendi. İşte ayrıntılar...
Almanya, fosil yakıt yasasını kabul etmeyeceğini açıkladı
Ekonomi Bakanı Christian Lindner, yaptığı açıklamada AB’nin 2035’de fosil yakıtlı araç satışını yasaklayacağı yasayı kabul etmeyeceğini açıkladı. AB’nin bu yasası, 2030’a kadar 1990 yılına göre gezegen ısınma emisyonlarını yüzde 55 azaltmayı amaçlıyordu. Bu amacın gerçek olabilmesi için fosil yakıt kullanan yeni arabaların trafiğe çıkmaması gerekliydi.
Yasayla ilgili nihai müzakereler başlamadığı için Almanya Hükümeti şu ana kadar resmi olarak bir oy kullanmamıştı. AB Parlamentosu’nun milletvekilleri bu yasaya genel olarak destek vermiş olsa da Almanya’nın yasayı kabul etmemesi, kararın yeniden düşünülmesini sağlayacaktır. Ülkede gerçekleşen otomobil üretimi tüm dünyaya yayıldığı için Almanya büyük bir söz sahibi konumunda.
Ülkedeki otomobil markalarının önde gelenleri, Almanya’nın elektirikli otomobil üretiminde de bir dev olacağını defalarca söylediğini duymuştuk. Elektrikli otomobil dönüşümünden korkmadıklarını basına ifade etseler de hükümetin bu kararı, küresel ısınma ile olan mücadeleye bir darbe olacak.
Sizce 2035 yılı, fosil yakıttan kurtulmamız için erken mi?
Dünya çapında modanın başkenti olarak bilinen Milano, bir milyonu aşan nüfusu ile İtalya’nın kuzeyindeki Lombardiya Bölgesi’nde yer almaktadır. Görkemli tarihi yapıların, modern binalar ile harmanlandığı Milano, bu bakımdan Avrupa’nın geleneksel şehirlerinden ayrılmaktadır. Geçmişinin MÖ 600 yıllarına dayandığı kent, tarihi boyunca sanat, mimari ve endüstri alanlarında öncü olmuştur.
Bu bağlamda Milano, İtalyan Rönesansı’nın mimarlarından biri olarak kabul edilmektedir. Gezip görülebilecek pek çok tarihi yapıya ev sahipliği yapan Milano, özellikle sanat galerileri ile ünlüdür. Şehrin otantik sokaklarında unutulmaz deneyimler yaşamak ve geçmişine dair izleri keşfetmek isteyenleri Milano’da pek çok farklı destinasyon beklemektedir.
Modanın kalbi Milano’da gezilecek popüler yerler
Milano, sahip olduğu görkemli geçmişinin günümüze yansımasını sunan birçok esere ev sahipliği yapmaktadır. Bu açıdan Milano gezilerine, şehrin tarihi açıdan önemli destinasyonlarından başlamak en doğru seçenek olacaktır. Milano gezi rehberi kesinlikle şehrin ünlü meydanı Piazza Del Duomo ile başlamaktadır.
Gün boyunca kalabalık olan meydan, adını İtalya’nın en büyük kiliselerinden olan Duomo di Milano’dan almaktadır. Gotik mimariye sahip olan Duomo di Milano’nun 1386 yılında yapımına başlanmış; ancak tamamlanması tam 519 sene sürmüştür.
Milano’nun moda ve alışveriş konusunda dünya öncüsü olduğunu adeta ispatlar nitelikte olan Galleria Vittorio Emanuele II, 1865 ile 1877 yılları arasında yapılmıştır. Dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden olan yapının içerisinde günümüzde hizmet veren birçok ünlü marka ve butik mağaza bulunmaktadır.
o bölgesinde bulunan Sforzesco Şatosu, sanatın ve tarihin iç içe olduğu destinasyonlardan biridir. 15. yüzyılda inşa edilen şato, günümüzde Milano’da birçok farklı alanda hizmet veren müzelere ev sahipliği yapmaktadır. Şatoya bağlı Rocchetta ve Ducal yapılarında yer alan müzelerde Antik Çağ Sanatları, Müzik Aletleri, Mısır Arkeolojisi bölümlerinin yanı sıra pek çok resim galerisi bulunmaktadır.
Şehirde müze gezilerine devam etmek isteyenler için Triennale di Milano, Museo Poldi Pezzoli ve Teatro alla Scala gibi seçenekler bulunmaktadır. Sergi ve kültür etkinlikleri için Milano’da eskiden kraliyet sarayı olarak faaliyet gösteren Palazzo Reale tercih edilebilmektedir.
Şehrin doğasını keşfetmek isteyenler, ortalama 5 bin metrekarelik yeşil alandan oluşan Orto Botanico di Brera’yı ziyaret edebilmektedir. Milano Üniversitesi’ne bağlı bir arazi üzerinde yer alan park, rengarenk çiçekleri ve uzun yürüyüş yollarıyla şehrin kalabalığından uzaklaşmak için keyifli bir alternatif olarak değerlendirilebilmektedir.
Milano’da mutlaka tadına bakılması gereken lezzetler
Milano, sanat ve moda konusunda her ne kadar öncü olsa da kendine has mutfağı ile de ünü tüm dünyaya yayılmış bir şehirdir. İtalyan mutfağı denilince akla ilk gelenlerden olan pizza ve makarna dışında Milano’da özellikle gurmelere hitap eden pek çok seçenek bulunmaktadır. Milano’nun en meşhur yemeği risotto alla milanese, pirinç, safran ve ilik kullanılarak yapılan eşsiz bir lezzettir. Şehirdeki neredeyse tüm restoranlarda servis edilen bu yemeğin yanında genellikle şarap ve et suyu ile marine edilen osso buco önerilmektedir.
Kırmızı et sevenler için Milano’da denenmesi gereken lezzetler arasında cotoletta alla milanese öne çıkmaktadır. Yeni tatlar keşfetmek isteyenler için önerilen Milano’ya özgü ana yemekler arasında ise cassoeula ve minestrone alla milanese bulunmaktadır. Milano’nun ünlü tatlılarından tiramisu, panettone ve pandoro da yemeklerin sonunda lezzet patlaması yaşamak isteyenlere tavsiye edilen seçeneklerdendir.
Milano’nun eğlenceli gece hayatı
Milano’da gece hayatı kapsamında birçok bar, restoran ve gece kulübü hizmet vermektedir. Hafif müzik eşliğinde keyifli sohbetler edilebilen mekânların yanı sıra sabahın ilk ışıklarına dek dans edilebilen işletmelerin hizmet verdiği Milano’da eğlence hayatı saat 19.00 civarında başlamaktadır. Bu saatlerde aperatif lezzetlerin sunulduğu mekânlar tercih edilirken, 10.00 itibariyle gece kulüpleri misafirlerini kabul etmeye başlamaktadır.
Milano’da eğlence mekânları şehir merkezindeki alternatiflerin yanı sıra Via Paolo Lomazzo ve Corso Como bölgelerinde yer almaktadır. La Chiesetta, Moscow Mule Bar, Lab Milano Cocktail Bar ve Bobino Club, Milano’da gece hayatına yön veren mekânlar arasında gösterilmektedir.
Xiaomi, bugün düzenlediği etkinlikte Windows 11 işletim sistemini kullanan ilk ARM tabanlı Qualcomm işlemcili tabletini tanıttı. 2’si bir arada kullanım imkanı sunan cihaz, Microsoft Surface Pro’ya direkt olarak rakip olacak gibi gözüküyor. İşte Xiaomi Book S özellikleri ve fiyatı…
Xiaomi Book S özellikleri ve fiyatı!
Xiaomi Book S özellikleri ve fiyatı itibariyle rekabetçi bir şekilde pazara giriş yaptı. 699 Euro’luk fiyat etiketiyle Avrupa’da satışa sunulacak cihazı eğer klavye ile birlikte alarak laptop formatında kullanmak istiyorsanız 100 Euro daha ödemeniz gerekiyor.
Direkt rakibi olarak gösterdiğimiz Surface Pro serisi de 750 Euro’luk bir başlangıç fiyat etiketine sahip olduğunu söyleyelim. Tabii bu meblağ yapılan tercihler neticesinde 1.350 Euro’ya kadar çıkabiliyor. Ancak baz modellerin fiyatları oldukça yakın.
Apple'ın önümüzdeki Eylül ayında düzenleyeceği etkinlikte yeni iPhone'lar ile birlikte tanıtacağı iPad 10 modelinin özellikleri belli oldu.
Cihazın donanımsal özelliklerine baktığımızda ise ilk olarak 12.4 inç boylu bir ekrana sahip olduğunu söyleyelim. 2560×1600, yani 2K+ bir çözünürlük sunuyor. IPS LCD panel kullanan bu ekran, 500 nit parlaklık seviyesine kadar çıkabiliyor. AMOLED ekranlar ile kıyaslandığında oldukça düşük kalıyor olsa da Güneş altında gözle görülebilecek seviyenin üzerinde kabul edildiği için bunun bir eksi olduğunu söyleyemeyiz.
Buna ek olarak Book S, 8 GB RAM ve 256 GB ile 512 GB şeklinde 2 farklı depolama seçeneğine sahip. Fakat MicroSD hafıza kartı desteği sayesinde mevcut depolamayı yükseltmek mümkün. Ayrıca 5 Megapiksel özçekim, 13 Megapiksel de ana kamerası bulunuyor.
Tabii bu tabletin en çok dikkat çeken özelliğinin kullanmış olduğu ARM tabanlı Snapdragon 8cx Gen 2 işlemcisi olduğunu söyleyelim. Watt başına performans konusunda oldukça iddialı olan bu çip, Intel ve AMD rakiplerine göre yüzde 60’a varan daha düşük güç tüketimi sunuyor.
Bu sayede de tek şarjla 25 saate varan (birkaç gün) pil ömrü sunduğu ifade ediliyor. Fakat Book S, 4,920 mAh gibi nispeten küçük bir batarya kullandığı için 13 saate kadar pil ömrü sunuyor. Öte yandan 65W’lık hızlı şarj desteği sayesinde oldukça kısa sürede tam dolum yapabiliyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Son yıllarda konsol üreticilerinin en çok değer verdiği konulardan biri özel oyunlar oldu. Bugüne kadar Spider-Man, God of War ve Uncharted gibi başarılı oyunlar piyasaya süren Sony, hız kesmeden rekabete devam ediyor. Gelecek yıllarda rekabete dönüp dönmeyeceği merak edilen oyunlardan biri de Ghost of Tsushima serisiydi. Geliştirici stüdyoda görünen bir iş ilanına göre Ghost of Tsushima 2, ön geliştirme aşamasında olabilir.
Call of Duty için güvenlik çözümleri geliştiren RICOCHET ekibi, hile ile mücadelede yeni bir dönem başlattıklarını açıkladı.
SuckerPunch, Ghost of Tsushima 2 için geliştirici arıyor
Oyunun geliştiricisi SuckerPunch, paylaştığı iş ilanında Ghost of Tsushima’yı andıran gereksinimlerden bahsetti. Saldırı mekaniği tasarımcısı ve geliştiricisi olmak üzere iki ilan paylaşan şirket, hayranların söylemlerine göre yeni bir Ghost of Tsushima 2 için ön hazırlıkları tamamlıyor. Şirketin inFamous ve Sly Cooper gibi farklı işleri olsa da yakın gelecekte bir Ghost of Tsushima oyunu görmek daha yakın bir ihtimal gibi geliyor.
İş ilanındaki diğer detaylara göre şirket, bazen gizlilik esaslı olabilen üçüncü şahıs açık dünya oyunu geliştiriyor. Bu tanım da aklımıza ilk olarak Ghost of Tsushima 2 oyununu getiriyor. Xbox, özel oyun konusundaki ciddiyetini gittikçe artırırken PlayStation’ın da boş durmasını beklemiyorduk. Halihazırda yolda olan God of War: Ragnarok ve Marvel’s Spider-Man 2 oyunlarını da düşünürsek Sony sağlam bir şekilde geliyor.
Serinin ilk oyununun ne kadar başarılı olduğunu gördük. Pek akıcı olmayan tarzı nedeniyle bazı oyuncular tarafından sevilmese de hitap ettiği kitleye göre başarılıydı. İkinci oyuna eklenebilecek fazlasıyla fikir ve oynanışiçeriği olduğunu da ilk oyunu oynayanlar biliyor. Bu yüzden daha fazla detay ortaya çıktıkça Ghost of Tsushima 2’ye olan beklentimiz de artacaktır.
Sizce yayınlanan iş ilanı gerçekten de düşündüğümüz oyuna mı işaret?
Fall Guys resmi olarak oynaması ücretsiz bir oyun haline geldi. 2020’de PC ve PlayStation konsollarında piyasaya sürülen oyun, artık Xbox ve Nintendo Switch’te de ücretsiz olarak indirilebilir. Ancak ücretsiz Fall Guys ile ilgili can sıkan bir gelişme yaşandı.
Ücretsiz Fall Guys nasıl indirilir?
Fall Guys, Epic Games ile yapılan anlaşma nedeniyle Steam’den kaldırıldı. Yani Fall Guys’ın Steam versiyonu artık satın alınamıyor ve bundan sonra sadece Epic Games Store’dan erişilebilir olacak. Ayrıca Epic Games Store sürümüyle Season 1 de başladı.
Amazon Prime Gaming tarafından Temmuz ayında verilecek 30 ücretsiz oyun belli oldu. Değeri ise 2 bin 300 TL'yi aşıyor.
Fall Guys’ın geliştiricisi olan Mediatonic, daha önce Rocket League için yürütülen stratejiye uymak zorunda kaldı. Rocket League’in geliştiricisi Psyonix, Epic Games anlaşması sonrasında oyunu Steam’den kaldırmıştı. Hem Psyonix hem de Mediatonic’in Epic Games tarafından satın alındığını belirtelim.
Oyunun Steam’den kaldırılmasının eski sürümlere desteğini keseceği anlamına gelmediği ifade edildi. Mediatonic’in açıklamasına göre halihazırdaki Fall Guys güncellenmeye devam edecek. Böylece yeni sezonlar ve çeşitli güncellemeler için tam destek sağlayacak.
Oynaması ücretsiz hale gelmesiyle birlikte Fall Guys için Season 1 de başlamış oldu. Açıklamaya göre oyun, kısa süre önce sona eren Season 6’dan sonra yeni bir temel üzerinden ilerleyecek.
Fakat geliştirici, Fall Guys’ı satın alan oyuncuları da ihmal etmedi. Oyun için ödeme yapan kullanıcılar, Legacy Pack isimli paketle birlikte ücretsiz kostümler alacak ve Free For All Season 1’de direkt geçiş yapabilecek.
Bununla birlikte en önemli gelişme ise daha fazla konsolda oynanabilir olması oldu. Yeni duyuru ile birlikte Fall Guys Nintendo Switch, PlayStation 4, Xbox One, Xbox X ve S, PlayStation 5 ve Windows’ta çapraz oynamayı destekleyecek.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!